TTK › Ticaret şirketleri › Anonim şirket › Genel hükümler, kuruluş ve temel ilkeler
Kuruluş ve kurucular
Kısaca
TTK m.335, anonim şirketin hangi anda kurulmuş sayılacağını düzenler: kurucuların sermayenin tamamını ödemeyi şartsız taahhüt ettikleri, noter onaylı veya ticaret sicili müdürü huzurunda imzalanmış esas sözleşmeyle kuruluşun gerçekleştiğini belirtir. TTK m.336, anonim şirketin kuruluş belgelerini sınırlı sayıda (numerus clausus) belirler; bu belgeler esas sözleşme, değerleme raporları ve ayın ya da işletme devralınmasına ilişkin olanlar dahil, kuruluşla ilgili sözleşmelerdir.
Kapsam
Bu konu, Türk Ticaret Kanunu m.335–343 hükümlerini kapsar.
- TTK m.335Kurucu işlem
- TTK m.336Kuruluş belgeleri
- TTK m.337Tanım
- TTK m.338Asgari sayı
- TTK m.339İçerik
- TTK m.340Emredici hükümler
- TTK m.342Ayni sermaye konulabilecek malvarlığı unsurları
- TTK m.343Değer biçme
Yürürlükten kaldırılmış: m.341.
TTK m.335 — Kurucu işlem
Madde, anonim şirketin hangi anda kurulmuş sayılacağını düzenler: kurucuların sermayenin tamamını ödemeyi şartsız taahhüt ettikleri, noter onaylı veya ticaret sicili müdürü huzurunda imzalanmış esas sözleşmeyle kuruluşun gerçekleştiğini belirtir. Ayrıca esas sözleşmenin ihtiva ettiği kâğıtlardan değerli kâğıt bedeli alınmayacağını hükme bağlar. Kurucuları ve anonim şirket kuruluşunu ilgilendirir. Tescil ve ilan süreci, kuruluş işlemlerinin ayrıntıları, esas sözleşmenin asgari içeriği, kurucuların tanımı ve sorumluluğu bu maddede düzenlenmez; sırasıyla tescil ve ilan (m.354), asgari içerik (m.339), kurucu tanımı (m.337) ve kuruluştan doğan sorumluluk (m.355) ilgili hükümlerde yer alır. Ön şirketin tescil süresi ve pay bedellerinin iadesi de bu maddenin kapsamında değildir (m.345).
Kurucu işlem: hangi kavramlar bilinmeli?
- Esas sözleşme
- Anonim şirketin kuruluş anındaki temel düzenlemesidir ve kurucuların şirket kurma iradesini içerir. Birden çok ortaklı kuruluşta sözleşme, tek ortaklı kuruluşta tek taraflı kuruluş beyanı niteliğindedir.
- Ön anonim şirket
- Esas sözleşmenin imzalanmasıyla, tescilden önce ortaya çıkan ve henüz tüzel kişiliği bulunmayan şirket oluşumudur. Tescil ile tüzel kişiliğe dönüşür.
- Sermayenin tamamını şartsız taahhüt
- Kurucuların esas sermayeyi oluşturan payların tamamını koşulsuz üstlenmesidir. Bu taahhüt, ani kuruluş şeklinin temelidir.
- Noter onayı veya sicil müdürü huzurunda imza
- Esas sözleşmenin şekil şartını oluşturan iki alternatif yoldur. Kurucuların imzalarının noterce onaylanması ya da sözleşmenin ticaret sicili müdürü veya yardımcısı huzurunda imzalanması yeterlidir.
- Değerli kâğıt bedeli
- Esas sözleşmeyi içeren kâğıtlar üzerinden alınabilecek harç niteliğindeki bedeldir. Kuruluşta bu bedel alınmaz; kuruluş anındaki bu muafiyet madde metninde açıkça yer alır.
Kurucu işlem: hangi şartlar aranır?
- Esas sözleşmenin kanuna uygun düzenlenmiş olması gerekir.
- Kurucuların sermayenin tamamını ödemeyi şartsız taahhüt etmiş olması gerekir.
- Kurucuların anonim şirket kurma iradelerini esas sözleşmede açıklamış olması gerekir.
- Kurucuların imzalarının noterce onaylanmış olması veya esas sözleşmenin ticaret sicili müdürü ya da yardımcısı huzurunda imzalanmış olması gerekir.
- Kuruluş anında esas sözleşmeyi içeren kâğıtlardan değerli kâğıt bedeli alınmamalıdır.
- Esas sözleşmede tescil öncesi kuruluş için 355. maddenin birinci fıkrası saklıdır; tescilden önce tüzel kişilik doğmaz.
Kurucu işlem: hangi sonuçları doğurur?
- Koşullar gerçekleştiğinde şirket esas sözleşmede anonim şirket kurma iradesinin açıklanmasıyla kurulmuş sayılır.
- Tescil gerçekleşmeden şirket tüzel kişilik kazanmaz; tüzel kişilik ticaret siciline tescille doğar (m.355/1).
- Esas sözleşmenin noter onayı veya sicil müdürü huzurunda imzası yoksa kuruluş bu madde anlamında gerçekleşmez.
- Kuruluşta esas sözleşmeyi içeren kâğıtlardan değerli kâğıt bedeli alınmaz.
- Ön şirketin tescil edilmeden sona ermesi ve pay bedellerinin iadesi, bu maddenin değil m.345 ve m.355 hükümlerinin konusudur.
Ön anonim şirket ile tüzel kişi anonim şirket arasındaki fark nedir?
Esas sözleşmenin noter onayı veya sicil müdürü huzurunda imzalanmasıyla oluşan, henüz tescil edilmemiş ön anonim şirket.
Ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanmış anonim şirket.
Ön şirket tüzel kişilik kazanmaz; tescille tüzel kişilik kazanılır ve ön şirket tasfiyesiz sona erer. Ön şirket dönemindeki işlemlerden kurucular sorumlu olabilir (m.355 saklı tutulmuştur).
Nakdi kuruluş ile ayni kuruluş arasındaki fark nedir?
Sermaye olarak yalnızca paranın taahhüt edilmesi.
Paradan başka unsurların (ayni değerlerin) sermaye olarak taahhüt edilmesi.
Ayni kuruluşta ayni sermaye konusu değerlerin bilirkişi incelemesi ve esas sözleşmedeki değer belirlemesi gibi ek düzenlemeler gündeme gelir; bu maddenin kendisi bu farkı doğrudan değiştirmez.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Esas sözleşmenin noter onayı veya sicil müdürü huzurunda imzalanması şekil şartının sağlandığını gösterir ve bu andan itibaren ön anonim şirketin varlığı kabul edilmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2017/9033 E., 2019/6107 K., 03.07.2019; İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2016/1234 E., 2018/187 K., 01.03.2018)
- Şirketin kuruluşunun, esas sözleşmenin şartlara uygun imzalanmasıyla gerçekleştiği ve bu tarihten sonra tescil için süre başladığı kabul edilmektedir. (İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2016/1234 E., 2018/187 K., 01.03.2018)
- Bu maddeye göre esas sözleşmenin yazılı şekilde düzenlenmesi ve taahhüdün açık olması gerektiği, sözleşmenin hile veya hukuka aykırılık içermemesi gerektiği yorumlanmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2018/883 E., 2019/1084 K., 11.09.2019)
- Ön şirket kurumunun ve bu dönemdeki işlemlerin değerlendirilmesinde, tescil öncesi kurucu sorumluluğunun ayrı ele alındığı kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2022/668 E., 2023/3398 K., 31.05.2023; 11. Hukuk Dairesi, 2021/2161 E., 2023/1440 K., 09.03.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Kuruluşun gerçekleştiğini ileri süren taraf, esas sözleşmenin noter onaylı veya sicil müdürü huzurunda imzalanmış olduğunu belgeyle ispatlar; noter onay belgesi veya sicil müdürlüğü tutanağı temel delildir.
- Sermayenin tamamının şartsız taahhüt edildiğini ileri süren taraf, esas sözleşme metninden hareketle bu taahhüdü ispatlar.
- Karşı taraf, esas sözleşmenin şekil şartına uymadığını ya da taahhüdün koşullu olduğunu ileri sürerse bu iddiasını kendisi ispatlamak zorundadır.
- Değerli kâğıt bedeli alındığı iddiası, ilgili makbuz ve tahsilat kayıtlarıyla ispatlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.355: Birinci fıkrası bu maddenin ikinci fıkrasında saklı tutulur; tescille tüzel kişiliğin doğduğunu düzenler ve ön şirket dönemine ilişkin kuruluş işlemlerini ayırır.
- 6102 sayılı Kanun m.339: Esas sözleşmenin zorunlu içeriğini düzenler; bu maddedeki kuruluş sözleşmesinin asgari içeriği oradan belirlenir.
- 6102 sayılı Kanun m.337: Kurucuların kimler olduğunu tanımlar; bu maddede sözü geçen kurucu kavramının kapsamını belirler.
- 6102 sayılı Kanun m.345: Tescil süresinin geçmesi halinde pay bedellerinin bankadan kuruculara iadesini düzenler; ön şirketin sonuçlarıyla bağlantılıdır.
- 6102 sayılı Kanun m.354: Esas sözleşmenin ticaret siciline tescil ve ilanını düzenler; kuruluş sürecinin tamamlanmasını sağlar.
TTK m.336 — Kuruluş belgeleri
Madde, anonim şirketin kuruluş belgelerini sınırlı sayıda (numerus clausus) belirler; bu belgeler esas sözleşme, değerleme raporları ve ayın ya da işletme devralınmasına ilişkin olanlar dahil, kuruluşla ilgili sözleşmelerdir. Belgelerin sicil dosyasına konulması ve şirket tarafından saklanması yükümlülüğünü düzenler. Madde, kuruluş belgeleri kapsamına girmeyen sözleşmeleri, kuruluşun denetimini (m.351), kuruluş sorumluluğunu (m.351, 358, 549, 562, 563) ve kuruluşa ilişkin kötüniyet ve hile hallerini (m.356) düzenlemez. Yasal kuruluş belgesi olmayan paysahipleri sözleşmesinin geçerliliği ve kapsamı, kuruluşun denetlenmesi ve kuruluş sorumluluğunun koşulları ayrı maddelerde ele alınır.
Kuruluş belgeleri: hangi kavramlar bilinmeli?
- Kuruluş belgeleri
- Maddede sayılan, sicil dosyasına konulan ve şirket tarafından saklanan belgelerdir. Liste sınırlı sayıdadır; sayılmayan belgeler bu kapsamda değerlendirilmez.
- Numerus clausus
- Kuruluş belgelerinin kanunda sayılanlarla sınırlı olması ilkesidir. Sayılmayan bir belgenin kuruluş belgesi sayılması için madde metninde dayanak bulunmalıdır.
- Değerleme raporu
- Ayni sermaye koyma veya ayın devralınmasına ilişkin değerlendirmeyi içeren ve kuruluş belgesi sayılan rapordur.
- Ayın ve işletme devralınması
- Kurulmakta olan şirketin kuruluştan önce bir malvarlığı unsurunu veya işletmeyi edinmesine ilişkin sözleşmedir. Bu sözleşmeler, kuruluşla ilgili olmaları koşuluyla kuruluş belgesi sayılır.
- Sicil dosyası
- Ticaret siciline bağlı olarak tutulan ve şirketle ilgili belgelerin toplandığı dosyadır. Kuruluş belgelerinin bu dosyaya konulması aleniliği sağlamaya yöneliktir.
Kuruluş belgeleri: hangi şartlar aranır?
- Belgenin, maddede sayılan kuruluş belgesi türlerinden birine girmesi gerekir: esas sözleşme, değerleme raporu ya da kurulmakta olan şirketle, kurucular veya diğer kişilerle yapılmış ve kuruluşla ilgili sözleşme bulunmalıdır.
- Kuruluş belgesi sayılan sözleşmenin kurulmakta olan şirketle, kurucularla veya diğer kişilerle yapılmış olması ve kuruluşla ilgili bulunması gerekir.
- Belgenin sicil dosyasına konulması zorunludur.
- Belgelerin birer nüshasının şirket tarafından beş yıl süreyle saklanması gerekir.
Kuruluş belgeleri: hangi sonuçları doğurur?
- Maddede sayılan belgeler sicil dosyasına konulur.
- Kuruluş belgelerinin birer nüshası şirket tarafından beş yıl süreyle saklanır.
- Madde kuruluş belgesi sayılmayan sözleşmeler bakımından sicil ve saklama yükümlülüğü getirmez.
- Belgelerin sicile konulmaması ve saklanmaması, madde metninde açıkça yaptırıma bağlanmamıştır; bu konuda ayrı hükümlere bakılması gerekir.
Kuruluş belgesi ile kuruluş dışı sözleşme arasındaki fark nedir?
Kurulmakta olan şirketle veya kurucularla yapılan ve kuruluşla ilgili olan sözleşmeler, madde kapsamında kuruluş belgesidir.
Kuruluşla ilgisi olmayan, şirketin kurulmasından sonra yapılan ya da üçüncü kişilerle yapılan sıradan sözleşmeler bu kapsamda değildir.
Kuruluş belgesi sayılan sözleşmeler sicil dosyasına konulur ve beş yıl saklanır; diğerleri bu yükümlülüğe tabi değildir.
Ayın devralınması sözleşmesi ile sıradan satış sözleşmesi arasındaki fark nedir?
Kurulmakta olan şirketin kuruluşla bağlantılı olarak bir malı devralmasına ilişkin sözleşme kuruluş belgesidir.
Şirketin kuruluştan sonra olağan faaliyeti kapsamında yaptığı alım satım sözleşmeleri bu kapsamda değildir.
Kuruluş belgesi sayılan sözleşme sicile konulur ve saklanır.
Kuruluş belgeleri: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Kuruluş belgeleri listesini genişletip, sayılmayan bir sözleşmeyi kuruluş belgesi saymak.
- Kuruluşla ilgisi olmayan bir sözleşmeyi, sadece şirketin kuruluşu sırasında yapıldığı için kuruluş belgesi saymak.
- Beş yıllık saklama süresini sicil kaydının silinmesi süresi ile karıştırmak.
- Maddede yaptırım bulunmadığı halde belgenin sicile konulmamasının doğrudan geçersizlik doğurduğunu varsaymak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Kuruluş belgesi sayılan sözleşmelerden birinin kuruluş sorumluluğu bakımından değerlendirilmesinde, sözleşmenin kuruluşla ilgili olup olmadığına bakılması kabul edilmektedir. (6. Hukuk Dairesi, 2022/3693 E., 2023/3590 K., 31.10.2023)
- Kuruluşa ilişkin sözleşmenin yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunu doğurup doğurmayacağı, bu maddeye dayanılarak tartışılmaktadır. (13. Daire, 2015/6188 E., 2020/3450 K., 01.12.2020)
- Şirketin sorumluluğunun bu maddeden kaynaklandığının ileri sürüldüğü davalarda maddenin dayanak gösterilmesi görülmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2016/13975 E., 2018/7311 K., 22.11.2018; 11. Hukuk Dairesi, 2018/3297 E., 2018/5289 K., 13.09.2018)
Nasıl ispat edilir?
- Kuruluş belgesi olduğunu ileri süren taraf, sözleşmenin kurulmakta olan şirketle, kurucularla veya diğer kişilerle yapıldığını ve kuruluşla ilgili olduğunu ispatlamalıdır.
- Bu ispat için sözleşmenin yazılı metni ve sicil dosyasındaki kayıt en güçlü delildir.
- Belgenin sicil dosyasına konulmadığını ileri süren taraf, sicil kaydının bulunmadığını ilgili sicil kayıtlarıyla gösterebilir.
- Gizli sözleşme bulunduğu iddiasını ileri süren taraf, sözleşmenin varlığını ve kuruluşla ilgisini tanık dahil delillerle ispatlamak zorundadır; karşı taraf sözleşmenin kuruluşla ilgisiz olduğunu savunabilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.351: Kuruluşun denetlenmesi ile ilgilidir; kuruluş belgelerinin incelenmesi bu denetimin konusu olabilir.
- 6102 sayılı Kanun m.339: Esas sözleşmenin zorunlu içeriğini düzenler; esas sözleşme kuruluş belgesi olduğu için bu maddeyle birlikte okunur.
- 6102 sayılı Kanun m.356: Kanuna karşı hile hükmünü düzenler; kuruluş belgeleriyle birlikte ele alınan gizli sözleşmeler bakımından tamamlayıcıdır.
TTK m.337 — Tanım
Madde, anonim şirkette kurucu sıfatının kimlere ait olduğunu ve kurucu sayılan kişilerin hesabına işlem yapılan üçüncü kişilerin kuruluştan doğan sorumluluk bakımından kurucu sayılma koşullarını düzenler. Birinci fıkra, pay taahhüt edip esas sözleşmeyi imzalayan gerçek ve tüzel kişileri kurucu sayar; ikinci fıkra ise bu işlemleri üçüncü bir kişinin hesabına yapan kurucuların hesabına iş gören kişiyi de aynı sorumluluk bakımından kurucu sayar ve bilgi yönünden özdeşlik ilkesini getirir. Maddenin uygulanması anonim şirketin kuruluşuyla sınırlıdır. Kurucu sayısını (m.338), kuruluş belgelerini (m.336), esas sözleşmenin içeriğini (m.339), kurucular beyanını (m.349) ve kuruluştan doğan sorumluluğun esaslarını (m.549 vd.) düzenlemez. Kuruluştan doğan sorumluluk davasının zamanaşımı ve ibra gibi usul ve sona erme hükümleri de bu maddede değil, ilgili kuruluş sorumluluğu hükümlerinde yer alır."
Tanım: hangi kavramlar bilinmeli?
- Kurucu
- Anonim şirketin kuruluşunda pay taahhüt edip esas sözleşmeyi imzalayan gerçek veya tüzel kişidir. Kurucu sıfatı, şirketin tescilinden önce bu iki işlemin birlikte yapılmasına bağlıdır; yalnız birini yapan kişi bu madde bakımından kurucu sayılmaz.
- Hesabına yapılan işlem
- Kurucunun pay taahhüdü ve esas sözleşmenin imzalanması işlemlerini, üçüncü bir kişinin ekonomik hesabına ve onun yararına yapmasıdır. Bu durumda işlemin sonucu üçüncü kişiye bağlanır ancak fıkra, o kişiyi kuruluş sorumluluğu bakımından kurucu sayar.
- Kuruluştan doğan sorumluluk
- Kuruluş sürecindeki kusurlu işlemlerden doğan ve TTK'nın kuruluş sorumluluğu hükümlerinde düzenlenen sorumluluktur. Madde yalnız kurucu sıfatını belirler, sorumluluğun esaslarını ve miktarını belirlemez.
- Özdeşlik ilkesi
- Hesabına işlem yapılan kişinin, kendisi adına iş gören kişinin bildiği veya bilmesi gereken hususları bilmediğini ileri süremeyeceği ilkesidir. Bilgi bakımından üçüncü kişi, hesabına iş gören kişiyle aynı konumda değerlendirilir.
- Anî kuruluş
- Anonim şirketin, kuruluş sürecinin tek bir işlemle ve tescille tamamlandığı kuruluş biçimidir. TTK tedrici kuruluşu kaldırdığı için madde anî kuruluş sistemine göre kurulmuştur.
Tanım: hangi şartlar aranır?
- Pay taahhüt edilmiş olmalıdır; taahhüt tek başına yeterlidir ancak kurucu sıfatı için esas sözleşmenin de imzalanmış olması gerekir.
- Esas sözleşme imzalanmış olmalıdır; imzalayan gerçek veya tüzel kişi olmalıdır.
- Taahhüt ve imza işlemi, kurucu sıfatı için birlikte yapılmış olmalıdır.
- İkinci fıkra uygulanacaksa birinci fıkradaki işlem kurucu tarafından üçüncü bir kişinin hesabına yapılmış olmalıdır.
- Hesabına işlem yapılan üçüncü kişi, kendi adına iş gören kişinin bildiği veya bilmesi gereken hususları bilmediğini ileri süremez; bu koşul sorumluluk bakımından bağlayıcıdır.
- Kuruluştan doğan sorumluluk bakımından kurucu sayılma sonucu, şirketin tescil edilip tüzel kişilik kazandığı anda ve kuruluş sorumluluğu hükümlerinin uygulanabilir olduğu ölçüde doğar.
Tanım: hangi sonuçları doğurur?
- Pay taahhüt edip esas sözleşmeyi imzalayan gerçek ve tüzel kişiler kuruluştan doğan sorumluluk bakımından kurucu sayılır.
- Kurucular, birinci fıkradaki işlemi üçüncü bir kişinin hesabına yaptıklarında, bu üçüncü kişi de kuruluştan doğan sorumluluk bakımından kurucu sayılır.
- Üçüncü kişi, hesabına iş gören kimsenin bildiği veya bilmesi gereken bir hususu bilmediğini ileri süremez.
- Hesabına iş gören kişinin bilgisi üçüncü kişiye yüklenir; bu yüzden üçüncü kişinin savunması bu bilgi sınırında daralır.
- Pay taahhüdü veya esas sözleşme imzası yapılmamışsa kişi bu madde bakımından kurucu sayılmaz.
- Madde, kurucu sayılan kişinin hangi sorumluluk hükmüne göre ne kadar sorumlu olacağını belirlemez; bu sonucu kuruluş sorumluluğu hükümleri belirler.
Birinci fıkra kurucusu ile ikinci fıkra kurucusu arasındaki fark nedir?
Birinci fıkradaki kurucu, pay taahhüdünü ve esas sözleşmenin imzasını kendi adına ve kendi hesabına yapan gerçek veya tüzel kişidir.
İkinci fıkradaki kişi, bu işlemleri kurucu sıfatıyla yapan ancak sonucunu üçüncü bir kişiye bağlayan kişinin hesabına yapan üçüncü kişidir.
Birinci fıkra kişisi doğrudan kurucudur. İkinci fıkra kişisi ise kuruluştan doğan sorumluluk bakımından kurucu sayılır; doğrudan taahhüt ve imza yapmamış olması bu sonucu engellemez.
Kendi hesabına işlem ile hesabına işlem yapılan kişinin bilgisi arasındaki fark nedir?
Kurucunun kendi hesabına yaptığı işlemde bilgi ve kusur doğrudan kurucuya aittir.
Hesabına işlem yapılan üçüncü kişinin bilgisi, hesabına iş gören kişinin bildiği veya bilmesi gereken hususlardan oluşur.
Üçüncü kişi, hesabına iş gören kişinin bilgisini kendi bilgisi gibi kabul edilerek bilmediğini ileri süremez; bu da onun sorumluluktan kaçınmasını güçleştirir.
Kurucu sıfatı ile kurucu sıfatının bulunmadığı kuruluş işlemi arasındaki fark nedir?
Pay taahhüt eden ve esas sözleşmeyi imzalayan kişi, sıfat bakımından kurucudur.
Yalnız ayni sermaye koyan veya yalnız bir işlemi yapan kişi, bu maddeye göre kurucu sayılmaz.
Kurucu sıfatı yalnız iki işlemin birlikte gerçekleşmesine bağlıdır; ayni sermaye koymak gibi başka bir katkı bu maddeye göre kurucu sıfatı doğurmaz.
Tanım: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Yalnız esas sözleşmeyi imzalamış olan kişiyi, pay taahhüdü bulunmadığı halde kurucu saymak; her iki işlemin birlikte aranması gerekir.
- İkinci fıkrayı, hesabına işlem yapılan kişinin kendi bilgisine bakarak uygulamak; fıkra hesabına iş gören kişinin bilgisini esas alır.
- Hesabına işlem yapılan kişiyi, birinci fıkradaki kurucuyla aynı sorumluluk miktarına bağlamak; madde yalnız kurucu sıfatı bakımından eşitlik kurar, sorumluluğun miktarını belirlemez.
- Maddeyi kurucu sayısı veya zamanaşımı hükümleriyle karıştırmak; kurucu sayısı m.338'de, zamanaşımı ise kuruluş sorumluluğu hükümlerinde düzenlenmiştir.
- Tek kurucuyla kurulan anonim şirkette bu maddenin uygulanmayacağını sanmak; tek kişi de birinci fıkra kapsamında kurucu olabilir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargı kararlarında, yönetim kurulu üyesi olmayan bir genel müdür yardımcısı hakkında bile kuruluş sorumluluğu davası açılıp açılamayacağı tartışılmakta; davalı tarafın kurucu olmadığı savunması kabul edilmektedir.
- Bankacılık alanındaki kuruluş sorumluluğu davalarında, davalıların TTK 336, 337, 341, 342, 346 ve 359. maddelere dayandırıldığı görülmekte; kurucu sıfatının tek başına değil birlikte değerlendirilen maddelerle ileri sürüldüğü kabul edilmektedir.
- Yönetim kurulu üyelerinin görev süreleri içinde yapılan işlemlerden sorumlu oldukları ve kendilerinden önce yapılmış işlemlerde sorumluluğun ayrıca incelenmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
Nasıl ispat edilir?
- Kuruluştan doğan sorumluluk davasını açan taraf, davalının kurucu sıfatını taşıdığını, yani pay taahhüdünde bulunduğunu ve esas sözleşmeyi imzaladığını ispatlamakla yükümlüdür; bu belgeler esas sözleşme ve ticaret siciline tescil kayıtlarıyla ortaya konur.
- İkinci fıkraya dayanan davada davacı, işlemin davalının hesabına yapıldığını ve hesabına iş gören kişinin bildiği veya bilmesi gereken hususu gösteren belgelerle ispatlamalıdır.
- Davalı, pay taahhüdünde bulunmadığını ya da esas sözleşmeyi imzalamadığını savunuyorsa bu savunmayı kendisi ispatlamalıdır; imza ve taahhüt belgeleri bu konuda üstün delildir.
- Hesabına işlem yapıldığını ileri süren davalı, hesabına iş gören kişinin bilgisinin kendisine yüklenmemesi gerektiğini savunabilir; ancak madde bu savunmayı açıkça sınırlandırdığından ispat yükü davalıdadır.
- Kuruluştan doğan sorumluluk davasında zarar ve nedensellik ile birlikte kurucu sıfatı ayrı ayrı ispatlanmalıdır; kurucu sıfatının kendiliğinden doğduğu varsayılmamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 m.336: Kuruluş belgelerini sayar; kurucu sıfatının hangi belgelerle bağlantılı olduğunu tamamlar.
- 6102 m.338: Kurucu sayısını düzenler; tek kurucuyla anonim şirket kurulabileceğinden birinci fıkradaki kurucu kavramıyla birlikte okunur.
- 6102 m.339: Esas sözleşmenin içeriğini ve imzalarının onay şeklini düzenler; kurucu sıfatının dayandığı imza işlemi bu hükme göre yapılır.
- 6102 m.349: Kurucular beyanını düzenler; kurucuların bu beyanı imzalamaları, kurucu sıfatının uygulamada tespitinde ilgilidir.
- 6102 m.549: Kuruluş sırasında yapılan işlemlerden doğan hukuki sorumluluğu düzenler; bu madde kurucu sayılan kişilerin bu sorumluluğa girmesini sağlar.
- 6102 m.562: Kuruluşa ilişkin cezai sorumluluk hükmüdür; kurucu sıfatı bu hükmün uygulanmasında da belirleyicidir.
- 6102 m.563: Kuruluşa ilişkin cezai sorumluluk hükmüdür; kurucu sayılan kişiler bu hükmün kapsamına girer.
TTK m.338 — Asgari sayı
Madde, anonim şirketin asgari kurucu sayısını ve kuruluştan sonra pay sahibi sayısının bire düşmesi hâlinde yapılacak bildirim ve tescil yükümlülüklerini düzenler; ayrıca şirketin kendi payını tek pay sahipliliğine yol açacak biçimde iktisap etmesini yasaklar. Kurucu sayısı yönünden hüküm, anonim şirketin kuruluşunda uygulanır; bildirim ve tescil yükümlülükleri ise şirket kurulduktan sonra pay sahipliğinin bire inmesi hâlinde ortaya çıkar. Madde, tek pay sahipli anonim şirketin iç yapısını, yönetim kurulu ve pay sahibinin görevlerini ve bu görevlerin ihlalinin sonuçlarını kapsar. Maddenin düzenlemediği konular arasında tek pay sahipli şirketin genel kurul kararlarının yazılı alınması ve sözleşmelerin kaydı (m.363 ile ilgili yönetim kurulu düzenlemesi değil; bu konuda yalnızca 6102 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri uygulanır), kuruluşta bilirkişi incelemesi ve değer biçme (m.343), kuruluş sırasında pay bedelinin ödenmesi ve sermaye taahhüdü (m.343 ve kuruluş hükümleri) ile tek pay sahibinin şirket borçlarından sorumluluğu ve perdenin kaldırılması (m.278 ve m.529 dolayısıyla genel hükümler) yer almaz."
Asgari sayı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Asgari kurucu sayısı
- Anonim şirketin kurulabilmesi için gereken pay sahibi kurucu sayısıdır. Madde bir kişinin tek başına kurucu olmasına izin verdiği için bu sayı bir dır.
- Tek pay sahipli anonim şirket
- Pay sahibi sayısının bire inmiş olduğu anonim şirkettir. Tek pay sahipliliğin kuruluştan itibaren mi yoksa sonradan mı ortaya çıktığı tescil ve ilan açısından ayrı bir önem taşır.
- Bildirim yükümlülüğü
- Pay sahibi sayısının bire düştüğünü, bu sonucu doğuran işlem tarihinden itibaren yedi gün içinde yönetim kuruluna yazılı olarak haber verme görevidir. Görev, bildirimde bulunmakla yükümlü pay sahibine aittir.
- Tescil ve ilan yükümlülüğü
- Şirketin tek pay sahipli olduğunun ticaret siciline tescil ve ilan edilmesidir. Yönetim kurulu bu görevi, bildirimi aldığı tarihten itibaren yedi gün içinde yerine getirir.
- Şirketin kendi payını iktisabı
- Şirketin kendi paylarını edinmesidir. Madde, bu iktisabın sonucunda pay sahipliğinin tek kişide toplanmasına yol açacak olan işlemleri yasaklar.
Asgari sayı: hangi şartlar aranır?
- Anonim şirketin kurulabilmesi için pay sahibi olan en az bir kurucunun bulunması gerekir; birden fazla kurucu zorunlu değildir.
- Kurucu sayısının asgarisi, 330 uncu maddedeki özel düzenleme saklı kalmak kaydıyla, bire indirilmiştir; bu hüküm 330. maddeye tabidir.
- Pay sahibi sayısının bire düşmesine yol açan bir işlemin yapılmış olması gerekir.
- Pay sahibi sayısının bire düştüğü durum, bu sonucu doğuran işlem tarihinden itibaren yedi gün içinde yazılı olarak yönetim kuruluna bildirilmelidir.
- Yönetim kurulu, bildirimi aldığı tarihten itibaren yedi gün içinde şirketin tek pay sahipli olduğunu tescil ve ilan ettirmelidir.
- Hem şirketin tek pay sahipli olarak kurulması hem de payların sonradan tek kişide toplanması hâlinde, tek pay sahibinin adı, yerleşim yeri ve vatandaşlığı da tescil ve ilan edilmelidir.
- Şirket, tek pay sahibi olacak biçimde kendi payını iktisap etmemelidir; ettirmemelidir de.
Asgari sayı: hangi sonuçları doğurur?
- Pay sahibi sayısı bire düştüğünde şirket tek pay sahipli anonim şirket olarak tescil ve ilan edilir; şirketin varlığı bu nedenle sona ermez.
- Hem kuruluştan tek pay sahipli olan hem de sonradan payların tek kişide toplandığı şirkette, tek pay sahibinin adı, yerleşim yeri ve vatandaşlığı da tescil ve ilan edilir.
- Bildirim veya tescil ve ilan süresine uyulmaması hâlinde, aykırılık sonucu doğacak zarardan bildirimde bulunmayan pay sahibi ve tescil ve ilanı yaptırmayan yönetim kurulu sorumlu olur.
- Şirketin kendi payını tek pay sahipliliğine yol açacak biçimde iktisap etmesi yasaktır; bu yasağa aykırı iktisabın hukuki sonucu madde metninde açıkça düzenlenmemiştir.
- Madde, kurucu sayısının bire indirilmesi nedeniyle tek kurucu ile anonim şirketin kurulmasına olanak tanır; 330. maddedeki özel asgari sayı düzenlemesi saklıdır.
Kuruluştan tek pay sahipli şirket ile sonradan tek pay sahipli hale gelen şirket arasındaki fark nedir?
Şirket baştan tek kurucu ile kurulmuştur. Bu durumda bildirim yükümlülüğü doğmaz, çünkü pay sahibi sayısı bire düşmemiştir.
Şirket birden fazla pay sahibiyle kurulmuş, sonradan payların tek kişide toplanmasıyla tek pay sahipli hale gelmiştir. Bu durumda ikinci fıkranın bildirim ve tescil yükümlülükleri devreye girer.
Yalnız ikinci durumda yedi günlük bildirim ve tescil süreleri işler. Birinci durumda tek pay sahibinin adı, yerleşim yeri ve vatandaşlığı yine tescil ve ilan edilir.
Bildirim yükümlüsü pay sahibi ile tescil yükümlüsü yönetim kurulu arasındaki fark nedir?
Pay sahibi sayısının bire düşmesine yol açan pay sahibi, durumu yönetim kuruluna yazılı olarak bildirmekle yükümlüdür.
Yönetim kurulu, bildirimi aldıktan sonra tescil ve ilanı yaptırmakla yükümlüdür.
Her iki yükümlünün kendi süresi ayrıdır; birinin ihmali diğerinin yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz, aksi hâlde doğacak zarardan her ikisi ayrı ayrı sorumlu tutulur.
Tek pay sahibinin genel hali ile tek pay sahibinin kimlik bilgilerinin tescili arasındaki fark nedir?
Pay sahibi sayısının bire düşmesinde şirketin tek pay sahipli olduğu tescil ve ilan edilir.
Tek pay sahibinin adı, yerleşim yeri ve vatandaşlığı ise yalnız kurulu tek pay sahipli olarak olduğu hâlde ya da payların sonradan tek kişide toplandığı hâlde tescil ve ilan edilir.
Kimlik bilgilerinin tescili, madde metninde açıkça belirtilen iki durumda zorunludur; diğer hallerde ayrıca öngörülmemiştir.
Asgari sayı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Yedi günlük süreyi bildirim için pay sahibinin pay devrini yaptığı tarihten değil, yönetim kurulunun öğrendiği tarihten saymak; süre işlem tarihinden başlar.
- Yönetim kurulunun süresini bildirim tarihinden değil, sicile başvuru tarihinden saymak; süre bildirimi aldığı tarihten işler.
- Tek pay sahipli şirketin kuruluşta tek kurucu ile kurulduğu hâllerde bildirim yükümlülüğünü aramak; bu hâlde pay sahibi sayısı düşmediği için yükümlülük doğmaz, yalnız kimlik tescili gündeme gelir.
- Tek pay sahibinin adı, yerleşim yeri ve vatandaşlığının her tek pay sahipli şirkette tescil edilmesi gerektiğini düşünmek; bu zorunluluk yalnız iki belirli durumda vardır.
- Şirketin kendi payını iktisap eden her işlemin geçersiz olduğunu varsaymak; madde yalnızca tek pay sahipliliğine yol açacak iktisapları yasaklar.
- Yönetim kurulunun sorumluluğunu tek başına ve pay sahibinin sorumluluğundan bağımsız değerlendirmek; her iki yükümlü ayrı ayrı sorumludur.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Pay sahibi sayısının bire düşmesinin ticaret siciline tescil ve ilan edilmemesi, şirketin ortaklık durumunun üçüncü kişilere karşı ileri sürülememesi sonucunu doğurur; bu husus tescil ve ilanın önemini ortaya koyar. (13. Daire, 2021/3805 E., 2021/2853 K., 15.09.2021)
- Tek pay sahipli hâle gelen şirkette yönetim kurulunun bildirimi aldıktan sonra süresinde tescil ve ilanı yaptırmaması, doğan zarardan yönetim kurulunu sorumlu tutan bir uygulama benimsenmektedir. (Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/687 E., 2021/569 K., 24.06.2021; 11. Hukuk Dairesi, 2023/534 E., 2024/4171 K., 22.05.2024)
- Bildirimde bulunmayan pay sahibinin de zarardan sorumlu tutulabileceği, bu sorumluluğun pay sahibi ile yönetim kurulunun ayrı ayrı doğduğu kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/534 E., 2024/4171 K., 22.05.2024)
- Pay devri sonrasında şirketin tek ortaklı hale gelip gelmediği ve bildirim yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediği, davanın esasına ilişkin bir vakıa olarak araştırılmaktadır. (11. Hukuk Dairesi, 2023/534 E., 2024/4171 K., 22.05.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Tek pay sahipli hale gelmenin (hisse devri, miras, birleşme vb. sonucu pay sahipliğinin bire düşmesi) ispatı, bu durumu ileri süren tarafa aittir; ispat genellikle pay defteri, pay devir sözleşmesi ve genel kurul kararları ile yapılır.
- Bildirimin yedi gün içinde yapıldığının ispatı bildirimde bulunan pay sahibine aittir; yazılı bildirim belgesi ya da yönetim kuruluna ulaştığını gösteren kayıt bu amaçla kullanılır.
- Yönetim kurulunun tescil ve ilanı yedi gün içinde yaptırdığının ispatı yönetim kuruluna aittir; ticaret sicili kaydı ve ilan gazetesi bu ispatın asıl delilidir.
- Zararın varlığı ve miktarı davacı tarafından ispatlanmalıdır; zarar ile bildirim ya da tescil ihmali arasındaki illiyet bağı da aynı tarafça gösterilmelidir.
- Karşı taraf, bildirim veya tescilin yapıldığını ya da zararın bu ihmalden doğmadığını savunursa, bu savunmayı ispatla yükümlüdür; savunmanın dayandığı belgeler kendi elindedir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 m.330: Birinci fıkranın sonunda saklı tutulan hükümdür; özel kanunların asgari kurucu sayısı öngörmesi hâlinde bu sayı uygulanır.
- 6102 m.343: Kuruluşta ayni sermaye ve devralınacak işletme değerlerine ilişkin bilirkişi düzenlemesi, kurucu sayısı ve pay sahipliği kurgusunun kuruluş aşamasındaki yansımasıdır.
TTK m.339 — İçerik
Madde, anonim şirket esas sözleşmesinin şekline (yazılı biçim ve noter onayı ya da ticaret sicili müdürü huzurunda imza) ve esas sözleşmede yer alması zorunlu asgari içeriğe ilişkindir; ikinci fıkrada on bir bentte sayılan hususlar ile ilk yönetim kurulu üyelerinin esas sözleşmeyle atanmasını düzenler. Kurucular ve kuruluş sürecinde esas sözleşmeyi hazırlayan taraflar bakımından uygulanır. Madde, esas sözleşmeye isteğe bağlı olarak yazılabilecek hususları, sözleşmenin tescil ve ilan usulünü, esas sözleşme değişikliğinin şartlarını ve kuruluş aşamasındaki ayrıntılı denetimi düzenlemez; bunlar başka maddelerde yer alır (örneğin esas sözleşme değişikliği ve tescil için 6102 sayılı Kanun m.340 ve m.147 vd. ile ilgili hükümler). Ayrıca sermayenin ödenmesi, kurucuların sorumluluğu ve kuruluşun denetimi bu maddenin kapsamı dışındadır.
İçerik: hangi kavramlar bilinmeli?
- Esas sözleşme
- Anonim şirketin tüzel kişiliğinin ve iç işleyişinin dayanağı olan, kurucular tarafından hazırlanan temel belgedir. Hem şeklî hem maddî hükümler içerir; şeklî hükümler organların oluşumuna, maddî hükümler kurucular ve paysahipleri arasındaki ilişkilere ilişkindir.
- Zorunlu asgari içerik
- Madde 339/2'de sayılan ve esas sözleşmede mutlaka yer alması gereken hususlardır. Bu hususlardan birinin eksik olması esas sözleşmenin şekil ve içerik bakımından eksik kalmasına yol açar.
- Esaslı noktaların belirlenebilirliği
- Bir işletme konusunun esaslı noktalarının belirli ya da belirlenebilir biçimde tanımlanmasıdır. Yalnızca genel ve belirsiz bir ifade yetmez; işletme konusunun neyi kapsadığı anlaşılabilir olmalıdır.
- İtibarî değer
- Her payın esas sözleşmede gösterilen nominal değeridir. Sermayenin toplamı, bu değerlerin paylar üzerinden toplanmasıyla ortaya çıkar.
- Paradan başka sermaye olarak konan haklar ve ayınlar
- Nakit dışında şirkete sermaye olarak konulan alacak, fikrî hak, taşınmaz gibi değerlerdir. Bunların değeri ve karşılığında verilecek pay miktarı esas sözleşmede gösterilmelidir.
- İlk yönetim kurulu üyeleri
- Şirketin tüzel kişilik kazandığı andan itibaren görev yapacak ilk organ üyeleridir. Bunların esas sözleşmeyle atanması zorunludur.
İçerik: hangi şartlar aranır?
- Esas sözleşmenin yazılı şekilde yapılması gerekir.
- Bütün kurucuların imzalarının noterce onaylanması veya esas sözleşmenin ticaret sicili müdürü ya da yardımcısı huzurunda imzalanması gerekir.
- Esas sözleşmede şirketin ticaret unvanı ve merkezinin bulunacağı yer yazılmalıdır.
- Esaslı noktaları belirlenmiş ve tanımlanmış biçimde şirketin işletme konusu yazılmalıdır.
- Şirketin sermayesi, her payın itibarî değeri ve bunların ödenmesinin şekil ve şartları esas sözleşmede yer almalıdır.
- Pay senetlerinin nama mı hamiline mi yazılı olacağı, belirli paylara tanınan imtiyazlar ve devir sınırlamaları esas sözleşmede gösterilmelidir.
- Paradan başka sermaye olarak konan hakların ve ayınların değerleri ile bunlara karşılık verilecek payların miktarı; bir işletme ya da ayın devri söz konusuysa bedeli; kurucular tarafından şirket hesabına satın alınan mal ve hakların bedelleri ile kuruluşta hizmeti görülenlere verilecek ücret, ödenek veya ödülün tutarı esas sözleşmede belirtilmelidir.
- Kurucular ile yönetim kurulu üyelerine ve diğer kimselere şirket kârından sağlanacak menfaatler esas sözleşmede yazılmalıdır.
- Yönetim kurulu üye sayısı ile bunlardan şirket adına imza koymaya yetkili olanlar esas sözleşmede gösterilmelidir.
- Genel kurulların toplantıya nasıl çağrılacağı ve oy hakları esas sözleşmede düzenlenmelidir.
- Şirket bir süreyle sınırlandırılmışsa bu süre, şirkete ait ilanların nasıl yapılacağı, pay sahiplerinin taahhüt ettiği sermaye paylarının türleri ve miktarları ile şirketin hesap dönemi esas sözleşmede yer almalıdır.
- İlk yönetim kurulu üyeleri esas sözleşmeyle atanmalıdır.
İçerik: hangi sonuçları doğurur?
- Esas sözleşme yazılı şekilde yapılmış ve kurucuların imzaları noterce onaylanmış ya da ticaret sicili müdürü veya yardımcısı huzurunda imzalanmışsa, şekil şartı yerine getirilmiş olur.
- Şekil şartına uyulmadan hazırlanan esas sözleşme geçerli kurulmuş sayılmaz.
- Madde 339/2'de sayılan zorunlu hususlardan biri eksikse, sicil müdürü esas sözleşmenin tamamlanmasını veya düzeltilmesini isteyerek geri çevirebilir.
- Zorunlu içeriğe dâhil olup esas sözleşmede yer almayan bir hüküm, üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.
- Esas sözleşmede ilk yönetim kurulu üyeleri atanmamışsa, tüzel kişiliğin kazanılması için gereken organ oluşmamış olur ve kuruluş tamamlanamaz.
- Esas sözleşmenin isteğe bağlı kısımları emredici hükümlere aykırı olamaz; aykırı kayıtlar hükümsüzdür.
Noter onayı ile sicil müdürü huzurunda imza arasındaki fark nedir?
Kurucuların imzalarının noterce onaylanması, esas sözleşmenin şeklî geçerliliği için bir yoldur.
Esas sözleşmenin ticaret sicili müdürü ya da yardımcısı huzurunda imzalanması da alternatif bir yoldur.
İki yoldan biri seçilebilir; ikisi birlikte aranmaz. Şekle uyulmazsa esas sözleşme geçerli kurulmamış olur.
Zorunlu içerik ile ihtiyarî içerik arasındaki fark nedir?
Madde 339/2 bentlerinde sayılan hususlar esas sözleşmede mutlaka yer almalıdır.
Bu bentler dışında kalan, emredici hükümlere aykırı olmayan hususlar esas sözleşmeye isteğe bağlı olarak yazılabilir.
Zorunlu içeriğin eksik olması sicil müdürünün esas sözleşmeyi geri çevirmesine yol açar; ihtiyarî hususların eksikliği ise sicil bakımından engel değildir.
Madde 339/2 bentlerinin esas sözleşmede yazılı olması ile yazılmaması arasındaki fark nedir?
Zorunlu bir husus esas sözleşmeye yazılmışsa, bu husus kurulan ortaklığın içeriğini oluşturur.
Zorunlu içeriğe dâhil olup esas sözleşmede öngörülmemiş bir husus, üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.
Eksik zorunlu hususun üçüncü kişiye karşı etkisi sınırlıdır; bu durum esas sözleşmenin tam ve eksiksiz hazırlanmasını gerektirir.
İçerik: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Esas sözleşmede noter onayı ile sicil müdürü huzurunda imzayı birlikte aramak; kanun bu yollardan birini yeterli saymaktadır.
- Madde 339/2'deki on bir bendi, halka açık ya da kapalı her anonim şirket için aynı kapsamda ve eksiksiz sayarak ihtiyarî hususları zorunlu saymak.
- Şirketin merkezi ile adresini aynı şey saymak; merkez il ve ilçe düzeyinde esas sözleşmede yer alır, adres ayrı bir bilgidir.
- Esas sözleşmede süre belirtilmemesini sınırsız kabul etmek ile süre öngörülüp yazılmamasını karıştırmak; süre öngörülmüşse açıkça yazılmalıdır.
- Kurucuların şirket kârından yararlanmasını, esas sözleşmeye yazmadan da geçerli saymak; bu menfaatler 339/2-f uyarınca esas sözleşmede gösterilmelidir.
- İlk yönetim kurulu üyelerinin esas sözleşmede atanmamasını, genel kurul kararıyla sonradan tamamlanabilir saymak; madde 339/3 bunu açıkça esas sözleşmeye bağlar.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Esas sözleşmede şirketin süresinin belirtilmemesi halinde şirketin süresiz kurulmuş sayılacağı, belirli bir süre öngörülmüşse bunun açıkça yazılması gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2022/680 E., 2023/795 K., 03.05.2023)
- Halka açık anonim şirketlerde kâr elde etmenin esas sözleşmede ayrıca yazılmasının zorunlu olmadığı, kâr amacının ticaret şirketinin doğal gayesi olduğu yönünde uygulama bulunmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2022/680 E., 2023/795 K., 03.05.2023; 11. Hukuk Dairesi, 2023/4057 E., 2024/6435 K., 16.09.2024)
- Denetçinin görevden alınması ve yenisinin atanmasına ilişkin esas sözleşme ve madde 339 bağlantılı uyuşmazlıklarda mahkemeler, madde 339/5 uyarınca ilgili kararların niteliğini ve kesinliğini ayrıca değerlendirmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2023/1551 E., 2024/30 K., 17.01.2024; 11. Hukuk Dairesi, 2022/964 E., 2023/4512 K., 17.07.2023)
- Denetçi bağımsızlığı ve yeni hesap döneminde denetçi değişikliği konularının esas sözleşmenin zorunlu içeriğiyle doğrudan bağlantılı olmadığı, ayrı bir yasal çerçeveyle değerlendirildiği kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/538 E., 2024/3854 K., 13.05.2024)
- Kamu kuruluşlarından oluşturulan anonim şirketlerde kuruluş ve tescile ilişkin hükümler dışında 6102 sayılı Kanun hükümlerinin uygulandığı kabul edilmektedir. (2021/92 E., 2023/27 K., 16.02.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Esas sözleşmenin şekil şartına uyulup uyulmadığını iddia eden taraf, noter onayını veya sicil müdürü huzurunda imzayı gösteren belgeyle ispatlar.
- Esas sözleşmede zorunlu bir hususun bulunmadığını ileri süren taraf, sözleşme metninin incelenmesiyle bu eksikliği ortaya koyar; sözleşmenin kendisi en önemli delildir.
- Zorunlu içeriğe dâhil olup esas sözleşmede yer almayan bir hükmün üçüncü kişiye karşı ileri sürülemeyeceği savunmasını yapan taraf, hükmün esas sözleşmede bulunmadığını belgeyle ispatlar.
- Madde 339/2-i bendindeki ilanların nasıl yapılacağı gibi hususlarda, esas sözleşme ile sicil kaydının uyumlu olduğu tescil belgesiyle ispat edilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.340: Esas sözleşmede yer alabilecek hususların, anonim şirketlere ilişkin hükümlerden sapabilmesi için kanunda açıkça izin verilmiş olması gerektiğini düzenler; bu nedenle esas sözleşmenin içeriği bu maddeyle sınırlanır.
- 6102 sayılı Kanun m.124: Anonim şirketin ticaret şirketi olduğunu ve tacir sayıldığını belirtir; esas sözleşmedeki ticaret unvanı yükümlülüğü bu niteliğe dayanır.
- 6102 sayılı Kanun m.18: Tacirin ticaret unvanı kullanma zorunluluğunu düzenler; madde 339/2-a bendindeki unvanın kaynağıdır.
- 6102 sayılı Kanun m.407: Genel kurulda oy hakkının kullanılmasını düzenler; esas sözleşmede yer alacak oy haklarının uygulama alanını belirler.
- 6102 sayılı Kanun m.1527: Halka açık anonim şirketlerde elektronik ortamda oy kullanımını düzenler; esas sözleşmedeki oy hakkı düzenlemesi bakımından ilgilidir.
TTK m.340 — Emredici hükümler
Emredici hükümler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Emredici hüküm
- Taraf iradesiyle değiştirilemeyen, mutlaka uygulanması gereken kanun hükmüdür. Anonim şirketlere ilişkin hükümlerin büyük çoğunluğu bu niteliktedir ve esas sözleşmeyle aksine düzenleme yapılamaz.
- Sapma
- Esas sözleşmenin kanunun öngördüğü düzenlemenin yerine başka bir düzenleme koymasıdır. Kanunun suskun kaldığı konuda esas sözleşme hükmü koymak sapma sayılmaz, kanunun yerine başka bir düzenleme konulması gerekir.
- Açıkça izin
- Kanunun metninden olumlu ve açık bir ifadeyle sapmaya izin verilmesidir. Metin açık değilse, adil ve menfaatler dengesine uygun amaçsal yorumla izin varlığı belirlenebilir.
- Tamamlayıcı esas sözleşme hükmü
- Kanunda aksi düzenlenmeyen hususları esas sözleşmeyle düzenleyen ve kanunun emredici olmayan kurallarıyla uyumlu olan hükümdür. Diğer kanunlarda öngörülmüşse o kanuna özgülenerek hüküm doğurur.
- Tamamlayıcı esas sözleşme hükmünün özgülenmesi
- Diğer kanunun izin verdiği tamamlayıcı hükmün, TTK'nın genel sapma koşullarına değil, o kanunun kendi çerçevesine tabi olarak uygulanmasıdır.
Emredici hükümler: hangi şartlar aranır?
- Esas sözleşme hükmünün anonim şirketlere ilişkin bir kanun hükmünden sapma içermesi gerekir.
- Sapmanın kanunda açıkça izin verilmiş olması ya da kanun metninden olumlu ve açık bir ifadeyle anlaşılabilmesi gerekir.
- Kanun konuya ilişkin hiçbir hüküm öngörmemişse sapma yoluyla esas sözleşme hükmü konulmamalıdır.
- Esas sözleşme hükmü, emredici hükmün koruduğu temel yapıyı ve görev yükümlerini ortadan kaldıran nitelikte olmamalıdır.
- Tamamlayıcı esas sözleşme hükmünün geçerli olabilmesi için diğer kanunun bu tür hükmü öngörmesi ve hükmün o kanuna özgülenmiş biçimde uygulanması gerekir.
Emredici hükümler: hangi sonuçları doğurur?
- Kanunda açıkça izin verilen halde esas sözleşme hükmü, emredici hükümden sapma olarak geçerlidir.
- Kanunda açık izin yoksa ve hüküm emredici bir kuraldan sapıyorsa, esas sözleşme hükmü m.340 bakımından geçersizdir ve emredici hükme aykırılığın hukuki sonucu genel hükümsüzlük kurallarına göre belirlenir.
- Diğer kanunların izin verdiği tamamlayıcı esas sözleşme hükümleri o kanuna özgülenmiş olarak hüküm doğurur ve TTK'nın genel sapma koşullarına bağlı değildir.
- Emredici hükme aykırılık halinde, aykırılığın türü ihlal edilen hükmün niteliğine göre iptal edilebilirlik, butlan veya yokluk olarak ortaya çıkabilir.
- Esas sözleşme emredici olmayan (yedek) bir hükmü değiştirirse bu değişiklik m.340 kapsamına girmez ve geçerlidir.
Emredici kurala sapma ile kanunda açıkça izin verilmiş sapma arasındaki fark nedir?
Kanunun açıkça izin verdiği hallerde esas sözleşme anonim şirketlere ilişkin hükümden sapabilir (örneğin yönetim kurulu üyelerinin niteliklerine ilişkin düzenlemeler).
Kanunun açıkça izin vermediği ve sözleşme ile sapma öngörülen hallerde, sapma kanunun suskun kaldığı konuya ilişkin olduğunda sapma mümkün değildir.
Açık izin yoksa esas sözleşme hükmü sapma sayılmaz; kanunun hangi hükmünün değiştirildiğine bakılarak sapmanın varlığı belirlenir. (İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/250 E., 2023/634 K., 12.10.2023)
Yönetim kurulu üyelerinin niteliklerine ilişkin düzenleme ile sadakat ve özen yükümü arasındaki fark nedir?
Yaş sınırı, belirli mesleki deneyim gibi üyelik niteliklerinin esas sözleşmeyle eklenmesi mümkündür.
Yönetim kurulu üyelerinin sadakat ve özen yükümü ile denetçinin sır saklama yükümü emredicidir ve esas sözleşmeyle aksi düzenlenemez.
Nitelik ve şartlar esas sözleşmeye konulabilirken, temel görev yükümleri üzerinde esas sözleşmeyle değişiklik yapılamaz.
Halka açık anonim şirket ile sermaye piyasası hukuku arasındaki fark nedir?
Halka açık anonim şirketlerde SPKn m.18/5 uyarınca esas sözleşmeye hüküm konulmuş olması kaydıyla, sermaye piyasası mevzuatının izin verdiği düzenlemeler yapılabilir.
Halka açık olmayan anonim şirketlerde bu özel izin bulunmadığından TTK m.340 çerçevesinde açık kanuni izin aranır.
Özel kanunda izin veren hüküm, TTK m.340/2 uyarınca o kanuna özgülenmiş olarak hüküm doğurur.
Madde 340/1 cümle 1 ile cümle 2 (diğer kanunlara yollama) arasındaki fark nedir?
Birinci cümle, kanunun emredici hükümlerinden sapmanın yalnızca TTK'da açıkça izin verilmesi halinde mümkün olduğunu düzenler.
İkinci cümle, diğer kanunların öngördüğü tamamlayıcı esas sözleşme hükümlerinin o kanuna özgülenmiş olarak hüküm doğurduğunu düzenler.
Sermaye piyasası, bankacılık gibi özel kanunların izin verdiği tamamlayıcı hükümler TTK'nın genel sapma koşullarına bağlı tutulmaz, kendi kanunlarına göre uygulanır.
Emredici hüküm ile tamamlayıcı (yedek) hüküm arasındaki fark nedir?
Emredici hüküm, anonim şirketlere ilişkin olup esas sözleşmeyle aksi kararlaştırılamayan kuraldır.
Tamamlayıcı hüküm, esas sözleşmede aksi öngörülmediğinde uygulanan, emredici olmayan kuraldır.
TTK m.340 yalnızca emredici hükümlerden sapmayı sınırlar; tamamlayıcı hükümler esas sözleşmeyle değiştirilebilir.
Emredici hükümler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Maddeyi kanunun lafzından bağımsız bir amaçsal yorumla genişleterek, açık izin bulunmayan her emredici hükme sapmaya izin vermek.
- Kanunun suskun kaldığı konuda esas sözleşmeyle düzenleme yapılabileceğini varsaymak.
- Yönetim kurulu üyelerinin sadakat ve özen yükümü gibi emredici yükümlerin de esas sözleşmeyle değiştirilebileceğini düşünmek.
- Diğer kanunların izin verdiği tamamlayıcı hükümlerin TTK'nın genel sapma koşullarına tabi olduğunu kabul etmek.
- Tamamlayıcı (yedek) hükümlerle emredici hükümleri aynı rejime tabi tutmak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Esas sözleşme hükmünün m.340 kapsamında geçerli olup olmadığının belirlenmesinde, kanunun sapmaya açıkça izin verip vermediğine bakılması kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 2023/821 E., 2023/1125 K., 12.07.2023; İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/250 E., 2023/634 K., 12.10.2023)
- Sapma, kanunun lafzından açıkça ya da adil ve menfaatler dengesine uygun yorumla anlaşılıyorsa mümkün sayılmaktadır; kanunun suskun kaldığı hallerde sapma kabul edilmemektedir. (İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/250 E., 2023/634 K., 12.10.2023; 11. Hukuk Dairesi, 2024/376 E., 2024/6215 K., 10.09.2024)
- Esas sözleşmede yer alan emredici hükme aykırı kayıtların hükümsüzlüğü ya da iptal edilebilirliği, ihlal edilen hükmün niteliğine göre belirlenmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 2023/821 E., 2023/1125 K., 12.07.2023; 11. Hukuk Dairesi, 2024/376 E., 2024/6215 K., 10.09.2024)
- Esas sözleşmede öngörülen süre ve görev sınırlamalarının m.340 kapsamında emredici hükme aykırı olup olmadığı, ilgili hükmün amacı ve menfaatler dengesi gözetilerek değerlendirilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 2023/821 E., 2023/1125 K., 12.07.2023; 11. Hukuk Dairesi, 2023/1810 E., 2024/4429 K., 29.05.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Esas sözleşme hükmünün emredici hükümden sapma niteliği taşıdığını ileri süren taraf, bu sapmanın kanunda açıkça izin verilen bir hal olmadığını ispatlamakla yükümlüdür; sapmanın geçerliliğini savunan taraf ise kanuni izni gösterir.
- Esas sözleşmenin tescil ve ilan edilmiş metni, şirket belgeleri ve ilgili kanun maddesi temel delildir; izin hükmünün varlığı kanun metninden tespit edilir.
- Sapmanın geçerliliği hukuki bir nitelendirme olduğundan belirlenmesi kanun yorumuna dayanır; tanık gibi delillerle kanuni izin varlığı değiştirilemez.
TTK m.342 — Ayni sermaye konulabilecek malvarlığı unsurları
Madde, anonim ve limited şirketlere sermaye olarak konulabilecek malvarlığı unsurlarının niteliğini ve sermaye olamayacak değerleri düzenler; fikri mülkiyet haklarının ve sanal ortamların sermaye olabilmesi şartlarını sayar. Kanun metninin 2. fıkrası, taşınmaz ve taşınır sermayeye ilişkin 128. maddedeki şekil ve şerh kurallarının saklı olduğunu belirtir. Kişilere değil, sermaye koyma niteliği taşıyan malvarlığı unsurlarına bakan bir kuraldır. Sermaye taahhüdünün yerine getirilme usulünü, taşınmaz şerhini, taşınır tevdiini ve değerleme usulünü düzenlemez (m.128, m.343). Adi şirket ve komandit şirketlerde sermaye niteliğini ayrıca düzenlemez (m.127 ve m.307/2). Kâr ve zarar paylaşımı ile sermaye payı taahhüdünün ödenmesi de bu maddenin konusu değildir.
Ayni sermaye konulabilecek malvarlığı unsurları: hangi kavramlar bilinmeli?
- Ayni sermaye
- Paradan başka, şirkete katılma payı olarak konulan mal ve haklardır. Taşınır, taşınmaz ve sınai mülkiyet hakları gibi değerler bu kapsamdadır. Taahhüt edildiğinde nakden değerlendirilmesi gerekir.
- Sınırlı ayni hak, haciz ve tedbir
- Malın üzerinde üçüncü kişiye ait bir sınırlı ayni hakkın, haczin veya tedbirin bulunmamasıdır. Bu yükler varsa malvarlığı unsuru ayni sermaye olarak konulamaz.
- Nakden değerlendirilebilme
- Malvarlığı unsurunun para ile ölçülebilir bir değere sahip olmasıdır. Değerin bilirkişi veya piyasa yoluyla belirlenebilmesi gerekir.
- Devrolunabilirlik
- Malvarlığı unsurunun hukuken bir başkasına devredilebilmesidir. Devri yasaklanmış ya da devri mümkün olmayan haklar sermaye olamaz.
- Sanal ortam
- Elektronik ortamda var olan ve kazandığı ekonomik değer nedeniyle sermaye sayılabilen varlıklardır. Bu değerin de devredilebilir ve nakden değerlendirilebilir olması gerekir.
- Hizmet edimi ve kişisel emek
- Ortağın işini yapması, emeğini veya bilgisini kullanarak sağladığı edimdir. Bu madde uyarınca anonim ve limited şirketlerde sermaye sayılmaz.
Ayni sermaye konulabilecek malvarlığı unsurları: hangi şartlar aranır?
- Konulacak malvarlığı unsuru üzerinde sınırlı ayni bir hak, haciz veya tedbir bulunmamalıdır.
- Malvarlığı unsuru nakden değerlendirilebilmelidir.
- Malvarlığı unsuru devrolunabilir nitelikte olmalıdır; fikri mülkiyet hakları ve sanal ortamlar için de bu şart aranır.
- Fikri mülkiyet hakkı veya sanal ortam konulacaksa bu değerlerin kendisi yukarıdaki şartları taşımalıdır.
- Hizmet edimi, kişisel emek, ticari itibar veya vadesi gelmemiş alacak konusu yapılmamalıdır; bu değerler anonim ve limited şirkette sermaye olamaz.
- Taşınmaz ya da taşınır konuluyorsa 128. maddedeki şerh ve tevdi kuralları da yerine getirilmelidir (2. fıkra saklı).
Ayni sermaye konulabilecek malvarlığı unsurları: hangi sonuçları doğurur?
- Şartları taşıyan malvarlığı unsuru ayni sermaye olarak konulabilir ve şirketin malvarlığına katılma payı karşılığında girer.
- Hizmet edimi, kişisel emek, ticari itibar ve vadesi gelmemiş alacak sermaye olarak konulamaz; bu değerler için sermaye payı verilmesi mümkün değildir.
- Üzerinde sınırlı ayni hak, haciz veya tedbir bulunan malvarlığı unsuru sermaye olarak konulamaz.
- Sermaye olarak konulamayacak bir değerin taahhüdü ayni sermaye borcu doğurmaz; bu değerle kurulan katılma payı sermaye koyma borcunu yerine getirmiş sayılmaz.
- Madde emredici niteliktedir; esas sözleşme ile bu sınırlar genişletilemez, sermaye olamayan değerler sözleşmeyle sermayeye dönüştürülemez.
- Taşınmaz ve taşınır sermaye konuluyorsa 128. maddedeki şerh ve tevdi şartları da yerine getirilmelidir; bu şartların eksikliği sermaye koymanın şekli yönünden sorun doğurur.
Anonim-limited şirket ile adi-kolektif şirket arasındaki fark nedir?
Anonim ve limited şirkette ortak sınırlı sorumludur; sermaye payı bilançoya yansıyabilen değerlerle sınırlıdır.
Adi ve kolektif şirkette ortaklar sınırsız sorumludur; bilançoya yansımayan değerler de sermaye olabilir.
Kişisel emek, ticari itibar ve mesleki tecrübe anonim ve limited şirkette sermaye olamaz; adi ve kolektif şirkette ise sermaye sayılabilir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2025/1310 E., 2025/1520 K., 05.12.2025)
Nakdi değerlendirilebilen fikri hak ile nakden değerlendirilemeyen hak arasındaki fark nedir?
Devrolunabilen ve nakden değerlendirilebilen fikri mülkiyet hakları ile sanal ortamlar sermaye olabilir.
Devredilemeyen veya nakden ölçülemeyen haklar ile sınırlı ayni hak veya haciz yüklü haklar sermaye olamaz.
Yalnız şartları taşıyan hak ayni sermaye olarak konulabilir; diğerleri sermaye niteliği kazanmaz.
Vadesi gelmiş alacak ile vadesi gelmemiş alacak arasındaki fark nedir?
Vadesi gelmiş alacak, devrolunabilir ve nakden değerlendirilebilir olduğunda ayni sermaye sayılabilir.
Vadesi gelmemiş alacak madde metninde açıkça sermaye olamayan değerler arasındadır.
Vadesi gelmemiş alacak anonim ve limited şirkette sermaye olarak konulamaz.
Ayni sermaye konulabilecek malvarlığı unsurları: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Adi şirket ve kolektif şirkette geçerli olan sınırsız sorumluluk esasını anonim ve limited şirkete de uygulamak; kişisel emek ve ticari itibarı bu şirketlerde sermaye saymak.
- Vadesi gelmemiş alacağı, vadesi gelmiş alacak gibi ayni sermaye saymak.
- Fikri mülkiyet hakkının sermaye olabileceğini kabul edip devrolunabilirlik ve nakden değerlendirilebilirlik şartını aramamak.
- Taşınmaz veya taşınır sermayede 128. maddedeki şerh ve tevdi kurallarını atlayarak yalnızca 342. maddeye dayanmak.
- Esas sözleşmeyle sermaye olamayan bir değeri sermaye olarak kabul etmek; bu kuralın emredici olduğunu gözden kaçırmak.
- Sanal ortamın değerini bilirkişi ile belirlemeden sermaye olarak kabul etmek.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Fikri mülkiyet haklarının ayni sermaye olarak konulabilmesi için devrolunabilirlik ve nakden değerlendirilebilirlik şartlarının birlikte aranması gerektiği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2025/1310 E., 2025/1520 K., 05.12.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2024/974 E., 2024/1699 K., 31.10.2024)
- Hizmet edimi, kişisel emek, ticari itibar ve vadesi gelmemiş alacakların anonim ve limited şirkette sermaye sayılamayacağı, bu nedenle bunlara karşılık pay verilemeyeceği kabul edilmektedir. (Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/359 E., 2025/338 K., 27.02.2025; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2024/1055 E., 2024/1046 K., 07.06.2024)
- Sanal ortam ve elektronik değerlerin sermaye olarak kabulünde de devrolunabilirlik ve nakden değerlendirilebilirlik şartının aranacağı kabul edilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2024/175 E., 2024/278 K., 12.02.2024; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2023/214 E., 2023/835 K., 01.06.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Sermaye olarak konulan malvarlığı unsurunun sınırlı ayni hak, haciz ve tedbirden arınık olduğunu kuruluşu ya da sermaye artırımını ileri süren taraf ispatlamalıdır; bu konuda tapu kaydı ve sicil belgeleri temel delildir.
- Malvarlığının nakden değerlendirilebilirliği, bilirkişi raporu ile ispatlanır; değerleme raporu 343. maddeye göre hazırlanmalıdır.
- Fikri mülkiyet hakkının devrolunabilirliği ve kayıt durumu, ilgili özel sicil kayıtları ile ispatlanır.
- Hizmet, kişisel emek veya ticari itibarın sermaye olarak konulduğunu iddia eden taraf, bu değerin 342. madde kapsamında konulduğunu ispatlamak zorundadır; anonim ve limited şirkette bu iddia baştan dinlenmez.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.128: Taşınmaz, sınai mülkiyet hakları ve taşınırların sermaye olarak konulma şekli ile şerh ve tevdi kurallarını düzenler; 342. maddenin 2. fıkrası bu maddeyi saklı tutar.
- 6102 sayılı Kanun m.307: Komandit şirkette komanditer ortağın kişisel emek ve ticari itibarını sermaye olarak koyamayacağını belirtir; 2. fıkrası 342. maddeye atıf yapar.
- 6102 sayılı Kanun m.581: Limited şirkette sermaye olarak konulamayacak değerleri 342. maddenin birinci fıkrasına paralel biçimde düzenler.
- 6102 sayılı Kanun m.343: Ayni sermayenin nakdi değerinin bilirkişilerce belirlenmesini düzenler; 342. maddede sayılan şartların değerlemede kontrol edilmesini sağlar.
- 6102 sayılı Kanun m.127: Katılma payı olarak getirilebilecek değerleri genel olarak sayar; 342. madde bu listenin anonim ve limited şirket bakımından sınırlanmış hâlidir.
TTK m.343 — Değer biçme
TTK m.343, ayni sermaye ile kuruluş sırasında devralınacak işletme ve ayınlara değer biçilmesini düzenler. Değerlemenin kim tarafından yapılacağını (şirket merkezinin bulunacağı yerdeki asliye ticaret mahkemesince atanan bilirkişiler), değerleme raporunda aranacak asgari içeriği ve rapora itiraz usulünü belirler. Maddenin kapsamı kuruluş sırasında konulan ayni sermaye ve devralınan işletme/ayınlarla sınırlıdır. Kişiler bakımından kurucular ve menfaat sahipleri raporu inceleyip itiraz edebilir. Ayni sermayenin konulabilirliği, üzerinde sınırlı ayni hak bulunmaması ve tescil şerhi gibi koşullar m.342'de düzenlenmiştir, bu maddede yer almaz. Sermaye artırımında ayni sermaye değerlemesinin ayrı hükümleri, devralma sözleşmelerinin genel kurul onayı (m.356) ve kurucu sorumluluğu ile ibra yasağı (m.559) bu maddenin dışındadır. Ayrıca ayni sermaye değerlemesinde yolsuzluk yapanlara uygulanacak cezai hükümler (m.562) ve ibra/sorumluluk kuralları da bu maddede düzenlenmemiştir.
Değer biçme: hangi kavramlar bilinmeli?
- Ayni sermaye
- Pay karşılığı şirkete nakit dışında konulan malvarlığı unsurlarıdır. Sermaye olarak konulacak varlıkların nakden değerlenebilir ve devredilebilir olması gerekir (m.342/1).
- Değerleme raporu
- Mahkemece atanan bilirkişilerce hazırlanan, ayni sermaye ve devralınacak işletme ya da ayınların değerini ve karşılığında tahsis edilecek pay miktarını gösteren rapordur. Raporun resmî nitelikte olduğu gerekçede belirtilmiştir.
- Asliye ticaret mahkemesi (değerleme yetkisi)
- Şirket merkezinin bulunacağı yerdeki asliye ticaret mahkemesidir. Bilirkişileri bu mahkeme atar ve raporu bu mahkeme onaylar.
- Alacakların tahsil edilebilirliği
- Sermaye olarak konulan alacakların ödenme olasılığını ve tam değerini ifade eder. Değerleme raporunda ayrıca belirlenmesi gerekir.
- Hesap verme ilkesi
- Değerlemenin gerekçelerinin ve hesaplamanın ilgililerin denetimine açık, anlaşılır biçimde ortaya konulması zorunluluğudur.
Değer biçme: hangi şartlar aranır?
- Ayni sermaye olarak konulan unsurlar veya kuruluş sırasında devralınacak işletme ve ayınlar bulunmalıdır.
- Değer biçimi, şirket merkezinin bulunacağı yerdeki asliye ticaret mahkemesince atanan bilirkişilerce yapılmalıdır.
- Raporda uygulanan değerleme yönteminin somut olayın özellikleri bakımından herkes için en adil ve uygun seçim olduğu açıklanmalıdır.
- Sermaye olarak konulan alacakların gerçekliği, geçerliliği ve m.342'ye uygunluğu belirlenmiş olmalı; tahsil edilebilirlikleri ile tam değerleri raporda yer almalıdır.
- Ayni olarak konulan her varlık karşılığında tahsis edilmesi gereken pay miktarı ile bunun Türk Lirası karşılığı raporda gösterilmelidir.
- Rapordaki açıklamalar tatmin edici gerekçelerle ve hesap verme ilkesinin gereklerine uygun yapılmalıdır.
- Rapora kurucular ve menfaat sahipleri itiraz edebilir.
Değer biçme: hangi sonuçları doğurur?
- Değerleme raporu, ayni sermayenin kabulü ve tescili için dayanak oluşturur; raporda belirlenen değer ve pay miktarı esas sözleşmeye yansıtılır.
- Rapora itiraz edilmesi halinde mahkeme itirazı inceler ve bilirkişi kararını onaylayarak kesinleştirir.
- Mahkemenin onayladığı bilirkişi kararı kesindir ve artık itiraz konusu yapılamaz.
- Değerleme raporunda gerekli açıklamalar bulunmazsa rapor madde şartlarını karşılamaz; bu durumda ayni sermaye kabul edilemez.
- Madde metninde sayılan unsurlar eksik bırakılırsa raporun geçerliliği tartışmalı hale gelir.
Mahkemece atanan bilirkişi ile özel uzman raporu arasındaki fark nedir?
m.343 uyarınca değerleme, şirket merkezinin bulunacağı yerdeki asliye ticaret mahkemesince atanan bilirkişilerce yapılır.
Başka bir kanunda, değerleme yetkisinin bir kişi veya kuruluşa verilmesi öngörülebilir.
Gerekçeye göre özel kanunla bu yetkinin başka bir kişiye verilmesi kabul edilmemiştir; mahkeme bilirkişisi ilkesi istisnasız uygulanır.
Alacak değerlemesi ile diğer ayni sermaye değerlemesi arasındaki fark nedir?
Sermaye olarak konulan alacakların gerçekliği, geçerliliği ve tahsil edilebilirliği raporda ayrıca belirlenir.
Taşınır ve taşınmazların değerinde bu ayrıntılı alacak incelemesi istenmez; rapor değeri ve pay karşılığını gösterir.
Alacak olarak konulan sermayede raporun kapsamı daha geniştir; alacakların gerçekliği ve tahsil edilebilirliği ayrıca gösterilmelidir.
Rapora itiraz ile mahkemenin onaylaması arasındaki fark nedir?
Bilirkişi raporuna kurucular ve menfaat sahipleri itiraz edebilir.
Mahkemenin onayladığı bilirkişi kararı kesindir.
İtiraz edilen rapor mahkemece değerlendirilir; onaylanan karar artık kesin olur.
Değer biçme: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Değerlemeyi mahkemece atanan bilirkişi yerine özel uzmanın veya başka bir kuruluşun yapabileceğini varsaymak; m.343 mahkeme bilirkişisini şart koşar.
- Raporda yalnızca değer belirtmek ve yöntemi, pay karşılığını veya Türk Lirası karşılığını açıklamamak; madde bu unsurların hepsini gerekçeyle açıklamayı şart koşar.
- Alacak olarak konulan sermayede yalnızca tutarı kabul edip gerçekliğini, geçerliliğini ve tahsil edilebilirliğini incelememek.
- Bilirkişi raporuna itirazı yalnızca şirket organlarının yapabileceğini sanmak; itiraz hakkı kurucular ve menfaat sahiplerine tanınmıştır.
- Mahkemenin onayladığı bilirkişi kararının kesin olmasını, raporun hiçbir koşulda yeniden tartışılamayacağı biçiminde yorumlamak; burada kesinlik onaylanmış karar için geçerlidir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Ayni sermaye değerlemesinde mahkemece atanan bilirkişi raporunun aranması ve bu rapor olmadan ayni sermaye kabulünün yapılamayacağı kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2025/370 E., 2025/695 K., 19.06.2025; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2021/1369 E., 2022/966 K., 04.07.2022; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/823 E., 2025/345 K., 15.04.2025)
- Değerlemenin kuruluş ve sermaye artırımında ayni sermaye için istendiği, bu nedenle sermaye artırımında da m.343 kapsamında değer tespiti yapılması gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2024/974 E., 2024/1699 K., 31.10.2024; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/823 E., 2025/345 K., 15.04.2025)
- Özvarlık (öz kaynak) tespitinin şirketin hisse değerinin belirlenmesinde kullanıldığı ve bu tespitte mizan tarihinin dikkate alındığı görülmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2021/1293 E., 2022/239 K., 02.03.2022)
- Değerleme raporunda sermaye olarak konulan alacakların gerçekliği ve tahsil edilebilirliğinin ayrıca incelenmesi gerektiği, bu hususun m.342 ile birlikte değerlendirildiği kabul edilmektedir. (İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/262 E., 2022/386 K., 22.04.2022)
Nasıl ispat edilir?
- Ayni sermayenin değerini ileri süren taraf, değerleme raporunu mahkeme aracılığıyla ibraz ederek ispat yükünü taşır; rapor resmî nitelikte olduğu için bu bilirkişi raporu temel delil olur.
- Alacak olarak konulan sermayenin varlığı ve değeri, yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir raporu ile de ispatlanabilir (gerekçeye göre).
- Rapora itiraz eden kurucu veya menfaat sahibi, raporun yöntem, hesap veya değer yönünden hatalı olduğunu ispatla yükümlüdür.
- Değerleme eksikliği veya hatalı değer iddiası, bilirkişi raporunun hesap ve gerekçelerinin incelenmesi yoluyla değerlendirilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 m.342: Ayni sermaye olarak konulacak varlıkların sınırlı ayni hak, haciz ve tedbirden arınık olması ile nakden değerlenebilir ve devredilebilir nitelikte bulunması koşullarını düzenler; m.343 değerlemesi bu koşulları sağlayan unsurlar üzerinde yapılır.
- 6102 m.128: Taşınmazların şerh edilmesi ve taşınırların güvenilir kişiye tevdi edilmesi gibi ayni sermaye koşullarını düzenler; değerleme bu işlemlerin yapılmış olmasına bağlıdır.
- 6102 m.356: Kuruluştan sonra yapılan devralma işlemlerinde genel kurul onayı ve bilirkişi raporu şartını düzenler; m.343 kuruluş sırasındaki devralmalar için geçerlidir.
- 6102 m.559: Kurucuların kuruluştan doğan sorumluluklarının sulh ve ibra ile kaldırılamayacağı süreleri düzenler; m.343'ün konusu değildir.
- 6102 m.562: Ayni sermayenin değerinde yolsuzluk yapanlara uygulanacak cezai hükümleri düzenler.
- 6102 m.596: Limited şirkette pay devrinin şirket onayına ilişkin hükümleri düzenler; m.343 ile doğrudan ilişkisi yoktur.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| beş yıl | m.336 | Bunlar, sicil dosyasına konulur ve birer nüshaları şirket tarafından beş yıl süreyle saklanır. |
| yedi gün | m.338 | (2) Pay sahibi sayısı bire düşerse, durum, bu sonucu doğuran işlem tarihinden itibaren yedi gün içinde yönetim kuruluna yazılı olarak bildirilir. |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
40 karar- 2021/92 E., 2023/27 K., 16.02.2023İlgili madde: m.339
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/65 E., 2023/144 K., 01.03.2023İlgili madde: m.340
- 11. Hukuk Dairesi, 2023/4057 E., 2024/6435 K., 16.09.2024İlgili madde: m.339
- 11. Hukuk Dairesi, 2024/376 E., 2024/6215 K., 10.09.2024İlgili madde: m.340
- 11. Hukuk Dairesi, 2023/1810 E., 2024/4429 K., 29.05.2024İlgili madde: m.340
- 11. Hukuk Dairesi, 2023/534 E., 2024/4171 K., 22.05.2024İlgili madde: m.338
- 11. Hukuk Dairesi, 2023/538 E., 2024/3854 K., 13.05.2024İlgili madde: m.339
- 11. Hukuk Dairesi, 2023/5861 E., 2024/3379 K., 30.04.2024İlgili madde: m.336
- 11. Hukuk Dairesi, 2023/5912 E., 2024/3380 K., 30.04.2024İlgili madde: m.340
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/5959 E., 2024/2461 K., 26.03.2024İlgili madde: m.336
Diğer 30 karar
- 6. Hukuk Dairesi, 2022/3693 E., 2023/3590 K., 31.10.2023İlgili madde: m.336
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/964 E., 2023/4512 K., 17.07.2023İlgili madde: m.339
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/668 E., 2023/3398 K., 31.05.2023İlgili madde: m.335
- 13. Daire, 2022/15 E., 2023/1487 K., 29.03.2023İlgili madde: m.338
- 11. Hukuk Dairesi, 2021/2161 E., 2023/1440 K., 09.03.2023İlgili madde: m.335
- 13. Daire, 2021/2815 E., 2021/3238 K., 07.10.2021İlgili madde: m.338
- 13. Daire, 2021/3805 E., 2021/2853 K., 15.09.2021İlgili madde: m.338
- 13. Daire, 2021/1245 E., 2021/1723 K., 17.05.2021İlgili madde: m.338
- 13. Daire, 2015/6188 E., 2020/3450 K., 01.12.2020İlgili madde: m.336
- 3. Hukuk Dairesi, 2017/9033 E., 2019/6107 K., 03.07.2019İlgili madde: m.335
- 11. Hukuk Dairesi, 2016/13975 E., 2018/7311 K., 22.11.2018İlgili madde: m.336
- 11. Hukuk Dairesi, 2018/3297 E., 2018/5289 K., 13.09.2018İlgili madde: m.336
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2025/1310 E., 2025/1520 K., 05.12.2025İlgili madde: m.342
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2025/370 E., 2025/695 K., 19.06.2025İlgili madde: m.343
- İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/823 E., 2025/345 K., 15.04.2025İlgili madde: m.343
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/359 E., 2025/338 K., 27.02.2025İlgili madde: m.342
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2024/974 E., 2024/1699 K., 31.10.2024İlgili madde: m.342, m.343
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2024/1055 E., 2024/1046 K., 07.06.2024İlgili madde: m.342
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2024/175 E., 2024/278 K., 12.02.2024İlgili madde: m.342
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2023/1551 E., 2024/30 K., 17.01.2024İlgili madde: m.339
- İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/250 E., 2023/634 K., 12.10.2023İlgili madde: m.340
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 2023/821 E., 2023/1125 K., 12.07.2023İlgili madde: m.340
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2023/214 E., 2023/835 K., 01.06.2023İlgili madde: m.342
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2022/680 E., 2023/795 K., 03.05.2023İlgili madde: m.339
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2021/1369 E., 2022/966 K., 04.07.2022İlgili madde: m.343
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/262 E., 2022/386 K., 22.04.2022İlgili madde: m.343
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2021/1293 E., 2022/239 K., 02.03.2022İlgili madde: m.343
- Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/687 E., 2021/569 K., 24.06.2021İlgili madde: m.338
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2018/883 E., 2019/1084 K., 11.09.2019İlgili madde: m.335
- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2016/1234 E., 2018/187 K., 01.03.2018İlgili madde: m.335
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 15.07.2016 (m.335).
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 7. Anonim Şirket-1 bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış