Özel borç ilişkileri
Yayım sözleşmesi
Kısaca
TBK m.487, yayım sözleşmesinin tanımını düzenler. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 488. maddesi, yayım sözleşmesinin geçerlilik şeklini düzenler; yayım sözleşmesinin geçerliliğinin yazılı şekle bağlanmasını öngörür. TBK m.489, yayım sözleşmesinde eser sahibinin haklarının yayımcıya geçişinin ölçüsünü (sözleşmenin ifasının gerektirdiği ölçüde ve süreyle) ve yayımlatanın yayımcıya karşı garanti sorumluluğunu düzenler.
Kapsam
Bu konu, Türk Borçlar Kanunu m.487–501 hükümlerini kapsar.
- TBK m.487Tanımı
- TBK m.488Şekli
- TBK m.489Yayımlatma hakkının geçişi ve sorumluluk
- TBK m.490Yayımlatanın tasarruf hakkı
- TBK m.491Basım sayısı ve baskı adedinin belirlenmesi
- TBK m.492Çoğaltma ve dağıtım
- TBK m.493Düzeltme ve iyileştirme
- TBK m.494Birarada basım ve ayrı ayrı yayım
- TBK m.495Çeviri hakkı
- TBK m.496Bedelin belirlenmesi
- TBK m.497Bedelin ödenme zamanı, satış hesapları ve bedelsiz alma hakkı
- TBK m.498Eserin yok olması
- TBK m.499Basılanın yok olması
- TBK m.500Kişisel sebeplerle sona ermesi
- TBK m.501Sipariş üzerine yayım sözleşmesi
TBK m.487 — Tanımı
TBK m.487, yayım sözleşmesinin tanımını düzenler. Maddede, bir fikir ve sanat eseri sahibinin veya halefinin eseri yayımcıya bırakması ile yayımcının eseri çoğaltarak yayımlamayı üstlenmesi unsurları yer alır. Kural, eser sahibi ile yayımcı arasındaki ilişkiye uygulanır. Madde yayım sözleşmesinin şeklini, tarafların edimlerinin ayrıntısını, hakların geçişini, telif bedelini ve sözleşmenin sona ermesini düzenlemez; bunlar m.488 (yazılı şekil), m.489 (hakların geçişi ve garanti sorumluluğu), m.491 (sözleşmenin içeriği), m.496 (telif bedeli) ve izleyen hükümlerde yer alır. Eser sözleşmesi ile yayım sözleşmesinin ayrımı ve yayım sözleşmesinin yetkili mahkemesi gibi konular da bu maddenin kapsamı dışındadır.
Tanımı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yayımlatan
- Eser sahibi ya da onun hukuki halefi olup, eseri yayımlanmak üzere yayımcıya bırakan taraftır. Halef, eser sahibinden hak devralmış kişidir; eser sahibi dışındaki kişiler bu sıfatla sözleşmenin tarafı olamaz.
- Yayımcı
- Yayımlatandan bırakılan eseri çoğaltarak yayan taraftır. Yayım sözleşmesinde iş gören taraf yayımcıdır; yalnızca çoğaltıp eser sahibine teslim eden kişi yayımcı sayılmaz.
- Fikir ve sanat eseri
- Sözleşmenin konusunu oluşturan, eser sahibinin hukuki korumaya konu ürünüdür. Madde, konuyu eski düzenlemedeki 'edebi ve sınai eser' ile sınırlamayıp fikir ve sanat eserlerine genişletmiştir; bilimsel eserler de kapsama girer.
- Çoğaltma
- Eserin aslından ya da nüshasından birden fazla örnek çıkarılmasıdır. Çoğaltılacak adet önemli değildir; yeni örneklerin yapılması yeterlidir. Çoğaltma tekniği de önemli değildir.
- Yayma
- Çoğaltılmış nüshaların kamuya dağıtılmasıdır. Yayımcının eseri yalnızca çoğaltması yetmez, yaymayı da üstlenmesi gerekir; dağıtım yöntemi önemli değildir.
Tanımı: hangi şartlar aranır?
- Sözleşmenin konusunun bir fikir ve sanat eseri olması gerekir; eser FSEK anlamında korunan bir ürün olmalıdır.
- Eser sahibinin veya halefinin, eseri yayımlanmak üzere yayımcıya bırakma yükümlülüğü üstlenmesi gerekir.
- Yayımcının eseri çoğaltarak yayımlamayı üstlenmesi gerekir; yalnızca çoğaltıp teslim etmek yayım sözleşmesi sayılmaz.
- Yayımcının edim yükümlülüğünün hem çoğaltma hem yayma olması gerekir; yalnız çoğaltma yeterli değildir.
- Sözleşmenin geçerliliği için yazılı şekil aranır (m.488); bu unsur tanım maddesinde değil, izleyen maddede düzenlenmiştir.
- Telif bedeli tanım unsuru değildir; aksi kararlaştırılmadıkça yayımcı telif bedeli öder (m.496).
Tanımı: hangi sonuçları doğurur?
- Madde koşullarına uyan sözleşme yayım sözleşmesi niteliğinde olur ve bu sözleşmeye yayım sözleşmesine ilişkin hükümler uygulanır.
- Yayımcının yalnızca çoğaltma üstlendiği, yaymayı üstlenmediği hallerde sözleşme yayım sözleşmesi sayılmaz; eser sözleşmesi hükümlerine bağlanabilir.
- Eser sahibinin çoğaltma ve yayma hakkını devretmediği durumda yayımcının yayım yükümlülüğünü yerine getirmesi için dayanağı bulunmaz.
- Sözleşme ivazlı ve iki tarafa borç yükleyici niteliktedir; telif bedeli aksi kararlaştırılmamışsa yayımcının borcudur (m.496).
Yayım sözleşmesi ile eser sözleşmesi arasındaki fark nedir?
Yayım sözleşmesinde yayımcı, eser sahibinden çoğaltma ve yayma hakkını devralır ve eseri çoğaltıp yayar.
Eser sözleşmesinde yüklenici, iş sahibine bir eser yaratır veya inşa eder; eser sahibinin mali haklarının devri zorunlu değildir.
Eser sahibinden mali hakların devri ve yayma yükümlülüğü, sözleşmenin yayım sözleşmesi sayılıp sayılmayacağını belirler. Yalnızca çoğaltıp teslim eden sözleşme yayım sözleşmesi değil, eser sözleşmesidir.
Eser sahibi (yayımlatan) ile yayımcı arasındaki fark nedir?
Eser sahibi veya halefi, eseri bırakan ve mali haklarını devreden taraftır.
Yayımcı, eseri çoğaltan ve yayan, bu iş karşılığında telif bedeli ödeyen taraftır.
Taraflardan birinin sıfatı eksikse ya da yayma üstlenilmemişse madde kapsamında bir yayım sözleşmesi kurulmamış olur.
Eser sahibinin mali hak devri ile eserin lisanslanması veya işleme hakkının devri arasındaki fark nedir?
Yayım sözleşmesinde amaç, eseri çoğaltıp yayımlamaktır ve yayımcı bu işi kendisi yürütür.
Eser sahibi mali hakkın kendisini ya da kullanım hakkını (lisansı) başkasına devrederse, çoğaltma ve yayma edimi yoktur.
Bu hallerde ortada yayım sözleşmesi değil, mali hakkın veya kullanım hakkının devri sözleşmesi bulunur.
Tanımı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Yayım sözleşmesini yalnızca eserin çoğaltılıp eser sahibine teslim edilmesi olarak değerlendirmek; bu durumda yayma edimi bulunmadığı için sözleşme yayım sözleşmesi değil, eser sözleşmesidir.
- Eski BK m.372'deki 'edebi ve sınai eser' ifadesini bugün de geçerli saymak; m.487 konuyu fikir ve sanat eseri olarak genişletmiştir.
- Eser sahibinin mali hakkını başkasına lisans veya işleme hakkı olarak devretmesini yayım sözleşmesi saymak; bu durumda çoğaltma ve yayma edimi olmadığından farklı bir sözleşme ortaya çıkar.
- Telif bedelini tanım unsuru saymak; bedel yayım sözleşmesinin zorunlu unsuru değildir, aksi kararlaştırılmadıkça m.496 uyarınca ödenir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Eserin kavramı için TBK'da bir tanım bulunmadığı, FSEK'teki eser tanımının esas alınacağı kabul edilmektedir. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2022/807 E., 2022/1257 K., 15.09.2022)
- Yayım sözleşmesinin iddia edildiği uyuşmazlıklarda, sözleşmenin bir yayım sözleşmesi mi yoksa başka bir sözleşme mi olduğu, tarafların edimlerine ve devredilen haklara bakılarak belirlenmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/2771 E., 2024/5260 K., 26.06.2024)
- Mali hakların devri ve çoğaltma ile yayma yükümlülüğü birlikte aranmakta, yalnızca biri bulunan sözleşmelerin yayım sözleşmesi sayılmadığı görülmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/2771 E., 2024/5260 K., 26.06.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Yayım sözleşmesi olduğunu iddia eden taraf, sözleşmenin konusunun bir fikir ve sanat eseri olduğunu ve eser sahibinin eseri yayımlanmak üzere bıraktığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Yayımcının çoğaltma ve yayma üstlenmesi, sözleşme metni, yazışmalar ve tarafların davranışlarıyla ispatlanır.
- Karşı taraf sözleşmenin yayım sözleşmesi olmadığını ileri sürerse, devredilen hakların ve üstlenilen edimlerin farklı olduğunu ispatlamalıdır.
- Yazılı şekil zorunluluğu nedeniyle sözleşmenin varlığı ve içeriği yazılı belgeyle ispatlanmalıdır (m.488).
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.488: Yayım sözleşmesinin geçerlilik şeklini, yani yazılı şekli düzenler; tanım maddesinde yer alan sözleşmenin geçerliliği bu hükme bağlıdır.
- 6098 sayılı Kanun m.489: Eser sahibinin hakların sözleşmenin ifasının gerektirdiği ölçüde ve süreyle yayımcıya geçmesini ve hakların varlığından sorumluluğu düzenler; tanımdaki 'çoğaltarak yayımlama' edimine dayanak oluşturur.
- 6098 sayılı Kanun m.491: Sözleşmenin geçerlilik koşuluna dair içerik şartını, yani süre veya baskı adedinin kararlaştırılmasını düzenler.
- 6098 sayılı Kanun m.496: Yayımcının telif bedeli ödeme borcunu düzenler; tanımda bedel unsuru yer almadığı için bu hüküm tanımı tamamlar.
- 6098 sayılı Kanun m.470: Eser sözleşmesine ilişkin genel hükümleri içerir; yayım sözleşmesinin ayrıldığı ve yalnızca çoğaltıp teslim edilmesi hâlinde uygulanabilen hükümlerdir.
- 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu m.52: Eser sahibinin mali haklarının devrine ilişkin şekil ve kapsam kurallarını içerir; yayım sözleşmesinde devredilen hakların dayanağıdır.
TBK m.488 — Şekli
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 488. maddesi, yayım sözleşmesinin geçerlilik şeklini düzenler; yayım sözleşmesinin geçerliliğinin yazılı şekle bağlanmasını öngörür. Hüküm, yayım sözleşmesinin taraflarını, yani eser sahibi ile yayımcıyı kapsar. Maddede yazılı şeklin türü, şeklin içeriği, imza ve yazının biçimi ayrıca düzenlenmemiştir; bunlar genel şekil hükümlerinden (TBK m.12 vd.) izlenir. Madde, yayım sözleşmesinin eser sahibine ödenecek bedeli, sözleşmenin devrini, hak sahipliğinin tespitini ve sona ermesini düzenlemez; bu konular Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda ve yayım sözleşmesinin diğer hükümlerinde yer alır.
Şekli: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yayım sözleşmesi
- Eser sahibinin bir eserini çoğaltma ve yayma amacıyla yayımcıya devretmeyi, yayımcının da bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Sözleşmenin konusu eserin yayımlanmasıdır; sözleşmenin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır.
- Yazılı şekil (geçerlilik şekli)
- Sözleşmenin geçerli kurulabilmesi için yazılı biçimde yapılmasının zorunlu olduğu şekil türüdür. Şekle uyulmaması sözleşmeyi geçersiz kılar; yalnızca ispat kolaylığı sağlayan şekil bu kapsama girmez.
- Adi yazılı şekil
- Yazılı metnin taraflarca imzalanmasıyla gerçekleşen, noter onayı gerektirmeyen şekildir. Madde metni yazılı şekli belirtir; adi yazılı şekil genel hükümlerden anlaşılır.
Şekli: hangi şartlar aranır?
- Sözleşmenin yayım sözleşmesi niteliğinde olması, yani eserin çoğaltılması ve yayılması amacıyla yapılmış bulunması gerekir.
- Sözleşmenin yazılı şekilde yapılmış olması gerekir.
- Yazılı metnin, sözleşmeyi oluşturan irade beyanlarını içermesi ve taraflarca imzalanması gerekir (adi yazılı şekil için genel hükümler).
Şekli: hangi sonuçları doğurur?
- Yazılı şekle uyulmayan yayım sözleşmesi geçersizdir ve taraflara ifa borcu doğurmaz.
- Yazılı şekil koşulu gerçekleştiğinde sözleşme geçerli olarak kurulmuş olur.
- Yazılı şeklin geçerlilik şekli olması, tarafların sözleşmeyi sonradan yazılı hale getirmeyi kararlaştırmış olmasını tek başına sonuçsuz bırakmaz; yazılı şekle uyulmadıkça sözleşme geçerli olmaz.
- Maddede yer alan şekil şartı emredicidir; tarafların bu şartı sözleşmeyle değiştirmesi veya kaldırması mümkün değildir.
Geçerlilik şekli ile ispat şekli arasındaki fark nedir?
Yazılı şekil geçerlilik şekli ise, yazılı biçime uyulmayan sözleşme hiç doğmamış veya geçersiz sayılır.
Yazılı şekil yalnızca ispat kolaylığı için kararlaştırılmışsa sözleşme şekle uyulmadan da geçerli kalır.
Yayım sözleşmesinde yazılı şekil kanunun emri olduğundan geçerlilik şeklidir; ispat kolaylığı amacı ileri sürülerek şekil şartından kurtulunamaz.
Şekli: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Yayım sözleşmesinin yazılı şekle tabi olduğu hâlde ispat kolaylığı amacıyla kararlaştırılmış şekil sanmak; bu maddede şekil geçerlilik şeklidir.
- Yazılı şekli yalnızca metnin yazılmış olmasıyla yetinmiş sayıp imzanın bulunup bulunmadığını incelememek.
- Yazılı şekil eksikliğini ifa, tanık veya fiili uygulama ile sonradan tamamlanabilir saymak.
- Yayım sözleşmesini sıradan bir eser sözleşmesi gibi değerlendirip şekil şartını aramamak.
Nasıl ispat edilir?
- Yazılı şeklin varlığını ileri süren taraf, sözleşmenin yazılı metninin ve taraflarca imzalanmış olduğunu ispatlamalıdır.
- Yazılı şekle uyulmadığını ileri süren taraf, bu iddiasını yazılı belgenin bulunmadığı yönünde ispatlamalıdır.
- Yayım sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmadığı durumda, sözleşmeye dayanan tarafın bu sözleşmenin geçerliliğini ispat etmesi mümkün değildir; yazılı şeklin yerini tanık gibi delillerle tamamlamak geçerlilik şeklinde kabul edilmez.
- Yazılı belge sözleşmenin tek geçerli şekil kaynağı olduğundan, yazılı metnin kaybolması halinde ispat, metnin varlığının ve imzanın ispatı ile yapılmalıdır (genel hükümler).
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.12: Genel geçerlilik şekli kuralını ve şekle aykırılığın sonucunu düzenler; 488. madde bu genel kuralın yayım sözleşmesi bakımından uygulamasıdır.
- 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu m.51: Gerekçede belirtildiği üzere, yayım sözleşmesinin yazılı şekle bağlanmasının kaynağı olan düzenlemedir; malî haklara dair sözleşmelerin yazılı yapılmasını ve hakların ayrı ayrı gösterilmesini öngörür.
TBK m.489 — Yayımlatma hakkının geçişi ve sorumluluk
Bu madde, yayım sözleşmesinde eser sahibinin haklarının yayımcıya geçişinin ölçüsünü (sözleşmenin ifasının gerektirdiği ölçüde ve süreyle) ve yayımlatanın yayımcıya karşı garanti sorumluluğunu düzenler. Yayımlatanın, sözleşme anında eseri yayımlatma hakkının bulunmamasından ve eser korunuyorsa telif hakkının bulunmamasından sorumluluğu ile bir eserin başka yayımcıya bırakılmış ya da yayımlatanın bilgisi altında yayımlanmış olması halinde bildirim yükümlülüğü bu maddenin konusudur. Madde, yayımlatan ile yayımcı arasındaki ilişkiye uygulanır. Yayımlatanın sözleşme konusu eser üzerindeki tasarruf sınırlarını (m.490), yayımlayanın çoğaltma ve yayma borcunu ve baskı sayısını (m.491 ve devamı), eserin toplu veya ayrı basımına ilişkin yasakları (m.494), eserin yok olmasında telif bedelini (m.498) düzenlemez. Ayrıca FSEK m.53'te yer alan mali hak devri ve kullanma ruhsatı sorumluluğu ile zamanaşımı ve usul yönleri bu maddenin kapsamı dışındadır.
Yayımlatma hakkının geçişi ve sorumluluk: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yayım sözleşmesi
- Eser sahibinin ya da hukuki halefinin eserini yayımlanmak üzere yayımcıya bıraktığı, yayımcının ise eseri çoğaltıp yaymayı üstlendiği sözleşmedir. Bu maddenin sorumluluk hükmü, sözleşme kurulduktan sonra doğan ilişkiye ilişkin bir garanti sorumluluğu getirir.
- Sözleşmenin ifasının gerektirdiği ölçüde ve süre
- Eser sahibinin haklarının yayımcıya geçişinin sınırıdır. Hangi hakların, hangi kapsamda ve hangi süreyle geçeceği sözleşmenin amacına ve ifa zorunluluğuna bağlıdır; sözleşmede kararlaştırılmayan hak geçmez.
- Garanti sorumluluğu
- Yayımlatanın, sözleşmenin kurulduğu anda eseri yayımlatma hakkının bulunduğunu ve eser korunuyorsa telif hakkının mevcut olduğunu yayımcıya karşı taahhüt etmesinden doğan sorumluluktur. Yayımcının kusurunu aramaksızın, hakkın bulunmaması halinde doğar.
- Eser korunmakta ise
- Eserin, koruma süresi dolmamış ve mali hakları kısıtlanmamış olması halini ifade eder. Bu halde yayımcıya devredilen çoğaltma ve yayma hakkının bulunmaması, telif hakkının bulunmaması sayılır.
- Bildirim yükümlülüğü
- Eserin tamamı veya bir bölümünün başka yayımcıya bırakılmış olması ya da yayımlatanın bilgisi altında yayımlanmış olması halinde, yayımlatanın sözleşmeden önce bunu karşı tarafa bildirme borcudur.
Yayımlatma hakkının geçişi ve sorumluluk: hangi şartlar aranır?
- Yayım sözleşmesinin geçerli olarak kurulmuş olması gerekir; sözleşme yayımlatan ile yayımcı arasında yapılmış olmalıdır.
- Yayımlatanın, sözleşmenin kurulduğu anda eseri yayımlatma hakkına sahip olması gerekir; bu hakkın bulunmaması halinde yayımlatan sorumlu olur.
- Eser korunuyorsa telif hakkının da yayımlatanda bulunması gerekir; eserin koruma süresi dolmuş ise bu ikinci koşul aranmaz.
- Eserin tamamı veya bir bölümü başka bir yayımcıya bırakılmış ya da yayımlatanın bilgisi altında yayımlanmış ise, yayımlatan bunu yayım sözleşmesinden önce karşı tarafa bildirmek zorundadır.
- Eser sahibinin hakları yayımcıya yalnız sözleşmenin ifası için gerekli ölçüde ve süreyle geçer; bu sınır aşılamaz.
Yayımlatma hakkının geçişi ve sorumluluk: hangi sonuçları doğurur?
- Yayım sözleşmesiyle eser sahibinin hakları yayımcıya sözleşmenin ifasının gerektirdiği ölçüde ve süreyle geçer.
- Yayımlatanın sözleşme anında eseri yayımlatma hakkı yoksa, yayımlatan yayımcıya karşı bu nedenle sorumlu olur.
- Eser korunuyorsa ve telif hakkı yayımlatanda yoksa, yayımlatan telif hakkının bulunmamasından da sorumlu olur.
- Yayımlatan bildirim yükümlülüğüne uymadığı için yayımcı eseri çoğaltıp yayımlar ve zarara uğrarsa, yayımlatan bu zarardan sorumlu olur.
- Yayımlatanın sözleşme anında hakkı bulunuyorsa ve eser korunuyorsa, yayımcıya karşı hak eksikliği nedeniyle garanti sorumluluğu doğmaz.
- Hakkın bulunmaması halinde yayımcı, yayımlatandan ayrıca haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak da talepte bulunabilir (FSEK m.53, ikinci fıkra ile bağlantılı olarak).
Sözleşmenin kurulma anı ile sonraki dönem arasındaki fark nedir?
Sözleşmenin kurulduğu andaki hak durumu yayımlatanın garanti sorumluluğunun ölçütüdür.
Sözleşmeden sonra ortaya çıkan üçüncü kişi hakları, yayımlatanın bu garanti kapsamına girmez.
Sözleşme anında hakkın bulunmaması garanti sorumluluğu doğurur; sonradan doğan üçüncü kişi hakları bakımından yayımlatanın bu hükümle sorumluluğu doğmaz.
Eser korunuyor ile koruma süresi dolmuş arasındaki fark nedir?
Eser korunuyorsa yayımlatan hem yayımlatma hakkından hem telif hakkından sorumludur.
Eserin koruma süresi dolmuşsa telif hakkının bulunmamasından sorumluluk aranmaz.
Koruma süresi dolmuş eserlerde yalnız yayımlatma hakkının bulunmamasından sorumluluk doğar.
Bildirim yükümlülüğü ile bildirim yapılmaması arasındaki fark nedir?
Eserin başka yayımcıya bırakılması ya da yayımlatanın bilgisi altında yayımlanması halinde yayımlatan bildirimde bulunur.
Böyle bir durum yoksa bildirim yükümlülüğü doğmaz.
Bildirim yapılmazsa ve yayımcı zarara uğrarsa yayımlatan yayımcıya karşı sorumlu olur.
Yayımlatma hakkının geçişi ve sorumluluk: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Garanti sorumluluğunu sözleşme sonrası ortaya çıkan üçüncü kişi haklarına da teşmil etmek; madde yalnız sözleşme kurulduğu andaki durumu esas alır.
- Koruma süresi dolmuş bir eserde de telif hakkının bulunmamasından sorumluluk varmış gibi hesaplamak; bu halde sorumluluk yalnız yayımlatma hakkı ile sınırlıdır.
- Bildirim yükümlülüğünü eserin yayımlanmasından sonra yerine getirilebilecek bir borç saymak; bildirim sözleşmeden önce yapılmalıdır.
- Yayımcının geçen haklarını sözleşme süresinden bağımsız ve sınırsız saymak; hakların geçişi sözleşmenin ifası için gerekli ölçü ve süreyle sınırlıdır.
Nasıl ispat edilir?
- Hakkın bulunmaması nedeniyle sorumluluk isteyen yayımcı, sözleşmenin kurulduğu anda yayımlatanın eseri yayımlatma hakkına sahip olmadığını ispat etmelidir.
- Eser korunuyorsa yayımcı telif hakkının yayımlatanda bulunmadığını ve eserin korumasının sürdüğünü ispatlamalıdır.
- Bildirim yükümlülüğünün ihlali iddiasında yayımcı, eserin başka yayımcıya bırakıldığını ya da yayımlatanın bilgisi altında yayımlandığını ispat etmelidir.
- Yayımlatan, hakkın bulunduğunu ya da sözleşmeden önce bildirimde bulunduğunu yazılı sözleşme, yayım belgesi veya tanık gibi delillerle ispat edebilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.490: Yayımlatanın sözleşme konusu eser üzerinde ikinci kez tasarruf etmesini sınırlar; m.489'da geçen sözleşme süresi ve ölçü kavramının devamıdır.
- 6098 sayılı Kanun m.491: Yayımlayanın basım sayısı ve sözleşme süresi ile ilgili yükümlülüklerini düzenler; m.489'daki süre ve ölçü ilkesinin uygulanmasında tamamlayıcıdır.
- 6098 sayılı Kanun m.498: Eser yok olduğunda hasarın kime ait olduğunu belirler; m.489 ile hakların yayımcıya geçişinin sonucunu tamamlar.
- 6098 sayılı Kanun m.191: Alacağın temliki hallerinde devreden kişinin hakkın varlığından sorumluluğunu düzenler; m.489 ile yapılan yollama ile birlikte uygulanır.
- 6098 sayılı Kanun m.193: Devredenin sorumluluğuna ilişkin ikinci hüküm olup, yayım sözleşmesinde hak eksikliğinin sorumluluğu bakımından m.489 ile birlikte değerlendirilir.
- 5846 sayılı Kanun m.53: Mali hakkı devreden veya kullanma ruhsatı veren kişinin iktisap edene karşı hakkın mevcudiyetinden zamin olmasını ve haksız fiil ile sebepsiz zenginleşme taleplerinin saklı kalmasını düzenler.
TBK m.490 — Yayımlatanın tasarruf hakkı
Madde, yayım sözleşmesinde yayımlatanın (eser sahibinin) sözleşme konusu eser üzerinde tasarruf yetkisinin sınırlarını düzenler; bu kapsamda sürenin veya baskı adedinin tükenmesine kadar tasarruf yasağını, süreli yayınlardaki kısa yazılar ile toplama eserlerdeki bölümler ve dergi uzun yazılarının yeniden yayımlanmasına ilişkin serbestlik ve bekleme süresini kapsar. Madde yayımlatanın, yayımcının zararına olacak tasarrufta bulunamayacağını belirtir. Kime uygulandığı bakımından yayım sözleşmesinin yayımlatanıdır. Madde, yayımcının çoğaltma ve yayma hakkının devrinden doğan sorumluluğu düzenlemez (m.489, m.191 ve m.193). Eserde düzeltme ve iyileştirme hakkı düzenlemez (m.493). Eserin yok olması halinde telif bedelini düzenlemez (m.498). Yayımcının yayım borçları ve telif bedeli yükümlülüğü ayrı maddelerde düzenlenmiştir (m.496).
Yayımlatanın tasarruf hakkı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Tasarruf yasağı
- Yayımlatanın, sözleşme konusu eser üzerinde yayımcının çoğaltma ve yayma hakkını zedeleyecek biçimde işlem yapmasının yasaklanmasıdır. Yasak, sözleşmede kararlaştırılan süre sona erene ya da baskı adedi tükenene kadar sürer.
- Alışılmış süre
- Baskı adedi kararlaştırılmış ve süre belirlenmemişse, bu adedin tükenmesi için geçmesi gereken, olağan piyasa koşullarına göre belirlenen süredir. Maddede somut bir gün sayısı yer almaz; her somut olayda takdir edilir.
- Basit lisans
- Eser sahibinin aynı hakkı birden fazla kişiye verebildiği lisans türüdür. Madde metnine göre, kanun veya sözleşmeyle aksi öngörülmedikçe yayım sözleşmesindeki hak basit lisans sayılmaz; metin bu konuda bir varsayım kurmaz, yalnızca sözleşmeye bağlı bir kurallaştırmadır.
- Toplama eser
- Birden çok yazarın ya da eser sahibinin bölümlerinin bir araya getirilmesiyle oluşan eserdir. Madde, yayımlatanın bu eserdeki kendi bölümlerini yeniden yayımlama serbestisini üç aylık bekleme süresine bağlar.
- Süreli yayın
- Belirli ve düzenli aralıklarla çıkan gazete, dergi ve benzeri yayınlardır. Bu yayınlarda yer alan kısa yazılar yayımlatan tarafından her zaman başka yerde yayımlanabilir.
Yayımlatanın tasarruf hakkı: hangi şartlar aranır?
- Yayım sözleşmesinin taraflarından yayımlatanın, sözleşme konusu eser üzerinde yayımcıya çoğaltma ve yayma hakkını devretmiş olması gerekir.
- Sözleşmede kararlaştırılan süre sona ermemiş olmalıdır; süre belirlenmemişse kararlaştırılan baskı adedinin tükenmesi için alışılmış süre geçmemiş olmalıdır.
- Yayımlatan, bu sürelerin dolmasından önce eserin tamamı veya bir bölümü üzerinde yayımcının zararına olacak tasarrufta bulunmamalıdır.
- Süreli yayınlardaki kısa yazılar bakımından bu yasak uygulanmaz; yayımlatan bu yazıları her zaman başka yerde yayımlatabilir.
- Toplama eserdeki kendi bölümleri veya dergilerdeki uzun yazılar bakımından, yayımın bitmesinden itibaren üç ay geçmemiş olmalıdır; bu süre dolmadan yeniden yayımlatılamaz.
Yayımlatanın tasarruf hakkı: hangi sonuçları doğurur?
- Sözleşmede kararlaştırılan süre sona ermeden veya baskı adedi tükenmeden yayımlatan, eser üzerinde yayımcının zararına olacak tasarrufta bulunamaz.
- Yayımlatanın bu yasağa aykırı tasarrufu, yayımcıya karşı sorumluluk doğurur ve yayımcının zararının giderilmesi gündeme gelir.
- Sürenin dolması veya alışılmış sürenin geçmesi halinde yayımlatan eser üzerinde yeniden tasarrufta bulunabilir.
- Süreli yayındaki kısa yazılar, yayımlatan tarafından her zaman başka yerde yayımlatılabilir.
- Toplama eserdeki kendi bölümleri veya dergi uzun yazıları, üç aylık süre dolmadan yeniden yayımlatılamaz.
Süreli yayındaki kısa yazı ile toplama eser veya uzun yazı arasındaki fark nedir?
Süreli yayınlarda yer alan kısa yazılar, yayımlatan tarafından her zaman başka yerde yayımlatılabilir.
Toplama eserdeki kendi bölümleri veya dergilerdeki uzun yazılar, yayımın bitmesinden itibaren üç ay geçmeden yeniden yayımlatılamaz.
Kısa yazılarda bekleme süresi yoktur; uzun yazı ve toplama eser bölümlerinde üç aylık bekleme süresi uygulanır.
Süre kararlaştırılmış ile süre belirlenmemiş (baskı adedi) arasındaki fark nedir?
Sözleşmede süre kararlaştırılmışsa, yasak bu sürenin sonuna kadar devam eder.
Süre belirlenmemişse, kararlaştırılan baskı adedinin tükenmesi için alışılmış sürenin geçmesi beklenir.
İki halde de yayımlatanın yeniden tasarrufta bulunabilmesi için farklı bir bitiş anı belirlenir; süre kararlaştırılmışsa takvim, değilse baskı tükenmesi esas alınır.
Yayımlatanın tasarrufu ile yayımcının zararına olmayan tasarruf arasındaki fark nedir?
Yayımcının zararına olacak biçimde yapılan tasarruf yasaktır.
Yayımcının zararına olmayan tasarruf, madde kapsamında yasak değildir.
Yasak, yalnızca zarar doğurabilecek tasarruflar için geçerlidir; zararsız tasarruf bu yasağın dışındadır.
Yayımlatanın tasarruf hakkı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Süre belirlenmemiş baskı sözleşmelerinde alışılmış sürenin sabit bir gün sayısı olduğunu varsaymak; süre somut olaya göre takdir edilir.
- Kısa yazılar ile uzun yazıları aynı rejime tabi tutmak; kısa yazılarda üç aylık bekleme süresi uygulanmaz.
- Üç aylık süreyi her türlü yeniden yayım için uygulamak; süre yalnızca toplama eser bölümleri ve dergi uzun yazıları için geçerlidir.
- Madde metnindeki yasağı yalnızca sözleşmedeki süre ile sınırlı sanmak; süre yoksa baskı adedi tükenme koşulu da aranır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yayım sözleşmesinde süre belirlenmemiş ve baskı adedi kararlaştırılmışsa, alışılmış sürenin takdiri somut olayın koşullarına bağlanmaktadır. (İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2026/89 E., 2026/293 K., 27.04.2026)
Nasıl ispat edilir?
- Yayımlatanın sözleşmede süre veya baskı adedi kararlaştırıldığını ileri süren taraf, bu kaydı yazılı sözleşmeyle ispatlar.
- Yayımcının zarara uğradığını ileri süren taraf, zararı ve tasarruf ile zarar arasındaki nedensel bağı ispatlar.
- Yayımlatanın üç aylık sürenin dolduğunu veya kısa yazı niteliğini ileri sürmesi halinde, yayımın bitiş tarihi ve yazının niteliği belgelerle ispatlanır.
- Baskı adedinin tükenmesinin alışılmış süreyi aştığını ileri süren taraf, baskı kayıtları ve satış belgeleriyle bu durumu ispatlar.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.489: Yayım sözleşmesiyle eser sahibinin haklarının sözleşmenin ifasının gerektirdiği ölçüde ve süreyle yayımcıya geçmesini düzenler; m.490'daki tasarruf yasağının dayanağıdır.
- 6098 sayılı Kanun m.491: Sözleşmede basıların sayısının belirlenmemesi halinde yayımlayanın bir defa basma hakkını düzenler; baskı adedine dayanan sürelerin hesaplanmasında bağlantılıdır.
- 6098 sayılı Kanun m.493: Eserde düzeltme ve iyileştirme yapılmasını düzenler; m.490'daki tasarruf sınırlarından ayrı bir yetkidir.
- 6098 sayılı Kanun m.489: Yayımlatanın hakların varlığından sorumluluğunu düzenler; m.490'da yer almaz.
TBK m.491 — Basım sayısı ve baskı adedinin belirlenmesi
Bu madde, yayım sözleşmesinde basım sayısının belirtilmemesi halinde yayımcının hakkının kapsamını, sözleşmede süre veya baskı adedinin kararlaştırılması zorunluluğunu ve yayımcıya belirli birkaç basım ya da bütün yeni basımları yapma yetkisi verildiği hallerde yeni basım yapılmaması durumunda yayımlatanın sözleşmeden cayma hakkını düzenler. Yayım sözleşmesinin tarafları olan yayımcı ile yayımlatan (eser sahibi veya halefi) arasındaki ilişkilere uygulanır. Yayım sözleşmesinin yazılı şekle bağlılığı (m.488), telif bedeli (m.496 vd.), eserde düzeltme ve iyileştirme (m.493), basılmış nüshaların yok olması (m.499) ve sözleşmenin kişisel sebeplerle sona ermesi (m.500) bu maddede düzenlenmez.
Basım sayısı ve baskı adedinin belirlenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yayım sözleşmesi
- Bir eser sahibinin veya halefinin eseri yayımlanmak üzere yayımcıya bırakması, yayımcının da eseri çoğaltarak yayımlamayı üstlenmesidir. Sözleşme konusu eser edebi, bilimsel ya da sanatsal bir eserdir.
- Basım sayısı (baskı adedi)
- Sözleşme kapsamında yayımcının yapabileceği basım sayısını ya da basımların toplam adedini ifade eder. Sözleşmede belirtilmemişse yayımcı yalnızca bir basım yapma hakkına sahiptir.
- Yeni basım
- Yayımcıya verilen basım yetkisi kapsamında, eserin mevcut basımlarının tükenmesinden sonra yapılacak yeni baskıdır. Yayımcının bu yetkiyi kullanması yükümlülük niteliğindedir.
- Uygun süre
- Yayımlatanın yayımcıya yeni basımı gerçekleştirmesi için tanıdığı, somut olaya göre makul olan mühlettir. Madde metninde sabit bir gün sayısı yoktur; süre yayımlatan tarafından belirlenir.
Basım sayısı ve baskı adedinin belirlenmesi: hangi şartlar aranır?
- Yayım sözleşmesinde basım sayısı belirtilmemişse yayımcının yalnızca bir basım yapma hakkının bulunduğu kabul edilmelidir.
- Sözleşmede süre veya baskı adedinin kararlaştırılmış olması gerekir; taraflar bunu kararlaştırmak zorundadır.
- Sözleşmede yayımcıya belirli birkaç basım veya bütün yeni basımları yapma yetkisi verilmiş olmalıdır.
- Yayımcının eserin baskı adedi tükenmişken yeni basımı ihmal etmiş olması gerekir.
- Yayımlatanın yayımcıya yeni basım için uygun bir süre vermiş olması gerekir.
- Yayımcının verilen süre içinde basımı gerçekleştirmemiş olması gerekir; bu durumda yayımlatan sözleşmeden cayabilir.
Basım sayısı ve baskı adedinin belirlenmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Sözleşmede basım sayısı belirtilmemişse yayımcı yalnızca bir basım yapabilir.
- Taraflar sözleşmenin süresini ya da baskı adedini kararlaştırmak zorundadır; bu kararlaştırma yapılmamışsa sözleşmenin eksik kaldığı kabul edilir.
- Yayımcıya belirli birkaç basım veya bütün yeni basımları yapma yetkisi verilmişse ve baskı tükenmişken yayımcı yeni basımı ihmal ederse, yayımlatan yayımcıya uygun bir süre verir.
- Yayımcı verilen süre içinde basımı gerçekleştirirse sözleşme yürümeye devam eder.
- Yayımcı verilen süre içinde basımı gerçekleştirmezse yayımlatan sözleşmeden cayabilir.
- Madde yayımlatanın cayma hakkını bir haksız fiil veya tazminat sonucuna bağlamaz; cayma hakkı, süre verilmesi ve süre sonunda basımın yapılmaması koşuluna bağlıdır.
Basım sayısının belirtilmiş olması ile belirtilmemiş olması arasındaki fark nedir?
Sözleşmede basım sayısı belirtilmişse yayımcının yetkisi bu sayıyla sınırlıdır.
Sözleşmede basım sayısı belirtilmemişse yayımcı yalnızca bir basım yapma hakkına sahiptir.
Birden fazla basım için yayımcının yetki sahibi olabilmesi açıkça kararlaştırılmış olmalıdır; aksi halde yalnızca tek basım yapılabilir.
Belirli birkaç basım yetkisi ile bütün yeni basımları yapma yetkisi arasındaki fark nedir?
Yayımcıya belirli sayıda basım yapma yetkisi verilmişse yetki bu sayıyla sınırlıdır.
Yayımcıya bütün yeni basımları yapma yetkisi verilmişse yetki sınırsızdır.
Her iki halde de baskı tükendiğinde yeni basım yapmamak m.491/3 kapsamında yayımlatanın cayma hakkını doğurur.
Süreli sözleşme ile baskı adedine bağlı sözleşme arasındaki fark nedir?
Sözleşmede süre kararlaştırılmışsa, yayımlatan süre dolduktan sonra eseri başka bir yayımcıya verebilir.
Sözleşmede baskı adedi kararlaştırılmışsa, yayımlatan bu adedin tükenmesinden sonra eseri başka bir yayımcıya verebilir.
Taraflar süre ya da baskı adedinden en az birini kararlaştırmak zorundadır; ikisi de kararlaştırılmamışsa sözleşmenin kapsamı belirsiz kalır.
Basım sayısı ve baskı adedinin belirlenmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Madde metninde sabit bir gün sayısı bulunmadığı halde, uygun sürenin belirli bir süreye (örneğin otuz gün gibi) bağlanması hatasının yapılmaması gerekir; süre somut olaya göre belirlenir.
- Sözleşmede süre ya da baskı adedi kararlaştırılmadığı halde, bunun yalnızca yayımcının keyfine bırakıldığını varsaymak; madde taraflara bu kararlaştırmayı zorunlu kılar.
- Yayımlatanın cayma hakkını, uygun süre verilmeden doğrudan kullanılabilir saymak; cayma ancak süre verildikten ve süre geçtikten sonra doğar.
- Yayımcıya yetki verilmemiş olduğu halde, yeni basımı ihmal etmeyi m.491/3 kapsamında değerlendirmek; fıkra yalnızca yetki verilmiş hallerde uygulanır.
- m.491/1 ile m.491/2 arasındaki ilişkiyi karıştırmak; birinci fıkra basım sayısı belirtilmemişse bir basım hakkını, ikinci fıkra süre ya da baskı adedinin kararlaştırılması zorunluluğunu düzenler.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Sözleşmede basım sayısı ya da süre kararlaştırılmamışsa, yayımcının yalnızca bir basım yapabileceği ve sözleşmenin kapsamının bu ölçüyle sınırlı kalacağı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2024/894 E., 2024/1394 K., 25.09.2024; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2019/2486 E., 2022/548 K., 31.03.2022; 11. Hukuk Dairesi, 2022/3855 E., 2024/994 K., 13.02.2024)
- Yayım sözleşmesinin FSEK'in mali haklara ilişkin yazılılık ve ayrı ayrı gösterim şartlarına uyup uymadığının, m.491 ile birlikte değerlendirildiği görülmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2024/894 E., 2024/1394 K., 25.09.2024; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2019/2486 E., 2022/548 K., 31.03.2022; 11. Hukuk Dairesi, 2022/3855 E., 2024/994 K., 13.02.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Yayımlatan, yayımcının baskı adedi tükenmişken yeni basımı ihmal ettiğini ve kendisinin uygun süre verdiğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Sözleşmenin basım sayısını ya da süreyi belirleyen hükmü, yazılı sözleşme metni ile ispatlanır; yazılı şekil şartı nedeniyle sözlü anlaşmaya dayanılması güçtür.
- Yayımcının verilen süre içinde basımı gerçekleştirdiğini ileri sürmesi halinde, basım tarihini ve basılan nüsha sayısını gösteren belgelerle ispat yükü yayımcıya geçer.
- Uygun sürenin makul olup olmadığı, sözleşmenin niteliği ve basımın hazırlanma koşullarına göre değerlendirilir; bu konuda tanık ve bilirkişi incelemesi yararlıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.488: Yayım sözleşmesinin geçerliliğinin yazılı şekle bağlı olduğunu düzenler; basım sayısının kararlaştırılmasının yazılı sözleşmede yer alması bu şekil şartına tabidir.
- 6098 sayılı Kanun m.490: Yayımlatanın sözleşme konusu eser üzerindeki tasarruf sınırlarını ve baskı adedinin tükenmesine bağlı olarak eserin yeniden değerlendirilmesini düzenler; m.491 ile birlikte okunur.
- 6098 sayılı Kanun m.496: Telif bedelinin ödenmesine ilişkin kuralları içerir; basım sayısına bağlı olarak hesaplanacak telif bedeli bu hükümlerle belirlenir.
TBK m.492 — Çoğaltma ve dağıtım
Madde, yayım sözleşmesinde yayımcının iki temel yükümlülüğünü düzenler: eseri kısaltma, ekleme ve değişiklik yapmadan çoğaltma borcu ile satışın artırılması için tanıtım, dağıtım ve gerekli önlemleri alma borcu. Ayrıca satış fiyatının yayımcı tarafından belirlenmesini ve bu yetkinin sınırını (eserin satışını güçleştirmemek) kapsar. Madde yayımcı ile eser sahibi arasındaki yayım sözleşmesine uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: yayım sözleşmesinin kurulması ve şekli (m.487 vd.), eser sahibinin bilgi verme ve eseri teslim etme yükümlülüğü (m.489), baskı adedi ve sözleşme süresi (m.491), eserde düzeltme ve iyileştirme (m.493), eserin parçalara ayrılarak ya da toplu yayımlanması yasağı (m.494), çeviri ve işleme (m.495) ile sözleşmenin sona ermesi (m.498 vd.).
Çoğaltma ve dağıtım: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yayım sözleşmesi
- Eser sahibinin eserini yayımcıya çoğaltıp yaymak üzere verdiği, yayımcının da buna karşılık telif bedeli ödeme borcu altına girdiği sözleşmedir. Yayımcının edimi eseri yalnızca çoğaltmak değil, yaymayı da üstlenmesidir.
- Çoğaltma
- Eserin aslından veya nüshasından birden fazla örnek çıkarılmasıdır. Çoğaltılacak sayı ya da kullanılan teknik önem taşımaz.
- Kısaltma, ekleme ve değişiklik yasağı
- Yayımcının eseri çoğaltırken metne müdahale etmemesi gerektiğini ifade eder. Eserde düzeltme ve iyileştirme yapma yetkisi bu yasağın kapsamı dışındadır ve m.493 kapsamında ayrıca düzenlenmiştir.
- Tanıtım ve dağıtım
- Eserin satışını artırmaya yönelik faaliyetlerdir. Yayımcının bu faaliyetleri yapması ve gerekli önlemleri alması borçtur; dağıtımın hangi yöntemle yapılacağı madde tarafından belirlenmez.
- Satış fiyatı belirleme yetkisi
- Eserin kitap ya da nüsha satış bedelini yayımcının tespit etmesidir. Bu yetki, fiyatın eserin satışını güçleştirmemesi koşuluna bağlıdır.
Çoğaltma ve dağıtım: hangi şartlar aranır?
- Yayımcının eseri hiçbir kısaltma, ekleme ve değişiklik yapmadan çoğaltması gerekir.
- Eserin çoğaltılması uygun biçimde yapılmalıdır; biçim seçimi eserin niteliğine ve yayımın amacına uygun olmalıdır.
- Yayımcı, satışın artırılması için gerekli tanıtım ve dağıtımı yapmalı ve bu konuda her türlü önlemi almalıdır.
- Satış fiyatının belirlenmesinde eserin satılmasını güçleştirmeyen bir fiyat tespit edilmelidir.
- Yayımcının fiyat belirleme yetkisi, eserin satılmasını güçleştirecek bir fiyatla kullanılamaz.
Çoğaltma ve dağıtım: hangi sonuçları doğurur?
- Yayımcı eseri kısaltarak, ekleyerek ya da değiştirerek çoğaltırsa, eser sahibine karşı sözleşmeye aykırı davranmış olur ve bundan doğan zararlardan sorumlu tutulabilir.
- Yayımcı gerekli tanıtım ve dağıtımı yapmazsa ya da satışı artırmak için gerekli önlemleri almazsa, bu borcun ihlali sebebiyle sorumlu olur.
- Satış fiyatı eserin satılmasını güçleştirecek düzeyde belirlenirse, bu fiyat yayımcının yetkisinin sınırını aşar.
- Fiyatın eserin satılmasını güçleştirmediği durumda yayımcının fiyat belirleme yetkisi tam olarak kullanılmış sayılır.
- Bu maddedeki yükümlülükler sözleşmeyle genişletilebilir; sözleşmede aksine bir düzenleme varsa o geçerlidir. Madde metninde açıkça belirtilmemiş olsa da bu yükümlülükler yayım sözleşmesinin emredici çekirdeğini oluşturmaz ve eser sahibi ile yayımcı arasında düzenlenebilir.
Çoğaltma borcu ile tanıtım ve dağıtım borcu arasındaki fark nedir?
Çoğaltma borcu, eserin metninin korunarak nüsha üretilmesini kapsar ve ilk paragrafta birinci yükümlülük olarak düzenlenmiştir.
Tanıtım ve dağıtım borcu, üretilen nüshaların satışa ulaştırılmasını ve satışın artırılmasını hedefleyen ikinci yükümlülüktür.
İki borç ayrı ayrı yerine getirilmelidir; çoğaltmanın yapılmış olması tanıtım ve dağıtım borcunun yerine getirildiği anlamına gelmez.
Metne müdahale yasağı ile düzeltme ve iyileştirme arasındaki fark nedir?
m.492 uyarınca yayımcı eseri kısaltamaz, ekleme yapamaz ve değiştiremez.
Eser sahibinin düzeltme ve iyileştirme yapması m.493 kapsamında ayrı bir yetkidir.
Yayımcının kendi kendine metin değiştirmesi yasaktır; eser sahibinin düzeltme yetkisi bu yasağı kaldırmaz, ancak ayrı koşullara bağlıdır.
Yayımcının fiyat belirleme yetkisi ile eserin satışının güçleştirilmesi arasındaki fark nedir?
Fiyatı yayımcı belirler; bu, yayımcının serbestçe belirleyebildiği bir alandır.
Ancak belirleme, eserin satılmasını güçleştirmeyecek ölçüde yapılmalıdır.
Eserin satışını güçleştiren yüksek bir fiyat, yayımcının fiyat belirleme yetkisinin sınırını aşar ve sözleşmeye aykırılık doğurur.
Çoğaltma ve dağıtım: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Çoğaltmanın yapılmış olmasını tanıtım ve dağıtım borcunun yerine getirildiği sonucuna varmak; iki borç ayrı değerlendirilmelidir.
- Eserde düzeltme ve iyileştirme yetkisini m.492'deki metne müdahale yasağının kapsamına almak; bu yetki m.493 kapsamındadır.
- Fiyat belirleme yetkisini mutlak sanmak; yetki, eserin satılmasını güçleştirmeme koşuluna bağlıdır.
- Eser sahibinin yayımcıya yaptığı bilgi verme ve teslim yükümlülüğünü m.492 kapsamında aramak; bu yükümlülük m.489 kapsamındadır.
- Sözleşmede aksine düzenleme yoksa tanıtım borcunun hiç doğmadığını varsaymak; madde açıkça bu borcu yayımcıya yüklemektedir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yayımcının tanıtım ve dağıtım borcunu yerine getirdiğini ispat edemediği hallerde, eserin kısa sürede yeniden baskı yapacak kadar talep görmesine rağmen satış çabası gösterilmediğinin kabul edildiği görülmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/6918 E., 2024/9323 K., 24.12.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Eser sahibi, yayımcının tanıtım ve dağıtım borcunu ihlal ettiğini iddia ediyorsa bu iddiayı ispatla yükümlüdür; yayımcının satış çabasının bulunmadığına ilişkin delil sunması gerekir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/6918 E., 2024/9323 K., 24.12.2024)
- Yayımcının eseri kısaltarak ya da değiştirerek çoğalttığı iddiası varsa, eser sahibi iki metni karşılaştıran bilirkişi raporu, basılmış nüsha ve yazışmalarla bu iddiayı ispatlayabilir.
- Yayımcı, tanıtım ve dağıtım faaliyetlerini yaptığını ilan, katalog, fuar katılımı, reklam ve satış belgeleriyle ispatlayabilir.
- Satış fiyatının eserin satılmasını güçleştirdiği iddiasında ispat yükü, bu iddiayı ileri süren tarafa aittir; fiyat ile satış verileri arasındaki ilişki bilirkişi incelemesiyle ortaya konulabilir.
- Yazılı sözleşme ve baskı kayıtları, yayımcının yükümlülüklerinin kapsamını belirlemede temel delil niteliğindedir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 m.493: Eserde düzeltme ve iyileştirme yapılmasını düzenler; m.492'deki metne müdahale yasağının istisnası niteliğindedir.
- 6098 m.489: Eser sahibinin yayımcıya eseri teslim etme ve bilgi verme yükümlülüklerini düzenler; yayımcının çoğaltma borcunun ön koşuludur.
- 6098 m.491: Baskı adedi ve sözleşme süresini düzenler; yayımcının çoğaltma yetkisinin kapsamını belirler.
- 6098 m.494: Toplu eserlerin ayrı ayrı veya parçalara bölünerek yayımlanmasını yasaklar; yayımcının eseri çoğaltma biçimine sınır koyar.
- 6098 m.495: İşleme ve çeviri hakkının yayımcıya geçmediğini belirtir; yayımcının çoğaltma ve yayma yetkisinin kapsamını sınırlar.
TBK m.493 — Düzeltme ve iyileştirme
Madde, eser sahibinin ve haleflerinin eser üzerindeki düzeltme, iyileştirme ve güncelleştirme yetkilerini ve bu değişikliklerin masrafına ilişkin kuralı düzenler. Ayrıca yayımcının, eser sahibine ve haleflerine bu imkânı tanımadan yeni basım yapmasını ve eseri çoğaltmasını yasaklar. Madde, yayımlama sözleşmesi çerçevesinde yayımcı ile eser sahibi arasındaki ilişkiye uygulanır. Madde, yayımcının eseri ne zaman ve hangi usulle yayımlayacağını, telif ücretini, basım adedini ve sözleşmenin sona ermesi sonrasındaki hakları düzenlemez (ilgili hükümler için 6098 sayılı Kanun m.482 vd. ve 5846 sayılı Kanun'a bakılmalıdır). Eserin ayıplı teslimi ve bunun giderilmesi (m.470 vd.) ile eser sahibinin manevi haklarının korunmasına ilişkin genel hükümler de bu maddenin kapsamı dışındadır.
Düzeltme ve iyileştirme: hangi kavramlar bilinmeli?
- Düzeltme
- Eser sahibinin, eserde baştan var olan hata ve eksikleri, yayımın öncesinde veya sonrasında giderme yetkisidir. Eser sahibi bu yetkiyi kendisi kullanabilir; haleflerine bu yetki tanınmamıştır.
- İyileştirme
- Eser sahibinin, eseri bilimsel veya teknik gelişmeler ışığında daha iyi bir hale getirmek için içeriğinde yaptığı değişikliktir. Yalnızca eser sahibi iyileştirme yapabilir; haleflere bu imkân verilmemiştir.
- Güncelleştirme
- Eser sahibinin ölümünden sonra haleflerinin, eserdeki bilgileri değişen hukuki ve fiili durumlara uyarlamak için yaptığı değişikliktir. Maddeye göre güncelleştirme, iyileştirmeden ayrı bir yetkidir ve yalnızca haleflere tanınmıştır.
- Halef
- Eser sahibinin mirasçıları ve eser üzerindeki malvarlığı haklarını devralan kişilerdir. Haleflerin güncelleştirme yetkisi, eser sahibinin kendi düzeltme ve iyileştirme yetkisinden bağımsız olarak doğar.
- Yayımcı
- Eseri yayımlama sözleşmesi uyarınca çoğaltan ve basan kişidir. Yayımcının menfaatleri ve sorumluluğu, düzeltme ve iyileştirmenin sınırını belirler.
Düzeltme ve iyileştirme: hangi şartlar aranır?
- Düzeltme ve iyileştirme yetkisinin kullanılabilmesi için yayımcının menfaatlerinin zedelenmemesi ve onun sorumluluğunun artırılmamış olması gerekir.
- Düzeltme ve iyileştirme yetkisi eser sahibine aittir; halefler bu yetkiyi kullanamaz.
- Haleflerin kullanabileceği yetki güncelleştirmedir ve bu yetki de yayımcının menfaatlerini zedelememe ve sorumluluğunu artırmama koşuluna bağlıdır.
- Düzeltme ya da iyileştirme gerektiren hal bulunduğunda, sözleşmede öngörülmemiş giderlerin yayımlatan tarafından karşılanması gerekir.
- Yayımcı, eser sahibine iyileştirme imkânı ve haleflerine güncelleştirme imkânı vermeden yeni bir basım yapmamalı ve eseri çoğaltmamalıdır.
Düzeltme ve iyileştirme: hangi sonuçları doğurur?
- Eser sahibi, yayımcının menfaatlerini zedelemeden ve sorumluluğunu artırmadan eserinde düzeltme ve iyileştirme yapabilir.
- Haleflerin eserde yaptığı değişiklik, yalnızca güncelleştirme niteliğinde olabilir; düzeltme veya iyileştirme yapamazlar.
- Düzeltme veya iyileştirme gerektiren hâlde sözleşmede öngörülmemiş giderler yayımlatan tarafından karşılanır.
- Yayımcı, eser sahibine iyileştirme ve haleflerine güncelleştirme imkânı vermeden yeni bir basım yapamaz ve eseri çoğaltamaz.
- Yayımcının bu yasağa aykırı olarak yaptığı basım ve çoğaltma, madde hükmüne aykırılık oluşturur ve yayımcının sorumluluğunu doğurur.
- Yayımcının menfaatlerini zedeleyen ya da sorumluluğunu artıran düzeltme veya iyileştirme, maddeye göre yapılmış sayılmaz.
Düzeltme ve iyileştirme ile güncelleştirme arasındaki fark nedir?
Düzeltme ve iyileştirme, eser sahibinin kişisel yetkisidir ve eserin içeriğine ilişkin değişiklikleri kapsar.
Güncelleştirme, eser sahibinin ölümünden sonra haleflerin kullanabileceği bir yetkidir ve bilgilerin değişen durumlara uyarlanmasını amaçlar.
Haleflere yalnızca güncelleştirme yetkisi tanınmıştır; düzeltme ve iyileştirme yapmaları mümkün değildir.
Eser sahibinin yayımlaması ile yayımcının yeni basımı arasındaki fark nedir?
Eser sahibi, kendi eserinde düzeltme ve iyileştirme yapma yetkisine sahiptir.
Yayımcı, eser sahibine iyileştirme veya haleflere güncelleştirme imkânı tanımadan yeni basım yapamaz.
Yayımcı bu imkânı tanımadan yeni basım veya çoğaltma yaparsa, bu fıkra uyarınca yasağa aykırı davranmış olur.
Sözleşmede öngörülen giderler ile sözleşmede öngörülmeyen giderler arasındaki fark nedir?
Sözleşmede öngörülen düzeltme giderleri, sözleşme hükümlerine göre karşılanır.
Düzeltme ve iyileştirme gerektiren ancak sözleşmede öngörülmemiş giderler yayımlatan tarafından karşılanır.
Sözleşmede öngörülmemiş bu giderlerin yayımlatan tarafa yüklenmesi, madde hükmünün doğrudan sonucudur.
Düzeltme ve iyileştirme: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Güncelleştirme yetkisini haleflerin düzeltme ve iyileştirme yetkisiyle karıştırmak; haleflerin eserde içerik değiştirme yetkisi bulunduğunu varsaymak.
- Düzeltme ve iyileştirmenin masrafını her zaman eser sahibine yüklemek; sözleşmede öngörülmemiş giderlerin yayımlatan tarafından karşılanması kuralını gözden kaçırmak.
- Yayımcının yeni basım yasağını yalnızca eser sahibinin ölümünden sonra geçerli saymak; yasağın eser sahibi sağken de iyileştirme imkânı bakımından uygulandığını unutmak.
- Yayımcının menfaatlerini zedeleyen veya sorumluluğunu artıran düzeltmeyi maddeye dayandırmak.
Nasıl ispat edilir?
- Düzeltme veya iyileştirmenin yayımcının menfaatlerini zedelemediğini ya da sorumluluğunu artırmadığını ileri süren taraf, bunu ispatlamalıdır; ispat yükü bu tarafa aittir.
- Düzeltme ve iyileştirme gerektiğinin ve bunun sözleşmede öngörülmemiş bir gider doğurduğunun ispatı, gideri talep eden tarafa aittir.
- Yayımcının eser sahibine iyileştirme veya haleflerine güncelleştirme imkânı tanıdığını ileri süren taraf, bu imkânın verildiğini yazılı belge veya yazışma ile ispatlamalıdır.
- Yayımcının yeni basım yaptığı ve eseri çoğalttığı hususu, basım belgeleri ve tirajla ispatlanır; yayımcı, imkânı verdiğini ispat etmezse yasağa aykırılık sonucu doğar.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.90: Ayıp giderme ve iş ile ilgili hükümlerde işe derhal başlanması ilkesini ortaya koyar; bu madde düzeltme ve iyileştirme çalışmalarında da genel çerçeve olarak düşünülebilir.
- 6098 sayılı Kanun m.482 vd.: Yayımlama sözleşmesinin genel düzenlemesini içerir; bu madde ise yalnızca düzeltme, iyileştirme ve güncelleştirmeye ilişkin özel kuralı düzenler.
TBK m.494 — Birarada basım ve ayrı ayrı yayım
TBK m.494, eser sahibinin birden çok eserini yayımcıya verdiğinde yayımcının bu eserleri nasıl basıp yayabileceğini sınırlayan iki fıkradan oluşur: birinci fıkra eserlerin toplu olarak basılmasını, ikinci fıkra ise toplu olarak verilen eserlerin parçalara ayrılarak basılmasını yasaklar. Madde, yayım sözleşmesinin tarafları arasında eser sahibinin yayım hakkının kapsamını belirler. Maddenin uygulanması eser sahibi ile yayımcı arasındaki ilişkiye ilişkindir. Madde, yayım sözleşmesinin şekli, tarafların edimleri, süre veya baskı adedi kaydının sonuçları, telif bedelinin hesabı ve sözleşmenin sona ermesini düzenlemez (m.490 ve devamı yayım sözleşmesinin genel hükümleridir). Eser sahibinin eserlerini bir başka yayımcıya devretmesi ya da yayım hakkını üçüncü kişiye vermesi de bu maddenin kapsamı dışındadır. Madde, eser sahibinin eserlerinin telif haklarının korunmasına ilişkin cezai ve hukuk davaları yönünden de bir yaptırım düzenlemez.
Birarada basım ve ayrı ayrı yayım: hangi kavramlar bilinmeli?
- Birden çok eser
- Aynı eser sahibine ait, birbirinden ayrı olarak ayrı kitap, kitapçık veya başka bir yayın biçiminde yayımlanabilen birden fazla eserdir. Eserlerin birbirinden bağımsız olarak yayımlanabilir nitelikte olması, madde kapsamında bir ayrım ölçütüdür.
- Bir arada basım (toplu basım)
- Eser sahibinin ayrı ayrı yayımlanma hakkı bulunan eserlerinin tek bir cilt veya tek bir yayın içinde birleştirilerek basılmasıdır. Yayımcı, eserleri ayrı ayrı yayımlama yetkisi ile toplu basım yetkisini birbirinden ayırmalıdır.
- Ayrı ayrı yayım
- Toplu olarak verilmiş eserlerin ya da bir türün tamamının parçalara bölünerek her birinin ayrı bir yayın olarak basılmasıdır. Bu yetki, sözleşmede açıkça verilmedikçe yayımcıya tanınmış sayılmaz.
- Bir türün eserleri
- Eser sahibinin yazdığı eserlerin aynı nitelikteki bir grubudur, örneğin şiirler veya hikâyeler. Madde, tür bazında verilen yayım yetkisini toplu verilmiş eserlerin ayrı ayrı basımından ayırır.
Birarada basım ve ayrı ayrı yayım: hangi şartlar aranır?
- Eser sahibinin birden çok eserini ayrı ayrı yayımlama hakkını yayımcıya ayrı ayrı yayımlanmak üzere vermiş olması gerekir.
- Yayımcının bu eserleri tek bir cilt veya tek bir yayın içinde bir araya getirerek basabilmesi için eser sahibinin bu yönde açık bir yetki vermiş olması gerekir; ayrı ayrı yayımlama hakkı tek başına bu yetkiyi doğurmaz.
- Eser sahibinin bütün eserlerini veya yalnızca bir türünü bir arada yayımlamak üzere yayımcıya vermiş olması gerekir.
- Toplu verilmiş eserlerin yayımcı tarafından parçalara ayrılarak her birinin ayrı yayın olarak basılması için eser sahibinin ayrıca bu yetkiyi vermiş olması gerekir; bu yetki verilmemişse yayım parçalara bölünemez.
Birarada basım ve ayrı ayrı yayım: hangi sonuçları doğurur?
- Birden çok eserin ayrı ayrı yayımlanma hakkının verilmesi, yayımcıya bu eserleri bir araya getirip tek bir yayın olarak basma yetkisini kendiliğinden vermez.
- Yayımcı, eserleri tek bir cilt içinde basarsa, eser sahibinin ayrı ayrı yayım hakkına aykırı davranmış olur ve bundan doğan sorumluluk gündeme gelir.
- Eser sahibinin bütün eserlerini veya bir türünü bir arada yayımlamak üzere verdiği eserlerin yayımcı tarafından parçalara ayrılarak basılması yasaktır; aksi halde eser sahibinin yayım hakkına aykırılık doğar.
- Tarafların sözleşmesinde toplu basım veya parçalara ayırma konusunda açık bir yetki bulunuyorsa, bu yetkinin kapsamı sözleşmeye göre belirlenir; madde bu durumda açıkça yetki vermediği sürece boşluk doldurur niteliktedir.
- Madde metni, sözleşme kayıtlarının emredici olup olmadığına ilişkin açık bir hüküm içermez; yorumla tarafların iradesi esas alınır.
Ayrı ayrı yayım hakkı ile bir arada basım yetkisi arasındaki fark nedir?
Eser sahibinin birden çok eserini ayrı ayrı yayımlama hakkı verildiğinde, bu eserler ayrı yayınlar olarak basılmalıdır.
Aynı eserlerin tek bir kitap içinde toplu basımı için ayrıca yetki gerekir.
Yalnızca ayrı ayrı yayım hakkına dayanarak eserler toplu basılamaz; toplu basım yetkisi ayrıca verilmelidir (m.494/f.1).
Bütün eserlerin ya da bir türün toplu verilmesi ile ayrı ayrı basım yetkisi arasındaki fark nedir?
Eser sahibi bütün eserlerini veya bir türünü bir arada yayımlamak üzere verdiğinde, eserler toplu olarak yayımlanmak üzere yayımcıya bırakılmış olur.
Toplu verilmiş eserlerin her birinin ayrı ayrı basılıp yayılması ayrıca yetki gerektirir.
Toplu verilmiş eserler parçalara ayrılarak ayrı ayrı basılamaz (m.494/f.2).
Birarada basım ve ayrı ayrı yayım: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Ayrı ayrı yayım hakkını toplu basım yetkisiyle karıştırmak; iki yetkinin birbirinden bağımsız olduğunu gözden kaçırmak.
- Bir türün tamamının verilmesi ile tek bir eserin verilmesini aynı hukuki sonuca bağlamak; maddenin ikinci fıkrasının kapsamını genişletmek.
- Yayımcının toplu basım yetkisini sözleşmeden değil, eserlerin bir arada bulunmasından çıkarmak; yetkinin açık olması gerektiğini göz ardı etmek.
- Bu maddeyi telif bedeli veya süre hesabı konusunda uygulamak; madde yalnızca basım biçimini düzenler.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yayım sözleşmesinin yorumunda, eser sahibinin yalnızca ayrı ayrı yayım hakkını vermesinin toplu basım yetkisi doğurmayacağı kabul edilmektedir. (İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2026/89 E., 2026/293 K., 27.04.2026; İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/939 E., 2026/281 K., 20.04.2026)
- Toplu verilmiş eserlerin yayımcı tarafından parçalara ayrılmasının, eser sahibinin yayım hakkını ihlal ettiği kabul edilmektedir. (İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/507 E., 2026/262 K., 13.04.2026)
Nasıl ispat edilir?
- Eser sahibinin yayımcıya ayrı ayrı yayım hakkı verdiğini, toplu basım yetkisi vermediğini ileri süren taraf bunu ispatlar; eser sahibinin yazılı yayım sözleşmesi ve sözleşme metni bu konudaki temel delildir.
- Yayımcının toplu basım veya parçalara ayırma yetkisinin bulunduğunu ileri süren taraf bu yetkiyi sözleşmede açık bir kayıtla ispatlamak zorundadır; yazılı kayıt bulunmadığında tanık ya da yazışmalar da kullanılabilir.
- Eser sahibinin verdiği eserlerin bir türünü ya da bütününü bir arada yayımlama amacını taşıdığı, sözleşmenin amacı ve taraflar arasındaki yazışmalarla ortaya konulabilir.
- Yayımcının eserleri parçalara ayırarak basması halinde, bu eylemin eser sahibinin yetkisi dışında kaldığını ispat yükü eser sahibine aittir; yayımcı kendi yetkisini ispatlamak zorundadır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.490: Yayım sözleşmesinde eser sahibinin yayımcıya verdiği yetkinin genel çerçevesini çizer; m.494 bu yetkinin toplu basım ve parçalara ayırma yönünü özel olarak düzenler.
- 6098 sayılı Kanun m.487: Yayım sözleşmesinin tanımını ve tarafların temel edimlerini düzenler; m.494 bu edimlerin kapsamının yorumunda kullanılır.
TBK m.495 — Çeviri hakkı
Madde, yayım sözleşmesi kapsamında eser sahibinin çeviri hakkının yayımcıya geçip geçmeyeceğini düzenler; geçişin koşulu olarak sözleşmede açık bir belirlemenin bulunmasını öngörür. Hüküm, yayım sözleşmesinin tarafları olan eser sahibi (veya halefleri) ile yayımcı arasındaki ilişkilerde uygulanır. Madde, yayımcının çoğaltma ve yayma haklarının kapsamını, telifbedelini, eser sahibinin düzeltme ve iyileştirme yetkisini, sözleşmenin sona ermesini ve baskı adedi ya da süre kayıtlarını düzenlemez (sırasıyla m.489, m.493, m.496, m.498 ve m.490). Ayrıca çeviri hakkının devrinin şekline ve FSEK kapsamındaki mali hakların devrine ilişkin hükümler de bu maddenin dışındadır.
Çeviri hakkı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Çeviri hakkı
- Eserin başka bir dile aktarılmasına ve bu çeviri üzerinden çoğaltılıp yayılmasına imkân veren, FSEK kapsamında işleme hakkının bir türü olan mali haktır. Maddenin konusu, bu hakkın yayım sözleşmesi yoluyla yayımcıya geçişidir.
- Açıkça belirtilmiş olma
- Çeviri hakkının yayımcıya geçmesi için sözleşme metninde bu hakkın devrinin ayrıca ve seçik biçimde yer alması gerektiğini ifade eder. Genel bir yayım kaydı ya da yorumla varılan bir anlayış yeterli sayılmaz.
- Yayım sözleşmesi
- Eser sahibinin çoğaltma ve yayma haklarını yayımcıya bırakması, yayımcının da eseri çoğaltıp yayması karşılığında telifbedeli ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Çeviri hakkı, varsayılan olarak bu sözleşmenin kapsamına girmez.
Çeviri hakkı: hangi şartlar aranır?
- Çeviri hakkının yayımcıya geçebilmesi için yayım sözleşmesinde bu hakkın devredildiğinin açıkça belirtilmiş olması gerekir.
- Sözleşmede çeviri hakkına ilişkin açık bir kayıt bulunmadığında hak, yayımcıya geçmiş sayılmaz ve hak eser sahibinde kalır.
- Açık kaydın varlığı, yayım sözleşmesinin ayrıca yazılı şekle bağlanıp bağlanmadığından bağımsız olarak, sözleşmenin içeriğiyle ilgili bir koşuldur.
Çeviri hakkı: hangi sonuçları doğurur?
- Sözleşmede çeviri hakkı açıkça belirtilmişse, yayımcı bu hakkı sözleşmenin kapsamı ölçüsünde kullanabilir.
- Sözleşmede çeviri hakkı açıkça belirtilmemişse, yayımcı eseri çeviri yoluyla çoğaltamaz ve yayamaz; bu durumda çeviri için eser sahibinin ayrıca izni gerekir.
- Hakkın yayımcıya geçmemesi, yayımcının telifbedeli ödeme borcunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz; bedelin kapsamı sözleşmenin diğer hükümlerine göre belirlenir.
- Madde, eski Borçlar Kanunu m.379'daki olumsuz ifadeli kuralın (aksi şart edilmedikçe hak eser sahibinde kalır) yerine geçmiştir; yeni düzenleme olumlu ifadeyle, açık kayda bağlı bir geçiş kuralı getirmektedir. Maddenin gerekçesine göre bu değişiklik dışında bir hüküm değişikliği yoktur.
Çeviri hakkı ile diğer mali haklar arasındaki fark nedir?
Çeviri hakkı, sözleşmede açıkça belirtilmedikçe yayımcıya geçmez.
Yayım sözleşmesinin konusu olan çoğaltma ve yayma hakkı, sözleşme ile yayımcıya geçer (m.489 çerçevesinde).
Yayımcı, çeviri hakkını kullanabilmek için ayrıca açık bir kayda dayanmalıdır; çoğaltma ve yayma hakkı için bu aranmaz.
Açık kayıt ile örtülü veya genel yayım kaydı arasındaki fark nedir?
Sözleşmede çeviri hakkının devrine ilişkin ayrı ve seçik bir ifade bulunur.
Sözleşme yalnızca genel olarak yayımlama amacı taşır, çeviri hakkına değinmez.
Yalnızca birinci durumda hak yayımcıya geçer; ikinci durumda hak eser sahibinde kalır.
Çeviri hakkı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Yayım sözleşmesinin genel olarak yayımlama amacı taşıması yeterliymiş gibi düşünmek; madde çeviri hakkı için açık bir kayıt aradığından bu yorum hatalıdır.
- Çeviri hakkının m.489 uyarınca sözleşmenin tüm kapsamıyla kendiliğinden geçtiğini varsaymak; m.495, çeviri hakkını bu genel kuralın dışında tutmaktadır.
- Eski Borçlar Kanunu m.379'daki olumsuz ifadeli kuralı (aksi şart edilmedikçe hak eser sahibinde kalır) hâlâ uygulamak; metin olumlu ifadeye dönüşmüş olup değişiklik gerekçede anlatım değişikliği olarak nitelenmiştir.
- Açık kaydın yazılı şekil koşuluyla karıştırılması; madde içerik olarak açıklık ister, şekli ayrıca düzenlemez.
Nasıl ispat edilir?
- Çeviri hakkının yayımcıya geçtiğini ileri süren yayımcı, sözleşmede bu hakkın açıkça belirtildiğini yazılı belgeyle ispatlamakla yükümlüdür.
- Açık kaydın bulunmadığını ileri süren eser sahibi ise bu savunmasını sözleşme metninin içeriğiyle ispatlar; sözleşme yazılı olduğundan öncelikle yazılı belgeye dayanılır.
- Yayımcının sözleşmenin genel amacından ya da tarafların davranışlarından çeviri hakkının devredildiği sonucunu çıkarması, madde metninin açık kayıt aradığı göz önüne alındığında güçlü bir savunma değildir; açık kaydın yerine tanık beyanı ile örtük iradeyi kanıtlamak sınırlı etkilidir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.489: Yayım sözleşmesiyle eser sahibinin haklarının sözleşmenin ifasının gerektirdiği ölçüde ve süreyle yayımcıya geçtiğini düzenler; m.495 bu genel geçiş kuralının çeviri hakkı bakımından bir sınırıdır.
- 6098 sayılı Kanun m.490: Yayımlatanın sözleşme konusu eser üzerinde tasarruf sınırlarını düzenler; çeviri hakkının başkasına verilmesi bakımından ayrı bir denetim alanı oluşturur.
- 6098 sayılı Kanun m.496: Telifbedeli hakkını düzenler; çeviri hakkının yayımcıya geçmemesi halinde bedel borcunun kapsamının nasıl belirleneceği bakımından ilgilidir.
- 6098 sayılı Kanun m.498: Yayım sözleşmesinden sonra eserin yok olmasının sonuçlarını düzenler; çeviri hakkına ilişkin yayımcı konumunu doğrudan değiştirmez ancak sözleşme ilişkisinin sona ermesi bakımından bağlantılıdır.
TBK m.496 — Bedelin belirlenmesi
Madde, eser sözleşmesinde yayımlatanın (eser sahibinin) bedel isteme hakkını ve bedel miktarının belirlenmesini düzenler. Bedelin hiç kararlaştırılmadığı ya da belli olmadığı hâllerde miktarın hâkim tarafından saptanmasının usulünü ve birden fazla basım hakkı bulunan hâllerde ilk basım koşullarının sonraki basımlara uygulanmasını kapsar. Madde yalnızca yayımlatan ile yayımcı arasındaki ilişkiye uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: bedelin hesaplanmasında kullanılacak ölçütler ve değer tespiti (m.481), yaklaşık bedelin aşılması halinde sözleşmeden dönme (m.482), götürü bedelin artırılması (m.480) ve eserin teslimi ile yayım borcunun ifası (ilgili eser sözleşmesi hükümleri). Eser sözleşmesinin genel bedel kuralları ve zamanaşımı da bu maddenin kapsamı dışındadır.
Bedelin belirlenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yayımlatan
- Eserini bir yayımcıya çoğaltılıp yayımlanması için veren eser sahibidir. Sözleşmenin eser sahibi tarafıdır.
- Yayımcı
- Eseri çoğaltıp yayan, yayımlatanın karşı tarafında yer alan kişidir.
- Bedel
- Yayımlatanın yayımcıdan isteyebileceği karşılıktır. Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa bu bedel talep edilebilir; kararlaştırılmış olması ya da belirlenebilir olması gerekir.
- Yayımcının birden fazla basım hakkı
- Yayımcının aynı eser için birden çok basım yapmaya yetkili olmasıdır. Bu hâlde ilk basım için kararlaştırılan bedel ve diğer koşullar, sonraki basımlar için de geçerli sayılır.
Bedelin belirlenmesi: hangi şartlar aranır?
- Sözleşmede bedelin ödenmesine aksi yönde bir kayıt bulunmamalıdır; aksi kararlaştırılmamışsa yayımlatan bedel ödenmesini isteyebilir.
- Bedel miktarı belli değilse ya da sözleşmede belirlenmemişse, bedelin hâkim tarafından belirlenmesi gerekir.
- Yayımcıya birden fazla basım hakkı verilmişse, ilk basım için kararlaştırılan bedel ve diğer koşullar sonraki basımlar için de uygulanır; bu hâlde ayrı bir bedel kararı aranmaz.
Bedelin belirlenmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa yayımlatan yayımcıdan bedel ödenmesini isteyebilir.
- Sözleşmede aksi kararlaştırılmışsa, örneğin bedelsiz yayım kararlaştırılmışsa, yayımlatan bedel isteyemez.
- Bedel belli değilse miktar hâkim tarafından belirlenir.
- Yayımcının birden fazla basım hakkı varsa, ilk basım bedeli ve koşulları sonraki basımlara da uygulanır.
- Madde hükmü, aksi kararlaştırılmadıkça bedel ödenmesi kuralını koyduğu için nispi emredici nitelik taşıdığı söylenebilir; taraflar bedelsizliği kararlaştırabilir.
Bedelin kararlaştırılmış olması ile kararlaştırılmamış olması arasındaki fark nedir?
Sözleşmede bedel açıkça belirlenmişse, yayımlatan bu bedeli talep eder.
Bedel hiç belirlenmemiş veya belli değilse, miktar hâkim tarafından saptanır.
İkinci hâlde yayımlatanın talebi hâkimin belirlemesine dayanır; miktar önceden bilinmediği için dava yoluyla tespit gerekir.
Tek basım ile birden fazla basım hakkı arasındaki fark nedir?
Yayımcının tek basım hakkı varsa, bedel bu basım için kararlaştırılan tutarla sınırlıdır.
Yayımcının birden fazla basım hakkı varsa, ilk basım için kararlaştırılan bedel ve koşullar sonraki basımlar için de geçerlidir.
Sonraki basımlarda yeniden bedel pazarlığı yapılmaz; ilk basım koşulları uygulanır.
Bedelin belirlenmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Bedelin hiç kararlaştırılmadığı hâlde yayımlatanın bedel isteyemeyeceğini sanmak; madde aksi kararlaştırılmadıkça bedel isteme hakkını kabul eder.
- Bedel belli değilken hâkim belirlemesi yapılmadan doğrudan bir tutar talep etmek; miktar hâkimce saptanmalıdır.
- Sonraki basımlar için yeniden bedel pazarlığı yapılabileceğini varsaymak; ilk basım koşulları kanun gereği uygulanır.
- Madde metnindeki hâkim belirlemesi ölçütünü m.481'in ölçütüyle karıştırmak; ölçütler m.481'den alınır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Uygulamada yaklaşık ücret tespiti nadiren yapılmakta; çoğunlukla muhtemel masrafların yaklaşık keşif bedeli olarak belirlenmesi yoluna gidilmektedir, bu durumda işin sonunda bedel fiilen yapılan masraflara göre saptanmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2021/1667 E., 2024/332 K., 22.02.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Bedelin sözleşmede kararlaştırıldığını ileri süren yayımlatan, sözleşme veya yazılı kayıtla bu kararlaştırmayı ispatlamalıdır.
- Bedelsizlik veya bedelin belirlenmediği savunmasını yapan yayımcı, aksi kararlaştırıldığını yazılı belge ya da tanıkla ispatlamalıdır; yayımlatan sözleşmede bedel kararlaştırıldığını söylüyorsa bunu yazılı kayıtla kanıtlamalıdır.
- Bedelin hâkim tarafından belirlenmesi talebinde, eserin değeri ve yayımcının giderleri bilirkişi incelemesiyle ortaya konulmalıdır.
- Birden fazla basım hakkının varlığını ileri süren taraf, bu hakkın sözleşmeden doğduğunu belge ile ispat etmelidir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.481: Bedel önceden belirlenmemiş veya yaklaşık belirlenmişse, bedelin yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine göre belirleneceğini düzenler; madde 496/2'deki hâkim belirlemesinin ölçütünü verir.
- 6098 sayılı Kanun m.480: Götürü bedelde artırım ve fesih koşullarını düzenler; bu madde ile ilişkisi bedel değişikliği ve sözleşme kayıtları bakımındandır.
- 6098 sayılı Kanun m.482: Yaklaşık bedelin aşırı aşılması halinde sözleşmeden dönmeyi düzenler; bedel miktarının belirsizliğinde ilgili koruma yoludur.
TBK m.497 — Bedelin ödenme zamanı, satış hesapları ve bedelsiz alma hakkı
Madde, eserin yayımlanmasına ilişkin bedelin ne zaman ödeneceğini düzenler. Bedelin eser bütün olarak mı yoksa cilt, fasikül veya forma gibi bölümler hâlinde mi yayımlanacağına göre ödeme zamanını belirler; bedelin satış miktarına bağlandığı hallerde yayımcının hesap tutma ve belge hazırlama yükümlülüğünü koyar; yayımlatanın teamül uyarınca bedelsiz nüsha alma hakkını tanır. Madde, yayımcı ile yayımlatan arasındaki eser sözleşmelerine uygulanır. Madde, yayım sözleşmesinin kurulmasını, eserin teslimini ve bedelin miktarının tespitini düzenlemez (m.478 ve devamı ile genel eser sözleşmesi hükümleri). Yayımlatanın telif hakkının devrini ve yayım süresinin sona ermesini de düzenlemez (m.480 vd. ve m.484 vd.). Eserin ayıplı yayımlanması hâlinde sorumluluk ve ayıp ihbarı hükümleri bu maddede yer almaz (m.470 vd.).
Bedelin ödenme zamanı, satış hesapları ve bedelsiz alma hakkı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yayımlatan
- Eseri yayımlanmak üzere yayımcıya veren ve bedel ödeme borcu altına giren taraftır. Yayımcının karşısında, eserin yayımını isteyen kişidir.
- Yayımcı
- Eseri çoğaltarak piyasaya sunan ve sözleşme gereği yayımı üstlenen taraftır. Maddenin ikinci fıkrasındaki hesap tutma ve belge hazırlama yükümlülüğü yayımcıya aittir.
- Bölüm halinde yayım
- Eserin cilt, fasikül veya forma gibi parçalar hâlinde yayımlanmasıdır. Bu durumda bedel, eserin tamamının değil her bölümün basılıp satışa hazır hâle getirilmesinden sonra ödenir.
- Satış miktarına bağlı bedel
- Bedelin eserin satılan nüsha sayısına göre belirlendiği ödeme biçimidir. Bu biçimde yayımcının satış hesaplarını tutması ve ispat edici belgeleri hazırlaması gerekir.
- Teamül uyarınca bedelsiz nüsha
- Yayımlatanın, aksi kararlaştırılmadıkça, eserden ticari adete uygun bir miktarda ücretsiz alabileceği nüshadır. Miktar sözleşmede yazılı değilse teamülle belirlenir.
Bedelin ödenme zamanı, satış hesapları ve bedelsiz alma hakkı: hangi şartlar aranır?
- Yayım sözleşmesinin geçerli biçimde kurulmuş olması ve eserin yayımlanmak üzere yayımcıya teslim edilmiş bulunması gerekir.
- Eserin bütün olarak yayımlanacağı hâlde bedelin, eserin tamamının basılıp satışa hazır duruma getirilmesinden sonra ödenmesi gerekir.
- Eserin cilt, fasikül veya forma gibi bölümler hâlinde yayımlanacağı hâlde bedelin her bölümün basılıp satışa hazır duruma getirilmesinden sonra ödenmesi gerekir.
- Bedel satış miktarına bağlanmışsa yayımcının satış hesaplarını tutması, çıkarması ve teamüle uygun ispat edici belgeleri hazırlaması gerekir.
- Aksi kararlaştırılmamışsa yayımlatanın eserden teamül uyarınca belirlenen miktarda bedelsiz nüsha alma hakkı bulunması gerekir.
Bedelin ödenme zamanı, satış hesapları ve bedelsiz alma hakkı: hangi sonuçları doğurur?
- Bedel tam eser yayımında, eserin tamamı basılıp satışa hazır hâle geldiğinde muaccel olur.
- Bölüm hâlinde yayımda her bölümün bedeli o bölüm basılıp satışa hazır hâle geldiğinde muaccel olur.
- Bedel satış miktarına bağlanmışsa yayımcı, satış hesaplarını tutmak ve teamüle uygun ispat edici belgeleri hazırlamak zorundadır.
- Aksi kararlaştırılmamışsa yayımlatan, eserden teamül uyarınca belirlenen miktarda bedelsiz nüsha alabilir.
- Maddede ödeme zamanına ilişkin hüküm, taraflar aksini kararlaştırabileceğinden yedek (tamamlayıcı) niteliktedir; sözleşmede farklı bir ödeme zamanı kararlaştırılmışsa o uygulanır.
- Yayımcının satış hesabı ve belge yükümlülüğü emredici bir hükümdür ve sözleşmeyle tamamen ortadan kaldırılamaz; bedel satış miktarına bağlıysa yayımcı bu yükümlülüğü yerine getirmek zorundadır.
Bütün eser ile bölüm hâlinde yayım arasındaki fark nedir?
Eser bütün olarak yayımlanacaksa bedel, tamamının basımından ve satışa hazır hâle getirilmesinden sonra ödenir.
Eser cilt, fasikül veya forma gibi bölümler hâlinde yayımlanacaksa bedel her bölüm için ayrı ayrı, o bölümün basımı ve satışa hazır hâle getirilmesinden sonra ödenir.
Bölüm hâlinde yayımda bedel, tüm eserin bitmesini beklemeden bölüm bölüm muaccel olur. Yayımcı, her bölümün bedelini o bölümün tamamlanmasıyla talep edebilir.
Bedelin sabit tutarlı ile satış miktarına bağlı olması arasındaki fark nedir?
Bedel sabit bir tutar olarak kararlaştırılmışsa ikinci fıkra uygulanmaz.
Taraflar bedeli satış miktarına bağlamışlarsa yayımcı satış hesaplarını tutmak ve ispat edici belgeleri hazırlamakla yükümlü olur.
Satış miktarına bağlı bedelde hesap ve belge yükümlülüğü yayımcıya düşer; yayımlatan bu belgeler üzerinden alacağını denetleyebilir.
Aksi kararlaştırılmamış hal ile aksi kararlaştırılmış hal arasındaki fark nedir?
Taraflar bedelsiz nüsha konusunda bir hüküm koymamışsa üçüncü fıkra uygulanır.
Taraflar sözleşmede bedelsiz nüsha miktarını başka bir biçimde belirlemişlerse bu kayıt geçerlidir.
Yayımlatanın bedelsiz nüsha miktarı, sözleşme kaydı yoksa teamülle, varsa sözleşmeyle belirlenir.
Bedelin ödenme zamanı, satış hesapları ve bedelsiz alma hakkı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Bedelin bölüm hâlinde yayımda da tüm eser bitmeden ödeneceğini varsaymak; her bölümün kendi muacceliyet anının ayrı olduğu gözden kaçırılmamalıdır.
- Bölümün muacceliyetini yalnızca basım tarihine bağlamak; madde satışa hazır duruma getirilmeyi de şart koşar, bu iki aşama birlikte değerlendirilmelidir.
- Satış miktarına bağlı bedelde yayımcının hesap ve belge yükümlülüğünü yalnızca tavsiye niteliğinde saymak; madde bu yükümlülüğü açıkça bir borç olarak koyar.
- Bedelsiz nüsha hakkını sabit bir adet sayısına bağlamak; miktar teamülle belirlenir, sözleşmede farklı bir miktar yazılıysa o geçerlidir.
- Üçüncü fıkrayı emredici sanıp sözleşmeyle bedelsiz nüsha hakkının tümden kaldırılabileceğini göz ardı etmek; fıkra aksi kararlaştırmaya açıktır.
Nasıl ispat edilir?
- Bedelin bütün eser mi yoksa bölüm hâlinde mi ödeneceği konusunda ispat yükü, bedelin muacceliyetini ileri süren yayımcıdadır; bunun için sözleşme metni ile yayım planı ve bölümlerin basım tarihleri delil olarak kullanılabilir.
- Bölümün basılıp satışa hazır hâle getirildiğini ispat yükü, bedeli isteyen yayımcıya aittir; yayımlatan bu iddiayı teslim ve basım belgeleri ile çürütebilir.
- Bedelin satış miktarına bağlandığı iddiasında ispat yükü, bunu ileri süren tarafa aittir; sözleşme metni ve yazılı kayıt bu konuda temel delildir.
- Yayımcının satış hesaplarını tutması ve belge hazırlaması yükümlülüğüne aykırılık hâlinde yayımlatan, hesabın doğruluğunu bu belgelerin yokluğu üzerinden tartışabilir; belgenin teamüle uygunluğu bilirkişi ile değerlendirilebilir.
- Bedelsiz nüsha miktarını ileri süren taraf, teamülün varlığını ve miktarını ispatlamakla yükümlüdür; bu konuda ticari adet bilirkişi görüşü ile desteklenebilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.478: Eser sözleşmesinin ve yayım sözleşmesinin tanımını verir; bu maddedeki bedel ve yayım düzeni o sözleşmenin parçasıdır.
- 6098 sayılı Kanun m.480: Yayımlatanın eser üzerindeki haklarının ve yayım sözleşmesinin kapsamını düzenler; bu maddedeki bedelsiz nüsha hakkı ile birlikte okunur.
- 6098 sayılı Kanun m.484: Yayımın süresi ve yayımcının yayımı tamamlama yükümlülüğü bakımından bu maddedeki bedel zamanını tamamlar.
TBK m.498 — Eserin yok olması
Bu madde, yayım sözleşmesinde eser teslim edildikten sonra eserin beklenmedik bir olay sonucu yok olması hâlinde yayımcının bedel ödeme yükümlülüğünü ve eser sahibinin eserin bir örneğini verme ya da yeniden meydana getirme yükümlülüğünü düzenler. Madde, yayım sözleşmesinin tarafları olan eser sahibi ve yayımcı arasındaki ilişkiye uygulanır. Basılmış nüshaların yok olmasını (m.499), yayım sözleşmesinin sona ermesini ve eser sahibinin kişisel sebeplerle sözleşmeyi sona erdirmesini (m.500) düzenlemez. Eser sözleşmesinde teslim öncesi yok olmanın hasar hükümlerini (m.483) ve iş sahibinin kusuru ile ifanın imkânsızlaşmasını (m.485) düzenlemez.
Eserin yok olması: hangi kavramlar bilinmeli?
- Beklenmedik hâl
- Eser sahibinin kusuru olmaksızın, onun dışında gelişen ve öngörülmesi mümkün olmayan olaydır. Eserin çalınması, yanması veya sel nedeniyle kaybolması buna örnek gösterilir.
- Yayımcıya teslim
- Eserin yayım sözleşmesi uyarınca yayımcının kullanımına bırakılmasıdır. Yok oluş bu andan sonra gerçekleşmiş olmalıdır.
- Bedel
- Yayımcının eser sahibine yayım sözleşmesi gereğince ödemekle yükümlü olduğu telif karşılığıdır. Eserin yok olmasına rağmen yayımcı bu bedeli ödemek zorundadır.
- Az bir çabayla yeniden meydana getirme
- Eser sahibinde eserin örneği bulunmadığında, eseri yeniden yaratmanın fazla emek ya da masraf gerektirmeyecek ölçüde mümkün olmasıdır. Bu ölçüt somut olaya göre belirlenir.
- Uygun karşılık
- Eser sahibinin yeniden meydana getirme çabasına karşılık isteyebileceği bedeldir. Miktarı madde metninde belirlenmemiştir, her somut olayda takdir edilir.
Eserin yok olması: hangi şartlar aranır?
- Taraflar arasında geçerli bir yayım sözleşmesi kurulmuş olmalıdır.
- Eser, yayımcıya teslim edildikten sonra yok olmuş olmalıdır.
- Yok oluş, eser sahibinin kusuru olmayan ve beklenmedik bir olaydan kaynaklanmalıdır; olay yayımcının ya da eser sahibinin kusuruna ya da yardımcılarının kusuruna dayanmamalıdır.
- Eser sahibinde yok olan eserin bir örneği bulunuyorsa, eser sahibi bu örneği yayımcıya vermelidir.
- Eser sahibinde örnek bulunmuyorsa, eser az bir çabayla yeniden meydana getirilebilir olmalıdır; bu durumda eser sahibi eseri yeniden meydana getirip teslim etmelidir.
Eserin yok olması: hangi sonuçları doğurur?
- Eser teslimden sonra beklenmedik bir olayla yok olsa bile yayımcı, yayım sözleşmesinde kararlaştırılan bedeli ödemekle yükümlüdür.
- Eser sahibinde eserin bir örneği bulunuyorsa, eser sahibi bu örneği yayımcıya vermekle yükümlüdür.
- Eser sahibinde örnek bulunmuyor ama eser az bir çabayla yeniden meydana getirilebiliyorsa, eser sahibi eseri yeniden yaratıp yayımcıya teslim etmekle yükümlüdür.
- Her iki durumda da eser sahibi uygun bir karşılık isteyebilir.
- Eser yok olmuşsa ve örnek ya da az çabayla yeniden yaratma imkânı yoksa, madde eser sahibine yeniden yaratma yükü yüklemez; bu hâlde yayımcının bedel borcunun kapsamı ayrıca değerlendirilir.
- Yok oluş eser sahibinin kusuru ya da beklenmedik olay niteliğini taşımayan bir nedenle gerçekleşmişse, madde uygulanmaz ve genel hükümler belirleyici olur.
- Madde metninde hükmün emredici olup olmadığına dair açık bir ifade yoktur; buna aykırı sözleşme kaydının geçerliliği metinden çıkarılamaz.
Eser sahibinde örnek bulunması ile bulunmaması arasındaki fark nedir?
Eser sahibinde yok olan eserin örneği varsa, eser sahibi bu örneği yayımcıya vermekle yükümlüdür.
Örnek yoksa eser sahibi, eseri az bir çabayla yeniden meydana getirebilirse bunu yapmakla yükümlüdür.
Birinci hâlde yükümlülük yalnızca örneğin verilmesidir; ikinci hâlde eser sahibi yeniden yaratma emeğine girer ve bunun karşılığını isteyebilir.
Yok oluş ile eserin basılı nüshalarının yok olması: fark nedir?
Bu madde, eserin yayımcıya teslimden sonra, yani eser niteliğinin yok olmasını düzenler.
Basılan nüshaların yok olması, eserin değil çoğaltılmış nüshaların kaybıdır ve m.499 kapsamındadır.
Yok olan eser ise yayımcı bedel öder; basılı nüshalar yok olmuşsa yayımcının yeniden basma hakkı ve masrafı m.499 ile belirlenir.
Yayımcının bedel ödeme yükümlülüğü ile eser sahibinin yeniden yaratma yükümlülüğü: fark nedir?
Yayımcı, eser yok olsa da bedeli ödemekle yükümlüdür.
Eser sahibi ise yalnızca örneği verir ya da az çabayla yeniden yaratır; bu çabasının karşılığını isteyebilir.
Yayımcının bedel borcu eserin yok olmasından bağımsız doğar; eser sahibinin yeniden yaratma emeği ayrıca karşılanır.
Eserin yok olması: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Eserin yok olmasını basılı nüshaların yok olması ile karıştırmak; eser yok olduğunda m.499 değil bu madde uygulanır.
- Yayımcının bedel borcunu, eserin yok olması nedeniyle kendiliğinden sona erdiğini varsaymak; madde yok olmaya rağmen bedel ödenmesini öngörür.
- Eser sahibinin örnek bulunmasa bile eseri yeniden yaratma yükümlülüğü olmadığını düşünmek; az bir çabayla yaratılabilir ise bu yükümlülük doğar.
- Yeniden yaratma için az çaba ölçütünü, ağır emek gerektiren işler için de uygulamak; ölçüt somut olaya göre dar yorumlanmalıdır.
- Beklenmedik olay ile yayımcının ya da eser sahibinin kusurlu davranışını birbirine karıştırmak; kusurla yok olan eserde madde uygulanmaz.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Eserin teslim edilmesi ve bedelin ödenmesi somut olayda gerçekleşmişse, yok olmanın yayımcının bedel borcunu ortadan kaldırmadığı kabul edilmektedir. (İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2026/89 E., 2026/293 K., 27.04.2026)
Nasıl ispat edilir?
- Beklenmedik olayın varlığını ve eserin yok olduğunu ileri süren taraf, yani çoğunlukla eser sahibi, bunu ispatla yükümlüdür; yok oluşun bir taraf kusuruna dayandığını ileri süren karşı taraf bu iddiayı ispatlamalıdır.
- Eserin yayımcıya teslim edildiği, yayım sözleşmesinin varlığı ve bedel miktarı yazılı sözleşme ve teslim belgeleri ile ispatlanır.
- Eser sahibinde örnek bulunup bulunmadığı, eser sahibi tarafından ileri sürülür ve bunu ispat yükü eser sahibine aittir.
- Az bir çabayla yeniden yaratmanın mümkün olduğunu ileri süren taraf bu iddiasını bilirkişi incelemesi gibi delillerle ispatlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.495: Yayım sözleşmesinde eser sahibinin yayımcıya çoğaltarak yayma hakkını tanıyan hükümdür; m.498'in dayandığı sözleşme ilişkisini kurar.
- 6098 sayılı Kanun m.499: Eserin değil, basılan nüshaların yok olması hâlinde yayımcının yeniden basma hakkını ve masrafı düzenler; m.498 ile ayrım konusudur.
- 6098 sayılı Kanun m.500: Yayım sözleşmesinin kişisel sebeplerle sona ermesini düzenler; eser sahibinin eseri yaratma imkânının ortadan kalkması hâlinde uygulanır.
- 6098 sayılı Kanun m.483: Eser sözleşmesinde teslim öncesi yok olmanın hasar ve ücret sonuçlarını düzenler; yayım sözleşmesine doğrudan uygulanmaz, karşılaştırma için anılır.
TBK m.499 — Basılanın yok olması
Bu madde, yayım sözleşmesinde yayımcının elinde bulunan tamamlanmış baskı adedinin, satışa sunulmadan önce beklenmedik bir olayla tamamen ya da kısmen yok olması hâlinde yayımcının yeniden basım hakkını ve yeniden basımın maliyeti ile yayımcının yeniden basım yükümlülüğünü düzenler. Hüküm, yayım sözleşmesi kapsamında eser sahibi ile yayımcı arasındaki ilişkiye uygulanır. Eserin (asıl metnin) yok olması hâlini düzenlemez; bu hal yayım sözleşmesinin eserin yok olmasıyla sona ermesi ve telif bedelinin durumu bakımından TBK m.498 kapsamındadır. Eser sahibinin kişisel sebeplerle eseri yaratamaması hâlini düzenlemez; bu konu TBK m.500 kapsamındadır. Yayımcının sözleşmeye aykırılığından doğan sorumluluk ile borcun genel sona erme sebepleri (TBK m.136 ve devamı) de bu maddenin konusu değildir.
Basılanın yok olması: hangi kavramlar bilinmeli?
- Basılanın yok olması
- Eserin kendisinin değil, yayımcıya teslim edilmiş ve çoğaltılmış baskı nüshalarının beklenmedik bir olayla kullanılamaz hâle gelmesidir. Eser yerinde durmakta, yalnızca basılmış nüshalar ortadan kalkmaktadır.
- Beklenmedik hâl
- Tarafların kusuru dışında gelişen ve öngörülmesi mümkün olmayan olaydır. Yayımcının ya da eser sahibinin kusuruyla oluşan kayıp bu kapsamda değerlendirilmez.
- Satışa sunulma
- Baskının dağıtıma ya da piyasaya verilmesi anlamına gelir. Yok olma bu andan önce gerçekleşmelidir; sonrasındaki kayıp bu hükmün kapsamında değildir.
- Aşırı masraf
- Yok olan nüshaların yerine yenisinin konmasının, yayımcıdan beklenebilecek makul ölçüyü aşan maliyet anlamına gelir. Yayımcının yeniden basım yükümlülüğünün sınırını çizer.
Basılanın yok olması: hangi şartlar aranır?
- Yayım sözleşmesinin geçerli olarak kurulmuş olması gerekir.
- Yok olan baskının, satışa sunulmadan önce tamamen ya da kısmen yok olmuş olması gerekir.
- Yok oluşun beklenmedik bir olaydan kaynaklanması ve yayımcı ya da eser sahibinin kusurunun bulunmaması gerekir.
- Yok olan nüshaların yeniden basılabilmesi için yayımcının baskının yerine konabilmesi gerekir; yeniden basım için eser sahibinden ayrıca bir bedel talep edilememelidir.
- Yayımcının, aşırı masraf gerektirmeksizin yok olan nüshaların yerine yenilerini koyabilecek durumda olması hâlinde bunu yapması zorunludur; aşırı masraf varsa yükümlülük doğmaz.
Basılanın yok olması: hangi sonuçları doğurur?
- Yok olan baskı miktarının tamamı ya da bir kısmı yeniden basılabilir ve bu basım için eser sahibine ayrıca bedel ödenmez.
- Yeniden basımın giderleri yayımcıya aittir.
- Yayımcı, aşırı masraf gerektirmeden yok olan nüshaların yerine yenilerini koyabiliyorsa bunu yapmakla yükümlüdür.
- Aşırı masraf gerektiriyorsa yeniden basım yükümlülüğü doğmaz; yayımcı yalnızca hakkını kullanabilir ya da kullanmayabilir.
- Maddenin düzenlemediği beklenmedik hâl dışındaki bir kayıp (yayımcının kusuru ile oluşan kayıp) bu hükme göre değerlendirilmez.
Eserin yok olması ile basılanın yok olması arasındaki fark nedir?
Eserin yok olmasında yayımcının eseri çoğaltma ve yayma olanağı tamamen ortadan kalkar; eser sahibinin elinde eser ya da örneği bulunmalıdır.
Basılanın yok olmasında eser yerinde durur, yalnızca yayımcıya teslim edilmiş nüshalar yok olur.
Eserin yok olması TBK m.498'e, basılanın yok olması bu maddeye tabidir. Eserin yok olması hâlinde telif bedelinin durumu farklı çözülür.
Yayımcının yeniden basma hakkı ile yeniden basma yükümlülüğü arasındaki fark nedir?
Yayımcı, yok olan miktarı yeniden basabilir; bu bir haktır.
Aşırı masraf gerektirmeden yenilerini koyabilecek durumdaki yayımcı bunu yapmakla yükümlüdür.
Yayımcının yeniden basım hakkı, yenilerini koyma imkânı varsa yükümlülüğe dönüşür.
Yeniden basım için bedel ile eser sahibinin hakkı arasındaki fark nedir?
Yayımcı yeniden basımın giderini kendi üstlenir.
Eser sahibi, yeniden basım için ayrıca bir bedel talep edemez.
Yok olan nüsha sayısı kadar yeniden basım, eser sahibine ek ödeme doğurmaz.
Basılanın yok olması: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Eserin yok olması ile basılanın yok olmasını karıştırmak; eserin yerinde durduğu hâlde TBK m.498'e göre bedel tartışmasını bu maddeye taşımak.
- Yayımcının yeniden basım için eser sahibinden bedel talep edebileceğini düşünmek; madde ayrıca bedeli açıkça dışlar.
- Aşırı masraf koşulunu gözden kaçırıp yayımcıyı her hâlde yeniden basmakla yükümlü saymak.
- Beklenmedik hâl koşulunu yayımcının kusuru bulunan kayıplara da uygulamak.
Nasıl ispat edilir?
- Yeniden basım talebinde bulunan yayımcı, baskının satışa sunulmadan önce yok olduğunu ve yok oluşun beklenmedik bir olaydan kaynaklandığını kanıtlamakla yükümlüdür; bu kanıt olay tutanağı, sigorta ya da kolluk kayıtları gibi belgelerle yapılabilir.
- Yayımcının kusurunun bulunmadığını ispat etmesi gerekir; karşı taraf kaybın yayımcının kusurundan kaynaklandığını iddia ederse bunu ileri sürmesi ve ispatlaması gerekir.
- Yok olan nüsha sayısının belirlenmesinde yayım sözleşmesi, teslim belgeleri ve stok kayıtları esas alınır; bu belgelerle karşı tarafın yok olan miktara itirazı değerlendirilir.
- Yayımcının yeni nüshaları aşırı masraf olmadan koyabileceğini iddia eden taraf bunu ispat eder; yayımcı aşırı masrafı ileri sürüyorsa bunu somut maliyet belgeleriyle ortaya koyar.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.498: Eserin yayım sözleşmesinin kurulmasından sonra yok olmasını düzenler; basılanın yok olmasından ayrım için karşılaştırılır ve telif bedeli bakımından farklı sonuç doğurur.
- 6098 sayılı Kanun m.500: Eser sahibinin kişisel sebeplerle eseri yaratamamasıyla sözleşmenin sona ermesini düzenler; bu madde ile ayrıldığı için birlikte okunur.
TBK m.500 — Kişisel sebeplerle sona ermesi
Madde, yayım sözleşmesinin iki ayrı kendiliğinden sona erme halini düzenler: birinci fıkra, yayımlatanın (yazarın) eseri tamamlama yeteneğini kaybetmesi veya ölümü halinde sözleşmenin sona ermesini ve hâkimin devam kararı verebilmesini; ikinci fıkra ise yayımcının iflası halinde yayımlatanın eseri başka bir yayımcıya verip veremeyeceğini ve bunun sınırını düzenler. Madde yayım sözleşmesinin taraflarından yayımcı ve yayımlatan bakımından uygulanır. Maddede yer almayan konular ise şunlardır: eser sözleşmesinde yüklenicinin ölümü ve yeteneğini kaybetmesi (m.486), hizmet sözleşmesinde işçinin ölümü (m.440), vekalet sözleşmesinde ölüm ve iflas (m.513, m.370 kıyası ile ilgili hükümler), ve yayım sözleşmesinin genel fesih ve sona erme hükümleri ile tazminat sorumluluğu (bu konular ilgili genel hükümlere bırakılmıştır).
Kişisel sebeplerle sona ermesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yayım sözleşmesi
- Yayımlatanın eserini yayımcıya teslim etmesi, yayımcının ise eseri çoğaltıp dağıtmayı üstlendiği sözleşmedir. Maddenin uygulanması için sözleşmenin bu niteliği taşıması gerekir.
- Eseri tamamlama yeteneği
- Yayımlatanın, sözleşme konusu eseri kendi kişisel niteliklerine dayanarak bitirebilme kapasitesidir. Bu yetenek ölüm ya da kusursuz bir biçimde kaybedilmişse madde devreye girer.
- Hâkimin devam kararı
- Sözleşmenin tamamı veya bir bölümü yerine getirilebilir ve hakkaniyete uygun ise, hâkimin sözleşme ilişkisinin sürdürülmesine ve gerekli değişikliklere karar verebilmesidir. Bu, sözleşmenin kendiliğinden sona ermesinin istisnasını oluşturur.
- Yayımcının iflası
- Yayımcının borçlarını ödeyemez duruma gelmesi ve iflas kararı verilmesidir. İkinci fıkra bakımından yayımlatanın eseri başka yayımcıya verme hakkını doğurur.
- Muaccel olmayan borç ve güvence
- İflas anında vadesi henüz gelmemiş borçtur. Yayımcı bu borcun yerine getirileceğine dair güvence gösterirse yayımlatan eseri başka yayımcıya veremez.
Kişisel sebeplerle sona ermesi: hangi şartlar aranır?
- Birinci fıkra bakımından, sözleşmenin yayımlatanın kişisel niteliklerine dayanarak kurulmuş olması gerekir.
- Yayımlatan eseri tamamlamadan önce ölmüş olmalı ya da tamamlama yeteneğini yitirmiş olmalı veya eseri tamamlaması kendi kusuru olmaksızın imkânsız hale gelmiş olmalıdır.
- Yayımlatanın kusurunun bulunmaması gerekir; kendi özgür iradesiyle eseri bırakması bu hükme dayanak olamaz.
- Sözleşmenin tamamı veya bir bölümünün yerine getirilmesi mümkün ve hakkaniyete uygun olmalıdır ki hâkim devam kararı verebilsin.
- İkinci fıkra bakımından yayımcının iflas etmiş olması gerekir.
- Yayımlatanın eseri başka yayımcıya verebilmesi için iflas anında muaccel olmayan borcun yerine getirileceğine dair güvence gösterilmemiş olmalıdır.
Kişisel sebeplerle sona ermesi: hangi sonuçları doğurur?
- Yayımlatanın ölümü veya eseri tamamlama yeteneğini kaybetmesi halinde sözleşme kendiliğinden sona erer.
- Sözleşmenin tamamı veya bir bölümü yerine getirilebilir ve hakkaniyete uygunsa hâkim sözleşme ilişkisinin devamına ve gerekli değişikliklerin yapılmasına karar verebilir.
- Yayımcı iflas ederse yayımlatan eseri başka bir yayımcıya verebilir.
- İflas anında muaccel olmayan borcun yerine getirileceğine dair güvence gösterilmişse yayımlatan eseri başka bir yayımcıya veremez.
- Birinci fıkra kapsamında yayımlatanın kusuru olmaksızın imkânsızlaşma varsa sözleşme sona erer, kusurlu bırakma varsa bu sonuç doğmaz.
Kendiliğinden sona erme ile hâkimin devam kararı arasındaki fark nedir?
Yayımlatanın ölümü veya tamamlama yeteneğini kaybetmesi halinde sözleşme kural olarak kendiliğinden sona erer.
Sözleşmenin tamamı veya bir bölümü yerine getirilebilir ve hakkaniyete uygunsa hâkim sözleşmenin sürdürülmesine karar verebilir.
Sözleşme ilişkisi hâkim kararıyla devam ettirilebilir ve gerekli değişiklikler yapılabilir.
Yayımlatanın kendi kusuru ile kusursuz imkânsızlık arasındaki fark nedir?
Yayımlatan kendi özgür kararıyla eseri bırakmışsa madde uygulanmaz.
Eseri tamamlaması kendi kusuru olmaksızın imkânsız hale gelmişse madde uygulanır.
Kusurlu bırakma hâlinde sözleşme kendiliğinden sona ermez, genel hükümlere göre sorumluluk doğar.
Yayımcının iflası: eseri devredebilme ile devredememe arasındaki fark nedir?
İflas anında muaccel olmayan borcun yerine getirileceğine dair güvence yoksa yayımlatan eseri başka yayımcıya verebilir.
İflas anında muaccel olmayan borcun yerine getirileceğine dair güvence gösterilmişse yayımlatan eseri başka yayımcıya veremez.
Güvence varlığı, yayımlatanın eseri devretme hakkını ortadan kaldırır.
Kişisel sebeplerle sona ermesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Yayımlatanın ölümünün yanında tamamlama yeteneği kaybını da kendiliğinden sona erme sebebi saymak; birinci fıkrada her iki durum da ayrı ayrı sayılmıştır, ancak her ikisinde de kişisel nitelik şartı aranır.
- Hâkimin devam kararını kendiliğinden sona ermenin her zaman geçerli bir istisnası saymak; devam kararı yalnızca sözleşmenin yerine getirilebilir ve hakkaniyete uygun olması halinde verilebilir.
- İkinci fıkrayı yayımcının her iflasında yayımlatanın eseri başka yayımcıya verebileceği biçiminde okumak; güvence gösterilmişse bu hak ortadan kalkar.
- Muaccel olmayan borç ile muaccel borcu karıştırmak; yalnızca iflas anında henüz muaccel olmayan borç için güvence sonucu doğar.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Kişisel nitelik taşıyan eser sözleşmelerinde yüklenicinin ölümü ve eseri tamamlama yeteneğini kaybetmesi halinde sözleşmenin kendiliğinden sona erdiği kabul edilmektedir. (İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2026/89 E., 2026/293 K., 27.04.2026)
- Hizmet sözleşmelerinde işçinin ölümü, işveren bakımından ayrı bir ödeme yükümlülüğü doğurur; bu ilke yayım sözleşmesinde doğrudan uygulanmayıp karşılaştırma olarak kullanılmaktadır. (İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/939 E., 2026/281 K., 20.04.2026)
Nasıl ispat edilir?
- Yayımlatanın ölümü veya tamamlama yeteneğini kaybettiğini ileri süren taraf, bu olguyu ölüm belgesi veya sağlık raporu gibi resmi belgelerle ispatlamalıdır.
- Sözleşmenin yayımlatanın kişisel niteliklerine dayanarak kurulduğunu ileri süren taraf, bunu sözleşme metni, yazışmalar veya eserin niteliği ile ispatlamalıdır.
- Yayımlatanın kendi kusuru olmadığını ileri süren taraf bu savunmayı ispatlamalıdır; kusurlu bırakma iddiasını ileri süren karşı taraf bunu ispatlamalıdır.
- Yayımcının iflası hâlinde muaccel olmayan borç için güvence gösterildiği iddiası, güvence belgesi ile ispatlanmalıdır; güvence yazılı biçimde gösterilmemişse yayımlatanın eseri devretme hakkı korunur.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.486: Eser sözleşmesinde yüklenicinin ölümü ve eseri tamamlama yeteneğini kaybetmesi halini düzenler; m.500/I ile benzer yapıdadır ve kıyasen başvurulan hükümdür.
- 6098 sayılı Kanun m.440: Hizmet sözleşmesinde işçinin ölümü halini düzenler; kişisel nitelik taşıyan sözleşmelerde kendiliğinden sona erme ilkesi bakımından karşılaştırma için anılır.
- 6098 sayılı Kanun m.513: Vekalet sözleşmesinde ölüm ve iflas hallerini düzenler; m.500 ile benzer biçimde sözleşmenin sona ermesi konusunda karşılaştırma yapılır.
- 6098 sayılı Kanun m.370: İflasın borç ilişkisine etkisini düzenler; m.500/II'de yer alan iflas hükmü bakımından karşılaştırmalı bir dayanak oluşturur.
TBK m.501 — Sipariş üzerine yayım sözleşmesi
Madde, yayım sözleşmesinde sipariş üzerine yayımın özel bir hâlini düzenler: yayımcının belirlediği plana göre bir ya da birkaç kişinin eser meydana getirmeyi üstlenmesi durumunda, bu kişilerin hangi ücrete hak kazanacağını ve eser üzerindeki sözleşme konusu mali hakların kime ait olacağını belirler. Kapsam, eser sahibi sıfatıyla bu tür bir plan dâhilinde çalışan kişiler ile yayımcı arasındaki ilişkidir. Madde yayım sözleşmesinin genel tanımını, şeklini ve yayımcının genel edimlerini düzenlemez (m.487, m.488, m.489). Telif bedelinin ödenmesi ve bedelsiz yayım kuralı (m.496) ile yayım sözleşmesinin sona ermesi ve fesih hükümleri de bu maddenin konusu değildir. Eser sözleşmesinin genel hükümleri ile bu maddenin ayrımı da ayrıca m.470 kapsamında değerlendirilir.
Sipariş üzerine yayım sözleşmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Sipariş üzerine yayım
- Yayımcının belirlediği bir plan çerçevesinde, bir veya birkaç kişinin bir eseri meydana getirmeyi üstlendiği yayım sözleşmesi türüdür. Plan yayımcıya aittir; eser sahipleri bu planı kendi başlarına belirlemezler.
- Yayımcının belirlediği plan
- Eserin konusunu, yapısını veya biçimini yönlendiren, yayımcı tarafından konulan çerçevedir. Bu planın varlığı, kişilerin bağımsız olarak kendi planlarına göre çalıştığı durumdan ayrılmasını sağlar.
- Sözleşmeyle kararlaştırılan ücret
- Eseri meydana getirenlerin yalnızca hak kazandığı tutardır. Maddeye göre bu ücret dışında ek bir hak doğmaz; ücretin miktarı taraflarca sözleşmeyle belirlenir.
- Sözleşme konusu mali haklar
- Sözleşme kapsamında eser üzerinde yayımcıya devredilen veya kullanma yetkisi verilen maddi (ekonomik) haklardır. Bu haklar, sipariş üzerine eser hâlinde yayımcıya ait olur.
Sipariş üzerine yayım sözleşmesi: hangi şartlar aranır?
- Bir veya birkaç kişinin bir eser meydana getirmeyi üstlenmiş olması gerekir.
- Eserin meydana getirilmesinin yayımcının belirlediği bir plana göre yapılması gerekir.
- Eser sözleşmesinin sözleşme ile kararlaştırılmış bir ücret karşılığında kurulmuş olması gerekir; ücret kararlaştırılmamışsa madde ücret hakkı doğurmaz ve genel hükümler değerlendirilir.
- Sözleşme konusu mali hakların yayımcıya devri bu hâlde kendiliğinden gerçekleşir; ayrıca bir devir işlemi aranmaz.
Sipariş üzerine yayım sözleşmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Eser meydana getirilip sözleşmeye uygun olarak teslim edildiğinde, eseri üstlenen kişi sözleşmeyle kararlaştırılan ücrete hak kazanır.
- Eser sözleşmede belirlenen sonucu doğurmazsa, eseri üstlenen kişi yalnızca çalışmış olmasına dayanarak ücret talep edemez; bu konuda çalışmanın özenle yapılması yeterli değildir.
- Sözleşme konusu mali haklar sipariş üzerine yayımda yayımcıya ait olur; eser sahibi bu hakları ayrıca ilgili kişilere geri devredemez.
- Sözleşmede ücret kararlaştırılmamışsa, maddede öngörülen ücret hakkı doğmaz ve genel hükümlere göre çözüm aranır.
- Madde, mali hakların yayımcıya geçişini emredici bir hüküm olarak düzenler; aksi yönde yapılan sözleşme kayıtlarının geçerliliği bu maddeye aykırılık sorusu doğurur.
Sipariş üzerine yayım ile bağımsız eser sahibinin yayımı arasındaki fark nedir?
Yayımcının belirlediği plana göre çalışan kişi, planı yayımcıdan alır ve eseri bu plan çerçevesinde meydana getirir.
Eser sahibi kendi belirlediği planla eser üretir ve eseri yayımcıya bırakır.
Sipariş üzerine yayımda yalnızca sözleşmeyle kararlaştırılan ücret doğar ve mali haklar yayımcıya kendiliğinden geçer. Bağımsız eser sahibinde ise m.489 uyarınca haklar sözleşmenin ifası ölçüsünde yayımcıya geçer ve eser sahibinin telif bedeli hakkı m.496 ile belirlenir.
Sipariş üzerine yayım (m.501) ile hizmet sözleşmesi arasındaki fark nedir?
Eseri meydana getiren kişi, planı yayımcının belirlediği çerçevede ancak yayımcıya bağlı olarak çalışır; hizmet ilişkisine benzer.
Hizmet sözleşmesinde çalışan işverene bağımlıdır ve yalnızca özenle çalışması yeterlidir.
Maddenin uygulandığı sipariş üzerine yayımda ücret, eserin sonucuna bağlı olarak kazanılır; eser meydana getirilemezse ücret hak edilmez.
Sipariş üzerine yayım sözleşmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Sipariş üzerine yayımı hizmet sözleşmesi gibi değerlendirip, eseri meydana getirilemese bile ücretin hak edildiğini kabul etmek.
- Sipariş üzerine yayımda yayımcının plan belirleme yetkisini bağımsız eser sahibinin yayım kuralları ile karıştırmak.
- Mali hakların yayımcıya geçişi için ayrı bir devir sözleşmesi ya da ifa aramak; madde bu geçişi kendiliğinden öngörür.
- Ücretin kararlaştırılmadığı hâlde madde gereğince ücret talep edilebileceğini varsaymak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Sipariş üzerine yayımda çalışan kişinin, planı yayımcıdan alması ve eseri belirlenen sonuç doğrultusunda meydana getirmesi gerektiği, bu nedenle ücretin eserin tamamlanmasına bağlandığı kabul edilmektedir. (İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2026/89 E., 2026/293 K., 27.04.2026)
Nasıl ispat edilir?
- Ücret talep eden eseri üstlenen kişi, eseri yayımcının belirlediği plana göre meydana getirdiğini ve sözleşmede kararlaştırılan ücreti hak ettiğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Yayımcı, sözleşme konusu mali hakların kendisine geçtiğini yazılı sözleşme ile ispatlar; sözleşmenin yazılı şekilde yapıldığı, kararlaştırılan ücret ve plan unsurları yazılı belgelerden anlaşılmalıdır.
- Yayımcı tarafından eserin plana uygun olmadığı ya da eserin meydana getirilmediği savunmasını ileri süren taraf, bu savunmasını belge ve bilirkişi incelemesi ile ispatlar.
- Sözleşmede plan ve ücret yazılı olarak belirlenmemişse, bu durumu ileri süren taraf, sözlü beyanlar ve tanık ile ispat yapabilir; ancak yazılı şekil zorunluluğu nedeniyle bu delil sınırlı kalır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.487: Yayım sözleşmesinin tanımını verir. Sipariş üzerine yayımın hangi genel sözleşmenin türü olduğunu belirler.
- 6098 sayılı Kanun m.489: Yayım sözleşmesinde eser sahibinin haklarının yayımcıya geçişinin ölçüsünü düzenler. Bağımsız eser sahibi ile sipariş üzerine yayım arasındaki farkı anlamak için karşılaştırılır.
- 6098 sayılı Kanun m.496: Telif bedeline ilişkin genel kuralı düzenler. Bu maddedeki ücret ödemesi ile telif bedeli kuralının ilişkisini belirler.
- 6098 sayılı Kanun m.470: Eser sözleşmesinin tanımını verir. Sipariş üzerine yayımın sonuç taahhüdü içermesi nedeniyle eser sözleşmesi kurallarına dayanak oluşturur.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| üç ay | m.490 | Yayımlatan, toplama bir eserin kendisine ait bölümlerini veya dergilerde çıkan uzun yazılarını, yayımın bitmesinden başlayarak üç ay geçmedikçe yeniden yayımlatamaz. |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
13 karar- 11. Hukuk Dairesi, 2023/6918 E., 2024/9323 K., 24.12.2024İlgili madde: m.492
- 11. Hukuk Dairesi, 2023/2771 E., 2024/5260 K., 26.06.2024İlgili madde: m.487
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/3855 E., 2024/994 K., 13.02.2024İlgili madde: m.491
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2026/89 E., 2026/293 K., 27.04.2026İlgili madde: m.487, m.488, m.489, m.490, m.491, m.492, m.493, m.494, m.495, m.496, m.497, m.498, m.499, m.500, m.501
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/939 E., 2026/281 K., 20.04.2026İlgili madde: m.487, m.488, m.489, m.490, m.491, m.492, m.493, m.494, m.495, m.496, m.497, m.498, m.499, m.500, m.501
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/507 E., 2026/262 K., 13.04.2026İlgili madde: m.487, m.488, m.489, m.490, m.491, m.492, m.493, m.494, m.495, m.496, m.497, m.498, m.499, m.500, m.501
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2026/76 E., 2026/190 K., 18.03.2026İlgili madde: m.487, m.488, m.489, m.490, m.492, m.493, m.494, m.495, m.496, m.497, m.498, m.499, m.500, m.501
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/362 E., 2026/183 K., 12.03.2026İlgili madde: m.488, m.489, m.490, m.492, m.493, m.494, m.495, m.496, m.497, m.498, m.499, m.500, m.501
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/847 E., 2026/146 K., 02.03.2026İlgili madde: m.488, m.489, m.490, m.493, m.494, m.495, m.497, m.498, m.499, m.500, m.501
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2024/894 E., 2024/1394 K., 25.09.2024İlgili madde: m.491
Diğer 3 karar
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2021/1667 E., 2024/332 K., 22.02.2024İlgili madde: m.496
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2022/807 E., 2022/1257 K., 15.09.2022İlgili madde: m.487
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2019/2486 E., 2022/548 K., 31.03.2022İlgili madde: m.491
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 9. İŞ GÖRME BORCU DOĞURAN SÖZLEŞMELER bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış