HMK › Yargılama giderleri ve adli yardım
Yargılama giderleri
Kısaca
HMK m.323, yargılama giderlerinin hangi kalemlerden oluştuğunu tek tek sayarak düzenler: harçlar, tebliğ ve posta giderleri, dosya ve evrak giderleri, geçici hukuki koruma tedbirleri ile protesto, ihbar, ihtarname ve vekâletname giderleri, keşif giderleri, tanık ve bilirkişi ücretleri, resmî dairelerden alınan belgeler için ödenen bedeller, taraf gündeliği ile seyahat ve konaklama giderleri ve vekâlet ücreti ile yargılama sırasında yapılan diğer giderler.
Kapsam
Bu konu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.323–333 hükümlerini kapsar.
- HMK m.323Yargılama giderlerinin kapsamı
- HMK m.324Delil ikamesi için avans
- HMK m.325Resen yapılması gereken işlemlere ilişkin giderler
- HMK m.326Yargılama giderlerinden sorumluluk
- HMK m.327Dürüstlük kuralına aykırılık sebebiyle yargılama giderlerinden sorumluluk
- HMK m.328Fer’î müdahale gideri
- HMK m.329Kötüniyetle veya haksız dava açılmasının sonuçları
- HMK m.330Vekâlet ücretinin taraf lehine hükmedilmesi
- HMK m.331Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri
- HMK m.332Yargılama giderlerine hükmedilmesi
- HMK m.333Avansın iadesi
HMK m.323 — Yargılama giderlerinin kapsamı
Madde, yargılama giderlerinin hangi kalemlerden oluştuğunu tek tek sayarak düzenler: harçlar, tebliğ ve posta giderleri, dosya ve evrak giderleri, geçici hukuki koruma tedbirleri ile protesto, ihbar, ihtarname ve vekâletname giderleri, keşif giderleri, tanık ve bilirkişi ücretleri, resmî dairelerden alınan belgeler için ödenen bedeller, taraf gündeliği ile seyahat ve konaklama giderleri ve vekâlet ücreti ile yargılama sırasında yapılan diğer giderler. Kalemlerin kapsamı kapalı sayılır; madde bir yargılama giderinin hangi taraftan istenebileceğini düzenlemez. Maddenin uygulanması, kapsam dışı kalan giderlerin davayı kaybeden tarafa yüklenip yüklenemeyeceği sorusuna doğrudan cevap verir. Madde, yargılama giderlerinden kimin sorumlu olacağını (m.326), avans yükümlülüğünü (m.333 ve ilgili hükümler) ve giderlerin hükümde gösterilme usulünü düzenlemez. Ayrıca yargılama giderlerinin tahsili ve Devlete ait giderlerin Harçlar Kanunu'na göre yerine getirilmesi, kişisel haklara ilişkin giderlerin İcra ve İflas Kanunu'na göre tahsili (m.324 ve ilgili mevzuat) bu maddenin konusu değildir."
Yargılama giderlerinin kapsamı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yargılama gideri
- Madde 323 bendlerinde sayılan kalemlerden oluşan, dava sırasında doğan ve hükümde taraflara yüklenen masraflardır. Liste kapsamlı olup bu kalemler dışındaki masraflar yargılama gideri sayılmaz.
- Vekâlet ücreti
- Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunan ve yargılama gideri sayılan ücrettir. Taraf vekilinin kendi müvekkiline karşı talep ettiği ücretle karıştırılmamalıdır; burada söz konusu olan, hükmün taraflar arasında yükleyeceği tutardır.
- Gündelik, yol ve konaklama gideri
- Vekili bulunmayan tarafın hazır bulunduğu günler için hâkimin takdir edeceği tutar ile vekili olsa bile bizzat dinlenmek, isticvap olunmak veya yemin etmek üzere çağrılan tarafa ait gündelik, yol ve konaklama bedelidir. Vekil bulunan tarafın, vekilinin masrafları bu kapsamda değildir.
- Yargılama sırasında yapılan diğer giderler
- Bentlerde tek tek sayılmayan ancak yargılamanın gerektirdiği masrafları kapsayan açık kalemdir. Bu kalem yargılamanın gerekli kıldığı giderlerle sınırlıdır; tarafın kendi özel işi için yaptırdığı giderler bu kapsama girmez.
- Geçici hukuki koruma giderleri
- Geçici hukuki koruma tedbirlerine ilişkin giderler ile protesto, ihbar, ihtarname ve vekâletname düzenlenmesine ilişkin masraflardır. Bu bend, tedbir kararının uygulanmasına ilişkin masrafları da yargılama gideri olarak sayar.
Yargılama giderlerinin kapsamı: hangi şartlar aranır?
- Yapılan masrafın madde 323 bentlerinden birinde sayılan kalemlerden biri olması gerekir.
- Masrafın dava sırasında, yargılamanın gerektirdiği bir işlem için yapılmış olması gerekir.
- Masrafın tarafın özel olarak sağladığı ve dava için zorunlu olmayan bir belge, rapor veya mütalaaya ilişkin olmaması gerekir.
- Yargılama giderinin hükme bağlanabilmesi için mahkemenin hüküm fıkrasında miktarını ve hangi tarafça ödeneceğini göstermesi gerekir.
- Vekâlet ücretinin hükme bağlanabilmesi için davanın vekille takip edilmiş olması gerekir; vekil ile takip edilmeyen davada bu bend uygulanmaz.
Yargılama giderlerinin kapsamı: hangi sonuçları doğurur?
- Yargılama giderleri, madde 323 kapsamındaki kalemlerden oluşur ve hükümde taraflara yüklenir.
- Madde 323 kapsamı dışında kalan özel masraflar yargılama gideri sayılmaz ve davayı kaybeden tarafa yüklenemez.
- Vekille takip edilen davada, kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama gideri olarak hükme bağlanır.
- Vekille takip edilmeyen davada, tarafların hazır bulundukları günler için takdir edilen gündelik, seyahat ve konaklama giderleri yargılama gideri olur.
- Vekili bulunsa bile mahkemece bizzat dinlenmek, isticvap olunmak veya yemin etmek üzere çağrılan tarafın gündelik, yol ve konaklama giderleri yargılama gideri sayılır.
- Yargılama sırasında yapılan diğer giderler de, yargılamanın gerekli kıldığı nitelikte ise yargılama gideri olur.
- Madde metninde sayılmayan bir gider, kapsam dışı bırakılmış sayılır ve yargılama giderine dahil edilmez.
Yargılama gideri ile özel masraf arasındaki fark nedir?
Madde 323 bentlerinde sayılan ve yargılamanın gerektirdiği kalemler, örneğin tanık ve bilirkişi ücretleri, keşif ve tebliğ giderleri.
Tarafın kendi yararına, özel olarak yaptırdığı bilimsel mütalaa, özel delil tespiti raporu veya özel bilirkişi raporu gibi masraflar.
Birinci gruptaki giderler hükümde karşı tarafa yüklenebilir; özel masraflar yargılama gideri sayılmaz ve davayı kaybeden tarafa yükletilemez.
Vekille takip edilen dava ile vekille takip edilmeyen dava arasındaki fark nedir?
Vekil ile takip edilen davada, kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama gideri sayılır.
Vekil ile takip edilmeyen davada, tarafların hazır bulundukları günlere ait gündelik, seyahat ve konaklama giderlerine karşılık hâkimin takdir edeceği miktar yargılama gideri olur.
Hangi bendin uygulanacağı davanın vekille takip edilip edilmediğine göre belirlenir; iki durumda birlikte aynı kalem uygulanmaz.
Vekil bulunan taraf ile vekil bulunmayan taraf arasındaki fark nedir?
Vekili bulunan taraf, vekilinin yol ve konaklama masraflarını yargılama gideri olarak talep edemez.
Vekili bulunsa bile mahkemece bizzat dinlenmek, isticvap olunmak veya yemin etmek üzere çağrılan taraf için gündelik, yol ve konaklama gideri takdir edilir.
Bizzat çağrılan tarafın giderleri yargılama gideri sayılır, vekilin giderleri sayılmaz.
Yargılama gideri ile harç ve diğer devlet alacakları arasındaki fark nedir?
Madde 323 kapsamındaki giderler yargılama giderinin unsurlarıdır ve hüküm fıkrasında taraflara yüklenir.
Devlete ait harçların tahsil usulü ile ilgili hükümler madde 324 ve Harçlar Kanunu'na göre uygulanır.
Harçlar, madde 323(a) kapsamında yargılama gideridir; ancak tahsil usulü ayrı mevzuata bağlıdır.
Yargılama giderlerinin kapsamı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Vekilin seyahat ve konaklama giderlerini, madde 323(g) kapsamındaki taraf giderine dahil etmek; bu giderler kapsam dışıdır.
- Tarafın özel olarak aldırdığı bilimsel mütalaa veya özel bilirkişi raporu giderini yargılama gideri sayıp davayı kaybeden tarafa yüklemek.
- Vekille takip edilen davada gündelik gider kalemini, vekâlet ücreti yerine hükme bağlamak; her iki kalem birlikte aynı davada uygulanmaz.
- Madde 323 kalemleri sayılırken listeyi kapsamlı saymak ve bentlerde yer almayan giderleri, yargılamanın gerekli olduğu gerekçesiyle genişletmek.
- Geçici hukuki koruma giderini tedbir kararının ilgili olduğu bend yerine yanlış bir bende bağlamak; bu bend 323(ç) bendidir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargılama giderlerinin sayılan kalemler dışında kaldığı durumda, özel olarak yaptırılan bilimsel mütalaa ve özel rapor giderlerinin davayı kaybeden tarafa yüklenemeyeceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/539 E., 2025/509 K., 10.09.2025)
- Delil tespitine ilişkin masrafların madde 323/1-ç kapsamında yargılama gideri sayılması gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2022/1660 E., 2026/628 K., 02.04.2026)
- Arabuluculuk ücretinin Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenip taraflarca karşılanan kısmının yargılama gideri olarak değerlendirilebileceği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, 2024/1189 E., 2026/332 K., 25.03.2026)
- Vekille takip edilen davada haksız çıkan tarafın vekâlet ücretine mahkûm edilmesi gerektiği yönündeki görüş, madde 323(ğ) uyarınca kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 2025/1019 E., 2025/1060 K., 09.12.2025)
- Geçici hukuki koruma giderlerinin, diğer kanunlardaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla madde 323(ç) ve 406/2 uyarınca yargılama gideri olarak değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, 2019/2640 E., 2022/790 K., 09.06.2022)
- Kamulaştırma davalarında, özel kanun gereği yargılama giderlerinden davacı idarenin sorumlu tutulması durumunda, vekâlet ücretinin de madde 323 kapsamında değerlendirilmesi kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2019/241 E., 2019/560 K., 14.05.2019)
Nasıl ispat edilir?
- Yargılama giderini talep eden taraf, giderin madde 323 bentlerinden birine girdiğini ve dava için yapıldığını ispatlamakla yükümlüdür; masrafın belgesi (makbuz, tebliğ kaydı, bilirkişi veya tanık ücret kararı) bu amaçla kullanılır.
- Özel masraf iddiasında karşı taraf, giderin özel bir rapor veya mütalaa olduğunu ileri sürer ve bu savunmayı yazılı belge ile ispatlamalıdır.
- Vekâlet ücretinin yargılama gideri olarak hükme bağlanması için davanın vekille takip edildiği vekâletname ile belirlenmelidir.
- Gündelik, yol ve konaklama giderinde, tarafın hazır bulunduğu günler ve bizzat çağrılma hâli tutanak veya çağrı kağıdı ile ispatlanır.
- Hâkimin takdir ettiği gündelik ve konaklama tutarında belirleyici olan, taraf açısından ibraz edilen ve kabul görebilir belgelerdir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.324: Yargılama giderinin tanımını ve hükümde giderlerin kimlere yükletileceğinin gösterilmesi gerektiğini düzenler; madde 323 ile birlikte okunur.
- 6100 sayılı Kanun m.326: Yargılama giderlerinin kimin sorumlu olacağını, haksız çıkan tarafa yükletilmesini ve kısmen haklı çıkma hâlinde paylaştırılmasını düzenler; bu maddenin sonucunu tamamlar.
- 6100 sayılı Kanun m.388: Geçici hukuki koruma tedbirlerine ilişkin hükümdür; madde 323(ç) bendindeki tedbir giderlerinin hangi tedbirlere ilişkin olduğunu belirler.
- 6100 sayılı Kanun m.333: Yargılama giderine ilişkin avans ve bu giderlerin peşin ödenmesi gibi usul hükümleridir; madde 323 kalemlerinin ödeme sırasını ilgilendirir.
HMK m.324 — Delil ikamesi için avans
Bu madde, taraflardan birinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen delil avansının yatırılma yükümlülüğünü, bu yükümlülüğün birlikte talep halinde paylaşılmasını, karşı tarafın avansı yatırma imkânını ve yatırılmamasının sonucunu düzenler. Ayrıca tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde bu kuralın saklı kalacağını belirtir. Madde, taraflarca talep edilen delillere ilişkindir; hâkimin re'sen başvurduğu deliller için giderlerin ödenmesi bu maddenin konusu değildir. Dava açılırken yatırılan gider avansının dava şartı olması (m.120), dava şartı yokluğunun sonucu (m.115) ve re'sen yapılan işlemlerin giderleri (m.325) bu maddede düzenlenmez. Kesin süre kurumunun genel kuralları (m.100) ile tanık, bilirkişi ve keşif gibi delillerin ayrıntılı usulü de bu maddenin kapsamı dışındadır.
Delil ikamesi için avans: hangi kavramlar bilinmeli?
- Delil avansı
- Tarafın ikamesini talep ettiği delilin (tanık dinletme, bilirkişi raporu, keşif gibi) gerektirdiği giderin, mahkemenin belirlediği tutar üzerinden önceden ödenmesi yükümlülüğüdür. Dava açılırken alınan gider avansından ayrıdır ve dava şartı niteliği taşımaz.
- Gider avansı ile delil avansı ayrımı
- Gider avansı davacının dava açarken yatırmakla yükümlü olduğu ve dava şartı olan tutardır; delil avansı ise delilin ikamesi için ayrıca istenen tutardır. Delil avansı gider avansı hesabına dahil edilmez.
- Kesin süre
- Mahkemenin avansın yatırılması için tanıdığı, içinde yatırılmazsa hukuki sonucu doğuran süredir. Bu maddeye göre delil avansı için verilen süre, genel kesin süre kuralından farklı olarak yeniden süre verilmesine elverişli değildir.
- Delilden vazgeçilmiş sayılma
- Avansın süresinde yatırılmaması hâlinde, talep edilen delilin ikamesinden kendiliğinden vazgeçilmiş sayılmasıdır. Vazgeçilen şey kural olarak dava değil, talep edilen delildir.
- Üzerinde serbestçe tasarruf edilemeyen dava ve işler
- Tarafların anlaşarak sonuçlarını serbestçe belirleyemeyeceği uyuşmazlıklardır. Bu tür işlerde delil avansının yatırılmamasının delilden vazgeçme sonucu uygulanmaz.
Delil ikamesi için avans: hangi şartlar aranır?
- Tarafın bir delilin ikamesini talep etmiş olması ve mahkemenin bu delil için avans belirlemiş bulunması gerekir.
- Avans, mahkemece belirlenen tutarda ve verilen kesin süre içinde yatırılmalıdır.
- Aynı delil taraflarca birlikte talep edilmişse gereken gider yarı yarıya avans olarak ödenmelidir.
- Avans yükümlülüğünü yerine getirmeyen tarafın karşısındaki taraf, bu avansı yatırma imkânına sahiptir.
- Üzerinde serbestçe tasarruf edilemeyen dava ve işlerde bu maddedeki delilden vazgeçme sonucu uygulanmaz; bu hâllerde m.325 uyarınca işlem yapılır.
Delil ikamesi için avans: hangi sonuçları doğurur?
- Taraf, mahkemece belirlenen avansı verilen kesin süre içinde yatırmazsa talep ettiği delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır.
- Avansı yatırmayan taraf, davasının tümünden değil yalnızca o delilden vazgeçmiş sayılır; dava usulden reddedilmez.
- Karşı taraf, avans yükümlülüğünü yerine getirmeyen tarafın yerine avansı yatırabilir ve delil ikame edilir.
- Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde yatırılmayan avans nedeniyle delilden vazgeçme sonucu doğmaz.
- Delil avansı, gider avansı gibi dava şartı değildir; bu nedenle yatırılmaması dava şartı eksikliği hükmünü doğurmaz.
Delil avansı ile gider avansı arasındaki fark nedir?
Delil avansı, belirli bir delilin ikamesi için mahkemece ayrıca istenen ve ara kararla belirlenen tutardır.
Gider avansı, davacının dava açılırken yatırmakla yükümlü olduğu ve m.120 kapsamındaki tutardır.
Yatırılmayan gider avansı dava şartı yokluğu doğurur ve dava usulden reddedilir; yatırılmayan delil avansı ise yalnızca o delilden vazgeçilmiş sayılmaya yol açar. Delil avansı gider avansı hesabına katılmaz.
Tek taraf talebi ile ortak talep arasındaki fark nedir?
Yalnız bir tarafın talep ettiği delilde avansı o taraf yatırır.
Taraflar birlikte aynı delili talep etmişlerse gider yarı yarıya avans olarak ödenir.
Ortak talepte her taraf payını yatırmakla yükümlü olur; birinin ödememesi halinde diğer taraf avansı yatırabilir.
Serbestçe tasarruf edilebilen ile edilemeyen dava ve işler arasındaki fark nedir?
Taraflar üzerinde serbestçe tasarruf edebildiği uyuşmazlıklarda bu madde doğrudan uygulanır.
Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde madde saklıdır.
Bu tür işlerde avans yatırılmaması delilden vazgeçme sonucunu doğurmaz; giderler m.325 uyarınca belirlenir.
Taraf talebine bağlı delil ile hâkimin re'sen başvurduğu delil arasındaki fark nedir?
Bu maddedeki avans, tarafın ikamesini talep ettiği delil içindir.
Hâkimin kendiliğinden başvurduğu deliller için giderler m.325 kapsamında düzenlenir.
Re'sen delil için bu maddedeki vazgeçme sonucu değil, m.325'teki bir hafta süre ve Hazineden ödeme kuralı geçerlidir.
Delil ikamesi için avans: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Delil avansını gider avansıyla karıştırmak ve avansın yatırılmamasını dava şartı eksikliği saymak; sonuç olarak davayı usulden reddetmek.
- Delil avansının gider avansı tutarına eklenerek dava açılışında istenmesi ve bu yolla delil avansının gider avansı hesabında gizlenmesi.
- Avansı yatırmayan tarafın tüm davasından vazgeçmiş sayılması; oysa vazgeçme yalnızca talep edilen delil ile sınırlıdır.
- Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde bu maddedeki vazgeçme sonucunu uygulamak; bu hâllerde m.325 uygulanmalıdır.
- Hâkimin re'sen başvurduğu delil için m.324 uygulamak ve avansı yatırmayan tarafın delilden vazgeçmiş sayılmasına karar vermek.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Tanık dinlenmesi, bilirkişi raporu ve keşif gibi delil ikamesine yönelik giderlerin gider avansı içinde değerlendirilmesi mümkün değildir, bunlar için ayrıca delil avansı istenmelidir. (Hukuk Genel Kurulu, 2016/1785 E., 2017/1666 K., 13.12.2017; Hukuk Genel Kurulu, 2016/1784 E., 2017/1665 K., 13.12.2017; Hukuk Genel Kurulu, 2016/1782 E., 2017/1664 K., 13.12.2017)
- Mahkemece bilirkişi ücreti gibi delil avansı istenmişse bu tutarın dava açılışında alınan gider avansı niteliğinde kabul edilmesi hatalıdır. (Hukuk Genel Kurulu, 2016/1781 E., 2017/1663 K., 13.12.2017)
- Delil avansı yatırılmadığında davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedilmesi yanlıştır; doğru sonuç yalnızca o delilden vazgeçilmiş sayılmak ve diğer delillere göre karar vermektir. (Hukuk Genel Kurulu, 2016/1780 E., 2017/1662 K., 13.12.2017)
- Delil avansı için verilen süre kesindir; ara kararda süre, istenen giderin niteliği ve sonuçları açıkça belirtilmeli ve tutanağa geçirilmelidir. (Hukuk Genel Kurulu, 2016/1778 E., 2017/1661 K., 13.12.2017)
Nasıl ispat edilir?
- Delil avansını isteyen mahkeme, avansın tutarını ve hangi delil için istendiğini ara kararla belirtmek zorundadır; ispat yükü bu belirlemenin usulüne uygun yapılmasındadır.
- Avansın yatırıldığını ispat yükü yatırmakla yükümlü tarafa aittir; makbuz ve banka dekontu bu hususta esas delildir.
- Avans yükümlülüğünü yerine getirmediğini savunan karşı taraf, avansın yatırılmadığını ya da süre içinde yatırılmadığını dosya kapsamındaki ara karar ve tutanakla ortaya koymalıdır.
- Karşı tarafın yatırdığı avansın talep eden tarafın avansı yerine geçtiğini ileri sürmesi halinde, bu ödemenin dosyaya işlendiği ispat edilmelidir. (Hukuk Genel Kurulu, 2016/1778 E., 2017/1661 K., 13.12.2017)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.120: Dava açılırken yatırılan gider avansını düzenler; delil avansı bu tutardan ayrıdır ve gider avansı hesabına dahil edilmez.
- 6100 sayılı Kanun m.115: Dava şartı eksikliğinin usulden red sonucunu düzenler; delil avansının yatırılmaması bu sonucu doğurmaz.
- 6100 sayılı Kanun m.325: Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde hâkimin re'sen başvurduğu deliller için giderleri ve Hazineden ödemeyi düzenler; m.324/3 bu hâllere yollar.
- 6100 sayılı Kanun m.329: Re'sen yapılması gereken işlemlere ilişkin giderleri düzenler; m.325 ile birlikte değerlendirilir.
HMK m.325 — Resen yapılması gereken işlemlere ilişkin giderler
Madde, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkimin resen başvurduğu delillerin gideri için avans yükümlülüğünü ve avansın yatırılmamasının sonucunu düzenler. Gider ödemesinin kimin tarafından yapılacağına, belirtilecek oranda paylaşımına ve ödenmemesi hâlinde Hazineden karşılanmasına ilişkindir. Hükmün uygulanması, bu tür davalarda mahkemenin resen delil toplaması durumuna bağlıdır. Tarafların talebiyle toplanan deliller için avans yükümlülüğünü düzenlemez (m.324). Yargılama giderlerinin nihai olarak kime yükleneceği, haksız çıkan tarafın sorumluluğu ve haklılık oranına göre paylaştırma ayrı bir konudur (m.326). Delil avansının süresinde yatırılmamasının talep edilen delilden vazgeçme sonucu da m.324'te düzenlenmiştir. Yargılama giderlerine hükmedilmesi ve karar kısmında gösterilmesi (m.332) ile fazla yatırılan avansın iadesi (m.333) de bu maddenin kapsamı dışındadır.
Resen yapılması gereken işlemlere ilişkin giderler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Resen başvurulan delil
- Hâkimin taraf talebi beklemeden, kendiliğinden araştırma ilkesi gereği topladığı delildir. Talep üzerine getirilen delillerden ayrılır ve bu madde yalnız bu tür deliller için uygulanır.
- Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler
- Taraflara dava konusu hak üzerinde serbest tasarruf imkânı tanınmayan, kamu yararı içeren uyuşmazlıklardır. Soy bağı davaları bu kapsamda değerlendirilir ve maddenin uygulandığı temel alan budur.
- Gider avansı
- Resen delil için gereken masrafın, mahkemenin belirlediği süre içinde taraflardan birinden ya da belirtilen oranda her ikisinden alınan ön ödemesidir. Yatırılan avans, sonunda yargılama giderinin hesabında kullanılır.
- Hazine tarafından karşılama
- Belirlenen süre içinde avans yatırılmazsa, giderin Hazinece geçici olarak ödenmesidir. Bu ödeme, giderden sorumlu olan tarafın sonradan borçlandırılması şartına bağlıdır.
Resen yapılması gereken işlemlere ilişkin giderler: hangi şartlar aranır?
- Davanın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği bir dava veya iş olması gerekir.
- Mahkemenin delili kendiliğinden, yani taraf talebi olmadan resen başvurulan delil olarak toplaması gerekir.
- Delil için gerekli giderin belirlenmesi ve bu giderin bir haftalık süre içinde ödenmesine karar verilmesi gerekir.
- Ödeme yükünün taraflardan birine ya da mahkemenin belirleyeceği oranda her ikisine yüklenmesi gerekir.
- Belirlenen süre içinde giderleri karşılayacak miktarda avansın yatırılmamış olması hâlinde, giderin ileride ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilmesi gerekir.
- Mahkemenin bu süreye ikinci bir süre vermesi öngörülmemiştir; avansın yatırılmaması doğrudan Hazine ödemesine bağlanır.
Resen yapılması gereken işlemlere ilişkin giderler: hangi sonuçları doğurur?
- Mahkeme, resen delil için gereken giderin bir hafta içinde taraflardan birince ya da belirtilen oranda her iki tarafça ödenmesine karar verir.
- Belirlenen süre içinde giderleri karşılayacak avans yatırılırsa delil toplama işlemi bu avansla yürütülür.
- Belirlenen süre içinde avans yatırılmazsa, giderin ileride ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir.
- Avansın yatırılmaması, taraf aleyhine delilden vazgeçme sonucu doğurmaz; bu madde yalnız Hazine ödemesi sonucunu öngörür.
- Hazineden ödenen gider, yargılamanın sonunda ödemesi gereken tarafa yükletilmek üzere alacak olarak kalır.
- Madde emredici niteliktedir; mahkemenin bu süreye ikinci bir süre vermesi kanunda öngörülmemiştir.
Resen delil ile talep üzerine delil arasındaki fark nedir?
Hâkimin kendiliğinden topladığı delil; giderin ödenmesine bu madde uygulanır.
Tarafın talep ettiği delil; avans tarafların yükümlülüğüdür ve yatırılmazsa delilden vazgeçilmiş sayılır.
Resen delilde avansın yatırılmaması Hazine ödemesine, talep üzerine delilde ise delilden vazgeçilmiş sayılmaya yol açar.
Tek taraf ödemesi ile oranlı ödeme arasındaki fark nedir?
Giderin taraflardan yalnız birine yüklendiği hâl.
Mahkemenin belirttiği oranda her iki tarafın birlikte ödediği hâl.
Ödeme yükü hangi tarafa, hangi oranda düştüğüne göre belirlenir; belirtilmezse sorumluluk kararda gösterilen tarafa aittir.
Avansın yatırılması ile yatırılmaması arasındaki fark nedir?
Belirlenen süre içinde gerekli miktarda avansın yatırılması.
Süre içinde avansın yatırılmaması.
Yatırılmazsa ikinci bir süre verilmeden giderin Hazineden ödenmesine hükmedilir; yatırılırsa işlem avansla yürür.
Resen yapılması gereken işlemlere ilişkin giderler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Resen delil avansını talep üzerine delil avansıyla karıştırmak; resen delilde yatırılmayan avans için delilden vazgeçilmiş sayılacağını yazmak yanlıştır, bu sonuç m.324'e aittir.
- Avans yatırılmadığında mahkemenin ikinci bir süre verip ardından işlem yapması; madde doğrudan Hazine ödemesine hükmetmeyi öngörür.
- Süreyi bir haftadan farklı saymak ya da sürenin yargılama giderinin nihai sorumlusuna ilişkin olduğunu düşünmek; süre yalnız avans ödemesine ilişkindir.
- Hazineden ödenen giderin baştan haksız çıkan tarafa yüklendiğini varsaymak; sorumluluk m.326 uyarınca yargılamanın sonunda belirlenir.
- Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği davalar dışında da resen delil için bu maddeyi uygulamak; uygulama alanı bu dava ve işlerle sınırlıdır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Soy bağının belirlenmesi gibi kamu düzenine ilişkin davalarda, DNA incelemesi giderinin yatırılmaması üzerine mahkemenin bu maddeye göre işlem yapması kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2013/1944 E., 2014/705 K., 23.05.2014)
- Resen delil için gerekli giderin yatırılmaması hâlinde mahkemenin bu madde uyarınca Hazine ödemesine hükmetmesinde usule aykırılık görülmemektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2019/3693 E., 2020/1868 K., 15.10.2020; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2019/2584 E., 2020/1576 K., 16.07.2020; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2019/3169 E., 2020/143 K., 16.01.2020; 8. Daire, 2016/11280 E., 2020/5990 K., 23.12.2020)
- Ehliyetsizlik gibi kamu düzenine ilişkin bir iddia resen araştırılacaksa, tarafların giderleri karşılayamamış olması araştırmayı engellemez; bu hâlde m.325 uygulanır. (Hukuk Genel Kurulu, 2013/1944 E., 2014/705 K., 23.05.2014)
- Mahkemenin resen keşif kararı vermesi hâlinde keşif giderinin de bu madde kapsamında taraflardan alınması ya da Hazineden karşılanması kabul edilmektedir. (4. Daire, 2025/200 E., 2025/628 K., 29.01.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Resen delil toplanması gereken hâlde ispat yükü dava konusu hakkın sahibine değil, mahkemenin kendiliğinden araştırma görevine dayanır; mahkeme delilin gerekli olduğunu ara kararında gerekçelendirir.
- Giderin miktarı ve ödeme yükümlüsü, mahkemenin ara kararında gösterdiği bilirkişi ve keşif giderlerinin ayrı ayrı belirlenmesiyle ortaya konur.
- Avansın yatırıldığı, yatırılmadığı ya da süresinde yatırılmadığı banka dekontu ve mahkeme veznesi kaydıyla ispatlanır.
- Yatırılmadığı iddiasını ileri süren taraf veya Hazine, süre içinde ödeme yapılmadığını vezne kaydı ile ispatlar; ödeme yapıldığını ileri süren taraf dekont sunar.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.324: Taraf talebiyle toplanan delillerde avans yükümlülüğünü ve avansın yatırılmamasının delilden vazgeçme sonucunu düzenler; m.325 ise resen delilleri kapsar.
- 6100 sayılı Kanun m.326: Yargılama giderlerinin nihai olarak haksız çıkan tarafa yüklenmesi ve haklılık oranına göre paylaştırılmasını düzenler; Hazineden ödenen giderin sonradan kime yükleneceğini belirler.
- 6100 sayılı Kanun m.332: Yargılama giderlerine hükmedilmesi ve karar kısmında gösterilmesi ile ilgilidir; m.325 kapsamındaki giderin sonuçta kime yükleneceği bakımından tamamlayıcıdır.
- 6100 sayılı Kanun m.333: Kesinleşen hükümden sonra kullanılmayan avansın iadesini düzenler; m.325 gereğince yatırılan avansın akıbeti bakımından ilgilidir.
HMK m.326 — Yargılama giderlerinden sorumluluk
Madde, yargılama giderlerinin kime yükletileceğini düzenler. Ana kural, aleyhine hüküm verilen tarafın giderleri ödemesidir; kısmen haklı çıkan iki tarafın giderleri haklılık oranına göre paylaştırılır; aleyhine hüküm verilenler birden fazlaysa paylaşım veya müteselsil sorumluluk tercih edilebilir. Madde taraflar arasındaki yargılama giderleri ilişkisine uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: giderlerin peşin ödenmesi ve resen delil giderleri (m.325), gereksiz yere davayı uzatan tarafın lehine hüküm verilse bile giderlerden sorumlu tutulması (m.327), kötüniyetli davranışa bağlı para cezası (m.329), vekâlet ücretinin hükmedilme usulü (m.332) ve vekil veya tanık gibi taraf dışı kişilerin sorumluluğu.
Yargılama giderlerinden sorumluluk: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yargılama giderleri
- Harç, masraf ve avukatlık ücreti gibi davanın görülmesi sırasında yapılan ve kanunda bu niteliği verilen ödemeler bütünüdür. Bu giderler, dava sonunda hangi tarafa yükletileceği kararla belirlenen kalemlerdir.
- Aleyhine hüküm verilen taraf
- Davada talebinin reddedildiği veya aleyhine sonuç doğuran hüküm kurulan taraftır. Kural olarak yargılama giderleri bu tarafa yüklenir.
- Haklılık oranı
- Kısmen kabul kısmen ret durumunda, her tarafın dava konusu içindeki haklı çıkma payıdır. Mahkeme bu oranı belirleyip giderleri ona göre paylaştırır; başka bir ölçüte göre takdir kullanamaz.
- Müteselsil sorumluluk
- Aleyhine hüküm verilen birden fazla kişinin giderlerin tamamından birlikte ve her birinin tek başına sorumlu tutulması halidir. Mahkeme bu yolu paylaşım yerine tercih edebilir.
Yargılama giderlerinden sorumluluk: hangi şartlar aranır?
- Davada aleyhine hüküm verilen bir taraf bulunmalıdır; bu hal kural olarak giderlerin o tarafa yüklenmesini doğurur.
- Kanunda yazılı bir istisnai hal bulunmamalıdır; aksi halde giderler kanunda öngörülen kişiden alınır.
- Kısmen kabul kısmen ret söz konusuysa her iki taraf da kısmen haklı çıkmış olmalıdır; bu durumda giderler haklılık oranına göre paylaştırılmalıdır.
- Aleyhine hüküm verilen taraf birden fazlaysa mahkeme giderleri aralarında paylaştırmalı veya müteselsilen sorumlu tutmalıdır; bu seçim mahkemenin takdirindedir.
- Giderlerin hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği karara yazılmalıdır.
Yargılama giderlerinden sorumluluk: hangi sonuçları doğurur?
- Aleyhine hüküm verilen taraf, kanunda yazılı istisna yoksa yargılama giderlerini ödemekle yükümlü olur.
- Kısmen haklı çıkan taraflar, giderlerin haklılık oranına uygun payını öder.
- Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme payları ayırabilir veya müteselsil sorumluluk kararı verebilir.
- Haklılık oranı dışında bir ölçüte göre paylaştırma yapılamaz.
- Giderlerin hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği kararda gösterilmelidir.
Tam hasar ile kısmi kabul arasındaki fark nedir?
Davanın tamamen reddedildiği veya tamamen kabul edildiği hallerde tek bir taraf aleyhine hüküm vardır.
Davanın kısmen kabul kısmen reddedildiği hallerde her iki taraf kısmen haksız çıkar.
Tam haklılık halinde giderlerin tamamı karşı tarafa yüklenir; kısmi kabulde giderler haklılık oranına göre bölünür.
Paylaştırma ile müteselsil sorumluluk arasındaki fark nedir?
Aleyhine hüküm verilenler arasında giderlerin her birine pay biçilmesi yöntemidir.
Aleyhine hüküm verilenlerin giderlerin tamamından birlikte sorumlu tutulması yöntemidir.
Mahkeme iki yoldan birini seçer; paylaştırmada her kişi kendi payından, müteselsil halde tamamından sorumlu olur.
Kural ile kanunda yazılı istisnalar arasındaki fark nedir?
Aleyhine hüküm verilen tarafın giderleri ödemesi genel kuraldır.
Gereksiz yere davayı uzatan veya gider doğuran taraf, lehine hüküm verilse bile sorumlu tutulabilir (m.327).
Lehine hüküm verilmiş olsa da bu taraf karar ve ilam harcı dışındaki giderlerin tamamından veya bir kısmından sorumlu olabilir.
Yargılama giderlerinden sorumluluk: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Kısmi kabul durumunda giderleri eşit bölmek; oysa paylaştırma haklılık oranına göre yapılmalıdır.
- Haklılık oranını dava değeri yerine hükmün kabul edilen kısmı ile hesaplamamak; oranın dava konusu üzerinden belirlenmesi gerekir.
- Aleyhine hüküm verilenler birden fazlayken müteselsil sorumluluğu kendiliğinden varsaymak; müteselsil sorumluluk mahkemenin açık kararını gerektirir.
- Gereksiz gider doğuran tarafı, lehine hüküm verildiği için giderlerden tamamen muaf saymak; m.327 bu durumda ayrıca sorumluluk doğurur.
- Giderlerin tutarını ve hangi tarafa hangi oranda yükletildiğini hükümde göstermemek.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargılama giderlerinin kural olarak haksız çıkan tarafa yüklenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/420 E., 2024/382 K., 10.07.2024)
- Kısmi kabulde giderlerin haklılık oranına göre paylaştırılması zorunlu kabul edilmektedir; hâkim başka bir kritere göre takdir kullanamaz. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/62 E., 2023/464 K., 17.05.2023)
- Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya başka mahkemede devam edilmişse giderlerin nihai kararı veren mahkemece, haklılık durumuna göre hükme bağlanması kabul edilmektedir. (Genel Kurul, 2019/42746 E., 17.05.2023)
- Ceza yargılamasında iştirak halinde suç işleyen sanıkların giderlerden eşit değil, sebep oldukları oranda sorumlu tutulması gerektiği kabul edilmektedir. (Genel Kurul, 2021/31220 E., 27.01.2026)
- Yargılama giderlerinin hükümde tutarı, tarafı ve oranıyla gösterilmemesinin hatalı olduğu kabul edilmektedir. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2026/804 E., 2026/1000 K., 06.05.2026)
Nasıl ispat edilir?
- Yargılama giderlerinin bir tarafa yüklenmesini isteyen taraf, o tarafın aleyhine hüküm verildiğini ve giderin davadan doğduğunu ortaya koymalıdır; dava dosyasındaki karar ve harç makbuzları bu amaçla kullanılır.
- Kısmi kabulde haklılık oranını iddia eden taraf, talep edilen miktar ile kabul edilen miktarı gösteren hesap ve bilirkişi raporlarıyla oranı kanıtlamalıdır.
- Gereksiz gider doğurulduğu iddiasını ileri süren taraf, bu durumun m.327 kapsamında olduğunu somut olayda ortaya koymalıdır; karşı taraf bu iddiayı çürütebilir.
- Müteselsil sorumluluk talebinde bulunan taraf, aleyhine hüküm verilenlerin birden fazla olduğunu ve ortak sorumluluk sebebini gösteren kayıtlarla ispat etmelidir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.325: Resen başvurulan deliller için gereken giderlerin önce kimin tarafından ödeneceğini ve Hazineden ödemeyi düzenler; m.326 ise bu giderlerin dava sonunda kime yükletileceğini belirler.
- 6100 sayılı Kanun m.327: Gereksiz yere davayı uzatan veya gider doğuran tarafın lehine hüküm verilmiş olsa bile giderlerden sorumlu tutulabilmesi bakımından m.326/1'in istisnasını oluşturur.
- 6100 sayılı Kanun m.332: Yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin mahkemece resen hükme bağlanması ve ilamın altında gösterilmesi usulünü düzenler; m.326'daki yükletmenin uygulama aracıdır.
HMK m.327 — Dürüstlük kuralına aykırılık sebebiyle yargılama giderlerinden sorumluluk
6100 sayılı Kanun'un 327. maddesi, dürüstlük kuralına aykırı davranan tarafın lehine karar verilmiş olsa bile yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının koşullarını ve bir kişinin sıfatı olmadığı hâlde davalı sıfatını kendisine aitmiş gibi göstermesi durumunda davalı yararına yargılama giderine hükmedilemeyeceğini düzenler. Hüküm, davadaki tarafların tamamı bakımından, yani davacı ve davalı ile fer'î müdahil açısından uygulanabilir. Maddenin konusu yargılama giderlerinin yükletilmesidir; karar ve ilam harcının bu kapsama girmediği açıktır. Madde, vekâlet ücretinin kötüniyetli dava açan tarafa yüklenmesini (m.329), fer'î müdahale giderlerinin sorumluluğunu (m.322 ve devamı) ve yargılama giderlerinin genel olarak kime ait olacağını (m.323 ve devamı) düzenlemez. Ayrıca yargılama giderlerinin genel sorumluluk ilkesini belirleyen m.326 ile dürüstlük kuralının genel ifadesi olan m.29 bu maddenin dayanağı olmakla birlikte, bu maddelerin kendi hükümleri ayrıca okunmalıdır. Dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin 18/A hükmü de bu maddenin kapsamı dışındadır.
Dürüstlük kuralına aykırılık sebebiyle yargılama giderlerinden sorumluluk: hangi kavramlar bilinmeli?
- Dürüstlük kuralına aykırılık
- Tarafın davada gereksiz yere süreci uzatması veya gereksiz gider yapılmasına yol açması hâlidir. Kasıt aranmaz; davranışın gereksiz olması ve sonucu yaratması yeterlidir. Taraf haklı çıksa bile bu sonuç doğabilir.
- Karar ve ilam harcı
- Davanın açılması ve hükmün infazı için alınan harçlardır. Birinci fıkradaki sorumluluk bu harçları kapsamaz; harç her hâlde davayı kaybeden tarafta kalır.
- Sıfat yokluğu (husumet)
- Davalının, davaya konu hukuki ilişkide davalı sıfatına sahip olmamasıdır. Davacının davayı yanlış kişiye yöneltmesi sonucunu doğurur ve dava sıfat yokluğu nedeniyle reddedilir.
- Yargılama giderleri
- Harçlar, tebligat ve bilirkişi gibi masraflar ile vekâlet ücretini kapsayan giderlerdir. Birinci fıkra bu giderlerin tamamının ya da bir kısmının yüklenmesine izin verir; karar ve ilam harcı bu kapsam dışındadır.
- Fer'î müdahale
- Üçüncü kişinin, davada taraflardan birinin yanında yer alması ile ortaya çıkan müdahaledir. Bu maddede ayrıca düzenlenmiş olmasa da, fer'î müdahil yararına veya aleyhine giderler konusunda ilgili ayrım ikinci fıkranın mantığıyla birlikte değerlendirilir.
Dürüstlük kuralına aykırılık sebebiyle yargılama giderlerinden sorumluluk: hangi şartlar aranır?
- Taraflardan birinin davada gereksiz yere davanın uzamasına ya da gider yapılmasına sebebiyet vermiş olması gerekir.
- Bu tarafın davada lehine karar verilmiş olması gerekir; yani bu sorumluluk davayı kazanan taraf için doğar.
- Sorumluluğun kapsamı karar ve ilam harcı dışındaki yargılama giderlerinin tamamı veya bir kısmı ile sınırlı olmalıdır.
- Davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddedilmiş olması ve davalı sıfatının kendisine ait olduğu yanılgısını davacıda yaratan kişinin, davacının onun aleyhine açtığı davada bulunmuş olması gerekir (ikinci fıkra).
- İkinci fıkranın uygulanması için davalı sıfatı olmayan kişinin davacıyı yanıltıcı davranışta bulunmuş olması gerekir; bu davranış kendisine karşı dava açılmasına sebebiyet vermelidir.
- Sıfat yokluğu nedeniyle ret hâlinde, bu kişi lehine yargılama giderine hükmedilmemelidir.
Dürüstlük kuralına aykırılık sebebiyle yargılama giderlerinden sorumluluk: hangi sonuçları doğurur?
- Gereksiz davanın uzamasına veya gider yapılmasına sebebiyet veren taraf, lehine karar verilmiş olsa bile karar ve ilam harcı dışındaki yargılama giderlerinin tamamını veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebilir.
- Yükletme kararı mahkemenin takdirine bağlıdır; hüküm zorunlu değildir, mahkeme tamamı yerine kısmi bir sorumluluk da belirleyebilir.
- Karar ve ilam harcı bu sorumluluğun kapsamı dışındadır ve birinci fıkra uyarınca bu harç taraf üzerinde yüklenemez.
- Davalı sıfatı olmadığı hâlde davacıyı yanıltarak kendisine karşı dava açılmasına sebep olan kişi, sıfat yokluğu nedeniyle davanın reddi hâlinde davalı yararına yargılama gideri ödemeye mahkûm edilemez.
- İkinci fıkrada yanıltma ve sebebiyet koşulu gerçekleşmemişse, davalı yararına yargılama gideri hükmolunması maddenin kapsamı içindedir ve bu hâlde ikinci fıkra uygulanmaz.
- Madde emredici bir yaptırım değildir; mahkemeye takdir yetkisi tanıyan bir düzenlemedir. Mahkeme gerekçesini hükmünde açıklamalıdır.
Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?
Birinci fıkrada tarafın kendi davranışı, gereksiz dava uzatması veya gider yaratması aranır ve taraf davayı kazanmış olabilir.
İkinci fıkrada davalı sıfatı olmayan kişinin davacıyı yanıltıcı davranışı ve sıfat yokluğu nedeniyle reddin varlığı aranır.
Birinci fıkrada yargılama gideri yükletilebilir; ikinci fıkrada davalı yararına yargılama gideri hükmedilemez.
Karar ve ilam harcı ile diğer yargılama giderleri arasındaki fark nedir?
Karar ve ilam harcı, davayı kaybeden tarafta kalan ve bu maddenin kapsamı dışında olan harçtır.
Diğer yargılama giderleri, birinci fıkra uyarınca tamamı ya da bir kısmı yükletilebilecek kalemlerdir.
Kötüniyetli taraf, harç dışındaki giderlerden sorumlu tutulur; harç ayrıca bu maddeye göre yüklenmez.
Haklı çıkan taraf ile haksız çıkan taraf arasındaki fark nedir?
Lehine karar verilen taraf, birinci fıkra kapsamında gereksiz davranışı varsa yargılama giderinden sorumlu tutulabilir.
Aleyhine karar verilen taraf, genel hükümler gereği zaten yargılama giderlerini ödemekle yükümlüdür.
Birinci fıkra, asıl olarak haklı çıkan tarafın giderlerinden sorumluluğunu düzenler; haksız çıkan taraf için ayrı bir sorumluluk doğurmaz.
Dürüstlük kuralına aykırılık sebebiyle yargılama giderlerinden sorumluluk: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Birinci fıkrayı kötüniyet şartına bağlamak; oysa maddede kasıt aranmaz, gereksiz davranış ve sonucu yeterlidir.
- Karar ve ilam harcını da birinci fıkra kapsamında yüklemek; harç bu kapsam dışındadır.
- Davayı kazanan tarafın her zaman yargılama giderinden sorumlu olduğunu varsaymak; sorumluluk gereksiz davranışa bağlıdır ve mahkemenin takdirindedir.
- İkinci fıkrayı sıfat yokluğu olmayan hâllere uygulamak; hüküm yalnızca davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddi ve yanıltıcı davranış birlikte bulunduğunda işler.
- İkinci fıkrada davalı yararına gider hükmolunamayacağını, davacıyı yanıltan kişiye karşı açılan davada bütün giderlerin davacıda kalacağı biçiminde yorumlamak; bu durumda sadece davalı yararına hüküm verilmez.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Birinci fıkradaki sorumluluk, davayı kazanan tarafın gereksiz yere davayı uzatması veya gider yaratması hâlinde doğar ve mahkeme bunu somut olay üzerinden değerlendirir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2025/583 E., 2026/54 K., 09.01.2026; Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2023/1624 E., 2025/769 K., 15.05.2025)
- Dürüstlük kuralına aykırılığın kabulü için kasıt aranmaz; davranışın gereksizliği ve sonucu yeterli görülmüştür. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2021/516 E., 2021/850 K., 24.06.2021)
- Karar ve ilam harcının bu sorumluluk kapsamına alınmaması, uygulamada harcın davayı kaybeden tarafta kalması biçiminde işlemiştir. (Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2017/2107 E., 2018/1192 K., 06.02.2018)
- İkinci fıkra, davalı sıfatı olmayan kişinin yanıltıcı davranışını ve sıfat yokluğu nedeniyle reddi birlikte arar; bu koşullar varsa davalı yararına gider hükmolunmaz. (İkinci Bölüm, 2020/26624 E., 15.05.2024)
- Mahkemelerin, yükletme kararında gerekçe göstermesi ve somut olaydaki gereksiz davranışı açıkça belirtmesi gerektiği kabul edilmiştir. (9. Hukuk Dairesi, 2021/8434 E., 2021/12581 K., 22.09.2021)
Nasıl ispat edilir?
- Birinci fıkrada sorumluluğu ileri süren, gereksiz dava uzatmasını veya gider yaratmayı ispat yükü karşı tarafa aittir; bu davranışın belgelerle, dilekçelerle, tutanaklarla veya tanıkla ortaya konulması gerekir.
- Karşı taraf, davranışının gereksiz olmadığını, gerekli bir savunma veya delil sunduğunu savunursa bu savunmasını ispatlamakla yükümlüdür.
- İkinci fıkrada davalı yararına gider hükmolunmaması savunmasını ileri süren davacıdır; davalı sıfatı olmadığı hâlde davacıyı yanılttığını, bunun dava açılmasına sebep olduğunu ispatlamak zorundadır.
- Sıfat yokluğu nedeniyle ret kararı dosyada bulunmalı ve yanıltıcı davranışın dava açılmasına nedensellik bağı kurulmalıdır.
- Yazılı belgeler, tebligat kayıtları ve taraf beyanları ispatta öncelikli delillerdir; tanık beyanı ise ikincil nitelik taşır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 m.29: Dürüst davranma ve doğruyu söyleme yükümlülüğünü genel olarak düzenler; birinci fıkradaki yaptırımın dayanağıdır.
- 6100 m.326: Yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasını düzenler; bu maddedeki birinci fıkra, lehine hüküm verilen tarafa istisnai yükletmeye imkân tanır.
- 6100 m.329: Kötüniyetli veya haksız dava açan tarafın vekâlet ücretinden sorumluluğunu düzenler; bu madde ile ayrı bir yaptırım sistemi kurar.
HMK m.328 — Fer’î müdahale gideri
6100 sayılı Kanun'un 328. maddesi, fer'î müdahalenin yargılama giderlerine ilişkin sorumluluğunu düzenler. Fer'î müdahil olarak davaya katılan üçüncü kişinin ve yanında katıldığı tarafın haksız çıkması hâlinde giderlerin kime yükleneceğini, ayrıca hüküm lehine verilmiş olsa bile lehine hükmolunan tarafın davranışı nedeniyle müdahale giderinin ona yüklenmesini belirler. Madde, fer'î müdahalenin koşullarını, müdahale talebinin usulünü, fer'î müdahilin davadaki konumunu ve hükmün etkisini düzenlemez. Bu konular m.66 ile m.69'da, asıl müdahale ise m.65'te yer alır. Fer'î müdahilin adlî yardımdan yararlanabilmesi ve vekâlet ücreti hükümleri de bu maddenin kapsamı dışındadır (m.334 ve m.323 vd.).
Fer’î müdahale gideri: hangi kavramlar bilinmeli?
- Fer'î müdahale
- Davanın sonucunda hukuki yararı bulunan üçüncü kişinin, davanın taraflarından birinin yanında ve onun yardımcısı olarak davaya katılmasıdır. Müdahil, davayı yalnızca bulunduğu noktadan itibaren takip edebilir.
- Fer'î müdahil
- Fer'î müdahale talebi kabul edilerek davaya katılan üçüncü kişidir. Taraf sıfatı kazanmadığı için hakkında hüküm kurulamaz; yalnızca yanında katıldığı tarafın yargılamasına etki eder.
- Müdahale gideri
- Fer'î müdahale nedeniyle, yalnızca müdahalenin varlığından doğan yargılama giderleridir. Müdahilin dilekçesinin tebliğ giderleri gibi kalemler bu kapsamda değerlendirilir; asıl davanın diğer giderlerinden ayrılır.
- Lehine hükmolunan tarafın hâl ve davranışı
- Hükmün yanında katıldığı taraf lehine verilmesine rağmen, o tarafın davranışının üçüncü kişinin davaya katılmasına yol açması durumudur. Bu hâlde müdahale giderinin yüklenmesi için aranan olgudur.
Fer’î müdahale gideri: hangi şartlar aranır?
- Davada fer'î müdahil sıfatıyla yer alan bir üçüncü kişinin bulunması gerekir; bu kişi taraf sıfatı kazanmadığından hakkında hüküm kurulamaz.
- Fer'î müdahilin yanında katıldığı taraf davayı kaybetmiş olmalıdır; bu hâlde müdahil yalnızca fer'î müdahale giderinden sorumlu tutulur.
- Yanında katıldığı taraf haklı çıkmışsa müdahale giderleri diğer yargılama giderleri gibi haksız çıkan tarafa yüklenmelidir.
- Hüküm, fer'î müdahilin katıldığı taraf lehine verilmiş olsa bile, lehine hükmolunan tarafın hâl ve davranışının üçüncü kişinin davaya katılmasını gerektirmiş olması aranır.
- Bu istisnai yükleme yapılırken müdahale giderinin tamamı veya yalnızca bir kısmı lehine hüküm verilen tarafa yüklenebilir; tam ya da kısmi yükleme takdir yetkisine bağlıdır.
Fer’î müdahale gideri: hangi sonuçları doğurur?
- Yanında katıldığı taraf haksız çıkarsa, fer'î müdahil yalnızca fer'î müdahale giderinden sorumlu tutulur.
- Yanında katıldığı taraf haklı çıkarsa, müdahale giderleri haksız çıkan tarafa yüklenir.
- Hüküm lehine verilmiş olsa bile, lehine hükmolunan tarafın davranışı müdahaleye yol açmışsa, müdahale giderinin tamamı veya bir kısmı o tarafa yüklenebilir.
- Lehine hükmolunan tarafın davranışı müdahaleye yol açmamışsa ikinci fıkra uygulanmaz ve giderler genel kurala göre belirlenir.
- Maddede fer'î müdahilin vekâlet ücretine ilişkin ayrı bir düzenleme yer almaz; hüküm fer'î müdahil hakkında kurulamaz ve ona vekâlet ücreti takdir edilmez.
Yanında katıldığı taraf kaybeder ile kazanır arasındaki fark nedir?
Fer'î müdahilin yanında katıldığı taraf davayı kaybettiğinde, müdahil yalnızca fer'î müdahale giderinden sorumlu olur.
Yanında katıldığı taraf davayı kazandığında, müdahale giderleri diğer yargılama giderleri gibi haksız çıkan tarafa yüklenir.
Giderin kimin üstünde kalacağı, yanında katıldığı tarafın sonuçtaki durumuna göre belirlenir.
Genel kural ile lehine hüküm verilen tarafa yükleme arasındaki fark nedir?
Genel kural, yanında katıldığı tarafın haksız çıkması hâlinde giderlerin müdahil veya haksız taraf üzerinde kalmasıdır.
İkinci fıkra, hükmün katıldığı taraf lehine verilmiş olmasına rağmen, o tarafın davranışının müdahaleyi doğurduğu hâllerde istisna getirir.
Lehine karar verilen tarafa müdahale giderinin tamamı veya bir kısmı yüklenebilir; bu, hâkimin takdirine bağlıdır.
Fer’î müdahale gideri: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Fer'î müdahil hakkında hüküm kurup ona yargılama gideri veya vekâlet ücreti yüklemek; müdahil taraf sıfatı kazanmadığından bu yanlış olur.
- Yanında katıldığı taraf haksız çıktığında müdahil ile asıl tarafı birlikte sorumlu saymak; m.328 yalnızca müdahale giderinden sorumluluk öngörür.
- Lehine hüküm verilen tarafın davranışı aranmaksızın ikinci fıkrayı uygulamak; istisna yalnızca davranışın müdahaleyi gerektirdiği hâllerde söz konusudur.
- Müdahale giderinin tamamı ile kısmi yüklemeyi aynı şey saymak; hâkim tamamı veya bir kısmını takdir ederek yükleyebilir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Fer'î müdahil hakkında hüküm kurulamayacağı, bu nedenle müdahil aleyhine yargılama gideri veya vekâlet ücreti hükmedilmemesi gerektiği kabul edilmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2022/10714 E., 2022/14058 K., 02.11.2022)
- Fer'î müdahilin yanında katıldığı tarafın haksız çıkması hâlinde yalnızca müdahale giderinden sorumlu tutulacağı, bu hükmün uygulanmasının kabul edildiği görülmektedir. (8. Daire, 2019/5330 E., 2023/8107 K., 28.12.2023)
- İkinci fıkradaki istisnanın, lehine hüküm verilen tarafın davranışının müdahaleyi doğurduğu hâllerle sınırlı olduğu ve bu yükleme için hâkimin takdir yetkisinin bulunduğu kabul edilmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2019/2292 E., 2019/7821 K., 04.04.2019; 9. Hukuk Dairesi, 2016/31958 E., 2016/18014 K., 17.10.2016)
- Fer'î müdahil lehine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğinin, m.328 ile birlikte değerlendirildiği uygulamada görülmektedir. (8. Daire, 2022/2092 E., 2024/1250 K., 07.03.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Müdahil veya müdahalenin giderlerinin yüklenmesini isteyen taraf, müdahalenin davaya katılmasına yol açan davranışın lehine hükmolunan tarafa ait olduğunu ispatla yükümlüdür.
- Lehine hükmolunan tarafın hâl ve davranışının müdahaleye neden olduğu, dava dosyasındaki yazılı belgeler, ihbar yazısı veya müdahale dilekçesi ile ortaya konulabilir.
- Karşı taraf, davranışının müdahaleye yol açmadığını ya da müdahalenin kendi kusuru dışındaki bir nedenle gerektiğini ileri sürerek savunma yapabilir; bu savunmanın ispat yükü ona aittir.
- Yanında katıldığı tarafın haklı veya haksız çıktığı, hükmün sonucuna göre belirlenir; bu nedenle hüküm fıkrasının incelenmesi esastır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.66: Fer'î müdahalenin koşullarını ve tanımını düzenler; m.328 bu müdahalenin giderlerini düzenlediği için kavramsal temeldir.
- 6100 sayılı Kanun m.69: Müdahilin yer aldığı asıl davada hükmün taraflar hakkında verileceğini belirtir; bu nedenle giderler yalnızca taraflar üzerinden hesaplanır.
- 6100 sayılı Kanun m.327: Taraf sıfatı olmadığı hâlde davacıyı yanıltan kişi hakkında vekâlet ücreti takdirine ilişkin usul bakımından m.328 ile birlikte değerlendirilir.
- 6100 sayılı Kanun m.334: Adlî yardım koşullarını düzenler; fer'î müdahilin adlî yardımdan yararlanabilmesi bakımından bu maddeyle birlikte okunur.
HMK m.329 — Kötüniyetle veya haksız dava açılmasının sonuçları
Bu madde, kötüniyetli davalının veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan tarafın, karşı tarafın vekil ücretini ve disiplin para cezasını ödemeye mahkûm edilmesini düzenler. Vekâlet ücretinin miktarına ilişkin uyuşmazlık ya da fahiş bulunma hâlinde miktarın mahkemece takdir edilmesi de bu kapsamdadır. Madde, kötüniyetin tanımını yapmaz; bu kavram uygulama ile somutlaşır. Madde, normal yargılama giderlerinin (harç, tebligat, bilirkişi ücreti gibi) hangi tarafa yükleneceğini düzenlemez (m.323 ve devamı). Dürüstlük kuralına aykırılığın yargılama giderine etkisi ile davanın kaybedilmesi hâlinde yargılama giderlerine hükmedilmesi de bu maddenin konusu değildir (m.326, m.327). Vekâlet ücretinin taraf lehine hükmedilmesinin genel kuralı m.330'da yer alır. Kötüniyetli istinaf ve temyiz başvurularında maddenin uygulanması, ilgili yargılama aşamasının kendi düzenlemesi üzerinden gerçekleşir.
Kötüniyetle veya haksız dava açılmasının sonuçları: hangi kavramlar bilinmeli?
- Kötüniyet
- Davayı veya savunmayı karşı tarafa zarar verme amacıyla ya da davayı gereksiz yere uzatmak amacıyla kullanma hâlidir. Kanunda tanımı yapılmamıştır; dürüstlük ve iyi niyet ilkesinden hareketle somut olaydan çıkarılır.
- Hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açma
- Davacının ileri sürdüğü hakka dayanmadığı açıkça bilinen ya da bilinmesi gereken bir davayı açmasıdır. Bu kavram, davanın sadece kaybedilmesiyle eş anlamlı değildir; kötüniyet unsurunun da bulunması gerekir.
- Vekâlet ücreti (bu madde bakımından)
- Taraf ile vekili arasında kararlaştırılan ücrettir. Bu madde uyarınca karşı tarafa yüklenebilmesi için kararlaştırılmış olması gerekir; miktar uyuşmazlığında ya da fahiş bulunduğunda mahkeme miktarı doğrudan takdir eder.
- Disiplin para cezası
- Kötüniyet veya haksız dava açma hâlinde, taraf hakkında hükmedilen ve kanunda beşyüz liradan beşbin liraya kadar belirlenen idari nitelikte para cezasıdır. Tutarı mahkeme tarafından takdir edilir.
- Vekil sebebiyet
- Kötüniyetli davranışın taraf yerine vekil tarafından gerçekleştirilmesi hâlidir. Bu durumda disiplin para cezası taraf yerine vekile uygulanır.
Kötüniyetle veya haksız dava açılmasının sonuçları: hangi şartlar aranır?
- Davalının kötüniyetli olması veya davacının hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açmış olması gerekir.
- Kötüniyetin varlığı, karşı tarafa zarar verme saiki veya davayı açıkça uzatma amacının bulunmasıyla belirlenir; davacı açısından yalnızca davanın kaybedilmesi yeterli değildir.
- Karşı tarafın vekil ile yapılmış ve kararlaştırılmış bir vekâlet ücreti ilişkisinin bulunması gerekir.
- Vekâlet ücretinin yargılama giderlerinden ayrı olarak hükmedilebilmesi için kötüniyet veya hakkın yokluğu talepte bulunulmuş ve dava içinde değerlendirilmiş olmalıdır.
- Disiplin para cezası için de aynı kötüniyet koşulu aranır; bu cezanın hükmedilebilmesi için ayrıca kanunda belirlenen tutar aralığına uyulmalıdır.
Kötüniyetle veya haksız dava açılmasının sonuçları: hangi sonuçları doğurur?
- Kötüniyetli davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf, yargılama giderlerinden ayrı olarak karşı tarafın vekâlet ücretinin tamamını ya da bir kısmını ödemeye mahkûm edilebilir.
- Vekâlet ücretinin miktarı konusunda uyuşmazlık çıkması ya da mahkemece miktarın fahiş bulunması hâlinde, miktar doğrudan mahkemece takdir edilir.
- Kötüniyetli taraf ayrıca beşyüz liradan beşbin liraya kadar disiplin para cezası ile mahkûm edilebilir.
- Kötüniyet bulunmayan ve dava haklı çıkılmış ise bu maddeye dayanılarak vekâlet ücreti ya da disiplin para cezası hükmedilemez.
- Kötüniyetli davranış vekil tarafından gerçekleştirilmişse disiplin para cezası vekil hakkında uygulanır.
- Kötüniyetin varlığı hâlinde yaptırım hükmedilmesi zorunlu değil, takdire bağlıdır; 'mahkûm edilebilir' ifadesi bunu gösterir.
Kötüniyetli davalı ile hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan davacı arasındaki fark nedir?
Kötüniyetli davalı, davayı savunma yoluyla uzatan ya da açıkça davayı sürüncemede bırakmak amacıyla hareket eden taraftır.
Hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan davacı, davasının dayanağını taşımadığı hâlde dava açan taraftır.
Her iki durumda da aynı yaptırımlar uygulanır; ancak davacı açısından kötüniyetin varlığı ayrıca aranır, yalnızca davanın reddi yeterli değildir.
Vekâlet ücreti ile disiplin para cezası arasındaki fark nedir?
Vekâlet ücreti, karşı tarafın vekiline ödenmesi gereken ücretin bir kısmının ya da tamamının kötüniyetli tarafa yüklenmesidir.
Disiplin para cezası, kötüniyetli tarafa kamuya ödenmek üzere hükmedilen ve kanunda belirlenen aralıkta olan cezadır.
Vekâlet ücreti karşı tarafa, disiplin para cezası ise devlete ödenir; biri diğerinin yerine geçmez, birlikte hükmedilebilir.
Taraf ile vekil arasındaki fark nedir?
Kötüniyetli davranış taraf tarafından gerçekleştirilmişse yaptırım doğrudan tarafa uygulanır.
Kötüniyetli davranış vekil tarafından gerçekleştirilmişse disiplin para cezası vekile uygulanır.
Vekil sebebiyet vermişse disiplin para cezası vekil hakkında uygulanır; vekâlet ücretine ilişkin yaptırım ise yine tarafa yüklenir.
Yargılama giderleri ile vekâlet ücreti ve disiplin para cezası arasındaki fark nedir?
Yargılama giderleri, davayı kaybeden tarafa genel kural gereği yüklenir.
Vekâlet ücreti ve disiplin para cezası, kötüniyet veya hakkın yokluğu koşulunun varlığına bağlı ek yaptırımlardır.
Yargılama giderlerine hükmedilmesi için kötüniyet aranmaz; bu madde uyarınca ek yaptırımlar için ise kötüniyet aranır.
Kötüniyetle veya haksız dava açılmasının sonuçları: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Davanın kaybedilmesini kötüniyetin varlığı saymak; oysa kötüniyetin ayrıca ispatlanması gerekir.
- Vekâlet ücretine hükmedilebileceğini, kötüniyet olmasa da davanın reddedildiği her durumda kabul etmek; bu madde kötüniyet koşuluna bağlıdır.
- Vekâlet ücretinin miktarını kanundan veya tarife tavanından otomatik almak; miktar taraflar arasında kararlaştırılan ücrete bağlıdır, uyuşmazlık hâlinde mahkeme takdir eder.
- Disiplin para cezasının tutarını, vekâlet ücreti gibi, tarafın ödediği ücretle orantılı hesaplamak; kanun beşyüz liradan beşbin liraya kadar sınır belirlemiştir.
- Vekil sebebiyet vermiş olmasına rağmen disiplin para cezasını tarafa yüklemek; bu hâlde ceza vekil hakkında uygulanır.
- İstinaf ve temyiz aşamalarında bu maddenin uygulanmayacağını düşünmek; kötüniyetli istinaf ve temyiz başvurularında bu hükümler uygulanabilir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Kötüniyetin varlığı, davacının karşı tarafa zarar verme saikiyle hareket etmesi veya davalının açıkça davayı uzatmaya yönelik savunma araçlarına başvurması hâlinde kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2020/1032 E., 2022/1275 K., 09.11.2022)
- Vekâlet ücretinin bu madde uyarınca hükmedilebilmesi için kötüniyetle açılmış dava içinde talep edilmiş olması gerekir; ayrı bir dava ile bu zarar istenemez. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2023/1167 E., 2025/170 K., 29.01.2025)
- Kötüniyetli istinaf başvurusunda bölge adliye mahkemesi bu madde hükümlerini uygulayabilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2022/1118 E., 2022/1806 K., 31.10.2022)
- Kötüniyetli davalının uygulaması gereken yaptırımın tutarı, mahkemenin takdirinde olup dosya içeriğine göre belirlenmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/1700 E., 2026/360 K., 12.02.2026)
- Dava şartı arabuluculukta ilk toplantıya katılmama gibi davranışların kötüniyet olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği uygulamada ayrıca incelenmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 2025/1628 E., 2025/1871 K., 14.11.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Kötüniyetin varlığını iddia eden taraf bunu ispatlamakla yükümlüdür; yani kötüniyet iddiasında bulunan karşı taraf, davalının ya da davacının kötüniyetini ispat yükü altındadır.
- Kötüniyetin ispatında dava dosyasındaki yazılı belgeler, savunma ve dilekçelerin içeriği, davanın hangi aşamada ve ne amaçla uzatıldığına ilişkin kayıtlar kullanılabilir.
- Vekâlet ücretinin hükmedilebilmesi için taraf ile vekil arasındaki ücret sözleşmesinin varlığı ve miktarı ispat edilmelidir; miktar uyuşmazlığında mahkeme miktarı takdir eder.
- Karşı tarafın, davanın açılmasında veya savunmanın yapılmasında kötüniyetinin bulunmadığını savunması hâlinde, bu savunmayı yapan taraf kendi iyi niyetini ispatlamakla yükümlü değildir; iddiayı ileri süren taraf kötüniyeti ortaya koymalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.330: Vekil ile takip edilen davalarda taraf lehine vekâlet ücretinin hükmedilmesinin genel kuralını düzenler; bu maddedeki vekâlet ücreti yaptırımı ise kötüniyete bağlı istisnai bir yükümlülüktür.
- 6100 sayılı Kanun m.327: Sıfat yokluğu ve dürüstlük kuralına aykırılık hâllerinde yargılama giderlerinin sorumluluğunu düzenler; kötüniyet unsuru aranmadan uygulanan ayrı bir sorumluluk rejimidir.
HMK m.330 — Vekâlet ücretinin taraf lehine hükmedilmesi
Madde, vekille takip edilen davalarda mahkemenin takdir edeceği vekâlet ücretinin hükmün kime yönelik kurulacağını düzenler; vekâlet ücretine hükmedilecek lehine hüküm fıkrasının taraf adına kurulmasını öngörür. Uygulama, davada taraf olan ve vekil ile temsil edilmiş olan tarafa, yani davayı kazanan tarafa yönelik olarak yapılır. Maddenin kendisi vekâlet ücretinin miktarını, hangi tarifeye göre hesaplanacağını ya da hangi hâllerde ücrete hükmedileceğini düzenlemez. Vekâlet ücretinin yargılama gideri sayılması (m.323/1-ğ), miktarın sınırları ve takdir ölçütleri (AvK m.169 ve tarife), kötüniyet halinde tarifenin dışına çıkılması (m.329) ve yargılama giderlerinin hükmedilmesi (m.326) başka maddelerde yer alır.
Vekâlet ücretinin taraf lehine hükmedilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Vekâlet ücreti (yargılama gideri olarak)
- Davada haklı çıkan tarafın avukat aracılığıyla takip ettiği davalarda, haksız çıkan taraftan alınarak haklı çıkan tarafa ödenmesine hükmedilen ücrettir. Yargılama giderlerinin bir kalemi olarak kabul edilir ve taraflar arasındaki vekâlet sözleşmesindeki ücretten ayrı bir kavramdır.
- Taraf lehine hüküm
- Hükmün, vekâlet ücretini alacak olan tarafın (vekil değil) lehine kurulmasıdır. Ücret, hüküm fıkrasında davacı veya davalı taraf adına yazılır.
- Vekil ile takip
- Tarafın dava boyunca avukat tarafından temsil edilmiş olmasıdır. Vekil ile takip edilmeyen davalarda vekâlet ücretine hükmedilmez.
Vekâlet ücretinin taraf lehine hükmedilmesi: hangi şartlar aranır?
- Davanın vekil ile takip edilmiş olması gerekir; taraf avukat aracılığıyla temsil edilmiş olmalıdır.
- Vekâlet ücretine hükmedilecek tarafın davada haklı çıkmış olması gerekir.
- Vekâlet ücreti, kanuna göre (Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınarak) takdir edilmiş olmalıdır.
- Hükmün fıkrası, ücreti alacak olan tarafın lehine, haksız çıkan tarafın aleyhine olacak şekilde kurulmalıdır.
- Ücret, tarifede yazılı tutardan az ve üç katından fazla olamaz; bu sınır aşılmamalıdır.
Vekâlet ücretinin taraf lehine hükmedilmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Vekille takip edilen davada haklı çıkan taraf lehine, mahkemece takdir edilen vekâlet ücretine hükmedilir.
- Vekille takip edilmeyen davada taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilemez.
- Hükmedilen ücret, haksız çıkan taraftan alınarak haklı çıkan tarafa ödenir; ücretin alacaklısı tarafın kendisidir.
- Taraflar, hükmedilecek ücretin tarafa ait olacağını sözleşmeyle kararlaştırabilir; aksi kararlaştırılmadıkça ücret tarafa aittir.
Taraf lehine hüküm ile vekil lehine hüküm arasındaki fark nedir?
Madde uyarınca ücret taraf lehine hükmedilir; hüküm fıkrasında ücretin alacaklısı davayı kazanan taraf olarak yazılır.
Ücretin doğrudan avukata ödenmesini öngören bir yaklaşım olsaydı hüküm vekil lehine kurulurdu.
Ücret, avukat ile müvekkil arasındaki ilişkiye bakılmaksızın davayı kazanan tarafın alacağıdır; taraflar aksini sözleşmeyle kararlaştırabilir.
Vekil ile takip edilen dava ile vekil ile takip edilmeyen dava arasındaki fark nedir?
Taraf avukatla temsil edilmişse vekâlet ücretine hükmedilir.
Taraf kendisi davayı takip etmişse vekâlet ücretine hükmedilmez.
Vekâlet ücreti yalnız vekille takip edilen davalarda yargılama gideri olarak hükmedilebilir.
Vekâlet ücretinin taraf lehine hükmedilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Hüküm fıkrasını vekil lehine kurmak; madde gereği ücret taraf lehine hükmedilmelidir.
- Vekâlet ücretini taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan tutar üzerinden hesaplamak; hesap Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre yapılmalıdır.
- Vekille takip edilmeyen davada ücrete hükmetmek.
- Haksız çıkan tarafın ücretten sorumlu olduğunu gözden kaçırıp ücreti haklı çıkan tarafa değil başka birine yükletmek.
- Taraflar arasında aksi kararlaştırıldığı hâlde ücreti sözleşme uyarınca hükme bağlamamak; sözleşmede ücretin tarafa ait olduğu kararlaştırılmışsa madde uyarınca bu kayıt geçerlidir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Vekâlet ücretinin hesabında, taraf ile avukatı arasındaki sözleşmede kararlaştırılan ücret değil, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınır. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2026/54 E., 2026/222 K., 25.02.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2021/1852 E., 2024/283 K., 15.02.2024)
- Hüküm fıkrasında ücret, davayı kazanan tarafın lehine ve haksız çıkan tarafın aleyhine kurulur; uygulamada 'davacıdan alınarak davalıya verilmesine' biçiminde karar verilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2026/54 E., 2026/222 K., 25.02.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2021/1852 E., 2024/283 K., 15.02.2024)
- Davalı vekille temsil edilmişse ve davacı aleyhine sonuçlanmışsa, davalı lehine tarifeye göre vekâlet ücretine hükmedilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2026/54 E., 2026/222 K., 25.02.2026)
- Taraflar sözleşmeyle hükmedilecek ücretin kime ait olacağını kararlaştırabilir; bu kayıt madde metninin uygulanmasını değiştirmez. (Danıştay 13. Daire Başkanlığı, 2015/2738 E., 2015/4014 K., 18.11.2015)
Nasıl ispat edilir?
- Vekâlet ücretine hükmedilmesini isteyen taraf, davada vekil ile temsil edildiğini ve davayı kazandığını ispatlamakla yükümlüdür; vekâletname ve dava dosyası bu konuda temel belgedir.
- Ücretin miktarı tarifeye göre hesaplanacağından, dava değerini ve tarife dilimini gösteren dava dosyası kayıtları esas alınır.
- Karşı taraf, davada haklı çıkmadığını veya ücretin tarifenin üç katını aştığını ileri sürüyorsa, bu iddiasını dava kayıtlarıyla ispatlamak zorundadır.
- Taraf ile avukatı arasındaki ücret sözleşmesi, hükmedilecek vekâlet ücretinin miktarını belirlemez; bu sözleşme ancak 6100 m.329 kapsamında gerçek ücret talebinde delil olarak ele alınır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 m.323: Vekâlet ücretinin yargılama giderleri arasında sayıldığını belirtir; bu nedenle ücret, yargılama giderlerinin hükmü içinde taraf lehine kurulur.
- 6100 m.329: Kötüniyetli davalı veya haksız dava açan davacı hakkında karşı tarafın vekiliyle kararlaştırılan gerçek ücretin hükmedilebilmesini düzenler; bu, taraf lehine hükmün istisnai bir görünümüdür.
- 6100 m.326: Yargılama giderlerinin haksız çıkan tarafa yükletilmesi kuralını koyar; vekâlet ücreti de bu kurala tabidir.
- 6100 m.327: Vekâlet ücretinin hükmedilmesi yönünden hakkaniyetle yapılan takdiri ve bu ücretin yargılama gideri olarak hükmü ile ilgilidir.
- Avukatlık Kanunu m.169: Vekâlet ücretinin tarifeye göre hesaplanmasını ve tarifedeki tutarın az veya üç katından fazla olamayacağını düzenler; madde bu hesaba dayanarak takdir edilen ücreti taraf lehine hükme bağlar.
HMK m.331 — Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri
Madde, davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine gerek kalmadığı hâllerde yargılama giderlerinin nasıl takdir edileceğini; görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davanın hangi mahkemede devam ettiğine göre yargılama giderine kimin hükmedeceğini ve davanın açılmamış sayıldığı hâllerde giderlerin kime yükletileceğini düzenler. Kuralın uygulandığı taraf, esastan sonuçlanmayan her davadaki davacı ve davalıdır. Yargılama giderlerine hükmedilmesinin genel ilkeleri (m.323 vd.), giderlerin aleyhine hüküm verilen tarafa yüklenmesi (m.326), hüküm sonrası giderlerin ilamın altına yazılması (m.332) ve yargılama giderinin kapsamı (m.323) bu maddede düzenlenmez; bunlar ayrı maddelerde yer alır. Davanın konusuz kalmasının esasa etkisi, feragat ve kabulün sonuçları ile davanın açılmamış sayılmasının koşulları da bu maddenin dışındadır.
Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri: hangi kavramlar bilinmeli?
- Davanın konusuz kalması
- Davanın açılmasından sonra, dava konusu uyuşmazlığın ortadan kalkmasıdır. Uyuşmazlığın açılan dava sırasında ortadan kalkmış olması gerekir; dava açılmadan önce çözülen uyuşmazlık bu kapsama girmez.
- Haklılık durumu
- Davanın açıldığı tarihte tarafların hangisinin haklı olduğunun tespitidir. Esasa girilmediği için bu tespit dosya içeriğine göre yapılır ve sonradan doğan olaylar ölçüt değildir.
- Esas hakkında karar verilmesine gerek olmaması
- Konusuz kalan davada davanın kabulü veya reddi yerine verilen karar türüdür. Mahkeme esasa girmeden davanın konusunun kalmadığını belirler.
- Görevsizlik ve yetkisizlik kararı
- Mahkemenin görevli veya yetkili olmadığına dair verdiği usule ilişkin karardır. Bu kararın ardından davanın hangi mahkemede devam ettiği, giderlerden kimin sorumlu olacağını belirler.
- Davanın açılmamış sayılması
- Davanın hiç açılmamış gibi kabul edildiği usule ilişkin nihai karardır. Bu hâlde giderler haklılık durumuna bakılmaksızın davacıya yüklenir.
Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri: hangi şartlar aranır?
- Davanın açılmasından sonra, dava konusu uyuşmazlığın ortadan kalkmış olması bulunmalıdır.
- Esas hakkında karar verilmesine gerek kalmamış olması gerekir; bu durumda hâkim esasa girmez.
- Davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumunun tespit edilmesi gerekir.
- Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmiş olması hâlinde, davanın hangi mahkemede devam ettiğinin belirlenmiş olması gerekir.
- Yargılama giderine hükmedilebilmesi için bu hükmün, davanın açılmamış sayılması kararında olduğu gibi, davacı aleyhine kurulması hâlinde davacının giderleri ödemeye mahkûm edilmesi gerekir.
- Haklılık durumunun tespiti dava dosyasının içeriğine dayanmalıdır; esasa girilmeden bu tespit yapılamazsa karar eksik kalır.
Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri: hangi sonuçları doğurur?
- Konusuz kalan davada hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir eder ve hükmeder.
- Haklılık durumu davanın açıldığı tarihe göre belirlenir; sonradan doğan ödeme veya olay bu tespiti değiştirmez, yalnız dava açılmadan önceki durum gözetilir.
- Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra dava görevli veya yetkili mahkemede devam ederse, yargılama giderlerine davayı gören bu ikinci mahkeme hükmeder.
- Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra dava başka mahkemede devam etmezse, talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden tespit yaparak davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder.
- Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hâllerde yargılama giderleri davacıya yükletilir; davalının haklılığı bu sonucu değiştirmez.
- Konusuz kalan davada giderlere hükmedilmesi, esasın incelenmesi yerine davanın açıldığı tarihteki durumun değerlendirilmesini gerektirir; esas hakkında hüküm kurulmaz.
Konusuz kalma ile görevsizlik veya yetkisizlik kararı sonrası devam arasındaki fark nedir?
Dava konusuz kalmış ve esas hakkında karar verilmesine gerek kalmamıştır; ölçüt davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumudur.
Dava görevsiz veya yetkisiz mahkemede açılmış, sonra görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmiştir; ölçüt dosyanın gittiği yerdir.
Konusuz kalmada haklılık oranına göre takdir yapılır; görevsizlik/yetkisizlikte giderlere, davaya devam edilen mahkeme hükmeder.
Davaya ikinci mahkemede devam ile devam edilmemesi arasındaki fark nedir?
Dosya görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmiş ve orada dava görülmeye başlanmıştır.
Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra dava başka mahkemede devam ettirilmemiştir.
İlk durumda ikinci mahkeme hükmeder; ikinci durumda davanın açıldığı mahkeme, talep üzerine dosya üzerinden tespit yaparak davacıyı giderlere mahkûm eder.
Konusuz kalma ile davanın açılmamış sayılması arasındaki fark nedir?
Dava esasa girilmeden konusuz kalmıştır ve gider sorumluluğu haklılık durumuna bağlanır.
Davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Açılmamış sayılma hâlinde giderler kural olarak davacıya yükletilir; haklılık durumuna bakılmaz.
Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Konusuz kalan davada davanın reddine karar vermek; doğrusu esas hakkında karar verilmesine yer olmadığıdır.
- Konusuz kalma hâlinde haklılık durumunu değerlendirmeden giderleri yalnız davacıya yüklemek; m.331/1 haklılık ölçütünü öngörür.
- Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra dava ikinci mahkemede devam etmişken giderlere ilk mahkemenin hükmetmesi; doğrusu davayı gören ikinci mahkemenin hükmetmesidir.
- Dava başka mahkemede devam etmemişken talep olmaksızın giderlere hükmetmek; bu hâlde talep üzerine dosya üzerinden tespit yapılır.
- Açılmamış sayılma hâlinde haklılık oranını hesaplamaya çalışmak; giderler kural olarak davacıya yükletilir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Davanın konusuz kalması hâlinde davalının yargılama giderinden sorumlu tutulmaması için tek ve yeterli koşulun davanın açılmasına sebep olunmamış olması olduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/1201 E., 2023/1204 K., 06.12.2023)
- Konusuz kalan davada yargılama giderlerinden olan vekâlet ücretinin, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu gözetilmeden davacıya yüklenmesinin m.331/1 ihlali olduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/1201 E., 2023/1204 K., 06.12.2023)
- Konusuz kalan davada davanın reddi yerine esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (İdare Dava Daireleri Kurulu, 2025/2862 E., 2025/2247 K., 27.10.2025)
- Konusuz kalma hâlinde haklılık durumunun belirlenmesi ve buna göre yargılama giderine ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (İdare Dava Daireleri Kurulu, 2024/2877 E., 2024/3327 K., 11.12.2024)
- Dava konusuz kalmışken haklılık durumunun değerlendirilmeksizin giderlere hükmedilmesinin bozma sebebi sayıldığı kabul edilmektedir. (İdare Dava Daireleri Kurulu, 2023/2922 E., 2024/2429 K., 21.10.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Konusuz kalma nedeniyle giderlerin takdirini isteyen taraf, davanın açıldığı tarihte haklı olduğunu ileri sürer ve dayanağını dava dosyasındaki belgelerle gösterir; örneğin davalının dava açıldıktan sonra ödeme yaptığını gösteren belge.
- Davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu dosya içeriğine göre belirlenir; hâkim bu tespiti dosyadaki belgelerle yapar ve taraflar aksini yazılı delille ispatlamak zorundadır. (İdare Dava Daireleri Kurulu, 2024/2877 E., 2024/3327 K., 11.12.2024)
- Davalının giderden sorumlu tutulmamasını isteyen taraf, davaya sebep olunmadığını ispatlamakla yükümlüdür; davanın açılmasına sebep olunmuşsa dava haklı sayılmaz. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/1201 E., 2023/1204 K., 06.12.2023)
- Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra dava başka mahkemede devam etmemişse, giderlere hükmedilmesini isteyen taraf talebini dosya üzerinden tespit edilebilecek şekilde yapar; dosya kaydı bu tespitin dayanağıdır.
- Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hâllerde giderin davacıya yüklendiği kabul edildiğinden, davalının haklılığını ayrıca ispatlaması gerekmez; davacı aksini ispatlamak zorundadır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.332: Yargılama giderlerinin resen hükmedileceğini ve hükümde tutarı ile oranının gösterileceğini düzenler; m.331'de verilen giderler kararı bu usulle yazılır.
- 6100 sayılı Kanun m.326: Giderlerin kural olarak aleyhine hüküm verilen tarafa yükletileceği genel ilkesini içerir; m.331 bu kuraldan ayrılan hâlleri belirler.
HMK m.332 — Yargılama giderlerine hükmedilmesi
Madde, yargılama giderlerinin mahkemece resen (taraf talebi olmaksızın) hükme bağlanmasını, hükmedilen giderlerin tutarının, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiğinin ve dökümünün hüküm altında gösterilmesini ve hükümden sonraki yargılama giderlerinin ilamın altına yazılmasını düzenler. Kime uygulandığı bakımından, dava ve işlerde yargılamayı yürüten mahkeme ile taraflardır; madde, esas hakkında verilen nihai karar ve usule ilişkin nihai kararlar bakımından hüküm kurma yükümlülüğü getirir. Madde, yargılama giderlerinin hangi tarafa yükletileceği ölçütlerini düzenlemez; bu ölçütler haksız çıkma ve haklılık oranı esaslarıdır (m.326, m.327). Madde ayrıca, harç ve gider avansının ödenmesini, delil ikamesi giderlerinin Hazineden karşılanmasını ve görevsizlik veya yetkisizlik kararlarından sonra yargılama giderlerine hangi mahkemenin hükmedeceğini düzenlemez (m.325, m.331).
Yargılama giderlerine hükmedilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Resen hükmetme
- Mahkemenin yargılama giderlerine taraflardan bir talep gelmese de kendiliğinden karar vermesi yükümlülüğüdür. Taraf talebi bu konuda bir koşul değildir.
- Yargılama gideri
- Dava sırasında yapılan ve yargılamanın sonunda hüküm altına alınan harç, masraf ve vekâlet ücreti gibi kalemlerdir. Madde, bu giderlerin tutarı, yükletildiği taraf, oranı ve dökümünün hükümde gösterilmesini ister.
- Hükümden sonraki yargılama giderleri
- Kararın verilmesinden sonra, kararın kesinleşmesine veya icrasına kadar yapılan giderlerdir. Bunların hangi tarafça ödeneceği, miktarı ve dökümü mahkemece ilamın altına yazılır.
- İlamın altına yazılma
- Hükümden sonraki giderlerin, karardan ayrı bir yazı ile değil, ilamın altında mahkemece gösterilmesi biçimidir. Bu işlem mahkemenin idari işlemi niteliğindedir.
- Nihai karar öncesi giderler
- Esas hakkındaki hüküm verilmeden önce yapılmış giderlerdir. Madde ikinci fıkra uyarınca bunlar da hükümde ayrıca gösterilir.
Yargılama giderlerine hükmedilmesi: hangi şartlar aranır?
- Mahkemenin esas hakkında ya da usule ilişkin nihai bir karar vermesi gerekir; yargılama giderlerine hüküm ancak bu nihai karar ile birlikte kurulur.
- Yargılama giderlerine hüküm kurulurken taraf talebi aranmaz; mahkeme bu konuda kendiliğinden karar vermelidir.
- Hükümde yargılama giderinin tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ile dökümü açıkça gösterilmelidir.
- Hükümden sonraki yargılama giderlerinin hangi tarafça ödeneceği, miktarı ve dökümü ile bu giderlerin kime yükletileceği mahkemece ilamın altına yazılmalıdır.
Yargılama giderlerine hükmedilmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Yargılama giderlerine hükmedilmesi için taraflardan talep gelmesi gerekmez; mahkemenin bu konuda karar vermemesi usul ve kanuna aykırılık oluşturur.
- Hükümde giderin tutarı, yükletildiği taraf ve oranı gösterilmezse hüküm bu yönden eksik kalır ve düzeltilmesi gerekir.
- Hükümden sonraki giderler ilamın altına yazılmazsa, bu giderlerin hangi tarafça ödeneceği belirsiz kalır.
- Mahkeme ilamın altına yazılan hükümden sonraki giderler için ayrıca karar kurmaz; bu işlem mahkemenin idari işlemi niteliğindedir ve ilamın icrası sırasında dikkate alınır.
- Yargılama giderleri hükme bağlandıktan sonra taraf, bunları ayrı bir davayla talep edemez; giderler asıl davada kendiliğinden karara bağlanır.
- Madde emredici niteliktedir; taraflar bu konuda anlaşarak mahkemenin resen karar verme yükümlülüğünü ortadan kaldıramaz.
Nihai karar öncesi giderler ile hükümden sonraki giderler arasındaki fark nedir?
Nihai karardan önce yapılmış giderler, hükümde tutarı ve yükletildiği taraf ile birlikte gösterilir (m.332/2).
Hükümden sonraki giderler, kararın verilmesinden sonra doğar ve ilamın altına yazılır (m.332/3).
İki grup farklı yerde ve farklı zamanda belirlenir; birincisi hükümde, ikincisi ilamın altında gösterilir.
Esas hakkında karar ile usule ilişkin nihai karar arasındaki fark nedir?
Esas hakkında verilen hükümde yargılama giderlerine kural olarak hükmedilir.
Usule ilişkin nihai kararla dava sona eriyorsa, bu kararla birlikte giderlere de karar verilir.
Dava dosyası başka bir mahkemeye gönderilmiyorsa usule ilişkin nihai karar da giderler hakkında hüküm içerir; gönderme halinde ise giderlere sonraki mahkeme hükmeder.
Yargılama giderlerine hükmedilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Taraf talep etmediği için yargılama giderleri hakkında karar vermemek; madde m.332/1 uyarınca bu bir hata ve usul eksikliğidir.
- Yargılama giderlerinin toplam tutarını yazıp dökümünü ve kimin hangi oranda ödeyeceğini göstermemek; m.332/2 gereği hükmün eksik kalmasına yol açar.
- Hükümden sonraki giderleri karar metninde yer vermeyip ayrı bir işlemle belirlemeye çalışmak; m.332/3 uyarınca bu giderler ilamın altına yazılmalıdır.
- Yargılama giderlerini ayrı bir dava ile talep etmek; giderler asıl davada kendiliğinden hüküm altına alındığından bu yol kapalıdır.
- Hükme bağlanmış giderler için ayrıca karar kurmak; ilamın altına yazılan kayıt yeterli olup ayrıca hüküm kurulması gerekmez.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargılama giderlerine hükmedilmesi için taraf talebi aranmadığı, mahkemenin bu konuda kendiliğinden karar vermesi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/539 E., 2025/509 K., 10.09.2025)
- Taraf talep etmediği gerekçesiyle yargılama giderleri hakkında karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, bozma nedeni sayıldığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/539 E., 2025/509 K., 10.09.2025)
- Yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği hâlde bu konuda karar verilmemesinin, bozmayı gerektirmeyen bir eksiklik olarak düzeltilerek onanabildiği kabul edilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/1402 E., 2024/1764 K., 27.12.2024)
- Harç ve vekâlet ücreti gibi kalemlerin de yargılama gideri olarak resen hükme bağlanması gerektiği kabul edilmektedir. (Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2023/662 E., 2025/382 K., 10.03.2025)
- Görevli mahkemeye gönderme kararı verilmiş olsa bile, yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından hükme bağlanması gerektiği uygulamada tartışılmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2025/1483 E., 2025/2068 K., 08.12.2025)
- Yargılama giderlerine ilişkin fıkranın, madde metnine uygun biçimde kararın tamamında gösterilmesi gerektiği ve eksik gösterimin istinaf denetiminde ileri sürüldüğü görülmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, 2024/443 E., 2025/359 K., 26.03.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Yargılama giderlerine hükmedilmesini isteyen taraf, bu talebi dilekçesinde zorunlu olarak yapmak zorunda değildir; mahkemenin resen hükmetme yükümlülüğü vardır, ancak giderlerin tutarını ispat etmek gerekir.
- Harç, avans makbuzu ve vekâlet ücreti dökümü gibi belgeler giderin tutarının ve ödenip ödenmediğinin ispatında esas delildir.
- Giderin hangi tarafa ve hangi oranda yükletileceğine ilişkin hesaplama mahkemece yapılır; taraf bu hesabın dayanağını dosyadaki belgelerle ortaya koyar.
- Hükümde gösterilmeyen veya eksik gösterilen giderin karşı tarafça ileri sürülmesi halinde, bu eksikliğin düzeltilmesi istinaf veya düzeltme yoluyla talep edilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.326: Yargılama giderlerinin kural olarak aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilmesini düzenler; m.332 bu yükletmenin hükümde nasıl gösterileceğini belirler.
- 6100 sayılı Kanun m.327: Gereksiz yere davanın uzamasına sebep olan veya sıfat yokluğuna yol açan tarafın yargılama giderlerinden sorumluluğunu düzenler; bu hallerde hüküm altına alınacak yükletme farklılaşır.
- 6100 sayılı Kanun m.331: Konusuz kalan davada ve görevsizlik ya da yetkisizlik kararından sonra giderlere hangi ölçüte ve hangi mahkemece hükmedileceğini düzenler.
- 6100 sayılı Kanun m.325: Delil ikamesi ve resen yapılması gereken işlemlere ilişkin giderlerin avansını ve Hazineden ödenmesini düzenler; m.332 bu giderlerin nihai hükümde gösterilmesini ister.
HMK m.333 — Avansın iadesi
Madde, hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılmış gider avansının kullanılmayan kısmının iadesine ilişkin usulü düzenler. Mahkemenin iade kararını kendiliğinden vermesini ve bu kararın tebliğ giderinin iade edilecek avanstan karşılanmasını kapsar. Maddenin uygulanması hükmün kesinleşmesine bağlıdır. Madde, gider avansının alınmasını, eksikliğin tamamlanmasını ve avansın dava şartı olup olmadığını düzenlemez (m.120, m.114, m.115). Delil avansının yatırılmamasının sonuçlarını da düzenlemez (m.324). Avansın iadesine ilişkin mali ve tahsilat işlemleri ise Gider Avansı Tarifesi ve ilgili mali mevzuatla belirlenir.
Avansın iadesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Gider avansı
- Davacının davanın başında peşin olarak yatırmakla yükümlü olduğu, tebligat ve posta ücretleri, keşif, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri karşılayan tutardır. Tutarı her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifeye göre belirlenir.
- Kullanılmayan avans
- Yatırılan avans tutarından yargılama sırasında fiilen harcanmayan kısımdır. İade, yalnızca bu kalan kısım için söz konusudur.
- Hükmün kesinleşmesi
- Mahkemenin iade kararını verebilmesi için beklenen andır. Kesinleşmeden önce verilen karar, bu madde uyarınca iade kararı niteliği taşımaz.
Avansın iadesi: hangi şartlar aranır?
- Yargılamanın hüküm ile sonuçlanmış olması ve hükmün kesinleşmiş bulunması gerekir.
- Davacı tarafından yatırılmış bir gider avansı bulunmalıdır.
- Avansın yargılama giderlerine harcanmayan bir kısmının kalmış olması gerekir.
- Mahkemenin bu kısım için iade kararı vermesi gerekir; karar mahkemece kendiliğinden verilir, taraf talebi aranmaz.
- Tebliğ gideri, iade edilecek avanstan karşılanır.
Avansın iadesi: hangi sonuçları doğurur?
- Hüküm kesinleşince mahkeme kendiliğinden, kullanılmayan avans için iade kararı verir; tarafın ayrıca talepte bulunması gerekmez.
- İade kararının tebliğ gideri, iade edilecek avanstan karşılanır; tebliğ için ayrıca bir tahsilat yapılmaz.
- Hüküm kesinleşmeden iade kararı verilmez; kesinleşmeden önce avansın kalan kısmı iade edilmez.
- Avansın tamamı harcanmışsa iade kararı verilmesi için bir tutar bulunmaz.
Gider avansı ile delil avansı arasındaki fark nedir?
Gider avansı, davanın başında dava şartı olarak yatırılır ve kullanılmayan kısmı bu madde uyarınca iade edilir.
Delil avansı, ilgili delil için taraflarca yatırılan ayrı bir avanstır ve bu maddenin konusu değildir.
Delil avansının iadesi ayrı bir mekanizmaya tabidir; bu maddeyi doğrudan uygulamak için avansın gider avansı olduğunun tespit edilmesi gerekir. Kaynaklarda gider avansı ile delil avansının ayrılması gerektiği vurgulanmaktadır.
Avansın iadesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Hüküm kesinleşmeden iade kararı vermek; madde, iadeyi kesinleşmeye bağlamıştır.
- Mahkemenin iade kararını kendiliğinden vermesi gerektiği halde, tarafın talebini beklemek.
- Tebliğ giderini iade kararı için ayrıca tahsil etmek; bu gider iade edilecek avanstan karşılanır.
- Delil avansını gider avansı gibi iade mekanizmasına tabi tutmak; delil avansı için ayrı değerlendirme gerekir.
- Avansın tamamının harcandığı durumda iade kararı verilmesi gerektiğini sanmak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Hükmün kesinleşmesi üzerine kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine karar verilmesi uygulamada yerleşmiş bir kalıptır. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2023/1021 E., 2023/2347 K., 20.12.2023; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2023/513 E., 2023/1730 K., 11.10.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2022/898 E., 2022/1843 K., 27.12.2022; Hukuk Genel Kurulu, 2020/169 E., 2022/463 K., 05.04.2022)
- Mahkemelerin iade kararında yatırana iadeyi ve tebliğ giderinin avanstan karşılanmasını birlikte hükme bağlaması yaygındır. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/898 E., 2022/1843 K., 27.12.2022; Hukuk Genel Kurulu, 2020/169 E., 2022/463 K., 05.04.2022; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2022/2735 E., 2026/892 K., 14.04.2026)
- Kararlarda iade kararının hüküm fıkrasında açıkça yer alması ve tebliğ giderinin avanstan karşılanacağının belirtilmesi uygulamada görülmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/1580 E., 2026/284 K., 05.02.2026; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2022/2735 E., 2026/892 K., 14.04.2026)
Nasıl ispat edilir?
- İade talebinde bulunan tarafın değil, mahkemenin kendiliğinden karar vermesi esastır; bu nedenle yatırılan avansın miktarı ve harcanma durumu dosya kayıtlarından (tahsilat makbuzu, harcama dökümü) tespit edilir.
- Yatırılan avans, tahsilat makbuzuyla kanıtlanır; bu belge iade tutarının dayanağıdır.
- Kullanılmayan kısmın hesaplanması için dosyadaki yapılmış harcamalar (tebligat, bilirkişi, keşif giderleri) ve kalan bakiye hesaba katılır.
- Karşı tarafın avansın kullanıldığı yönündeki savunması, harcamanın belgelenmesiyle ispatlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.120: Gider avansının alınmasını ve eksikliğin tamamlanmasını düzenler; bu maddede iade edilecek avansın kaynağı olan yükümlülüğü belirler.
- 6100 sayılı Kanun m.114: Gider avansının yatırılmasını dava şartı olarak sayar; avansın dava şartı niteliği, iadeye konu avansın gider avansı olduğunu belirler.
- 6100 sayılı Kanun m.324: Delil avansını düzenler; bu madde ile karıştırılmamalıdır, iade mekanizması ayrıdır.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| bir haftalık | m.325 | (1) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından… |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
65 karar- 2014/177 E., 2015/49 K., 14.05.2015İlgili madde: m.328
- Hukuk Genel Kurulu, 2024/539 E., 2025/509 K., 10.09.2025İlgili madde: m.323, m.332
- Hukuk Genel Kurulu, 2024/420 E., 2024/382 K., 10.07.2024İlgili madde: m.326
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/1201 E., 2023/1204 K., 06.12.2023İlgili madde: m.331
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/62 E., 2023/464 K., 17.05.2023İlgili madde: m.326
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/898 E., 2022/1843 K., 27.12.2022İlgili madde: m.333
- Hukuk Genel Kurulu, 2020/169 E., 2022/463 K., 05.04.2022İlgili madde: m.333
- Hukuk Genel Kurulu, 2019/241 E., 2019/560 K., 14.05.2019İlgili madde: m.323
- Hukuk Genel Kurulu, 2016/1785 E., 2017/1666 K., 13.12.2017İlgili madde: m.324
- Hukuk Genel Kurulu, 2016/1784 E., 2017/1665 K., 13.12.2017İlgili madde: m.324
Diğer 55 karar
- Hukuk Genel Kurulu, 2016/1782 E., 2017/1664 K., 13.12.2017İlgili madde: m.324
- Hukuk Genel Kurulu, 2016/1781 E., 2017/1663 K., 13.12.2017İlgili madde: m.324
- Hukuk Genel Kurulu, 2016/1780 E., 2017/1662 K., 13.12.2017İlgili madde: m.324
- Hukuk Genel Kurulu, 2016/1778 E., 2017/1661 K., 13.12.2017İlgili madde: m.324
- Hukuk Genel Kurulu, 2013/1944 E., 2014/705 K., 23.05.2014İlgili madde: m.325
- İdare Dava Daireleri Kurulu, 2025/2862 E., 2025/2247 K., 27.10.2025İlgili madde: m.331
- 4. Daire, 2025/200 E., 2025/628 K., 29.01.2025İlgili madde: m.325
- İdare Dava Daireleri Kurulu, 2024/2877 E., 2024/3327 K., 11.12.2024İlgili madde: m.331
- İdare Dava Daireleri Kurulu, 2023/2922 E., 2024/2429 K., 21.10.2024İlgili madde: m.331
- İdare Dava Daireleri Kurulu, 2023/2918 E., 2024/2430 K., 21.10.2024İlgili madde: m.331
- İdare Dava Daireleri Kurulu, 2023/2917 E., 2024/2431 K., 21.10.2024İlgili madde: m.331
- 8. Daire, 2022/2092 E., 2024/1250 K., 07.03.2024İlgili madde: m.328
- 8. Daire, 2019/5330 E., 2023/8107 K., 28.12.2023İlgili madde: m.328
- 9. Hukuk Dairesi, 2022/10714 E., 2022/14058 K., 02.11.2022İlgili madde: m.328
- 9. Hukuk Dairesi, 2021/8434 E., 2021/12581 K., 22.09.2021İlgili madde: m.327
- 8. Daire, 2016/11280 E., 2020/5990 K., 23.12.2020İlgili madde: m.325
- 9. Hukuk Dairesi, 2019/2292 E., 2019/7821 K., 04.04.2019İlgili madde: m.328
- Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2017/2107 E., 2018/1192 K., 06.02.2018İlgili madde: m.327
- 9. Hukuk Dairesi, 2016/31958 E., 2016/18014 K., 17.10.2016İlgili madde: m.328
- Danıştay 13. Daire Başkanlığı, 2015/2738 E., 2015/4014 K., 18.11.2015İlgili madde: m.330
- Genel Kurul, 2021/31220 E., 27.01.2026İlgili madde: m.326
- İkinci Bölüm, 2020/26624 E., 15.05.2024İlgili madde: m.327
- Genel Kurul, 2019/11785 E., 14.09.2023İlgili madde: m.330
- Genel Kurul, 2019/42746 E., 17.05.2023İlgili madde: m.326
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2026/804 E., 2026/1000 K., 06.05.2026İlgili madde: m.326
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2026/822 E., 2026/918 K., 27.04.2026İlgili madde: m.326
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2022/2735 E., 2026/892 K., 14.04.2026İlgili madde: m.333
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2022/1660 E., 2026/628 K., 02.04.2026İlgili madde: m.323
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, 2024/1189 E., 2026/332 K., 25.03.2026İlgili madde: m.323
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2025/19 E., 2026/503 K., 25.03.2026İlgili madde: m.330
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2026/54 E., 2026/222 K., 25.02.2026İlgili madde: m.330
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2024/2565 E., 2026/289 K., 18.02.2026İlgili madde: m.330
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/1700 E., 2026/360 K., 12.02.2026İlgili madde: m.329
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/1580 E., 2026/284 K., 05.02.2026İlgili madde: m.333
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2025/583 E., 2026/54 K., 09.01.2026İlgili madde: m.327
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 2025/1019 E., 2025/1060 K., 09.12.2025İlgili madde: m.323
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2025/1483 E., 2025/2068 K., 08.12.2025İlgili madde: m.332
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 2025/1628 E., 2025/1871 K., 14.11.2025İlgili madde: m.329
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2025/1343 E., 2025/1833 K., 06.11.2025İlgili madde: m.329
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2023/1624 E., 2025/769 K., 15.05.2025İlgili madde: m.327
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, 2024/443 E., 2025/359 K., 26.03.2025İlgili madde: m.332
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2023/662 E., 2025/382 K., 10.03.2025İlgili madde: m.332
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2023/1167 E., 2025/170 K., 29.01.2025İlgili madde: m.329
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/1402 E., 2024/1764 K., 27.12.2024İlgili madde: m.332
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2024/1883 E., 2024/1599 K., 06.11.2024İlgili madde: m.332
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2021/1852 E., 2024/283 K., 15.02.2024İlgili madde: m.330
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2023/1021 E., 2023/2347 K., 20.12.2023İlgili madde: m.333
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2023/513 E., 2023/1730 K., 11.10.2023İlgili madde: m.333
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2020/1032 E., 2022/1275 K., 09.11.2022İlgili madde: m.329
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2022/1118 E., 2022/1806 K., 31.10.2022İlgili madde: m.329
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, 2019/2640 E., 2022/790 K., 09.06.2022İlgili madde: m.323
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2021/516 E., 2021/850 K., 24.06.2021İlgili madde: m.327
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2019/3693 E., 2020/1868 K., 15.10.2020İlgili madde: m.325
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2019/2584 E., 2020/1576 K., 16.07.2020İlgili madde: m.325
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2019/3169 E., 2020/143 K., 16.01.2020İlgili madde: m.325
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 7. Hüküm, Davaya Son Veren Taraf İşlemleri ve Basit Yargılama ve Yargılama Giderleri bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış