TBK Madde 153C. Zamanaşımının durması

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu

Yürürlükte

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

Bu madde, zamanaşımının durması (tatili) hallerini ve durma sonrasında zamanaşımının nasıl devam edeceğini düzenler. Velayet, vesayet, evlilik, ev hizmetlisi ilişkisi, borçlunun intifa hakkı, Türk mahkemelerinde dava imkânının bulunmaması ve birleşme halleri bu kapsamdadır. Madde, alacaklı ile borçlu arasındaki belirli bağlantılar veya alacaklının dava açma imkânının objektif olarak engellenmesi bakımından uygulanır.

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı işlemeye başlamaz, başlamışsa durur:

1.Velayet süresince, çocukların ana ve babalarından olan alacakları için.

2.Vesayet süresince, vesayet altında bulunanların vasiden veya vesayet işlemleri sebebiyle Devletten olan alacakları için.

3.Evlilik devam ettiği sürece, eşlerin diğerinden olan alacakları için.

4.Hizmet ilişkisi süresince, ev hizmetlilerinin onları çalıştıranlardan olan alacakları için.

5.Borçlu, alacak üzerinde intifa hakkına sahip olduğu sürece.

6.Alacağı, Türk mahkemelerinde ileri sürme imkânının bulunmadığı sürece.

7.Alacaklı ve borçlu sıfatının aynı kişide birleşmesinde, birleşmenin ileride geçmişe etkili olarak ortadan kalkması durumunda, bu durumun ortaya çıkmasına kadar geçecek sürece.

Zamanaşımını durduran sebeplerin ortadan kalktığı günün bitiminde zamanaşımı işlemeye başlar veya durmadan önce başlamış olan işlemesini sürdürür.

Kanun metninde bu maddeHam metin
Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 132 nci maddesini karşılamaktadır. Tasarının iki fıkradan oluşan 152 nci maddesinde, zamanaşımının durması ve durma sebepleri düzenlenmektedir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 132 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan "III. Müruru za manın cereyanına mani olan ve müruru zamanı tatil eden sebepler" şeklindeki ibare, Tasarıda "C. Za manaşımının durması" şeklinde değiştirilmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 132 nci maddesinin (2) numaralı bendinde "Vesayet devam ettiği müddetçe vesayet altında bulunanların vasi veya Sulh Hâkimi ve Mahkemei Asliye Hâkimleri zim metinde olan alacakları hakkında." ifadesi kullanıldığı hâlde, 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 467 nci ve 468 inci maddelerinde yapılan yeni düzenlemeye uygun olarak, Tasarının 152 nci mad desinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde "Vesayet süresince vesayet altında bulunanlann vasi den veya vesayet işlemleri nedeniyle Devletten olan alacakları için" şeklinde bir ifadenin kullanıl ması zorunlu görülmüştür. Gerçekten, Türk Medenî Kanununun belirtilen maddeleri uyarınca, vesayet altında bulunanlann, dolayısıyla Tasannın 152 nci maddesinin (2) numaralı bendi anlamında alacaklı olanların, bu alacaklarının, vesayet işlemlerinden doğması gerekmektedir. Ayrıca, vesayet makam larının sebep oldukları zararlardan Devletin doğrudan doğruya (birinci derecede) sorumluluğunun kabul edilmiş olması, açıklanan ifade değişikliğinin yapılması sonucunu doğurmuştur. Maddenin birinci fıkrasına, 818 sayılı Borçlar Kanununun 132 nci maddesinde yer verilmeyen (7) numaralı bent eklenmiştir. Buna göre, alacaklı ve borçlu sıfatının aynı kişide birleşmesi, ileride geçmişe etkili olarak ortadan kalktığı takdirde, bu durumun ortaya çıkmasına kadar geçecek süre içinde de zamanaşımı duracaktır. Çünkü, Tasarının 134 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, birleşmenin geçmişe etkili olarak ortadan kalkması durumunda, borcun varlığını sürdüreceği kabul edilmiştir.

Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge

Bu maddedeki kavramlar

Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.

Bu maddeyi uygulayan kararlar

878 karar arasından seçildi
  1. 2. Hukuk Dairesi · E. 2021/5038 · K. 2021/6749 · T. 04.10.2021
    Daire kararıBozma
    Dava konusu eşyaların var olduğu tespit edilemez ise istem tazminata ilişkin olduğundan Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesinde belirlenen on yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması ve karı koca arasındaki davalarda Türk Borçlar Kanunu`nun 153. maddesinin dikkate alınması gerekir.
  2. 11. Hukuk Dairesi · E. 2022/5734 · K. 2024/2448 · T. 26.03.2024
    Daire kararıBozma
    zamanaşımının sözleşme tarihinden itibaren işlemeye başladığı, 6098 sayılı Kanun'un 153 ve 154 üncü maddesinde yazılı zamanaşımının işlemeye başlamasını engelleyen, zamanaşımını durduran yada zamanaşımının kesilmesini gerektiren hallerin mevcut olmadığı,
  3. 13. Hukuk Dairesi · E. 2016/24119 · K. 2018/6757 · T. 07.06.2018
    Daire kararıBozma
    6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 153/4 maddesinde “Hizmet ilişkisi süresince, ev hizmetlilerinin onları çalıştıranlardan olan alacakları için" zamanaşımının işlemeyeceği ve duracağı belirtilmiştir.

Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Bu maddeye özel soru

Borçlar Hukuku Genel Hükümler

(A) ve (B) 2010 yılında evlenmiştir. Evlenmeden önce (A)'nın (B)'den olan alacağı 2008 yılında muaccel olmuştur (10 yıllık Z.A. tabi). Çift 2021 yılında boşanmıştır. (A) boşanmadan sonra (B)'ye karşı alacak davası açtığında, (B) zamanaşımı def'inde bulunursa, zamanaşımı süresi ne zaman dolmuş sayılır?

  1. A) 2018 yılında (2008 + 10 yıl)
  2. B) 2020 yılında
  3. C) 2021 yılında (boşanma ile)
  4. D) 2029 yılında (2008 + 10 yıl + 11 yıl evlilik)
  5. E) Zamanaşımı işlemediği için dolmamıştır.

Bu maddeyle ilgili 6 soru daha var

Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.

Platforma katıl