TMK Madde 824II. Oturma hakkının kapsamı
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu
Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.
Kısaca
TMK m.824, oturma (sükna) hakkının kapsamını hak sahibinin kişisel ihtiyaçlarına göre belirler; hak sahibinin ailesi ve ev halkıyla birlikte oturmasını ve binanın yalnızca bir bölümü üzerinde hakkı bulunanın ortaklaşa kullanılan yerlerden yararlanmasını düzenler. Hüküm, şahsa bağlı bir irtifak olan oturma hakkı sahibi gerçek kişi bakımından uygulanır.
Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.
Oturma hakkının kapsamı, genel olarak hak sahibinin kişisel ihtiyaçlarına göre belirlenir.
Oturma hakkı sahibi, hakkın şahsına özgülendiği açıkça belirtilmedikçe, bina veya onun bir bölümünde ailesi ve ev halkı ile birlikte oturabilir.
Binanın bir bölümü üzerinde oturma hakkına sahip olan kimse, ortaklaşa kullanmaya özgülenen yerlerden de yararlanabilir.
Bu maddedeki kavramlar
- Oturma hakkı
- Aile ve ev halkı
- Kişisel ihtiyaç ölçüsü
- Ortaklaşa kullanılmaya özgülenen yerler
- Şahsa özgülenme
Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.
Bu maddeye özel soru
Malik (A), kendisine ait taşınmaz üzerinde arkadaşı (B) lehine, taşınmazın tamamından konut olarak yararlanma yetkisi veren bir oturma hakkı tesis etmiştir. Bir süre sonra (B), kendisi de konutta yaşamaya devam etmekle birlikte, masraflarını karşılamak amacıyla boş olan odalardan birini öğrenci (C)'ye kiralamak üzere bir kira sözleşmesi akdetmiştir. Taraflar, sözleşmenin geçerliliği konusunda tereddüde düşmüşlerdir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ve ilgili mevzuat hükümleri göz önüne alındığında, oturma hakkı sahibi (B) ile (C) arasında akdedilen bu kira sözleşmesinin hukuki niteliği hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A) Malik (A)'nın yazılı rızası alınırsa, Türk Borçlar Kanunu'nun konut kiralarına ilişkin alt kira hükümleri uyarınca sözleşme geçerlilik kazanır.
- B) Oturma hakkı, intifa hakkının özel bir türü olduğundan ve kanunda aksine hüküm bulunmadıkça intifa hakkı hükümlerine tabi olduğundan, intifa hakkı sahibi gibi (B) de taşınmazı kiraya verebilir.
- C) Oturma hakkı, hakkın şahsına sıkı surette bağlı, devri ve mirasçılara intikali mümkün olmayan bir hak olduğundan, hakkın kullanımının kısmen dahi olsa başkasına bırakılmasına yönelik kira sözleşmesi geçersizdir.
- D) Oturma hakkı sahibi, hakkın konusu olan konutun tamamını kiraya veremez ise de, kendisi de yararlanmaya devam ettiği sürece bir bölümünü kiraya verebilir; bu nedenle sözleşme geçerlidir.
- E) Türk Borçlar Kanunu'nun 366. maddesi gereğince kiraya veren için bir zarar doğurmadığı sürece taşınmazın bazı yerlerinin kiralanması mümkün olduğundan, yapılan sözleşme geçerlidir.