İlamların icrası
İlamların icrası, taşınmaz tahliye ve teslimi
Kısaca
İİK m.24, bir taşınırın teslimine ilişkin ilamın icra dairesine verilmesi üzerine icra emrinin düzenlenmesini, borçlunun yedi gün içinde teslim yükümlülüğünü, icra emrine uyulmamasının sonuçlarını (taşınırın zorla alınması, yoksa değerinin haciz yoluyla tahsili), taşınır değerinin tespit yöntemini ve icra mahkemesine şikayet hakkını düzenler.
Kapsam
Bu konu, İcra ve İflas Kanunu m.24–31/A hükümlerini kapsar.
- İİK m.24Taşınır teslimi
- İİK m.25/AÇocukla şahsi münasebet tesisine dair ilamin icrası
- İİK m.25/BUzman bulundurulması
- İİK m.26Borçlunun elinde ise
- İİK m.27Taşınmaz üçüncü şahıs elinde ise
- İİK m.28Taşınmaz davalarında hükümlerin tapu sicil dairesine tebliği
- İİK m.29Taşınmaz hakkındaki hükümden sonra yedin tebeddülü
- İİK m.30Bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair olan ilamlar
- İİK m.31İrtifak haklarına mütedair ilamlar
- İİK m.31/AGemilere ve bunlarla ilgili aynî haklara ilişkin ilamların icrası
Yürürlükten kaldırılmış: m.25.
İİK m.24 — Taşınır teslimi
Madde, bir taşınırın teslimine ilişkin ilamın icra dairesine verilmesi üzerine icra emrinin düzenlenmesini, borçlunun yedi gün içinde teslim yükümlülüğünü, icra emrine uyulmamasının sonuçlarını (taşınırın zorla alınması, yoksa değerinin haciz yoluyla tahsili), taşınır değerinin tespit yöntemini ve icra mahkemesine şikayet hakkını düzenler. Madde taşınır teslimi dışındaki ilamlı icra türlerine (taşınmaz tahliyesi ve teslimi, çocuk teslimi, bir şeyin yapılması veya yapılmaması) uygulanmaz. Para alacaklarının ilamlı icrası (m.32 ve devamı), taşınmaz tahliye ve tesliminin usulü (m.26-29), icra emrinin tebliği ve icranın geri bırakılması kararına ilişkin genel hükümler (m.25 ve m.27 gibi) ile iflas yoluyla takibin koşulları (m.177 ve devamı) bu maddede düzenlenmez.
Taşınır teslimi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Taşınır teslimi ilamı
- Borçluya belirli bir taşınırın alacaklıya teslimini emreden mahkeme hükmü veya kanunun ilam niteliğinde saydığı belgedir. Konusu para olmayan bir edayı içerir.
- İcra emri
- Taşınır teslimi ilamının icra dairesine verilmesinden sonra icra memurunca düzenlenip borçluya tebliğ edilen, teslimi yedi gün içinde emreden yazıdır. Emrin içeriği fıkra ikide sayılmıştır.
- Hükmolunan taşınır
- İlamda teslimi kararlaştırılan şeydir. Yedinde bulunmadığı takdirde yerine ilamda yazılı değer geçer.
- Misli
- Maddede sayılan taşınır türü olarak, ilamda belirlenen şeyin aynı cins ve nitelikte bir başkasıyla değiştirilebilen mal anlamındadır. Madde metninde yalnızca borçlunun yedinde bulunmasıyla bağlantılı olarak geçer.
- Rayiç değer
- Haciz tarihinde piyasada oluşan değerdir. İlamda değer yazılı değilse ya da ihtilaflıysa icra memurunca bu tarihe göre takdir edilir.
- Yedinde bulunma
- Taşınırın borçlunun fiilî hâkimiyetinde olmasıdır. Yedinde bulunmayan şeyde zorla alma yapılamaz, değer üzerinden tahsil yoluna geçilir.
Taşınır teslimi: hangi şartlar aranır?
- Taşınır teslimine ilişkin bir ilamın bulunması ve bu ilamın icra dairesine verilmesi gerekir.
- İcra memurunun, borçluya tebliğ edilen icra emriyle teslimi yedi gün içinde emretmesi gerekir.
- İcra emrinin, fıkra ikide sayılan unsurları (taraf adları, mahkeme, hüküm konusu, ilam tarihi ve numarası, geri bırakma kararı yolları) taşıması gerekir.
- Borçlunun süre içinde teslim yapmaması veya emri eksik yerine getirmesi gerekir.
- Hükmolunan taşınırın borçlunun yedinde bulunması gerekir; bu hâlde taşınır borçludan zorla alınıp alacaklıya verilir.
- Taşınır borçlunun yedinde değilse, ilamda yazılı değerin alınması gerekir; değer ödenmezse icra emri tebliğine gerek kalmadan haciz yoluyla tahsil yapılır.
- İcra mahkemesinden, istinaf, temyiz veya iadei muhakeme yoluyla icranın geri bırakılması kararı alınmamış olması gerekir; bu karar varsa cebri icraya devam edilmez.
Taşınır teslimi: hangi sonuçları doğurur?
- Borçlu icra emrine süresi içinde uymaz veya eksik uyarsa ve taşınır yedinde bulunuyorsa, taşınır zorla alınıp alacaklıya verilir.
- Borçlu taşınırı yedinde bulundurmuyorsa, ilamda yazılı değer haciz yoluyla tahsil edilir ve bu tahsil için ayrıca icra emri tebliği gerekmez.
- İlamda değer yazılı değil veya ihtilaflıysa, haciz tarihindeki rayiç değer icra memurunca takdir edilir.
- Hükmolunan taşınırın değeri borsa, ticaret odası ya da bilirkişi cevabına göre belirlenir.
- İlgililer, icra emrine ya da işlemlere karşı icra mahkemesine şikayet edebilir.
- İcra mahkemesi, istinaf, temyiz veya iadei muhakeme yoluyla geri bırakma kararı verilmişse cebri icraya devam edilmez.
Yedinde bulunan taşınır ile yedinde bulunmayan taşınır arasındaki fark nedir?
Taşınır borçlunun fiilî hâkimiyetindeyse, icra memuru eşyayı borçludan zorla alır ve alacaklıya verir.
Taşınır borçlunun yedinde değilse, zorla alma yapılamaz; ilamda yazılı değer haciz yoluyla tahsil edilir.
Yedinde bulunan şey aynen teslim edilir; bulunmayan şeyde para karşılığı tahsil yoluna gidilir.
İlamda değer yazılı ile yazılı değil veya ihtilaflı arasındaki fark nedir?
İlamda değer yazılıysa, o değer esas alınır.
İlamda değer yoksa ya da ihtilaflıysa, icra memuru haciz tarihindeki rayiç değeri takdir eder.
Değer tespitinde farklı ölçüt uygulanır; ihtilaflı hâlde rayiç değer esastır.
Borsa veya ticaret odası ile yerel bilirkişi arasındaki fark nedir?
Değer, borsa veya ticaret odasından sorulan cevaba göre tayin edilir.
Borsa veya ticaret odası bulunmayan yerlerde icra memurunun seçeceği bilirkişiden alınan cevap esas alınır.
Değerin tespit kaynağı yere göre değişir.
Taşınır teslimi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Yedinde bulunmayan taşınır için zorla alma yapmak; bu durumda doğrudan ilamda yazılı değerin haciz yoluyla tahsiline geçmek gerekir.
- Yedi günlük süreyi ilamın tebliğinden değil, icra emrinin tebliğinden saymak yerine ilamın kesinleşmesinden saymak; süre icra emrinin borçluya tebliğiyle başlar.
- Taşınır değerini ilamda yazılı olsa bile yeniden rayiç değerle takdir etmek; ilamda değer yazılıysa ve ihtilaflı değilse o değer esas alınır.
- İlamda değer ihtilaflı olduğu hâlde ilamdaki değeri olduğu gibi almak; bu hâlde haciz tarihindeki rayiç değer takdir edilir.
- Misli ile değişimin mümkün olmaması hâlinde hükme bu maddeye göre işlem yapılacağını yazmamak; uygulamada bu eksiklik kararı hatalı kılar.
- Borsa veya ticaret odası bulunmayan yerde değeri doğrudan alacaklı beyanına göre belirlemek; yerde icra memurunun seçeceği bilirkişiden cevap alınmalıdır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Seçimlik haklı alacaklılarda, misli taşınır ayıpsız misli ile değiştirilmesi mümkün olmadığında bu madde uyarınca işlem yapılması gerektiği, bu durumun hükme yazılması gerektiği kabul edilmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/856 E., 2025/1837 K., 05.11.2025; Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2025/435 E., 2025/1376 K., 28.10.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2020/35 E., 2021/317 K., 23.03.2021)
- Hükme, misli ile değişimin mümkün olmaması hâlinde bu maddenin dördüncü fıkrasına göre işlem yapılacağının yazılmaması, kararın hatalı sayılmasına yol açmaktadır. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/856 E., 2025/1837 K., 05.11.2025)
- Misli ile değişim fiilen mümkün değilse, bu durumun ilamda belirtilmiş olması gerektiği ve madde uyarınca değer tahsiline gidileceği kabul edilmektedir. (Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2025/435 E., 2025/1376 K., 28.10.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Taşınır teslimini isteyen alacaklı, ilamın varlığını ve icra dairesine verildiğini ispatlar; ilam örneği bu ispatın temelidir.
- Taşınırın borçlunun yedinde bulunup bulunmadığını alacaklı ileri sürer; yedinde bulunmadığını veya teslimin yapıldığını borçlu ispatlamakla yükümlüdür.
- İlamda değer yazılı değilse ya da ihtilaflıysa, rayiç değer haciz tarihinde icra memurunca takdir edilir; bu değerin tespitinde borsa, ticaret odası veya bilirkişi cevabı kullanılır.
- İlgililer icra mahkemesine şikayetle icra işlemlerine itiraz edebilir; bu yolda şikayet eden taraf işlemdeki usulsüzlüğü ispatlar.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı Kanun m.177: İcra emrinin yerine getirilmemesinin doğrudan iflas sebebi sayılması bakımından ayrı bir yol açar; bu maddenin taşınır teslimindeki zorla alma ve değer tahsili yoluyla birlikte alacaklının seçimine bağlı olarak uygulanabilir.
- 2004 sayılı Kanun m.41: İlamlı icrada haciz, satış ve paranın ödenmesi aşamalarının, ilamlı icra hükümlerine aykırı düşmediği ölçüde uygulanmasını sağlar.
İİK m.25/A — Çocukla şahsi münasebet tesisine dair ilamin icrası
Bu madde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun ilamlı icraya ilişkin bölümünde, çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilamların icra yoluna ilişkin eski bir düzenlemeyi içermekteydi; madde 24/11/2021 tarihli 7343 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle mülga edilmiştir. Madde yürürlükteyken icra emri düzenlenmesini, icra emrinin içeriğini ve borçlunun icra emrine uymaması hâlinde ilamın zorla yerine getirilmesini düzenliyordu. Madde metninde süre, sayı veya tutar bulunmamaktadır. Madde, ilamı kesinleşmiş olan ve çocukla kişisel ilişki kurulmasını düzenleyen ilamların alacaklısı ile borçlusu bakımından uygulanıyordu. Mülga olduğu için bugün bu madde uyarınca yeni bir takip başlatılamaz; maddenin kendisi çocuk teslimini düzenlemez, çocuk teslimi için ayrı bir madde (m.25/b) söz konusudur. Madde metninde tazyik hapsi ve cezai yaptırımın ayrıntısı yer almaz.
Çocukla şahsi münasebet tesisine dair ilamin icrası: hangi kavramlar bilinmeli?
- Mülga hüküm
- Yürürlükten kaldırılmış, artık yeni olaylara uygulanmayan hükümdür. Bu madde 24/11/2021 tarihinde 7343 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır.
- Çocukla kişisel ilişki kurulması hakkındaki ilam
- Velayeti verilmeyen ana veya babanın çocukla belirli yer ve zamanda görüşmesine karar veren mahkeme kararıdır. İcraya konulabilmesi için kesinleşmiş olması gerekir.
- İcra emri
- İcra dairesinin takip talebi üzerine borçluya gönderdiği ve ilamın gereğini yerine getirmesini, aksi hâlde zorla yerine getirileceğini bildiren yazıdır. Madde uyarınca içinde belirli unsurlar ve ihtar bulunması gerekirdi.
- Zorla yerine getirme
- Borçlu ilamın gereğini kendiliğinden yerine getirmediğinde icra dairesinin ilamı kendi gücüyle gerçekleştirmesidir.
Çocukla şahsi münasebet tesisine dair ilamin icrası: hangi şartlar aranır?
- Çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilamın kesinleşmiş olması gerekirdi.
- Alacaklının takip talebinde bulunarak ilamı icra dairesine vermesi gerekirdi.
- İcra dairesinin, alacaklının talebi üzerine borçluya icra emri göndermesi gerekirdi.
- İcra emrinde alacaklının ve borçlunun kimlik ve adresleri, ilamı veren mahkeme ile ilamın tarih ve numarasının yer alması gerekirdi.
- İcra emrinde borçlunun ilamda yazılı olduğu gibi diğer tarafın çocukla kişisel ilişki kurmasına engel olmaması gerektiğinin ve aksi hâlde zorla yerine getirileceğinin ihtar edilmesi gerekirdi.
- Borçlunun icra emrine uymaması hâlinde ilamın icra dairesince zorla yerine getirilmesi gerekirdi.
Çocukla şahsi münasebet tesisine dair ilamin icrası: hangi sonuçları doğurur?
- Madde yürürlükteyken, ilamın gereğine uymayan borç hakkında icra emri üzerine zorla yerine getirme uygulanırdı.
- Mülga olduğu için 24/11/2021 tarihinden sonra bu madde uyarınca yeni bir icra emri düzenlenemez.
- Çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilamın icra yolu bugün genel olarak İcra ve İflas Kanunu'nun ilgili diğer hükümlerine ve ilgili maddelere göre belirlenir.
- Mülga maddeye dayanan icra emrinin geçerliliği ve geçiş hükümlerinin uygulanması ayrı bir değerlendirme gerektirir.
- Madde mülga olduğundan emredici ya da nispi emredici niteliği bugün için uygulanmaz.
Mülga m.25/a ile yürürlükteki çocuk teslimi düzenlemesi (m.25/b) arasındaki fark nedir?
Mülga m.25/a, çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilamların icra emri ile takibini düzenliyordu.
Çocuk teslimi ve uzman katılımı ile ilgili hükümler ayrı bir madde olan m.25/b'de yer alır.
Bugün çocuk teslimine ilişkin ilamlarda m.25/a değil m.25/b esas alınır; mülga madde yeni takip dayanağı olamaz.
Çocuk teslimi ile çocukla kişisel ilişki kurulması arasındaki fark nedir?
Çocuk teslimi, velayeti verilen tarafa çocuğun fiilen teslim edilmesini konu alır.
Çocukla kişisel ilişki kurulması, velayeti olmayan tarafın çocukla belirli zamanlarda görüşmesini konu alır.
Mülga m.25/a yalnız ikinci gruptaki ilamların icra emri usulünü düzenliyordu.
İcra emrine uyma ile uymama arasındaki fark nedir?
Borçlu icra emrine uyarsa ilam kendiliğinden yerine getirilmiş olur.
Borçlu icra emrine uymazsa icra dairesi ilamı zorla yerine getirir.
Uymama hâlinde zorla yerine getirme ve ceza yaptırımı söz konusu olur.
Çocukla şahsi münasebet tesisine dair ilamin icrası: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Mülga m.25/a'yı bugün yeni bir çocukla kişisel ilişki takibinin dayanağı saymak; madde 24/11/2021 tarihinde yürürlükten kaldırılmıştır.
- Çocuk teslimi hükümlerini m.25/a'da aramak; bu konu m.25/b'de düzenlenmiştir.
- Kesinleşmeyen bir ilama dayanarak takip yapmak; kesinleşme şartı aranmalıdır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Çocukla kişisel ilişki kurulması hakkındaki ilamların zamanaşımına uğramadığı ve çocuk reşit oluncaya kadar devam ettiği kabul edilmektedir.
Nasıl ispat edilir?
- Mülga madde kapsamında icra emri talep eden alacaklı, kesinleşmiş ilamı ve takip talebini icra dairesine sunmakla yükümlüydü.
- Borçlunun icra emrine uyduğunu ya da uymadığını ispat yükü, icra dairesi önünde tartışılan fiilî duruma göre belirlenir.
- Borçlu, ilamın gereğini yerine getirdiğini belgeyle ispat etmelidir; kararın kesinleşmesi ise mahkeme kaydından anlaşılır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı Kanun m.25/b: Çocuk teslimine ilişkin ilamın icrasını ve uzman katılımını düzenler; mülga m.25/a'nın kapsadığı ayrı bir alandır.
- 2004 sayılı Kanun m.341: İcra emrine uymayan borçlunun tazyik hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin cezai yaptırımı düzenler; mülga maddede ihtar edilen yaptırımdır.
- 2004 sayılı Kanun m.343: Mahkeme kararının gereğini yerine getirmeyen borçlunun cezalandırılmasına ilişkin yaptırım hükmüdür; mülga maddede yapılan atıf bu hükme yöneliktir.
- 4721 sayılı Kanun m.182: Velayet kendisine verilmeyen tarafın çocukla kişisel ilişki kurmasına karar verilebileceğini düzenler; ilamın dayanağıdır.
- 4721 sayılı Kanun m.323: Velayeti altında bulunmayan çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkını düzenler.
- 6100 sayılı Kanun m.350: Kesinleşmeyen ilamın icraya konulamayacağına ilişkin şart; mülga m.25/a'daki kesinleşme koşulunun dayanağıdır.
İİK m.25/B — Uzman bulundurulması
İİK m.25/B, 4949 sayılı Kanunla eklenmiş, 7343 sayılı Kanunun 32. maddesiyle 24/11/2021 tarihinde mülga edilmiş bir hükümdür; bu nedenle yürürlükte uygulanabilir bir norm değildir. Madde metninde yalnızca ekleme ve mülga edilme kayıtları bulunmakta, hükmün içeriği yer almamaktadır. Madde hakkında kesin bir içerik beyanı, yalnızca madde metninden yapılabilir ve bu metin kayıt dışında bir hüküm içermemektedir. Madde, icra ve iflas hukukunda hangi konuda düzenleme getirdiğini metinde göstermemektedir. Bu nedenle maddenin kime uygulandığı, hangi işlemleri kapsadığı ve hangi konuları düzenlemediği kanun metninden tespit edilememektedir.
Uzman bulundurulması: hangi sonuçları doğurur?
- Madde 24/11/2021 tarihinde 7343 sayılı Kanunun 32. maddesiyle mülga edilmiştir; bu tarihten sonra madde hükmü uygulanmaz.
- Mülga edilmiş bir hükme dayanılarak yeni bir işlem yapılması, yürürlükteki bir kurala dayanmadığından hukuki dayanaktan yoksun kalır.
Uzman bulundurulması: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Mülga edilmiş bir hükmü yürürlükteki hüküm gibi uygulamak veya bu hükme dayanarak icra ya da iflas işlemi yapmak.
Nasıl ispat edilir?
- Madde mülga olduğundan, bir işlemin 25/B hükmüne dayandırılması halinde, dayanağın yürürlükte olduğunu ileri süren taraf, işlem tarihinin 24/11/2021'den önce olduğunu belgeyle ispatlamak zorundadır.
- Mülga tarihin tespiti için Resmî Gazete'de yayımlanan 7343 sayılı Kanun metni esas alınır; bu kayıt madde metninde yer almaktadır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 7343 sayılı Kanun m.32: 25/B maddesinin mülga edilmesine ilişkin düzenlemeyi içeren kanun maddesidir; maddenin yürürlükten kalkma tarihini belirler.
İİK m.26 — Borçlunun elinde ise
İcra ve İflas Kanunu'nun 26. maddesi, tahliye ve teslim borcunu içeren bir ilamın icrasında, taşınmazın borçlunun elinde bulunduğu hâlde icra emri, emrin zorla yerine getirilmesi, haksız yeniden girişte zorla çıkarma ve taşınmazdaki ilam dışı eşyanın akıbeti hükümlerini düzenler. Hüküm, taşınmazı borçlu işgal ettiğinde ve icra dairesi aracılığıyla yapılan ilamlı icrada uygulanır; ilamın kesinleşme zorunluluğu, icra emrinin düzenlenmesi ve tebliği gibi genel hükümler bu maddenin kapsamında değildir. Taşınmazın üçüncü bir kişinin elinde bulunması hâli düzenlemez (m.27-29). Taşınmaz üzerindeki aynî hakka dayanan ilamların kesinleşmeden icraya konulamayacağı kuralı düzenlemez (HMK m.367). Taşınmazda bulunan ve ilamda adı geçmeyen üçüncü kişinin itirazları ve şikâyet yolu bu maddede yer almaz (m.27-29 ve m.16). İlamlı icranın genel hükümleri ile icra emri içeriği m.24 ve m.25 kapsamındadır.
Borçlunun elinde ise: hangi kavramlar bilinmeli?
- Tahliye ve teslim ilamı
- Bir taşınmazın borçlu tarafından boşaltılıp alacaklıya verilmesini hükme bağlayan mahkeme kararıdır. Mülkiyet ya da başka bir aynî hakka dayanan ilamlar ile kişisel hakka dayanan ilamlar bu maddenin kapsamına girer, ancak kesinleşme koşulu bakımından farklı rejimlere tabidir.
- Taşınmazın borçlunun elinde bulunması
- Taşınmazı fiilen borçlunun işgal etmesi hâlidir. Bu madde, yalnızca bu durumda icra müdürünün doğrudan zorla icra yetkisini düzenler; taşınmaz üçüncü kişinin elindeyse uygulanmaz.
- Zorla icra
- Borçlunun icra emrine uymaması hâlinde ilam hükmünün icra dairesi tarafından borçluya karşı cebren yerine getirilmesidir. Borçlunun rızası aranmaz; icra memuru tahliyeyi ve teslimi fiilen gerçekleştirir.
- Haklı sebep
- Alacaklıya teslim edilmiş taşınmaza yeniden girmenin hukuka uygun sayılabilmesi için gereken, ilamın icrasından bağımsız meşru gerekçedir. Haklı sebebin bulunup bulunmadığı, yeniden girişin ayrıca cezalandırılmasını ve zorla çıkarılmasını belirler.
- İlam dışı eşya
- Taşınmazın içinde bulunup ilamın konusunu oluşturmayan, tahliye sırasında çıkarılması gereken taşınır mallardır. Bunların teslimi ve saklanması ayrı bir usulle yürütülür.
- Emin yer ve yedinde hıfzetme
- İlam dışı eşyanın borçluya teslim edilemediği hâllerde, masrafın peşin alınmasından sonra eşyanın güvenli bir yerde ya da alacaklının yedinde saklanmasıdır. Masraf borçluya ileride ödetilir.
Borçlunun elinde ise: hangi şartlar aranır?
- Taşınmaz üzerinde tahliye ve teslim hükmü içeren bir ilamın bulunması ve bu ilamın icra dairesine verilerek takip talebinde bulunulması gerekir.
- Taşınmazın fiilen borçlunun işgali altında bulunması gerekir; taşınmaz üçüncü kişinin elindeyse bu madde uygulanmaz.
- İcra müdürünün, takip talebi üzerine m.24'te öngörülen şekilde borçluya icra emri tebliğ etmesi gerekir.
- Borçlunun, icra emri tebliğinden itibaren yedi gün içinde taşınmazı tahliye edip teslim etmesi gerekir; bu süre içinde yerine getirilmeyen emir zorla icraya konu olur.
- Borçlunun emri tutmaması hâlinde ilam hükmü zorla icra olunur; bunun için ayrıca bir mahkeme kararı aranmaz.
- Alacaklıya teslim edilmiş taşınmaza haklı bir sebep olmaksızın yeniden giren borçlunun, ayrıca hükme gerek kalmadan zorla çıkarılması için taşınmazın alacaklıya teslim edilmiş olması ve yeniden girişin haklı sebebe dayanmaması gerekir.
- Taşınmazda ilamda yer almayan eşya bulunuyorsa bu eşyanın çıkarılıp borçluya, bulunmazsa vekiline, aile halkından veya müstahdeminden reşit bir kimseye teslim edilmesi gerekir.
Borçlunun elinde ise: hangi sonuçları doğurur?
- Borçlu yedi gün içinde taşınmazı tahliye edip teslim ederse ilamlı icra takibi sonuçlanır.
- Borçlu icra emrine uymaz ve taşınmazı işgal etmeye devam ederse ilamın hükmü zorla icra olunur.
- Alacaklıya teslim edilen taşınmaza haklı bir sebep olmaksızın yeniden giren borçlu, ayrıca hükme gerek kalmadan zorla çıkarılır.
- Haklı bir sebep varsa yeniden giriş bu maddedeki zorla çıkarma sonucunu doğurmaz.
- Taşınmazdaki ilam dışı eşya borçluya, vekiline veya uygun bir kişiye teslim edilir; bunların hiçbiri bulunmazsa eşya saklanır.
- Borçlu eşyayı almaz ve masrafı ödemezse icra müdürü icra mahkemesi kararıyla eşyayı satabilir.
- Satıştan artan para borçlunun adına Adalet Bakanlığınca belirlenen bankalardan birine yatırılır.
- Madde, taşınmazın üçüncü kişinin elinde bulunduğu hâlde uygulanmaz ve o hâlde m.27-29 hükümleri gerekir.
Borçlunun taşınmaz içinde ilamla birlikte işgal etmesi ile borçlunun yeniden girmesi arasındaki fark nedir?
Borçlu taşınmazı işgal etmekte iken icra emrine uymaz. Bu durumda ilamın hükmü zorla icra olunur.
Taşınmaz alacaklıya teslim edildikten sonra borçlu haklı bir sebep olmaksızın yeniden girer.
İlk durumda icra emrinin tutulmaması zorla icra gerektirir; ikinci durumda ayrıca hüküm aranmadan zorla çıkarma yapılır ve ayrıca cezai yaptırım doğar.
Yedi günlük süre ile ilam dışı eşyanın beş veya otuz günlük süresi arasındaki fark nedir?
Taşınmazın tahliye ve tesliminde borçluya icra emri tebliğinden itibaren yedi gün tanınır.
İlam dışı eşyanın borçlu tarafından alınması için hemen yapılacak tebligattan itibaren, eşyanın bulunduğu yerde beş, değilse otuz gün tanınır.
Taşınmazın kendisi için yedi gün, eşya için beş veya otuz gün geçerlidir; eşya süresi bulunduğu yere göre belirlenir.
Eşyanın borçluya teslimi ile eşyanın emin yerde saklanması arasındaki fark nedir?
İlam dışı eşya öncelikle borçluya ya da onun vekiline, aile halkından veya müstahdeminden reşit bir kimseye teslim edilir.
Bu kişilerden hiçbiri bulunmazsa eşya alacaklıdan peşin masraf alınarak emin yerde veya alacaklının yedinde saklanır.
Saklama yolu yalnızca birincil teslimin imkânsız olduğu hâlde işler; masraf sonradan borçludan tahsil edilir.
Borçlunun eşyayı almaktan kaçınması ile icra müdürünün satış yetkisi arasındaki fark nedir?
Borçlu süresi içinde eşyayı almaz veya masrafı ödemezse, icra müdürü icra mahkemesinin kararıyla eşyayı satabilir.
Satış için borçlunun kaçınması ya da lüzum görülmesi aranır; her hâlde satış icra mahkemesi kararına bağlıdır.
Satış bedelinden masraf karşılanır; artan para borçlunun adına Adalet Bakanlığınca belirlenen bankalardan birine yatırılır.
Borçlunun elinde ise: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Taşınmazın üçüncü kişinin elinde bulunduğu hâlde bu maddeyi uygulamak; bu durumda m.27-29 hükümleri gerekir.
- Yedi günlük süreyi, taşınmazın niteliğine göre icra müdürünün takdiri ile uzatılabilir saymak; madde metninde sabit yedi gün öngörülmüştür.
- İlam dışı eşya için yedi günlük süreyi uygulamak; eşya için bulunduğu yere göre beş veya otuz gün öngörülmüştür.
- Yeniden girişte her zaman yeni bir mahkeme hükmü aramak; haklı sebep yoksa hüküm gerekmeden zorla çıkarma yapılır.
- Haklı sebebin bulunup bulunmadığını ayrıca değerlendirmeden zorla çıkarmaya geçmek.
- İlam dışı eşyanın satışını icra müdürünün kendi kararıyla yapmak; satış için icra mahkemesinin kararı gerekir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Taşınmazın tahliye ve teslimine ilişkin ilamın kesinleşmesi gerekmez; ancak mülkiyet veya aynî hakka dayanan ilamlar kesinleşmeden icraya konulamaz. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/692 E., 2023/264 K., 29.03.2023)
- İlamların icrasına ilişkin hükümlerin (m.24-41) uygulanmasına aykırılıklar icra hukuk mahkemesine şikâyet yoluyla incelenir. (Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/507 E., 2024/737 K., 13.12.2024; 11. Hukuk Dairesi, 2023/2061 E., 2024/4684 K., 05.06.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Taşınmazın tahliye ve teslimini talep eden alacaklı, tahliye ve teslim hükmü içeren kesinleşmiş ya da icraya konulabilir nitelikteki ilamı ve borçlunun taşınmazı işgal ettiğini icra dairesine sunmakla ispat yükü altındadır.
- Borçlunun icra emrinin tebliğ edildiği, tebligat belgesiyle ispatlanır; tebliğin usulsüzlüğü borçlu tarafından ileri sürülebilir.
- Borçlunun yedi gün içinde taşınmazı tahliye ettiğini veya icranın geri bırakılması kararı aldığını ileri sürmesi hâlinde bunu belgeyle ispatlaması gerekir.
- Haklı sebebe dayanarak yeniden giren borçlu bu sebebi ispatlamakla yükümlüdür; haklı sebep yokluğunu ise alacaklı ileri sürer.
- Taşınmazda ilam dışı eşyanın bulunup bulunmadığı ve teslim edilip edilmediği, icra memurunun tutanağı ile belgelenir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı Kanun m.24: İcra emrinin düzenlenmesi ve tebliği şeklini belirler; bu maddedeki yedi günlük sürenin başlangıcı bu tebligata bağlıdır.
- 2004 sayılı Kanun m.27: Taşınmazın üçüncü kişinin elinde bulunması hâlini düzenler; bu madde ile sınırı çizilir.
- 2004 sayılı Kanun m.31: İlamlı icranın istisnalarından olan taşınmaz ilamlarını ve icra müdürünün yetkilerini düzenler; m.26 hükümlerinin uygulanış biçimini tamamlar.
- 2004 sayılı Kanun m.36: Borçlunun icranın geri bırakılması kararı alması hâlinde icranın durdurulmasına ilişkin teminat ve süreleri düzenler.
- 2004 sayılı Kanun m.342: Haksız yeniden girişin icra mahkemesince cezalandırılmasının dayanağıdır; bu madde yalnızca zorla çıkarmayı düzenler.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.290: Alacaklıya teslim edilmiş taşınmaza haklı sebep olmadan yeniden girmenin suç olarak cezalandırılmasını düzenler.
İİK m.27 — Taşınmaz üçüncü şahıs elinde ise
İİK m.27, taşınmazın tahliye ve teslimine ilişkin ilamın icrası sırasında taşınmazın borçlu dışında üçüncü bir kişinin elinde bulunması halinde alacaklının hangi haklara sahip olacağını düzenler. Düzenlediği konular; davadan sonra ve hükümden önce tapuya tescil edilmiş bir akde dayanarak işgal eden üçüncü kişiye karşı alacaklının hakları, bu yolun seçilmemesi halinde borçluya karşı tazminat davası açma imkânı ve suiniyetli üçüncü kişiler bakımından genel hükümlerin saklı tutulmasıdır. Kural, taşınmazın üçüncü kişi tarafından davadan sonra ve hükümden önce edinilmesi durumuna uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: davadan önce ayni hak sahibi olan üçüncü kişinin tahliyesi ve hükmün tapu siciline şerhi sonrası el değiştirmeler (m.28, m.29), tahliye ilamının icrasına ilişkin genel usul ve borçlunun taşınmazdan çıkarılması (m.26), kiracı gibi şahsi hak iddiasında bulunan üçüncü kişilerin İİK m.276 kapsamındaki tahliye usulü ve davadan önce ayni hak sahibi olan üçüncü kişiye ilişkin hükümler.
Taşınmaz üçüncü şahıs elinde ise: hangi kavramlar bilinmeli?
- Üçüncü kişi
- Tahliye ilamında borçlu sıfatı taşımayan, taşınmazı davadan sonra ve hükümden önce tapuya tescil edilmiş bir akde dayanarak işgal eden kişidir. Kişinin davaya taraf olmaması ve ilamın kesin hüküm etkisinin ona uzanmaması bu kavramın sınırını belirler.
- Tapuya tescil edilmiş akit
- Üçüncü kişinin taşınmaz üzerindeki hakkının dayanağı olan ve tapu siciline kaydedilmiş hukuki işlemdir. Maddenin koruma kapsamı yalnızca tescil edilmiş bir akde dayanan işgalle sınırlıdır; tescilsiz bir ilişki bu kapsamda değerlendirilmez.
- Suiniyet
- Üçüncü kişinin taşınmazı edinirken kötü niyetli olması, yani alacaklının veya borçlunun hakkını bildiği ya da bilmesi gerektiği hâldir. Kötü niyet sahibi kişiye karşı maddedeki koruma sağlanmaz ve genel hükümler uygulanır.
- Alacaklının borçluya karşı malik olduğu haklar
- Alacaklının, borçlunun üçüncü kişiye karşı sahip olduğu mülkiyet ve diğer ayni haklardan yararlanmasıdır. Bu haklar borçlunun üçüncü kişiye karşı taşıdığı hukuki durumla sınırlıdır ve alacaklıya ancak bu ölçüde geçer.
- Tazminat davası
- Alacaklının, üçüncü kişiye karşı yukarıdaki hakları kullanmak yerine borçluya karşı açabileceği dava türüdür. Bu yolun seçilmesi alacaklının iradesine bağlıdır ve tazminatın niteliği maddede ayrıca belirlenmemiştir.
Taşınmaz üçüncü şahıs elinde ise: hangi şartlar aranır?
- Taşınmazın tahliye ve teslimine ilişkin bir ilamın icrası sırasında taşınmazın borçlu dışında üçüncü bir kişinin elinde bulunması gerekir.
- Üçüncü kişinin taşınmazı işgal hakkının dayanağı tapuya tescil edilmiş bir akit olmalıdır.
- Taşınmaza ilişkin davanın açılmasından sonra ve hükümden önce bu akit ile işgal başlamış olmalıdır.
- Üçüncü kişinin suiniyetli olmaması gerekir; suiniyetli üçüncü kişiye karşı maddedeki koruma sağlanmaz ve umumi hükümler saklıdır.
- Alacaklının bu yolu seçmesi halinde, borçlunun taşınmazı iktisap eden üçüncü kişiye karşı sahip olduğu haklara sahip olunur; seçmemesi hâlinde borçluya karşı tazminat davası açılabilir.
Taşınmaz üçüncü şahıs elinde ise: hangi sonuçları doğurur?
- Alacaklı, borçlunun üçüncü kişiye karşı malik olduğu hakları kullanabilir; bu durumda taşınmazı üçüncü kişiden zorla alma konusunda borçlunun konumuna girer.
- Alacaklı bu yolu kullanmak istemezse borçluya karşı tazminat davası açabilir.
- Suiniyetli üçüncü kişiye karşı genel hükümler saklı kalır; bu kişiye karşı m.27'deki kolaylık uygulanmaz.
- Üçüncü kişi tapuya tescil edilmiş bir akde dayanmıyorsa, örneğin yalnızca şahsi bir hak iddia ediyorsa, m.27 uygulanmaz ve kişi borçlu gibi tahliye edilebilir.
- Maddenin hükmü emredici niteliktedir; alacaklının seçimine bağlı yolları düzenlediğinden seçim hakkı alacaklıya tanınmıştır.
- Davadan önce ayni hak sahibi olan üçüncü kişi hakkında m.27 değil m.28-29 uygulanacağından, bu kişiye karşı m.27 yolu açılmaz.
Davadan sonra-hükümden önce tescilli akit ile davadan önce ayni hak arasındaki fark nedir?
Davadan sonra ve hükümden önce tapuya tescil edilmiş bir akde dayanarak işgal eden üçüncü kişi için m.27 uygulanır.
Davadan önce taşınmaz üzerinde ayni hak sahibi olan ve taşınmazı kullanan üçüncü kişi, m.27 kapsamında değildir.
Davadan önce ayni hak sahibi olan üçüncü kişi hakkında m.27 yerine m.28 ve m.29 hükümleri ve ayrı bir tahliye mekanizması uygulanır.
Alacaklının borçlunun haklarına girmesi ile borçluya tazminat davası arasındaki fark nedir?
Alacaklı, borçlunun üçüncü kişiye karşı sahip olduğu hakları kullanabilir (örneğin satış bedeli alacağını üçüncü kişiden isteyebilir).
Alacaklı, bu yolu seçmeyip borçluya karşı tazminat davası açabilir.
İki yol arasında seçim alacaklının takdirindedir; biri seçildiğinde diğerinin kullanılıp kullanılmayacağı maddede ayrıca düzenlenmemiştir.
İyiniyetli ile suiniyetli üçüncü kişi arasındaki fark nedir?
İyiniyetli üçüncü kişi, maddedeki hukuki durumdan yararlanır ve m.27 yoluyla ona karşı hakları kullanılır.
Suiniyetli üçüncü kişi, maddenin koruma kapsamı dışındadır.
Suiniyetli üçüncü kişiye karşı genel hükümlere dayanılarak haklar ileri sürülebilir.
Taşınmaz üçüncü şahıs elinde ise: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Üçüncü kişinin tescilli akde dayanıp dayanmadığını ve davanın açılış tarihine göre işgalin ne zaman başladığını incelemeden m.27'yi doğrudan uygulamak.
- Davadan önce ayni hak sahibi olan üçüncü kişiyi m.27 kapsamına almak; bu kişi için m.28-29 yolu izlenmelidir.
- Şahsi hak iddiasında bulunan kiracıyı m.27 kapsamında değerlendirip tapu kaydı aramak; bu kişi için m.276 usulü uygulanır.
- Alacaklının seçimlik yollardan birini kullandıktan sonra diğerini de kullanabileceğini varsaymak; seçim hakkı tek yönlü değerlendirilmelidir.
- Suiniyet değerlendirmesini yapmadan üçüncü kişiye karşı doğrudan m.27 haklarını ileri sürmek; suiniyetli kişiye karşı genel hükümler saklıdır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Tahliye ilamlarının icrası İİK'nın 24-41. maddeleri arasında düzenlenmiş olup bu hükümlere aykırı uygulamaların şikâyet yoluyla icra hukuk mahkemesinde incelenmesi esas kabul edilmektedir. (Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/507 E., 2024/737 K., 13.12.2024; 11. Hukuk Dairesi, 2023/2061 E., 2024/4684 K., 05.06.2024)
- İlamların icrasına ilişkin hükümlerin uygulanmasında mahkemeler, kanun hükmünün kapsamını şikâyet yolu ile denetlemektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/692 E., 2023/264 K., 29.03.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Tahliye ve teslimi isteyen alacaklı, taşınmazın üçüncü kişinin elinde bulunduğunu ve bu kişinin işgal dayanağının davadan sonra ve hükümden önce tescil edilmiş bir akit olduğunu ortaya koymakla yükümlüdür.
- Üçüncü kişinin işgalinin tescilli bir akde dayandığı tapu sicil kaydı ile ispatlanır; alacaklı bu kaydın davadan sonraki tarihli olduğunu ileri sürerek m.27 yolunu seçebilir.
- Üçüncü kişinin suiniyetli olduğunu iddia eden alacaklı, bu iddiasını edinme sırasındaki bilgi durumunu gösteren delillerle ispatlamakla yükümlüdür.
- Üçüncü kişi, işgalinin davadan önceki bir ayni haka dayandığını ileri sürerse bu iddiasını tapu kaydı veya zilyetlik belgeleri ile ispatlamak zorundadır; bu durumda m.27 değil m.28-29 uygulanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı Kanun m.28: Davadan önce ayni hak sahibi olan üçüncü kişi ile hükmün tapu siciline şerhini düzenler; m.27 ile ayrım bu noktada yapılır.
- 2004 sayılı Kanun m.29: Hükümden sonra taşınmazı ele geçiren üçüncü kişinin tahliyesi ve tapu kaydına dayanan iddialarında yedi günlük dava süresini düzenler.
- 2004 sayılı Kanun m.26: Taşınmazın tahliyesi ve teslimine ilişkin genel usulü belirler; m.27 bu genel usulün üçüncü kişi hâlindeki istisnasını oluşturur.
- 2004 sayılı Kanun m.276: Kiracı gibi şahsi hak iddiasında bulunan üçüncü kişilere ilişkin tahliye usulünü düzenler; m.27 kapsamı dışında kalan şahsi hak iddiası bu madde ile çözülür.
İİK m.28 — Taşınmaz davalarında hükümlerin tapu sicil dairesine tebliği
İcra ve İflas Kanunu'nun 28. maddesi, taşınmaz davalarında davacı lehine verilen hükmün tapu sicil dairesine bildirilmesini ve bu bildirim üzerine taşınmaz kaydına şerh verilmesini düzenler; hükmün sonradan davacı aleyhine kesinleşmesi halinde yapılacak bildirimi de kapsar. Kurala göre hüküm, davacı lehine verildiğinde mahkeme davacının talebi aranmaksızın hükmün tefhimiyle birlikte hulasasını tapu sicil dairesine gönderir. Madde, taşınmaz davasında taraf olan davacı ile davalı ve bu davanın konusu taşınmaz bakımından uygulanır. Madde, taşınmazın tahliye ve teslimini (m.26 vd.), hükmün üçüncü kişiye karşı icrasını (m.29), tapu siciline şerhin hükümlerini ve tasarrufun iptali davalarındaki davalıdır şerhini düzenlemez; bunlar sırasıyla İcra ve İflas Kanunu m.29, m.26 vd. ve Türk Medeni Kanunu m.1010 kapsamındadır.
Taşınmaz davalarında hükümlerin tapu sicil dairesine tebliği: hangi kavramlar bilinmeli?
- Hulasa (özet)
- Hükmün tapu sicil dairesinin şerh işlemi için gereken temel unsurlarını içeren özetidir. Tam hüküm yerine bu özetin bildirilmesi yeterlidir.
- Tefhim
- Hükmün taraflara duruşmada veya usulüne uygun biçimde açıklanmasıdır. Bildirim, hükmün tefhimiyle birlikte yapılır; tefhim anı bildirimin zamanını belirler.
- Şerh
- Taşınmaz kaydına, hükmün varlığını ve taşınmazın üzerindeki sınırlamayı gösteren notun düşülmesidir. Şerh, Türk Medeni Kanunu m.1010 ikinci fıkrasına tabidir; bu nedenle şerhli taşınmazda sonraki tasarruflar hükme karşı ileri sürülemez.
- Taşınmaz davası
- Taşınmaz üzerindeki bir hakkın varlığı, kapsamı, tescili veya tahliyesine ilişkin dava olarak anlaşılır; madde metni bu davalar için hüküm kurulmasını öngörür.
- Kesinleşme
- Hükmün olağan kanun yollarıyla değiştirilemez hale gelmesidir. Kesinleşen hüküm aleyhine çıkmışsa mahkemenin ikinci bir bildirim yapması gerekir.
Taşınmaz davalarında hükümlerin tapu sicil dairesine tebliği: hangi şartlar aranır?
- Taşınmaz davasında davacının lehine hüküm verilmiş olması gerekir.
- Hükmün tefhimi yapılmış olmalıdır; bildirim tefhimle birlikte yapılır.
- Bildirim için davacının ayrıca talepte bulunmasına gerek yoktur; mahkeme kendiliğinden hareket eder.
- Hulasanın tapu sicil dairesine gönderilmesi gerekir ve ilgili daire hükmolunan taşınmazın kaydına şerh verir.
- Aleyhe kesinleşme halinde mahkemenin derhal hükmün özetini tapu sicil dairesine bildirmesi gerekir.
Taşınmaz davalarında hükümlerin tapu sicil dairesine tebliği: hangi sonuçları doğurur?
- Şerhten sonra borçlunun tasarruf hakkı sınırlanmış olur ve sonraki el değiştirmeler icra işlemlerine etki etmez.
- Hükmün tefhiminden önce veya tapu siciline şerhten önce yapılan el değiştirmeler icra işlemlerine etki etmez, ancak şerhten önce taşınmazın iyiniyetle iktisap edilmesi mümkündür.
- Karar ileride davacı aleyhine kesinleşirse mahkemenin derhal yeni bildirimi üzerine kesinleşen hükmün özeti tapu siciline bildirilir.
- Bildirim yapılmazsa veya şerh verilmezse hükmün tapu siciline yansıması sağlanamaz; bu durumda hüküm ancak diğer yollarla icraya konu olabilir.
Davacı lehine hüküm ile davacı aleyhine kesinleşme arasındaki fark nedir?
Davacı lehine hüküm verildiğinde mahkeme hükmün tefhimiyle birlikte özeti bildirir ve bunun için talep aranmaz.
Karar ileride davacı aleyhine kesinleşirse mahkeme bu hükmün özetini de derhal tapu sicil dairesine bildirir.
İlk bildirim şerh verilmesini sağlar; ikinci bildirim, şerhin sonuçlarının kaldırılmasına yönelik olarak tapu kaydına yansıtılır.
Taşınmaz davalarında hükümlerin tapu sicil dairesine tebliği: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Bildirim için davacının ayrıca talepte bulunması gerektiğini sanmak; madde metni mahkemenin talebe gerek kalmaksızın kendiliğinden bildirimde bulunmasını öngörür.
- Tefhimden önce veya kesinleşmeden önce bildirim yapılabileceğini varsaymak; bildirim tefhimle birlikte yapılır ve hükmün aleyhe kesinleşmesi ayrı bir bildirim gerektirir.
- Şerhin etkisini hükmün tamamının tapu siciline yazılması sanmak; tapu siciline yalnız hulasa bildirilir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Hükmün tapu siciline bildirilmesinin uygulamada taşınmazın haciz ve satışına yönelik kayıt bilgisi sağlamak için önemli olduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2013/1352 E., 2015/874 K., 25.02.2015)
Nasıl ispat edilir?
- Davacı lehine verilen hükmün ve bu hükmün tapu sicil dairesine bildirildiğinin ispatı için mahkeme kaydı ve tapu sicil kaydındaki şerh belgesi kullanılır; şerhin varlığını kayıt belirler.
- Hükmün aleyhe kesinleşmesi halinde kesinleşme şerhi ve yeni bildirim yazısı ile yeni durum ispatlanır.
- Üçüncü kişinin şerhten önce iyiniyetle edindiğini iddia etmesi halinde iyiniyet iddiasını ileri süren kişi bunu ispatlamakla yükümlüdür; şerhin tarihi tapu kaydından çıkar.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.26: Taşınmazın tahliye ve teslimine ilişkin icra emri ve zorla icra hükümlerini düzenler; m.28 bildirim ve şerh sonrasında bu hükümler uygulanır.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.29: Şerhten sonra taşınmazı elde eden üçüncü kişiye karşı hükmün icrasını düzenler; m.28'deki şerhin etkisini tamamlar.
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.1010: Şerhin hukuki niteliğini belirler; m.28 bildirilen şerhin m.1010 ikinci fıkrası hükmüne tabi olduğunu açıkça söyler.
İİK m.29 — Taşınmaz hakkındaki hükümden sonra yedin tebeddülü
Madde, ilamlı icrada taşınmazın tapu siciline şerh verilmiş bir hüküm uyarınca teslim veya tahliye edilmesi sırasında, hükmün tapu siciline bildirilmesinden sonraki el değiştirmelerin icra işlemlerine etkisini ve taşınmazı borçludan almamış, doğrudan işgal eden üçüncü kişinin dava açması için tanınan mühleti düzenler. Madde, hükmün kimin elinde bulunan taşınmazdan alınıp alacaklıya teslim edileceğini de belirler. Madde, borçlunun elindeki taşınmaz için icra emri ve teslim süresini düzenlemez; bu konu m.23 ve m.24 kapsamındadır. Madde, tapu siciline şerh verilmesi ve hükmün özetinin bildirilmesi işlemlerini düzenlemez; bunlar 2004 sayılı Kanun'un m.28 hükmüne ve TMK m.1010'a aittir. Madde, kira ilişkisine dayanan kişisel hak iddialarında ayrı bir yol öngörmez; bu iddialar aynî hak iddiası kapsamında değerlendirilmez. Madde, davanın açılmasından sonra ve hükümden önceki dönemde üçüncü kişinin tahliyesini düzenleyen m.27 hükmünü kapsamaz.
Taşınmaz hakkındaki hükümden sonra yedin tebeddülü: hangi kavramlar bilinmeli?
- Tapu sicili şerhi
- Taşınmaz hakkındaki davada davacının lehine verilen hükmün özetinin tapu sicil dairesine bildirilmesiyle taşınmaz kaydına konulan şerhtir. Şerhten sonraki el değiştirmeler hükmün icrasına etki etmez.
- Doğrudan işgal
- Üçüncü kişinin taşınmazı borçludan teslim almadan, kendi hakkına dayanarak fiilen kullanmasıdır. Madde bu durumda üçüncü kişiye dava açma mühleti tanır; borçludan devralma halinde mühlet hakkı doğmaz.
- İcranın geri bırakılması
- Mahkemece verilen ve takibin devamını durduran karardır. Üçüncü kişinin dava açması hâlinde icra bu yolla geri bırakılır.
Taşınmaz hakkındaki hükümden sonra yedin tebeddülü: hangi şartlar aranır?
- Hükmün tapu sicil dairesine bildirilmiş ve taşınmaz kaydına şerh verilmiş olması gerekir.
- Taşınmazı elinde bulunduran kişinin üçüncü kişi olması ve bu kişinin taşınmazı borçludan teslim almamış olması gerekir.
- Üçüncü kişinin taşınmazı doğrudan işgal ettiğini bildiren bir tapu sicili kaydı göstermesi gerekir.
- Üçüncü kişi bu kaydı gösterdiğinde icra müdürünün mahkemeye başvurarak dava açması için yedi günlük mühlet vermesi gerekir.
- Mühlet içinde dava açılmışsa icranın geri bırakılması sonucu doğar; açılmamışsa şartların eksik kalmasıyla icra sürdürülür.
Taşınmaz hakkındaki hükümden sonra yedin tebeddülü: hangi sonuçları doğurur?
- Hüküm tapu sicil dairesine bildirildikten sonra yapılan tebeddüller icra muamelelerine etki etmez.
- Hükümde gösterilen taşınmaz kimin elindeyse ondan alınıp alacaklıya teslim edilir.
- Taşınmazı doğrudan işgal eden üçüncü kişi tapu sicili kaydını gösterirse, icra müdürü ona yedi gün içinde dava açması için mühlet verir.
- Mühlet içinde dava açılırsa icra geri bırakılır.
- Mühlet içinde dava açılmazsa üçüncü kişi zorla tahliye edilir ve taşınmaz teslim ettirilir.
- Üçüncü kişi taşınmazı borçludan teslim almış ise bu mühlet tanınmaz; hüküm doğrudan uygulanır.
Borçludan devralan üçüncü kişi ile doğrudan işgal eden üçüncü kişi arasındaki fark nedir?
Taşınmazı borçludan teslim alan üçüncü kişinin elindeki taşınmaza hüküm doğrudan uygulanır; madde metninde mühlet öngörülmez.
Taşınmazı borçludan almadan doğrudan işgal eden üçüncü kişi, tapu sicili kaydını göstermesi hâlinde ayrı bir koruma yolundan yararlanır.
Yalnız doğrudan işgal eden üçüncü kişiye yedi gün dava açma mühleti verilir ve dava açılırsa icra geri bırakılır.
Hükümden önceki ve sonraki el değiştirmeler: fark nedir?
Hükmün tapu siciline bildirilmesinden sonraki tasarruf ve devirler icra işlemlerine etki etmez.
Hükümden sonra ancak tapu siciline şerhten önce yapılan devirler, bu maddenin kapsamına girmez ve iyiniyetli iktisap konusu olabilir.
Şerhten sonra kimin elinde bulunursa bulunsun taşınmaz, hükümde gösterildiği şekilde alınıp alacaklıya teslim edilir.
Taşınmaz hakkındaki hükümden sonra yedin tebeddülü: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Üçüncü kişinin borçludan teslim aldığı hâlde de yedi günlük mühlet tanımak; mühlet yalnız doğrudan işgal iddiası ve tapu kaydı varsa verilir.
- Kira ilişkisine dayanan şahsi hak iddiasını aynî hak iddiası gibi değerlendirmek ve bu kişiye mühlet vermek.
- Mühleti tebliğ tarihinden değil, kaydın gösterilmesinden veya mühletin verilmesinden başlatmamak gerekirken yanlış başlangıç almak.
- Mühlet içinde dava açılmasını icranın kendiliğinden durması sanmak; icranın geri bırakılması için dava açılmasının icra dosyasına bildirilmesi gerekir.
- Şerhten sonraki tebeddülleri icra işlemine etkili saymak; bu tebeddüller icra muamelesine etki etmez.
- m.29 metnindeki yedi günü ders anlatımındaki ayrı bir süreyle karıştırmak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Kararlar, taşınmaz tahliyesi ve teslimine ilişkin uyuşmazlıkların İcra Hukuk Mahkemesinde şikâyet yoluyla incelendiğini kabul etmektedir. (Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/507 E., 2024/737 K., 13.12.2024; 11. Hukuk Dairesi, 2023/2061 E., 2024/4684 K., 05.06.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Üçüncü kişinin taşınmazı borçludan teslim almadığını ve doğrudan işgal ettiğini ileri sürmesi gerekir; bu iddiayı ispatla yükümlü olan üçüncü kişidir.
- Üçüncü kişi, iddiasını bildiren bir tapu sicili kaydıyla ispatlamalıdır; madde bu kaydın gösterilmesini şart koşar.
- Alacaklı, üçüncü kişinin taşınmazı borçludan devraldığını ileri sürerse bu iddiayı ispatla yükümlüdür ve bu hâlde mühlet tanınmaz.
- Dava açıldığını gösteren belge, icranın geri bırakılması için icra dosyasına sunulmalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı Kanun m.27: Davanın açılmasından sonra ve hükümden önce ayni hak iddiasıyla taşınmazda bulunan üçüncü kişinin durumunu düzenler; m.29'un uygulanacağı dönemden ayrı bir ayrımdır.
- 2004 sayılı Kanun m.28: Hükmün özetinin tapu sicil dairesine bildirilmesini ve sonradan kesinleşen aleyhe hükmün bildirilmesini düzenler; m.29'daki tebeddül hükmünün dayanağıdır.
- 2004 sayılı Kanun m.23: Taşınmazın tahliye ve tesliminde icra emri ve yedi günlük teslim süresini düzenler; m.29 bu emrin üçüncü kişiye karşı uygulanmasında devreye girer.
- 2004 sayılı Kanun m.24: Taşınmaz tahliyesi ve teslimi bakımından icra emrinin gönderilmesi ve tebliğine ilişkin hükümlerle birlikte işler.
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.1010: Hükmün tapu siciline şerh verilmesinin hukuki niteliğini belirler; m.29'daki şerhten sonraki tebeddüllerin etkisiz olmasının dayanağıdır.
İİK m.30 — Bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair olan ilamlar
İİK m.30, bir işin yapılmasına veya yapılmamasına ilişkin ilamların icra dairesi eliyle zorla yerine getirilmesinin usulünü düzenler. Düzenlenen konular; icra emrinin içeriği, borçlunun işe başlama ve bitirme süresinin belirlenmesi, başka bir kişi tarafından yapılabilecek işlerde masrafın bilirkişiyle takdiri ve haciz yoluyla işin yaptırılması, yalnız borçlu tarafından yapılabilecek işlerde cezai yaptırım ve yapmama ilamlarında uygulanacak emir ile ilamın yeniden zorla icrası hükmüdür. Madde, ilamın bir işin yapılmasına veya yapılmamasına ilişkin olduğu icra takiplerinde uygulanır ve parayla ödenecek tazminat veya para alacağına dönüşen talepleri kapsamaz. Düzenlemediği konular arasında icra emrinin tebliğ usulü (m.24), cezanın kesinleşmesi ve yargılama usulü (m.343 ve devamı), icra takibinin iadesi ve zamanaşımı (m.39, m.40) ile alacaklının tazminat davası açma hakkı (TBK m.113) yer alır.
Bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair olan ilamlar: hangi kavramlar bilinmeli?
- Aynen icra
- Borçlunun ilamla yükümlendiği işin, icra dairesi eliyle ilamda öngörüldüğü biçimde gerçekleştirilmesidir. Para alacağına dönüştürülmeden, işin kendisinin yaptırılmasını ifade eder.
- Yalnız borçlu tarafından yapılabilecek iş
- İşin niteliği gereği başka bir kişi tarafından yapılmasının mümkün olmadığı işlerdir. Örneğin bir ressamın tablo yapması veya bir yazarın eser vermesi bu gruba girer. Bu işlerde masraf yoluyla yaptırma yolu kapalıdır.
- Başka kişi tarafından yapılabilecek iş
- İşin borçlunun şahsına bağlı olmadan, aynı niteliklerle başka bir kişi tarafından da ifa edilebildiği işlerdir. Hedef, belirli niteliklere sahip sonucun elde edilmesidir; işi yapan kişinin kim olduğu önem taşımaz.
- Ehlivukuf takdiri
- İşin başkasına yaptırılması için gereken masrafın, icra dairesi tarafından ilgili alanda uzman bir bilirkişiye belirlettirilmesidir. Takdir, masrafın hesaplanmasını sağlar ve hükme gerek kalmadan uygulanır.
- Tazyik hapsi (ceza tehdidi)
- Yalnız borçlu tarafından yapılabilecek işlerde ve yapmama ilamlarında, icra emrine uymayan borçluya alacaklının şikayeti üzerine icra mahkemesince uygulanan cezai yaptırımdır. Cezanın konusu işin kendisi değil, emre uymamaktır; işin zorla yapılmasını sağlamaz.
- Yapmama ilamı
- Borçluya bir fiilin yapılmamasını, örneğin rekabet etmemeyi veya gürültü çıkarmamayı yükleyen ilamdır. Katlanma yükümleri de bu gruba dahil edilmektedir.
Bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair olan ilamlar: hangi şartlar aranır?
- İlamın bir işin yapılmasına veya yapılmamasına ilişkin olması gerekir.
- İlam icra dairesine verilmiş olmalı ve icra dairesi borçluya 24. maddede öngörülen şekilde icra emri tebliğ etmelidir.
- Emirde ilamda belirlenen süre, süre yoksa işin niteliğine göre başlama ve bitirme zamanları gösterilmelidir.
- Borçlu belirlenen sürelerde işe başlamamış veya işi bitirmemiş olmalıdır.
- Yapılmasına ilişkin ilamda iş başka bir kişi tarafından da yapılabilecek nitelikte olmalıdır; yalnız borçlu tarafından yapılabilecek işte bu yol kapalıdır.
- Alacaklı işin başkasına yaptırılmasını istemelidir.
- Masrafın borçlu adına karşılanması için alacaklı masrafı peşin ödemeye muvafakat etmeli ya da muvafakat etmediğinde borçlunun yeterli malı haczedilip paraya çevrilmelidir.
- Yalnız borçlu tarafından yapılabilecek iş ya da yapmama ilamında, alacaklının şikayeti üzerine 343. maddedeki cezai işlem uygulanabilmelidir.
Bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair olan ilamlar: hangi sonuçları doğurur?
- Borçlu icra emrine rağmen işi süresinde yapmazsa ve iş başkası tarafından yapılabiliyorsa, alacaklı isterse masrafın bilirkişiyle takdiri yapılır.
- Alacaklı masrafı peşin ödemeyi kabul ederse, masraf alacaklıdan alınır ve iş üçüncü kişiye yaptırılır; borçlu bu işin tüm giderlerinden sorumlu olur.
- Alacaklı muvafakat etmezse, hükme gerek kalmadan borçlunun yeterli malı haczedilir, paraya çevrilir ve iş bu bedelle yaptırılır.
- Yalnız borçlu tarafından yapılabilecek iş ise, alacaklının şikayeti üzerine borçlu 343. madde uyarınca cezalandırılır.
- Yapmama ilamında borçlu emre aykırı davranırsa, ilamın zorla icrası değil ceza yaptırımı uygulanır.
- Yapmama ilamında borçlunun cezayı göze alması hâlinde yapmama borcunun zorla icrası mümkün değildir.
- Borçlu, ilam hükmü yerine getirildikten sonra bu hükmü ortadan kaldıracak bir eylemde bulunursa, önceki ilam hükmü mahkemeden yeni karar almaya gerek kalmadan tekrar zorla yerine getirilir.
- Alacaklı zorla icra yoluyla aynen ifayı sağlayamazsa, TBK hükümlerine göre borçludan tazminat isteyebilir.
Başka kişi tarafından yapılabilecek iş ile yalnız borçlu tarafından yapılabilecek iş arasındaki fark nedir?
İş başka bir kişi tarafından da yapılabiliyorsa aynen icra mümkündür; masraf bilirkişiyle takdir ettirilir ve iş üçüncü kişiye yaptırılır.
İş yalnız borçlunun şahsına bağlıysa işi üçüncü kişiye yaptırma yolu yoktur; icra dairesi işi yaptıramaz.
Birinci halde masraf yoluyla zorla icra yapılır; ikinci halde alacaklı şikayetle borçlunun 343. madde uyarınca cezalandırılmasını isteyebilir ve genel hükümlere göre tazminat davası açabilir.
Alacaklı muvafakati ile muvafakat etmemesi arasındaki fark nedir?
Alacaklı masrafın ilerde borçludan tahsil edilmesi koşuluyla peşin ödemeye razı olursa, masraf alacaklıdan alınarak iş yaptırılır.
Alacaklı muvafakat etmezse masrafı peşin ödemek zorunda değildir.
Muvafakat etmeyen alacaklı için, ayrı bir hükme gerek kalmadan borçlunun yeterli malı haczedilir, paraya çevrilir ve masraf bundan karşılanır.
Bir işin yapılmasına ile bir işin yapılmamasına ilişkin ilam arasındaki fark nedir?
Yapılmasına ilişkin ilamda icra emrinde işin başlama ve bitirme zamanları gösterilir ve emre uyulmazsa yukarıdaki masraf yolu işler.
Yapılmamasına ilişkin ilamda icra dairesi ilamın hükmünü aynı müddetli bir emirle borçluya tebliğ eder ve bu emirde 343. maddedeki cezanın doğacağı yazılır.
Yapmama ilamında zorla icra mümkün değildir; yalnız ceza tehdidi ile baskı kurulur. Borçlu cezayı göze alırsa ilam zorla yerine getirilemez.
İlamın ilk icrası ile yerine getirildikten sonra ilamı ortadan kaldıran eylem arasındaki fark nedir?
İlk icra, ilam hükmünün yerine getirilmesi sürecidir ve yukarıdaki usullerle yürür.
Son fıkra, hüküm yerine getirildikten sonra borçlunun hükmü ortadan kaldıran bir eylemde bulunmasını ele alır.
Bu durumda mahkemeden yeni hüküm alınmaksızın önceki ilam hükmü yeniden zorla yerine getirilir.
Bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair olan ilamlar: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Yalnız borçlu tarafından yapılabilecek bir işte masraf takdiri yaparak işi üçüncü kişiye yaptırmaya çalışmak; bu yolda icra dairesi aynen icra yapamaz, ceza yolu işler.
- İşin başkası tarafından yapılabilip yapılamayacağını ayırt etmeden 343. madde cezasına doğrudan başvurmak; başkası tarafından yapılabilen iş için önce masraf yolu uygulanmalıdır.
- Yapmama ilamını zorla icra edilebilir sanmak; ceza tehdidi yalnızca baskı aracıdır ve borçlu cezayı göze alırsa ilam zorla yerine getirilemez.
- Muvafakat etmeyen alacaklı için masrafı ayrıca ve peşin olarak ödetmeye çalışmak; bu halde doğrudan borçlunun malları haczedilip paraya çevrilmelidir.
- Bir işin yapılmasına ilişkin ilamı para alacağına dönüştürerek takip etmek; ilamdaki yapma borcu para alacağına dönüşemez.
- Yerine getirilmiş ilamdan sonra borçlu hükmü ortadan kaldıran eylemde bulunduğunda yeni dava açmak; 30/4 uyarınca önceki ilam yeniden zorla icra edilir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Bir işin yapılmasına ilişkin ilamda icra dairesinin borçluya icra emri göndermesi ve emre göre başlama ve bitirme zamanlarını belirlemesi gerektiği kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2025/33 E., 2025/4686 K., 05.11.2025; 7. Hukuk Dairesi, 2024/3033 E., 2024/4259 K., 03.10.2024)
- Masrafın takdiri icra dairesinin işi ilamda belirtildiği gibi yaptırmasının ön koşulu olarak görülmektedir. (16. Hukuk Dairesi, 2006/5575 E., 2006/8394 K., 28.12.2006)
- Yalnız borçlu tarafından yapılabilecek iş ile başkası tarafından yapılabilecek iş ayrımının dikkate alınması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/692 E., 2023/264 K., 29.03.2023)
- Bir işin yapılmasına ilişkin ilamda 30. maddeye aykırı biçimde para alacağına hükmedilmesinin mümkün olmadığı kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2025/270 E., 2025/1020 K., 24.02.2025)
- Yapmama ilamlarında, icra mahkemesi yoluyla ceza tehdidinin dışında zorla icranın kabul edilmediği görülmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/467 E., 2023/1063 K., 08.11.2023)
Nasıl ispat edilir?
- İlamın bir işin yapılmasına veya yapılmamasına ilişkin olduğunu ve icra emrinin borçluya 24. maddeye uygun tebliğ edildiğini icra takibini başlatan alacaklı ispatlar; tebligat belgesi ve ilam örneği bu konuda esas delildir.
- Borçlunun belirlenen süre içinde işe başlamadığını veya işi bitirmediğini alacaklı ileri sürer; bu hususu icra dairesinin tutanağı, bilirkişi raporu veya işin fiilen yapılmadığını gösteren belgeler ile ispatlar.
- İşin başka bir kişi tarafından yapılabilecek nitelikte olduğu iddiası alacaklıya aittir; bilirkişi takdiri ve işin niteliğine ilişkin belgeler bu konuda kullanılır. Borçlu işin yalnız kendisi tarafından yapılabileceğini ileri sürerse bunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Alacaklının masrafı peşin ödemeye muvafakat ettiğini veya etmediğini icra dairesinin tutanağı ile belgelendirmesi gerekir; muvafakatin yazılı olması ispat açısından önemlidir.
- Yapmama ilamında borçlunun emre aykırı davrandığını alacaklı şikayet dilekçesi ve delilleriyle ispatlar.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı Kanun m.24: Icra emrinin içeriği ve tebliği usulünü düzenler; m.30 uyarınca borçluya gönderilecek emrin şekli bu maddeye göre belirlenir.
- 2004 sayılı Kanun m.343: Yalnız borçlu tarafından yapılabilecek iş ve yapmama ilamlarında icra emrine uymayan borçluya uygulanacak cezai yaptırımı düzenler; m.30 bu cezanın tetiklenme koşullarını belirler.
- 2004 sayılı Kanun m.39: İlamlı icranın zamanaşımını düzenler; m.30 kapsamındaki ilamların zamanaşımı bakımından bu maddeye tabidir.
- 2004 sayılı Kanun m.40: İlamın kaldırılması veya bozulması hâlinde icranın iadesini düzenler; m.30 kapsamındaki icranın durması ve iadesi bu madde ile belirlenir.
- 6098 sayılı Kanun m.113: Borcun aynen ifa edilmemesi hâlinde alacaklının tazminat isteyebilmesini düzenler; m.30 ceza ve aynen icra yolunun yetmediği hallerde bu tazminat yolu açıktır.
İİK m.31 — İrtifak haklarına mütedair ilamlar
İİK m.31, irtifak hakkının kaldırılmasına ya da böyle bir hakkın yüklenmesine (tahmiline) ilişkin ilamların icrasında icra dairesinin izleyeceği usulü düzenler. Düzenlediği konular: takibe konu ilamın icra dairesine verilmesi, icra müdürünün yedi günlük icra emri göndermesi ve borçlunun emre uymaması hâlinde ilam hükmünün zorla icrası. Madde, alacaklının takip talebini, icra emrinin içeriğini ve ilamın tapu sicili müdürlüğüne bildirilmesini ayrıntılı biçimde düzenlemez. Kuralın kapsamı irtifak hakkı ilamlarıyla sınırlıdır; para alacaklarına ilişkin ilamlar bakımından uygulanmaz. Yedi günlük sürenin icra emrine nasıl yazılacağı İİK m.24 ile belirlenir. Ara icra ve tazyik hapsi yaptırımı m.343 kapsamındadır; takip talebi ve yetki ise m.35 ile düzenlenmiştir.
İrtifak haklarına mütedair ilamlar: hangi kavramlar bilinmeli?
- İrtifak hakkı
- Bir eşya üzerinde hak sahibine o eşyadan yararlanma yetkisi veren aynı haktır. Medeni Kanun'daki irtifak türleri (taşınmaz lehine irtifak, intifa, oturma, üst, kaynak hakkı) bu kavram içinde sayılır. Madde, yalnızca bu hakkın kaldırılması ya da yüklenmesine ilişkin ilamları kapsar.
- Tahmil
- Bir taşınmaz üzerine irtifak hakkının yüklenmesi, başka bir deyişle kurdurulmasıdır. Mahkeme kararıyla yapılan tesisin icrası bu madde kapsamındadır.
- Yedi günlük icra emri
- Borçluya, ilam hükmünü yedi gün içinde yerine getirmesi gerektiğini bildiren icra müdürü emridir. Sürenin başlangıcı ve bildirim şekli m.24 çerçevesinde belirlenir.
- Zorla icra
- Borçlu emre uymadığında ilam hükmünün icra dairesinin doğrudan işlemiyle yerine getirilmesidir. Tapu sicili müdürlüğüne yazı yazılması ve konusu olan şeyin teslimi bu kapsamdadır.
İrtifak haklarına mütedair ilamlar: hangi şartlar aranır?
- Konusu bir irtifak hakkının kaldırılması ya da böyle bir hakkın yüklenmesi (tahmili) olan bir ilamın bulunması gerekir.
- İlamın icra dairesine takip talebiyle birlikte verilmesi gerekir.
- İcra müdürünün m.24'te öngörülen biçimde yedi günlük icra emri göndermesi gerekir.
- Borçlunun icra emrine karşı muhalefet etmesi ya da emre uymaması hâlinde zorla icra aşamasına geçilmesi gerekir.
İrtifak haklarına mütedair ilamlar: hangi sonuçları doğurur?
- Borçlu yedi gün içinde ilamı yerine getirirse zorla icra yoluna gidilmez.
- Borçlu icra emrine uymaz ve muhalefet ederse ilam hükmü zorla icra olunur.
- Zorla icra kapsamında icra dairesi irtifak hakkının kaldırılması ya da yüklenmesi için tapu sicili müdürlüğüne yazı yazar.
- Zorla icra kapsamında irtifak hakkı konusu olan şey, lehine irtifak tesis edilen kişiye icra dairesince teslim edilir.
- Borçlunun icra emrine muhalefeti, m.343 uyarınca tazyik hapsi yaptırımını doğurabilir.
Irtifak hakkı ilamı ile para alacağı ilamı arasındaki fark nedir?
Konusu bir irtifak hakkının kaldırılması ya da tahmili olan ilamlar m.31 kapsamındadır.
Para alacağına ilişkin ilamların icrası m.24 vd. hükümlerine göre yürür ve bu maddenin yedi günlük emri ile zorla icra düzeni uygulanmaz.
Hangi yolun izleneceği ilamın konusuna göre belirlenir; irtifak ilamında yedi günlük emir ve tapuya yazı yazılması yolu işler.
Borcun yerine getirilmesi ile emre muhalefet arasındaki fark nedir?
Borçlu yedi gün içinde ilamı yerine getirirse (irtifağı kaldırır ya da yüklenirse) zorla icra gerekmez.
Borçlu süre içinde yerine getirmez ve muhalefet ederse ilam hükmü zorla icra olunur.
Muhalefet, zorla icra için yeterli koşuldur; ayrıca m.343 uyarınca tazyik hapsi yaptırımı gündeme gelebilir.
İrtifak haklarına mütedair ilamlar: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Yedi günlük süreyi para alacağı ilamlarındaki ödeme emri süresiyle karıştırmak; irtifak ilamında süre ayrıca yedi gündür.
- Zorla icrayı yalnızca para cezası ya da tazyik hapsi sanmak; zorla icra kapsamında irtifak hakkının tapuya işlenmesi ve konusunun teslimi yapılır.
- Borçlunun muhalefetini aranmadan zorla icraya geçmek; muhalefet yoksa icra emrinin yedi gün içinde yerine getirilip getirilmediği önce kontrol edilmelidir.
- Tazyik hapsini m.31'in doğrudan sonucu olarak görmek; hapis m.343 kapsamında, alacaklının şikâyeti üzerine icra mahkemesince verilir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Irtifak hakkına ilişkin ilamların icrasında ilgili hükümler İİK m.24 ila m.41 arasında yer alır ve bu hükümlere aykırı uygulamalar şikâyet yoluyla icra hukuk mahkemesinde incelenir. (Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/507 E., 2024/737 K., 13.12.2024; 11. Hukuk Dairesi, 2023/2061 E., 2024/4684 K., 05.06.2024)
- İlamların icrası İİK'nın 24 ila 41. maddeleri arasında düzenlenmiştir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/692 E., 2023/264 K., 29.03.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Takibi başlatan alacaklı, irtifak hakkının kaldırılmasına ya da yüklenmesine ilişkin kesinleşmiş ilamı ve takip talebini icra dairesine sunmakla yükümlüdür.
- Borçlunun yedi gün içinde ilamı yerine getirdiğini ileri sürmesi hâlinde, bu yerine getirmeyi tapu kaydı ya da resmî belgeyle ispatlaması gerekir; kaydın tapuda değişmemiş olması ilamın yerine getirilmediğini gösterir.
- İcra emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiğini ispat yükü icra dairesindedir; tebliğ belgesi bu konuda temel delildir.
- Borçlu makul bir mazeret ileri sürerek emre uymadığını savunursa, bu mazereti belgeyle ortaya koyması gerekir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı Kanun m.24: Yedi günlük icra emrinin hangi biçimde düzenlenip borçluya gönderileceğini belirler; m.31 bu biçime atıf yapar.
- 2004 sayılı Kanun m.35: Alacaklının ilamı icra dairesine vererek takip talebinde bulunmasının dayanağıdır.
- 2004 sayılı Kanun m.343: İcra emrine haklı sebep olmadan uymayan borçlu hakkında tazyik hapsi öngörür; m.31'deki muhalefetin yaptırımıdır.
- 4721 sayılı Kanun m.779: İrtifak hakkına ilişkin Medeni Kanun düzenlemesi olup, m.31'de geçen irtifak hakkı kavramının dayanağıdır.
İİK m.31/A — Gemilere ve bunlarla ilgili aynî haklara ilişkin ilamların icrası
Madde, bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın gemilere ve gemiyle ilgili ayni haklara ilişkin ilâmların icrasını düzenler. Kapsamında kesinleşmeden icra edilemezlik, sicile kayıtlı Türk gemilerinde hükmün gemi siciline şerhi ve bildirimi, tahliye ve teslim ilâmlarında icra emri ve zorla tenfiz, zilyet olmayan borçlu bakımından seçimlik haklar, gemide bulunan eşyanın akıbeti ile gemi üzerinde ipotek veya intifa hakkına ilişkin ilâmların icrası yer alır. Madde, gemilerin cebri satışını düzenlemez; bu konu Türk Ticaret Kanunu'nun 1383 ve devamı maddeleriyle (özellikle 1384 ve 1385) ilgilidir. Gemi üzerinde haciz ve ihtiyati haciz uygulamasını da düzenlemez; bu konu Türk Ticaret Kanunu m.1366 ile düzenlenmiştir. Gemiye ilişkin bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair ilâmların icrası bu maddede değil, İcra ve İflas Kanunu m.30 kapsamındadır. Ayrıca ilâmın verilmesi, yargılama usulü ve kesinleşmenin koşulları bu maddenin konusu değildir."
Gemilere ve bunlarla ilgili aynî haklara ilişkin ilamların icrası: hangi kavramlar bilinmeli?
- Gemiye ilişkin ilâm
- Bir geminin veya gemiyle ilgili ayni hakkın tanınmasına, bu hakka ilişkin bir işin yapılmasına ya da gemiden çıkarılmasına hükmeden kesinleşmiş mahkeme kararıdır. Madde, kesinleşmemiş kararların icrasını yasaklar.
- Sicile kayıtlı Türk gemisi
- Türk gemi siciline tescil edilmiş gemidir. Yalnızca bu gemiler hakkında davacı lehine hüküm verildiğinde gemi siciline şerh ve bildirim yapılır; bayrağı ve sicil kaydı fark etmeksizin tüm gemiler için kesinleşme şartı geçerlidir.
- Seçimlik haklar
- Tahliye ve teslim ilâmında borçlu geminin zilyedi değilse alacaklıya tanınan, geminin ilâmda yazılı değerini talep etme, ya da zilyet üçüncü kişiye karşı borçlunun haklarını kullanma imkânıdır.
- Gemi sicili müdürlüğüne bildirim ve şerh
- Mahkemenin hükmün tefhimi ile birlikte özetini gemi sicili müdürlüğüne göndermesi ve hükmün sicile işlenmesidir. Yabancı bayraklı gemilerde bildirim geminin bayrak devletinin en yakın konsolosluğuna yapılır.
- Gemi üzerinde eşya
- Gemide bulunup ilâma dahil olmayan, borçluya ya da vekiline teslim edilmesi gereken malları ifade eder. Bu eşyanın akıbeti ayrıca düzenlenmiştir.
Gemilere ve bunlarla ilgili aynî haklara ilişkin ilamların icrası: hangi şartlar aranır?
- Gemi veya gemiyle ilgili ayni hak hakkında verilmiş bir ilâmın icraya konulabilmesi için kararın kesinleşmiş olması gerekir; kesinleşmemiş karar icra edilemez.
- Sicile kayıtlı Türk gemisine ilişkin davada davacı lehine hüküm verildiğinde, mahkemenin davacının istemi beklenmeden hükmün özetini gemi sicili müdürlüğüne bildirmesi ve hükmün gemi siciline şerh edilmesi gerekir.
- Tahliye ve teslime ilişkin ilâmın icrası için alacaklının ilâmı icra dairesine vermesi gerekir; icra müdürü bir icra emri tebliğiyle borçluya yedi gün içinde geminin teslimini emreder.
- Borçlu gemiye zilyet olduğu hâlde icra emrini yerine getirmezse ilâmın hükmü zorla tenfiz olunur; borçlu geminin zilyedi değilse alacaklı seçimlik haklardan birini kullanabilir.
- Seçimlik haklardan birincisi olan değer talebinde, borçlu değeri ödemezse değer haciz yoluyla tahsil olunur; ilâmda değer yazılı değilse ve taraflar anlaşamazsa icra müdürünün seçtiği bilirkişi heyetince tespit yapılır.
- İkinci seçimlik hakta alacaklı, gemiye zilyet üçüncü kişiye karşı borçlunun haklarını kullanabilir; üçüncü kişinin davadan sonra ve hükümden önce tescil edilmiş bir sözleşmeye dayanması hâlinde birinci seçenek uygulanır.
- Gemiye haklı bir neden olmaksızın tekrar giren borçlu veya üçüncü kişi, ayrıca hükme gerek kalmadan zorla çıkarılır.
- Gemide bulunan ve ilâma dahil olmayan eşya, borçluya ya da vekiline teslim edilir; bunlar yoksa alacaklıdan peşin masrafla alınıp saklanır ve süre sonunda satılarak masraf ödenir.
Gemilere ve bunlarla ilgili aynî haklara ilişkin ilamların icrası: hangi sonuçları doğurur?
- Sicile kayıtlı Türk gemisine ilişkin davada davacı lehine verilen hüküm, tefhimle birlikte özet hâlinde gemi sicili müdürlüğüne bildirilir ve gemi siciline şerh edilir.
- Davacı aleyhine kesinleşen karar, bu hükmün özeti ile birlikte gemi sicili müdürlüğüne derhal bildirilir.
- Yabancı bayraklı gemilerde bildirimler, sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bayrak devletinin en yakın konsolosluğuna yapılır.
- Gemi siciline şerh edildikten sonra zilyetliği elde eden kişi aleyhine yeni bir ilâm alınmasına gerek kalmadan şerhe dayanarak işlem yapılır.
- Borçlu geminin zilyedi değilse ve değer ödenmezse ilâmda yazılı veya bilirkişi tespiti ile belirlenen değer haciz yoluyla tahsil olunur.
- Zilyet üçüncü kişi, davadan sonra ve hükümden önce tescil edilmiş sözleşmeye dayanıyorsa alacaklı yalnızca değer talebi yolunu kullanabilir.
- Gemiye tekrar giren borçlu veya üçüncü kişi ayrıca hükme gerek kalmadan zorla çıkarılır.
- Gemide ilâma dahil olmayan eşyanın borçlu tarafından süresi içinde alınmaması hâlinde icra müdürü bunları icra mahkemesinin kararıyla satar ve masrafı öder, fazlayı belirlenen bankaya yatırır.
- Kesinleşmemiş kararın icrası yasaktır; bu kural yabancı bayraklı ve sicile kayıtsız gemiler için de geçerlidir.
Borçlu zilyet ile borçlu zilyet değil arasındaki fark nedir?
Borçlu gemiye zilyet olduğu hâlde icra emrini yerine getirmezse ilâmın hükmü zorla tenfiz olunur.
Borçlu geminin zilyedi değilse alacaklı seçimlik haklardan birini kullanabilir.
Zilyet borçlu hakkında doğrudan zorla tenfiz yapılır; zilyet olmayan borçlu hakkında değer talebi veya üçüncü kişiye karşı hak kullanımı yolu açılır.
Seçimlik hak 1 ile seçimlik hak 2 arasındaki fark nedir?
Birinci seçenekte alacaklı geminin ilâmda yazılı değerini ya da bilirkişi tespitiyle belirlenen değerini ister.
İkinci seçenekte alacaklı, gemiye zilyet olan üçüncü kişiye karşı borçlunun haklarını kullanır.
Birinci seçenekte borç doğrudan haciz yoluyla tahsil edilir; ikinci seçenekte üçüncü kişinin tescilli sözleşmesi varsa birinci seçenek uygulanır.
Gemi zilyedinin tekrar girmesi ile ilk teslim arasındaki fark nedir?
Alacaklıya teslim olunan gemiye haklı neden olmaksızın tekrar giren borçlu veya üçüncü kişi.
İlk teslim işlemi, icra emri ve zorla tenfiz yoluyla yapılan teslim.
Tekrar giren kişi ayrıca hükme gerek kalmadan zorla çıkarılır; yeni bir ilâm alınmasına gerek yoktur.
Tahliye ve teslim ilâmı ile ipotek veya intifa hakkı ilâmı arasındaki fark nedir?
Tahliye ve teslim ilâmında icra müdürü yedi gün içinde teslim emri verir.
Sicile kayıtlı Türk gemisi üzerinde ipotek veya intifa hakkının kurulmasına ya da kaldırılmasına ilişkin ilâmda da yedi günlük icra emri gönderilir.
Her iki durumda da yedi günlük süre işler; ancak ipotek ve intifa hakkı ilâmında zorla icra, tahliye ilâmındaki zorla tenfizden farklı bir biçimde sonuçlanır.
Gemilere ve bunlarla ilgili aynî haklara ilişkin ilamların icrası: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Kesinleşmemiş kararı icra dairesine sunarak icra emri çıkarmak; madde kesinleşmeden icrayı yasaklar.
- Tahliye ve teslim ilâmında yedi günlük süreyi icra emri tebliğinden değil, ilâmın verilmesinden saymak; süre tebliğden itibaren işler.
- Zilyet olmayan borçlu hakkında zorla tenfiz yoluna gitmek; zorla tenfiz yalnızca borçlunun zilyet olduğu hâlde icra emrine uymaması durumunda uygulanır.
- Eşyanın borçluya teslim süresini bütün hâllerde beş gün saymak; borçlunun bulunduğu yere göre beş veya otuz gün ayrımı yapılmalıdır.
- İkinci seçimlik hakta tescilli sözleşmenin varlığını dikkate almadan üçüncü kişiye karşı hak kullanımına gitmek; böyle bir durumda birinci seçenek uygulanır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Gemiye ilişkin ilâmın icrası, kararın kesinleşmesi ve borçlunun zilyetliği bakımından ayrı değerlendirilmelidir; kesinleşmeden icra talebinin reddi uygulamada beklenen sonuçtur.
- Tahliye ve teslim ilâmında borçlunun zilyetliğine göre işlem seçimi yapılır; zilyet olmayan borçlu hakkında değer talebi uygulamada ilk başvurulacak yoldur.
- Değerin tespitinde taraflar anlaşamazsa icra müdürünün seçtiği bilirkişi heyetinin geminin kıymet takdiri anındaki değeri esas alması öngörülmüştür.
Nasıl ispat edilir?
- Tahliye ve teslim ilâmını icra eden alacaklı, kararın kesinleşmiş olduğunu ve ilâmın tarih ve numarasını icra dairesine sunmakla yükümlüdür.
- Sicile kayıtlı Türk gemisi üzerinde şerh yapılması için davacının lehine hüküm verildiğini belgelemesi gerekmez; bildirim mahkemenin kendiliğinden yapacağı bir işlemdir.
- Zilyetliğin kimde olduğu ispat konusudur; zilyet olduğunu iddia eden borçlu veya üçüncü kişiye karşı alacaklı bu durumu icra müdürü önünde kanıtlamaya çalışır.
- Geminin ilâmda yazılı olmayan değeri üzerinde anlaşmazlık varsa değer, bilirkişi heyetinin tespiti ile saptanır; bu tespit kıymet takdiri anındaki değere dayanır.
- Zilyet üçüncü kişinin tescilli sözleşmeye dayandığını iddia ettiği hâlde bu iddiayı davadan sonra ve hükümden önce tescilin yapıldığını belgelerle ortaya koyması gerekir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4 Ekim 1932 tarihli 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.33: Metinde icra mahkemesinden icranın geri bırakılması kararı alınmasına atıf yapılmıştır; icra emrinde bu yol belirtilir.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.30: Gemiye ilişkin bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair ilâmların icrası hakkında bu madde uygulanır (metnin son fıkrası).
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| yedi gün | m.24 | (Değişik: 18/2/1965-538/14 md.) Bir taşınırın teslimine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru bir icra emri tebliği suretiyle borçluya yedi gün içinde o şeyin teslimini emreder. |
| yedi gün | m.26 | (Değişik: 14/1/2011-6103/41 md.) Bir taşınmazın tahliye ve teslimine dair olan ilam, icra dairesine verilince icra müdürü 24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği suretiyle borçluya yedi gün içinde hükmolunan şeyin teslimini… |
| otuz gün | m.26 | Bunlardan da kimse bulunmazsa mezkûr eşya masrafı ileride borçluya ödetilmek üzere peşin olarak alacaklıdan alınıp emin bir yerde veya alacaklının yedinde hıfzettirilir ve icra dairesince hemen yapılacak tebligat üzerine borçlu eşyanın… |
| yedi gün | m.29 | Şu kadar ki, o yerde bulunan üçüncü şahıs bu malı borçludan teslim almış olmayıp onu doğrudan doğruya işgal etmekte bulunduğunu bildiren bir tapu sicili kaydı gösterirse mahkemeye müracaatla dava açması için kendisine yedi gün mühlet… |
| yedi günlük | m.31 | (Değişik: 14/1/2012-6103/41 md.) Bir irtifak hakkının kaldırılmasına yahut böyle bir hakkın tahmiline mütedair ilam icra dairesine verilince icra müdürü 24 üncü maddede yazılı şekilde yedi günlük bir icra emri gönderir. |
| yedi gün | m.31/A | Bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bir geminin tahliye ve teslimine ilişkin ilâm, icra dairesine verilince icra müdürü, bir icra emri tebliği suretiyle borçluya yedi gün içinde o geminin teslimini emreder. |
| otuz gün | m.31/A | Bunlardan hiçbiri bulunmazsa mezkûr eşya, masrafı ileride borçluya ödetilmek üzere peşin olarak alacaklıdan alınıp emin bir yerde veya alacaklının yedinde hıfzettirilir ve icra dairesince hemen yapılacak tebligat üzerine borçlu eşyanın… |
| yedi günlük | m.31/A | Sicile kayıtlı Türk gemileri üzerinde ipotek veya intifa hakkının kurulmasına veya kaldırılmasına ilişkin ilâm, icra dairesine verilince, icra müdürü, üçüncü fıkrada yazılı şekilde yedi günlük bir icra emri gönderir. |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
30 karar- Hukuk Genel Kurulu, 2023/682 E., 2024/17 K., 24.01.2024İlgili madde: m.26
- Hukuk Genel Kurulu, 2021/467 E., 2023/1063 K., 08.11.2023İlgili madde: m.30
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/549 E., 2023/706 K., 05.07.2023İlgili madde: m.28
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/576 E., 2023/707 K., 05.07.2023İlgili madde: m.28
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/486 E., 2023/705 K., 05.07.2023İlgili madde: m.28
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/1036 E., 2023/714 K., 05.07.2023İlgili madde: m.31
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/652 E., 2023/643 K., 21.06.2023İlgili madde: m.24
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/692 E., 2023/264 K., 29.03.2023İlgili madde: m.24, m.26, m.27, m.28, m.29, m.30, m.31
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/239 E., 2023/187 K., 08.03.2023İlgili madde: m.27
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/150 E., 2023/119 K., 22.02.2023İlgili madde: m.27
Diğer 20 karar
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/70 E., 2023/33 K., 08.02.2023İlgili madde: m.27
- Hukuk Genel Kurulu, 2020/35 E., 2021/317 K., 23.03.2021İlgili madde: m.24
- Hukuk Genel Kurulu, 2013/1352 E., 2015/874 K., 25.02.2015İlgili madde: m.28
- Hukuk Genel Kurulu, 2010/684 E., 2011/50 K., 09.02.2011İlgili madde: m.26
- 7. Hukuk Dairesi, 2025/33 E., 2025/4686 K., 05.11.2025İlgili madde: m.30
- 7. Hukuk Dairesi, 2025/270 E., 2025/1020 K., 24.02.2025İlgili madde: m.30
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/3033 E., 2024/4259 K., 03.10.2024İlgili madde: m.30
- 11. Hukuk Dairesi, 2023/2061 E., 2024/4684 K., 05.06.2024İlgili madde: m.26, m.27, m.29, m.31
- 6. Ceza Dairesi, 2021/18828 E., 2022/13997 K., 18.10.2022İlgili madde: m.26
- 16. Hukuk Dairesi, 2007/5081 E., 2007/5494 K., 31.12.2007İlgili madde: m.29
- 16. Hukuk Dairesi, 2007/1252 E., 2007/1095 K., 03.04.2007İlgili madde: m.29
- 16. Hukuk Dairesi, 2007/432 E., 2007/460 K., 01.03.2007İlgili madde: m.29
- 16. Hukuk Dairesi, 2006/5575 E., 2006/8394 K., 28.12.2006İlgili madde: m.30
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2026/71 E., 2026/118 K., 22.01.2026İlgili madde: m.28
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2023/577 E., 2025/1314 K., 19.11.2025İlgili madde: m.24
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/856 E., 2025/1837 K., 05.11.2025İlgili madde: m.24
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2025/435 E., 2025/1376 K., 28.10.2025İlgili madde: m.24
- Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/183 E., 2025/151 K., 11.03.2025İlgili madde: m.31
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2024/1194 E., 2025/94 K., 28.01.2025İlgili madde: m.31
- Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/507 E., 2024/737 K., 13.12.2024İlgili madde: m.26, m.27, m.29, m.31
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 24.11.2021 (m.25/A).
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 3. İlamlı İcra bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış