HMK › Genel hükümler › Hâkimin yasaklılığı, reddi ve hukuki sorumluluğu

Hâkimin davaya bakmaktan yasaklılığı ve reddi

HMK m.34–45Medeni Usul HukukuSon değişiklik: 22.07.2020 (m.38)

Kısaca

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 34. maddesi, hâkimin davaya bakmasının yasak olduğu halleri ve bu hallerde hâkimin talep olmasa bile çekinme yükümlülüğünü düzenler. HMK m.35, hâkimin yasaklılık sebebiyle verilen çekinme kararına karşı başvuru yolunu ve bu kararın sonucunda önceki işlemlerin ve hükümlerin akıbetini düzenler.

Kapsam

Bu konu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.34–45 hükümlerini kapsar.

HMK m.34 — Yasaklılık sebepleri

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 34. maddesi, hâkimin davaya bakmasının yasak olduğu halleri ve bu hallerde hâkimin talep olmasa bile çekinme yükümlülüğünü düzenler. Madde; hâkimin kendi davası veya doğrudan ya da dolayısıyla ilgili olduğu dava, eşinin, altsoy ve üstsoyunun, evlatlığının, belirli derecedeki kayın hısımlarının, nişanlısının davası ile hâkimin taraflardan birinin vekili, vasisi, kayyımı veya yasal danışmanı sıfatıyla hareket ettiği davayı kapsar. Hüküm, davanın taraflarıyla hâkim arasındaki kişisel ve mesleki ilişkiye bağlı yasaklılık hallerini kapsar ve hâkimin davaya bakması hâlinde yasaklılık sebebi tek tek sayılmıştır. Hâkimin reddi sebepleri (m.36), bizzat çekilmenin usulü (m.37-39), çekinme kararına karşı başvuru ve işlemlerin iptali (m.35) ile ret usulü (m.38) bu maddenin kapsamında değildir. Dava sırasında hâkimin tarafsızlığından şüphe doğuran diğer hâller de bu maddede yasaklılık sebebi sayılmaz.

Yasaklılık sebepleri: hangi kavramlar bilinmeli?

Yasaklılık (çekinme zorunluluğu)
Maddede sayılan hallerden birinin varlığında hâkimin davaya bakamayacağı ve taraf talep etmese bile çekinmek zorunda olduğu durumdur. Sayılan haller sınırlıdır; bunların dışında hâkim davadan çekinemez.
Doğrudan veya dolayısıyla ilgi
Hâkimin davanın sonucundan kişisel veya ekonomik olarak etkilendiği durumdur. Hâkimin kendisinin taraf olmadığı, ancak sorumluluk doğması veya dolaylı menfaat elde etmesi gibi bir bağlantının bulunduğu hâlleri de kapsar.
Kayın hısımlığı
Hâkimin eşi üzerinden bağlandığı hısımlıktır; kan veya kendisini oluşturan evlilik bağı kalksa bile üçüncü dereceye kadar olan hısımları kapsar.
Vekil, vasi, kayyım ve yasal danışman sıfatı
Hâkimin taraflardan birinin yerine geçtiği ya da onu temsil ettiği sıfatlardır. Yasaklılık, bu sıfatla hareket edilmiş olmasına bağlanır; davanın hâlen süren ilişkiyle sürmesi şart değildir.
Hâkimin reddi
Maddede sayılmayan, ancak tarafsızlıktan şüphe doğuran hâllerde taraflardan birinin ya da hâkimin kendisinin başvurduğu usul müessesesidir. Yasaklılıktan farklı olarak hâkim, bu hâllerde kendiliğinden çekilmek zorunda değildir.

Yasaklılık sebepleri: hangi şartlar aranır?

  • Davada hâkimin doğrudan ya da dolayısıyla ilgisi bulunmalıdır; hâkimin kendisine ait davalarda ya da davanın sonucundan kişisel veya ekonomik olarak etkilenmesi durumunda yasaklılık doğar.
  • Dava, hâkimin eşinin davası olmalıdır; evlilik bağı sonradan kalkmış olsa dahi yasaklılık devam eder.
  • Dava, hâkimin kendisinin ya da eşinin altsoy veya üstsoyunun davası olmalıdır.
  • Dava, hâkimle arasında evlatlık bağı bulunan kişinin davası olmalıdır.
  • Dava, üçüncü dereceye kadar olan kayın hısımlarını da kapsayacak biçimde, kan bağı ya da bağlantıyı kuran evlilik sona erse bile kayın hısımlığı bulunanların davası olmalıdır.
  • Dava, hâkimin nişanlısının davası olmalıdır.
  • Hâkim, davada iki taraftan birinin vekili, vasisi, kayyımı veya yasal danışmanı sıfatıyla hareket etmiş olmalıdır; bu sıfatla davadaki ilişkinin dava sırasında sürmesi şart değildir.
  • Sayılan hallerden birinin varlığında hâkim taraf talep etmese bile davadan çekinmek zorundadır.

Yasaklılık sebepleri: hangi sonuçları doğurur?

  • Maddede sayılan hallerden birinin varlığında hâkim davaya bakamaz ve taraf talep etmese bile çekinmek zorundadır.
  • Yasaklılık sebebi bulunan hâkim davaya bakarsa, bu durum yeniden yargılama sebebi oluşturur.
  • Maddede sayılmayan bir nedenle hâkim davadan çekinemez; bu tür hallerde ancak ret usulü işletilebilir.
  • Yasaklılık sebebi, hâkimin davaya bakmasından önce veya sırasında mevcut olmalıdır; sonradan oluşan bir ilişki yasaklılık doğurmaz.
  • Hâkim, eşinin davasında evlilik bağı sona ermiş olsa bile çekinmek zorundadır.
  • Çekinme kararına karşı üst mahkemeye başvurulabilir ve hâkimin önceki işlemleri iptal edilebilir (m.35).

Yasaklılık (m.34) ile hâkimin reddi (m.36) arasındaki fark nedir?

Yasaklılık, maddede sayılan hallerde hâkimin tarafsızlığının mutlak olarak kabul edildiği durumdur; hâkim taraf talep etmese de çekinmek zorundadır.

Ret sebebi, tarafsızlıktan şüphe doğuran önemli bir sebep olup m.36'da örnekleri verilmiş, ancak sınırlı olmayan hâllerdir.

Yasaklılık hâlinde hâkim kendiliğinden çekinir ve davaya bakarsa yeniden yargılama sebebi doğar; ret hâlinde taraf ret talebinde bulunmalı ya da hâkim bizzat çekilebilmelidir.

Eşin davası ile eşin doğrudan ya da dolayısıyla ilgili olduğu dava arasındaki fark nedir?

Madde (b) bendi, eşinin davasını yasaklılık sebebi sayar.

Eşin doğrudan veya dolayısıyla ilgili olduğu dava, maddede açıkça eşin davası olarak değil, bu bendin dışında kalır.

Eşin davacı veya davalı olduğu davalar yasaklılık kapsamındadır; eşin yalnızca ilgili olduğu davalarda yasaklılık sebebi bulunmadığı kabul edilir, bu durumda yalnızca ret sebebi doğabilir.

Hâkimin kendi davası veya ilgili olduğu dava (a bendi) ile eşin, akrabanın vb. davası (b-e bentleri) arasındaki fark nedir?

a bendi, hâkimin kendisine ait veya doğrudan ya da dolayısıyla ilgili olduğu davayı kapsar.

b-e bentleri kişisel yakınlık temeline dayanır ve davanın taraf olan belirli kişinin davası olmasını arar.

a bendinde ilgi ölçütü davanın sonucundaki menfaattir; b-e bentlerinde ise dava tarafının kim olduğu belirleyicidir.

Vekil, vasi, kayyım, yasal danışman (f bendi) ile avukat yakınlığı arasındaki fark nedir?

f bendi, hâkimin taraflardan birinin vekili, vasisi, kayyımı veya yasal danışmanı sıfatıyla hareket etmesini yasaklar.

Hâkimle taraf vekili olan avukat arasındaki yakınlık, m.34 kapsamında yasaklılık sebebi değildir; Avukatlık Kanunu'nda ayrıca düzenlenmiştir.

Avukat yakınlığı nedeniyle hâkim çekinmez; bu durumda avukatın davada bulunma yasağı gündeme gelir.

Yasaklılık sebepleri: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Hâkimin eşinin yalnızca ilgili olduğu davayı, eşinin davası gibi değerlendirerek yasaklılık sebebi saymak; bu durumda yalnızca ret sebebi doğabilir.
  • Tarafsızlıktan şüphe doğuran bir hâli (örneğin hâkimin taraflardan biriyle düşmanlığı) m.34 kapsamında yasaklılık olarak değerlendirmek; bu hâller m.36'da ret sebebidir.
  • Hâkimin dava sırasında taraf vekili ile yakınlığı bulunduğu için kendiliğinden çekinmesi gerektiğini düşünmek; bu yakınlık m.34 kapsamında değildir, avukatın yasağı söz konusudur.
  • Vekil, vasi, kayyım veya yasal danışman sıfatının dava sırasında devam etmesini aramak; sıfatla hareket edilmiş olması yeterlidir.
  • Evlilik bağı kalktıktan sonra eşin davasında yasaklılığın bulunmadığını düşünmek; madde açıkça evlilik bağı kalksa bile yasaklılığın devam ettiğini belirtir.
  • Maddede sayılmayan bir nedenle hâkimin kendiliğinden davadan çekilebileceğini kabul etmek; madde sınırlı sayıdır ve bu tür çekinme m.34 kapsamında değildir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yasaklılık sebeplerinin sınırlı sayıda olduğu ve bunların dışında hâkimin kendiliğinden çekinemeyeceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2013/2379 E., 2014/116 K., 19.02.2014)
  • Hâkimin eşinin, altsoy veya üstsoyunun, evlatlığının, kayın hısımlarının ya da nişanlısının davacı veya davalı olduğu davalarda yasaklılık bulunduğu, eşin ya da yakının yalnızca ilgili olduğu davalarda ise yasaklılık sebebi bulunmadığı kabul edilmektedir. (8. Daire, 2024/3839 E., 2024/4395 K., 10.09.2024)
  • Hâkimin kendisine ait olan veya doğrudan ya da dolayısıyla ilgili olduğu davada yasaklılığın bulunduğu, bu ilginin davanın sonucundan menfaat ya da kişisel sorumluluk doğması ile ortaya çıktığı kabul edilmektedir. (8. Daire, 2024/3207 E., 2024/4101 K., 04.07.2024)
  • Sayılmayan hâllerde hâkimin kendiliğinden çekinmesinin m.34 kapsamında olmadığı, bunun ancak m.36 kapsamında ret sebebi oluşturabileceği kabul edilmektedir. (10. Daire, 2021/5010 E., 2025/1991 K., 14.04.2025)
  • Hâkim ile taraf vekilinin yakınlığının m.34 kapsamında yasaklılık sebebi olmadığı, bu durumda çekinmesi gerekenin avukat olduğu kabul edilmektedir. (10. Daire, 2021/6437 E., 2025/1994 K., 14.04.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Yasaklılık sebebini ileri süren taraf, hâkimle davanın taraflarından biri arasındaki ilişkinin (eşlik, hısımlık, evlatlık, nişanlılık, vekillik gibi) varlığını ispatlamakla yükümlüdür; bu ilişki genellikle nüfus kaydı, aile kütüğü veya vekâletname ile kanıtlanır.
  • Hâkimin kendisine ait veya doğrudan ya da dolayısıyla ilgili olduğu davada ilginin varlığını ileri süren taraf, davanın sonucundan hâkimin menfaat elde edeceğini veya kişisel sorumluluk doğacağını göstermelidir.
  • Hâkimin vekil, vasi, kayyım veya yasal danışman sıfatıyla hareket ettiğini ileri süren taraf, bu sıfatın varlığını resmi belge (vekâletname, mahkeme kararı) ile ispatlamalıdır.
  • Hâkimin çekinmesi gerektiği ileri sürülüyorsa, sayılan hâlden birinin bulunduğu ispatlanmadıkça hâkimin çekinmek zorunda olmadığı kabul edilir; sayılmayan hâller ret sebebi olarak ileri sürülmelidir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6100 sayılı Kanun m.35: Çekinme kararının sonuçlarını ve üst mahkemeye başvuruyu düzenler; m.34 kapsamında bulunan hâkimin yaptığı işlemlerin iptalini mümkün kılar.
  • 6100 sayılı Kanun m.36: Hâkimin reddi sebeplerini düzenler; m.34'te sayılmayan ancak tarafsızlıktan şüphe doğuran hâller için ayrı bir rejim öngörür.
  • 6100 sayılı Kanun m.37: Reddini gerektiren sebep varken hâkimin bizzat çekilmemesi halinde taraflara tanınan süreyi ve hâkimin davaya bakabileceği sınırı düzenler.
  • 6100 sayılı Kanun m.38: Ret talebinin usulünü ve süresini düzenler; m.34'teki çekinme için bu usul gerekmez.
  • 6100 sayılı Kanun m.39: Hâkimin bizzat çekilmesinin usulünü düzenler; m.34 kapsamındaki çekinme zorunluluğu ile birlikte uygulanır.
  • Avukatlık Kanunu: Hâkimle yakın hısımlığı bulunan avukatın belirli davalarda avukatlık yapmasını yasaklar; m.34 kapsamında hâkimin çekinmesi gerektiren bir hal değildir.

HMK m.35 — Çekinme kararının sonuçları

Madde, hâkimin yasaklılık sebebiyle verilen çekinme kararına karşı başvuru yolunu ve bu kararın sonucunda önceki işlemlerin ve hükümlerin akıbetini düzenler. Hükmün dayandığı yasaklılık hâlleri (m.34) ile çekinme usulü, hâkimin reddi ve ret usulü bakımından başka maddelerde yer alır. Madde, çekinme kararını veren hâkim, çekinmesi gereken hâkim ve bu hâkimin huzurunda yapılan işlemler bakımından uygulanır. Madde şunları düzenlemez: çekinmenin dayanağı olan yasaklılık hâlleri (m.34), hâkimin reddi sebepleri ve ret talebinin usulü (m.36-38), reddi hâkim talebinin incelenmesi ve kararı (m.39), hâkimin yargılama giderlerine mahkûm edilmesine ilişkin ayrıntılı esaslar ile zarar talebi (genel mahkemelerde, m.35 kapsamı dışında kalan yargılama), ve çekinen hâkimin yerine geçecek hâkimin atanması usulü (m.36 ve izleyen maddeler bakımından ilgili kurallar).

Çekinme kararının sonuçları: hangi kavramlar bilinmeli?

Çekinme kararı
Hâkimin, yasaklılık sebebinin varlığını fark ederek davaya bakmaktan kendiliğinden kaçınmasına ilişkin karardır. Hâkim, taraf talebi olmaksızın bu kararı verir; tek hâkimli mahkemede hâkim kendisi, toplu mahkemede çekinme isteğinde bulunan üye oylamaya katılmadan karar verir.
Üst mahkeme
Çekinme kararına karşı başvurunun yapılacağı merciidir. Çekinme kararını veren mahkemenin üstündeki mahkeme olup, ilk derece mahkemesi hâkimi tarafından verilen kararlarda bölge adliye mahkemesi bu görevi üstlenir.
Yasaklama sebebinin doğduğu tarih
Hâkimin davaya bakmasını yasaklayan hâlin ortaya çıktığı andır. İptal kapsamı bu tarihten itibaren yapılan işlemleri belirler; tarih, somut olayın durumuna göre hâkimin yasaklılığının başladığı anla ilgilidir ve her zaman dava açıldığı tarih değildir.
İptal edilebilir işlem
Hâkimin yasaklılık tarihinden sonra yaptığı ve üst mahkemenin kararıyla geçersiz kılınabilecek usul işlemleridir. Bu işlemlerin iptali zorunlu değildir; üst mahkemenin takdirindedir.
Hüküm ve karar
Yasaklı hâkimin verdiği nihai hüküm ve ara kararlardır. Bunlar, kanunun ayrı bir takdir payı tanımadığı biçimde, doğru olup olmadığına bakılmaksızın iptal edilir.

Çekinme kararının sonuçları: hangi şartlar aranır?

  • Hâkimin davaya bakmasını yasaklayan bir sebebin (m.34) bulunması ve hâkimin bu sebebi fark ederek çekinme kararı vermesi gerekir.
  • Çekinme kararına karşı üst mahkemeye başvurulması gerekir; başvuru, kararın bulunduğu taraflarca veya bu yolu tanınmış diğer kişilerce yapılabilir.
  • Yasaklama sebebinin doğduğu tarihten sonra hâkimin huzuruyla yapılan işlemlerin, üst mahkemenin kararıyla iptal edilmesi için üst mahkemenin bu yönde karar vermesi gerekir.
  • Hüküm ve kararların iptali için ayrı bir takdir yetkisi aranmaz; hâkimin yasaklılık hâli sonrasında verdiği hüküm ve kararlar herhâlde iptal edilir.
  • Yargılama giderlerine hâkimin mahkûm edilebilmesi için üst mahkemenin bu yönde açık karar vermesi gerekir.

Çekinme kararının sonuçları: hangi sonuçları doğurur?

  • Yasaklı hâkimin, yasaklılık tarihinden sonra yaptığı usul işlemleri üst mahkemenin kararıyla iptal edilebilir.
  • Yasaklı hâkimin verdiği hüküm ve kararlar herhâlde iptal edilir ve bu iptalin doğruluk durumuna bakılmaz.
  • Üst mahkeme, usul işlemlerinin iptal edilip edilmeyeceğine takdirle karar verir; bu yetki hüküm ve kararlar bakımından yoktur.
  • Hâkim, bu durumda yargılama giderlerine mahkûm edilebilir.
  • Çekinme kararı ilk derece mahkemesi hâkimince verilmişse bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir.
  • Yasaklılık hâli doğmadan yapılan işlemler ve hâkimin çekinmesinden önce bu hâl ortaya çıkmadığı sürece yapılan işlemler iptal kapsamına girmez.

Çekinme ile ret arasındaki fark nedir?

Çekinme, hâkimin yasaklılık sebebiyle kendiliğinden davadan kaçınmasıdır ve hemen hüküm doğurur.

Ret, taraflardan birinin talebiyle ve tarafsızlıktan şüphe doğuran sebeplere dayanarak yapılan başvurudur; ret için ayrı bir inceleme ve karar gerekir.

Çekinme kararına karşı bu maddedeki iptal ve başvuru sonuçları uygulanır; ret ise m.36-39 usulüne tabidir.

Yasaklı hâkimin işlemleri ile hükümleri arasındaki fark nedir?

Hâkimin yasaklılık tarihinden sonra yaptığı usul işlemleri üst mahkemenin takdirine bağlı olarak iptal edilebilir.

Hâkimin verdiği hüküm ve kararlar ise herhâlde iptal olunur.

Hükümlerde takdir payı yoktur; usul işlemlerinde ise üst mahkeme iptal etmeyebilir.

İlk derece hâkimi ile üst mahkeme kararı arasındaki fark nedir?

Çekinme kararı ilk derece mahkemesi hâkimince verilmişse üst mahkeme bölge adliye mahkemesidir.

Çekinme kararı başka bir merciince verilmişse başvuru yolu ve üst merci farklı olabilir.

İlk derece hâkimi kararına karşı bölge adliye mahkemesinin vereceği karar kesindir; bu karara karşı başka kanun yolu açık değildir.

Çekinme kararının sonuçları: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Çekinme kararını reddi hâkim usulüyle karıştırmak; çekinmede ret talebi ve ayrı bir inceleme aranmaz, karar hemen hüküm doğurur.
  • Hükümlerin iptalini üst mahkemenin takdirine bağlamak; hüküm ve kararlarda iptal kendiliğinden doğar, takdir yalnız usul işlemleri içindir.
  • Yasaklılık tarihini dava açılış tarihiyle özdeşleştirmek; yasaklılık, hâkimin hâlin farkına vardığı ya da varması gerektiği tarihten değil, hâlin doğduğu tarihten başlar.
  • Hâkimin çekinme kararını verdiği tarihten önceki işlemleri de iptal edilebilir sanmak; iptal yalnız yasaklılık tarihinden sonraki işlemleri kapsar.
  • Hâkimin yargılama giderlerine mahkûm edilmesini otomatik saymak; bu karar üst mahkemenin takdiridir ve hâkimin ihmalinin bulunması gerekir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Çekinme kararına karşı başvuru üzerine üst mahkemenin, yasaklılık tarihinden sonra yapılan işlemleri iptal edip etmeyeceğini kendi takdiriyle belirlediği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi, 2020/341 E., 2020/485 K., 17.12.2020; 10. Hukuk Dairesi, 2025/4758 E., 2025/7343 K., 30.04.2025)
  • Yasaklı hâkimin verdiği hüküm ve kararların iptalinin kendiliğinden ve takdir yetkisi olmaksızın gerçekleştiği kabul edilmektedir. (10. Hukuk Dairesi, 2025/4758 E., 2025/7343 K., 30.04.2025; 8. Daire, 2024/3839 E., 2024/4395 K., 10.09.2024)
  • Çekinme kararına karşı yapılan incelemede, ilk derece hâkimi tarafından verilen çekinme kararlarında bölge adliye mahkemesi kararının kesin olduğu kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi, 2020/341 E., 2020/485 K., 17.12.2020)
  • Bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay temyiz incelemesi sırasında taraflarca ileri sürülmese bile, yasaklı hâkimin sonradan yaptığı işlemlerin iptal edilebileceği kabul edilmektedir. (10. Hukuk Dairesi, 2025/4758 E., 2025/7343 K., 30.04.2025)
  • Yasaklılık tarihinin her zaman dava tarihi olmadığı; yasaklılığın doğuş anının somut olayın koşullarına göre belirlendiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2023/733 E., 2023/987 K., 05.10.2023)
  • Çekinme kararının, yasaklılığın kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle taraf sözleşmesiyle ya da muvafakatle ortadan kaldırılamayacağı kabul edilmektedir. (5. Hukuk Dairesi, 2025/3829 E., 2025/7900 K., 20.05.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Çekinme kararına karşı başvuran taraf, hâkimin yasaklılık hâlinin varlığını ve bu hâlin doğduğu tarihi ispatla yükümlüdür; yasaklılık tarihi belgeyle, örneğin nüfus kaydı, tanık beyanı veya dosya içeriğiyle gösterilir.
  • Hâkimin yasaklılık tarihinden sonraki işlemlerin iptali talebinde, bu işlemlerin tarihini ve hâkimin huzurunda yapıldığını gösteren dosya kayıtları esas alınır.
  • Hüküm ve kararların iptali için yasaklılığın varlığı yeterlidir; kararın doğruluğunu ispat etmek iptal için gerekmez.
  • Hâkimin yargılama giderlerine mahkûm edilmesi talebinde, hâkimin yasaklılık hâlini bilmesi veya bilmesinin gerekmesi ve buna rağmen çekinmemesi ispat konusu yapılır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6100 sayılı Kanun m.34: Çekinme kararını doğuran yasaklılık hâllerini düzenler; m.35 bu hâllerin sonuçlarını belirler.
  • 6100 sayılı Kanun m.36: Hâkimin reddi sebeplerini düzenler; yasaklılıktan farklı olarak ret talebine bağlı bir usul öngörür, m.35'in uygulama alanını ayırt etmek için gerekir.
  • 6100 sayılı Kanun m.37: Reddini gerektiren sebep varken hâkimin bizzat çekilmemesi hâlini düzenler; yasaklılık ile ret ayrımında m.35 ile birlikte okunur.
  • 6100 sayılı Kanun m.39: Reddi hâkim talebinin incelenmesi ve çekilme kararının değerlendirilmesini düzenler; m.35'in uygulandığı çekinme kararından ayrılır.

HMK m.36 — Ret sebepleri

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 36. maddesi, hâkimin davaya bakmaktan yasaklı olmadığı hâlde tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren hâllerde reddini ve kendiliğinden çekilmesini düzenler. Madde, genel ret sebebini ve bu sebebin özellikle kabul edilen beş somut hâlini (öğüt verme, kanunen gerekmediği hâlde görüş açıklama, tanık/bilirkişi/hâkim veya hakem olarak görev yapma, yansoy hısımlık, dava esnasında düşmanlık) sayar. Hükmün kapsamı, hâkimin reddi talebinde bulunabilecek taraflar ve bizzat çekilebilen hâkim bakımından uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular arasında çekinme kararının usulü ve sonuçları (m.35), reddin hangi süre ve şekle bağlı ileri sürüleceği ile ret talebinin incelenmesi (m.38, m.39), hâkimin bizzat çekilmemesinin sonucu (m.37) ve yasaklılık sebepleri (m.34) yer alır.

Ret sebepleri: hangi kavramlar bilinmeli?

Hâkimin reddi
Taraflardan birinin, hâkimin tarafsızlığından şüphe duyulmasını gerektiren önemli bir sebep bulunduğunu ileri sürerek hâkimin davaya bakmasının engellenmesini istemesidir. Ret, hâkimin yasaklılık hâllerinden farklı olarak yasa gereği değil, talep üzerine inceleme sonucu gerçekleşir.
Tarafsızlıktan şüphe
Hâkimin davanın taraflarından birine karşı önyargılı olabileceğini objektif bir gözlemciye düşündürecek nitelikte durum ve ilişkidir. Hâkimin kişisel kanaatinden çok, dışarıdan bakıldığında oluşan görünüm ölçü alınır.
Çekilme
Hâkimin, reddi sebebini kendiliğinden fark ederek davadan kendi isteğiyle ayrılmasıdır. Bu hâlde ret talebi beklenmeden hâkim görevden kendini uzaklaştırır.
Yansoy hısımlık
Kan hısımlığının, birbirinden doğan kişiler arasındaki soy bağıdır. Madde metni dördüncü dereceye kadar olan yansoy hısımları kapsar.
Düşmanlık
Hâkim ile taraf arasında dava veya kişisel çatışma bulunmasıdır. Dava esnasında ortaya çıkan ilişkinin varlığı aranır.

Ret sebepleri: hangi şartlar aranır?

  • Hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması gerekir; bu genel koşul, madde metnindeki belirli hâllerin dışında da uygulanabilir.
  • Madde metninde sayılan hâllerden birinin gerçekleşmesi hâlinde, hâkimin reddi sebebinin varlığı kanunen kabul edilir ve ayrıca tarafsızlık şüphesi aranmaz.
  • Olay, a bendinde öğüt verme veya yol gösterme, b bendinde kanunen gerekmediği hâlde görüş açıklama, c bendinde tanık, bilirkişi, hâkim, hakem olarak görev yapma ya da arabuluculuk veya uzlaştırmacılık yapma, ç bendinde dördüncü dereceye kadar yansoy hısımlık, d bendinde dava esnasında taraflardan biri ile düşmanlık bulunması ile ilgili olmalıdır.
  • Ret sebebi, hâkimin ret talebinin incelenmesinden önce veya çekilme kararından önce ortaya çıkmış olmalıdır.

Ret sebepleri: hangi sonuçları doğurur?

  • Madde 36/1 cümle 2'deki hâllerden birinin varlığı hâlinde ret sebebinin varlığı kabul edilir ve hâkim davaya bakamaz.
  • Genel ret sebebinde, tarafsızlıktan şüphe gerektiren önemli bir sebep bulunması hâlinde taraflardan biri hâkimi reddedebilir.
  • Hâkim, ret sebebi bulunduğunu düşünürse davadan bizzat çekilebilir.
  • Ret sebebi bulunmadığı hâlde reddi talep edilen hâkim, davaya bakmaya devam eder.
  • Ret talebinin reddedilmesi, talebi ileri süren tarafa ret sebebinin bulunmadığını ifade eder ve davanın seyrini değiştirmez.
  • Hâkimin ret sebebi olmaksızın çekilmesi hâlinde ret talebinin incelenmesi gerekir ve merci çekilmenin usule uygun olup olmadığına karar verir.

Genel ret sebebi ile sayılan ret sebepleri arasındaki fark nedir?

Madde 36/1 cümle 1'deki tarafsızlıktan şüphe gerektiren önemli sebep, somut bir olguya bağlanmadan genel olarak ileri sürülebilir.

Madde 36/1 cümle 2'deki a-d bentlerinde sayılan hâller, varlığı kanunen kabul edilen özel sebeplerdir.

Sayılan hâllerde ayrıca tarafsızlık şüphesinin kanıtlanması gerekmez; genel sebepte ise hâkimin tarafsızlığını gösteren somut durumun ortaya konulması gerekir.

Hâkimin kendi çekilmesi ile tarafın reddi arasındaki fark nedir?

Hâkim, reddi sebebini kendiliğinden fark ederek davadan bizzat çekilebilir.

Taraf, ret sebebini öğrendiğinde hâkimi reddetme talebinde bulunur.

Her iki yolda da ret talebi merci tarafından incelenir ve merciin kararıyla hâkimin davaya bakıp bakamayacağı belirlenir.

Ret sebebi ile yasaklılık sebebi arasındaki fark nedir?

Ret sebebi, hâkimin tarafsızlığından şüphe edilmesine dayanır ve talep üzerine incelenir.

Yasaklılık sebebi, m.34 kapsamında kanun gereği hâkimin davaya hiç bakamamasıdır.

Ret sebebinde merci takdir eder; yasaklılıkta ise hâkim kendiliğinden davaya bakamaz.

Hâkim ile taraf vekili arasındaki ilişki ile hâkim ile taraf arasındaki düşmanlık arasındaki fark nedir?

Hâkim ile taraflardan birinin vekili arasında dava veya düşmanlık bulunması, m.36/d kapsamında ele alınmaz.

Hâkim ile taraf arasındaki dava veya düşmanlık m.36/d kapsamında ret sebebidir.

Vekil ile hâkim arasındaki ilişki doğrudan ret sebebi sayılmaz; bu ilişkinin genel ret sebebi kapsamında değerlendirilmesi gerekir.

Arabuluculuk teşvik eden hâkim ile arabuluculuk yapan hâkim arasındaki fark nedir?

Taraflara sulh ve arabuluculuğa teşvik eden hâkim, bu nedenle ret edilemez.

Uyuşmazlıkta arabuluculuk veya uzlaştırmacılık yapan hâkim, m.36/c kapsamında ret sebebi oluşturur.

Teşvik zorunlu olduğundan teşvik tek başına ret sebebi değildir; fiilen arabuluculuk yapılmışsa ret sebebi doğar.

Ret sebepleri: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Madde 36/1 cümle 1 ile cümle 2 arasındaki farkı gözden kaçırmak; sayılan hâllerde tarafsızlık şüphesinin ayrıca aranacağını sanmak.
  • Hâkim ile taraf vekili arasındaki ilişkiyi doğrudan m.36/d kapsamında saymak.
  • Hâkimin yalnız sulha veya arabuluculuğa teşvik etmesini m.36/c kapsamında ret sebebi saymak; teşvikin zorunlu olduğunu ve fiili arabuluculuk ile teşvik arasındaki farkı unutmak.
  • Yansoy hısımlığı derece sınırının dışında kalan kişiler için ret sebebi bulunduğunu düşünmek; yalnız dördüncü dereceye kadar olan yansoy hısımlık sayılır.
  • Hâkimin kendiliğinden çekilmesi hâlinde ret talebinin incelenmesi gerekmediğini sanmak; merci çekilmenin usulüne uygunluğunu inceler.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli sebebin varlığı, soyut bir ihtimal yerine davanın somut koşullarına ve hâkimin davranışlarına bakılarak değerlendirilmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2024/1023 E., 2025/982 K., 16.05.2025)
  • Hâkimin davaya ilişkin hukuki görüşünü açıklaması veya ön inceleme aşamasında tarafsız görünmeyen davranışlar, ret talebinin gerekçesi yapılabilmektedir ancak her usuli ara karar veya müdahale ret sebebi sayılmamaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2023/513 E., 2023/629 K., 12.04.2023)
  • Hâkim ile taraf arasındaki ilişkinin dava dışı ve ilgisiz olduğu hâllerde, yapılan ret talebi yerinde görülmemektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2023/513 E., 2023/629 K., 12.04.2023)
  • Hâkimin, arabuluculuk veya uzlaştırmacılık faaliyetinde bulunmuş olması, m.36/c kapsamında değerlendirilmektedir; ancak yalnız sulha teşvik ret sebebi sayılmamaktadır.
  • Hâkim, ret talebini kabul ederek çekildiğinde, çekilmenin kanuna uygun olup olmadığının merci tarafından ayrıca incelenmesi gerekmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2024/1023 E., 2025/982 K., 16.05.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Ret talebinde bulunan taraf, hâkimin tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren önemli sebebi ileri sürmek ve bunu ispatlamakla yükümlüdür.
  • Sayılan hâllerden birine dayanan taraf, ilgili olguyu (ör. öğüt verme, görüş açıklama, yansoy hısımlık, düşmanlık) yazılı kayıt, tutanak, nüfus kaydı veya tanık gibi delillerle ortaya koyar.
  • Hâkim, kendisine yöneltilen ret sebebinin bulunmadığını ret talebinin incelenmesi sırasında savunma yoluyla ortaya koyabilir.
  • Ret talebinin dayanağı dava dışı veya yalnız reddi sağlamaya yönelik ise, bu husus ret talebinin değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulur.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6100 sayılı Kanun m.34: Hâkimin davaya kanun gereği bakamayacağı yasaklılık hâllerini düzenler; ret sebebinin özel hâlinden ayrıdır.
  • 6100 sayılı Kanun m.35: Hâkimin kendi isteğiyle çekinmesi usulünü düzenler; m.36'daki bizzat çekilme ile birlikte değerlendirilir.
  • 6100 sayılı Kanun m.37: Hâkim ret sebebi bulunduğu hâlde bizzat çekilmezse, taraf ret talebinde bulunana kadar davaya bakabileceğini düzenler.
  • 6100 sayılı Kanun m.38: Ret talebinin en geç ilk duruşmada ileri sürülmesi ve dilekçe şeklini düzenler; m.36'daki sebeplerin kullanılma usulüdür.
  • 6100 sayılı Kanun m.39: Ret talebinin incelenmesi ve merciin kararını düzenler; m.36 kapsamındaki sebeplerin değerlendirilmesinde uygulanır.

HMK m.37 — Hâkimin bizzat çekilmemesi hâli

Madde, hâkimin reddini gerektiren bir sebep bulunmasına rağmen bizzat çekilmemesi hâlinde davaya bakmasının sonucunu düzenler. Hâkimin kendiliğinden çekilmemesi ile taraflardan birinin ret talebi arasındaki süreyi belirler. Kanun, hâkimin ret sebeplerini, ret usulünü ve çekinme kararına karşı başvuruyu ayrı maddelerde düzenler; bu madde yalnız bizzat çekilmeme hâlini ele alır. Madde, hâkim ve zabıt katibi dahil yargılamaya katılan kişiler bakımından uygulanır. Hâkimin reddi sebepleri (m.36), ret talebinin yapılış usulü ve süresi (m.38), reddin incelenmesi ve merciin kararı (m.39 ve izleyen maddeler) ile çekinme kararının üst mahkemece denetimi (m.35) bu maddede düzenlenmez. Hâkimin kendi kendini reddedip çekilme kararının sonuçları da bu maddenin konusu değildir.

Hâkimin bizzat çekilmemesi hâli: hangi kavramlar bilinmeli?

Hâkimin bizzat çekilmemesi
Hâkimin, kendisinde reddini gerektiren bir sebep bulunduğu hâlde davadan kendiliğinden çekilmeyi tercih etmemesi durumudur. Bu hâlde hâkim, ret talebi gelmeden davaya bakmayı sürdürebilir.
Reddini gerektiren sebep
Hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebeptir. Maddede sayılan hâller m.36'da düzenlenmiştir ve bu sayım örnek niteliğindedir.
Ret talebi
Taraflardan birinin hâkimin davaya bakmasını engellemek için yaptığı başvurudur. Bu madde bakımından ret talebinin varlığı, hâkimin davaya bakma yetkisinin sona ermesi anlamına gelir.

Hâkimin bizzat çekilmemesi hâli: hangi şartlar aranır?

  • Hâkimin hakkında reddini gerektiren sebeplerden birinin bulunması gerekir; bu sebep m.36 kapsamında olmalı ve hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir nitelik taşımalıdır.
  • Hâkimin bu sebebe rağmen kendiliğinden davadan çekilmemiş olması gerekir.
  • Taraflardan biri henüz ret talebinde bulunmamış olmalıdır; bu talep yapılırsa hâkimin davaya bakma imkânı sona erer.
  • Hâkimin davaya bakması, ret talebi yapılıncaya kadar geçerli olur; bu süre içinde yapılan işlemler kural olarak bu maddeye dayanılarak iptal edilemez.

Hâkimin bizzat çekilmemesi hâli: hangi sonuçları doğurur?

  • Reddini gerektiren sebep bulunduğu hâlde hâkim bizzat çekilmezse, taraflardan biri ret talebinde bulununcaya kadar davaya bakmaya devam edebilir.
  • Taraflardan biri ret talebinde bulunduğunda hâkimin davaya bakma yetkisi bu andan itibaren tartışmalı hâle gelir ve ret talebinin incelenmesi gerekir.
  • Hâkim reddini gerektiren sebebe rağmen bizzat çekilmemişse, bu durum tek başına hâkimin hukuki sorumluluğunu doğurmaz; sorumluluk ancak kanuna aykırı işlemlerle ilgilidir.
  • Ret talebi yapılmadan önce hâkimin davaya bakması, kural olarak bu maddeye dayanılarak geçersiz sayılmaz.
  • Hüküm ve kararların denetimi, ret talebinin zamanında yapılıp yapılmadığı ve sebebin varlığı üzerinden yürütülür.

Bizzat çekilme ile ret talebi üzerine çekilme arasındaki fark nedir?

Hâkim reddini gerektiren sebebi kendiliğinden görüp davadan çekilir; bu durumda ret talebine gerek kalmaz.

Hâkim çekilmez ve taraflardan biri ret talebinde bulunur; ret usulü işletilir.

Bizzat çekilmede davaya bakma yetkisi hemen sona erer; ret talebi halinde ise talep incelenene kadar hâkim davaya bakabilir.

Ret talebinden önce ile ret talebinden sonra işlemler arasındaki fark nedir?

Ret talebi yapılmadan önce hâkimin yaptığı işlemler, taraflar tarafından henüz ret talebi ileri sürülmediği için bu maddeye dayanılarak kolayca tartışılamaz.

Ret talebinin yapılmasından sonra hâkimin davaya bakmaya devam etmesi, bu maddenin koruduğu süre dışına çıkar.

Ret talebi sonrası hâkimin yaptığı işlemler sorunlu hâle gelir; hâkimin bu aşamadan sonra davaya bakmaya devam etmesi kanuna aykırılık oluşturur.

Hâkimin bizzat çekilmemesi hâli: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Hâkimin reddini gerektiren sebebe rağmen çekilmemesini, tek başına davanın yenilenmesi veya kararın kaldırılması için yeterli saymak; sebebin m.36 kapsamında olup olmadığının ve ret talebinin yapılıp yapılmadığının ayrıca araştırılması gerekir.
  • Ret talebi yapıldıktan sonra da hâkimin davaya bakmaya devam edebileceğini düşünmek; bu madde yalnız ret talebine kadar olan süreyi korur.
  • Madde kapsamında bulunan 'ret talebinde bulunma' anını, hâkimin ilk işlemi ile karıştırmak; bu an m.38'deki usul kurallarına göre belirlenmelidir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Bölge adliye mahkemesi kararlarının bozulmasının, m.37'de yer alan sebeplerden birinin varlığında mümkün olduğu kabul edilmektedir. (10. Hukuk Dairesi, 2025/9490 E., 2025/12094 K., 18.09.2025; 10. Hukuk Dairesi, 2024/15085 E., 2025/4397 K., 18.03.2025; 7. Hukuk Dairesi, 2024/3561 E., 2025/1114 K., 26.02.2025)
  • Temyiz incelemesinde ilk derece veya bölge mahkemesi kararlarının m.37 gerekçesiyle onanması yoluna gidildiği görülmektedir. (10. Hukuk Dairesi, 2024/13009 E., 2025/15907 K., 24.11.2025; 3. Hukuk Dairesi, 2025/2414 E., 2025/5517 K., 20.11.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Reddini gerektiren sebebin varlığını ileri süren taraf, bu sebebi somut olaya dayanarak ortaya koymak ve destekleyici belgeyle ispatlamakla yükümlüdür.
  • Hâkimin, reddini gerektiren sebebi bilmesine rağmen bizzat çekilmediği hususu, tutanak, ara karar veya dosya içeriğiyle ortaya konur.
  • Ret talebinin ne zaman yapıldığı, dilekçe tarihi ve tebliğ kayıtlarıyla ispatlanır; bu süreye ilişkin tartışma bu kayıtlara göre çözülür.
  • Hâkimin tarafsızlığını koruduğunu veya sebebin bulunmadığını savunan taraf veya hâkim, bu savunmayı somut delille göstermelidir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6100 m.36: Reddini gerektiren sebepleri sayar. Bu maddede söz konusu olan sebebin varlığı m.36 kapsamında değerlendirilir.
  • 6100 m.38: Ret talebinin en geç ilk duruşmada ve dilekçeyle yapılması gerektiğini düzenler; m.37'deki 'ret talebinde bulunma' anı bu usul kurallarına göre belirlenir.
  • 6100 m.35: Çekinme kararına karşı üst mahkemeye başvuruyu düzenler; hâkimin bizzat çekilmesi hâlinde verilen kararların denetimi bu hükme bağlıdır.

HMK m.38 — Ret usulü

6100 sayılı Kanun'un 38. maddesi, hâkimin reddi talebinin usulünü düzenler: talebin ne zaman ileri sürüleceği, dilekçenin içeriği, dilekçenin verileceği mahkeme, talebin geri alınamaması, karşı tarafa tebliğ ve cevap, dosyanın reddi istenen hâkime ve merciye gönderilmesi ve hâkimin çekilmeye davetinin ret hükmünde sayılması. Madde, reddin sebeplerini (m.36), çekinme ve hâkimin bizzat çekilmemesini (m.35, m.37), ret talebinin geri çevrilmesini ve merciin kararını (m.41, m.40) ayrıca düzenler; bu maddede bunlar yer almaz. Ret talebine ilişkin kararlara karşı kanun yolu (m.41/3 çerçevesindeki istinaf ve temyiz sınırlaması) da bu maddenin kapsamı dışındadır ve ayrı maddede ele alınır. Madde hem asıl davada hem de işlerde uygulanır.

Ret usulü: hangi kavramlar bilinmeli?

Hâkimin reddi
Tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren bir sebep bulunan hâkimin, taraflardan birinin dilekçeyle talebi üzerine davaya bakmaktan uzaklaştırılması talebidir. Reddin sebepleri m.36'da sayılmıştır; m.38 yalnızca bu talebin usulünü düzenler.
Çekilmeye davet
Hâkimin, taraflardan biri tarafından dilekçede açıkça reddedilmeden, çekilmesi yönünde istenmesidir. Madde 38/8 uyarınca reddin hükmündedir ve aynı usulle işlem görür.
Ret talebinin geri alınamaması
Reddi isteyen tarafın, talebini sonradan geri çekememesi ilkesidir. Talep yapıldıktan sonra süreç kendiliğinden ilerler ve taraf bu süreci durduramaz.
Yazı işleri müdürünün dosyayı göndermesi
Karşı tarafın cevap süresi dolduktan sonra ret dilekçesi, varsa cevap ve ekleri ile dosyanın reddi istenen hâkime verilmesi işlemidir. Bu işlem bir hafta içinde yapılacak bir hâkim incelemesini başlatır.

Ret usulü: hangi şartlar aranır?

  • Ret talebini ileri süren tarafın, reddin sebebini bilmesi ve talebini en geç ilk duruşmada ileri sürmesi gerekir; sebep davaya bakılırken öğrenilmişse, öğrenmeden sonraki ilk duruşmada ve yeni bir işlem yapılmadan önce bildirilmelidir.
  • Talep dilekçeyle yapılmalıdır ve dilekçede ret talebinin dayandığı sebeplerle delil veya emarelerin açıkça gösterilmesi, varsa belgelerin eklenmesi gerekir.
  • Dilekçe, reddi istenen hâkimin mensup olduğu mahkemeye verilmelidir.
  • Ret dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmelidir; karşı taraf bu tebliğden itibaren bir hafta içinde cevap verebilir.
  • Cevap süresi geçtikten sonra dosya, ret dilekçesi ve varsa cevap ile birlikte yazı işleri müdürü aracılığıyla reddi istenen hâkime verilmelidir.
  • Reddi istenen hâkim bir hafta içinde dosyayı inceleyip ret sebeplerinin kanuna uygun olup olmadığı hakkındaki düşüncesini yazılı olarak bildirmeli ve dosyayı hemen merciine göndermek üzere yazı işleri müdürüne vermelidir.

Ret usulü: hangi sonuçları doğurur?

  • Ret sebebini bilen taraf süresinde talep etmezse, talep dinlenmez ve hakim hakkında ret süreci işlemez.
  • Ret dilekçesi, sebep ile delil veya emareleri açıkça göstermiyorsa usulüne uygun talep oluşmaz.
  • Ret talebi geri alınamaz; taraf talebini geri çekse de süreç devam eder.
  • Karşı taraf cevap vermese bile, bir haftalık cevap süresinin dolmasından sonra dosya reddi istenen hâkime gönderilir.
  • Hâkimin çekilmeye davet edilmesi, reddin hükmündedir ve ret talebi gibi işlem görür.
  • Talep geri çevrilmezse, dosya yazı işleri müdürü aracılığıyla hemen merciine gönderilir (m.40, m.41).

Sebebi bilen taraf ile sebebi davaya bakılırken öğrenen taraf arasındaki fark nedir?

Ret sebebini önceden bilen taraf, talebini en geç ilk duruşmada ileri sürmek zorundadır.

Ret sebebini davaya bakılırken öğrenen taraf, en geç öğrenmeden sonraki ilk duruşmada, yeni bir işlem yapılmadan önce bildirmek zorundadır.

Sürenin başlangıcı, sebebin bilinme anına göre değişir. Belirtilen sürede yapılmayan talep dinlenmez.

Dilekçe ile sözlü talep arasındaki fark nedir?

Ret talebi dilekçeyle yapılmalıdır ve dilekçede sebep ile delil veya emarelerin açıkça gösterilmesi gerekir.

Duruşmada sözlü olarak yapılan talep, bu şekil şartını karşılamaz.

Usulüne uygun dilekçe verilmeden yapılan sözlü talep hakkında esasa girilmemesi gerekir. Emsal kararda sözlü talebin esasının incelenmesi usul ve kanuna aykırı bulunmuştur.

Açık ret ile çekilmeye davet arasındaki fark nedir?

Dilekçede hâkim açıkça reddedilir.

Dilekçede hâkim açıkça reddedilmeyip çekilmeye davet edilir.

Çekilmeye davet, m.38/8 uyarınca hâkimin reddi hükmündedir ve aynı usulle işlem görür.

Ret talebinin geri alınması ile geri alınamaması arasındaki fark nedir?

Taraf, talebini geri alabileceğini düşünebilir.

Madde 38/4 uyarınca ret talebi geri alınamaz.

Talep yapıldıktan sonra taraf işlemi durduramaz; süreç m.38/5 çerçevesinde ilerler.

Ret usulü: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Duruşmada sözlü beyan edilen ret talebini dilekçe yerine geçer saymak; dilekçe şartının aranmadığını varsaymak.
  • Ret sebebinin öğrenildiği tarihi tespit etmeden süreyi hesaplamak; öğrenme anını yanlış ilk duruşma ile eşleştirmek.
  • Çekilmeye davetin ret hükmünde olduğunu gözden kaçırıp, ret dilekçesi olmadan işlem yapmak.
  • Taraf talebini geri almış sayarak süreci durdurmak; m.38/4 uyarınca geri alma mümkün değildir.
  • Cevap süresi ile hâkimin inceleme süresini karıştırmak; her ikisi de bir haftadır ancak farklı işlemlere ilişkindir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Sözlü olarak duruşmada yapılan ret talebinin, dilekçe şartı yerine getirilmeden esasına girilerek karar verilmesi usul ve kanuna aykırı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2023/2232 E., 2025/198 K., 19.02.2025)
  • Ret talebinin süresinde yapılıp yapılmadığının ve sebebin ne zaman öğrenildiğinin tespiti, talebin değerlendirilmesinde ilk adım olarak ele alınmaktadır. (8. Daire, 2022/231 E., 2022/175 K., 21.01.2022)
  • Ret talebi hakkında verilen merci kararlarına karşı kanun yolunun, esas hükümle birlikte kullanılabileceği yönünde yorum yapılmaktadır. (12. Daire, 2024/6286 E., 2024/5815 K., 23.12.2024)
  • Ret dilekçesinde sebep ve delil veya emarelerin açıkça gösterilmemesi, talebin reddine yol açabilecek bir eksiklik olarak değerlendirilmektedir. (12. Daire, 2024/6198 E., 2024/5357 K., 09.12.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Ret talebini ileri süren taraf, talebinin m.38/1 uyarınca süresinde yapıldığını ispatlamakla yükümlüdür; sebebin ne zaman öğrenildiği tutanak ve duruşma kayıtları ile gösterilir.
  • Ret sebebi ve delil veya emareler dilekçede açıkça gösterilmelidir; taraf, sebebini belge ve tanıkla destekleyebilir.
  • Ret talebi usulüne uygun dilekçeyle yapılmamışsa, bu eksiklik tutanak ve dilekçe dosyası üzerinden tespit edilir.
  • Karşı taraf, cevap süresi içinde ret talebinin süresinde veya usulüne uygun yapılmadığını savunabilir; bu savunmayı da tutanak ve dilekçe ile ispatlar.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6100 sayılı Kanun m.36: Hâkimin reddi sebeplerini sayar. m.38 bu sebeplerin varlığını değil, ileri sürülme usulünü düzenler.
  • 6100 sayılı Kanun m.37: Hâkimin reddini gerektiren sebep varken hâkim bizzat çekilmezse, tarafın ret talebinde bulunmasına kadar davaya bakabileceğini düzenler; m.38'deki süreyle birlikte okunur.
  • 6100 sayılı Kanun m.40: Ret talebi hakkında merciin kimler olduğunu belirler; m.38/5'te dosyanın gönderileceği merci bu maddeye göre belirlenir.
  • 6100 sayılı Kanun m.41: Reddi istenen hâkimin ret talebini geri çevirme hallerini düzenler; m.38'deki usul şartlarına uyulmaması bu hallerden biridir.
  • 6100 sayılı Kanun m.35: Çekinme kararını düzenler; hâkimin kendiliğinden çekilmesi m.38/8'deki çekilmeye davet ile birlikte değerlendirilir.

HMK m.39 — Çekilme kararının incelenmesi

Madde, hâkimin taraflardan birinin ret talebi üzerine ya da kendiliğinden çekilme yönünde görüş bildirmesi hâlinde bu çekilmenin incelenmesini düzenler. Hükmün amacı, çekilme görüşünün hukuki sonuç doğurabilmesi için ret talebini incelemeye yetkili merciin kanuna uygunluk denetimi yapmasını sağlamaktır. Madde, hâkimin ret sebeplerini, ret talebinin usulünü, geri çevirme hâllerini ve merciin hangi mahkeme veya hâkim olduğunu düzenlemez; bunlar sırasıyla m.36, m.38, m.41 ve m.40 kapsamındadır. Ret talebinin geri çevrilmesi ile bu geri çevirme kararına karşı kanun yolu da bu maddenin konusu dışındadır (m.41). Ret talebinin süresi ve dilekçe şekli de bu maddede düzenlenmemiştir (m.38).

Çekilme kararının incelenmesi: hangi şartlar aranır?

  • Hâkimin taraflardan birinin ret talebi üzerine ya da kendiliğinden çekilme yönünde görüş bildirmiş olması gerekir.
  • Çekilme görüşünün ret talebini incelemeye yetkili merciye iletilmiş olması gerekir; merci, hâkimin kendi kararını değil, görüşünü denetler.
  • Merci, çekilmenin kanuna uygun olup olmadığına karar vermelidir; hukuki sonuç ancak bu kararla doğar.
  • Merci kararı olmadan hâkimin davadan çekilmiş sayılması mümkün değildir.

Çekilme kararının incelenmesi: hangi sonuçları doğurur?

  • Merci çekilmenin kanuna uygun olduğuna karar verirse hâkim davadan çekilmiş olur ve görevli hâkim veya mahkemeyi merci değil, ilgili yetkili makam belirler.
  • Merci çekilmenin kanuna uygun olmadığına karar verirse hâkim davaya devam eder.
  • Merci kararı verilmeden hâkimin çekilme görüşü tek başına hukuki sonuç doğurmaz.
  • Merci, talebi kabul etse bile görevli hâkim veya mahkemeyi belirleme görev ve yetkisine sahip değildir.
  • Çekilme görüşü merciye ulaşmamış ya da merci karar vermemişse, dava devam eden hâkim tarafından yürütülmeye devam eder.

Çekilme kararı ile ret talebinin kabulü kararı arasındaki fark nedir?

Hâkimin kendiliğinden çekilme yönünde görüş bildirmesi ya da taraf ret talebi üzerine çekilme yönünde görüş vermesi.

Ret talebini inceleyen merciin, talebi kabul edip hâkimi çekilmiş saymasına karar vermesi.

Hâkimin görüşü tek başına hukuki sonuç doğurmaz; merci bu görüşü kanuna uygunluk yönünden denetleyip karar verir. Merci kararı olmadan davadan çekilme gerçekleşmez.

Merciin denetimi ile yerine hâkim atama arasındaki fark nedir?

Merciin görevi yalnızca çekilmenin kanuna uygun olup olmadığına karar vermektir.

Talebi kabul eden merciin yerine geçecek hâkimi ya da mahkemeyi belirlemesi.

Merci çekilme talebini kabul etse bile görevli hâkim veya mahkemeyi belirleme yetkisine sahip değildir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Hâkimin ret talebi üzerine kendi çekilme yönündeki beyanı, merci tarafından karara bağlanmadan hukuki sonuç doğurmaz; ara karar ile davadan çekilmiş sayılması yanlış kabul edilmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2025/1954 E., 2025/5385 K., 17.11.2025)
  • Hâkimin mütalaa yazısıyla belirttiği çekilme kararının, ret talebinin kabulü anlamında olduğu ve bu nedenle merci tarafından incelenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (5. Hukuk Dairesi, 2025/3829 E., 2025/7900 K., 20.05.2025)
  • Merci, dilekçe ile yapılmış bir ret talebi bulunmadan çekilme talebi hakkında yazılı karar veremez; bu durumda verilen karar usul ve kanuna aykırı sayılmaktadır. (5. Hukuk Dairesi, 2025/3829 E., 2025/7900 K., 20.05.2025)
  • Merci, hâkimin çekilme talebini kabul ederek davadan çekilmesine karar verirse, bu kararın sonucunda ret talebinin incelenmediği ve bu yönüyle bozulmayı gerektirdiği kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2024/2967 E., 2024/7796 K., 23.10.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Hâkimin çekilme görüşünü merciye ileten tarafın, bu görüşün varlığını yazılı mütalaa veya dosya kayıtlarıyla ortaya koyması gerekir.
  • Ret talebi hakkında merci kararının bulunup bulunmadığı, dosya kayıtlarındaki ara kararlar ve merci kararı ile belirlenir.
  • Çekilme görüşünün kanuna uygun olup olmadığı, ret sebeplerinin maddi bulgu ve delillerle desteklenip desteklenmediği üzerinden değerlendirilir; ret sebebini ileri süren taraf bunu ispatla yükümlüdür.
  • Merci kararının yokluğu ya da hukuki geçerliliği tartışmasında, çekilme kararının hukuki sonuç doğurmadığını ileri süren taraf bu durumu dosya üzerinden gösterir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6100 sayılı Kanun m.36: Hâkimin çekilmesini gerektiren ret sebeplerini düzenler; bu maddeki çekilme kararı, o sebeplerin varlığı çerçevesinde denetlenir.
  • 6100 sayılı Kanun m.38: Ret talebinin dilekçeyle yapılması, reddedilen hâkimin görüşü ve dosyanın merciye gönderilmesi usulünü düzenler; çekilme görüşü de bu usule bağlı olarak merciye iletilir.
  • 6100 sayılı Kanun m.41: Merciin çekilme görüşü üzerinde inceleme yaptığı ayrı bir hâldir; merci ret talebini geri çevirebilir. Ret talebinin geri çevrilmesi ile çekilmenin incelenmesi birbirinden ayrıdır.
  • 6100 sayılı Kanun m.40: Ret talebini incelemeye yetkili mercii belirler; bu maddedeki merci, o düzenlemeye göre tespit edilir.

HMK m.40 — Ret talebini incelemeye yetkili merci

Madde, hâkimin reddi talebinin hangi merci tarafından inceleneceğini belirler. Düzenlediği konular: talebin reddedilen hâkim katılmaksızın mensup olduğu mahkemece incelenmesi, toplu mahkemede ve tek hâkimli mahkemede yetkili mercii, asliye hukuk hâkimi ile sulh hukuk hâkimi bakımından yedek merciileri ve bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi başkan ve üyeleri bakımından merciii. Kural, hâkimin reddi talebinde bulunan tarafların ve reddedilen hâkimin ilgili mahkemelerine uygulanır. Ret sebepleri, ret usulü, süreleri ve reddin sonucunu düzenlemez; bu konular ret talebinin usulüne ilişkin diğer maddelerde yer alır (m.36 ret sebepleri, m.38 ret usulü, m.41 geri çevirme, m.42 incelemenin esası). Hâkimin kendiliğinden çekilmesi (m.39) ve çekilme kararının incelenmesi de bu maddenin konusu değildir.

Ret talebini incelemeye yetkili merci: hangi kavramlar bilinmeli?

Ret talebini incelemeye yetkili merci
Hâkimin reddi talebini esastan karara bağlayan mahkeme ya da hâkimdir. Reddedilen hâkim bu incelemeye katılmaz.
Mensup mahkeme
Reddedilen hâkimin görev yaptığı mahkemedir. Toplu mahkemede ret kararı, reddedilen hâkim katılmaksızın bu mahkemece verilir.
Yedek merci
Reddedilen hâkimin mensup olduğu mahkeme toplanamadığında ya da tek hâkimden oluştuğunda talebi inceleyecek, aynı yer veya en yakın yerdeki başka mahkeme ya da hâkimdir. Bu merci, madde metninde sıralı olarak belirlenmiştir.
Geri çevirme
Talebin süresinde yapılmaması, ret sebebinin gösterilmemesi ya da talebin davayı uzatmak amacıyla yapıldığının açıkça anlaşılması hâlinde, talebin esastan incelenmeden reddedilmesidir. Bu hâller m.41 kapsamındadır ve bu madde sadece merciyi belirler.
Toplu ret talebi
Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesinde birden fazla başkan veya üyenin aynı anda reddedilmesi talebidir. Hukuk dairesinin toplanmasını engelleyecek ölçüde ise dinlenmez.

Ret talebini incelemeye yetkili merci: hangi şartlar aranır?

  • Reddi istenen hâkim, toplu bir mahkemenin üyesi ise talebin incelenmesi, reddedilen hâkim katılmaksızın mensup olduğu mahkemece yapılmalıdır.
  • Reddedilen hâkimin katılmaması nedeniyle mahkeme toplanamıyorsa ya da mahkeme tek hâkimden oluşuyorsa, talep aynı yerde asliye hukuk hâkimliği görevini yapan diğer mahkeme veya hâkim tarafından incelenmelidir.
  • Asliye hukuk hâkimliği görevi o yerde tek hâkim tarafından yerine getiriliyorsa, talep asliye ceza hâkimi varsa onun tarafından, yoksa en yakın asliye hukuk mahkemesince incelenmelidir.
  • Reddedilen hâkim sulh hukuk hâkimi ise talep o yerdeki diğer sulh hukuk hâkimi tarafından incelenmelidir.
  • Yerde başka sulh hukuk hâkimi yoksa talep, bulunma sıralarına göre sulh ceza hâkimi, asliye hukuk hâkimi, asliye ceza hâkimi, bunların da yoksa en yakın yerdeki sulh hukuk hâkimi tarafından incelenmelidir.
  • Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi başkan veya üyesinin reddi talebi, reddedilen başkan ya da üye katılmaksızın görevli olduğu daire tarafından karara bağlanmalıdır.
  • Hukuk dairesinin toplanmasını engelleyecek şekildeki toplu ret talepleri dinlenmemelidir.

Ret talebini incelemeye yetkili merci: hangi sonuçları doğurur?

  • Talep, yetkili merci tarafından esastan incelenir ve karara bağlanır.
  • Reddedilen hâkim, talebin incelenmesi sırasında karar alma sürecine katılmaz.
  • Toplu ret taleplerinin bölge adliye mahkemesi hukuk dairesini toplanamaz hâle getirmesi hâlinde talepler dinlenmez.
  • Yetkili merci yanlış belirlenmişse, merci ve ret kararı usule aykırı olur; bu durumda kararın üst derece mahkemesince denetimi gerekir.

Toplu mahkeme ile tek hâkimli mahkeme arasındaki fark nedir?

Toplu mahkemede talep, reddedilen hâkim dışındaki üyelerce ve mensup mahkemece incelenir.

Tek hâkimli mahkemede ya da reddedilen hâkimin katılmasıyla toplanamayan mahkemede mensup mahkeme inceleme yapamaz; talep yedek merciye gider.

Yetkili merci değişir; tek hâkimli asliye hukuk mahkemesinde talep başka bir asliye hukuk hâkimine, o yoksa asliye ceza hâkimine ya da en yakın asliye hukuk mahkemesine gider.

Asliye hukuk hâkimi ile sulh hukuk hâkimi arasındaki fark nedir?

Reddedilen asliye hukuk hâkimi için yedek merci, aynı yerdeki başka asliye hukuk hâkimi ya da mahkemesidir.

Reddedilen sulh hukuk hâkimi için yedek merci, aynı yerdeki diğer sulh hukuk hâkimidir.

İki hâlde yedek merciler ayrı sıralamaya bağlıdır; sulh hâkiminde bulunma sırası ve sulh ceza hâkimi de devreye girer.

Asliye hukuk dairesi toplu mahkeme ile bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi arasındaki fark nedir?

Asliye hukuk mahkemesi için yedek merci sistemi, mahkemenin toplanamaması ya da tek hâkimli olması hâline bağlıdır.

Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi başkan ve üyeleri için madde ayrı bir yedek merci öngörmez; talep görevli olduğu daire tarafından karara bağlanır.

Bölge adliye dairesinde yedek mahkeme aranmaz; ret talebi reddedilen başkan veya üye katılmadan dairece çözülür.

Ret talebini incelemeye yetkili merci: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi başkan ve üyelerinin reddinde m.40/2 ve m.40/3'teki yedek merci sıralamasını uygulamak; bu hâllerde merci görevli dairedir.
  • Toplu bir mahkemede reddedilen hâkimin, talebi kendi mahkemesinde ret kararına bağlamasını sağlamak; karar mensup mahkemece reddedilen hâkim katılmaksızın verilmelidir.
  • Tek hâkimli asliye hukuk mahkemesinde talebi mensup hâkimin kendisinin incelemesi; yedek merci devreye girmelidir.
  • Sulh hukuk hâkimi hakkındaki talepte asliye hukuk hâkimini merci saymak; sulh hukuk hâkimi sıralamasında merci diğer sulh hukuk hâkimidir.
  • Toplu ret talebinin, dairenin toplanmasını engellemeyecek sayıda olsa bile reddetmek; madde yalnızca toplanmayı engelleyen talepleri dinlemez.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi başkan ve üyelerinin reddi talebinin, m.40/4 uyarınca görevli dairece karara bağlanması ve toplu ret taleplerinin dairenin toplanmasını engelleyecek ölçüde dinlenmemesi esas alınmaktadır. (5. Hukuk Dairesi, 2022/11910 E., 2023/1779 K., 27.02.2023; 5. Hukuk Dairesi, 2025/11317 E., 2025/13927 K., 03.11.2025; 5. Hukuk Dairesi, 2025/10185 E., 2025/13626 K., 27.10.2025; 5. Hukuk Dairesi, 2025/4498 E., 2025/8770 K., 16.06.2025)
  • Aynı dairenin üyesi hakkında daha önce yapılan ret taleplerinin, toplu ret riskinin önüne geçme amacıyla ele alındığı görülmektedir. (5. Hukuk Dairesi, 2025/14297 E., 2025/13920 K., 03.11.2025)
  • Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesinin hâkimin reddi talebinde merci olmasına ilişkin ayrımın, yetkili merci sorununun Yargıtay denetimine konu olduğu görülmektedir. (5. Hukuk Dairesi, 2025/3829 E., 2025/7900 K., 20.05.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Reddi talebinde bulunan taraf, talebin hangi mahkemeye ya da hâkime yapılacağını belirleyebilmek için reddedilen hâkimin mensup olduğu mahkemeyi ve o mahkemenin toplanıp toplanamayacağını göstermelidir.
  • Mahkemenin toplu olup olmadığı, mahkeme kayıtları ve yargı çevresine ilişkin atama belgeleriyle ispatlanır.
  • Reddedilen hâkimin katılmaması nedeniyle mahkemenin toplanamadığı iddiası, mahkeme kadrosu ve nöbet düzenine ilişkin kayıtla ortaya konulur.
  • Yedek merci sıralaması iddiası, o yerdeki hâkim ve mahkemelerin görev kayıtlarıyla ispatlanır.
  • Toplu ret talebinin dairenin toplanmasını engellediği iddiası, talepte bulunan ve reddedilen başkan veya üyelerin sayısı ve dairenin kadrosuna dayanılarak ortaya konulur.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6100 sayılı Kanun m.36: Ret sebeplerini düzenler. Bu maddenin incelediği merci, ret sebebinin varlığını m.36 kapsamında değerlendirir.
  • 6100 sayılı Kanun m.38: Ret talebinin usulünü ve dilekçenin reddi istenen hâkimin mensup olduğu mahkemeye verilmesini düzenler. Yazı işleri müdürünün dosyayı mercie göndermesi bu usulün parçasıdır.
  • 6100 sayılı Kanun m.41: Ret talebinin reddedilen hâkim tarafından geri çevrilmesi hâllerini düzenler. Bu madde, geri çevirme kararının hangi hâkim tarafından verileceğini belirler.
  • 6100 sayılı Kanun m.42: Ret talebinin dosya üzerinden incelenmesini, kabul edilmemesi hâlinde davaya devamı ve kötüniyetli taleplere disiplin para cezasını düzenler. Bu madde, merciin esasa ilişkin yetkilerini kapsar.

HMK m.41 — Ret talebinin geri çevrilmesi

Madde, hâkimin reddi talebinin hangi hâllerde esasa girilmeksizin geri çevrileceğini, geri çevirme kararını kimin vereceğini ve bu kararlara karşı hangi kanun yolunun açık olduğunu düzenler. Geri çevirme, talebin süresinde yapılmaması, sebebin ve inandırıcı delil ya da emarenin gösterilmemesi veya talebin davayı uzatmak amacıyla yapıldığının açıkça anlaşılması hâllerine bağlıdır. Kurala, reddi istenen hâkimin tek hâkimli ya da toplu mahkemede bulunduğu her yargılamada başvurulabilir. Ret dilekçesinin hazırlanması, tebliği, yazı işleri müdürünün dosyayı göndermesi ve ret talebinin merci tarafından incelenmesi (m.38-40) bu maddede düzenlenmez. Reddin esasa ilişkin sonuçları ile disiplin para cezası (m.41/4 ve 5 niteliğindeki hükümler) de bu maddenin kapsamı dışındadır. Hâkimin çekilme yükümlülüğü ve yasaklılığı (m.36 ve m.42 ilgili hükümleri) ile ret talebinin usulü ve inceleme düzeni ayrı maddelerde yer alır.

Ret talebinin geri çevrilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

Geri çevirme
Reddi istenen hâkimin, ret talebini mercie göndermeden ve esasını incelemeden, kanunda sayılan hâllerden birinin varlığı nedeniyle kabul etmeyerek reddetmesidir. Bu karar, talebin esasına ilişkin bir hüküm değil, usule ilişkin bir işlemdir.
Ret sebebi
Hâkimin tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren, kanunda sayılan hâllerden birine dayanan olgudur. Geri çevirme bakımından önemli olan, bu sebebin somut olarak gösterilmiş ve inandırıcı delil ya da emare ile desteklenmiş olmasıdır.
İnandırıcı delil veya emare
Ret sebebinin varlığını makul ölçüde gösteren belge, tanık ya da başka bir olgudur. Emare, tam ispat seviyesinde olmayan ama olasılığı yükselten kanıt niteliğindeki veridir; sebep ileri sürülüp hiçbir delil ya da emare gösterilmemişse geri çevirme koşulu oluşur.
Davayı uzatmak amacı
Ret talebinin gerçek bir tarafsızlık kaygısına değil, yargılamayı geciktirmeye yönelik olarak yapıldığının açıkça anlaşılmasıdır. Bu amacın varlığı, talebin içeriği ve zamanlamasından çıkarılır; açık olmayan şüphe geri çevirme için yeterli değildir.
Toplu mahkeme ve tek hâkimli mahkeme
Birden fazla hâkimden oluşan mahkemeler ile tek hâkimin görev yaptığı mahkemelerdir. Geri çevirme kararını toplu mahkemede reddedilen hâkim müzakereye katılarak, tek hâkimli mahkemede ise bizzat kendisi verir.
Hükümle birlikte kanun yolu
Geri çevirme kararına bağımsız olarak itiraz edilemeyen, ancak esas hakkındaki nihai hükme karşı yapılan istinaf veya temyiz başvurusunda ileri sürülebilen kanun yoludur. Geri çevirme kararı hâkimin dosyadan elini çektirmediği için nihai niteliğinde değildir.

Ret talebinin geri çevrilmesi: hangi şartlar aranır?

  • Hâkimin reddi talebinin, reddi istenen hâkim hakkında kanunda öngörülen bir ret sebebine dayanması ve talebin bu yönüyle geri çevrilme dışı tutulması gerekir.
  • Talebin, hâkimin reddi için öngörülen süre içinde yapılmamış olması hâlinde geri çevirme koşulu oluşur (m.41/1-a).
  • Ret sebebinin ve bu sebebe ilişkin inandırıcı delil veya emarenin gösterilmemiş olması hâlinde geri çevirme koşulu oluşur (m.41/1-b).
  • Ret talebinin davayı uzatmak amacıyla yapıldığının açıkça anlaşılması hâlinde geri çevirme koşulu oluşur (m.41/1-c).
  • Geri çevirme kararının verilebilmesi için yukarıdaki üç hâlden en az birinin fiilen gerçekleşmiş olması gerekir; mahkemenin salt şüphesi yetmez.
  • Toplu mahkemede kararın, reddedilen hâkimin müzakereye katılmasıyla verilmesi gerekir; tek hâkimli mahkemede kararı reddedilen hâkim kendisi verir (m.41/2).

Ret talebinin geri çevrilmesi: hangi sonuçları doğurur?

  • Talep bu üç hâlden birine dayanarak geri çevrildiğinde reddedilen hâkim davaya devam eder ve usule ve esasa ilişkin işlemleri yapar.
  • Geri çevirme kararı verildiğinde talep ve dosya madde 38 uyarınca merciye gönderilmez.
  • Geri çevirme kararına bağımsız olarak istinaf ya da temyiz yolu açılmaz; itiraz ancak hükümle birlikte ileri sürülebilir.
  • Geri çevirme koşulları oluşmuyorsa talep merciye gönderilir ve esasına ilişkin inceleme yapılır.
  • Geri çevirme kararı, geri çevirme koşulları gerçekten oluşmadan verilmişse, mahkemenin dosyayı merciye göndermeyerek devam etmesi usul hatası doğurur ve hüküm bu nedenle kanun yolu konusu olur.

Geri çevirme ile esasa girerek karar verme arasındaki fark nedir?

Geri çevirmede talep, sebebi ve delili, süresi ya da amacı bakımından kanunda sayılan üç hâlden birine dayanarak reddedilir.

Esasa girerek karar verilmesinde talep, ret sebebinin varlığı yönünden incelenir ve kabul ya da red kararı, mercii tarafından verilir.

Geri çevirmede reddedilen hâkim davaya devam eder ve esas hakkında işlem yapar; esasa girilen incelemede ise talep kabul edilirse hâkim dosyadan çekilir.

Toplu mahkeme ile tek hâkimli mahkeme arasındaki fark nedir?

Toplu mahkemede geri çevirme, reddedilen hâkimin müzakereye katılmasıyla verilir.

Tek hâkimli mahkemede geri çevirmeyi reddedilen hâkim kendisi verir.

Her iki hâlde de karar reddedilen hâkimce verilir; fark, kararın heyet içinde mi yoksa hâkimin tek başına mı alındığıdır.

İlk derece mahkemesi ile bölge adliye hukuk dairesi arasındaki fark nedir?

İlk derece mahkemesinin geri çevirme kararına karşı yol istinaftır.

Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi başkan ve üyeleri hakkındaki geri çevirme kararına karşı yol temyizdir.

Her iki kararın da bağımsız başvuruya konu olmaması ortaktır; yalnızca hükümle birlikte, ilgili merciye göre istinaf ya da temyiz yolu açıktır.

Geri çevirme kararı ile nihai karar arasındaki fark nedir?

Geri çevirme kararı, hâkimin dosyadan elini çektirmediği için nihai bir karar değildir.

Esas hakkındaki hüküm nihai karardır ve kanun yoluna konu olabilir.

Geri çevirme kararına ayrı bir kanun yolu açılmaz; itiraz esas hükmün kanun yolunda ileri sürülür.

Ret talebinin geri çevrilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Geri çevirme kararını, talebin esası hakkında bir karar gibi değerlendirip ayrıca istinaf ya da temyiz etmek; bu karar bağımsız kanun yoluna konu olmaz.
  • Ret talebini sebep ve delil yönünden yeterli bulmakla yetinip süre ya da davayı uzatma amacı yönünden kontrol etmemek.
  • Tek hâkimli mahkemede geri çevirme kararını başka bir hâkimin vermesi; bu kararı tek hâkimli mahkemede reddedilen hâkim kendisi verir.
  • Toplu mahkemede geri çevirme kararını reddedilen hâkimin müzakereye katılmadan vermesi; kararda heyetin, reddedilen hâkimin katılımıyla oluşması gerekir.
  • Geri çevirme koşulu oluşmadığı hâlde talebi merciye göndermeden esas hakkında devam ederek hüküm kurmak; bu usul eksikliğine dayanılarak hüküm kanun yolunda bozulabilir.
  • Geri çevirme yetkisini genel bir hızlandırma aracı gibi kullanıp kanunda sayılmayan gerekçelerle talebi reddetmek.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Geri çevirme kararının, talebin süresinde yapılmadığı, sebep ve delil gösterilmediği ya da davayı uzatma amacının açıkça ortaya çıktığı hâllerde verilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, 2023/592 E., 2023/965 K., 27.09.2023)
  • Gerekçesiz ve toplu halde yapılan, hâkimin reddi sebebi olmayan talebin 36. madde kapsamında değerlendirilerek reddedilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/332 E., 2023/358 K., 26.04.2023)
  • Geri çevirme koşulları oluşmadan talebin 36, 38, 40, 42 ve 44. madde hükümleri çerçevesinde incelenmeden esas hakkında hüküm kurulmasının usul hatası olduğu kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/571 E., 2023/377 K., 09.03.2023)
  • Geri çevirme kararına karşı yalnızca hükümle birlikte istinaf ya da temyiz yoluna başvurulabileceği, bağımsız başvurunun kabul edilmediği uygulamada benimsenmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/54 E., 2025/34 K., 14.01.2025; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/2775 E., 2023/1762 K., 17.10.2023; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/571 E., 2023/377 K., 09.03.2023)
  • Reddi hâkim talebinin ivedi iş olduğu ve adli tatilde de görüleceği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/1673 E., 2026/277 K., 25.02.2026)

Nasıl ispat edilir?

  • Geri çevirmeyi ileri süren ve talebin koşullarının oluştuğunu savunan taraf, sürenin geçtiğini, sebebin gösterilmediğini ya da davayı uzatma amacını ileri sürerek bunları ispatlamakla yükümlüdür; karşı taraf ise ret sebebini delil ile destekler.
  • Ret talebinde inandırıcı delil veya emare sunulup sunulmadığı, talep dilekçesi ve eklerinden değerlendirilir; delil sunulmamışsa geri çevirme koşulu oluşur.
  • Davayı uzatma amacının varlığı, talebin zamanlaması, içeriği ve gerekçesizliği gibi karinelerden çıkarılır; bu amaç açıkça anlaşılmalıdır.
  • Süresinde yapılıp yapılmadığı, dilekçenin tebliğ ve dosyanın reddedilen hâkime verilme tarihlerinden belirlenir.
  • Geri çevirme kararına karşı hükümle birlikte kanun yoluna başvurulacağından, kararın gerekçesi ile dosya üzerindeki bilgiler esas hüküm temyiz ya da istinaf incelemesinde ayrıca değerlendirilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6100 sayılı Kanun m.38: Geri çevirme koşulları oluşmadığında, reddedilen hâkimin talebe ilişkin görüşü ile dosya merciye gönderilir; bu yol geri çevirmenin uygulanmadığı hâlin usulüdür.
  • 6100 sayılı Kanun m.36: Ret sebeplerini sayar; geri çevirme kararında talebin kanunda öngörülen bir sebebe dayanıp dayanmadığı bu maddeye göre değerlendirilir.
  • 6100 sayılı Kanun m.40: Ret talebinin hangi mahkeme veya hâkim tarafından inceleneceğini belirler; geri çevirme kararının hangi merci tarafından verileceği bu düzenlemeye göre belirlenir.
  • 6100 sayılı Kanun m.103: Reddi hakim talebinin ivedi iş olduğunu düzenler; talebin adli tatilde de görülmesi bu bağlamda uygulanır.

HMK m.42 — Ret talebinin incelenmesi

Bu madde, hâkimin reddi talebine ilişkin kararın verilme biçimini, ret sebebinin ispat seviyesini, yemin yasağını, reddedilen hâkimin davaya bakma yasağı ile bakmaya devam etmesini, kötüniyetli ret talebine bağlanan disiplin para cezasını ve bu cezanın tahsil sürecini düzenler. Hükümler hâkimin reddi talebinde bulunan taraflar, reddi istenen hâkim ve ret talebini inceleyen merci bakımından uygulanır. Ret sebeplerinin ve ret usulünün düzenlendiği 36 ve 38 ile 40 ve 41. maddeler (ret sebepleri, dilekçe ve tebliğ, merciin belirlenmesi, geri çevirme) bu maddenin dışındadır. Ret talebinin geri çevrilmesi kararı (m.41), bu karara karşı yol ve bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi başkan ve üyelerinin reddi (m.40) ile ret kararına karşı ayrıca açılan kanun yolları da bu maddede düzenlenmemiştir.

Ret talebinin incelenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

Hâkimin reddi talebi
Taraflardan birinin, davaya bakan hâkimin 36. maddede sayılan sebeplerden biriyle tarafsız olmadığını ileri sürerek hâkimin davadan uzaklaştırılmasını istemesidir. Bu madde, talebin incelenme biçimini ve sonucunu düzenler.
Merci
Ret talebini inceleyip karara bağlamakla yetkili mahkemedir. Reddi istenen hâkim katılmadan, mensup olduğu mahkemece incelenir; bu mahkeme toplanamıyor ya da tek hâkimden oluşuyorsa 40. maddede belirtilen mahkemeler yetkilidir.
Dosya üzerinden inceleme
Ret talebinin duruşma yapılmadan, yalnızca dosya içeriğine ve yazılı belgelere dayanarak karara bağlanmasıdır. Merciin dosya üzerinden karar verebilmesi için ayrı bir karar gerekmez.
Ret sebebinin muhtemel görülmesi
Ret sebebinin kesin olarak ispat edilmemiş olsa bile merciin bunu gerçeğe yakın ve ihtimal dâhilinde görmesi halidir. Bu halde merci talebi kabul edebilir; ret sebebinin kesin şekilde kanıtlanması aranmaz.
Disiplin para cezası
Kötüniyetle yapılan ve esas yönünden kabul edilmeyen ret talebinde talepte bulunanlara hükmolunan para yaptırımıdır. Tutarı madde metninde beşyüz Türk Lirası ile beşbin Türk Lirası arasında belirlenmiştir; güncel tutar için uygulanan parasal sınır notuna bakılmalıdır.
Tevali eden ret talebi
Aynı davada aynı taraf tarafından, daha önce reddedilmiş bir hâkim hakkında yeniden ileri sürülen ve reddedilen ret talebidir. Bu durumda verilecek disiplin para cezası bir önceki cezanın en az iki katı olmalıdır.

Ret talebinin incelenmesi: hangi şartlar aranır?

  • Hâkimin reddi talebinin, 36. maddede sayılan ret sebeplerinden birine dayanarak ve ilgili usulle ileri sürülmüş olması gerekir.
  • Ret sebebinin kesin olarak ispat edilmiş olması aranmaz; merci ret sebebini gerçeğe yakın ve ihtimal dâhilinde görürse talebi kabul edebilir.
  • Ret sebebi hakkında yemin teklif edilemez.
  • Talebin dosya üzerinden incelenerek karara bağlanması mümkündür; bu halde duruşma yapılması zorunlu değildir.
  • Ret talebi merci tarafından karara bağlanıncaya kadar reddi istenen hâkim davaya bakamaz; gecikmesinde sakınca bulunan iş ve davalar bu yasağın dışındadır.
  • Aynı durum ve olaylara dayanarak daha önce reddi talebi reddedilen hâkimin yeniden reddi, hâkimin davaya bakmasına engel oluşturmaz.
  • Kötüniyetle yapılan ve esas yönünden kabul edilmeyen ret talebinde talepte bulunanların her biri hakkında disiplin para cezası hükmolunması için kötüniyetin anlaşılması gerekir.
  • Aynı davada aynı taraf tarafından ileri sürülen ve reddedilen tevali eden ret talebinde verilecek disiplin para cezası, bir önceki cezanın iki katından az olamaz.

Ret talebinin incelenmesi: hangi sonuçları doğurur?

  • Ret talebi merci tarafından kabul edilirse reddi istenen hâkim davaya bakamaz ve dosya üzerinden verilen kararla bu hal gerçekleşebilir.
  • Ret talebi merci tarafından kabul edilmezse reddi istenen hâkim davaya bakmaya devam eder.
  • Ret sebebi sabit olmasa da merci muhtemel görürse talebi kabul edebilir.
  • Reddi istenen hâkim, ret hakkında karar verilinceye kadar davaya bakamaz; gecikmesinde sakınca bulunan iş ve davalar bu yasağın dışındadır.
  • Kötüniyetle yapılan ve esas yönünden kabul edilmeyen ret talebinde talepte bulunanların her biri hakkında beşyüz ile beşbin Türk Lirası arasında disiplin para cezası hükmolunur.
  • Esas yönünden değil usulî sebeplerle reddedilen talepte disiplin para cezası hükmolunmaz.
  • Tevali eden ret talebinde verilecek ceza bir önceki cezanın iki katından az olamaz.
  • Disiplin para cezası, davaya bakan mahkemece dosyanın geliş tarihinden başlayarak iki hafta içinde tahsil için gereği yapılarak uygulanır.
  • Ret sebebinin yemin ile ispatına izin verilmez.

Kabul edilen ret talebi ile reddedilen ret talebi arasındaki fark nedir?

Merci ret sebebini muhtemel görür ve talebi kabul ederse reddi istenen hâkim davadan çekilir.

Merci talebi kabul etmezse reddi istenen hâkim davaya bakmaya devam eder.

Kabul halinde hâkim davaya bakamaz; ret halinde bakmaya devam eder ve bu karar yeniden ret sebebi olamaz.

Esas yönünden reddedilen talep ile kötüniyetli talep arasındaki fark nedir?

Talep esas yönünden kabul edilmemiş olsa da kötüniyet bulunmuyorsa disiplin para cezası hükmolunmaz.

Talebin kötüniyetle yapıldığı anlaşılır ve esas yönünden kabul edilmezse talepte bulunanlar hakkında para cezası hükmolunur.

Yalnızca kötüniyet ile birlikte esas yönünden reddedilen talepler yaptırıma bağlanır.

İlk ret talebi ile tevali eden ret talebi arasındaki fark nedir?

Aynı davada aynı taraf tarafından ilk kez ileri sürülen ve kötüniyetle reddedilen talepte disiplin para cezası 500 ile 5.000 Türk Lirası arasında belirlenir.

Aynı davada aynı taraf tarafından yeniden ileri sürülen ve reddedilen talepte verilecek ceza bir önceki cezanın iki katından az olamaz.

Tekrarlanan talepte ceza tutarı bir öncekinin en az iki katı olur.

Aynı durum ve olaylara dayanan yeniden ret ile farklı olaylara dayanan yeni ret arasındaki fark nedir?

Daha önce reddedilmiş talebin aynı durum ve olaylara dayanarak yeniden ileri sürülmesi halidir.

Yeni durum ve olaylara dayanan ret talebi, hâkimin davaya bakma yasağı doğurur.

Aynı olaylara dayalı yeniden ret hâkimin davaya bakmasına engel olmaz; yeni olaylara dayalı ret ise yasağı doğurur.

Ret talebinin incelenmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Ret sebebinin kesin olarak ispat edilmesini aramak; merci sebebi muhtemel görürse talebi kabul edebilir.
  • Usulî sebeplerle reddedilen talepte de disiplin para cezası hükmetmek; cezanın koşulu esas yönünden reddedilmiş ve kötüniyet bulunmuş olmasıdır.
  • Tevali eden ret talebinde ceza tutarını yalnız yeni bir ceza gibi hesaplamak; bir önceki cezanın iki katından az olamaz.
  • Disiplin para cezasının kesinleşmeden tahsil edileceğini düşünmek; metin tahsil işlemini kesinleşmeye değil, dosyanın geliş tarihinden başlayan iki haftalık gereğe bağlar. Bu hususta yazılı kaynakta kesin bir ifade yoktur, bu nedenle tahsil zamanı için dikkatli olunmalıdır.
  • Reddi istenen hâkimin, ret hakkında karar verilmeden davaya bakmasını gecikmesinde sakınca bulunan işler dışında caiz görmek.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Kötüniyetle yapıldığı kabul edilen ve esas yönünden reddedilen talepte, takdiren belirlenen bir disiplin para cezasına hükmedilmektedir. (5. Hukuk Dairesi, 2023/2889 E., 2023/6621 K., 21.06.2023)
  • Ret sebepleri 36. maddedeki sebeplerden olmayan, gerekçesiz ve toplu ret niteliği taşıyan taleplerin reddi ile birlikte kötüniyet değerlendirilmesi yapılmaktadır. (5. Hukuk Dairesi, 2025/14297 E., 2025/13920 K., 03.11.2025; 5. Hukuk Dairesi, 2025/11317 E., 2025/13927 K., 03.11.2025)
  • Talebin kötüniyetle yapılmadığı ancak esas yönünden kabul edilmediği hallerde disiplin para cezası hükmedilmemektedir. (5. Hukuk Dairesi, 2024/11807 E., 2025/3498 K., 17.03.2025)
  • Müphem, hukuken somutlaştırılmamış ve saygınlığı zedeleyici nitelikteki taleplerin 42. maddenin beşinci fıkrası uyarınca değerlendirildiği kabul edilmektedir. (6. Daire, 2022/4073 E., 2022/7351 K., 22.06.2022)

Nasıl ispat edilir?

  • Ret talebinde bulunan taraf, ret sebebini dayanak delil ve emareleriyle ortaya koymalıdır; merci sebebi muhtemel görürse talebi kabul edebilir, kesin ispat aranmaz.
  • Ret sebepleri hakkında yemin teklif edilemez; ret sebebinin ispatı yazılı belge, tanık ya da emare gibi yemin dışı delillerle yapılır.
  • Kötüniyet iddiasını ileri süren ve disiplin para cezası isteyen taraf değil, merci olduğundan kötüniyetin anlaşılması için talebin içeriği ve dayanaktan yoksunluğu değerlendirilir.
  • Kötüniyetle yapılan talebin ispatı için talebin müphem, gerekçesiz ya da dayanaktan yoksun olması gibi somut olgular dosyada gösterilmelidir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6100 sayılı Kanun m.36: Ret sebeplerini düzenler; bu maddedeki talebin esasa ilişkin olup olmadığı, kötüniyet ve disiplin cezası değerlendirmesi bu sebeplere göre yapılır.
  • 6100 sayılı Kanun m.40: Ret talebinin hangi merci tarafından inceleneceğini belirler; bu maddedeki merci kavramı ona dayanır.
  • 6100 sayılı Kanun m.41: Ret talebinin geri çevrilmesi hallerini düzenler; geri çevrilme kararı bu maddedeki incelemeden önce verilir.
  • 6100 sayılı Kanun m.103: Hâkimin reddi taleplerinin ivedi işlerden olduğunu ve adli tatilde görüleceğini belirtir.

HMK m.43 — Ret talebine ilişkin kararlara karşı istinaf

Madde, hâkimin reddi talebine ilişkin merci kararlarının hangi hâllerde kesin olduğunu, esas hüküm bakımından istinaf yolu açık davalarda ret talebi hakkındaki merci kararlarına karşı istinaf başvurusunun usulünü ve süresini, ret talebinin reddi veya kabulü üzerine bölge adliye mahkemesinin kararlarının niteliğini ve ret sebebinin doğduğu tarihten sonra reddedilen hâkimce yapılan esasa etkili işlemlerin iptaline ilişkin kuralı düzenler. Madde, hâkimin reddi talebinin esasına ilişkin şartları ve reddin usulünü düzenlemez; bu konular 6100 sayılı Kanun'un 36 ve 41 ile 42. maddelerinde yer alır (m.36, m.41, m.42). Ret talebine ilişkin kararların temyizi ayrı bir madde olan 44. maddede düzenlenmiştir (m.44). Hâkimin davaya bakmaktan yasaklılığı ile re'sen çekinme hâlleri de m.34 ve m.35 kapsamındadır. Madde, ret talebi üzerine yapılan kararın istinafta incelenme sonucunda ilk derece kararının kaldırılmasını ve dosyanın başka mahkemeye gönderilmesini de düzenlemez; bu sonuç m.353 kapsamındadır. Madde, sadece taraflara ret talebinde bulunan tarafın ve ilgili hâkimin ret sürecindeki kararlarını kapsar; kanuni hakim ilkesi ve hâkimin çekilmesi sonucu doğan hukuki durum bu maddenin kapsamına girmez.

Ret talebine ilişkin kararlara karşı istinaf: hangi kavramlar bilinmeli?

Merci
Hâkimin reddi talebini inceleyerek karar veren mercidir. Tek hâkimli mahkemelerde ret talebi reddedilen hâkimin kendisi tarafından geri çevrilebilir; toplu mahkemelerde ise reddedilen hâkim katılmaksızın mensup olduğu mahkeme karar verir. Merci kavramı, ret talebinin kim tarafından incelendiğine göre belirlenir.
Esas hüküm bakımından istinaf yolunun kapalı olması
Davanın ya da işin esasına ilişkin verilecek hükmün kesin nitelikte olması hâlidir. Bu durumda ret talebi hakkındaki merci kararı da kesin olur ve kanun yoluna konu olmaz. Kesinlik, hükmün kendisinin istinafa tabi olup olmamasına bağlıdır.
Esas hüküm bakımından istinaf yolunun açık olması
Davanın ya da işin esasına ilişkin hükmün istinafa tabi olmasıdır. Bu hâlde ret talebi hakkındaki merci kararına karşı, tebliğ veya tefhim tarihinden itibaren bir hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir.
Esasa etkili işlem
Reddedilen hâkimin davada yaptığı, davanın sonucunu etkileyebilecek nitelikteki işlemlerdir. Ret sebebinin doğduğu tarihten itibaren yapılan ve ret talebinde bulunan tarafça itiraz edilen işlemler bu kapsamda değerlendirilir. Kapsam dışı kalan usuli işlemler bu tanıma girmez.
Ret sebebinin doğduğu tarih
Hâkimin tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren olgunun ortaya çıktığı andır. Bu tarihten sonra yapılan esasa etkili işlemler, ret kararının kesinleşmesi hâlinde iptal konusu olabilir.

Ret talebine ilişkin kararlara karşı istinaf: hangi şartlar aranır?

  • Ret talebi hakkında merci tarafından karar verilmiş olmalıdır; bu karar ya talebin reddi ya da kabulü yönündedir.
  • Davanın esasına ilişkin hüküm bakımından istinaf yolu açık olmalıdır; aksi hâlde ret talebi hakkındaki merci kararı kesindir ve kanun yoluna başvurulamaz.
  • Ret talebi hakkındaki merci kararına karşı, tebliğ veya tefhim tarihinden itibaren bir hafta içinde istinaf yoluna başvurulmalıdır.
  • İstinaf başvurusunda 347. maddedeki cevap usulü uygulanmaz; istinaf dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmez.
  • Bölge adliye mahkemesi, merci kararının reddine veya kabulüne ilişkin istinaf başvurusunu karara bağlar; bu karar kesindir ve temyiz edilemez.
  • Ret talebinin reddine ilişkin merci kararının bölge adliye mahkemesince uygun bulunmayarak kaldırılması ya da ret talebinin kabulüne ilişkin kararın uygun bulunması hâlinde, ret sebebinin doğduğu tarihten itibaren reddedilen hâkimin yaptığı ve ret talebinde bulunan tarafça itiraz edilen esasa etkili işlemler iptal edilir.

Ret talebine ilişkin kararlara karşı istinaf: hangi sonuçları doğurur?

  • Esas hüküm bakımından istinaf yolu kapalıysa, ret talebi hakkındaki merci kararı kesindir ve bu karara karşı istinaf veya temyiz yoluna başvurulamaz.
  • Esas hüküm bakımından istinaf yolu açıksa, ret talebi hakkındaki merci kararına karşı bir hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir.
  • Bu hâlde istinaf dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmez ve 347. maddedeki cevap süresi uygulanmaz.
  • Bölge adliye mahkemesinin ret talebi hakkındaki istinaf kararı kesindir ve temyiz edilemez.
  • Ret talebinin reddine ilişkin merci kararı bölge adliye mahkemesince uygun bulunmazsa kaldırılır ve ret sebebinin doğduğu tarihten itibaren reddedilen hâkimin yaptığı esasa etkili işlemler iptal edilir.
  • Ret talebinin kabulüne ilişkin merci kararı bölge adliye mahkemesince uygun bulunursa aynı işlemler iptal edilir.
  • İstinaf başvurusunun yapılması, reddedilen hâkimin davaya bakmasını durdurmaz; hâkim istinaf sonucunu beklemeden davaya bakmaya devam eder (bu bilgi m.42/3 ile ilgilidir).

Esas hüküm bakımından istinaf yolu kapalı ile açık arasındaki fark nedir?

Esas hüküm kesin nitelikteyse ret talebi hakkındaki merci kararı da kesindir ve kanun yoluna konu olmaz (m.43/1).

Esas hüküm istinafa tabiyse ret talebi hakkındaki merci kararına karşı bir hafta içinde istinaf yolu açıktır (m.43/2).

İlk durumda ret kararına karşı istinaf yoluna gidilemez; ikinci durumda bir haftalık süre içinde istinaf başvurusu yapılabilir.

Ret talebinin reddi ile ret talebinin kabulü arasındaki fark nedir?

Merci ret talebini reddederse, ret talebinde bulunan taraf bu karara karşı istinaf yoluna başvurabilir.

Merci ret talebini kabul ederse, bu karara karşı da istinaf yoluna başvurulabilir.

Her iki hâlde de istinaf yolu açıktır; bölge adliye mahkemesi reddetme ya da kabul yönünde karar verir.

Bölge adliye mahkemesi kararının uygun bulunması ile bulunmaması arasındaki fark nedir?

Ret talebinin reddine ilişkin merci kararı bölge adliye mahkemesince uygun bulunmayarak kaldırılırsa, ret sebebinin doğduğu tarihten sonra yapılan esasa etkili işlemler iptal edilir.

Ret talebinin kabulüne ilişkin merci kararı bölge adliye mahkemesince uygun bulunursa, aynı işlemler iptal edilir.

Her iki durumda da iptal, davaya daha sonra bakacak hâkim tarafından yapılır; iptal kapsamı işlemin ret sebebi doğduktan sonra yapılmış ve itiraz edilmiş olmasına bağlıdır.

İstinaf başvurusu ile temyiz başvurusu arasındaki fark nedir?

Ret talebi hakkındaki merci kararına karşı istinaf başvurusu 347. madde uyarınca karşı tarafa tebliğ edilmez.

Ret talebi hakkındaki kararın temyizi, 44. maddede ayrı olarak düzenlenmiştir ve bu madde kapsamına girmez.

Ret talebi kararına ilişkin istinaf başvurusunda karşı taraf cevap süresi ile karşılaşmaz; temyiz yolu ise ayrı hükümlere tabidir.

Ret talebine ilişkin kararlara karşı istinaf: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Esas hüküm bakımından istinaf yolunun kapalı olduğu davalarda ret talebi kararına karşı istinaf başvurusu yapılabileceğini düşünmek; bu hâlde karar kesindir.
  • Bir haftalık süreyi iki hafta olarak hesaplamak; 43/2 hükmü bir haftalık süre öngörür.
  • Süreyi yalnızca tebliğ tarihinden başlatmak ve tefhim tarihini hiç dikkate almamak; metin tebliğ veya tefhim tarihinden başlamaktadır.
  • İstinaf dilekçesini karşı tarafa tebliğ etmek ve 347. maddedeki cevap usulünü uygulamak; 43/2 hükmü bu usulü dışlar.
  • Bölge adliye mahkemesinin ret talebi kararına ilişkin kararına karşı temyiz yoluna gitmek; bu karar kesindir ve temyize konu olmaz.
  • Ret talebinin reddine ilişkin istinaf sonucunda reddedilen hâkimin davaya bakmasının durdurulacağını varsaymak; hâkim istinaf sonucunu beklemeden davaya devam eder.
  • Ret sebebinin doğduğu tarihi dikkate almadan, ret talebinden önce yapılan tüm işlemleri iptal etmek; 43/3 yalnızca ret sebebinin doğduğu tarihten sonraki esasa etkili işlemleri kapsar.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Esas hüküm bakımından istinaf yolu açık olan davalarda, ret talebinin reddine ilişkin merci kararına karşı yapılan istinaf başvurusu 43/2 uyarınca esastan reddedilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/812 E., 2025/489 K., 26.02.2025; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/5148 E., 2024/3102 K., 17.12.2024; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/2993 E., 2024/2535 K., 23.10.2024)
  • Ret talebinde bulunan tarafın istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki bölge adliye mahkemesi kararları, 43/2 hükmüne dayandırılarak verilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/2210 E., 2024/1432 K., 07.06.2024; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/992 E., 2024/582 K., 12.03.2024; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/779 E., 2024/397 K., 23.02.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Ret talebinde bulunan taraf, merci kararına karşı istinaf yoluna başvurduğunda, başvurunun bir hafta içinde ve tebliğ veya tefhim tarihinden itibaren yapıldığını ispatlamakla yükümlüdür; tebliğ belgesi bu konuda temel delildir.
  • Esas hüküm bakımından istinaf yolunun açık olup olmadığı, davanın konusu ve değeri ile 341. madde uyarınca belirlenir; bu hususta ispat yükü istinaf yoluna başvuran tarafa aittir.
  • Ret sebebinin doğduğu tarih ile reddedilen hâkimin yaptığı işlemlerin tarihi karşılaştırılarak, işlemin esasa etkili olduğu ve ret talebinde bulunan tarafça itiraz edildiği ispatlanmalıdır; itiraz belgesi ve dava dosyası bu konuda delil niteliğindedir.
  • İstinaf başvurusunda 347. madde uygulanmadığından karşı tarafa tebligat yapılmaz; bu nedenle karşı tarafın cevap süresiyle ilgili bir savunma yapma yükümlülüğü doğmaz.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

HMK m.44 — Ret talebine ilişkin kararların temyizi

Madde, bölge adliye mahkemesi başkan ve üyelerinin reddi talebini inceleyen merci kararlarının temyiz edilip edilemeyeceğini düzenler; esas hüküm bakımından temyiz yolu kapalı ve açık davalar ayrımına göre temyiz süresini ve kesinliği belirler, ayrıca bölge adliye mahkemesi hâkiminin reddine ilişkin kararın bozulması veya onanması hâlinde reddedilen hâkimin esasa ilişkin işlemlerinin iptalini düzenler. Madde, ilk derece hâkiminin reddine ilişkin kararları (m.43) ve ret talebinin geri çevrilmesini (m.41) kapsamaz; bunlar ayrı maddelerde düzenlenmiştir. Ret talebinin geri çevrilmesine karşı yalnızca hükümle birlikte başvurulabileceği, bu madde kapsamında değerlendirilmez (m.41/3). Zabıt kâtibinin reddi (m.45) ve ret sebeplerinin kendisi (m.34, m.36) bu maddenin konusu değildir. Hakimin reddi sonrası esas hüküm temyizinin kendisi de (m.347 kapsamında genel temyiz usulü) bu maddenin dışındadır.

Ret talebine ilişkin kararların temyizi: hangi kavramlar bilinmeli?

Esas hüküm bakımından temyiz yolu
Davanın esasına ilişkin nihai hükmün Yargıtay'a taşınıp taşınamayacağını belirleyen ölçüttür. Ret talebine karşı temyiz yolunun açık olup olmadığı, esas hükmün temyiz edilebilirliğine bağlanmıştır.
Ret talebine ilişkin merci kararı
Hâkimin reddi talebi hakkında, bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi başkan ve üyeleri bakımından verilen kararlardır. Bu kararlar, talebin reddi veya kabulü biçiminde olabilir.
Kesin karar
Esas hüküm bakımından temyiz yolu kapalı davalarda, bölge adliye mahkemesi başkan ve üyelerinin reddine ilişkin kararların başvuru yolu kalmadan kesinleşmesidir. Bu kararlara karşı temyiz yoluna gidilemez.
Esasa ilişkin işlem
Reddedilen hâkimin davanın içeriğine dair yaptığı, ret sebebinin doğumundan sonra gerçekleşen ve ret kararıyla iptali istenebilen yargısal işlemlerdir. Usul işlemleri (ıslah, ikrar gibi taraf işlemleri) bu kapsamda değildir.

Ret talebine ilişkin kararların temyizi: hangi şartlar aranır?

  • Ret talebinin, bölge adliye mahkemesi başkan veya üyelerinden birine karşı yapılmış ve bu merci tarafından karara bağlanmış olması gerekir.
  • Davanın esas hükmü bakımından temyiz yolunun kapalı olup olmadığının belirlenmesi gerekir; kapalı ise verilen merci kararı kesin olur.
  • Esas hüküm bakımından temyiz yolu açık ise, ret talebi hakkındaki karara karşı tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz başvurusu yapılmış olmalıdır.
  • Temyiz edilen kararın Yargıtay tarafından bozulması veya ret talebinin kabulüne ilişkin kararın onanması gerekir ki iptal sonucu doğsun.
  • Esasa ilişkin işlemin, ret sebebinin doğduğu tarihten sonra yapılmış ve ret talebinde bulunan tarafça itiraz edilmiş olması gerekir.

Ret talebine ilişkin kararların temyizi: hangi sonuçları doğurur?

  • Esas hüküm bakımından temyiz yolu kapalı davalarda, bölge adliye mahkemesi başkan ve üyelerinin reddine ilişkin kararlar kesindir ve temyiz edilemez.
  • Esas hüküm bakımından temyiz yolu açık davalarda, ret talebi hakkındaki karara karşı iki hafta içinde temyiz başvurusu yapılabilir.
  • İki haftalık süre içinde temyiz yapılırsa, 347. maddedeki temyiz hükmü uygulanmaz; bu durumda temyiz dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmez.
  • Yargıtay'ın bu husustaki kararı kesindir.
  • Yargıtay'ın bölge adliye mahkemesi hâkiminin reddine ilişkin talebin reddi kararını bozması hâlinde, ret sebebinin doğduğu tarihten sonra reddedilen hâkimin esasa ilişkin işlemleri, davaya sonradan bakacak bölge adliye mahkemesi tarafından iptal olunur.
  • Ret talebinin kabulüne ilişkin kararın Yargıtay tarafından onanması hâlinde de aynı iptal sonucu doğar.
  • Reddedilen hâkimin yaptığı işlem usul niteliğinde ise (ıslah, ikrar gibi taraf işlemleri) iptal kapsamına girmez; iptal yalnız esasa ilişkin işlemlere uygulanır.

Esas hüküm bakımından temyiz yolu kapalı ile açık arasındaki fark nedir?

Temyiz yolu kapalı davalarda, bölge adliye mahkemesi başkan ve üyelerinin reddine ilişkin kararlar kesindir.

Temyiz yolu açık davalarda ret talebi hakkındaki karar, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz edilebilir.

Kapalı davada temyiz yolu hiç açılmaz; açık davada iki haftalık süre içinde Yargıtay'a başvurulabilir.

Ret talebinin reddi ile kabulü arasındaki fark nedir?

Ret talebinin reddine ilişkin kararın temyizi üzerine Yargıtay bozarsa, sonuç ret talebinin yeniden değerlendirilmesidir.

Ret talebinin kabulüne ilişkin kararın Yargıtay tarafından onanması hâlinde, reddedilen hâkimin esasa ilişkin işlemleri iptal edilir.

Bozma ya da onama, reddedilen hâkimin işlemlerinin akıbetini belirler; iptal yalnız onama ya da bozma hâlinde ve esasa ilişkin işlemler bakımından gündeme gelir.

Ret talebine karşı temyiz ile hükümle birlikte kanun yolu arasındaki fark nedir?

Ret talebinin hakkındaki merci kararı, bu madde uyarınca bağımsız olarak temyiz edilebilir.

Ret talebinin geri çevrilmesi kararına karşı ise yalnızca hükümle birlikte başvurulabilir (m.41/3).

Geri çevirme kararı bağımsız temyize konu olmaz; bu madde yalnızca merci kararlarını kapsar.

Ret talebine ilişkin kararların temyizi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Esas hüküm bakımından temyiz yolu açık davayı kapalı sanarak ret talebi kararına karşı temyiz başvurusunu yapmamak; bu durumda iki haftalık süre kaçırılmış olur.
  • İki haftalık süreyi tebliğ tarihi yerine karar tarihinden saymak; süre başlangıcı tebliğ tarihidir.
  • Esas hüküm bakımından temyiz yolu açık davada temyiz dilekçesini karşı tarafa tebliğ etmek; bu hâlde tebliğ yapılmaz.
  • Ret talebinin geri çevrilmesi kararını bu madde kapsamında bağımsız temyize konu olarak değerlendirmek; bu karar yalnızca hükümle birlikte temyiz edilebilir.
  • Yargıtay'ın bozma veya onama kararının sonucunu, bütün işlemlerin iptali olarak yorumlamak; iptal yalnız esasa ilişkin işlemlere uygulanır, usul işlemleri geçerli kalır.
  • Ret sebebinin doğumundan önce yapılan işlemleri iptal kapsamına dahil etmek; iptal yalnız ret sebebinin doğduğu tarihten sonraki işlemlere uygulanır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Esas hükümde temyiz yolu kapalı olan davalarda, bölge adliye mahkemesi üyelerinin reddine ilişkin kararların temyiz edilemeyeceği kabul edilmektedir. (5. Daire, 2023/24063 E., 2024/8113 K., 22.05.2024; 5. Daire, 2023/23821 E., 2024/183 K., 02.02.2024)
  • Ret talebinin geri çevrilmesi kararının, hâkimin davaya devam etmesi nedeniyle hükümle birlikte temyiz edilebileceği kabul edilmektedir. (5. Daire, 2023/23818 E., 2024/94 K., 25.01.2024)
  • Ret talebi hakkında karar verilmeden davanın esasına girilmesi usul yönünden hatalı sayılmaktadır; ret talebinin usulüne uygun incelenmesi gerekmektedir. (5. Daire, 2023/23819 E., 2024/92 K., 25.01.2024)
  • Ret talebinin konusuz kaldığına dair ara kararın, kanun yolu olarak ele alınması gerektiği ve temyiz dilekçesinin itiraz olarak değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (5. Daire, 2023/23820 E., 2024/93 K., 25.01.2024)
  • Esas hüküm bakımından temyiz yolu açık davalarda, iki haftalık sürenin tebliğ tarihinden işlemeye başlayacağı kabul edilmektedir. (5. Daire, 2023/22289 E., 2024/80 K., 24.01.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Ret talebini ileri süren taraf, talebin süresinde ve usulüne uygun yapıldığını ispatla yükümlüdür; ret talebinin tutanağa geçirilmesi veya dilekçeyle yapılması yazılı kayıtla gösterilir.
  • Temyiz başvurusunu yapan taraf, esas hükmün temyiz yolunun açık olduğunu ve iki haftalık sürenin içinde başvurduğunu belgeyle ispatlamakla yükümlüdür; tebliğ belgesi bu konuda temel delildir.
  • Esasa ilişkin işlemin iptalini isteyen taraf, işlemin ret sebebinin doğumundan sonra yapıldığını ve ret talebinde bulunduğunu ve itiraz ettiğini yazılı belge ile ispatlar.
  • Karşı taraf, ret talebinin geri çevrilmesi veya süresinde yapılmaması gibi savunmalarını ileri sürdüğünde, bu hususu kendisi ispatlamakla yükümlüdür; ret talebinin süresinde olmadığını iddia eden taraf bu iddiasını ispat eder.
  • Kapalı davada temyiz yolunun kapalı olduğu savunmasını ileri süren taraf, esas hükmün temyiz edilemeyeceğini kanun ve dava dosyasından ispat eder.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6100 sayılı Kanun m.347: Esas hüküm bakımından temyiz yolu açık olan davalarda, ret talebi hakkındaki karara karşı temyizde 347. maddedeki genel temyiz hükmü uygulanmaz; bu madde ayrı bir usul öngörür.
  • 6100 sayılı Kanun m.41: Ret talebinin geri çevrilmesi kararına karşı yalnızca hükümle birlikte başvurulabilir; bu madde ise merci kararlarını düzenler.
  • 6100 sayılı Kanun m.43: İlk derece mahkemesi hâkim ve başkanına ilişkin ret kararlarının istinaf yolunu düzenler; bu madde bölge adliye mahkemesi başkan ve üyelerini kapsar.
  • 6100 sayılı Kanun m.45: Zabıt kâtibinin reddine ilişkin kararların kesinliğini düzenler; bu maddenin konusu değildir.

HMK m.45 — Zabıt kâtibinin yasaklılığı ve reddi

Madde, davada görevli zabıt katibinin reddini, katibin kendiliğinden çekinmesini ve zabıt katibinin hâkimle birlikte reddi ya da çekinmesi halinde karar mercini düzenler. Zabıt katibi hakkında hâkimin yasaklılık ve ret sebeplerinin uygulanacağını ve bu konuda verilen kararların kesin olduğunu belirtir. Hükümler, davada görevli zabıt katipleri bakımından uygulanır; yazı işleri müdürü, mübaşir ve diğer mahkeme personeli bakımından doğrudan uygulanmaz. Maddede hâkimin yasaklılık ve ret sebeplerinin kendisi düzenlenmemiştir (m.34, m.36). Hâkimin davadan çekinmesi ve reddine ilişkin usul (m.35, m.38 ve devamı) ile zabıt katibinin hukuki sorumluluğu ve devlet tazminatı (m.46-49) bu maddede düzenlenmez. Ret talebinin reddi halinde ve sonrasında yapılacak işlemlerin iptali gibi hususlar da bu maddenin kapsamı dışındadır.

Zabıt kâtibinin yasaklılığı ve reddi: hangi kavramlar bilinmeli?

Zabıt katibi
Duruşma ve keşif gibi hâkim huzurundaki işlemlerde tutanağı tutan, imzalayan ve gerekçeli kararı yazan mahkeme personelidir. Yazı işleri müdüründen ayrı olarak bu maddenin kapsadığı kişidir.
Yasaklılık
Hâkimin davadan kendiliğinden uzak durmasını gerektiren, kanunda sayılan hâllerdir. Madde 34'te düzenlenen bu hâller, zabıt katibi bakımından da aynen geçerlidir ve katip bunlara dayanarak çekinebilir.
Ret
Taraflardan birinin, kanunda sayılan sebeplerden birine dayanarak ilgili personelin davaya bakmasını engellemek için yaptığı talepten ibarettir. Zabıt katibi bakımından ret sebepleri, madde 36'da hâkim için sayılan sebeplerle aynıdır.
Çekinme
Zabıt katibinin, yasaklılık sebebi bulunduğunu kendisinin bildirerek görevden ayrılmasıdır. Ret talebinden farklı olarak talep taraftan değil, katipten gelir.
Kesin karar
Verildiği mercii bağlayan ve kanun yoluna konu edilemeyen karardır. Bu maddede ret talebi ve çekinme hakkındaki kararların kesin olduğu belirtilmiştir.

Zabıt kâtibinin yasaklılığı ve reddi: hangi şartlar aranır?

  • Davada zabıt katibinin görev yapıyor olması gerekir.
  • Ret talebinde bulunulacaksa, talep 34 veya 36. maddelerde sayılan sebeplerden birine dayanmalıdır.
  • Çekinme için zabıt katibinin 34. maddedeki yasaklılık sebeplerinden birini bildirmesi gerekir; çekinme 36. maddedeki ret sebebine dayanamaz.
  • Katibin çekinmesi halinde, katip çekinmek zorunda değildir; yasaklılık sebebinin varlığı hâlinde çekinmek zorunda olduğu görüşü de bulunmaktadır.
  • Hâkimle birlikte ret veya çekinme isteniyorsa, aynı işte her iki talebin birlikte ileri sürülmüş olması gerekir.

Zabıt kâtibinin yasaklılığı ve reddi: hangi sonuçları doğurur?

  • Ret talebi zabıt katibinin görev yaptığı mahkeme tarafından karara bağlanır ve bu karar kesindir.
  • Zabıt katibinin çekinmesi halinde gereken karar, görev yaptığı mahkeme tarafından verilir.
  • Aynı işte hâkimle birlikte ret veya çekinme isteniyorsa, karar hâkim hakkında ret veya çekinmeyi inceleyecek olan merci tarafından her iki kişi hakkında birlikte verilir.
  • Birlikte ret halinde karar mercii hâkime göre belirlendiğinden, zabıt katibinin bulunduğu mahkemenin kararı yerine bu merci kararı geçerlidir.
  • Ret talebi reddedilirse katip görevine devam eder.

Zabıt katibinin ret talebi ile zabıt katibinin kendiliğinden çekinmesi arasındaki fark nedir?

Taraf, 34 ve 36. maddelerdeki sebeplerden birine dayanarak zabıt katibinin reddini talep eder; ret talebi zabıt katibinin görev yaptığı mahkemece karara bağlanır.

Zabıt katibi, 34. maddedeki sebeplerden birini bildirerek kendiliğinden görevden çekinir; bu halde gereken karar yine görev yaptığı mahkemece verilir.

İki halde de karar veren merci aynıdır; ancak ret talebi taraf tarafından yapılır, çekinme ise katibin kendi bildirimine dayanır.

Tek başına zabıt katibi ile hâkimle birlikte reddi veya çekinmesi arasındaki fark nedir?

Talep yalnızca zabıt katibi hakkındaysa karar, görev yaptığı mahkeme tarafından verilir.

Aynı işte hem hâkim hem zabıt katibi hakkında ret veya çekinme isteniyorsa, hâkim hakkında ret veya çekinmeyi inceleyecek merci her ikisi hakkında karar verir.

Karar mercii hâkimin durumuna göre belirlenir; katibin görev yaptığı mahkemenin kararı yerine hâkimin reddini inceleyen merciin kararı geçer.

Zabıt kâtibinin yasaklılığı ve reddi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Zabıt katibinin çekinmesini, hâkimin çekinme usulü gibi ayrı bir kararla değerlendirmek; katip hakkındaki kararın görev yaptığı mahkemeye ait olduğunu gözden kaçırmak.
  • Hâkimle birlikte ret hâlinde de görev yaptığı mahkemenin karar vereceğini sanmak; oysa karar hâkime göre belirlenen merciye aittir.
  • Madde 36'daki ret sebeplerini katip için de yasaklılık sebebi saymak; sebeplerin ayrımını yapmadan 34 ve 36'yı birbirinin yerine kullanmak.
  • Zabıt katibinin 34. maddedeki yasaklılık sebebi bulunmasına rağmen çekinmek zorunda olduğunu sanmak; kanun 'çekinebilir' demektedir.
  • Ret kararına kanun yoluna başvurulabileceğini düşünmek; kararın kesin olduğunu gözden kaçırmak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Zabıt katibinin reddi talebinde karar mercii, katibin görev yaptığı mahkemedir ve bu karar kesindir. (7. Hukuk Dairesi, 2012/8830 E., 2013/9915 K., 28.05.2013)
  • Zabıt katibinin 34. maddedeki sebeple çekinmesi halinde karar yine görev yaptığı mahkemeye aittir. (5. Hukuk Dairesi, 2025/3829 E., 2025/7900 K., 20.05.2025)
  • Hâkim ile birlikte katibin reddi istendiğinde karar mercii hâkim hakkında karar verecek merci olarak belirlenir ve karar her ikisi hakkında verilir. (5. Hukuk Dairesi, 2025/3829 E., 2025/7900 K., 20.05.2025)
  • Tanık olarak dinlenmiş kişinin aynı davada zabıt katipliği yapması, usulüne aykırılık nedeniyle bozma sebebi sayılmıştır. (16. Hukuk Dairesi, 2013/10103 E., 2014/1035 K., 11.02.2014)
  • Zabıt katibinin reddi ile ilgili kararlarda kesinlik ilkesi, 6100 sayılı Kanun'un 45. maddesinin uygulanmasında esas alınmaktadır. (5. Daire, 2018/5274 E., 2022/235 K., 07.02.2022)

Nasıl ispat edilir?

  • Ret talebinde bulunan taraf, dayandığı 34 veya 36. maddedeki sebebin varlığını ispatlamakla yükümlüdür.
  • Yasaklılık veya ret sebebi, dosya içeriği, tutanaklar ve tanık beyanları ile ortaya konabilir; sebebin varlığı ispat edilemezse talep reddedilir.
  • Çekinme halinde ispat yükü katibin bildirdiği sebebin doğruluğunda olup, bildirim yazılı olarak yapılmalıdır.
  • Hâkim ile birlikte ret istendiğinde, hâkim hakkındaki sebebin ayrıca ispatlanması gerekir; katip hakkındaki sebeple birlikte değerlendirilir.
  • Ret talebinin reddi kararına karşı kanun yolu kapalı olduğundan, karar öncesinde delillerin eksiksiz sunulması gerekir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6100 sayılı Kanun m.34: Hâkimin davadan yasaklılık hâlleri düzenlenmiştir. Zabıt katibi bu sebeplere dayanarak çekinebilir ve bu sebepler katip bakımından ret sebebi de sayılır.
  • 6100 sayılı Kanun m.36: Hâkimin reddini gerektiren sebepleri sayar. Taraflar zabıt katibinin reddini bu sebeplere dayanarak talep edebilir.
  • 6100 sayılı Kanun m.37: Hâkim için düzenlenen çekinme, ret ve karar mercii hükümlerinin zabıt katipleri hakkında da uygulanacağını belirtir; bu maddeyle yakın bağlantılıdır.

Süreler

SüreMaddeHüküm
bir haftam.38Karşı taraf bir hafta içinde cevap verebilir.
iki haftam.42(8) Disiplin para cezasının tahsili için, davaya bakan mahkeme, dosyanın geliş tarihinden başlayarak iki hafta içinde gereğini yapar.
iki haftam.43(2) Esas hüküm bakımından istinaf yolu açık bulunan dava ve işlerde ise ret talebi hakkındaki merci kararlarına karşı (…) tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir; bu hâlde 347 nci madde hükmü uygulanmaz.
iki haftam.44(2) Esas hüküm bakımından temyiz yolu açık bulunan dava ve işlerde ise ret talebi hakkındaki karar, (…) tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz edilebilir.

Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.

Konuda geçen kararlar

55 karar
  1. Hukuk Genel Kurulu, 2022/332 E., 2023/358 K., 26.04.2023
    İlgili madde: m.41
  2. Hukuk Genel Kurulu, 2013/2379 E., 2014/116 K., 19.02.2014
    İlgili madde: m.34
  3. 10. Hukuk Dairesi, 2025/15319 E., 2026/924 K., 05.02.2026
    İlgili madde: m.45
  4. 10. Hukuk Dairesi, 2024/13009 E., 2025/15907 K., 24.11.2025
    İlgili madde: m.37
  5. 3. Hukuk Dairesi, 2025/2414 E., 2025/5517 K., 20.11.2025
    İlgili madde: m.37
  6. 3. Hukuk Dairesi, 2025/1954 E., 2025/5385 K., 17.11.2025
    İlgili madde: m.39
  7. 5. Hukuk Dairesi, 2025/14297 E., 2025/13920 K., 03.11.2025
    İlgili madde: m.40
  8. 5. Hukuk Dairesi, 2025/11317 E., 2025/13927 K., 03.11.2025
    İlgili madde: m.40
  9. 5. Hukuk Dairesi, 2025/10185 E., 2025/13626 K., 27.10.2025
    İlgili madde: m.40
  10. 10. Hukuk Dairesi, 2025/9490 E., 2025/12094 K., 18.09.2025
    İlgili madde: m.37
Diğer 45 karar
  1. 5. Hukuk Dairesi, 2025/4498 E., 2025/8770 K., 16.06.2025
    İlgili madde: m.40
  2. 5. Hukuk Dairesi, 2025/3829 E., 2025/7900 K., 20.05.2025
    İlgili madde: m.35, m.37, m.39, m.40, m.45
  3. 10. Hukuk Dairesi, 2025/4758 E., 2025/7343 K., 30.04.2025
    İlgili madde: m.35
  4. 10. Daire, 2021/5010 E., 2025/1991 K., 14.04.2025
    İlgili madde: m.34
  5. 10. Daire, 2021/6437 E., 2025/1994 K., 14.04.2025
    İlgili madde: m.34
  6. 10. Daire, 2021/5503 E., 2025/1992 K., 14.04.2025
    İlgili madde: m.34
  7. 3. Hukuk Dairesi, 2024/2960 E., 2025/2045 K., 10.04.2025
    İlgili madde: m.35
  8. 10. Hukuk Dairesi, 2024/15085 E., 2025/4397 K., 18.03.2025
    İlgili madde: m.37
  9. 7. Hukuk Dairesi, 2024/3561 E., 2025/1114 K., 26.02.2025
    İlgili madde: m.37
  10. 9. Hukuk Dairesi, 2024/14111 E., 2024/15902 K., 05.12.2024
    İlgili madde: m.39
  11. 9. Hukuk Dairesi, 2024/14115 E., 2024/15903 K., 05.12.2024
    İlgili madde: m.39
  12. 2. Hukuk Dairesi, 2024/2967 E., 2024/7796 K., 23.10.2024
    İlgili madde: m.39
  13. 8. Daire, 2024/3839 E., 2024/4395 K., 10.09.2024
    İlgili madde: m.34, m.35
  14. 8. Daire, 2024/3207 E., 2024/4101 K., 04.07.2024
    İlgili madde: m.34
  15. 5. Daire, 2023/24063 E., 2024/8113 K., 22.05.2024
    İlgili madde: m.44
  16. 5. Daire, 2023/23821 E., 2024/183 K., 02.02.2024
    İlgili madde: m.44
  17. 5. Daire, 2023/23818 E., 2024/94 K., 25.01.2024
    İlgili madde: m.44
  18. 5. Daire, 2023/23819 E., 2024/92 K., 25.01.2024
    İlgili madde: m.44
  19. 5. Daire, 2023/23820 E., 2024/93 K., 25.01.2024
    İlgili madde: m.44
  20. 5. Daire, 2023/22289 E., 2024/80 K., 24.01.2024
    İlgili madde: m.44
  21. 5. Hukuk Dairesi, 2022/11910 E., 2023/1779 K., 27.02.2023
    İlgili madde: m.40
  22. 5. Daire, 2018/5274 E., 2022/235 K., 07.02.2022
    İlgili madde: m.45
  23. 16. Hukuk Dairesi, 2013/10103 E., 2014/1035 K., 11.02.2014
    İlgili madde: m.45
  24. 7. Hukuk Dairesi, 2012/8830 E., 2013/9915 K., 28.05.2013
    İlgili madde: m.45
  25. 3. Hukuk Dairesi, 2012/9001 E., 2012/14015 K., 31.05.2012
    İlgili madde: m.45
  26. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2025/1358 E., 2026/502 K., 30.03.2026
    İlgili madde: m.36
  27. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2025/1381 E., 2026/468 K., 17.03.2026
    İlgili madde: m.36
  28. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2025/1966 E., 2026/699 K., 12.03.2026
    İlgili madde: m.36
  29. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/1563 E., 2026/407 K., 06.03.2026
    İlgili madde: m.36
  30. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/1673 E., 2026/277 K., 25.02.2026
    İlgili madde: m.41
  31. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2024/1023 E., 2025/982 K., 16.05.2025
    İlgili madde: m.36
  32. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/812 E., 2025/489 K., 26.02.2025
    İlgili madde: m.43
  33. İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/85 E., 2025/74 K., 30.01.2025
    İlgili madde: m.39
  34. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/54 E., 2025/34 K., 14.01.2025
    İlgili madde: m.41
  35. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/5148 E., 2024/3102 K., 17.12.2024
    İlgili madde: m.43
  36. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/2993 E., 2024/2535 K., 23.10.2024
    İlgili madde: m.43
  37. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/2210 E., 2024/1432 K., 07.06.2024
    İlgili madde: m.43
  38. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/992 E., 2024/582 K., 12.03.2024
    İlgili madde: m.43
  39. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/779 E., 2024/397 K., 23.02.2024
    İlgili madde: m.43
  40. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/2775 E., 2023/1762 K., 17.10.2023
    İlgili madde: m.41
  41. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2023/733 E., 2023/987 K., 05.10.2023
    İlgili madde: m.35
  42. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, 2023/592 E., 2023/965 K., 27.09.2023
    İlgili madde: m.41
  43. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2023/513 E., 2023/629 K., 12.04.2023
    İlgili madde: m.36
  44. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/571 E., 2023/377 K., 09.03.2023
    İlgili madde: m.41
  45. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi, 2020/341 E., 2020/485 K., 17.12.2020
    İlgili madde: m.35

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 22.07.2020 (m.38).

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 2. Hakimin Yasaklılığı, Reddi, Hukuki Sorumluluğu bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış