TBK Madde 486V. Yüklenicinin ölümü veya yeteneğini kaybetmesi
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.
Kısaca
TBK m.486, eser sözleşmesinde yüklenicinin kişisel niteliklerinin göz önünde tutulduğu sözleşmelerin, yüklenicinin ölümü veya kusuru olmaksızın eseri tamamlama yeteneğini kaybetmesi halinde kendiliğinden sona ermesini ve bu durumda işsahibinin eserin tamamlanan kısmını kabul edip karşılığını ödeme yükümlülüğünü düzenler. Hüküm, gerçek kişi yüklenicilerin yanında, kişisel nitelikleri esas alınmış sözleşmelerde tüzel kişi yüklenicilere de kıyasen uygulanır.
Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.
Yüklenicinin kişisel özellikleri göz önünde tutularak yapılmış olan sözleşme, onun ölümü veya kusuru olmaksızın eseri tamamlama yeteneğini kaybetmesi durumunda kendiliğinden sona erer. Bu durumda işsahibi, eserin tamamlanan kısmından yararlanabilecek ise, onu kabul etmek ve karşılığını vermekle yükümlüdür.
Madde gerekçesi
818 sayılı Borçlar Kanununun 371 inci maddesini karşılamaktadır. Tasarının tek fıkradan oluşan 486 ncı maddesinde, yüklenicinin ölümünün veya yeteneğini kay betmesinin eser sözleşmesi üzerindeki etkisi düzenlenmektedir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 371 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan "V. Müteah hidin vefatı yahut aczi" şeklindeki ibare, Tasarıda "V. Yüklenicinin ölümü veya yeteneğini kay betmesi" şeklinde değiştirilmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 371 inci maddesi iki fıkradan oluştuğu hâlde, bu fıkralarda bir biriyle bağlantılı konuların düzenlendiği göz önünde tutularak, Tasarının 485 inci maddesi, tek fıkra hâlinde kaleme alınmıştır. 818 sayılı Borçlar Kanununun 371 inci maddesinin birinci fıkrasında kullanılan "mukavele müteahhidin şahsı nazara alınarak yapılmış ise" şeklindeki ibare, Tasanda "Yüklenicinin kişisel özel likleri göz önünde tutularak yapılmış olan sözleşme" şekline dönüştürülmüştür. 818 sayılı Borçlar Kanununun 371 inci maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan "Bu takdirde yapılan miktarın kullanılması kabil ise" şeklindeki ibare, Tasarıda "Bu durumda işsahibi eserin tamamlanan kısmından yararlanabilecek ise" şeklinde ifade edilmiştir. Sistematik yapısı ile metninde yapılan düzeltme ve anlaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur. SEKİZİNCİ BÖLÜM Yayım Sözleşmesi 818 sayılı Borçlar Kanununda "On İkinci Bap / Neşir mukavelesi" şeklindeki üst başlık Tasarı da, Sekizinci Bölüm / Yayım Sözleşmesi" şeklinde değiştirilmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanununun Onikinci Babının üst başlığında kullanılan "Neşir Mukavelesi" terimi yerine, "yayım sözleşmesi", bu sözleşmeye ilişkin maddelerde kullanılan "eserin müellifi" yerine, "yayımlatan", "naşir" yerine de "yayımcı" terimlerinin kullanılması tercih edilmiştir.
Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge
Bu maddedeki kavramlar
- Eseri tamamlama yeteneğinin kaybı
- Kendiliğinden ileriye etkili sona erme
- Kişisel nitelikler
- Sürekli imkânsızlık
- Tamamlanan kısım
Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.
Bu maddeyi uygulayan kararlar
123 karar arasından seçildi- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi · E. 2022/918 · K. 2024/154 · T. 14.03.2024İlk dereceRet
Eser sözleşmesi, Türk Borçlar Kanunu 470. ve 486. maddeleri arasında düzenlenip md.470’de, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır.
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi · E. 2025/811 · K. 2025/694 · T. 16.07.2025İstinafRet
6098 sayılı Türk Borçları Kanunu'nun 486.maddesinde, yüklenicinin kişisel özellikleri gözönünde tutularak (örn. ressam) yapılmış olan eser sözleşmesinin onun ölümü ile sona ereceği düzenlemesine yer verilmiştir.
Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Bu maddeye özel soru
Çağdaş mimarinin öncülerinden olan Mimar (M), bir vakıf (V) için ikonik bir müze binası tasarlamayı üstlenmiştir. Sözleşmede, projenin (M)'nin özgün sanatsal vizyonu ve kişisel üslubu doğrultusunda hazırlanacağı özellikle belirtilmiştir. (M), avan projeyi tamamlayıp vakfa sunduktan sonra, uygulama projelerini hazırlamaya başlamadan ani bir şekilde vefat etmiştir. (M)'nin mirasçıları, (M) ile aynı mimarlık ofisinde çalışan ve projeye hâkim olan yetenekli bir mimar ekibinin işi tamamlayabileceğini (V)'ye bildirmişlerdir. Bu durumda, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre taraflar arasındaki eser sözleşmesinin hukuki akıbeti ve (V)'nin hakları hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A) Mirasçıların külli halefiyet ilkesi gereğince, (M)'nin tüm borçları mirasçılara geçtiğinden, mirasçılar ehil bir başka mimar aracılığıyla eseri tamamlamakla yükümlüdür ve (V) bu ifayı kabul etmek zorundadır.
- B) Sözleşme, Mimar (M)'nin kişisel özellikleri ve sanatsal yetenekleri ön planda tutularak akdedildiğinden, ölümüyle birlikte başkaca bir işleme gerek kalmaksızın kendiliğinden sona erer.
- C) (M)'nin ölümü, ifanın gecikmesine yol açan bir temerrüt hali olarak değerlendirilir ve (V), sözleşmeden dönmeden önce mirasçılara işin tamamlanması için Türk Borçlar Kanunu'nun temerrüde ilişkin hükümleri uyarınca uygun bir süre vermelidir.
- D) İş sahibi (V), yüklenicinin ölümü nedeniyle sözleşmenin feshini talep edebilir ve bu durumda fesih nedeniyle uğradığı olumsuz (menfi) zararlarının tazminini mirasçılardan isteyebilir.
- E) Sözleşme sona erdiğinden, (V)'nin o ana kadar yapılan ve kendisi için kullanılabilir nitelikte olan avan proje için mirasçılara herhangi bir bedel ödeme veya yapılan masrafları karşılama yükümlülüğü ortadan kalkar.