Haciz yoliyle takip
Borç ödemeden aciz vesikası
Kısaca
İİK m.105, haciz sırasında haczi kabil mal bulunmadığında ya da bulunan malların icra dairesince takdir edilen değerinin takip alacağını karşılamayacağı anlaşıldığında haciz tutanağının hangi belge niteliğinde olduğunu ve alacaklıya hangi hakları verdiğini düzenler. İİK m.106, haczedilen malın satışının istenmesine ilişkin süreyi, satış talebinin şartlarını ve bu talebe bağlı gider avansı yükümlülüğünü düzenler.
Kapsam
Bu konu, İcra ve İflas Kanunu m.105–112 hükümlerini kapsar.
- İİK m.105Borç ödemeden aciz vesikası
- İİK m.106Talep için müddetler ve giderlerin yatırılması
- İİK m.107Talep hakkı
- İİK m.108Muvakkat haciz halinde
- İİK m.109Satışın tatili
- İİK m.110Haczin kalkması
- İİK m.111Taksitle ödeme
- İİK m.111/ABorçluya satış yetkisi verilmesi
- İİK m.111/BElektronik ortamda açık artırma suretiyle satış
- İİK m.112Müddetler
İİK m.105 — Borç ödemeden aciz vesikası
Madde, haciz sırasında haczi kabil mal bulunmadığında ya da bulunan malların icra dairesince takdir edilen değerinin takip alacağını karşılamayacağı anlaşıldığında haciz tutanağının hangi belge niteliğinde olduğunu ve alacaklıya hangi hakları verdiğini düzenler. Hüküm, icra takibinde haciz tutanağı düzenleyen icra dairesi ve alacaklı-borçlu ilişkisi bakımından uygulanır. Madde, borç ödemeden aciz belgesinin düzenlenme koşullarını (m.143), aciz belgesi sicilini ve sicilden terkini düzenlemez (m.143 ve ilgili yönetmelik). Ayrıca 277. maddede yazılan iptal davası haklarının kapsamı ve bu davanın süresi bu maddede düzenlenmez (m.277 ve m.282 kapsamındadır).
Borç ödemeden aciz vesikası: hangi kavramlar bilinmeli?
- Haciz tutanağı
- Haciz sırasında icra memurunca düzenlenen ve yapılan haczin sonucunu gösteren tutanaktır. Bu maddede tutanak, borçlunun haczi kabil malının bulunmadığını ya da bulunan malların yetersizliğini belgeleyen kayıt olarak aciz belgesi yerine geçer.
- Haczi kabil mal
- Haciz yoluyla paraya çevrilebilecek borçlu malvarlığı değeridir. Malın varlığı tek başına yeterli değildir; icra dairesince takdir edilen kıymetle takip alacağını karşılayıp karşılamadığına bakılır.
- Geçici aciz vesikası
- Haciz tutanağının, borçlunun haczi kabil malı bulunduğu hâlde bu malların değerinin alacağı karşılamayacağını göstermesi durumunda aldığı nitelik olarak metinde yer alan muvakkat aciz vesikasıdır. Kesin aciz vesikasının sonuçlarını tam olarak doğurmaz; ancak 277. maddedeki hakları verir.
- Aciz vesikası (143. madde)
- Paraların paraya çevrilmesinden sonra alacağının tamamını alamayan alacaklıya, ödenmeyen kısım için icra dairesince verilen belgedir. Bu maddede yalnızca karşılaştırma noktası olarak anılır; koşulları 143. maddededir.
- 277. madde hakları
- Borçlunun aciz hâlinde alacaklının, borçlunun malvarlığından yaptığı tasarrufların iptalini isteyebilmesi için tanınan haklardır. Madde bu hakları verdiğini söyler, kapsamını 277. maddede aramak gerekir.
Borç ödemeden aciz vesikası: hangi şartlar aranır?
- Haciz sırasında borçlunun haczi kabil mal bulunmaması hâlinde, icra dairesinin düzenlediği haciz tutanağının aciz vesikası hükmünde olması için, borçlunun yalnızca haciz yapılan yerde değil, başka yerde de haczedilebilir malının bulunmadığının tespit edilmiş olması gerekir.
- Borçlunun haczedilebilir malı bulunduğu hâlde bu malların icra dairesince takdir edilen kıymetlerinin takip alacağını karşılamayacağının anlaşılması gerekir; bu hâlde tutanak muvakkat (geçici) aciz vesikası yerine geçer.
- Haczi kabil malların kifayetsizliği, malın paraya çevrilmesinden sonra anlaşılmış olması şartına bağlı değildir; takdir edilen kıymet üzerinden de anlaşılabilir.
- Tutanağın, 277. madde uyarınca alacaklıya hakları verebilmesi için icra dairesinin tutanağı düzenlemiş ve haciz sonucunu bu tutanakla belgelemiş olması gerekir.
Borç ödemeden aciz vesikası: hangi sonuçları doğurur?
- Haczi kabil mal bulunmazsa haciz tutanağı aciz vesikası hükmündedir ve alacaklıya 277. maddede yazılı hakları verir.
- Haczi kabil mal bulunmakla birlikte kifayetsizliği anlaşıldığında tutanak muvakkat (geçici) aciz vesikası yerine geçer ve alacaklıya yine 277. maddedeki hakları verir.
- Malların kifayetsizliği yalnızca paraya çevirme sonrasında değil, icraca takdir edilen kıymete göre de anlaşılabilir.
- Tutanak kesin aciz vesikası ile aynı şekilde sicile kaydedilmez ve 143. maddedeki düzenleme tutanak için aynen uygulanmaz; tutanağın hukuki sonucu yalnızca bu maddede belirtilen haklardır.
Kesin aciz hâli ile geçici aciz hâli (105/1 ve 105/2) arasındaki fark nedir?
Haczi kabil mal hiç bulunmadığı için tutanağın doğrudan aciz belgesi hükmünde olduğu hal (105/1).
Mal bulunduğu hâlde kıymetinin alacağı karşılamadığı, tutanağın muvakkat aciz vesikası yerine geçtiği hal (105/2).
İlk halde tutanak aciz belgesi hükmündedir; ikinci halde yalnızca geçici aciz vesikası yerine geçer. İkisinde de alacaklıya 277. maddedeki haklar verilir.
Yerel haciz yokluğu ile başka yerde de mal yokluğu arasındaki fark nedir?
Yalnızca haciz yapılan yerde mal bulunmaması.
Borçlunun başka hiçbir yerde de haczedilebilir malının bulunmaması.
Tutanağın aciz vesikası hükmünde sayılabilmesi için ikinci durumun tespit edilmiş olması gerekir; yerel yokluk tek başına yeterli değildir.
Borç ödemeden aciz vesikası: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Haciz tutanağını yalnızca haciz yapılan yerdeki yokluğa dayanarak aciz vesikası saymak; başka yerde de haczi kabil mal bulunmadığını aramamak.
- Geçici aciz vesikası ile kesin aciz vesikasını aynı nitelikte görmek; geçici vesikanın yalnızca 277. madde haklarını verdiğini gözden kaçırmak.
- Malların kifayetsizliğini yalnızca paraya çevirme sonrasında aramak; icraca takdir edilen kıymetin yeterli olabileceğini unutmak.
- Tutanağa 143. maddedeki sicil ve yenileme hükümlerini doğrudan uygulamak; bu sonuçlar tutanak için aynen geçerli değildir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Haciz tutanağının aciz vesikası yerine geçmesi için borçlunun başka yerde de haczi kabil malının bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2005/100 E., 2005/119 K., 02.03.2005)
- Geçici aciz belgesi niteliğindeki tutanağın, dava görülürken ibraz edilmesi hâlinde dava şartının gerçekleştiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2005/100 E., 2005/119 K., 02.03.2005)
- Borçlu kayıp ve adresi saptanamıyorsa, bilinen adreslerde haczi kabil mal bulunmadığının tespit edilmesi hâlinde aciz hâlinin gerçekleşmiş sayılacağı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2012/49 E., 2012/114 K., 29.02.2012)
- Borçlunun sürekli adres değiştirmesi ve bilinen adreslerde yapılan hacizlerden sonuç alınamaması, aciz hâlinin kabulüne yeterli görülmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2012/49 E., 2012/114 K., 29.02.2012)
- Haciz tutanağının geçici aciz belgesi olarak değerlendirilmesinde, tutanağın düzenlendiği tarih ve içeriği somut olayda esas alınmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2012/49 E., 2012/114 K., 29.02.2012)
Nasıl ispat edilir?
- Aciz hâlinin varlığını ve 277. madde haklarını ileri süren alacaklı, haciz tutanağını ibraz ederek dava veya talep şartını ispat eder.
- Tutanağın kesin mi geçici mi olduğu, tutanağın içeriğinden ve icra dairesinin haciz kayıtlarından anlaşılır; tutanağın yazılı belge olarak bulunması esastır.
- Borçlunun başka yerde de haczi kabil malının bulunduğunu iddia eden taraf bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
- Borçlu, icra dairesince takdir edilen kıymetin hatalı olduğunu ileri sürerse, bu iddiasını ispat yükü altındadır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.143: Kesin borç ödemeden aciz vesikasının düzenlenme koşullarını gösterir; 105. madde tutanağın bu vesika hükmünde olmasını sağlar.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.277: Aciz vesikası ve geçici aciz vesikası hâlinde alacaklıya verilen hakların (iptal davası) kaynağıdır.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.106: Satış avansı ya da hacizlerin düşmesi konusunda 105. maddeyle birlikte uygulamada anılan komşu hükümdür.
İİK m.106 — Talep için müddetler ve giderlerin yatırılması
Madde, haczedilen malın satışının istenmesine ilişkin süreyi, satış talebinin şartlarını ve bu talebe bağlı gider avansı yükümlülüğünü düzenler. Alacaklı veya borçlu hacizden itibaren bir yıl içinde satış isteyebilir; borçlunun üçüncü kişilerdeki alacağı da bu hükme tabidir. Sicile kayıtlı motorlu kara araçlarında muhafaza giderinin de peşin yatırılmasını öngörür. Madde, ilamsız takipte ödeme emri ve itiraz sürelerini (m.29 vd.), haczin kendisine ilişkin kuralları, muhafaza ve kıymet takdirinin ayrıntılı usulünü ve artırma ilanını düzenlemez. Satış talebinin dayanağı olan haczin geçerliliği ve haczedilemezlik şikâyeti de bu maddede yer almaz (m.110 ve m.82 vd. ilgili hükümlerdir).
Talep için müddetler ve giderlerin yatırılması: hangi kavramlar bilinmeli?
- Satış isteme süresi
- Alacaklı veya borçlunun haczolunan malın satışını talep edebileceği süredir. Hacizden itibaren başlayıp bir yıl olarak işler. Artırma sonuçsuz kalırsa satış isteyen alacaklı bakımından bir yıl daha uzar.
- Kıymet takdiri
- Haczedilen malın değerinin belirlenmesi işlemidir. Satış talebiyle birlikte bu işlem için gereken giderin peşin yatırılması zorunludur.
- Satış giderleri
- Satış işlemlerinin yürütülmesi için yapılan masrafların tamamıdır. Madde metninde belirtilen giderler Adalet Bakanlığınca her yıl yürürlüğe konulan tarifede belirlenir.
- Muhafaza gideri
- Sicile kayıtlı motorlu kara araçlarına özgü olarak, aracın saklanmasına ilişkin giderdir. Bu araçlarda satış talebiyle birlikte peşin yatırılması gerekir.
- Talebin vaki olmamış sayılması
- Gerekli giderlerin peşin yatırılmaması halinde satış talebinin hiç yapılmamış gibi kabul edilmesidir. Bu durumda satış isteme süresi işlemez; talep yeniden yapılmadıkça sonuç doğurmaz.
Talep için müddetler ve giderlerin yatırılması: hangi şartlar aranır?
- Satışın istenebilmesi için haczin hacizden itibaren bir yıl içinde talep edilmesi gerekir; talep alacaklı veya borçlu tarafından yapılabilir.
- Borçlunun üçüncü kişilerdeki alacağının satışı için de aynı bir yıllık süre ve usul uygulanır.
- Satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamı peşin olarak yatırılmalıdır.
- Sicile kayıtlı motorlu kara araçlarında muhafaza, kıymet takdiri ve satış talebi birlikte yapılmalı; bunlara ilişkin giderlerin tamamı birlikte ve peşin yatırılmalıdır.
- Bir yıllık süre içinde satış istenip artırma sonucu satış gerçekleşmemişse, satış isteyen alacaklı için süre bir yıl daha uzar.
- Peşin yatırılan miktar satış işlemleri sırasında yetersiz kalırsa, icra müdürünün verdiği on beş günlük süre içinde eksik miktar tamamlanmalıdır.
Talep için müddetler ve giderlerin yatırılması: hangi sonuçları doğurur?
- Bir yıl içinde satış talebi yapılır ve gerekli giderler peşin yatırılırsa, icra müdürlüğü satış işlemlerine geçer.
- Satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderleri peşin yatırılmazsa, talep vaki olmamış sayılır.
- Sicile kayıtlı motorlu kara aracında muhafaza gideri de peşin yatırılmazsa, talep vaki olmamış sayılır.
- Satış sırasında yatırılan miktar yetersiz kalırsa icra müdürü on beş günlük süre verir; süre içinde eksik tamamlanmazsa talep vaki olmamış sayılır.
- Birinci fıkradaki bir yıllık süre geçtiğinde satış talebi yapılamaz.
- Bir yıl içinde satış istenip artırma sonuçsuz kalmışsa, satış isteyen alacaklı bakımından ek bir yıl süre doğar.
- Gider tarifesi her yıl Adalet Bakanlığınca belirlendiğinden, yatırılacak tutar tarifeye göre hesaplanır.
Taşınır-taşınmaz ayrımı ile genel hal arasındaki fark nedir?
Madde metninde haczedilen malın türüne göre farklı bir süre öngörülmez; genel kural bir yıldır.
Eski metinde taşınmazlar için iki yıl öngörülmüştü; mevcut metin bu ayrımı içermez.
Güncel metinde taşınır ve taşınmaz için satış isteme süresi aynıdır, bir yıldır. Eski metne göre yapılan hesaplama yanlış sonuç verir.
Genel gider yükümlülüğü ile motorlu kara aracı arasındaki fark nedir?
Genel halde kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamı peşin yatırılır.
Sicile kayıtlı motorlu kara araçlarında buna ek olarak muhafaza gideri de istenir ve üç kalem birlikte yatırılır.
Araç haczinde muhafaza gideri eksik kalırsa satış talebi vaki olmamış sayılır.
Peşin yatırma yükümlülüğü ile eksik gider tamamlama arasındaki fark nedir?
Talebin ilk anda yatırılan giderle yapılması zorunludur.
Satış sırasında yatırılan miktarın yetersiz kaldığı anlaşılırsa icra müdürü on beş günlük süre verir.
İlk yatırmada eksik kalma ile satış sırasında yetersiz kalma farklı sonuç doğurur: ilkinde talep yapılmamış sayılır, ikincisinde on beş gün içinde tamamlama yapılabilir.
Bir yıllık süre ile artırma sonucu uzama arasındaki fark nedir?
Satış isteme süresi hacizden itibaren bir yıldır.
Bir yıl içinde satış istenmiş ama artırma sonuç vermemişse, satış isteyen alacaklı için süre bir yıl daha uzar.
Uzama yalnızca satış isteyen alacaklı bakımından geçerlidir; diğer alacaklılar için uzama söz konusu değildir.
Talep için müddetler ve giderlerin yatırılması: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Taşınmazlar için iki yıllık süreyi uygulamak; güncel metinde taşınır ve taşınmaz için süre aynı olup bir yıldır.
- Satış talebiyle birlikte yatırılması gereken giderleri eksik hesaplamak; kıymet takdiri ve satış giderlerinin yanında araçlarda muhafaza giderinin de yatırılması gerekir.
- Peşin yatırma yükümlülüğünü on beş günlük tamamlama süresiyle karıştırmak; ilk yatırmada eksik kalan talep doğrudan vaki olmamış sayılır, on beş gün yalnızca satış sırasında yetersiz kalan miktar için verilir.
- Satış isteme süresinin uzamasını tüm alacaklılar için geçerli saymak; uzama yalnızca satış isteyen alacaklı bakımından olur.
- Gider miktarını madde metninde yazılı sabit bir tutar sanmak; giderler Adalet Bakanlığınca her yıl yürürlüğe konulan tarifeye göre belirlenir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Haczin geçerliliğini koruduğu süre içinde satış talebinin yapılabilmesi için haczin yargılama boyunca ayakta kalması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/591 E., 2025/103 K., 05.03.2025; Ceza Genel Kurulu, 2014/346 E., 2017/242 K., 18.04.2017)
- Satış isteme süresinin dolup dolmadığı, haczin tarihinden ve satış talebinin yapıldığı tarihten hesaplanır; suç tarihi itibarıyla süre dolmamışsa haczin geçerliliği korunmuş sayılır. (Ceza Genel Kurulu, 2014/346 E., 2017/242 K., 18.04.2017)
- Bir yıllık sürenin hesabında eski metindeki taşınmaz için iki yıllık süre uygulanmaz; güncel metin taşınır ve taşınmaz ayrımı yapmaz. (Ceza Genel Kurulu, 2016/494 E., 2020/94 K., 13.02.2020)
- Haczedilemezlik şikâyetinde haczin kaldırılması için 106 ve 110. maddeler birlikte uygulanmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/711 E., 2023/1126 K., 22.11.2023)
- Borçlunun üçüncü kişilerdeki kıymetli evrak dışındaki alacakları menkul haczi usulüne göre haczedilebilir ve bu alacakların satışı madde kapsamındadır. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2025/2787 E., 2025/3021 K., 30.12.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Satış talebinde bulunan taraf, hacizden itibaren bir yıl içinde talepte bulunduğunu haciz tutanağı ve talep tarihiyle ispatlar.
- Peşin yatırılan gider miktarının tamamının yatırıldığı, banka dekontu veya icra veznesi makbuzu ile ispatlanır; eksik yatırma halinde yatırılmayan kısım icra dosyasından anlaşılır.
- Satış isteme süresinin uzadığını ileri süren alacaklı, bir yıllık sürede satış istediğini ve artırmanın sonuçsuz kaldığını dosya kayıtlarıyla ispatlar.
- Süre dolmuş olduğunu ileri süren karşı taraf, haczin tarihini ve talebin geç yapıldığını belgeyle ortaya koyar.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı Kanun m.110: Haczedilen malın satışına ilişkin ayrıntılı usulü düzenler; bu madde ile birlikte uygulanır.
- 2004 sayılı Kanun m.29: İlamsız takipte ödeme emri ve ödeme süresini düzenler; satış isteme süresinden ayrıdır.
İİK m.107 — Talep hakkı
İcra ve İflas Kanunu'nun 107. maddesi, haciz konulmuş malların paraya çevrilmesi için satış talebinde bulunma yetkisinin kimlere ait olduğunu düzenler. Madde, her alacaklının kendi derecesi adına satış isteyebilmesini ve haczi önceki dereceden artacak bedeller üzerinde geçerli olan alacaklıların da bu bedeller bakımından satış isteyebilmesini kapsar. Hüküm, kesin haciz koymuş alacaklılar bakımından uygulanır. Maddenin kapsamında satış talebinin şekli, satış isteme süreleri, peşin gider yatırılması ve talebin sonuçları yer almaz; bunlar 106. maddede düzenlenmiştir. Borçlunun satış isteme hakkı (113. madde), geçici haciz ve ihtiyati haciz sahiplerinin durumu (108. madde ve 264. madde), satış talebinin reddine karşı şikâyet yolu ve satış ilanı ile ihale usulü de bu maddenin dışındadır.
Talep hakkı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Derece
- Haciz yoluyla paraya çevrilen malın bedelinden alacakların hangi sırada pay alacağını gösteren öncelik sıralamasıdır. Her alacaklı, haczi konulduğu tarihe göre bir derece içinde yer alır.
- Mensup olunan derece
- Alacaklının hacziyle birlikte içinde bulunduğu öncelik sırasıdır. Satış talebi bu derece adına yapılır ve satış, o derecenin alacaklarının payına göre sonuçlanır.
- Önceki dereceden artacak bedel
- Haczi önceki derecelerden bir alacaklının hakkının karşılanmasından sonra kalan ve 100. maddenin son fıkrası uyarınca haczi sonraki derece alacaklılarına da yarayan bedeldir. Bu bedel bakımından ilgili alacaklılar kendi adlarına satış isteyebilir.
- Kesin haciz
- Takip konusu alacak için kesinleşmiş ve geçici olmayan haciz türüdür. Satış talebi yetkisi kesin haciz sahibi alacaklıya tanınmıştır; geçici haciz sahibi alacaklı bu maddeye dayanarak satış isteyemez.
Talep hakkı: hangi şartlar aranır?
- Satış talebinde bulunan kişinin, haczedilen mal üzerinde kesin haciz sahibi bir alacaklı olması gerekir.
- Talep, alacaklının mensup olduğu derece adına yapılmalıdır; alacaklı kendi derecesinin çıkarını gözeterek talepte bulunur.
- Önceki dereceden artacak bedel söz konusuysa, bu bedel üzerinde hakkı bulunan alacaklının 100. maddenin son fıkrası kapsamında muteber olması gerekir.
- Satış talebiyle birlikte 106. maddede öngörülen kıymet takdiri ve satış giderlerinin peşin olarak yatırılması gerekir; bu yükümlülük 107. maddenin kendi koşulu değildir ama talebin geçerliliği için aranır.
Talep hakkı: hangi sonuçları doğurur?
- Kesin haciz sahibi alacaklı satış talebinde bulunduğunda icra dairesi, 106. maddede öngörülen koşulların yerine getirilmesi halinde satış işlemlerini başlatır.
- Önceki dereceden artacak bedel üzerinde muteber olan alacaklı, kendi derecesi adına satış isteyebilir ve bu talep onun payına ilişkin satışı sağlar.
- Geçici haciz veya ihtiyati haciz sahibi alacaklı bu madde dayanağıyla satış isteyemez; bu durumda talep reddedilir.
- Satış talebi 106. maddede öngörülen giderler yatırılmadan yapılırsa, o talep vaki olmamış sayılır ve satış süreci başlamaz.
- Borçlu, alacaklının talebinden bağımsız olarak 113. madde uyarınca kendi satış talebini yapabilir; bu hak 107. maddeyle ortadan kalkmaz.
Kesin haciz ile geçici haciz arasındaki fark nedir?
Kesin haciz sahibi alacaklı, bu madde uyarınca mensup olduğu derece adına satış talep edebilir.
Geçici haciz sahibi alacaklı, bu maddeye dayanarak satış isteyemez; geçici haciz malın muhafazasını sağlar ama satış yetkisi vermez.
Yalnız kesin haciz sahibi alacaklının talebi satış sürecini başlatır. Malın kıymeti hızla düşüyor veya muhafazası masraflı ise icra dairesi talep olmadan satış kararı verebilir (108. madde).
Asıl alacaklı ile önceki dereceden artacak bedele bağlı alacaklı arasındaki fark nedir?
Haczi doğrudan malın bedeline bağlı olan ve kendi derecesi adına talepte bulunan alacaklı, her zaman satış isteyebilir.
Önceki derece hakkı karşılandıktan sonra kalan bedel üzerinde muteber olan alacaklı, 100. maddenin son fıkrası gereği ayrıca bu bedele ilişkin olarak satış isteyebilir.
İkinci grup alacaklı, ilk derecenin alacaklı payına bağlı olarak talep hakkı kazanır; kendi derecesi adına satış talebinde bulunabilmesi için bu bedelin fiilen ortaya çıkmış olması gerekir.
Talep hakkı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Geçici haciz sahibi alacaklının bu madde dayanağıyla satış talep edebileceğini sanmak; kesin haciz şartı aranır.
- Önceki dereceden artacak bedel kavramını, 100. maddenin son fıkrasındaki muteber olma şartından bağımsız yorumlamak.
- Satış talebinin şekil ve gider koşullarını 107. maddede aramak; bu koşullar 106. maddededir ve ayrıca değerlendirilmelidir.
- Satış talebini süresinde ve giderleri yatırılarak yapmadan talebin geçerli sayılabileceğini düşünmek.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Satış talebinin süresinde ve usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, 107. maddeyle değil 106. maddeyle birlikte değerlendirilmektedir. (12. Hukuk Dairesi, 2019/12831 E., 2019/16895 K., 25.11.2019)
- Haczin düşüp düşmediği, süresinde satış talebinde bulunulup bulunulmadığına bağlı olarak incelenmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2024/2012 E., 2024/2862 K., 15.04.2024; 11. Hukuk Dairesi, 2021/7778 E., 2023/1803 K., 23.03.2023)
- Satış isteme süresinin geçmesi, sıra cetveline esas alınacak haczi düşürebilir; bu nedenle alacaklının süre içinde talepte bulunduğunun belgelenmesi önemlidir. (12. Hukuk Dairesi, 2019/12831 E., 2019/16895 K., 25.11.2019)
Nasıl ispat edilir?
- Satış talebinde bulunan alacaklı, kesin haciz sahibi olduğunu icra dosyası kayıtlarıyla ispatlar.
- Önceki dereceden artacak bedel talebinde bulunan alacaklı, 100. maddenin son fıkrası kapsamında muteber olduğunu icra dosyasındaki haciz ve bedel kayıtlarıyla göstermek zorundadır.
- Satış talebinin 106. maddede öngörülen süre ve gider koşullarına uygun yapıldığı, icra dosyasındaki talep tutanağı ve gider makbuzuyla ispatlanır. Bu belgeler yoksa talebin yapıldığını ileri süren alacaklı ispat yükünü taşır.
- Geçici haciz sahibinin satış isteme yetkisinin bulunmadığı iddiasını karşı taraf, haczin niteliğini gösteren icra kayıtlarıyla ileri sürer.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı Kanun m.106: Satış isteme süresini, satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve giderlerin peşin yatırılmasını düzenler. 107. maddede yetkili kılınan alacaklı bu maddedeki süre ve gider koşullarına uymak zorundadır.
- 2004 sayılı Kanun m.100: Son fıkrası uyarınca önceki dereceden artacak bedel üzerinde muteber olan alacaklıları tanımlar; 107. maddenin ikinci fıkrasındaki talep yetkisinin dayanağıdır.
- 2004 sayılı Kanun m.108: Geçici haciz sahibi alacaklının satış isteyemeyeceğini ve icra dairesinin talep olmadan satış kararı verebileceği halleri düzenler; 107. maddenin kesin haciz kaydının sınırını belirler.
- 2004 sayılı Kanun m.113: Borçlunun satış talebinde bulunma hakkını düzenler; 107. madde yalnız alacaklının talep yetkisini kapsar.
İİK m.108 — Muvakkat haciz halinde
İcra ve İflas Kanunu'nun 108. maddesi, muvakkat (geçici) haciz ve ihtiyati haciz altına alınmış malvarlığı bakımından alacaklının satış talebini ve bu hacizlerin satışa konu olabilme sınırlarını düzenler. Madde, alacaklının satış isteme yetkisinin bulunmadığı hali ve satışın yalnızca 113. maddenin son fıkrasındaki hallerde mümkün olduğunu belirtir. Hacizle ilgili süre işleyişinin durması, muvakkat haciz altındaki alacaklı bakımından uygulanır. Madde, geçici hacizden kesin hacze dönüşmenin koşullarını, itirazın kaldırılmasına ilişkin süreci, borçtan kurtulma davasını ve satış talebinin genel usulünü düzenlemez; bunlar m.68 (itirazın geçici kaldırılması ve borçtan kurtulma davası), m.106 (satış isteme süresi) ve m.113 (satış usulü ve satışın son fıkradaki halleri) kapsamındadır.
Muvakkat haciz halinde: hangi kavramlar bilinmeli?
- Muvakkat haciz
- İtirazın geçici olarak kaldırılması üzerine, kesin hacze dönüşmeden önce konulan geçici haciz ile ihtiyati hacizdir. Bu hacizler kesin haciz niteliği taşımadığından alacaklıya satış isteme yetkisi vermez.
- Satış talebi
- Hacizli malın paraya çevrilmesi için alacaklının icra dairesine yaptığı başvurudur. Muvakkat haciz altındaki alacaklı bu talebi yapamaz.
- Satış isteme süresinin durması
- m.106'da öngörülen satış isteme süresinin, muvakkat haciz konulmuş olduğu sürece işlemesinin durmasıdır. Süre, haciz muvakkat niteliğini koruduğu müddetçe akmaz.
- Muvakkat hacizde satışın istisnası
- Muvakkat veya ihtiyati haciz altındaki malların ancak 113. maddenin son fıkrasındaki hallerde satılabilmesidir. Bu hallerde kıymeti süratle düşen veya muhafazası masraflı mallar yer alır; satış icra müdürünün kararına bağlıdır.
Muvakkat haciz halinde: hangi şartlar aranır?
- Haczin muvakkat (geçici veya ihtiyati) nitelikte olması gerekir; kesin hacze dönüşmemiş olmalıdır.
- Alacaklının satış talebinde bulunabilmesi için haczin kesinleşmiş olması gerekir; muvakkat haciz altındaki alacaklı satış talebinde bulunamaz.
- Muvakkat veya ihtiyati haciz altındaki malın satılabilmesi için 113. maddenin son fıkrasındaki hallerden birinin gerçekleşmesi gerekir.
- Satışa karar verme yetkisi icra müdürüne aittir; bu hallerde icra müdürü, kıymeti süratle düşen veya muhafazası masraflı malların satılmasına her zaman karar verebilir.
Muvakkat haciz halinde: hangi sonuçları doğurur?
- Muvakkat haciz altındaki alacaklı satış talebinde bulunamaz.
- Muvakkat haciz konulmuş olduğu sürece m.106'daki satış isteme süreleri işlemez ve durur.
- Muvakkat veya ihtiyati haciz altındaki mallar, ancak 113. maddenin son fıkrasındaki hallerde satılabilir.
- Haciz kesinleştiğinde, yani muvakkat niteliği sona erdiğinde, satış isteme süresi işlemeye devam eder ve alacaklı satış talep edebilir.
- Muvakkat haciz altındaki malın bu maddeye aykırı biçimde satılması, satışın dayanaksız olması sonucunu doğurur.
Muvakkat haciz ile kesin haciz arasındaki fark nedir?
Muvakkat haciz, itirazın geçici kaldırılması veya ihtiyati tedbir gibi geçici bir dayanağa bağlıdır ve henüz kesinleşmemiştir.
Kesin haciz, borçlunun süresinde borçtan kurtulma davası açmaması veya bu davayı kaybetmesi ile kesinleşmiş haciz olup alacaklı satış talep edebilir.
Muvakkat hacizde alacaklı satış talebinde bulunamaz ve m.106 süreleri işlemez; kesin hacizde ise süre işler ve satış talep edilebilir.
Satış talebi ile icra müdürünün re'sen satış kararı arasındaki fark nedir?
Alacaklının satış talebi, muvakkat haciz altındaki mal için yasaktır.
İcra müdürü, kıymeti süratle düşen veya muhafazası masraflı mallar için her zaman satış kararı verebilir.
Muvakkat haciz altındaki mal, yalnızca 113. maddenin son fıkrasındaki hallerde ve icra müdürünün kararıyla satılabilir; alacaklının talebi sonucu satış yapılamaz.
Muvakkat haciz ile ihtiyati haciz arasındaki fark nedir?
Muvakkat haciz, itirazın geçici kaldırılması kararının sonucudur.
İhtiyati haciz, rehinle temin edilmemiş para alacağı için mahkeme kararıyla konulan geçici koruma tedbiridir.
Her iki hal de 108. maddenin ikinci cümlesi kapsamına girer; iki hacizde de alacaklı kural olarak satış talep edemez.
Muvakkat haciz halinde: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Muvakkat haciz altındaki malı, kesin haciz varmış gibi satış talebine konu yapmak; m.108 ikinci cümlesi bu talebi açıkça yasaklar.
- Satış isteme süresinin muvakkat haciz altında da işlediğini saymak; m.108 birinci cümlesine göre süre durur.
- Kıymeti süratle düşen veya muhafazası masraflı malları, 113. maddenin son fıkrasındaki halin varlığını aramadan satmak; icra müdürünün kararı bu koşula bağlıdır.
- Geçici ve ihtiyati haczi aynı sonuca bağlamak; ihtiyati haciz kapsamı daha geniştir, ancak her iki hal de m.108 kapsamındadır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Muvakkat haciz altındaki alacaklının, itirazın geçici kaldırılması kararı üzerine satış talep edemeyeceği kabul edilmektedir. (2. Ceza Dairesi, 2023/25234 E., 2024/10022 K., 24.06.2024; 2. Ceza Dairesi, 2023/11437 E., 2023/3066 K., 25.05.2023)
- Muvakkat haciz konulmuş olduğu sürece satış isteme süresinin işlemeyeceği ve süresinin durduğu kabul edilmektedir. (2. Ceza Dairesi, 2023/25234 E., 2024/10022 K., 24.06.2024; 2. Ceza Dairesi, 2023/11437 E., 2023/3066 K., 25.05.2023)
- Satış isteme süresinin, haczin kesin hale gelmesinden sonra işlemeye başladığı kabul edilmektedir. (2. Ceza Dairesi, 2023/25234 E., 2024/10022 K., 24.06.2024; 11. Hukuk Dairesi, 2024/2012 E., 2024/2862 K., 15.04.2024)
- Haczin süresi içinde kesinleşip kesinleşmediğinin ve sürelerin hesabında haciz sürelerinin m.106-110 kapsamında değerlendirildiği kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2024/2012 E., 2024/2862 K., 15.04.2024; 11. Hukuk Dairesi, 2021/7778 E., 2023/1803 K., 23.03.2023; 12. Hukuk Dairesi, 2019/12831 E., 2019/16895 K., 25.11.2019)
Nasıl ispat edilir?
- Satış talebinde bulunan alacaklı, talep tarihinde haczin kesin nitelikte olduğunu ispatlamakla yükümlüdür; haciz tutanağı ve icra dosyası kayıtları bu amaçla kullanılır. (2. Ceza Dairesi, 2023/25234 E., 2024/10022 K., 24.06.2024)
- Satış süresinin durup durmadığı, muvakkat haczin konulup konulmadığı ve hangi tarihte kesinleştiği icra dosyasındaki kayıtlarla ispatlanır. (11. Hukuk Dairesi, 2024/2012 E., 2024/2862 K., 15.04.2024)
- Muvakkat haczin varlığına ilişkin iddia eden taraf, haciz tarihini ve dayanağını gösteren belgeyi sunmakla yükümlüdür. (12. Hukuk Dairesi, 2019/12831 E., 2019/16895 K., 25.11.2019)
- Satış talebinin 113. maddenin son fıkrasındaki hallere dayandığını ileri süren alacaklı, malın kıymetinin süratle düştüğünü veya muhafaza masrafının yüksek olduğunu ispatlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı Kanun m.106: Satış isteme süresini düzenler; m.108 bu sürenin muvakkat haciz altındaki mallar bakımından durmasını sağlar.
- 2004 sayılı Kanun m.113: Son fıkrasında, muvakkat veya ihtiyati haciz altındaki malların satılabileceği halleri gösterir; m.108 ikinci cümlesi bu fıkraya atıf yapar.
- 2004 sayılı Kanun m.68: İtirazın geçici kaldırılması ve borçtan kurtulma davası sürecini düzenler; muvakkat haczin kesinleşmesi bu süreçle bağlantılıdır.
- 2004 sayılı Kanun m.94: Taşınmaz üzerindeki haczin tescil yoluyla hacze dönüşmesi ve alacaklının tescil davası yetkisi ile ilgilidir; muvakkat haciz niteliğindeki tescil talebi bu maddeye tabidir.
İİK m.109 — Satışın tatili
İİK m.109, haciz altına alınmış malların satış bedelinin paraya çevirme aşamasında satışın tatil edilmesini düzenler. Satış bedeli, haczi kesinleşmiş alacakların toplam miktarına ulaştığında satışın durdurulacağını hükme bağlar. Maddenin konusu satış tatilinin tek koşulu olan bedel-alacak karşılaştırmasıdır. Madde, satış talebinin yapılmasını, satış isteme süresini, satış ilanını, ihale usulünü ve satışın geri alınmasını düzenlemez; bunlar sırasıyla İİK m.106 (satış isteme süresi ve giderler), m.110 (talebin geri alınması ve haczin kalkması), m.113 (satış talebi ve satış günü) ve m.115 (artırma sırasında satış talebinin geri alınamaması ve artırmanın durdurulması) hükümlerinde yer alır. Madde, haciz kesinleşmemiş alacaklılar bakımından da uygulanmaz.
Satışın tatili: hangi kavramlar bilinmeli?
- Satış tatili
- Paraya çevirme sürecinde satış işlemlerinin durdurulmasıdır. Madde, satış bedelinin belirli bir eşiğe ulaşması halinde bu sonucu doğurur.
- Haczi kesinleşmiş alacak
- Haciz konulmuş ve haciz üzerine ilgili alacaklının alacağının paylaşıma katılma hakkı doğmuş olan alacaktır. Yalnız kesin haciz sahibi alacaklar bu eşiğin hesabına katılır.
- Mecmu miktar
- Haczi kesinleşmiş tüm alacakların toplamıdır. Satış bedeli bu toplamla karşılaştırılır ve bedel toplamı geçmeden satış tatil edilmez.
Satışın tatili: hangi şartlar aranır?
- Satış bedelinin, haczi kesinleşmiş alacakların toplam miktarına ulaşması veya bunu aşması gerekir.
- Hesaba yalnız kesin haciz sahibi alacaklıların alacakları katılmalıdır; geçici veya ihtiyati haciz alacakları hesaba girmemelidir.
- Satış bedelinin hesaplanmasında bu tutarın karşılaştırılması ile satış tatili sonucu doğar; bedel eşiğin altında kalıyorsa satış tatil edilmez.
Satışın tatili: hangi sonuçları doğurur?
- Satış bedeli haczi kesinleşmiş alacakların toplamına ulaşırsa satış tatil edilir.
- Satış bedeli toplamın altında kalırsa satış tatil edilmez ve paraya çevirme sürer.
- Tatil, satışın durdurulması anlamına gelir; satışın devamı için ayrıca bir karar veya işlem gerekir.
Kesin haciz ile ihtiyati haciz arasındaki fark nedir?
Kesin haciz sahibi alacaklı, haczi kesinleşmiş olduğu için paylaşıma katılır ve toplam alacağa dahil edilir.
İhtiyati haciz veya geçici haciz sahibi alacaklı, haczi kesinleşmemiş olduğu için bu hesaba girmez.
Satış tatili eşiği yalnız kesin haciz alacakları üzerinden hesaplanır.
Satış tatili ile satış talebinin geri alınması arasındaki fark nedir?
Madde, satış bedeli haciz alacaklarını karşıladığında satışın tatil edilmesini düzenler.
İİK m.110 ve m.115, alacaklının talebi geri alması ve artırma sırasında talebin geri alınamaması hallerini düzenler.
Tatil bedel-alacak karşılaştırmasına bağlıdır; talebin geri alınması irade ve süre kurallarına tabidir.
Satışın tatili: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Haczi kesinleşmemiş alacakları eşiğin hesabına katmak; yalnız kesin haciz sahibi alacaklar dikkate alınmalıdır.
- Satış bedelini yalnız satış masrafları düşülerek hesaplamak; uygulamada icra masrafları alacaklar toplamına dahil edilerek karşılaştırma yapılmalıdır.
- Madde metnindeki karşılaştırmayı, satış talebinin geri alınmasına veya süre kurallarına bağlamak; bu konular m.106 ve m.110 kapsamındadır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Paraya çevirme safhasında satış bedelinin kesin haciz sahibi alacaklıların toplamına ulaşması hâlinde satışın tatil edileceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/683 E., 2024/131 K., 28.02.2024)
- Satış bedeli eşiği hesaplanırken icra masraflarının da alacaklar toplamına dahil edileceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/683 E., 2024/131 K., 28.02.2024)
- Haciz ve satış sürelerinin İİK m.106-110 hükümlerine göre değerlendirileceği ve haczin süre geçmesiyle düşebileceği kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2024/2012 E., 2024/2862 K., 15.04.2024; 11. Hukuk Dairesi, 2021/7778 E., 2023/1803 K., 23.03.2023; 12. Hukuk Dairesi, 2019/12831 E., 2019/16895 K., 25.11.2019)
Nasıl ispat edilir?
- Satışın tatil edilmesini isteyen taraf, satış bedelinin haczi kesinleşmiş alacakların toplamına ulaştığını ispatlamakla yükümlüdür; satış bedeli icra dosyasındaki satış tutanağı ile ortaya konur.
- Alacakların kesin haciz niteliğini taşıdığı, icra dosyasındaki haciz tutanakları ve haciz müzekkeresi ile gösterilir.
- Satış bedelinin eşiğe ulaşmadığını savunan taraf, eşiğin aşılmadığını ya da alacak miktarının hatalı hesaplandığını ispatlamakla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.106: Satış isteme süresini ve satış talebiyle birlikte giderlerin yatırılmasını düzenler; satışın yapılabilmesinin ön koşuludur.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.110: Satış talebinin geri alınması ve süresinde yenilenmemesi hâlinde haczin kalkmasını düzenler; m.109 ile birlikte satış sürecinin sona ermesini belirler.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.115: Artırma sürecinde satış talebinin geri alınamayacağını ve teklif verme süresinin bitimine kadar borcun ödenmesi halinde satışın durdurulacağını düzenler.
İİK m.110 — Haczin kalkması
İcra ve İflas Kanunu m.110, satış isteme süresi geçtiğinde ya da satış talebi geri alınıp kanuni süre içinde yenilenmediğinde hacizli malın üzerindeki haczin kendiliğinden kalkmasını, haczin kalktığının resmi sicilde tespit edilmesi halinde şerhin terkinini ve haczi kaldıran alacaklının giderlerden sorumluluğunu düzenler. Hükmün kapsamı hacizli malın satışını isteyen alacaklı ve borçludur. Haczin kalkmasına bağlı yazışma ve sicil işlemleri ile tasfiye ilgili icra dairesi tarafından yürütülür. Satış talebinin süresi ve gider avansına ilişkin ayrıntılar (m.106), muvakkat haciz (m.108) ve satışın yapılma usulü ile sürecini düzenlemez. Bu konular m.106 ve m.108 ile m.113 gibi satış usulünü düzenleyen maddelerde yer alır. Haczin kalkmasının ardından icra dairesince malların tasfiyesi ise bu kanunun ayrı bir hükmünde düzenlenmiştir ve m.110 kapsamında değildir.
Haczin kalkması: hangi kavramlar bilinmeli?
- Satış isteme süresi
- Hacizli malın satışının istenebileceği kanuni süredir. Taşınır mallarda haczin yapıldığı tarihten itibaren altı ay, taşınmazlarda bir yıldır (m.106 kapsamında). Bu süre içinde satış istenmemesi haczin kalkmasına yol açar.
- Satış talebinin geri alınması
- Satış talebini yapan tarafın talebinden vazgeçmesidir. Hacizli malın satılması yönündeki talep bir defa geri alınabilir. Geri alınan talebin kanuni süre içinde yenilenmemesi haczin kalkmasını doğurur.
- Haciz şerhi terkini
- Resmi sicile kayıtlı malların tapu veya sicil kütüğündeki haciz kaydının silinmesidir. Haczin kalktığının icra dairesiyle yapılan yazışmalar sonucunda tespit edilmesi üzerine, sicili tutan idare tarafından yapılır.
- Tasfiye
- Haciz kalkıp muhafazasına gerek kalmayan malların icra dairesince satılmadan elden çıkarılması işlemidir. Bu konu m.110'da değil, kanuna sonradan eklenen ayrı bir hükümde düzenlenmiştir.
Haczin kalkması: hangi şartlar aranır?
- Haczedilen malın satışının kanuni süre içinde istenmiş olması gerekir; süresinde satış talebi yapılmadığında haciz kendiliğinden kalkar.
- Satış talebi bir kez geri alınmışsa, geri alınan talebin kanuni süre içinde yeniden yapılması gerekir; yenilenmezse haciz kalkar.
- Satış talebi geri alınmış ve kanuni süre içinde yenilenmemiş olmalıdır; ikinci kez geri alınan talep ise süre dolmamış olsa dahi haczin kalkmasına yol açar.
- Haczin kalkmasının icra dairesiyle yapılan yazışmalar sonucunda tespit edilmiş olması gerekir ki resmi sicildeki haciz şerhi terkin edilsin.
- Haczin kalkmasına sebebiyet veren alacaklının, o malla ilgili haciz ve muhafaza giderlerinden sorumlu tutulması için birinci fıkra gereğince haczin kalkmış olması gerekir.
Haczin kalkması: hangi sonuçları doğurur?
- Satış isteme süresi içinde satış istenmezse hacizli mal üzerindeki haciz kalkar.
- Satış talebi geri alınıp kanuni süre içinde yenilenmezse haciz kalkar.
- Satış talebi bir kez geri alınabilir; bu talep geri alındıktan sonra süre içinde yeniden talepte bulunulabilir.
- İkinci kez geri alınan satış talebinde süre dolmamış olsa bile haciz kalkar.
- Haczin kalkması, mal üzerindeki tasarruf yetkisini borçluya geri verir; borçlu malı yeniden devredebilir.
- Haczin kalktığı icra dairesiyle yapılan yazışmalar sonucunda tespit edilirse, sicili tutan idare haciz şerhini terkin eder ve işlemi icra dairesine bildirir.
- Haczi kaldıran alacaklı o mala yönelik haciz ve muhafaza giderlerinden sorumlu olur.
- Haciz kalkmasına rağmen takip derdest kalmaya devam eder; alacaklı yeniden haciz isteyebilir.
Taşınır ile taşınmaz satış isteme süresi arasındaki fark nedir?
Taşınırlarda satış isteme süresi haczin yapıldığı tarihten itibaren altı aydır.
Taşınmazlarda satış isteme süresi haczin yapıldığı tarihten itibaren bir yıldır.
Süre dolduğunda haciz kendiliğinden kalkar. Taşınır ile taşınmaz arasında süre farkı, haczin kalkma zamanını belirler. Süre ayrıntıları m.106'da düzenlenmiştir.
İlk geri alma ile ikinci geri alma arasındaki fark nedir?
Satış talebi bir kez geri alındığında, geri alınan talep kanuni süre içinde yenilenirse haciz devam eder.
Talep ikinci kez geri alındığında süre dolmamış olsa bile haciz kalkar.
İkinci geri almada yenileme hakkı kalmaz ve haciz hemen kalkar.
Sicile kayıtlı mal ile sicile kayıtlı olmayan mal arasındaki fark nedir?
Resmi sicile kayıtlı mallarda haczin kalktığı tespit edildiğinde sicili tutan idare haciz şerhini terkin eder ve icra dairesine bildirir.
Sicile kayıtlı olmayan mallarda sicil işlemi yapılmaz; haczin kalkması doğrudan icra dairesi işlemleriyle ilgilidir.
Sicil terkini yalnız resmi sicile kayıtlı mallarda gündeme gelir.
Haczi kaldıran alacaklı ile diğer alacaklılar arasındaki fark nedir?
Haczin kalkmasına sebebiyet veren alacaklı, o mala ilişkin haciz ve muhafaza giderlerinden sorumlu olur.
Haczin kalkmasına neden olmayan alacaklı bu giderlerden sorumlu tutulmaz.
Giderler haczi kaldıran alacaklı tarafından üstlenilir.
Haczin kalkması: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Haciz kalkmış olmasına rağmen tapu sicilindeki haciz şerhinin hâlâ durduğunu gören kişinin malın hâlâ hacizli olduğunu varsaymak; şerhin silinmemesi haczin varlığı anlamına gelmez.
- Satış isteme süresinin geçmesinden sonra yapılan satışın haciz kalktığı için hiç yapılmamış sayılacağını yanlış hesaplamak; süre yalnız satış talebi içindir, satış bu süre içinde yapılmak zorunda değildir.
- Taşınır ve taşınmaz süreleri arasındaki farkı gözden kaçırıp taşınmaz malda altı ay esasını uygulamak.
- İkinci kez geri alınan satış talebinde süre dolmadığı için haczin devam ettiğini sanmak.
- Haczi kaldıran alacaklının giderlerden sorumluluğunu yalnız satış giderleriyle sınırlı görmek; sorumluluk haciz ve muhafaza giderlerinin tamamını kapsar.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Alacaklının satış talebinde bulunmadan, yalnız kıymet takdiri istemesinin satış talebi yerine geçip geçmeyeceği tartışmalıdır; Yargıtay kıymet takdiri talebini satış talebi saymamaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/591 E., 2025/103 K., 05.03.2025)
- Satış isteme süresi geçmiş ise haciz, mahkemece ve icra müdürlüğünce re'sen dikkate alınır; bu hacze dayalı kıymet takdiri ve sonraki ihale hüküm doğurmaz. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/711 E., 2023/1126 K., 22.11.2023)
- Haczin yenilenmesi, satış isteme süresinin yeniden işlemesini kendiliğinden sağlamaz; yenileme ile satış talebi süresi arasındaki ilişki somut olayda dikkate alınır. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/699 E., 2025/764 K., 03.12.2025)
- Satış talebinin süresinde yapılmaması ya da gider avansının yatırılmaması hâlinde haczin kalkması, borçlunun şikâyet yoluyla başvurmasına konu olabilir ve mahkemece resen gözetilir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/591 E., 2025/103 K., 05.03.2025; 11. Hukuk Dairesi, 2021/7778 E., 2023/1803 K., 23.03.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Satış talebinin süresinde yapıldığını ileri süren taraf, satış talebinin icra dosyasına giriş tarihini belgeyle ispatlar; süre hesabı haciz tarihine göre yapılır.
- Haczin kalktığını ileri süren borçlu, icra dosyasındaki satış talebi kayıtlarını ve haciz tarihini belgeyle ortaya koyar; satış talebinin süresinde yapılmadığı icra müdürlüğünce re'sen gözetilir.
- Satış talebi geri alınmış ise geri alma ve yenileme tarihleri icra dosyası kayıtlarıyla ispatlanır.
- Gider avansının süresinde yatırılmadığını ileri süren taraf, avans makbuzunun bulunmadığını icra dosyası kayıtlarıyla ortaya koyar.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı Kanun m.106: Satış isteme sürelerini (taşınır altı ay, taşınmaz bir yıl) ve satış talebiyle birlikte gider avansı yatırılması zorunluluğunu düzenler. m.110'daki kalkma sonucu bu sürelerin geçmesine ya da yatırılmamasına bağlanmıştır.
- 2004 sayılı Kanun m.108: Muvakkat haczin satış talebi için yeterli olmadığını düzenler; muvakkat haczedilen mallarda satış süreleri işlemez.
- 2004 sayılı Kanun m.113: Satışın yapılma koşullarını ve muvakkat haczedilen malların satılabileceği hâlleri düzenler; m.110'un satış sürecindeki konumunu tamamlar.
İİK m.111 — Taksitle ödeme
İİK m.111, hacizden sonra borcun taksitle ödenmesinin koşullarını ve hükümlerini düzenler. Borçlunun, alacaklının satış talebinden önce, haciz konusu malları alacağa yeterli olmak kaydıyla muntazam taksitlerle ödeme taahhüdünde bulunmasının, alacaklının rızası aranmaksızın icra takibini durdurmasını ve taksit süresince satış isteme sürelerinin işlemesini engellemesini kapsar. Ayrıca taksit ihlali halinde takibin kaldığı yerden devamını ve ihlalin 340. maddeye göre yaptırımını öngörür. Hacizden önce yapılan taksit sözleşmesine ilişkin olarak yalnızca damga vergisi istisnasını (5. fıkra) düzenler; bunun dışındaki hususlar bu konu kanunun başka hükümlerinde (m.78, m.340) yer alır. Taksit sözleşmesinin icra dairesinde yapılmasının ayrıntılı usulünü ve ihlal suçunun cezai yönünü de bu madde değil, m.340 belirler. Alacaklı ile borçlunun icra dairesinde yaptıkları taksit sözleşmeleri bakımından madde, 106 ve 150/e sürelerinin işlememesini (on yıl sınırıyla) ve damga vergisi istisnasını düzenler.
Taksitle ödeme: hangi kavramlar bilinmeli?
- Hacizden sonra taksitle ödeme
- Borçlunun mallarının haczedilmiş olması ve henüz satış talebinin yapılmamış bulunması durumunda, kanunda öngörülen şartlara uygun bir teklifle borcunu taksitle ödemesidir. Bu teklif alacaklının rızasına bağlı değildir.
- Satış isteme süreleri
- Madde 106 uyarınca alacaklının satış talep edebileceği süreler ile rehnin paraya çevrilmesine ilişkin 150/e maddesindeki süreleridir. Taksit sözleşmesinin devamı süresince bu süreler işlemez.
- Taksit sözleşmesinin toplam süresi
- Birden fazla taksit sözleşmesinin sürelerinin toplamıdır. Bu toplam on yılı aşarsa, aşılan tarihten itibaren sürelerin kaldığı yerden işlemesi sağlanır.
- Dörtte bir taksit eşiği
- Her taksitin borcun dörtte birinden az olamayacağı kuralıdır. Bu eşik taksitlerin alt sınırını belirler.
Taksitle ödeme: hangi şartlar aranır?
- Borçlunun mallarının alacağına yetecek miktarda haczedilmiş olması gerekir.
- Borçlunun muntazam taksitlerle ödeme taahhüdü, alacaklının satış talebinden önce yapılmalıdır.
- Her taksitin borcun dörtte birinden aşağı olmaması gerekir.
- İlk taksitin derhal ödenmesi gerekir.
- Kalan taksitlerin aydan aya verilmesi gerekir.
- Ödeme süresinin üç aydan fazla olmaması gerekir.
- Taksit ihlal edilmemiş olmalıdır; ihlal halinde 4. fıkra uyarınca icra muamelesi ve süreler kaldığı yerden devam eder.
- Taksitle ödeme teklifi için alacaklının muvafakati aranmaz.
Taksitle ödeme: hangi sonuçları doğurur?
- Şartlara uygun taksitle ödeme teklifi alacaklıyı bağlar ve icra takibi kendiliğinden durur.
- Taksitle ödeme sürecinde icra dairesi haczedilmiş malları satamaz; alacaklının talebiyle malların muhafazası mümkündür.
- Taksit sözleşmesinin devamı süresince 106 ve 150/e maddelerindeki süreler işlemez.
- Toplam süre on yılı aşarsa, aşılan tarihten itibaren süreler kaldığı yerden işlemeye başlar.
- Taksitlerden biri zamanında ödenmezse icra muamelesi ve süreler kaldığı yerden devam eder.
- Borçlunun mazeretsiz taksit ihlali, alacaklının şikâyeti üzerine 340. maddeye göre tazyik hapsi ile yaptırıma bağlanır.
- Teklif şartları taşımıyorsa taksit için alacaklının rızası gerekir ve ancak sözleşme ile taksit mümkündür.
- Taksit taahhüdü ve icra dairesince düzenlenen tutanak veya kâğıt damga vergisinden istisnadır.
Hacizden önce ile hacizden sonra taksitle ödeme arasındaki fark nedir?
Hacizden önce taksitle ödeme sözleşme ile yapılır; bu sözleşme nedeniyle düzenlenen tutanak veya kâğıt m.111/5 uyarınca damga vergisinden istisnadır.
Hacizden sonra taksitle ödeme m.111 şartlarına uyan teklifle, alacaklının rızası olmaksızın gerçekleşir.
Hacizden sonra şartlara uygun teklif alacaklıyı bağlar ve icra kendiliğinden durur; hacizden önce ise alacaklının kabulü gerekir.
Kanun şartlarına uygun teklif ile şartları taşımayan teklif arasındaki fark nedir?
Şartları taşıyan teklif, alacaklının kabulü aranmadan hüküm doğurur.
Şartları taşımayan teklif, ancak alacaklı kabul ederse sözleşme olur.
Şartları taşımayan taksitte alacaklının rızası zorunludur; alacaklı dilediği koşulları kabul edebilir.
Satış talebinden önce ile sonra teklif arasındaki fark nedir?
Satış talebinden önce yapılan taahhüt alacaklıyı bağlar.
Satış talebinden sonra yapılan teklif alacaklıyı bağlamaz.
Satış talebinden sonra yapılan teklif için alacaklının onayı gerekir.
Birinci-ikinci fıkra ile üçüncü fıkra: fark nedir?
Taksit teklifinin hükmü birinci fıkrada, şartları ise ikinci fıkrada yer alır.
Sürelerin işlememesi ve on yıllık sınır üçüncü fıkrada düzenlenir.
Satış isteme süreleri taksit süresince işlemez, ancak toplam süre on yılı aşarsa işlemeye başlar.
Taksitle ödeme: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Hacizden önce yapılan taksit sözleşmesi ile 111. madde kapsamındaki taksitle ödemeyi karıştırmak; 111. maddenin taksit teklifine ilişkin şartları hacizden sonrasını düzenler; damga vergisi istisnası ise hacizden önceki sözleşmeleri de kapsar.
- Taksit süresinin üç ayı aşabileceğini düşünmek; ödeme süresi en fazla üç ay olabilir.
- On yıllık sınırı tek bir taksit süresi sanmak; sınır sözleşme veya sözleşmelerin toplam süresine bakar.
- Taksitlerin dörtte birden az olabileceğini varsaymak; her taksit borcun dörtte birinden aşağı olamaz.
- Satış talebinden sonra yapılan teklifi 111. madde kapsamında saymak; bu teklif alacaklıyı bağlamaz.
- Taksit ihlalinde süreleri yeniden başlatmak yerine kaldığı yerden işlemesi gerektiğini gözden kaçırmak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Taksitle ödeme taahhüdünün hükmü, taahhüde aykırı davranıldığında alacaklı lehine icra takibinin kaldığı yerden devamı ile sonuçlanır; yaptırım mekanizması kararlarda bu şekilde işletilmektedir. (Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2022/2754 E., 2022/2739 K., 14.12.2022)
- Taksit taahhüdü hukuka uygun biçimde yapılmış ancak ihlal edilmişse, takibin devamı ve satış isteme sürelerinin yeniden işlemesi kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/591 E., 2025/103 K., 05.03.2025)
- Hacizden sonra taksitle ödemede satış isteme süresinin taksit süresince durduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/591 E., 2025/103 K., 05.03.2025)
- Taksit düzenlemesinin iyi niyet ve takip hukukuna uygun bir biçimde uygulanması gerektiği; alacaklının rızası ile yapılan sözleşmelerde tarafların dilediği koşulları kararlaştırabileceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2025/42 E., 2025/592 K., 01.10.2025)
- Taksit sözleşmesinin damga vergisinden istisna olduğu, icra dairesinde düzenlenen tutanak ve kâğıtların bu istisna kapsamında değerlendirildiği kabul edilmektedir. (7. Daire, 1997/2482 E., 1998/944 K., 11.03.1998)
Nasıl ispat edilir?
- Taksitle ödeme teklifinin 111. maddedeki şartlara uygun olduğunu, yani haczin yeterliliğini, satış talebinden önce yapıldığını ve taksit koşullarının sağlandığını ileri süren borçlu ispatlar.
- Haczin alacağa yeterliliği icra dosyasındaki haciz tutanağı ile ispatlanır; alacaklı haczin yetersiz olduğunu iddia ederse bu iddiayı ispatlamakla yükümlüdür.
- Taksit taahhüdünün icra dairesinde yapıldığı ve kabul muhtırası ile bildirildiği belgeyle ispatlanır.
- Taksitin zamanında ödendiğini ileri süren borçlu, ödeme makbuzu veya banka kaydı ile ispat eder; ihlal iddiasında alacaklı ihlali ispatlamakla yükümlüdür.
- Mazeret iddiası borçluya aittir; mazeretsiz ihlal, alacaklının şikâyetiyle 340. madde kapsamında değerlendirilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı Kanun m.106: Satış isteme süreleri bu madde kapsamında taksit süresince işlemez; m.106 süresi 111. maddenin koruması altındadır.
- 2004 sayılı Kanun m.150/e: Rehnin paraya çevrilmesine ilişkin süreler de taksit sözleşmesi süresince işlemez.
- 2004 sayılı Kanun m.340: Taksit taahhüdünün mazeretsiz ihlali halinde tazyik hapsi yaptırımını düzenler; 111. madde taahhüdünün cezai sonucunu bu maddeye bağlar.
- 2004 sayılı Kanun m.78: Hacizden önceki taksit sözleşmesinde haciz isteme süresinin işlemeyeceğine işaret eder; hacizden önceki taksit için dayanak oluşturur.
İİK m.111/A — Borçluya satış yetkisi verilmesi
İİK m.111/a, haciz yoluyla takiplerde borçluya rızai satış yetkisi verilmesini düzenler. Borçlunun kıymet takdirine karşı talep süresini, kıymet takdiri yapılmaması hâlinde kıymet takdiri isteme hakkını, icra müdürünün on beş günlük süre vermesini, bu süre içinde yapılacak rızai satışın asgari bedelini, alıcının bedeli yatırmasından sonra icra mahkemesinin onay usulünü ve yönetmeliğe yollamayı kapsar. Madde borçlu lehine bir haktır; alacaklının satış isteme hakkını ve taşınır-taşınmaz satış sürelerini (m.106, m.110) düzenlemez. Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerde uygulanıp uygulanmayacağı, ihale usulü ve elektronik satış (m.111/b) bu maddenin kapsamı dışındadır. Yönetmeliğin ayrıntılı usulleri ile satış sonrası paylaştırma işlemleri de bu maddede yer almaz.
Borçluya satış yetkisi verilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Rızai satış
- Borçlunun, icra dairesinin yetkisiyle, kendi bulduğu alıcıya haczedilen malını cebri satış yerine anlaşarak satmasıdır. Satış bedeli bu maddede öngörülen asgari tutarın altında kalamaz.
- Kıymet takdiri
- Haczedilen malın muhammen kıymetinin belirlenmesidir. Kesinleşmesi, borçluya on beş günlük sürenin verilmesi için beklenmesi gereken bir aşamadır.
- Muhammen kıymet
- Kıymet takdiri ile belirlenen malın değeridir. Rızai satışta asgari bedel, bu değerin belirli bir oranına bağlanmıştır.
- Rüçhanlı alacak
- Malla güvence altına alınan ve satış isteyen alacaklının alacağına öncelik tanınan alacaklardır. Asgari bedel hesabında bu alacakların toplamı dikkate alınır.
- Takip masrafları
- Haczedilen mal bakımından o aşamaya kadar yapılan takip giderleridir. Asgari bedel hesabında, muhammen kıymetin yüzde doksanı ile rüçhanlı alacaklar toplamından hangisi fazlaysa o miktara ilave edilerek sınıra dahil edilir.
Borçluya satış yetkisi verilmesi: hangi şartlar aranır?
- Borçlunun, kıymet takdirinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde rızaen satış için yetki talep etmesi gerekir; kıymet takdiri yapılmamışsa borçlu kıymet takdiri yapılmasını isteyebilir.
- Kıymet takdirinin kesinleşmesi gerekir; icra müdürü bundan sonra cebri satış işlemlerini durdurarak borçluya on beş günlük süre verir.
- Rızai satışta bedel, muhammen kıymetin yüzde doksanı ile rüçhanlı alacaklar toplamından hangisi fazlaysa o miktarın altında kalmamalıdır.
- Bu asgari bedelin üzerine, o aşamaya kadar mahcuz için yapılan takip masrafları da ayrıca eklenmelidir.
- Borçlunun anlaştığı alıcı, belirlenen bedeli on beş günlük süre içinde dosyaya ödemelidir.
- İcra müdürü gerekli bilgi ve belgeleri temin ederek bu maddede öngörülen şartların bulunduğunu tespit etmelidir; aksi hâlde dosya icra mahkemesine gönderilmez.
Borçluya satış yetkisi verilmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Borçlu yedi gün içinde talepte bulunmazsa rızai satış yetkisi isteme hakkını kaybeder ve cebri satış yoluna devam edilir.
- Kıymet takdirinin kesinleşmesinden sonra icra müdürü cebri satış işlemlerini durdurarak borçluya on beş günlük süre verir.
- Borçluyla anlaşan alıcı belirlenen bedeli on beş gün içinde dosyaya öderse icra müdürü dosyayı derhal icra mahkemesine gönderir.
- Mahkeme en geç on gün içinde dosya üzerinden talebi kabul veya ret ile kesin olarak karara bağlar.
- Kabul kararıyla malın mülkiyeti alıcıya geçer, tüm hacizler kalkar ve devir teslim yapılır.
- Ret kararında alıcının yatırdığı bedel alıcıya iade edilir.
- Borçluya verilen süre başlangıcından icra mahkemesinin kararına kadar alacaklı bakımından satış isteme süresi işlemez.
- Bu madde uyarınca yapılacak satışlarda niteliğine uygun düştüğü ölçüde Kanunun diğer hükümleri uygulanır.
Kıymet takdiri yapılmış ile yapılmamış mal arasındaki fark nedir?
Kıymet takdiri yapılmış malda borçlu, takdirin tebliğinden itibaren yedi gün içinde talepte bulunur.
Kıymet takdiri yapılmamış malda borçlu önce kıymet takdiri yapılmasını ister.
Kıymet takdiri yapılmamışsa yedi günlük süre takdirin yapılmasından ve tebliğinden sonra işlemeye başlar.
Borçlunun satış talebi ile alacaklının satış talebi arasındaki fark nedir?
Borçlu bu madde uyarınca kendi bulduğu alıcıya, icra dairesinin yetkisiyle rızai satış yapabilir.
Alacaklı m.106 ve devamı uyarınca cebri satış isteyebilir.
Borçlu rızai satış yetkisi aldığında cebri satış işlemleri durdurulur; alacaklının satış isteme süresi, m.111/a'da öngörülen süre boyunca işlemez.
Asgari bedel: yüzde doksan ile rüçhanlı alacaklar: fark nedir?
Muhammen kıymetin yüzde doksanı, bedelin asgari sınırını oluşturan birinci ölçüttür.
O malla güvence altına alınan ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamı, aynı bedelin ikinci ölçütüdür.
Bedel, bu iki ölçütten hangisi fazlaysa ona göre belirlenir ve takip masrafları ayrıca eklenir.
Alıcının bedeli yatırması ile yatırmaması arasındaki fark nedir?
Alıcı bedeli on beş günlük süre içinde dosyaya öderse icra müdürü dosyayı derhal icra mahkemesine gönderir.
Alıcı bedeli süresinde ödemezse dosya icra mahkemesine gönderilmez.
Ödeme yapılmazsa rızai satış gerçekleşmez ve cebri satış yoluna dönülür.
Mahkemenin kabul ile ret kararı arasındaki fark nedir?
Kabul kararıyla malın mülkiyeti alıcıya geçer ve tüm hacizler kaldırılarak devir ve teslim yapılır.
Ret kararı verilirse alıcının yatırdığı bedel alıcıya iade edilir.
Mahkeme kararı kesin olduğundan dosya üzerinden verilir; ret hâlinde mülkiyet geçmez.
Borçluya satış yetkisi verilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Rızai satış bedelinin asgari sınırını yalnızca muhammen kıymetin yüzde doksanı olarak hesaplamak; rüçhanlı alacaklar toplamı ile takip masraflarının da hesaba katılması gerektiğini gözden kaçırmak.
- Kıymet takdiri yapılmamış malda yedi günlük süreyi takdirin yapıldığı tarihten değil, borçlunun talep tarihinden saymak.
- Alıcının bedeli on beş gün içinde yatırmasının sonuç doğurduğunu, süre geçtikten sonraki ödemeyi geçerli saymak.
- Mahkemenin kararını temyiz yoluna tabi bir karar gibi değerlendirmek; madde kararın kesin olduğunu öngörür.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yönetmelik yürürlüğe girmeden önce icra mahkemelerinin, ipotekli taşınmazların paraya çevrilmesi yoluyla takiplerde de m.111/a'nın uygulanabileceğini kabul ettiği görülmektedir; bu yorum tartışmalı olup uygulamada ilk derece mahkemelerinin ret kararlarına karşı açılan şikâyetlerde verdiği kararlar belirleyicidir.
- Mahkemenin, icra müdürlüğünün 'yalnızca hacizli mallara uygulanır' gerekçesiyle verdiği talebin reddini iptal ettiği görülmektedir.
Nasıl ispat edilir?
- Yedi günlük talep süresinin korunduğunu ispat yükü borçludadır; talebin tebliğden sonra süresinde yapıldığı, talep belgesi ve tebliğ tutanağıyla gösterilir.
- Kıymet takdirinin tebliğ tarihi, icra dairesinin tebliğ kayıtlarından ispatlanır.
- Alıcının bedeli on beş gün içinde dosyaya yatırdığı, dosyadaki makbuzla ispatlanır; yatırılmamışsa rızai satışın gerçekleşmediği icra dairesi kayıtlarından anlaşılır.
- Asgari bedelin altında satış yapıldığını ileri süren taraf, muhammen kıymet ve rüçhanlı alacak bilgilerini ispatlamakla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.106: Alacaklının ve borçlunun hacizli malın satışını isteme süresini düzenler; m.111/a'nın satış isteme süresinin işlemezliği hükmü bu süreyle ilgilidir.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.111/b: Cebri satışın elektronik ortamda yapılmasını düzenler; rızai satış sonuçsuz kalırsa uygulanacak satış usulüdür.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.110: Süresinde satış istenmezse hacizlerin kalkacağını düzenler; m.111/a süre işlemezliği bu sonuçla birlikte değerlendirilir.
İİK m.111/B — Elektronik ortamda açık artırma suretiyle satış
İİK m.111/b, haczedilen malın elektronik satış portalında açık artırma yoluyla satışının usulünü düzenler. Satışın yapılacağı ortam, teklif verme süresi, artırmanın yürütülme biçimi, teklif verenlerin kişisel bilgilerinin gizliliği, asgari teklif artış tutarı, en yüksek teklif verenin teklifini çekme yasağı, son dakikalardaki uzama mekanizması, internet sitelerine ilişkin yaptırım ve bakım işlemleri ile yönetmelik yetkisi bu maddenin konularıdır. Kural, UYAP'a entegre elektronik satış portalında açık artırma yoluyla satış yapılan tüm icra dairesi satışlarını kapsar. Maddenin, borçluya rızai satış yetkisi verilmesini (m.111/a), taşınmazların satış ilanını ve ihalenin feshini (m.114 ve devamı), ihale sonrası tapu ve devir işlemlerini düzenlemediği; bu konuların ilgili İİK maddelerinde yer aldığı kabul edilmelidir.
Elektronik ortamda açık artırma suretiyle satış: hangi kavramlar bilinmeli?
- Elektronik satış portalı
- Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine (UYAP) entegre, açık artırma yoluyla satışların yapıldığı elektronik ortamdır. Maddeye göre haczedilen malın satışı fiziki mezat salonunda değil bu portalda yapılır.
- Muhammen kıymet
- Satışa çıkarılan malın kıymet takdiri ile belirlenen değeridir. Teklifler arasındaki asgari artış tutarı bu değere bağlı olarak hesaplanır.
- Teklif verme süresi
- Açık artırmada tekliflerin verilebildiği yedi günlük süredir. Artırma, ilanda belirtilen gün ve saat aralığında teklif verme yoluyla yürür.
- Uzama süresi
- Açık artırma süresinin son on dakikasında yeni teklif verilmesi üzerine süreye eklenen üç dakikalık ek süredir. Uzamaların toplamı bir saati geçemez.
- Teklif çekme yasağı
- En yüksek teklifi veren kişinin, süre içinde kendisinden yüksek teklif verilmedikçe teklifini geri çekememesi ve teminatını alamamasıdır.
Elektronik ortamda açık artırma suretiyle satış: hangi şartlar aranır?
- Satışın haczedilmiş bir mal hakkında, UYAP'a entegre elektronik satış portalında açık artırma yoluyla yapılması gerekir.
- Teklif verme süresinin yedi gün olarak işletilmesi gerekir ve artırma ilanda belirtilen gün ve saat aralığında teklif verme yoluyla yürütülmelidir.
- Teklifler arasındaki fark, malın muhammen kıymetinin binde beşinden az olamaz ve her hâlde bin Türk lirasından az olamaz.
- Teklif verenlerin kişisel bilgileri, artırma süresi içinde bilişim sistemini işleten kamu görevlileri dışında kimse tarafından görülememeli ve sistemde gösterilmemelidir.
- Süresinin son on dakikasında yeni teklif verilmesi hâlinde artırma üç dakika uzatılmalı; uzama süresinde gelen her yeni teklif için süre yeniden üç dakika uzatılmalıdır.
- Uzama sürelerinin toplamı bir saati geçmemelidir; bu süre Adalet Bakanlığı kararıyla kısaltılabilir, uzatılabilir veya kaldırılabilir.
- Son uzama süresinde yeni teklif verilmemesi hâlinde mal en yüksek teklifi verene ihale edilmelidir.
- En yüksek teklifi veren, süre içinde kendisinden yüksek teklif verilmedikçe teklifini çekememeli ve teminatını alamamalıdır.
Elektronik ortamda açık artırma suretiyle satış: hangi sonuçları doğurur?
- Satış portalında yapılan açık artırmada en yüksek teklifi veren, süre içinde yüksek teklif gelmeden teklifini geri çekemez.
- Son uzama süresinde yeni teklif gelmezse mal en yüksek teklifi verene ihale edilir.
- Asgari artış tutarının altında verilen teklifler geçerli sayılmaz; belirlenen asgari fark korunmalıdır.
- Uzama sürelerinin toplamı bir saate ulaştığında artırma uzamaz ve son teklif üzerinden sonuçlandırılır.
- Portalın güvenliğini bozan veya sistem güvenliğini tehlikeye sokan internet siteleri hakkında 5651 sayılı Kanun m.8/A hükümleri uygulanır.
- Teklif verme süresi içinde sistemin bakım veya iyileştirme işlemleri yapılabilir; bu işlemlerin ihalenin geçerliliğine etkisi maddede düzenlenmemiştir.
- Madde gereğince uygulamaya ilişkin usul ve esaslar Adalet Bakanlığınca yönetmelikle belirlenir.
Son dakika uzaması ile normal süre arasındaki fark nedir?
Artırma süresinin son on dakikasında yeni teklif verilmesi, süreyi üç dakika uzatır.
Son on dakika dışında verilen teklif süreyi uzatmaz; süre ilanda belirtilen sonunda kapanır.
Uzama yalnız son on dakikaya düşen tekliflerde işler; bu kapsam dışındaki tekliflerin süre uzatma etkisi yoktur.
Uzama süresi içindeki teklif ile son uzama süresi arasındaki fark nedir?
Uzama süresi içinde yeni teklif gelirse süre her yeni teklif için üç dakika daha uzar.
Son uzama süresinde yeni teklif gelmezse artırma biter ve mal en yüksek teklif verene ihale edilir.
Yeni teklif geldikçe artırma devam eder; son uzama süresinde teklif gelmediğinde ihale kesinleşir.
Asgari artış tutarı ile muhammen kıymet oranı arasındaki fark nedir?
Teklifler arasındaki fark malın muhammen kıymetinin binde beşinden az olamaz.
Kıymetin oranı küçük kalırsa, fark her hâlde bin Türk lirasından az olamaz.
İki eşikten yüksek olanı asgari artış olarak uygulanır; daha düşük teklif artışları kabul edilmez.
Teklif çekme ile teklif sürerken çekilme arasındaki fark nedir?
En yüksek teklifi veren, süre içinde kendisinden yüksek teklif gelmedikçe teklifini çekemez.
Diğer teklif verenler, kendi tekliflerini çekme konusunda bu yasağa tabi değildir.
Yalnız en yüksek teklif sahibinin teminatı, yüksek teklif gelene kadar iade edilemez.
Elektronik ortamda açık artırma suretiyle satış: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Asgari artışı yalnız muhammen kıymetin binde beşi olarak hesaplamak; her hâlde bin Türk lirasının da uygulanacağını gözden kaçırmak.
- Son on dakika dışında gelen teklifin de süreyi uzattığını varsaymak.
- Uzama sürelerini her biri için ayrı ayrı bir saatlik sınır gibi hesaplamak; uzama toplamının tek bir bir saatlik üst sınırla sınırlı olduğunu unutmak.
- Bakanlık kararıyla değiştirilebilen bir saatlik sınırı sabit kabul etmek.
- Teklif çekme yasağını bütün teklif verenlere uygulamak; yasak yalnız en yüksek teklif sahibi için geçerlidir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Elektronik ortamda açık artırmada ihale tutanağında ihalenin ilan edilen gün ve saatte yapıldığının gösterilmesi, ihalenin feshi bakımından önem taşımaktadır.
- Teklif verme süresinin ilanda belirtilen gün ve saat aralığında yürütülmesi zorunlu kabul edilmektedir.
- İhale saatlerinin tutanakta yazılmamış olması tek başına resen dikkate alınacak bir fesih nedeni sayılmamakta; tarafların ileri sürmesi gerekmektedir.
Nasıl ispat edilir?
- İhalenin usule uygun yapıldığını iddia eden taraf, portal kayıtları ve ihale tutanağı ile bunu ispatlar; ilanın ve teklif sürelerinin ilanda belirtilen gün ve saatte yapıldığı bilişim sistemi kayıtlarından anlaşılır.
- Asgari artış ihlali iddiasında şikayet eden taraf, teklif kayıtları ve muhammen kıymet bilgisi ile ihlali ispatlar.
- Teklif verenlerin kişisel bilgilerinin açıklandığı iddiasında, bilgi güvenliği ve erişim kayıtları üzerinden ispat yapılır; yetkisiz görüntüleme iddiasını ileri süren taraf bunu ispatla yükümlüdür.
- En yüksek teklif sahibinin teminatı alamaması veya teklif çekme iddiası, portal kayıtları ve artırma süresi içindeki teklif sırası ile ispatlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 5651 sayılı Kanun m.8/A: Portalda satış işlemlerinin güvenli şekilde gerçekleştirilmesini engelleyen veya elektronik satış sistemine zarar veren internet siteleri hakkında erişim engelleme yolunu gösterir; bu maddenin yaptırım kısmını oluşturur.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.111/a: Borçluya rızai satış yetkisi verilmesini düzenler; açık artırma yerine geçen ayrı bir satış yoludur. Bu maddeyle karıştırılmamalıdır.
İİK m.112 — Müddetler
İİK m.112, taşınır malların satış talebinden sonra satış işleminin ne kadar sürede yapılacağını ve yetişmemiş mahsullerin satışında borçlunun onayının aranacağını düzenler. Düzenleme icra dairesinin satış yükümlülüğü ile yetişmemiş mahsul satışına ilişkin sınırlamayla sınırlıdır ve hacizli taşınırların satılması, satış isteme süresi ile satış usulünün ayrıntıları bakımından alacaklı ve borçlu talepli satışlara uygulanır. Satış talebinin yapılma süresini, açık artırmanın ilan ve işleyişini, pazarlık usulünü ve ihale sonrası işlemleri düzenlemez; bunlar sırasıyla satış isteme süresi (m.106), açık artırma (m.114-118) ve pazarlıkla satış (m.119) hükümlerinde yer alır. Haczin düşmesi ve satış talebinin geri alınması da m.110 ve m.115 kapsamındadır.
Müddetler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Satış talebi
- Alacaklının veya borcun talebi üzerine haciz altındaki malın paraya çevrilmesi için icra dairesine yapılan istemdir. Talep yazılı ya da tutanağa geçirilerek sözlü yapılabilir ve şarta bağlanamaz.
- Düzenleyici süre
- Yükümlülüğün yerine getirilmesi için icra organına tanınan süredir. Bu süre geçtikten sonra yapılan satış geçerlidir; süre aşımı satışı geçersiz kılmaz.
- Yetişmemiş mahsul
- Henüz olgunlaşıp toplanmamış ürün anlamında, zemine bağlı ve hacizle birlikte ayrıca değerlendirilen mahsuldür (m.84 kapsamında). Satışı borçlunun muvafakatine bağlıdır.
- Muvafakat
- Borçlunun yetişmemiş mahsulün satılmasına açıkça izin vermesidir. Bu izin olmadan yetişmemiş mahsul satılamaz.
Müddetler: hangi şartlar aranır?
- Satış talebinin bulunması gerekir; talep alacaklı veya borçlu tarafından yapılmış ve satış talebinin geçerli olması için satış giderlerinin peşin ödenmesi gerekir.
- Satış talebi, hacizden itibaren satış isteme süresi içinde yapılmalıdır (m.106).
- Satış, satış talebinden itibaren en geç iki ay içinde gerçekleştirilmelidir.
- Satılacak mal yetişmemiş mahsul ise borçlunun muvafakati alınmadan satış yapılmamalıdır.
- Satışın kural olarak açık artırma yoluyla yapılması gerekir; pazarlık yoluyla satış yalnızca kanunda öngörülen istisnai hallerde mümkündür (m.119).
Müddetler: hangi sonuçları doğurur?
- İcra dairesi satış talebinden itibaren iki ay içinde satışı gerçekleştirmelidir.
- İki ay geçtikten sonra yapılan satış geçerliliğini kaybetmez.
- Yetişmemiş mahsul borçlunun muvafakati olmadan satılamaz; buna aykırı satış hukuka aykırıdır.
- Satış talebi ve satış isteme süresine ilişkin kurallara uyulmadıkça satış yapılamaz; haciz süresi içinde talep edilmemişse haciz düşer (m.110).
Düzenleyici süre ile hak düşürücü süre arasındaki fark nedir?
m.112'deki iki aylık süre, icra dairesinin satışı gerçekleştirmesi için öngörülmüş bir yükümlülük süresidir.
m.106'daki satış isteme süresi ise alacaklının satışı talep etmesi için tanınmış ve geçince haczi düşüren bir süredir.
İki aylık süre aşıldığında satış geçerliliğini korur; satış isteme süresi aşıldığında ise haciz düşer.
Alacaklı talebi ile borçlu talebi arasındaki fark nedir?
Satış talebi çoğunlukla alacaklı tarafından yapılır.
Borçlu da satış isteyebilir ve bu talep özellikle hızla değer kaybeden mallarda görülür.
Talep hangi taraftan gelirse gelsin m.112'deki iki aylık süre başlar.
Yetişmemiş mahsul ile diğer taşınırlar arasındaki fark nedir?
Yetişmemiş mahsullerde borçlunun muvafakati aranır.
Diğer taşınır mallarda borçlunun onayı gerekmez.
Muvafakat olmadan yapılan yetişmemiş mahsul satışı hukuka aykırıdır; diğer taşınırların satışı ise yalnızca talep ve süreye bağlıdır.
Açık artırma ile pazarlık usulü arasındaki fark nedir?
Kural olarak taşınır mallar açık artırma ile satılır (m.114 ve devamı).
İstisnai hallerde pazarlıkla satış mümkündür (m.119).
Usul seçimi m.112'deki süreyi değiştirmez; iki aylık süre her iki usul için de geçerlidir.
Müddetler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- İki aylık süreyi hak düşürücü süre saymak; oysa süre icra dairesinin yükümlülüğü için düzenleyicidir ve geçmesi satışı geçersiz kılmaz.
- İki aylık süre ile m.106'daki satış isteme süresini karıştırmak; birincisi satışın yapılma süresi, ikincisi talebin yapılma süresidir.
- Yetişmemiş mahsul satışında borçlu muvafakatini aramamak ya da satış talebinin sonucu olarak muvafakat yerine geçen bir işlem aramak.
- İki aylık süreyi her hal ve koşulda sınırsız saymak; süre satış talebine bağlanmış bir yükümlülük süresidir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- İki aylık sürenin düzenleyici nitelikte olduğu ve geçmesinin satışı geçersiz kılmadığı kabul edilmektedir.
- Satış isteme süresinin (m.106) ve haczin düşmesinin (m.110) iki aylık süreden ayrı değerlendirildiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/802 E., 2025/335 K., 21.05.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Satış talebinin tarihi, icra dosyasındaki talep belgesi veya tutanakla ispatlanır; satış talebinin tarihi iki aylık sürenin başlangıcıdır.
- Satışın iki ay içinde yapıldığını ileri süren taraf, ilan ve ihale tutanaklarıyla bu süreye uyulduğunu ispatlar.
- Yetişmemiş mahsul satışında borçlunun muvafakatinin varlığını ileri süren taraf, yazılı veya tutanağa geçmiş onayı ispatlar; muvafakatin bulunmadığını iddia eden borçlu bunu gösterir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı Kanun m.106: Satış isteme süresini düzenler; taşınırlar için hacizden itibaren bir yıl öngörür, m.112'deki iki aylık süre ise bu talepten sonra başlar.
- 2004 sayılı Kanun m.110: Süresinde satış istenmezse haczin kalkacağını düzenler; m.112'deki yükümlülükle birlikte sürenin işleyişini tamamlar.
- 2004 sayılı Kanun m.114: Açık artırmanın ilan ve hazırlık usulünü düzenler; iki aylık sürenin içinde yapılacak işlemlerin çerçevesini belirler.
- 2004 sayılı Kanun m.115: Satış talebinin geri alınmasını ve teklif verme sürecini düzenler; iki aylık sürenin işleyişini etkiler.
- 2004 sayılı Kanun m.119: Pazarlık usulüyle satışın istisnai hallerini düzenler; m.112'deki süre pazarlık yoluyla satışta da geçerlidir.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| bir yıl | m.106 | (Başlığı ile Birlikte Değişik:24/11/2021-7343/9 md.) Alacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde haczolunan malın satışını isteyebilir. |
| Bir yıllık | m.106 | Bir yıllık süre içinde satışı istenip de artırma sonucu satışı gerçekleştirilemeyen mahcuz hakkındaki satış isteme süresi, satış isteyen alacaklı bakımından birinci fıkrada belirtilen sürenin sona ermesinden itibaren bir yıl daha uzar. |
| on beş günlük | m.106 | Yukarıdaki fıkralar uyarınca satış talebiyle birlikte peşin olarak yatırılan miktarın satış işlemleri sırasında yetersiz kaldığı anlaşılırsa icra müdürü tarafından satış isteyene on beş günlük süre verilir ve bu sürede eksik miktar… |
| üç aydan | m.111 | Şukadar ki borçlunun kafi miktar malı haczedilmiş bulunması ve her taksitin borcun dörtte biri miktarından aşağı olmaması ve nihayet aydan aya verilmesi ve müddetin üç aydan fazla olmaması şarttır. |
| on yılı | m.111 | Ancak bu sözleşme veya sözleşmelerin toplam süresinin on yılı aşması hâlinde, aştığı tarihten itibaren süreler kaldığı yerden işlemeye başlar. |
| yedi gün | m.111/A | (Ek:24/11/2021-7343/12 md.) Borçlu, kıymet takdirinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde haczedilen malının rızaen satışı için kendisine yetki verilmesini talep edebilir. |
| on beş günlük | m.111/A | İcra müdürü, kıymet takdirinin kesinleşmesinden sonra cebrî satış işlemlerini durdurarak borçluya on beş günlük süre verir. |
| on gün | m.111/A | Mahkeme, en geç on gün içinde yapacağı inceleme sonucunda dosya üzerinden talebin kabulüne veya reddine kesin olarak karar verir. |
| yedi gündür | m.111/B | Açık artırmada teklif verme süresi yedi gündür. |
| bir saati | m.111/B | Uzama sürelerinin toplamı bir saati geçemez. |
| Bir saatlik | m.111/B | Bir saatlik süre Adalet Bakanlığının kararıyla kısaltılabilir, uzatılabilir veya kaldırılabilir ve bu kararlar Bakanlığın resmi internet sitesinde duyurulur. |
| iki ay | m.112 | Taşınır mallar satış talebinden nihayet iki ay içinde satılır. |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
24 karar- 2024/97 E., 2024/234 K., 25.12.2024İlgili madde: m.105
- 2012/100 E., 2013/84 K., 04.07.2013İlgili madde: m.110
- 2008/66 E., 2008/131 K., 22.07.2008İlgili madde: m.107
- Hukuk Genel Kurulu, 2024/699 E., 2025/764 K., 03.12.2025İlgili madde: m.106, m.110
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/802 E., 2025/335 K., 21.05.2025İlgili madde: m.112
- Hukuk Genel Kurulu, 2024/591 E., 2025/103 K., 05.03.2025İlgili madde: m.106, m.110
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/683 E., 2024/131 K., 28.02.2024İlgili madde: m.109
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/711 E., 2023/1126 K., 22.11.2023İlgili madde: m.106, m.110
- Ceza Genel Kurulu, 2016/494 E., 2020/94 K., 13.02.2020İlgili madde: m.106, m.110
- Ceza Genel Kurulu, 2014/346 E., 2017/242 K., 18.04.2017İlgili madde: m.106
Diğer 14 karar
- Hukuk Genel Kurulu, 2012/49 E., 2012/114 K., 29.02.2012İlgili madde: m.105
- Hukuk Genel Kurulu, 2005/100 E., 2005/119 K., 02.03.2005İlgili madde: m.105
- 2. Ceza Dairesi, 2023/25234 E., 2024/10022 K., 24.06.2024İlgili madde: m.108
- 11. Hukuk Dairesi, 2024/2012 E., 2024/2862 K., 15.04.2024İlgili madde: m.107, m.108, m.109
- 3. Hukuk Dairesi, 2023/1611 E., 2023/2416 K., 26.09.2023İlgili madde: m.105
- 2. Ceza Dairesi, 2023/11437 E., 2023/3066 K., 25.05.2023İlgili madde: m.108
- 11. Hukuk Dairesi, 2021/7778 E., 2023/1803 K., 23.03.2023İlgili madde: m.107, m.108, m.109, m.110
- 12. Hukuk Dairesi, 2022/7810 E., 2023/1306 K., 02.03.2023İlgili madde: m.105
- 12. Hukuk Dairesi, 2022/12954 E., 2023/1320 K., 02.03.2023İlgili madde: m.109
- 12. Hukuk Dairesi, 2019/12831 E., 2019/16895 K., 25.11.2019İlgili madde: m.107, m.108, m.109
- Birinci Bölüm, 2019/5680 E., 30.03.2023İlgili madde: m.108
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2025/2787 E., 2025/3021 K., 30.12.2025İlgili madde: m.106
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/1113 E., 2025/160 K., 06.02.2025İlgili madde: m.107
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/556 E., 2023/712 K., 12.10.2023İlgili madde: m.105
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 25.12.2024 (m.111/B).
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 2.4. Genel Haciz Yolu - Satış, Paraların Paylaştırılması ve Aciz Belgesi bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış