TTK › Ticaret şirketleri › Limited şirket
Tanım ve kuruluş, şirket sözleşmesi, içerik
Kısaca
TTK m.573, limited şirketin tanımını, kuruluşta bir veya daha çok gerçek ya da tüzel kişinin ortak olabilmesini, esas sermayenin belirli olup esas sermaye paylarından oluşmasını, ortakların sorumluluğunun sınırını (taahhüt edilen esas sermaye payları ile şirket sözleşmesindeki ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri) ve limited şirketin amaç ve konu bakımından serbestliğini düzenler.
Kapsam
Bu konu, Türk Ticaret Kanunu m.573–579 hükümlerini kapsar.
TTK m.573 — Kavram
TTK m.573, limited şirketin tanımını, kuruluşta bir veya daha çok gerçek ya da tüzel kişinin ortak olabilmesini, esas sermayenin belirli olup esas sermaye paylarından oluşmasını, ortakların sorumluluğunun sınırını (taahhüt edilen esas sermaye payları ile şirket sözleşmesindeki ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri) ve limited şirketin amaç ve konu bakımından serbestliğini düzenler. Hüküm, kuruluşu yapılan ve limited şirket türünü seçen tüm ortaklar ile şirket tüzel kişiliği bakımından uygulanır. Sermayenin asgari tutarını, pay devrini, organları ve tek kişilik limited şirketin ayrıntılarını düzenlemez (m.580, m.583, m.589 vd. ile ilgili bölümler). Ortakların şirket borçlarından doğrudan sorumluluğu, amme alacağı sorumluluğu gibi özel sorumluluk halleri de bu maddenin kapsamında değildir; bunlar başka hükümlere (m.602 ve ilgili vergi/amme mevzuatı) bağlıdır.
Kavram: hangi kavramlar bilinmeli?
- Limited şirket
- Bir veya daha çok gerçek ya da tüzel kişinin bir ticaret unvanı altında kurduğu, esas sermayesi belirli olan ve ortakların sorumluluğunun sınırlı olduğu tüzel kişili ticaret şirketidir. Ortak sayısının üst sınırı kanunda ayrıca sınırlanmıştır.
- Esas sermaye
- Şirket sözleşmesinde belirlenen ve esas sermaye paylarının toplamından oluşan, şirketin bağımsız sermaye miktarıdır. Ortakların taahhüt ettiği sermayenin kayıtlı tutarını ifade eder.
- Esas sermaye payı
- Her ortağın esas sermayeye katılmak için taahhüt ettiği paydır. Konulması taahhüt edilen sermaye ile aynı kavram değildir; sermaye payı, ortağın taahhüt ettiği sermayeye göre belirlenir.
- Ek ödeme yükümlülüğü
- Şirket sözleşmesinde öngörülen ve esas sermaye payının ödenmesine ek olarak ortağın yerine getireceği para edimidir. Kanun bu yükümlülüğü açıkça tanımış ve ortağın sorumluluğunun parçası kılmıştır.
- Yan edim yükümlülüğü
- Şirket sözleşmesinde öngörülen, para dışı nitelikte ortağa yüklenen edimdir. Ortağın sorumluluğu bu yükümlülükler kadardır, şirket borçlarına kadar uzanmaz.
Kavram: hangi şartlar aranır?
- Limited şirketin bir veya daha çok gerçek ya da tüzel kişi tarafından kurulması ve bir ticaret unvanı altında oluşturulması gerekir.
- Esas sermayenin belirli bir tutarda bulunması ve bu tutarın esas sermaye paylarının toplamından oluşması gerekir.
- Şirketin amacının kanunen yasak olmayan her türlü ekonomik amaç ve konuyu kapsaması gerekir; kanunen yasak bir amaç veya konu bu şirketin kurulmasını engeller.
- Ortağın şirket borçlarına karşı sorumlu tutulmaması için taahhüt ettiği esas sermaye paylarını ödemesi gerekir.
- Şirket sözleşmesinde öngörülmüş ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri varsa ortağın bunları da yerine getirmesi gerekir; bu yükümlülükler sorumluluğun ek kapsamını oluşturur.
Kavram: hangi sonuçları doğurur?
- Ortaklar şirket borçlarından sorumlu olmaz; sorumlulukları taahhüt ettikleri esas sermaye paylarını ödemekle sınırlıdır.
- Şirket sözleşmesinde öngörülen ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri varsa ortaklar bu yükümlülükleri de yerine getirmekle yükümlüdür.
- Ek ödeme ve yan edim yükümlülüğü sözleşmede öngörülmemişse ortağa bu yükümlülükler yüklenemez.
- Limited şirket kanunen yasak olmayan her türlü ekonomik amaç ve konu için kurulabilir; yasak bir amaç veya konu içeren şirket kurulamaz.
- Madde emredici bir sorumluluk sınırı koyar; sözleşmeyle ortağın şirket borçlarından doğrudan sorumlu tutulması bu maddeye aykırı olur ve geçerli kabul edilmez.
- Limited şirket, kuruluş için esas sermayenin belirli olmasını ve esas sermaye paylarından oluşmasını gerektirir; bu koşul sağlanmazsa kuruluş eksik kalır.
Esas sermaye payı ile konulması taahhüt edilen sermaye arasındaki fark nedir?
Esas sermaye payı, şirket sözleşmesinde belirlenen ve ortağın taahhüt ettiği paydır; esas sermaye paylarının toplamı esas sermayeyi oluşturur.
Konulması taahhüt edilen sermaye, ortağın şirkete koymayı üstlendiği varlıkların toplamıdır; kavram olarak aynı değildir.
Ortağın sorumluluğu taahhüt ettiği esas sermaye payı ile sınırlıdır; gerekçe, kanunun terim birliği için 'esas sermaye payı' ifadesini seçtiğini belirtir.
Esas sermaye payı ödeme yükümlülüğü ile ek ödeme ve yan edim yükümlülüğü arasındaki fark nedir?
Esas sermaye payını ödeme yükümlülüğü, kanunun doğrudan öngördüğü ve her ortağın taşıdığı temel yükümlülüktür.
Ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri yalnız şirket sözleşmesinde öngörüldüğünde doğar ve sözleşmeye bağlıdır.
Ek ödeme ve yan edim yalnız sözleşmede açıkça yer aldığında ortağa yüklenir; sözleşmede yoksa ortağın sorumluluğu esas sermaye payı ile sınırlı kalır.
Ortağın sorumluluğu ile şirketin sorumluluğu arasındaki fark nedir?
Şirket, kendi tüzel kişiliği ile şirket borçlarından birinci derecede sorumludur.
Ortaklar şirket borçlarından sorumlu değildir; yalnızca taahhüt ettikleri yükümlülüklerle sorumludur.
Alacaklı şirket borcu için öncelikle şirket malvarlığına başvurur; ortağa doğrudan gidebilmesi kanunda öngörülen özel hallere (örneğin m.602 ve amme alacağına ilişkin hükümlere) bağlıdır.
Kavram: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Limited şirket ortağını şirket borçlarından da sorumlu saymak; m.573/2 sınırlı sorumluluğu şirket borçlarına değil yalnızca taahhüt edilen sermaye ve sözleşmedeki ek yükümlülüklere bağlar.
- Ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerini sözleşmede öngörülmüş olmadığı halde ortağa yüklemek; bu yükümlülükler yalnız şirket sözleşmesinde öngörüldüğünde doğar.
- Esas sermaye payı ile konulması taahhüt edilen sermayeyi aynı kavram saymak; kanun terim olarak 'esas sermaye payı' kullanır.
- Limited şirketin amacını kollektif ve komandit şirketler gibi bir ticari işletmeyi işletmekle sınırlı saymak; m.573/3 her türlü ekonomik amaç ve konuya izin verir.
- Ortağın amme alacağı gibi özel sorumluluk hallerini genel sınırlı sorumluluk kuralından ayrı tutmamak; bu haller m.573/2 dışında ayrı bir hukuki dayanağa bağlıdır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yüksek mahkeme ve bölge adliye mahkemeleri, limited şirket ortaklarının şirket borçlarından sorumlu olmadığını ve sorumluluklarının taahhüt edilen sermaye payı ile sınırlı olduğunu kabul etmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2020/1450 E., 2022/1884 K., 15.12.2022)
- Mahkemeler, ortağın doğrudan sorumluluğunun ancak kanunun açıkça öngördüğü hallerde söz konusu olabileceğini, bunun dışında m.573/2'deki sınırlı sorumluluk ilkesinin uygulanacağını kabul etmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2023/1085 E., 2026/81 K., 22.01.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2024/1187 E., 2024/2011 K., 26.12.2024)
- Uygulamada amme alacağı sorumluluğu, m.573/2'nin sınırlı sorumluluk ilkesinin istisnası olarak değerlendirilmekte ve ortağın sermaye hissesi oranında sorumlu tutulabileceği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2023/1085 E., 2026/81 K., 22.01.2026)
- Mahkemeler, ortağın şirket borcuna ilişkin doğrudan sorumluluğunu kabul ederken m.573/2'nin sınırlı sorumluluk kuralını ve bu istisnaların kanuni dayanağını birlikte gözetmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2024/3284 E., 2025/944 K., 10.04.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Şirket borcundan dolayı ortağın doğrudan sorumluluğunu ileri süren alacaklı, bu sorumluluğun kanunda öngörülen özel bir hale dayandığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Ortağın sorumluluğunun esas sermaye payı ile sınırlı olduğunu savunan taraf, ödeme yapıldığını ticaret sicili kaydı, şirket defterleri veya banka kayıtları ile ispat eder.
- Ek ödeme ve yan edim yükümlülüğünün varlığını ileri süren taraf, bu yükümlülüğün şirket sözleşmesinde açıkça öngörüldüğünü sözleşme metni ile ispat etmek zorundadır; sözleşmede yoksa yükümlülük iddiası dinlenmez.
- Şirketin amacının yasak olup olmadığı tartışmalıysa, bunu ileri süren taraf şirket sözleşmesindeki amaç maddesi ve ticaret sicil kaydı ile ispat eder.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.125: Ticaret şirketlerinin tüzel kişiliğe sahip olduğunu belirtir. Limited şirketin sorumluluk sınırının dayanağı olan tüzel kişilik m.125'ten gelir.
- 6102 sayılı Kanun m.602: Ortaklığın yükümlülüklerini ve sorumluluğu düzenleyen bu hüküm, limited şirket ortağının sorumluluk sınırının işlemesi bakımından m.573/2 ile birlikte değerlendirilir ve uygulamada ortağın sorumluluğu tartışmalarında başvurulan hükümdür.
- 6102 sayılı Kanun m.580: Limited şirketin esas sermayesinin asgari tutarını ve esas sermaye paylarının asgari değerini düzenler; m.573'teki belirli esas sermaye kavramının somut sınırlarını çizer.
TTK m.574 — Ortakların sayısı
Madde, limited şirkette ortak sayısının üst sınırını, ortak sayısının bire düşmesi halinde yapılacak bildirim ve tescil yükümlülüğünü ve şirketin kendi esas sermaye payını iktisabının sınırını düzenler. Hükümler limited şirketlere uygulanır. Madde, limited şirketin tek kişiyle kurulmasına ilişkin kuruluş şartlarını (m.573) düzenlemez. Ortak nitelikleri ve ortağın sorumluluğu da bu maddede yer almaz. Pay devrinin şekli ve pay devri kısıtları (m.595) ile şirketin kendi paylarını iktisabının genel şartları (m.612) ayrı maddelerde düzenlenmiştir. Ortak sayısının elliyi aşması halinde uygulanacak yaptırım, bu maddede açıkça düzenlenmemiştir. Tek ortaklı şirketin sona erme veya tür değiştirme sonuçları da bu maddenin kapsamı dışındadır.
Ortakların sayısı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Ortak sayısı üst sınırı
- Limited şirkette aynı anda bulunabilecek ortak sayısının en çok elli olmasıdır. Sınır, şirketin kuruluşunda ve sonradan oluşan ortaklıklarda aynı şekilde geçerlidir.
- Tek ortaklı limited şirket
- Ortak sayısının bire düştüğü veya şirketin baştan bir ortakla kurulduğu hâldir. Madde bu durumu ayrı bir şirket türü olarak değil, limited şirketin bir sınıfı olarak ele alır; bu nedenle bu hâl tür değişikliği hükümlerine tabi değildir.
- Bildirim yükümlülüğü
- Ortak sayısının bire düşmesini doğuran işlemin tarihinden itibaren yedi gün içinde durumun müdürlere yazıyla bildirilmesi yükümüdür. Bu yükümlülük, işlemi yapan ortağa veya ilgiliye aittir.
- Esas sermaye payını iktisap
- Şirketin kendi esas sermaye paylarını devralması veya edinmesidir. Üçüncü fıkra bu iktisabı, sonucu tek ortaklı bir şirkete dönüşecekse yasaklar.
Ortakların sayısı: hangi şartlar aranır?
- Limited şirketin ortak sayısı en az bir, en fazla elli olmalıdır; bu sınır aşılmamalıdır.
- Ortak sayısının bire düşmesini doğuran bir işlem yapılmış olmalıdır; bu işlemin tarihinden itibaren yedi gün içinde durum müdürlere yazıyla bildirilmelidir.
- Müdürler, bildirimin alındığı tarihten başlayarak yedinci günün sonuna kadar şirketin tek ortaklı olduğunu, ortağın adını, yerleşim yerini ve vatandaşlığını tescil ve ilan ettirmelidir.
- Şirket baştan bir ortakla kuruluyorsa aynı bildirim ve tescil yükümlülüğü geçerli olmalıdır.
- Şirket, tek ortağının kendisi olacağı bir şirkete dönüşecek sonucu doğuracak şekilde esas sermaye payını iktisap etmemelidir.
Ortakların sayısı: hangi sonuçları doğurur?
- Ortak sayısı elliyi aşamaz; bu sınıra aykırı pay devri ve tescil işlemleri geçersiz sayılır ve mahkemeye başvurarak ayrı bir yaptırım uygulanabilir.
- Ortak sayısının bire düşmesi hâlinde yedi günlük bildirim ve tescil yükümü doğar.
- Bildirim veya tescil ve ilan süresine uyulmazsa müdürler, aksi hâlde doğacak zarardan sorumlu olur.
- Bildirimde bulunmayan ortak veya tescil ve ilan ettirmeyen müdürler de zarardan sorumludur.
- Şirketin tek ortağının kendisi olacağı sonucunu doğuran esas sermaye payı iktisabı yasaktır; bu yasağa aykırı iktisap geçersizdir.
- Ortaksız limited şirket kurulamaz; bu yapı hukuken olanaklı değildir.
Ortak sayısının elliyi aşması ile tek ortaklı hale gelmesi arasındaki fark nedir?
Ortak sayısının elli kişiyi aşması, madde metninde ayrıca hüküm bağlanmamış bir durumdur; düzenleme birinci fıkradaki üst sınırın korunmasından ibarettir.
Ortak sayısının bire düşmesi (ikinci fıkra) ise kanunda açıkça düzenlenmiş, bildirim ve tescil yükümlülüğü doğuran bir haldir.
Tek ortaklılık hali bildirim ve tescil yükümü doğurur; elli sınırının aşılması ise yalnızca kurala aykırılık olarak kalır ve madde açık bir yaptırım öngörmez.
Baştan tek ortaklı kuruluş ile sonradan tek ortaklı hale gelme arasındaki fark nedir?
Şirket baştan tek ortakla kurulduğunda, ikinci fıkranın son cümlesi gereği aynı bildirim ve tescil yükümlülüğü geçerlidir.
Şirket sonradan, ortak sayısının bire düşmesiyle tek ortaklı hale geldiğinde, süre bu işlemin tarihinden başlar.
Her iki halde de müdürlerin tescil ve ilan yükümlülüğü aynıdır; yalnızca yedi günlük bildirim süresinin başlangıç olayı farklıdır.
Pay devri ile şirketin kendi payını iktisabı: fark nedir?
Ortağın payını üçüncü kişiye devretmesi, ortak sayısını bire indirmiyorsa üçüncü fıkranın kapsamına girmez.
Şirketin kendi esas sermaye payını iktisap etmesi, tek ortağının kendisi olacağı sonucunu doğuracaksa üçüncü fıkra kapsamındadır.
Üçüncü fıkra kapsamına giren iktisap yasaktır; ortaksız limited şirket kurulamaz ve bu sonuca yol açacak pay devirleri geçersiz sayılır.
Ortakların sayısı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Üçüncü fıkrayı ortaklık sayısı sınırıyla karıştırmak; üçüncü fıkra yalnızca şirketin kendi payını iktisabını yasaklar, ortakların birbirine pay devrini değil.
- Yedi günlük süreyi işlemin tarihinden değil, bildirimin alındığı tarihten saymak; bildirim süresi işlemin tarihinden, tescil ve ilan süresi ise bildirimin alınmasından başlar.
- Tescil ve ilan süresini bildirim süresiyle aynı saymak; metin tescil ve ilanı ayrıca bildirimin alınmasından başlayan yedinci güne bağlar.
- Baştan tek ortaklı kurulan şirkete bildirim yükümlülüğünün uygulanmadığını varsaymak; ikinci fıkranın son cümlesi bu hâli de kapsar.
- Elli ortak sınırının aşılmasına kanunda açık bir yaptırım bağlandığını varsaymak; madde bu konuda açık bir hüküm içermez.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Ortak sayısının elliyi aşmasına ilişkin pay devirlerinin geçersiz olduğu ve müdürlerin ile sicil müdürünün bu sınırı gözetmesi gerektiği kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2017/2640 E., 2019/61 K., 07.01.2019)
- Ortak sayısının bire düşmesinde yedi günlük bildirim ve tescil yükümünün, tek ortaklı limited şirketin kuruluş ve devam koşulu olarak uygulandığı görülmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/6368 E., 2024/55 K., 08.01.2024)
- Tek ortaklı limited şirketin kanun gereği tüzel kişiliğini ve ticari faaliyetini sürdürebildiği kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2017/2640 E., 2019/61 K., 07.01.2019)
Nasıl ispat edilir?
- Ortak sayısının bire düştüğünü ve bildirim yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediğini ileri süren taraf, bildirimin yazılı yapıldığını ve tarihini ispatlamalıdır; ticaret sicili kaydı ve yazılı bildirim bu konuda temel delildir.
- Müdürlerin tescil ve ilan yükümünü yerine getirdiğini savunan taraf, yedinci günün sonuna kadar yapılan tescil ve ilan kaydını sicil kaydıyla ispatlamalıdır.
- Bildirim veya tescilin yapılmadığını ileri süren taraf, zararı ve müdürlerin kusurunu ispatlamakla yükümlüdür; zarar sorumluluğunda nedensellik bağı da aranır.
- Pay devrinin elli ortak sınırını aştığını ileri süren taraf, ortak sayısını ortaklık kayıtları ve ticaret sicili kaydıyla ispatlamalıdır.
- Şirketin kendi payını iktisap ettiğini ileri süren taraf, bu iktisabın tek ortağın şirketin kendisi olacağı sonucunu doğurduğunu ispatlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.573: Limited şirketin bir veya daha çok gerçek ya da tüzel kişi tarafından kurulabileceğini düzenler; bu nedenle tek ortaklı kuruluşun dayanağıdır.
- 6102 sayılı Kanun m.579: Ortak sayısının en çok elli olmasının emredici niteliğini belirten hüküm olarak anılmaktadır ve bu sınırın aşılmasına ilişkin kuralın dayanağıdır.
- 6102 sayılı Kanun m.612: Limited şirketin kendi esas sermaye paylarını iktisap etmesinin koşullarını düzenler; üçüncü fıkradaki yasak bu iktisabın sınırını çizer.
- 6102 sayılı Kanun m.595: Pay devrinin kısıtlarını düzenler; ortak sayısını etkileyen devirlerde bu maddeyle birlikte değerlendirilir.
- 6102 sayılı Kanun m.16: Limited şirketin tüzel kişi tacir olmasını düzenler; tescil ve ilan yükümlülüğünün ticaret sicili bağlamını oluşturur.
TTK m.575 — Şekil
TTK m.575, limited şirket sözleşmesinin şekline ilişkindir: sözleşmenin yazılı yapılmasını, kurucuların ticaret sicili müdürlüğünde yetkilendirilmiş personelin huzurunda imzalamasını ve şirket sözleşmesini içeren kâğıtlardan değerli kâğıt bedeli alınmamasını düzenler. Hüküm, kuruluş aşamasında limited şirket kuran kurucular bakımından uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: sözleşmenin zorunlu içeriği (m.576), sözleşmeye konulabilecek bağlayıcı kayıtlar (m.577), sözleşmenin emredici hükümlere uygunluğu (m.579), tescil ve ilan (m.587 ve m.588 çerçevesinde) ile intifa senetlerinin çıkarılması (m.584). Şekil eksikliğinin tüzel kişilik ve kurulma sonucuna etkisi de bu maddede değil, ticaret şirketlerinin genel kuruluş hükümlerinde aranmalıdır.
Şekil: hangi kavramlar bilinmeli?
- Şekle bağlılık (geçerlilik şartı)
- Kanunun öngördüğü şekle uyulmadan yapılan sözleşmenin geçerli olmamasıdır. Limited şirket sözleşmesi bakımından yazılı şekil ve imza onayı bu niteliktedir.
- Ticaret sicili müdürlüğünde yetkilendirilmiş personel
- Kurucuların imzalarını huzurunda atacağı, sicil müdürlüğünce yetkilendirilmiş kişidir. Eski düzendeki noter onayının yerini almıştır ve onay yetkisi müdür ya da yardımcısı yerine sicilin görevlendirdiği personele aittir.
- Değerli kâğıt bedeli
- Sicil ya da noter işlemlerinde kâğıt üzerine alınan harç niteliğindeki bedeldir. Şirketin kuruluşunda şirket sözleşmesini içeren kâğıtlardan bu bedel alınmaz.
Şekil: hangi şartlar aranır?
- Şirket sözleşmesinin yazılı olarak yapılması gerekir.
- Sözleşmenin kurucular tarafından imzalanması gerekir.
- İmzanın, ticaret sicili müdürlüğünde yetkilendirilmiş personelin huzurunda atılması gerekir.
- Sözleşmeyi içeren kâğıtlardan, şirketin kuruluşu sırasında değerli kâğıt bedeli alınmaması gerekir.
Şekil: hangi sonuçları doğurur?
- Sözleşme yazılı yapılmış ve yetkili personel huzurunda imzalanmışsa, limited şirket kuruluşunun şekil şartı yerine getirilmiş olur.
- Yazılı şekil veya personel huzurunda imza şartı yerine getirilmezse, şirket sözleşmesi geçerli olmaz ve geçerli bir limited şirket kurulamaz.
- Şekil eksikliği olan ve üçüncü kişilerle işlem yapmış bir topluluk, tescil edilmediği sürece kendiliğinden limited şirket sayılmaz; ortaklar arasında adi şirket hükümleri uygulanabilir.
- Şirketin kuruluşunda şirket sözleşmesini içeren kâğıtlardan değerli kâğıt bedeli alınmaz.
- Bu hüküm emredicidir; tarafların sözleşmeyle bu şekil şartını değiştirmesi veya kaldırması mümkün değildir.
Ticaret şirketi ile adi şirket arasındaki fark nedir?
Limited şirket sözleşmesi, ticaret şirketi olarak şekle bağlıdır: yazılı yapılması ve imzanın yetkili personel huzurunda atılması gerekir.
Adi şirket sözleşmesi şekle bağlı değildir; yazılı, sözlü veya örtülü olarak kurulabilir.
Şekle uyulmayan limited şirket sözleşmesi geçerli bir şirket doğurmaz; adi şirket hükmünde kalabilir. Adi şirket sözleşmesinde ise şekil eksikliği geçerlilik sorunu yaratmaz.
Kanuni şekil ile iradi şekil arasındaki fark nedir?
Kanunun limited şirket için öngördüğü şekil, kanundan doğan bir geçerlilik şartıdır.
Kanunda şekle bağlanmamış bir sözleşmenin taraflarca şekle bağlanması iradi şekildir.
Her iki durumda da şekle uyulmamışsa sözleşme bağlamaz; ancak iradi şeklin dayanağı genel borçlar hükümleridir.
Geçerlilik şartı ile ispat şartı arasındaki fark nedir?
Geçerlilik şartı olan şekilde şekle uyulmazsa sözleşme hiç doğmamış sayılır.
İspat şartı olan şekilde sözleşme geçerlidir, yalnızca varlığı yazılı delille kanıtlanabilir.
Limited şirket sözleşmesinin şekli geçerlilik şartıdır; yazılı şekle uyulmadan sözleşmenin varlığı tanıkla ispatlanıp şirket kurulamaz.
Şekil: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Limited şirket sözleşmesini adi şirket gibi şekilsiz kabul etmek; bu sözleşme için yazılı şekil ve imza onayı aranır.
- İmza onayının noter tarafından yapıldığını varsaymak; güncel düzende onay yetkisi ticaret sicili müdürlüğünde yetkilendirilmiş personele aittir.
- Şekil eksikliğini sözleşmenin sadece ispatına ilişkin bir sorun saymak; bu şekil geçerlilik şartıdır ve eksiklik sözleşmenin kendisini geçersiz kılar.
- Değerli kâğıt bedeli konusunda kuruluş dışındaki işlemleri bu muafiyete dahil etmek; muafiyet yalnızca şirketin kuruluşu sırasındaki şirket sözleşmesi kâğıtları içindir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Şekil eksikliği olan limited şirket sözleşmesinin kuruluşu geçerli sayılmaz ve bu nedenle tescile dayanarak tüzel kişilik kazanılamayacağı kabul edilmektedir. (8. Daire, 2018/7076 E., 2022/4520 K., 29.06.2022)
Nasıl ispat edilir?
- Şirketin geçerli kurulduğunu ileri süren taraf, sözleşmenin yazılı yapıldığını ve yetkili personel huzurunda imzalandığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Kanunun öngördüğü şekil bakımından en güçlü delil, ticaret siciline tescil edilmiş ve imzaları onaylanmış sözleşmedir.
- Şekil şartına uyulmadığını ileri süren taraf, bu eksikliği ispatla ortaya koyabilir; sözleşmenin varlığını tanıkla kanıtlamak, şekil geçerlilik şartı olduğu için kuruluşu ispatlamaya yetmez.
- Değerli kâğıt bedelinin alınmadığı iddiası, şirket kuruluş belgelerinin sicil kayıtlarından kontrol edilebilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 m.576: Sözleşmenin asgari içeriğini belirler; m.575'teki şekil şartı bu zorunlu kayıtlarla birlikte aranır.
- 6102 m.577: Sözleşmeye konulabilecek bağlayıcı kayıtları düzenler; bu kayıtlar da m.575'teki şekle uygun yapılmış sözleşmede bulunmalıdır.
- 6102 m.579: Sözleşme içeriğinin emredici hükümlere uygunluğunu düzenler; şekil şartıyla birlikte geçerlilik ölçütünü oluşturur.
- 6102 m.585: Şirketin, kurucuların sermayenin tamamını şartsız taahhüt ettikleri ve yetkili personel huzurunda imzaladıkları sözleşmede kurma iradelerini açıklamalarıyla kurulmasını düzenler; tescil ve ilan m.587'dedir.
- 6102 m.588: Tescil ile tüzel kişiliğin doğmasını düzenler; şekil şartına uygun sözleşmenin tescilinin sonucudur.
- 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.505: Maddenin gerekçesinde tekrar edildiği belirtilen eski düzenlemedir; yürürlükteki m.575'in kaynağıdır.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.12: Sözleşmelerin şekli genel kuralıdır; ticaret şirketleri bakımından kanunun öngördüğü şekil bu genel kuralın istisnasıdır.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.620: Adi ortaklık sözleşmesini tanımlar ve kanunla düzenlenmiş ortaklıkların niteliklerini taşımayan ortaklığı adi ortaklık sayar; m.575 ile karşılaştırmada tipik ayrım noktasıdır.
TTK m.576 — Zorunlu kayıtlar
Madde, limited şirket sözleşmesinde mutlaka yer almaları gereken asgari kayıtları sayar: ticaret unvanı ve merkez, işletme konusu, esas sermayeye ilişkin kayıtlar, müdürlerin kimlik bilgileri ve şirket ilanlarının şekli. Madde yalnızca sözleşmenin içeriğini düzenler; kayıtların eksikliğinin sonucu ve sözleşmenin tescil ve ilanına ilişkin esaslar bu maddede yer almaz. Esas sermaye paylarının devri, ortakların yükümlülükleri ve müdürlerin yetkileri bu maddenin konusu değildir. Madde, ticaret şirketlerinin genel kuruluş şartlarını değil, limited şirkete özgü zorunlu sözleşme kayıtlarını düzenler. Maddenin uygulama alanı limited şirket sözleşmeleridir. (Şirket merkezinin tescili ve ilanı için 588. madde; esas sermaye paylarının devri için 595 ve izleyen maddeler; müdürlerin yetki ve görevleri için 622 ve izleyen maddeler ayrı düzenlenmiştir.)
Zorunlu kayıtlar: hangi kavramlar bilinmeli?
- Esas sermaye payı
- Limited şirkette esas sermayenin, ortağın şirkete karşı sahip olduğu katılma hakkını temsil eden ve itibarî değeri bulunan parçasıdır. Pay sayısı ve itibarî değerinin sözleşmede belirtilmesi gerekir.
- Esas sermaye paylarının grupları
- Esas sermaye paylarının farklı özellik taşıyan kategorileridir. Sözleşmede hangi payların hangi gruba girdiği ayrıca gösterilmelidir.
- İmtiyaz
- Belirli bir esas sermaye payına, kâr veya oy gibi bakımlardan tanınan üstünlüktür. Maddeye göre imtiyaz bulunup bulunmadığı sözleşmede açıkça yazılmalıdır, imtiyaz yoksa bu da belirtilmelidir.
- İşletme konusu
- Şirketin faaliyet göstereceği alanın sözleşmede yazılmasıdır. Konunun esaslı noktaları belirtilmiş ve tanımlanmış olmalıdır; genel ifadeler yeterli sayılmaz.
- İlan şekli
- Şirketin yapacağı ilanların hangi araçlarla yapılacağıdır. Sözleşmede bu şekil gösterilmelidir.
Zorunlu kayıtlar: hangi şartlar aranır?
- Sözleşmede şirketin ticaret unvanı ve merkezinin bulunduğu yer açıkça yer almalıdır.
- Sözleşmede işletme konusu, esaslı noktaları belirtilmiş ve tanımlanmış bir biçimde yer almalıdır.
- Sözleşmede esas sermayenin itibarî tutarı, esas sermaye paylarının sayısı ve itibarî değerleri açıkça yer almalıdır.
- Varsa imtiyazlar ve esas sermaye paylarının grupları sözleşmede gösterilmelidir.
- Sözleşmede müdürlerin adları, soyadları, unvanları ve vatandaşlıkları açıkça yer almalıdır.
- Şirket tarafından yapılacak ilanların şekli sözleşmede açıkça yer almalıdır.
- Bu kayıtlardan birinin eksik olması, sözleşmenin asgari içerik şartını karşılamadığı anlamına gelir.
Zorunlu kayıtlar: hangi sonuçları doğurur?
- Sözleşmede bu kayıtlardan biri açıkça yer almıyorsa sözleşme asgari içerik şartını karşılamaz.
- Eksik kayıt tamamlanmadan sözleşmenin tescil ve ilana hazırlanması uygun bir kuruluş işlemi değildir.
- Sermaye paylarının sayısı ve itibarî değerleri sözleşmede yer almazsa esas sermayenin yapısı belirsiz kalır.
- İmtiyaz varsa sözleşmede gösterilmelidir; gösterilmezse imtiyazın varlığı konusunda tartışma doğar.
Esas sermaye payı ile esas sermaye paylarının grupları arasındaki fark nedir?
Esas sermaye payı, ortağın katılma hakkını temsil eden tek bir paydır ve itibarî değeri vardır.
Esas sermaye payı grupları, belirli özellikleri ortak olan payların kategorisidir ve sözleşmede ayrıca gösterilir.
Her pay için sayı ve itibarî değer yazılırken, grup ayrımı varsa her grubun hangi paylardan oluştuğu da sözleşmede belirtilmelidir.
İmtiyazlı pay ile imtiyazsız pay arasındaki fark nedir?
İmtiyazlı pay, kâr veya oy gibi bakımdan üstünlük taşıyan paydır.
İmtiyazsız pay, bu tür bir üstünlük taşımayan paydır.
Maddenin gerekçesine göre imtiyaz bulunup bulunmadığı sözleşmede açıkça belirtilmelidir; sessizlik tartışma yaratır.
Limited şirket payı ile anonim şirket payı arasındaki fark nedir?
Limited şirkette esas sermaye payı, esas sermayenin bölünmüş bir parçası değildir ve sayı ile itibarî değer yazılması bu niteliği değiştirmez.
Anonim şirkette pay, esas sermayenin bölünmüş parçasıdır.
Gerekçeye göre pay sayısı ve itibarî değerin yazılması iki şirket türünü birbirine yaklaştırmaz; devir serbestliği farkı nitelik farkından kaynaklanır.
Müdür kayıtları ile diğer zorunlu kayıtlar arasındaki fark nedir?
Müdürlerin adı, soyadı, unvanı ve vatandaşlığı kişisel kimlik ölçütüyle yazılır.
Unvan, merkez, konu ve sermaye kayıtları şirketin kurumsal yapısını belirler.
Müdür bilgilerinin eksikliği kişi ile ilgili bir kayıt eksikliği, diğerleri ise şirketin temel yapısına ilişkin bir kayıt eksikliğidir.
Zorunlu kayıtlar: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Merkez kaydını yalnızca tescil ve ilan belgesine bakarak değerlendirmek; 576. maddenin sözleşmede açık kayıt aradığını göz ardı etmek.
- Esas sermaye paylarının sayı ve itibarî değerini yazmadan yalnızca toplam sermaye tutarını belirtmek.
- Limited şirket payını anonim şirket payıyla özdeş saymak; gerekçeye göre bu iki kavram nitelik bakımından ayrıdır.
- İmtiyaz bulunmadığını sessizlikle varsaymak; maddeye göre imtiyaz durumu sözleşmede açıkça yazılmalıdır.
- Müdür bilgilerinin yalnızca ticaret siciline bakılarak tamamlanabileceğini düşünmek; maddenin sözleşmede açık yazılmayı gerektirdiğini gözden kaçırmak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Limited şirket merkezinin kuruluş sözleşmesinde yazılmasının, tescil ve ilan edilmesinin gerekli görüldüğü kabul edilmektedir. (23. Hukuk Dairesi, 2015/313 E., 2015/1658 K., 16.03.2015)
- Yargı kararlarında 576. maddenin 588. maddeyle birlikte uygulandığı ve merkez kaydının tescil ile ilan edilmiş merkezle uyumlu olması gerektiği kabul edilmektedir. (23. Hukuk Dairesi, 2015/313 E., 2015/1658 K., 16.03.2015)
- 6102 sayılı Kanun'un 576. maddesinin uyuşmazlıklarda 33. ve 636. maddelerle birlikte değerlendirildiği görülmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2022/6802 E., 2024/2994 K., 18.04.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Sözleşmenin asgari kayıtları içerip içermediğini iddia eden taraf, sözleşme metni ile tescil ve ilan belgelerini ibraz ederek bu iddiasını ispatlamalıdır. (23. Hukuk Dairesi, 2015/313 E., 2015/1658 K., 16.03.2015)
- Eksik kayıt iddiasında karşı taraf, kaydın sözleşmenin başka bir bölümünde yer aldığını ya da eksikliğin sonradan giderildiğini ileri sürerek savunma yapabilir; bu savunmayı yazılı belge ile ispatlamalıdır.
- Esas sermaye paylarının sayı ve itibarî değerlerine ilişkin iddialarda, sözleşmede yazılı kayıt esas delildir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.588: Maddede sayılan kayıtlardan merkezin tescil ve ilanına ilişkin esasları düzenler; sözleşmede merkez kaydının yer alması bu maddenin gereğidir.
- 6102 sayılı Kanun m.581: Her oy biriminin bir esas sermaye payına karşılık gelmesi ve bir ortağın birden fazla paya sahip olabilmesi ilkelerini düzenler; esas sermaye paylarının sayı ve değer kaydını anlamlandırır.
- 6102 sayılı Kanun m.583: İkinci fıkrası, limited şirket payının esas sermayenin bölünmüş parçası olmadığını gösterir; bu nedenle sermaye kayıtlarının yorumunda dikkate alınır.
- 6102 sayılı Kanun m.636: Bu maddede anılan kayıt uyuşmazlıklarına ilişkin yargı kararlarında birlikte değerlendirilir.
TTK m.577 — Şirket sözleşmesinde öngörülmeleri şartıyla bağlayıcı olan hükümler
TTK m.577, limited şirket sözleşmesinde yer alan ve sözleşmede öngörülmeleri hâlinde ortaklar ve şirket bakımından bağlayıcı olan kayıtları sınırlı sayıda sayar. Düzenlenen konular; esas sermaye paylarının devrinin sınırlandırılması, önalım, geri alım ve alım hakları, ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri, sözleşme cezası, rekabet yasağı, genel kurulun toplantı ve karar koşulları, yönetimin üçüncü kişiye bırakılması, kâr kullanımı, çıkma ve çıkarılma sebepleri ile kanunda sayılmayan sona erme sebepleri gibi kayıtlardır. Madde, limited şirket ortaklarına ve bu kayıtlardan etkilenen şirkete uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular; zorunlu sözleşme içeriği (m.576), emredici hükümlerin sınırı (m.579), ek ödeme yükümlülüğünün ayrıntılı rejimi (m.603), yan edim yükümlülüğünün ayrıntılı rejimi (m.606) ve rekabet yasağının ayrıntılı rejimi (m.626, m.613) gibi konulardır.
Şirket sözleşmesinde öngörülmeleri şartıyla bağlayıcı olan hükümler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Bağlayıcı kayıt
- Şirket sözleşmesine konulduğunda ortaklar ve şirket bakımından, sözleşme dışında bir borçlar hukuku sözleşmesi niteliğine dönüşmeden şirketler hukuku bakımından bağlayıcılık kazanan hükümdür. Kanunda sayılan kayıtlarla sınırlıdır.
- Numerus clausus
- Bağlayıcı kayıtların yalnız maddede sayılanlarla sınırlı olması ilkesidir. Sayılmayan bir konu, sözleşmeye yazılsa da şirketler hukuku bakımından bağlayıcı olmaz.
- Ek ödeme yükümlülüğü
- Ortağın sermaye koyma borcunun yanında, şirkete nakdi ödemede bulunma borcudur. Kapsamı ve şekli sözleşmede gösterilmelidir; ayrıntılı rejimi m.603'tedir.
- Yan edim yükümlülüğü
- Şirketin işletme konusunun gerçekleşmesine hizmet eden, nakdi ödeme dışındaki ortak edimidir. Ayrıntılı rejimi m.606'dadır.
- Ayrılma akçesi
- Çıkma hakkı kullanıldığında ortağa ödenecek bedeldir. Maddenin (k) bendi uyarınca türü ve tutarı sözleşmede bağlayıcı biçimde belirlenebilir.
- Kanuni düzenlemeden ayrılan hüküm
- Kanunun varsayılan kuralından farklı, sözleşmeyle getirilen düzenlemedir. Ancak bu farklılık ilgili maddenin izin verdiği ölçüde ve emredici hükümlere aykırı olmadan geçerlidir.
Şirket sözleşmesinde öngörülmeleri şartıyla bağlayıcı olan hükümler: hangi şartlar aranır?
- Kaydın şirket sözleşmesinde açıkça öngörülmüş olması gerekir; sözleşme dışında yapılan anlaşmalar bu maddenin bağlayıcılığını sağlamaz.
- Kaydın, m.577/1'deki (a)-(m) bentlerinden birine girmesi gerekir; bu liste sınırlı sayıdır.
- Kayıt emredici hükümlere aykırı olmamalıdır; m.579 uyarınca bağlayıcılık ancak emredici kurallara uygun kayıtlar için söz konusudur.
- Kanuni düzenlemeden ayrılan kayıtlar (örneğin devir sınırlaması, rekabet yasağı, genel kurul kararı oy hakkı) kanunda izin verilen ölçüde yazılmalıdır.
- Ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerinde şekil ve kapsam sözleşmede gösterilmelidir.
- Çıkma hakkı kaydında, hakkın kullanılma şartları ile ödenecek ayrılma akçesinin türü ve tutarı sözleşmede yer almalıdır.
Şirket sözleşmesinde öngörülmeleri şartıyla bağlayıcı olan hükümler: hangi sonuçları doğurur?
- Kayıt şirket sözleşmesinde açıkça öngörülürse ortaklar ve şirket bakımından bağlayıcı olur.
- Kayıt sözleşmede öngörülmezse, ilgili hüküm şirketler hukuku bakımından bağlayıcı olmaz ve yalnız borçlar hukuku sözleşmesi hükmü doğurur.
- Sayılan kayıtlar dışındaki hükümler, sözleşmeye yazılsalar da bu madde kapsamında bağlayıcı kayıt olarak sayılmaz.
- Kayıt emredici hükümlere aykırı ise bağlayıcılık doğmaz; bu durumda sözleşme kaydı geçersiz sayılır.
- Çıkma hakkı tanınan hâllerde ayrılma akçesinin türü ve tutarı sözleşmede belirlenmelidir; belirlenmemişse bu kayıttan doğan bağlayıcı sonuç oluşmaz.
- Ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri, sözleşmede şekil ve kapsamları belirtilmeden bağlayıcı hâle gelmez.
- Sözleşme cezası hükmü, kanunda veya sözleşmede öngörülen yükümlülüğün hiç ya da zamanında yerine getirilmemesi hâline bağlanmalıdır.
Bağlayıcı kayıt ile sözleşmenin sıradan borçlar hukuku hükmü arasındaki fark nedir?
m.577 kapsamında sözleşmeye konulan ve şirketler hukuku bakımından bağlayıcı olan kayıtlar.
Sayılan bentlere girmeyen ya da sözleşmede öngörülmeyen, yalnız ortaklar arasında borçlar hukuku sözleşmesi hükmü doğuran anlaşmalar.
Bağlayıcı kayıtlar ortaklar ve şirket bakımından şirketler hukuku sonucu doğurur; sıradan sözleşme hükümleri yalnız taraflar arasında bağlayıcıdır.
Kanuni düzenlemeden ayrılan devir sınırlaması ile kanuni devir hükmü arasındaki fark nedir?
Esas sermaye paylarının devrini kanunda öngörülenden farklı biçimde sınırlayan sözleşme hükmü (m.577/1-a).
Kanunun genel devir hükümlerine uygun, sözleşmeye konulmamış devir serbestisi.
Sınırlama ancak sözleşmede yer alırsa bağlayıcı olur; sözleşmede yoksa kanuni rejim geçerlidir.
Önalım-geri alım-alım hakkı ile sıradan sözleşmesel ön hak arasındaki fark nedir?
Esas sermaye paylarıyla ilgili olarak sözleşmede tanınan önalım, geri alım ve alım hakları (m.577/1-b).
Pay devri dışındaki alacak veya hakların sözleşmeyle düzenlenmesi.
Bu haklar sözleşmede öngörülürse bağlayıcı olur; ilgili paylar üzerinde şirketler hukuku sonucu doğurur.
Ek ödeme yükümlülüğü ile yan edim yükümlülüğü arasındaki fark nedir?
Ek ödeme, ortağın sermaye koyma borcunun dışında şirkete nakdi ödeme yapma borcudur (m.577/1-c).
Yan edim, nakdi ödeme dışında şirketin işletme konusuna hizmet eden ortak edimidir (m.577/1-d).
İkisi de sözleşmede şekil ve kapsamıyla birlikte gösterilmelidir; ek ödeme ve yan edimin ayrıntılı rejimi farklı maddelerdedir.
Veto / üstün oy hakkı / sıradan oy hakkı: fark nedir?
Belirli veya belirlenebilir ortaklara veto ya da oyların eşit çıkması hâlinde üstün oy tanıyan hükümler (m.577/1-e).
Kanunun genel oy hakkı ve karar yeter sayısı kuralları.
Bu özel oy hakları yalnız sözleşmede öngörülürse bağlayıcıdır; sözleşmede yoksa karar genel kurul kuralına göre alınır.
Kanuni rekabet yasağı ile sözleşmesel rekabet yasağı arasındaki fark nedir?
Kanuni düzenlemeden ayrılan rekabet yasağı hükümleri (m.577/1-g).
Kanunun müdürler için öngördüğü varsayılan rekabet yasağı.
Kanuni rejimden ayrılan yasak yalnız sözleşmede açıkça öngörülürse bağlayıcı olur.
Genel kurulun toplantıya çağrılmasına ilişkin özel hak ile genel çağrı kuralı arasındaki fark nedir?
Sözleşmede genel kurulun çağrısına ilişkin özel hak tanıyan hükümler (m.577/1-h).
Kanunun genel çağrı ve toplantı kuralları.
Özel hak ancak sözleşmede yer alırsa bağlayıcıdır.
Çıkma hakkı ile çıkarılma sebepleri arasındaki fark nedir?
Çıkma hakkının tanınması ve ayrılma akçesinin türü ile tutarını belirleyen kayıtlar (m.577/1-k) ile ortağın çıkarılmasına ilişkin özel sebepler (m.577/1-l).
Kanunda düzenlenen genel ayrılma ve çıkarılma sebepleri ile diğer sona erme sebepleri (m.577/1-m).
Sözleşmede öngörülen özel çıkma veya çıkarılma sebepleri bağlayıcıdır; kanunda belirtilmeyen yeni sona erme sebepleri ise yalnız bu bent kapsamındaki kayıtla bağlayıcılık kazanır.
Şirket sözleşmesinde öngörülmeleri şartıyla bağlayıcı olan hükümler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Sözleşmeye yazılan her hükmü bağlayıcı kabul etmek; oysa yalnız m.577/1'de sayılan kayıtlar şirketler hukuku bakımından bağlayıcıdır.
- Bağlayıcılığı sözleşmede öngörülmüş kaydı, ilgili maddenin emredici kuralına aykırı olsa bile geçerli saymak; m.579 sınırı göz önünde tutulmalıdır.
- Ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerini aynı rejime tabi sanmak; ikisi farklı bentlerde ve farklı maddelerde düzenlenmiştir.
- Çıkma hakkı kaydında ayrılma akçesinin türünü ve tutarını sözleşmede belirlemeden bağlayıcı sonuç beklemek.
- Sayılmayan sona erme sebeplerini bu madde ile bağlayıcı saymak; m.577/1-m yalnız kanunda belirtilenler dışında öngörülen sona erme sebeplerine ilişkindir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Madde metninde sayılan bağlayıcı kayıtlar kanunda kapalı biçimde sıralandığından, sayılmayan bir hükmün sözleşmeye konulması şirketler hukuku bakımından bağlayıcılık doğurmadığı biçiminde değerlendirilmektedir. (İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/794 E., 2023/629 K., 04.07.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Bağlayıcı kaydın varlığını ileri süren taraf, kaydın şirket sözleşmesinde açıkça yer aldığını sözleşme metni ve ticaret sicili kaydı ile ispatlamalıdır.
- Kaydın m.577/1'deki bentlerden birine girdiğini ileri süren taraf bunu sözleşme hükmünün içeriğiyle ispatlamalıdır.
- Kanuni düzenlemeden ayrılan kayıt iddiasında, kanuni rejimin dışına çıkıldığını ileri süren taraf, sözleşme hükmünü ve kanuni düzenlemeyi karşılaştırarak ispat yükü altındadır.
- Ek ödeme veya yan edim yükümlülüğü ileri sürülüyorsa, bu yükümlülüğün şekil ve kapsamının sözleşmede gösterildiği belgeyle ortaya konulmalıdır.
- Ortaklar arasında sözleşme dışı bir anlaşma varlığı savunuluyorsa, bu anlaşmanın şirketler hukuku bağlayıcılığı değil borçlar hukuku sözleşmesi niteliği taşıdığı karşı tarafça ileri sürülebilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.576: Sözleşmenin zorunlu içeriğini düzenler; m.577 ise bunun dışındaki ve bağlayıcılık doğuran kayıtları sayar.
- 6102 sayılı Kanun m.579: Şirket sözleşmesinde yer alabilecek hükümlerin emredici hükümlere uygunluğunu düzenler; m.577 kayıtları bu sınırın içinde bağlayıcı olur.
- 6102 sayılı Kanun m.603: Ek ödeme yükümlülüğünün ayrıntılı rejimini düzenler; m.577/1-c bendindeki kaydın hukuki çerçevesini tamamlar.
- 6102 sayılı Kanun m.606: Yan edim yükümlülüğünün ayrıntılı rejimini düzenler; m.577/1-d bendindeki kaydın kapsamını belirler.
- 6102 sayılı Kanun m.613: Ortakların rekabet yasağına ilişkin esas sözleşme düzenlemesini düzenler; m.577/1-g bendiyle bağlantılıdır.
- 6102 sayılı Kanun m.626: Müdürlerin rekabet yasağını düzenler; kanuni rekabet yasağından ayrılan kayıtlar m.577/1-g kapsamında değerlendirilir.
TTK m.578 — Ayni sermaye, ayni devralmalar ve özel menfaatler
Madde, ayni sermaye konulmasına, ayınların veya işletmelerin devralınmasına ve özel menfaatlere ilişkin hükümlerin hangi ortaklık türleri bakımından uygulanacağını belirler. Yollama, anonim şirket hükümlerinin limited şirket kuruluşunda da geçerli olmasını sağlar. Maddenin kendisi değer biçme usulünü, ayni sermayenin kabul edilebilir malvarlığı unsurlarını veya tescil koşullarını ayrıntılı düzenlemez. Ticaret şirketlerine katılma payı olarak getirilebilecek değerler (m.581) ile taşınmazların tapuya şerhi (m.128) ayrı maddelerde düzenlenmiştir. Kuruluşta devralmada iki yıllık sınır (m.356) ile anonim şirketin pay iktisabına ilişkin sınırlar (m.612) da bu maddenin kapsamı dışındadır. Haciz, iflas ve ortaklığın tasfiyesine ilişkin usul kuralları da bu maddede yer almaz.
Ayni sermaye, ayni devralmalar ve özel menfaatler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Ayni sermaye
- Nakit dışında, ortaklığın sermayesine konulan malvarlığı değerlerini ifade eder. Bu değerler nakden değerlendirilebilir ve devredilebilir nitelikte olmalıdır.
- Ayınların devralınması
- Kuruluş sırasında şirketin, kurucu veya ortaklardan belirli ayınları ya da işletmeleri satın almasıdır. Bu işlem, sermaye koymanın dışında ayrı bir hukuki işlemdir.
- Özel menfaatler
- Kuruluşta ortaklara veya belirli kişilere tanınan, sermaye dışında kalan ayrıcalıklı yararlardır. Kuruluş sırasında bu tür menfaatlerin açıklanması ve denetlenmesi gerekir.
Ayni sermaye, ayni devralmalar ve özel menfaatler: hangi şartlar aranır?
- Limited şirket kurulurken veya sermaye konulurken ayni sermaye söz konusu olmalıdır.
- Ayni sermaye konulması, anonim şirket hükümlerine göre yapılmalıdır; bu hükümler kuruluş sırasında değer biçme ve denetim usullerini içerir.
- Ayınların veya işletmelerin devralınması söz konusu ise bu işlem de anonim şirketlere ilişkin kurallara tabi olmalıdır.
- Özel menfaatler öngörülmüşse bunlar da anonim şirket hükümlerine göre belirlenmiş ve açıklanmış olmalıdır.
Ayni sermaye, ayni devralmalar ve özel menfaatler: hangi sonuçları doğurur?
- Ayni sermaye konulan limited şirkette, sermayenin değer biçmesi ve sicile işlenmesi anonim şirket hükümlerine göre yapılır.
- Ayni sermaye konulmamış veya bu hükümlere uyulmamışsa, sermaye koyma borcunun ifası eksik kalır ve bu durum ortaklık ilişkisinde sonuç doğurur.
- Madde hizmet edimi, kişisel emek veya ticari itibarın sermaye olarak konulmasına izin vermez; bu değerler için ayrı yasak m.581 ile getirilmiştir.
- Madde, anonim şirket hükümlerini yollamakla yetinir; bu hükümlerde bulunmayan bir kuralı kendiliğinden getirmez.
Ayni sermaye ile nakdi sermaye arasındaki fark nedir?
Ayni sermaye, sermayenin mal veya hak olarak konulmasıdır ve değer biçilmesini gerektirir.
Nakdi sermaye, para olarak konulan sermayedir ve değer biçme gerektirmez.
Ayni sermayede bu madde uyarınca anonim şirket hükümleri, yani bilirkişi değer biçmesi ve ilgili sicile şerh gibi kurallar uygulanır.
Ayni sermaye ile ayınların devralınması arasındaki fark nedir?
Ayni sermaye, ortağın şirkete sermaye olarak koyduğu değerdir.
Ayınların devralınması, şirketin kuruluşta bir kişiden belirli malvarlığı değerlerini satın almasıdır.
Her iki durumda da anonim şirket hükümleri uygulanır; devralmada ayrıca kuruluştaki değer biçme ve hile önleme kuralları devreye girer.
Kuruluş ile kuruluş sonrası işlem arasındaki fark nedir?
Kuruluş sırasında yapılan ayni sermaye ve devralma işlemleri bu madde kapsamındadır.
Kuruluştan sonra yapılan işlemler bu maddenin doğrudan kapsamında değildir.
Kuruluş sonrası yapılan devralmalar için ayrı hükümler (m.356 ve m.342 bağlamı) incelenmelidir.
Ayni sermaye, ayni devralmalar ve özel menfaatler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Madde metnindeki yollamayı, limited şirkete özgü ayni sermaye kurallarının yerine geçen bağımsız bir düzenleme sanmak; yollama anonim şirket hükümlerini getirir.
- Hizmet edimi, kişisel emek veya ticari itibarı anonim şirket yollaması üzerinden ayni sermaye saymak; bu değerler m.581 uyarınca sermaye olamaz.
- Kuruluş sırasındaki devralma kurallarını kuruluştan sonraki işlemlere de uygulamak; iki yıllık sınır (m.356) ayrı bir hükümdür.
- Bilirkişi değer biçmesini yapılmamış saymak yerine, sadece nakdi değer beyanı yeterli saymak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, limited şirkete ayni sermaye konulmasında anonim şirket hükümlerinin, özellikle bilirkişi değer biçmesi ve sicile şerh kurallarının uygulanmasını istemektedir. (Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/339 E., 2025/592 K., 24.09.2025; Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/211 E., 2025/172 K., 26.03.2025; Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/214 E., 2025/157 K., 24.03.2025; Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/192 E., 2025/145 K., 19.03.2025)
- Mahkemeler, taşınmazın ayni sermaye olarak konulmasında bilirkişi tarafından belirlenen değerin ve tapuya şerhin varlığını aramaktadır. (İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/569 E., 2025/150 K., 05.03.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Ayni sermayeyi ileri süren taraf, konulan değerin varlığını, devredilebilirliğini ve nakden değerlendirilebilirliğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Taşınmaz için tapu kaydı ve tapuya şerh belgesi, fikri mülkiyet hakları için özel sicil kaydı yazılı delil olarak kullanılır.
- Değer biçme için bilirkişi raporu, alacaklar için yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir raporu aranır.
- Ayni sermaye konulmadığını ya da değerinin eksik olduğunu ileri süren taraf bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.581: Limited şirkete sermaye olarak konulabilecek değerleri ve konulamayacak olanları (hizmet edimi, ticari itibar, vadesi gelmemiş alacak) belirler. Maddenin ayni sermaye kapsamını sınırlar.
- 6102 sayılı Kanun m.343: Ayni sermaye ve devralınan işletme ve ayınlara bilirkişilerce değer biçilmesini düzenler; yollama yoluyla limited şirkete de uygulanır.
- 6102 sayılı Kanun m.128: Taşınmaz, fikri mülkiyet hakları ve taşınırların ayni sermaye olarak kabul edilmesi için gereken şerh, kayıt ve tevdi koşullarını düzenler.
- 6102 sayılı Kanun m.356: Kuruluştan sonra iki yıl içinde yapılan devralmalar için ayrı bir sınırlama getirir; bu madde ile birlikte değerlendirilir.
TTK m.579 — Emredici hükümler
Madde, limited şirketlere ilişkin TTK hükümlerinden sapmanın sınırını çizer: şirket sözleşmesi, kanunun limited şirketlere ilişkin hükümlerinden yalnızca kanunda buna açıkça izin verilmişse sapabilir. Ayrıca diğer kanunların öngördüğü tamamlayıcı nitelikteki şirket sözleşmesi hükümlerinin o kanuna özgülenmiş olarak hüküm doğuracağını düzenler. Maddenin uygulandığı kişiler, limited şirket esas sözleşmesini düzenleyen ortaklar ve bu sözleşmenin yorumu ve geçerliliği bakımındaki ilişkilerdir. Madde, emredici hükme aykırılığın yaptırımını (butlan, iptal edilebilirlik ya da geçersizlik) düzenlemez. Madde, sözleşmenin ticaret siciline tescil usulünü düzenlemez (m.572 ve tescile ilişkin hükümler). Madde, yedek (tamamlayıcı) hükümlerin genel sıralamasını ve TTK'nın genel ticari hükümlerini düzenlemez. Madde, anonim şirketlere ilişkin emredici hükümler konusunu düzenlemez (m.340 ve buna karşılık gelen hükümler).
Emredici hükümler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Emredici hüküm
- Tarafların sözleşmeyle aksini kararlaştıramayacağı, mutlaka uygulanması gereken kanun hükmüdür. Hükmün hangi kanunda yer aldığı önemli değildir; kanunda açıkça izin verilmedikçe sapma mümkün değildir.
- Sapma (esas sözleşmeyle sapma)
- Şirket sözleşmesinin kanunun limited şirketlere ilişkin bir hükmünden farklı bir düzenleme getirmesidir. Sapmanın geçerli olabilmesi için kanunda bu konuda açık bir izin bulunması gerekir.
- Tamamlayıcı nitelikteki şirket sözleşmesi hükmü
- Diğer kanunların öngörmesine izin verdiği, sözleşmeye bırakılmış hükümdür. Bu hükümler genel TTK rejiminden değil, doğrudan izin veren o kanuna özgülenmiş olarak hüküm doğurur.
- Açık izin
- Kanunun sapmaya ilişkin metninde 'sözleşmede kararlaştırılabilir' ya da benzer biçimde ifade edilen açık yetkilendirmedir. Yorumla, kanunun sessizliğinden sapma çıkarılamaz.
Emredici hükümler: hangi şartlar aranır?
- Sapmanın konusu, limited şirketlere ilişkin bir TTK hükmü olmalıdır.
- Sapmaya bu hükmün kendisinde veya kanunun ilgili başka bir hükmünde açık izin bulunmalıdır; kanunun sessizliği sapma için yeterli değildir.
- Sapma şirket sözleşmesiyle yapılmalıdır; genel kurul kararı veya yönetim kurulu iç yönergesi bu işlevi göremez.
- Düzenlemenin emredici hükmün kapsamı içinde kalması, izin verilen ölçüyü aşmaması gerekir.
- Diğer kanunun öngördüğü tamamlayıcı şirket sözleşmesi hükmü için, o kanunun izin verdiği çerçevede ve yalnızca o kanuna özgülenmiş olarak hüküm doğurması gerekir.
Emredici hükümler: hangi sonuçları doğurur?
- Kanunda açıkça izin verilen hallerde şirket sözleşmesi limited şirketlere ilişkin TTK hükümlerinden sapabilir ve bu düzenleme geçerli hüküm doğurur.
- Kanunda açıkça izin verilmeyen hallerde şirket sözleşmesinde sapma içeren hüküm emredici hükme aykırı olur; bu hüküm geçersizdir veya yaptırıma tabi tutulur.
- Diğer kanunların öngördüğü tamamlayıcı şirket sözleşmesi hükümleri, o kanuna özgülenmiş olarak uygulanır.
- Sözleşmede yer almayan ve emredici olmayan hükümler için yedek hukuk kuralları uygulanır; bu hükümler sözleşmeyle değiştirilebilir.
- Kanunun sessiz kaldığı konularda sapma kabul edilmez; bu durumda kanunun emredici hükmü uygulanır.
Açıkça izin verilen sapma ile izinsiz sapma arasındaki fark nedir?
Kanunda sapmaya açık izin bulunan hüküm; sözleşme bu izin ölçüsünde farklı düzenleme yapabilir.
Kanunda izin bulunmayan emredici hüküm; sözleşmeyle farklı düzenleme yapılamaz.
İzinli sapma geçerli hüküm doğurur; izinsiz sapma emredici hükme aykırılık olur ve yaptırımına tabi olur.
Genel TTK hükmü ile diğer kanunun tamamlayıcı şirket sözleşmesi hükmü arasındaki fark nedir?
Limited şirketlere ilişkin TTK hükümleri; sapma yalnızca bu kanunda açıkça izin verilmişse mümkündür.
Diğer kanunun izin verdiği tamamlayıcı şirket sözleşmesi hükmü; o kanuna özgülenmiş olarak hüküm doğurur.
Diğer kanunun izin verdiği hüküm, TTK'nın genel sapma rejiminden değil, kendi kanunundaki izin çerçevesinden geçerlilik kazanır.
Esas sözleşme ile genel kurul kararı veya iç yönerge arasındaki fark nedir?
Sapma düzenlemesi şirket sözleşmesi ile yapılır.
Genel kurul kararı veya yönetim kurulu iç yönergesi ile bir sapma düzenlemesi yapılamaz.
Sapma ancak sözleşmeye konulan hükümle geçerli olur; kararlar ve yönergeler bu işlevi göremez.
Emredici hükümler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Kanunun sessizliğini sapma izni saymak; sapma için açık izin aranması gerekir.
- Genel kurul kararını veya yönetim kurulu iç yönergesini esas sözleşme yerine koymak; sapma yalnızca esas sözleşmeyle olanaklıdır.
- Diğer kanunun tamamlayıcı şirket sözleşmesi hükmünü TTK'nın genel sapma rejimine göre değerlendirmek; bu hükümler kendi kanunlarına özgülenmiş olarak hüküm doğurur.
- Emredici hükme aykırılığın sonucunu otomatik olarak butlan saymak; aykırılığın niteliğine göre farklı yaptırımlar gündeme gelebilir.
Nasıl ispat edilir?
- Sapmanın geçerliliğini ileri süren taraf, sapmanın kanunda açıkça izin verilen bir hükme dayandığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Sapmaya dayanılan düzenlemenin şirket sözleşmesinde yer aldığı, ticaret siciline tescil edilmiş esas sözleşme metniyle ispatlanır; genel kurul kararı veya iç yönerge bu iş için yeterli değildir.
- Karşı taraf, sözleşmedeki hükmün emredici bir TTK hükmüne aykırı olduğunu ileri sürdüğünde, bu aykırılığı kanunun sessizliği veya izin bulunmaması üzerinden ispatlamakla yükümlüdür; ilgili kanun maddesinin metni bu konuda belirleyicidir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.572: Limited şirket esas sözleşmesinin asgari içeriğini ve şeklini düzenler; sapma düzenlemelerinin sözleşmede yer alması gerektiğinin temel dayanağıdır.
- 6102 sayılı Kanun m.340: Anonim şirketlere ilişkin aynı nitelikteki hüküm; madde gerekçesinde bu maddenin özdeşi olduğu belirtilmiştir.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| yedi gün | m.574 | (2) Ortak sayısı bire düşerse durum, bu sonucu doğuran işlem tarihinden itibaren yedi gün içinde müdürlere yazıyla bildirilir. |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
20 karar- Hukuk Genel Kurulu, 2023/976 E., 2025/98 K., 05.03.2025İlgili madde: m.573
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/6802 E., 2024/2994 K., 18.04.2024İlgili madde: m.576
- 11. Hukuk Dairesi, 2023/6368 E., 2024/55 K., 08.01.2024İlgili madde: m.574
- 11. Hukuk Dairesi, 2021/6736 E., 2023/231 K., 16.01.2023İlgili madde: m.578
- 8. Daire, 2018/7076 E., 2022/4520 K., 29.06.2022İlgili madde: m.575
- 11. Hukuk Dairesi, 2017/2640 E., 2019/61 K., 07.01.2019İlgili madde: m.574
- 23. Hukuk Dairesi, 2015/313 E., 2015/1658 K., 16.03.2015İlgili madde: m.576
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/2036 E., 2026/623 K., 06.04.2026İlgili madde: m.573
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2023/1085 E., 2026/81 K., 22.01.2026İlgili madde: m.573
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2024/148 E., 2025/1581 K., 11.12.2025İlgili madde: m.579
Diğer 10 karar
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/339 E., 2025/592 K., 24.09.2025İlgili madde: m.578
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2024/3284 E., 2025/944 K., 10.04.2025İlgili madde: m.573
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/211 E., 2025/172 K., 26.03.2025İlgili madde: m.578
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/214 E., 2025/157 K., 24.03.2025İlgili madde: m.578
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/192 E., 2025/145 K., 19.03.2025İlgili madde: m.578
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/569 E., 2025/150 K., 05.03.2025İlgili madde: m.578
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2024/1187 E., 2024/2011 K., 26.12.2024İlgili madde: m.573
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2024/426 E., 2024/593 K., 17.04.2024İlgili madde: m.574
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/794 E., 2023/629 K., 04.07.2023İlgili madde: m.577
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2020/1450 E., 2022/1884 K., 15.12.2022İlgili madde: m.573
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 15.07.2016 (m.575).
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 9. Limited Şirket bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış