Özel borç ilişkileri › Eser sözleşmesi

İşsahibinin borçları ve sözleşmenin sona ermesi

TBK m.479–486Borçlar Hukuku Özel Hükümler

Kısaca

TBK m.479, eser sözleşmesinde işsahibinin bedel ödeme borcunun muacceliyet (ödeme zamanının gelmesi) anını düzenler. TBK m.480, eser sözleşmesinde bedelin götürü (sabit) olarak kararlaştırılmasının sonuçlarını düzenler. TBK m.481, eser sözleşmesinde bedelin önceden belirlenmediği veya yaklaşık olarak belirlendiği hallerde bedelin nasıl tespit edileceğini düzenler.

Kapsam

Bu konu, Türk Borçlar Kanunu m.479–486 hükümlerini kapsar.

TBK m.479 — Bedelin muacceliyeti

TBK m.479, eser sözleşmesinde işsahibinin bedel ödeme borcunun muacceliyet (ödeme zamanının gelmesi) anını düzenler. Fıkra 1'de eserin tamamının tesliminde bedelin muaccel olması, fıkra 2'de eserin parça parça teslim edilmesi halinde her parçanın bedelinin o parçanın tesliminde muaccel olması kuralı yer alır. Kural eser sözleşmelerinin tamamında, yani olağan eser sözleşmesinde ve eser teslim sözleşmesinde uygulanır. Maddenin ödeme yerini, ödeme türünü ve ayıplı teslimin muacceliyete etkisini doğrudan düzenlemediği, bunların ayrı hükümlere bağlı olduğu kabul edilir; ödeme yeri TBK m.89 ile, ayıp hükümleri TBK m.470 vd. ile, ödemezlik def'i TBK m.97 ile, bedelin belirlenmesi TBK m.481 ile düzenlenir.

Bedelin muacceliyeti: hangi kavramlar bilinmeli?

Muacceliyet
Borcun ifa zamanının gelmesi, alacaklının borcu derhal talep edebilmesi anlamına gelir. Bu madde bakımından muacceliyet, işsahibinin bedeli ödemek zorunda olduğu anı belirler.
Eserin teslimi
Yüklenicinin tamamlanmış eseri işsahibinin fiilen ya da hukuken almasına imkân verecek biçimde vermesidir. Maddenin uygulanabilmesi için eserin sadece meydana getirilmesi yetmez, ayrıca teslim edilmesi gerekir.
Parça parça teslim
Eserin birden fazla bölüm halinde teslim edilmesinin sözleşmede kararlaştırılmasıdır. Bu halde bedelin de parçalara göre belirlenmiş olması gerekir.
Yasal muacceliyet kuralı
Taraflar sözleşmede ödeme zamanı belirlemediğinde kanunun kendiliğinden uyguladığı, teslim anını esas alan ödeme zamanıdır. Sözleşmede farklı bir zaman kararlaştırılabilir.

Bedelin muacceliyeti: hangi şartlar aranır?

  • Taraflar arasında geçerli bir eser sözleşmesinin bulunması gerekir.
  • Sözleşmede bedelin ödeme zamanına ilişkin aksine bir hüküm bulunmaması gerekir; aksi halde sözleşme hükmü uygulanır.
  • Yüklenicinin eseri tamamlayıp işsahibine teslim etmesi gerekir; yalnızca eserin meydana getirilmesi yeterli değildir.
  • Eserin parça parça teslimi kararlaştırılmışsa ve bedel parçalara göre belirlenmişse, ilgili parçanın teslim edilmiş olması gerekir.
  • Teslimin ayıpsız olması maddenin açık koşulu değildir; ancak ayıplı teslimde işsahibinin ödemezlik def'i ileri sürme hakkı saklıdır.

Bedelin muacceliyeti: hangi sonuçları doğurur?

  • Eserin tamamlanarak teslim edildiği anda işsahibinin bedel ödeme borcu muaccel olur ve yüklenici bu andan itibaren bedeli talep edebilir.
  • Parça parça teslim kararlaştırılmış ve bedel parçalara göre belirlenmişse, her parçanın bedeli o parçanın teslim anında muaccel olur.
  • Sözleşmede aksi kararlaştırılmışsa, bedel teslimden önce veya başka bir zamanda ödenebilir.
  • Eser teslim edilmemişse bedel borcu muaccel olmaz; işsahibi bu nedenle ödeme yapmakla yükümlü değildir.
  • Yüklenici kendi borcunu ifa etmeden ya da ifasını teklif etmeden bedel talep ederse, işsahibi ödemezlik def'ini ileri sürebilir.
  • İşsahibi bedel borcunu ödemede temerrüde düşerse yüklenici TBK m.125'teki genel temerrüt hükümlerine göre hareket edebilir ve ayrıca ödemezlik def'i ile işi durdurabilir.
  • Madde düzenleyici niteliktedir; taraflar sözleşmeyle farklı ödeme zamanı kararlaştırabilir.
  • Eser sözleşmesi kapsamında bedel ödeme zamanına ilişkin aksi bir sözleşme kaydı, bedelin muacceliyetini değiştirir; kayıt geçerli kabul edilir.

Tam teslim ile parça parça teslim arasındaki fark nedir?

Eserin tamamının tek seferde teslim edildiği hal; bedel, bu teslim anında muaccel olur (fıkra 1).

Eserin parçalara bölünerek teslim edildiği ve bedelin de parçalara göre belirlendiği hal; her parçanın bedeli kendi teslim anında muaccel olur (fıkra 2).

Parça parça teslimde bedelin tamamı son teslimde değil, her parça için ayrı ayrı muaccel olur. Ödenmemesi halinde ilgili parça bedeli için ödeme talebi yapılabilir.

Parça parça teslim ve bedel ile parça parça teslim ama bedel bütün olarak arasındaki fark nedir?

Bedelin parçalara göre belirlenmiş olduğu hal; her parça bedeli kendi teslimiyle muaccel olur.

Eserin parça parça teslim edilmesi kararlaştırılmış, fakat bedelin parçalara göre ödenmesi öngörülmemişse bedelin tamamı son parça teslim edildiğinde muaccel olur.

İki halde muacceliyet anı farklıdır: bedelin parçalara göre belirlendiği halde her parça ayrı muaccel olur, bedel bütün olarak belirlendiğinde ise son teslim beklenir. Uygulamada ispat yükü yükleniciye düşer.

Sözleşmede ödeme zamanı var ile yok arasındaki fark nedir?

Sözleşmede bedelin kısmen ya da tamamen teslimden önce ödeneceği kararlaştırılmışsa bu hüküm uygulanır.

Sözleşmede böyle bir hüküm yoksa madde 1. fıkra gereği teslim anı esas alınır.

Sözleşme hükmü varsa teslimden önce de ödeme doğabilir; yoksa bedel teslim anında muaccel olur.

Eser sözleşmesi ile eser sözleşmesi dışı fazla iş arasındaki fark nedir?

Eser sözleşmesi kapsamında yapılan iş için bedel bu madde ile muaccel olur.

Sözleşme kapsamı dışında yapılan fazla iş için bu madde değil vekaletsiz iş görme hükümleri uygulanır.

Fazla iş bedelinin ödeme zamanı ve miktarı vekaletsiz iş görme hükümlerine göre belirlenir.

Bedelin muacceliyeti: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Eser meydana getirildi diye bedelin muaccel olduğunu varsaymak; maddenin koşulu teslimdir, sadece imalatın bitmesi yeterli değildir.
  • Parça parça teslim kararlaştırılmış olsa bile bedelin parçalara göre belirlenmediği hallerde her parça bedelini ayrı ayrı muaccel saymak; bu halde bedelin tamamı son parça teslimiyle muaccel olur.
  • Madde m.479'u emredici hüküm saymak; madde düzenleyicidir, taraflar sözleşmeyle farklı ödeme zamanı kararlaştırabilir.
  • Fazla iş bedelini m.479'a göre hesaplamak; sözleşme kapsamı dışındaki iş için vekaletsiz iş görme hükümleri uygulanır.
  • Ödeme yerini ve türünü m.479'dan çıkarmak; bunlar m.89 gibi ayrı hükümlerle belirlenir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Eser sözleşmelerinde bedel alacağının muaccel olması için yüklenicinin eseri ayıpsız ve sözleşmeye uygun biçimde tamamlayıp teslim etmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/2094 E., 2026/796 K., 09.04.2026)
  • Eser sözleşmelerinde bedel ödeme borcunun teslim şartına bağlandığı ve teslim anında muaccel olduğu kabul edilmektedir. (Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/2476 E., 2026/826 K., 09.04.2026; Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/2041 E., 2026/34 K., 08.01.2026)
  • Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde arsa sahibinin borcunun, yüklenicinin işi tamamlayıp teslim etmesiyle muaccel olacağı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/92 E., 2025/562 K., 24.09.2025; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, 2025/1008 E., 2026/148 K., 10.02.2026)
  • Teslim edilmiş eserin bedeli için yüklenicinin ispat yükü altında olduğu, eserin teslim edildiğini yüklenicinin kanıtlaması gerektiği kabul edilmektedir. (Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/2041 E., 2026/34 K., 08.01.2026)
  • Eser sözleşmesinde yapılan işin değerinin, eserin teslim anındaki rayiçlere göre belirlenmesi gerektiği yönünde yerleşik uygulama bulunmaktadır. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, 2025/484 E., 2025/967 K., 25.09.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Bedelin muaccel olduğunu ileri süren yüklenicidir; eserin tamamlanıp işsahibine teslim edildiğini yazılı belge, teslim tutanağı, kabul belgesi veya tanıkla ispatlamak zorundadır.
  • Parça parça teslimde her parçanın teslim tarihini ve parça bedelinin sözleşmede belirlendiğini ispatlamak yükleniciye düşer; uyuşmazlıkta ispat yükü yükleniciye aittir.
  • İşsahibi ödemezlik def'i olarak eserin ayıplı olduğunu ya da teslimin tamamlanmadığını ileri sürerse, bu savunmayı ayıp tespit raporu ve bilirkişi incelemesiyle ispatlamak zorundadır.
  • Sözleşmede bedelin teslimden önce ödeneceğine ilişkin bir kayıt varsa, bu kaydın varlığını ileri süren taraf yazılı sözleşmeyle ispatlar.
  • Teslim tarihinin tespiti için yazılı belgeler öncelikli delil olup, belgesiz hallerde tanık ve bilirkişi raporu kullanılabilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6098 sayılı Kanun m.90: Karşılıklı borçlarda ifanın aynı anda yapılması kuralıdır; m.479 bu kurala istisna oluşturarak yüklenicinin teslim borcunu öncelikli kılar.
  • 6098 sayılı Kanun m.97: Yüklenici ödeme yapılmadan işi durdurabilir; işsahibi ise ayıplı veya eksik teslimde ödemezlik def'ini ileri sürebilir.
  • 6098 sayılı Kanun m.125: İşsahibinin bedel borcunu ödemede temerrüdü halinde yüklenicinin seçimlik temerrüt haklarını düzenler.
  • 6098 sayılı Kanun m.481: Bedel kararlaştırılmamışsa miktarın işin değeri ve masraflara göre belirlenmesini düzenler; m.479 ise bu bedelin ne zaman ödeneceğini belirler.
  • 6098 sayılı Kanun m.89: Para borcunun ödeme yerini düzenler; bedel alacağı için aksine sözleşme yoksa yüklenicinin yerleşim yeri esas alınır.
  • 6098 sayılı Kanun m.147: Eser sözleşmesinden doğan alacakların zamanaşımı süresini düzenler; muacceliyet tarihi zamanaşımının başlangıcını belirler.

TBK m.480

Madde, eser sözleşmesinde bedelin götürü (sabit) olarak kararlaştırılmasının sonuçlarını düzenler. Birinci fıkra, götürü bedelde yüklenicinin eseri o bedelle meydana getirmekle yükümlü olduğunu ve öngörülenden fazla emek ve masraf gerekse bile bedelin artırılmasını isteyemeyeceğini belirler. İkinci fıkra, öngörülemeyen durumlar nedeniyle götürü bedelle eserin yapılmasının engellendiği veya son derece güçleştiği hallerde yüklenicinin uyarlama, dönme ve fesih haklarını düzenler. Üçüncü fıkra, öngörülenden az emek ve masraf gerekse bile işsahibinin belirlenen bedelin tamamını ödeyeceğini öngörür. Madde, götürü bedel dışındaki bedel türlerini (birim fiyat, değere göre bedel) düzenlemez; bunlar maddede yalnızca başlık olarak görülür. Madde, aşırı ifa güçlüğünün genel hükmünü (m.138) ve yaklaşık bedele ilişkin hükümleri (m.181, m.482) düzenlemez; bu hükümler yalnızca eser sözleşmesinde tamamlayıcı ya da ayırıcı niteliktedir. Sözleşmeden dönme ve fesih sonrası hesaplaşma ile ayıp sorumluluğu da bu maddenin konusu değildir.

m.480: hangi kavramlar bilinmeli?

Götürü bedel
Eser sözleşmesinde iş bedelinin, işin yapılacağı miktar ve emek esas alınmaksızın toptan olarak kararlaştırılmasıdır. Bedel, eserin tamamı için sabit kalır ve öngörülen miktar değişse de artırılmaz.
Uyarlama
Sözleşmenin, sonradan ortaya çıkan öngörülemeyen durumlara göre hâkim eliyle yeni koşullara göre yeniden düzenlenmesidir. Birincil hak niteliğindedir ve yüklenici önce bu yolu istemelidir.
Dönme ve fesih
Dönme, sözleşmenin geriye etkili olarak sona erdirilmesidir; fesih ise geleceğe etkili sona erdirmedir. Maddede dönme ikincil hak olarak düzenlenmiş, dürüstlük kurallarının gerektirdiği hallerde dönme yerine fesih hakkı tanınmıştır.
Son derece güçleştirme
Öngörülemeyen durumun eserin yapılmasını engellemesinin yanı sıra, yüklenicinin edimini götürü bedelle ifasını olağanüstü zorlaştırmasıdır. Yalnızca maliyetin artması yeterli değildir; ifanın götürü bedel karşılığında beklenemez hale gelmesi gerekir.
Öngörülemeyen durum
Sözleşme kurulduktan sonra ortaya çıkan ve taraflarca sözleşme sırasında öngörülmemiş ya da öngörülebilip göz önünde tutulmamış olaydır. Yüklenicinin kusurundan kaynaklanmaması gerekir.
Favor contractus
Sözleşmenin ayakta tutulması ilkesidir. Madde kapsamında uyarlama, sözleşmeyi sona erdirmeden dengeyi yeniden kurmayı öncelikli tutar.

m.480: hangi sonuçları doğurur?

  • Bedel götürü olarak belirlenmişse yüklenici eseri o bedelle tamamlamakla yükümlüdür ve öngörülenden fazla emek ve masraf bedelin artırılmasını gerekçelendirmez.
  • Öngörülemeyen durum götürü bedelle ifayı engeller veya son derece güçleştirirse yüklenici önce hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteyebilir.
  • Uyarlama mümkün değilse veya işsahibinden beklenemiyorsa yüklenici sözleşmeden dönebilir.
  • Dürüstlük kurallarının gerektirdiği hallerde yüklenici dönme yerine yalnızca fesih hakkını kullanabilir.
  • Eserin öngörülenden az emek ve masrafla yapılması halinde işsahibi belirlenen bedelin tamamını ödemekle yükümlüdür.
  • Yüklenicinin kusuruyla oluşan veya temerrüdünden sonra ortaya çıkan durumlar bakımından uyarlama ve dönme hakkı doğmaz.
  • Uyarlamanın mümkün ve caiz olduğu hallerde yüklenici dönme ya da fesih hakkına başvuramaz; birincil hak uyarlamadır.
  • Sözleşmede uyarlamayı engelleyen bir kayıt varsa, bu kayıt düzenleyici hükmün aksini açıkça öngörmüş olmadıkça dar yorumlanır.

m.480: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Öngörülenden fazla emek ve masrafı, tek başına bedel artırımı sebebi saymak; birinci fıkranın açık hükmü bunu engeller.
  • Uyarlamanın mümkün olduğu halde doğrudan dönme ya da fesih yoluna gitmek; birincil hak uyarlamadır.
  • Öngörülenden az emek ve masrafın bedel indirimi doğurduğunu sanmak; üçüncü fıkra işsahibini tam bedeli ödemekle yükümlü kılar.
  • Yaklaşık bedelli işte m.480'e dayanarak uyarlama istemek; bu hallerde m.480 değil m.482 gündeme gelir.
  • Eser sözleşmesinde aşırı ifa güçlüğünü m.138'e dayandırmak; götürü bedelli eserde m.480/II özel hüküm olarak önceliklidir.
  • Yüklenicinin kendi kusuruyla geciken işte sonradan ortaya çıkan maliyet artışını öngörülemeyen durum saymak; kusur ve temerrüt ayrımı gözden kaçırılır.
  • Dürüstlük kuralı gerektiren hallerde dönme hakkını korumak; bu hallerde yalnızca fesih hakkı kullanılabilir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Götürü bedelli eser sözleşmesi, taraflar bedeli sabit olarak kararlaştırdığında m.480 kapsamında değerlendirilmektedir. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2023/1375 E., 2024/1579 K., 26.12.2024; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2026/225 E., 2026/874 K., 15.05.2026)
  • Yüklenicinin fazla emek ve masraf iddiası tek başına bedel artırımı için yeterli görülmemekte; öngörülemeyen ve ifayı son derece güçleştiren durumun ayrıca ispatı aranmaktadır. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2021/461 E., 2025/166 K., 04.02.2025)
  • Mahkemeler, projeye göre fazla imalatın olup olmadığını ve yapıldığı yılın rayiç bedellerini tespit etmeden götürü bedel artırımına karar vermemektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, 2025/939 E., 2026/498 K., 29.04.2026)
  • Yüklenicinin kusurundan doğan gecikmeler nedeniyle ortaya çıkan maliyet artışlarında uyarlama talebi kabul edilmemektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2026/225 E., 2026/874 K., 15.05.2026)
  • Kesin kabul yapılmadığı ve ayıplar ileri sürüldüğü hallerde, m.470-486 arasındaki hükümlerin birlikte değerlendirildiği görülmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, 2025/484 E., 2025/967 K., 25.09.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Uyarlama talep eden yüklenici, bedelin götürü olduğunu, sözleşmenin kurulmasından sonra öngörülemeyen bir durumun ortaya çıktığını ve bunun götürü bedelle ifayı engellediğini veya son derece güçleştirdiğini ispatla yükümlüdür.
  • Öngörülemeyen durumun sözleşme sırasında öngörülmediğini ya da öngörülebilip taraflarca göz önünde tutulmadığını gösteren sözleşme metni, yazışmalar ve keşif raporu gibi yazılı deliller önem taşır.
  • Yüklenicinin kusuru bulunmadığını ispat yükü de yükleniciye düşer; işsahibi kusurun bulunduğunu ileri sürdüğünde bu savunmayı kendisi ispatlamalıdır.
  • Fazla emek ve masraf iddiasında projenin celbi, fazla imalatın tespiti ve yapıldığı yılın rayiç bedelleri üzerine bilirkişi incelemesi gerekir.
  • Sözleşmede uyarlamaya ilişkin feragat bulunduğu ileri sürülürse, bu feragatın m.480/II saklı kalmak kaydıyla yapılıp yapılmadığı sözleşmenin yorumuyla belirlenir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6098 sayılı Kanun m.138: Aşırı ifa güçlüğü hükmünün genel düzenlemesidir. Eser sözleşmesinde götürü bedel varsa m.480/II özel hüküm olarak uygulanır, m.138 bu alanda genel hükme tabidir.
  • 6098 sayılı Kanun m.181: Yaklaşık bedelin belirlendiği eser sözleşmelerini düzenler. Bu hallerde m.480 uygulanmaz.
  • 6098 sayılı Kanun m.482: Yaklaşık bedelde işsahibinin bozucu yenilik doğuran hakkını düzenler; m.480 ile birlikte bedel türlerinin ayrımını oluşturur.
  • 4721 sayılı Kanun m.2: Dürüstlük kuralı, m.480/II'de uyarlama, dönme ve fesih hakkının sınırını belirlemek için kullanılır.

TBK m.481

Bu madde, eser sözleşmesinde bedelin önceden belirlenmediği veya yaklaşık olarak belirlendiği hallerde bedelin nasıl tespit edileceğini düzenler. Ölçüt, işin yapıldığı yer ve zamanda eserin değeri ile yüklenicinin giderleridir. Madde, bedelin baştan kesin belirlendiği götürü bedel ya da yaklaşık bedel ile gerçek bedel arasındaki farkın tarafların hakkını nasıl etkileyeceğini düzenlemez; bu konular ayrı hükümlerde yer alır. Ayrıca yüklenicinin hak ettiği bedelin ödenmemesinin sonuçları, temerrüt ve ifa talepleri (m.112 ve devamı kapsamında genel hükümler), sözleşmenin sona erdirilmesi ve eser sözleşmesine özgü ayıp ve tazminat sorumluluğu (m.470 ve devamı) bu maddenin dışındadır. Madde, eser sözleşmesi ilişkilerinde taraflar arasındaki bedel uyuşmazlıklarında uygulanır; sözleşmenin dışında yapılan işlerde de mahalli rayiç esas alınarak kullanılır.

m.481: hangi kavramlar bilinmeli?

Eserin bedeli
Yüklenicinin eseri meydana getirmesi karşılığında iş sahibinin ödemekle yükümlü olduğu tutardır. Bedelin önceden belirlenmemiş ya da yaklaşık belirlenmiş olması, bu maddenin devreye girmesinin koşuludur.
Yaklaşık bedel
Tarafların işin tutarına ilişkin bir tahmin yaptıkları ancak bunun kesin bir miktar olarak sabitlenmediği bedel türüdür. Bu durumda gerçek bedel, işin yapıldığı yer ve zamanda değer ile yüklenici giderine göre belirlenir.
Eserin değeri
Yapılan işin, işin yapıldığı yer ve zamanda piyasadaki karşılığıdır. Sözleşmede kararlaştırılan tutara değil, ifa anındaki rayice bakılır.
Yüklenicinin giderleri
Yüklenicinin eseri meydana getirmek için katlandığı masraflardır. Bu gider, eserin değeriyle birlikte bedelin tespitinde ikinci ölçüt olarak kullanılır.
Yer ve zaman ölçütü
Değerin, eserin fiilen yapıldığı yerdeki ve yapıldığı tarihteki piyasa koşullarına göre tespit edilmesi gerektiğini ifade eder. Sözleşme tarihindeki ya da dava tarihindeki değer esas alınmaz.

m.481: hangi şartlar aranır?

  • Eser sözleşmesi bulunmalı ya da eser ilişkisi taraflar arasında kurulmuş olmalıdır.
  • Bedel sözleşmede hiç belirlenmemiş ya da yaklaşık olarak belirlenmiş olmalıdır; kesin bedel kararlaştırılmışsa bu madde uygulanmaz.
  • Tespit, eserin yapıldığı yer ve zamandaki değere göre yapılmalıdır.
  • Tespitte yüklenicinin fiilen katlandığı giderler de dikkate alınmalıdır.
  • Hesaplamada değer ile giderin birlikte ele alınması gerekir; yalnızca birine dayanılamaz.

m.481: hangi sonuçları doğurur?

  • Bedel önceden belirlenmemiş ya da yaklaşık belirlenmişse, yüklenicinin hak ettiği tutar bu maddedeki ölçütlerle tespit edilir.
  • Tespitte eserin değeri ve yüklenicinin giderleri birlikte gözetilir.
  • Kesin bedel kararlaştırılmışsa bu madde uygulanmaz ve sözleşmedeki bedel esas alınır.
  • Maddenin ölçütü ifa anındaki yer ve zamana bağlandığından, sözleşme tarihindeki fiyatlar tek başına belirleyici olmaz.
  • Madde emredici nitelikte bir hüküm koymaz; taraflar bedel konusunda farklı bir ölçüt kararlaştırabilir, ancak bu ölçüt bedelin baştan belirlenmiş olmasını gerektirir.

Kesin bedel ile önceden belirlenmemiş veya yaklaşık bedel arasındaki fark nedir?

Sözleşmede bedel kesin olarak kararlaştırılmışsa taraflar bu tutara bağlıdır.

Bedel önceden belirlenmemiş ya da yaklaşık belirlenmişse bedel, işin yapıldığı yer ve zamanda değere ve yüklenici giderine göre tespit edilir.

Kesin bedelde madde uygulanmaz; belirsiz veya yaklaşık bedelde gerçek bedel bu maddeye göre hesaplanır. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 2020/1259 E., 2022/1018 K., 08.11.2022)

Sözleşme içi iş ile sözleşme dışı iş arasındaki fark nedir?

Taraflar arasında kararlaştırılmış bir eserin bedeli, sözleşmedeki ölçütler ve bu madde ile belirlenir.

Sözleşmede hiç öngörülmemiş ek işler için bedel de yine bu madde ile tespit edilir.

Sözleşme dışı işlerde de yapıldığı yılın mahalli piyasa rayici esas alınır; rayiç içinde KDV ve yüklenici kârı bulunduğundan ayrıca eklenmez. (Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2022/199 E., 2023/594 K., 23.02.2023)

m.481: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Bedeli kesin bir sözleşme bedeli gibi değerlendirip, belirsiz ya da yaklaşık bedel bulunan işte madde ölçütüne başvurmamak.
  • Sözleşme tarihindeki fiyatları esas almak; oysa ölçüt işin yapıldığı yer ve zamanın değeridir.
  • Yalnızca yüklenicinin giderlerine bakıp eserin değerini hesaba katmamak ya da tersine yalnızca değere bakıp giderleri yok saymak.
  • Sözleşme dışı işlerde rayiç bedeli hesaplayıp üzerine ayrıca KDV ve kâr eklemek; rayiç bunları zaten içerir. (Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2022/199 E., 2023/594 K., 23.02.2023)
  • Bilirkişi raporunda rayiç bedelin nasıl hesaplandığını açıklamadan sonuca gitmek. (Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2022/199 E., 2023/594 K., 23.02.2023)

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Sözleşmenin kurulduğu tarihte bedel belirlenmemişse, yüklenicinin yaptığı iş ve iş bedeli konusunda uyuşmazlık varsa hesaplamanın bu madde esas alınarak yapılması gerektiği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 2020/1259 E., 2022/1018 K., 08.11.2022)
  • Sözleşme dışı yapılan işlerde bedelin, işin yapıldığı yıla ait mahalli piyasa rayiçlerine göre hesaplanması gerektiği kabul edilmektedir. (Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2022/199 E., 2023/594 K., 23.02.2023)
  • Bilirkişi raporunda sözleşme dışı işlerin nasıl hesaplandığının açıkça gösterilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2022/199 E., 2023/594 K., 23.02.2023)
  • Yüklenicinin yaptığı işin tutarını, iş sahibinin ise bedeli ödediğini kanıtlaması gerektiği; bu çerçevede hesaplamanın tarafların sunduğu belgeler ve bilirkişi incelemesiyle yapıldığı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, 2023/851 E., 2024/1080 K., 20.11.2024)
  • Uyuşmazlık konusu bedelin tespitinde madde hükmünün sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan metne göre değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, 2022/619 E., 2024/265 K., 07.03.2024; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, 2021/15 E., 2023/469 K., 02.03.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Yüklenicinin yaptığı işin kapsamını ve miktarını ileri süren taraf, yani genellikle yüklenici, bu iş için belge ve bilirkişi raporu ile ispat yükü altındadır.
  • İş sahibinin ödeme yaptığını savunması halinde ödeme belgesi sunma yükü iş sahibindedir; kural olarak iş sahibi bedeli ödediğini kanıtlamak zorundadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, 2023/851 E., 2024/1080 K., 20.11.2024)
  • Sözleşmenin yazılı olmaması halinde bedel konusundaki uyuşmazlık tanık ve fiili durumla ispatlanabilir; eserin varlığı ve kapsamı çoğunlukla keşif ve bilirkişi incelemesiyle belirlenir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 2020/1259 E., 2022/1018 K., 08.11.2022)
  • Eserin değeri, yapıldığı yer ve zamanda piyasa rayici araştırılarak bilirkişi raporu ile ispat edilir; rayiç içinde kâr ve KDV bulunduğu için bunlar ayrıca hesaba eklenmez. (Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2022/199 E., 2023/594 K., 23.02.2023)
  • Yüklenicinin giderlerini ileri süren taraf, bu giderleri belgelerle ispatlamalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6098 sayılı Kanun m.481: Maddenin kendisidir; sözleşme dışı işlerde de rayiç esas alınarak uygulanır.
  • 6098 sayılı Kanun m.482: Yapılan işin bedelinin önceden belirlenmesi durumunda ve eserin tamamlanamaması halinde ödemenin hesaplanmasına ilişkin hükümlerle birlikte okunur.

TBK m.482 — Yaklaşık bedelin aşılması

Bu madde, başlangıçta yaklaşık olarak belirlenen bedelin işsahibinin kusuru olmaksızın aşırı ölçüde aşılması hâlinde işsahibine tanınan sözleşmeden dönme (eser henüz tamamlanmadan veya tamamlandıktan sonra) hakkını ve arsa üzerine yapılan eserlerde bedelden indirim ile tamamlanmamış eserde fesih seçeneklerini düzenler. Hüküm eser sözleşmesinin işsahibi yönünden uygulanır. Madde, yüklenicinin götürü bedelde öngörülmeyen olaylar nedeniyle sözleşmeyi uyarlama veya feshetme hakkını (m.480) düzenlemez. Yaklaşık bedelin tespiti ve ödeme ilkesi (m.481), işsahibinin ifa zamanından önce sözleşmeden dönmesi (m.473) ve yüklenicinin zararının tazmini suretiyle feshi (m.484) bu maddede değil, ayrı maddelerde yer alır. Yaklaşık bedele bağlı ödeme yükümlülüğünün ve iş bedelinin ayrıntılı hesabı da bu maddenin kapsamına girmez.

Yaklaşık bedelin aşılması: hangi kavramlar bilinmeli?

Yaklaşık bedel
Taraflarca eser için başlangıçta kararlaştırılan, yüklenicinin işsahibinden sonunda alacağı bedelin yaklaşık olarak belirlendiği tutar. Sadece eserin muhtemel maliyetine ilişkin keşif bedeli veya masraf tahmini ile aynı şey değildir; bağlayıcı olup olmadığı sözleşmenin yorumuna bağlıdır.
Kusursuz işsahibi
Aşımın doğmasında işsahibinin kusurunun, bu kusurdan sorumlu olduğu kişilerin davranışının bulunmadığı kişidir. Aşımın işsahibinin kusurundan doğması hâlinde bu madde uygulanmaz.
Sözleşmeden dönme (m.482/1)
Eserin tamamlanmasından önce veya sonra, sözleşmenin geçmişe etkili olarak sona erdirilmesi hakkıdır. Dönmenin sonucu yerine getirilmiş edimlerin iadesidir.
Sözleşmeyi feshetme (m.482/2)
Arsa üzerinde yapılan eserde, tamamlanmamış eser için tek yanlı ve ileriye etkili sona erdirmedir. Tamamlanan kısım için hakkaniyete uygun bedelin ödenmesi koşuluna bağlıdır.
Mütemmim cüz
Arsa üzerinde yapılan yapının arsa maliki açısından arsanın bir parçası hâline gelmesi ilkesidir. Bu ilke nedeniyle arsa sahibi arsa üzerinde yapılan işi mülkiyet olarak elde eder; bu yüzden ikinci fıkrada indirim ve fesih seçenekleri ayrı olarak düzenlenmiştir.

Yaklaşık bedelin aşılması: hangi şartlar aranır?

  • Eser sözleşmesinde bedelin başlangıçta yaklaşık olarak belirlenmiş olması gerekir; götürü veya kesin bedel bu maddenin kapsamında değildir.
  • Yaklaşık bedelin sözleşmenin kurulmasından sonra, eserin tamamlanmasına kadar geçen süreçte aşılacağının anlaşılmış olması gerekir.
  • Aşımın aşırı ölçüde olması gerekir; ölçü ve oran kanunda belirtilmemiştir, somut olaya göre belirlenir ve yalnız hafif artışlar bu hükmün dışında kalır.
  • Aşımın işsahibinin kusuru olmaksızın doğmuş olması gerekir; işsahibinin kendisi veya sorumlu olduğu kişi aşıma sebep olmuşsa dönme hakkı doğmaz.
  • İşsahibi, aşıma açıkça veya örtülü olarak rıza göstermemiş olmalıdır.
  • Dönme hakkı, eser henüz tamamlanmadan veya tamamlandıktan sonra kullanılabilir; bu fıkra için eserin tamamlanmamış olması şart değildir.
  • Arsa üzerinde yapılan eserde işsahibi, tercihine göre bedelden uygun bir miktarın indirilmesini isteyebilir veya eser henüz tamamlanmamışsa sözleşmeyi feshedebilir.
  • Feshte işsahibi, yükleniciyi işe devam etmekten alıkoymalı ve tamamlanan kısım için hakkaniyete uygun bir bedeli ödemelidir.

Yaklaşık bedelin aşılması: hangi sonuçları doğurur?

  • Aşırı aşım kanıtlandığında işsahibi, eser tamamlanmadan veya tamamlandıktan sonra sözleşmeden dönebilir.
  • Dönme geçmişe etkili olup yerine getirilmiş edimlerin iadesi gerekir; dönen işsahibinin yükleniciye tazminat ödeme yükümlülüğü yoktur.
  • Arsa üzerinde yapılan eserde işsahibi, bedelden uygun bir miktarın indirilmesini isteyebilir.
  • Arsa üzerinde yapılan eser henüz tamamlanmamışsa işsahibi yükleniciyi işe devam etmekten alıkoyarak sözleşmeyi feshedebilir ve tamamlanan kısım için hakkaniyete uygun bedeli öder.
  • Arsa üzerinde eser tamamlanmışsa fesih yolu kapalıdır; işsahibi yalnız bedel indirimi isteyebilir.
  • Aşım işsahibinin kusurundan doğmuşsa veya işsahibi aşıma rıza göstermişse dönme hakkı doğmaz.
  • Yüklenici aşırı masrafların karşılanmasını istemiyorsa sözleşmeden dönmeye gerek kalmaz.
  • Hüküm emredici bir nitelik taşıyor gibi görünmekle birlikte, malzemede bu konuda açık bir görüş yer almamaktadır.

Yaklaşık bedel ile keşif bedeli (masraf tahmini) arasındaki fark nedir?

Yaklaşık bedelde taraflar, işsahibinin sonunda ödeyeceği bedeli bağlayıcı biçimde belirler.

Keşif bedeli veya masraf tahmini, eserin muhtemel maliyetine ilişkin bağlayıcı olmayan bir tahmindir ve sözleşmenin içeriğine girmez.

Yalnız yaklaşık bedel aşıldığında bu madde uygulanır; keşif bedelinin aşılması tek başına dönme hakkı doğurmaz. Keşif bedeli için ücret m.481 esaslarına göre belirlenir.

Arsa üzerinde eser ile diğer eser sözleşmeleri arasındaki fark nedir?

Eser işsahibinin arsası üzerinde yapılıyorsa, mütemmim cüz ilkesi nedeniyle yapı arsa sahibinin olur.

Diğer eser sözleşmelerinde eser yüklenicinin işsahibine teslim edeceği bir mal veya iş sonucudur.

Arsa üzerinde yapılan eserde işsahibine ikinci fıkra ile bedel indirimi veya tamamlanmamış eser için fesih seçenekleri tanınır; diğer eserlerde birinci fıkradaki dönme hakkı kullanılır.

Dönme (birinci fıkra) ile fesih (ikinci fıkra, arsa üzerinde eser) arasındaki fark nedir?

Dönme geçmişe etkilidir; yerine getirilmiş edimlerin iadesi gerekir.

Fesih ileriye etkilidir; tamamlanan kısım için hakkaniyete uygun bedel ödenir.

Arsa üzerinde eserde fesih seçildiğinde yükleniciye tamamlanan kısım için ödeme yapılır; dönmede iade düzenine geçilir.

Eser tamamlanmadan dönme ile tamamlandıktan sonra dönme arasındaki fark nedir?

Eser henüz tamamlanmamışsa işsahibi işi durdurarak dönebilir.

Eser tamamlandıktan sonra da dönme hakkı devam eder.

Tamamlanmış eserde dönme hakkı kullanılabilir; ancak arsa üzerinde tamamlanmış eserde ikinci fıkranın feshi yolu kapalıdır, yalnız bedel indirimi istenebilir.

Yaklaşık bedelin aşılması: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Keşif bedelini yaklaşık bedelle karıştırmak; keşif bedeli aşıldığında doğrudan dönme hakkı doğduğunu sanmak.
  • Yalnız hafif bir artışın m.482 kapsamına girdiğini kabul etmek ya da kanunda belirlenmemiş bir yüzde eşiğini kesin sınır saymak.
  • Yüklenicinin kusuru aranması gerektiğini düşünmek; kanun işsahibinin kusursuzluğunu arar, yüklenicinin kusurunu değil.
  • Arsa üzerinde tamamlanmış eserde fesih yolunun açık olduğunu sanmak; yalnız bedel indirimi istenebilir.
  • Dönme sonrası yükleniciye tazminat ödenmesi gerektiğini düşünmek; dönen işsahibinin tazminat yükümlülüğü yoktur.
  • Yüklenicinin işi durdurup işsahibine bildirim yapmadan aşan bedel talep etmesinin yeterli olduğunu kabul etmek; bildirim yükümlülüğü uygulamada aranmaktadır.
  • İşsahibinin aşan bedeli ihtirazi kayıt koymaksızın ödemesinin rıza sayılabileceğini gözden kaçırmak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yaklaşık bedel ile keşif bedelinin uygulamada birbirinin yerine kullanıldığı, ancak yaklaşık bedelde taraflar için bağlayıcılık aranması gerektiği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, 2025/484 E., 2025/967 K., 25.09.2025; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, 2024/450 E., 2024/437 K., 16.05.2024)
  • Yaklaşık bedelin aşılmasının yüklenicinin kusurundan doğması şart değildir; işsahibinin kusuru olmaması yeterlidir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, 2025/484 E., 2025/967 K., 25.09.2025)
  • İşsahibinin aşıma açıkça veya örtülü olarak rıza göstermesi hâlinde dönme hakkı kullanılamaz; rızanın yüklenici tarafından ispatı gerektiği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, 2025/484 E., 2025/967 K., 25.09.2025)
  • Yüklenicinin işi durdurup işsahibine durumu bildirmesi ve aşan bedele ilişkin talepte bulunması beklenmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, 2025/484 E., 2025/967 K., 25.09.2025)
  • Yaklaşık bedelin aşılmasının öngörülmemiş bir olaydan kaynaklanması gerekmediği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, 2025/484 E., 2025/967 K., 25.09.2025)
  • Sözleşmenin yaklaşık bedel mi yoksa götürü bedel mi olduğu konusunda şüphe varsa, bedel borçlusu işsahibi lehine yorumun tercih edilmesi gerektiği belirtilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, 2024/450 E., 2024/437 K., 16.05.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Aşırı aşımı ileri süren ve dönme veya fesih hakkına dayanan işsahibi, yaklaşık bedelin başlangıçta belirlendiğini ve aşımın aşırı olduğunu ispatlamalıdır; bilirkişi raporu bu konuda başlıca delildir.
  • İşsahibinin kusuru olmadığını ispat yükü, kusur iddiası karşısında işsahibine değil, kusuru ileri süren yükleniciye aittir; yüklenici, işsahibinin kusurlu olduğunu ispatlamalıdır.
  • Yüklenici, işsahibinin aşıma açık veya örtülü rıza gösterdiğini ileri sürüyorsa bu rızayı ispatlamak zorundadır; yazılı bildirim ve ödeme kayıtları bu konuda delil değeri taşır.
  • Arsa üzerinde yapılan eserde tamamlanan kısmın hakkaniyete uygun bedelinin tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerekir.
  • Yaklaşık bedelin sözleşmede yazılı olup olmadığı ve şekli, sözleşme metni ve tanık beyanları ile ortaya konur.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6098 sayılı Kanun m.481: Yaklaşık bedelin tespiti ve yaklaşık bedel aşıldığında yüklenicinin ücretinin belirlenmesine ilişkin esasları düzenler; keşif bedeli ve yaklaşık bedel ayrımında başvurulur.
  • 6098 sayılı Kanun m.480: Öngörülemeyen hâller nedeniyle götürü bedelde uyarlama veya fesih hakkını düzenler; m.482 ile yaklaşık bedel aşımı hakkı ayrı koşullara bağlıdır.
  • 6098 sayılı Kanun m.473: İfa zamanından önce sözleşmeden dönme hakkını düzenler; m.482 ile birlikte eser sözleşmesinde işsahibinin sona erdirme yollarını oluşturur.
  • 6098 sayılı Kanun m.484: Yüklenicinin zararının tamamen tazmini suretiyle fesih hakkını düzenler; m.482 fesih hakkından farklı olarak bu yol tazminat yükümlülüğü doğurur.
  • 4721 sayılı Kanun m.648: Mütemmim cüz ilkesi, arsa üzerinde yapılan eserin arsa sahibinin mülkiyetine geçmesini düzenler; m.482/2 bu ilkeye dayanır.

TBK m.483 — Eserin yok olması

Madde, eser sözleşmesinde eser teslimden önce beklenmedik bir olay sonucu yok olduğunda yüklenicinin ücret ve giderler bakımından durumunu, malzemeye gelen hasarın kime ait olacağını ve işsahibinin verdiği malzeme, gösterdiği arsanın ayıbı veya talimat sonucu eserin yok olması halinde yüklenicinin bedel ve zarar istemini düzenler. Hüküm, eser sözleşmesinin taraflarından yüklenici ile işsahibi arasındaki ilişkilere uygulanır. Eserin yok olmasının sözleşmenin sona ermesi ve yüklenicinin eseri yeniden yapma yükümlülüğü gibi sonuçları ile işsahibinin temerrüdü, ayrıca eser sözleşmesinde bedel hasarı ve edim hasarı ayrımının genel çerçevesi bu maddede doğrudan düzenlenmez; bunların bir kısmı ilgili genel hükümlerde (m.136) ve ilgili maddelerde yer alır. İşsahibinin kendi sebebiyle ifanın imkânsızlaşmasına ilişkin özel düzenleme m.485'te, eserin tamamlanma sürecinde yüklenici kusurunun sonuçları m.471 ve devamında yer alır.

Eserin yok olması: hangi kavramlar bilinmeli?

Eserin yok olması
Eserin tamamen ya da kısmen ortadan kalkması, hasara uğraması durumudur. Niceliksel eksilme yok olma sayılır; niteliksel eksilme veya ayıp ise yok olma sayılıp sayılmayacağı tartışmalıdır.
Beklenmedik olay
Taraflardan birine, yardımcı kişisine ya da organına yüklenemeyen olaydır. Mücbir sebep ve üçüncü kişinin kusuru bu kapsamda değerlendirilir; taraflardan birinin kusurlu davranışından doğan yok oluş bu kapsama girmez.
Bedel hasarı
Eserin yok olması halinde yüklenicinin ücret ve giderler bakımından uğradığı kaybın kime ait olacağı sorunudur. Madde, ilke olarak bu hasarın teslime kadar yükleniciye ait olduğunu düzenler.
Şey hasarı (malzeme hasarı)
Eserin yapımında kullanılan malzemenin telef olmasından doğan zarardır. Malzemeyi sağlayana aittir.
Alacaklı temerrüdü
İşsahibinin eseri teslim almakta temerrüde düşmesidir. Bu hal yüklenicinin ücret talebini doğurur; birinci fıkranın istisnasını oluşturur.
Uygun illiyet bağı
İşsahibinin verdiği malzeme, arsadaki ayıp ya da talimat ile eserin yok olması arasındaki nedensel bağdır. Olayların olağan akışına göre bu ayıp veya talimat objektif olarak eseri yok etmeye elverişliyse bağ kurulmuş sayılır.

Eserin yok olması: hangi şartlar aranır?

  • Eser teslimden önce yok olmalıdır; tamamen yok olma yeterli olduğu gibi kısmi yok olma da yeterlidir.
  • Yok oluş, işsahibine ve yükleniciye yüklenemeyen beklenmedik bir olaydan kaynaklanmalıdır; taraflardan birinin ya da yardımcı kişisinin kusuru bu kapsama girmemelidir.
  • Birinci fıkra uygulamasında işsahibi eseri teslim almakta temerrüde düşmemiş olmalıdır; temerrüt varsa yüklenici ücret ve giderlerini isteyebilir.
  • İkinci fıkra uygulamasında yok oluş, işsahibinin verdiği malzemenin veya gösterdiği arsanın ayıbından ya da işsahibinin talimatına uygun yapılmasından kaynaklanmalıdır ve aralarında uygun illiyet bağı bulunmalıdır.
  • İkinci fıkra uygulamasında yüklenici, doğabilecek olumsuz sonuçları zamanında işsahibine bildirmiş olmalıdır; bildirim yapılmamışsa bu fıkranın sağladığı bedel hakkı doğmaz.
  • Yüklenicinin eserin yok olmasında kusuru bulunmamalıdır.

Eserin yok olması: hangi sonuçları doğurur?

  • Birinci fıkra kapsamında yok oluşta yüklenici yaptığı işin ücretini ve giderlerini isteyemez.
  • Birinci fıkra kapsamında malzemeye gelen hasar malzemeyi sağlayana aittir.
  • İşsahibi eseri teslim almakta temerrüde düşmüşse yüklenici, birinci fıkraya rağmen yaptığı işin ücretini ve giderlerini isteyebilir.
  • İkinci fıkra kapsamında yüklenici yaptığı işin değerini ve bu değere girmeyen giderlerini isteyebilir.
  • İşsahibinin kusuru varsa yüklenici ayrıca zararının giderilmesini isteyebilir.
  • Yüklenici olumsuz sonuçları bildirmemişse ikinci fıkranın bedel hakkından yararlanamaz.
  • Eserin yok olması halinde yüklenicinin eseri yeniden yapma yükümlülüğü kural olarak bulunmaz; eser sözleşmesi sona erer.

Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

Birinci fıkrada yok oluşun sebebi beklenmedik bir olaydır ve işsahibinin ya da yüklenicinin sorumluluğu yoktur.

İkinci fıkrada yok oluş, işsahibinin malzemesinden, arsasındaki ayıptan ya da talimatından kaynaklanır.

Birinci fıkrada yüklenici ücret ve giderlerini isteyemez; ikinci fıkrada yaptığı işin değerini ve bu değere girmeyen giderlerini isteyebilir ve işsahibinin kusuru varsa ayrıca zararının giderilmesini talep edebilir.

Eserin teslim öncesi yok olması ile teslim sonrası yok olması arasındaki fark nedir?

Eser teslim edilmemişse yok oluş yüklenicinin borcunu etkiler.

Eser teslim edilmişse umulmayan olayın sonucuna işsahibi katlanır.

Teslim öncesi yok olmada yüklenici ücretini kaybeder (birinci fıkra); teslim sonrasında bu düzenleme uygulanmaz.

Alacaklı temerrüdü var ile yok arasındaki fark nedir?

İşsahibi eseri teslim almakta temerrüde düşmüşse birinci fıkra yüklenicinin lehine işlemez.

İşsahibi temerrüde düşmemişse birinci fıkra uygulanır.

Temerrüt halinde yüklenici ücret ve giderlerini isteyebilir; temerrüt yoksa ücret kaybı doğar.

Malzeme sağlayan yüklenici ile işsahibi arasındaki fark nedir?

Malzemeyi yüklenici sağlamışsa malzemeye gelen hasar onun olur.

Malzemeyi işsahibi sağlamışsa ikinci fıkra gereği hasar işsahibine aittir.

Malzeme hasarı malzemeyi sağlayana düşer; yüklenici, işsahibinin malzemesinden doğan yok oluşta bedel hakkını ayrıca kullanabilir.

Eserin yok olması: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Birinci fıkrayı alacaklı temerrüdü varsa dahi uygulamak; temerrüt halinde yüklenicinin ücret hakkının doğduğunu gözden kaçırmak.
  • İkinci fıkradaki bedel hakkını, yüklenicinin olumsuz sonuçları zamanında bildirmesi koşulu aranmadan kabul etmek.
  • İşsahibinin kusurunu aramadan zarar talebini kabul etmek; zarar talebinin işsahibinin kusuruna bağlı olduğunu gözden kaçırmak.
  • Eserin teslim sonrası yok olmasını bu maddenin kapsamında saymak.
  • Ayıbın ya da talimatın yok oluşa elverişli olup olmadığını değerlendirmeden uygun illiyet bağını varsaymak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olup olmadığı, m.470-486 çerçevesinde değerlendirilir ve eserin yok oluşunda bu hükmün uygulanması buna bağlanır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2021/110 E., 2024/529 K., 02.05.2024; Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2023/183 E., 2024/242 K., 08.02.2024; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2021/785 E., 2023/1658 K., 08.11.2023)
  • Eser sözleşmesi niteliğindeki sözleşmelerde yok olma ve yük sorunları bu madde ile birlikte değerlendirilmekte; uyuşmazlıklar genellikle bu hükmün uygulanmasına ilişkin iddialarla görülmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, 2025/484 E., 2025/967 K., 25.09.2025; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 2025/401 E., 2025/528 K., 03.06.2025; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, 2024/450 E., 2024/437 K., 16.05.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Birinci fıkra kapsamında yok oluşun yüklenicinin kusurundan kaynaklanmadığını ve beklenmedik bir olaydan doğduğunu ispat yükü yükleniciye aittir; yüklenici bu konuda sürekli yetkisi nedeniyle ispatı üstlenir.
  • İkinci fıkra kapsamında işsahibinin malzeme, arsa ayıbı ya da talimat nedeniyle yok oluş meydana geldiğini, yüklenicinin de olumsuz sonuçları zamanında bildirdiğini ispat yükü yükleniciye aittir; yazılı bildirim ve yazışmalar bu konuda en güçlü delildir.
  • İşsahibinin kusurunu ispat yükü yükleniciye aittir; zarar talebi bu ispata bağlıdır.
  • Uygun illiyet bağının ispatında bilirkişi incelemesi kullanılır; işsahibi ayıp veya talimatın yok oluşa elverişli olmadığını ileri sürerek savunma yapabilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6098 sayılı Kanun m.136: Borcun imkânsızlık nedeniyle sona ermesine ilişkin genel düzenlemedir; eser sözleşmesinde kusursuz imkânsızlık halinde bu hükme başvurulur.
  • 6098 sayılı Kanun m.485: İşsahibinin sebep olduğu beklenmedik olay nedeniyle ifanın imkânsızlaşması halini düzenler; bu maddenin ikinci fıkrasının işsahibi kusuru bakımından paralel çözümler içerir.
  • 6098 sayılı Kanun m.480: Eserin kısmen ya da tamamen yok olması nedeniyle ek masraf yapan yüklenici için kriter sağlar.

TBK m.484 — Tazminat karşılığı fesih

TBK m.484, işsahibinin eser sözleşmesini tek taraflı olarak feshetme hakkını ve bu feshin koşullarını düzenler: eserin tamamlanmasından önce fesih, yapılmış kısmın karşılığının ödenmesi ve yüklenicinin bütün zararlarının giderilmesi. Hüküm her türlü eser sözleşmesi bakımından işsahibine tanınmıştır; yüklenici bu maddeye dayanarak fesih hakkına sahip değildir. Maddenin ayrıca sürekli eser sözleşmelerine doğrudan uygulanıp uygulanmayacağı tartışmalıdır. Madde, yüklenicinin temerrüdünü ve ifa etmemeye bağlanan sorumluluğunu düzenlemez (m.112 ve devamı). Eserin yok olması ve imkânsızlık nedeniyle sona ermeyi düzenlemez (m.483).

Tazminat karşılığı fesih: hangi kavramlar bilinmeli?

Tazminat karşılığı fesih
İşsahibinin eser tamamlanmadan önce, yapılmış kısmın karşılığını ödemek ve yüklenicinin bütün zararlarını gidermek koşuluyla sözleşmeyi tek taraflı sona erdirme hakkıdır. Haklı neden aranmaz; hakkın bedeli, belirtilen ödemeler ve tazminattır.
Fesih ve dönme ayrımı
Fesih, sözleşmenin yalnızca fesih beyanından sonrası için sona ermesidir; bu hâlde ileriye etkili (ex nunc) sonuç doğar. Dönme ise geçmişe etkili ortadan kaldırmadır. Bu madde fesih öngörür, dönme öngörmez.
Yapılmış olan kısım
Fesih beyanına kadar yüklenicinin gerçekleştirdiği iş ve harcamalardır. Hazırlık çalışmaları ve yüklenicinin getirdiği malzemeler de bu kapsama girer; fiyat, sözleşmede öngörülmüşse o hüküm, yoksa m.481 uyarınca belirlenir.
Müsbet (olumlu) zarar
Yüklenicinin sözleşmenin tam ifa edilmesi hâlinde sahip olacağı menfaattir. Fiili zarar ile yoksun kalınan karı kapsar; bu maddede hesaplanan tazminat budur.
Eserin tamamlanması
Sözleşme konusu eserle ilgili tüm edimlerin yerine getirilmiş olmasıdır. Eser, amacı gerçekleştirmeye elverişli bağımsız bir emek ürünü olmalıdır; teslim şart değildir.
Toplama ve kesinti (tenzil) yöntemleri
Tazminat hesabında iki yöntem vardır. Toplama yönteminde yapılmış giderlere yoksun kalınan kar eklenir; kesinti yönteminde eser bedelinden yüklenicinin tasarruf ettiği giderler ve başka işten elde ettiği kar düşülür.

Tazminat karşılığı fesih: hangi şartlar aranır?

  • Sözleşmenin bir eser sözleşmesi olması ve eserin henüz tamamlanmamış bulunması gerekir.
  • Fesih, eserin tamamlanmasından önce, işsahibinin fesih beyanıyla yapılmalıdır; eser tamamlandıktan sonra bu yolla fesih yapılamaz.
  • İşsahibi, fesih öncesinde yapılmış olan kısmın karşılığını ödemelidir.
  • İşsahibi, yüklenicinin fesih nedeniyle uğradığı bütün zararları, yani müsbet zararı gidermelidir.
  • Haklı bir sebep ileri sürülmesi aranmaz; ancak ödeme ve tazminat yükümlülüğü fesih için karşılık olarak yerine getirilmelidir.
  • Yüklenici bu hakkı kendisi kullanamaz; fesih hakkı yalnız işsahibine tanınmıştır.

Tazminat karşılığı fesih: hangi sonuçları doğurur?

  • Eser tamamlanmadan önce işsahibi fesih beyanında bulunduğunda, sözleşme beyanın yüklenicinin eline geçtiği tarihten sonrası için sona erer.
  • İşsahibi yapılmış kısmın karşılığını ve yüklenicinin bütün zararlarını ödediğinde fesih geçerli olur.
  • Eser tamamlandıktan sonra bu madde uyarınca fesih yapılamaz; bu hâlde işsahibi sözleşmenin ifasını ve eserin teslimini talep eder.
  • İşsahibi ödeme ve tazminat yükümlülüğünü yerine getirmeden feshederse, bu fesih ödeme ve tazminat yükümlülüğünün yerine getirilmesiyle sonuç doğurmaz; ödemeler ihtilaflı kalır.
  • Yüklenici, eseri tamamlamak istemezse temerrüde düşer ve m.112 ve devamı uyarınca sorumlu olur; bu maddeye dayanarak fesih hakkı yoktur.
  • Fesih nedeniyle yüklenicinin fesihle bağlantılı olmayan başka işten kazandığı kar, zarardan düşülür; fesihle diğer iş arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır.

Tazminat karşılığı fesih ile haklı nedenle fesih arasındaki fark nedir?

Bu maddede işsahibi, haklı neden olmaksızın, ödeme ve tazminat karşılığında sözleşmeyi feshedebilir.

Genel hükümlerde ve sürekli borç ilişkilerinde fesih, çoğu zaman haklı nedene dayanır.

Bu maddeye dayanan fesihte haklı neden ileri sürülmesi gerekmez; buna karşılık yapılmış kısım ve bütün zarar ödenmelidir.

Fesih ile dönme arasındaki fark nedir?

Bu maddede öngörülen fesih, fesih beyanından sonrası için sözleşmeyi sona erdirir.

Dönme, sözleşmeyi geçmişe etkili olarak ortadan kaldırır.

Yapılmış kısım için ödeme ve yüklenicinin müsbet zararı tazmini gerekir; geçmişe etkili iade mantığı bu maddede uygulanmaz.

Tazminat karşılığı fesih: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Eserin tamamlanmasından önce yapılan fesihte ödeme ve tazminat şartını atlayıp yalnızca yapılmış kısmın bedelini ödemek; madde iki yükümlülüğü birlikte öngörür.
  • Fesihle geçmişe etkili dönmeyi karıştırmak; bu maddede fesih ileriye etkilidir ve geçmişe ilişkin iade hesabı yerine yapılmış kısım bedeli ve müsbet zarar hesaplanır.
  • Eser tamamlandıktan sonra da tam tazminat vererek fesih yapılabileceğini varsaymak; madde eserin tamamlanmasından önce fesih öngörür.
  • Yüklenicinin de bu maddeye dayanarak fesih hakkı olduğunu saymak; hak yalnız işsahibine tanınmıştır.
  • Müsbet zararı yalnızca fiili giderlerle sınırlamak; yoksun kalınan kar da zarar kapsamındadır.
  • Yoksun kalınan karın hesabında yüklenicinin fesih olmasa da elde edeceği karı düşmek; yalnızca fesihle bağlantılı başka işten elde edilen kar düşülür.
  • Fesih için haklı neden aramak; madde haklı neden aramaz ve haklı neden yokluğunda fesih hakkı kullanılabilir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Mahkemeler, tazminat hesabında yalnız yapılmış kısmın bedelini değil, yüklenicinin müsbet zararını da esas alan yaklaşımla değerlendirme yapmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, 2021/2427 E., 2025/544 K., 27.05.2025)
  • Fesih sonrasında işsahibinin yüklenicinin bütün zararlarını ödemediği iddiası, davalarda yaygın bir uyuşmazlık konusudur ve bu iddianın değerlendirilmesinde tazminat ödemesinin yapılıp yapılmadığı belirleyici olmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, 2021/2427 E., 2025/544 K., 27.05.2025)
  • Eser sözleşmesinin 6098 sayılı Kanun'un 470-486 maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olduğu kabul edilmekte; bu nitelendirme m.484'ün uygulanmasının ön koşulu sayılmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2021/110 E., 2024/529 K., 02.05.2024; Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2023/183 E., 2024/242 K., 08.02.2024)
  • Yargılama görevinin asliye hukuk ya da iş mahkemesinde olduğu yönündeki itirazlar, uyuşmazlığın niteliğine göre değerlendirilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 2025/401 E., 2025/528 K., 03.06.2025)
  • Kapsamlı bilirkişi raporlarına dayanılarak yapılan hesaplamalar, tazminat tutarının tespitinde esas alınmaktadır. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, 2024/450 E., 2024/437 K., 16.05.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Feshi ileri süren işsahibi, eserin henüz tamamlanmadığını ve fesih beyanının ne zaman yapıldığını yazılı belgeyle ispatlamalıdır.
  • Yapılmış kısmın karşılığı ve harcamalar, iddiayı ileri süren tarafça belge (fatura, hakediş, iş programı) ve bilirkişi raporuyla ispatlanır.
  • Yüklenicinin müsbet zararı, yüklenici tarafından yapılan harcamalar ile yoksun kalınan karın ayrı ayrı ispatıyla ortaya konur; yüklenici bu zararları somut belgeyle kanıtlamalıdır.
  • Yüklenicinin fesihten sonra başka işten kazandığı karı (tasarruf ve başka iş) düşürmek isteyen işsahibi, bu tutarları ispat yükü altındadır.
  • Ödemenin yapılmadığı iddiası, yüklenicinin hesap ve dekontlarla karşılık göstermesi gereken bir savunmadır; ödeme yapıldığını ileri süren işsahibi bu ödemeyi ispatlar.
  • Sözleşmede m.484'ün aksine bir kayıt bulunduğu ileri sürülürse, bu kaydın varlığını ileri süren taraf yazılı sözleşme ile ispatlar.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6098 sayılı Kanun m.483: Eserin beklenmedik bir olayla yok olması hâlinde sözleşmenin sona ermesini düzenler; m.484 ile ayrı bir sona erme sebebidir.
  • 6098 sayılı Kanun m.112: Yüklenicinin eseri meydana getirmemesi hâlinde temerrüt ve ifa etmemeye bağlanan sorumluluğu düzenler; bu madde yüklenicinin fesih hakkı olmadığı durumda uygulanır.
  • 6098 sayılı Kanun m.481: Sözleşmede fiyat öngörülmemişse yapılmış kısmın bedelinin hesaplanmasında uygulanır.
  • 6098 sayılı Kanun m.27: Sözleşmeyle bu maddenin aksinin öngörülmesinin sınırını çizer; kişilik haklarını koruyan hükümlere aykırılık geçersizdir.
  • 6098 sayılı Kanun m.512: Vekâlet sözleşmesinde tazminat karşılığı fesih hakkını düzenler; m.484 ile karşılaştırma için anılır.

TBK m.485 — İşsahibi yüzünden ifanın imkânsızlaşması

Bu madde, eser sözleşmesinde eserin tamamlanmasının işsahibi ile ilgili beklenmedik bir olay yüzünden imkânsızlaşması hâlinde yüklenicinin hangi bedel ve tazminat taleplerinde bulunabileceğini düzenler. Hükmün kapsamı, eserin tamamlanmasının imkânsızlaşması ile işsahibinin kusurunun sonuçlarıdır. Madde, eser sözleşmesinde yüklenicinin şahsından kaynaklanan imkânsızlığı (ölüm, eseri tamamlama yeteneğinin kaybı) düzenlemez; bu durum TBK m.486 kapsamındadır. Yüklenicinin kusurundan doğan sonraki imkânsızlık da düzenlemez; bu hâllerde TBK m.112 uygulanır. Aşırı ifa güçlüğü ile sözleşmenin uyarlanması TBK m.480/II ve m.138 kapsamındadır. Eserin kabulden sonra yok olması veya ayıplı malzeme ve arsa kaynaklı hasarlar TBK m.483 kapsamındadır. Genel sonraki kusursuz imkânsızlık hükmü TBK m.136 de bu maddenin dışında kalır.

İşsahibi yüzünden ifanın imkânsızlaşması: hangi kavramlar bilinmeli?

Eserin tamamlanmasının imkânsızlaşması
Sözleşmenin kurulmasından sonra ortaya çıkan, objektif ve sürekli nitelikte bir engel yüzünden eserin hiçbir yüklenici tarafından meydana getirilememesidir. Geçici güçlük ya da yüklenicinin mali sıkıntısı bu kavrama girmez.
İşsahibi ile ilgili beklenmedik olay
İşsahibinin şahsında veya onun tehlike (risk) alanında gerçekleşen, tarafların öngöremediği ve kimseye yüklenemeyen olaydır. Mücbir sebep olabileceği gibi geniş anlamda umulmayan bir olay da olabilir.
Tehlike alanı
İşsahibinin ilişkileri çevresinde bulunan ve riziko ona ait sayılan alandır. Kamulaştırma, arsaya inşaat yasağı konulması veya toprak kayması bu alan içinde değerlendirilir.
Bedel talebi
Yüklenicinin sözleşmenin sona ermesine kadar yaptığı işin değeri ile bu değere girmeyen giderlerin ödenmesini istemesidir. Hesap, tarafların kararlaştırdığı bedel esas alınarak yapılır.
Müspet zarar
İşsahibinin kusuru nedeniyle yüklenicinin uğradığı ve sözleşme gereğince elde edeceği kazançtan yoksun kalmasıyla oluşan zarardır. Yüklenicinin edim yükümünden kurtularak elde ettiği veya kasten elde etmediği kazançlar bu zarardan indirilir.

İşsahibi yüzünden ifanın imkânsızlaşması: hangi şartlar aranır?

  • Eserin tamamlanmasının objektif ve sürekli biçimde imkânsızlaşmış olması gerekir; geçici engel ya da yüklenicinin ifadan güçlük çekmesi yeterli değildir.
  • İmkânsızlığa neden olan olay sözleşmenin kurulmasından sonra ortaya çıkmış olmalıdır.
  • İmkânsızlığa yol açan olay işsahibinin şahsında veya tehlike alanında gerçekleşen beklenmedik bir olay olmalıdır.
  • Olay yükleniciye veya başka bir kişiye yüklenebilir nitelikte olmamalıdır.
  • Yüklenicinin bedel talebi için, işin yapılmış ve fiilen tamamlanmış kısmının bulunması gerekir.
  • Tazminat talebi için işsahibinin imkânsızlığın ortaya çıkmasında kusurlu olması gerekir.

İşsahibi yüzünden ifanın imkânsızlaşması: hangi sonuçları doğurur?

  • İmkânsızlık gerçekleştiğinde eser sözleşmesi kendiliğinden, ileriye etkili olarak sona erer ve tarafların henüz tamamlanmamış kısma ilişkin karşılıklı talepleri ortadan kalkar.
  • Yüklenici, sözleşmenin sona ermesine kadar yaptığı işin değerini ve bu değere girmeyen giderlerini işsahibinden isteyebilir.
  • Bedel hesabında tarafların önceden kararlaştırdığı bedel esas alınır; götürü bedelde yapılan işe tekabül eden kısım ödenir.
  • İşsahibinin kusurlu olması hâlinde yüklenici müspet zararının tamamının tazminini isteyebilir.
  • Tazminat hesabında yüklenicinin edim yükümünden kurtulması sonucu elde ettiği kazançlar ile dürüstlük kuralına aykırı olarak elde etmekten kaçındığı kazançlar indirilir.
  • İşsahibinin yardımcılarının davranışından kaynaklanan imkânsızlıkta da işsahibi sorumlu tutulur.
  • Eserin bir kısmı tamamlanmış ve yüklenici bunu sunmuşsa, işsahibi kullanılabilir kısmı kabul etmek ve sözleşmeye göre bedelini ödemek zorundadır.
  • Yüklenici kendi kusuru ile imkânsızlığa neden olmuşsa bu madde uygulanmaz ve kusurlu sonraki imkânsızlık hükümleri geçerli olur.
  • Madde düzenleyici niteliktedir; taraflar sözleşmeyle farklı bir düzenleme yapabilir.

İşsahibi ile ilgili olay ile yüklenicinin şahsıyla ilgili olay arasındaki fark nedir?

Bu maddede düzenlenen, işsahibinin şahsında veya tehlike alanında doğan beklenmedik olaylardır.

TBK m.486 kapsamında, yüklenicinin ölümü veya eseri tamamlama yeteneğini kaybetmesi gibi yüklenicinin şahsından doğan olaylardır.

Olayın kaynağı işsahibinin alanındaysa bu madde, yüklenicinin şahsındaysa m.486 uygulanır; sonuçta yüklenici bedel ve tazminat yerine sözleşmenin ileriye etkili sona ermesiyle karşılaşır.

İşsahibinin kusursuz olması ile kusurlu olması arasındaki fark nedir?

İşsahibi kusursuzsa yüklenici yalnızca yaptığı işin değerini ve bu değere girmeyen giderleri ister.

İşsahibi kusurluysa yüklenici ek olarak tazminat isteme hakkına sahiptir.

Kusur varsa talep genişler ve yüklenici müspet zararının tamamını isteyebilir.

Bu madde ile yüklenicinin kusurlu sonraki imkânsızlığı arasındaki fark nedir?

Bu maddede imkânsızlığın kaynağı işsahibi tarafında beklenmedik bir olaydır.

Yüklenicinin kendi kusuruyla yol açtığı imkânsızlık beklenmedik olay değildir.

Yüklenicinin kusurlu olduğu hâllerde m.485 değil, m.112 uygulanır ve yüklenici sorumlu olur.

Bu madde ile TBK m.483 (eserin yok olması) arasındaki fark nedir?

Bu maddede eser tamamlanmadan önce imkânsızlaşmıştır ve sözleşme ileriye etkili sona erer.

m.483 eserin işsahibinin malzemesi, arsası veya talimatı yüzünden yok olmasını düzenler.

Her iki hâlde de bedel hasarı işsahibine ait olur; ancak m.483 yüklenicinin bildirim yükümlülüğüne bağlanır.

İşsahibi yüzünden ifanın imkânsızlaşması: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Yüklenicinin mali sıkıntısını veya iflasını bu maddedeki imkânsızlık saymak; bu hâllerde madde uygulanmaz.
  • Yüklenicinin kendi kusuruyla yol açtığı imkânsızlığı m.485 kapsamında değerlendirmek; bu durumda m.112 uygulanır.
  • Geçici engeli sürekli imkânsızlık gibi ele almak; madde yalnızca sürekli imkânsızlığı kapsar.
  • Götürü bedelli sözleşmede bedeli tüm sözleşme bedeli üzerinden hesaplamak; yalnızca yapılan işe tekabül eden kısım ödenir.
  • Tazminat talebini kusur aranmadan istemek; tazminat için işsahibinin kusuru şarttır.
  • Tazminat hesabında yüklenicinin başka işlerden elde ettiği kazançları indirmemek; bu kalemler müspet zarardan düşülür.
  • Bu maddeyi yüklenicinin ölümü veya yetenek kaybı hâllerine uygulamak; bunlar m.486 kapsamındadır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yüklenicinin mali sıkıntıya düşmesi veya iflası, bu madde anlamında bir ifa imkânsızlığı sayılmamaktadır. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 2025/401 E., 2025/528 K., 03.06.2025)
  • Eser sözleşmesinde yüklenicinin kişisel niteliklerinin göz önünde tutulmadığı hâllerde, yüklenicinin ölümü bu maddenin değil mirasçılara geçiş kuralının konusu kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2021/110 E., 2024/529 K., 02.05.2024)
  • Taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi olarak nitelendirilmesi, m.470-486 hükümlerinin birlikte uygulanmasına imkân vermektedir. (Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2023/183 E., 2024/242 K., 08.02.2024)
  • İşsahibinin kusuru iddiasının ispatı, tazminat talebinin kabulünde belirleyici olmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2021/1011 E., 2024/973 K., 23.05.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Bedel talebini ileri süren yüklenici, imkânsızlığın varlığını ve işsahibi ile ilgili beklenmedik bir olaydan kaynaklandığını ispatlamakla yükümlüdür.
  • İmkânsızlık iddiasını ileri süren taraf, bu iddiasını ispat etmek zorundadır; tarafların hakkında ispat yükü bu şekilde dağılır.
  • Yüklenicinin yaptığı işin değerini ispatlamak için sözleşme, hakediş, keşif ve bilirkişi raporu gibi belgeler ve delillerden yararlanılır.
  • Tazminat talebinde yüklenici, işsahibinin kusurunu ve bu kusur ile imkânsızlık arasındaki bağlantıyı ispatlamalıdır.
  • İşsahibinin, imkânsızlığın kendi kusuru dışındaki bir nedenden kaynaklandığını ileri sürmesi hâlinde bu savunmayı kendisi ispat etmelidir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6098 sayılı Kanun m.486: Yüklenicinin şahsından doğan imkânsızlıkta sözleşmenin sona ermesini ve yüklenicinin borçtan kurtulmasını düzenler; bu maddenin kapsamı dışında kalan hâlleri alır.
  • 6098 sayılı Kanun m.483: Eserin işsahibinin malzemesi, arsası veya talimatı yüzünden yok olması hâlinde bedel hasarının işsahibine ait olduğunu düzenler.
  • 6098 sayılı Kanun m.480: Aşırı ifa güçlüğü hâlinde sözleşmenin uyarlanması veya sona erdirilmesini düzenler; m.480/II bu maddeyle sınırdaş bir alanı kapsar.
  • 6098 sayılı Kanun m.112: Borçlunun kusuru ile sonradan ortaya çıkan imkânsızlıkta sorumluluğu düzenler; yüklenicinin kendi kusurundan doğan imkânsızlıkta uygulanır.
  • 6098 sayılı Kanun m.136: Genel nitelikte sonraki kusursuz imkânsızlık hükmüdür; bu madde özel hüküm olduğu için eser sözleşmesinde öncelikle m.485 uygulanır.
  • 6098 sayılı Kanun m.116: İşsahibinin yardımcılarının davranışından doğan imkânsızlıkta işsahibinin sorumluluğunu belirler.

TBK m.486 — Yüklenicinin ölümü veya yeteneğini kaybetmesi

TBK m.486, eser sözleşmesinde yüklenicinin kişisel niteliklerinin göz önünde tutulduğu sözleşmelerin, yüklenicinin ölümü veya kusuru olmaksızın eseri tamamlama yeteneğini kaybetmesi halinde kendiliğinden sona ermesini ve bu durumda işsahibinin eserin tamamlanan kısmını kabul edip karşılığını ödeme yükümlülüğünü düzenler. Hüküm, gerçek kişi yüklenicilerin yanında, kişisel nitelikleri esas alınmış sözleşmelerde tüzel kişi yüklenicilere de kıyasen uygulanır. Maddenin konusu, yüklenicinin ölümü ve yetenek kaybı dışındaki sebeplerle ifa imkânsızlığı, yüklenicinin kendi kusuruyla yaptığı imkânsızlık ve bu hallerde tazmin sorumluluğudur; bunlar TBK m.112 ve m.118 kapsamında kalır. Yüklenicinin iflası veya mali güçsüzlüğü ile yüklenicinin kendi iradesiyle işi bırakması maddenin kapsamına girmez; bu hallerde temerrüt ve fesih hükümleri (TBK m.112, m.116 ve m.117) uygulanır. Eserin devri ve alt yükleniciye yaptırılması TBK m.470 ile m.471 kapsamındadır.

Yüklenicinin ölümü veya yeteneğini kaybetmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

Kişisel nitelikler
Yüklenicinin bilgi, uzmanlık, sanat gücü veya özel güveninden kaynaklanan, sözleşmenin yapılmasında belirleyici olan özellikleridir. Yalnızca bedensel bir özür değil, sözleşmede eseri şahsen veya kendi idaresi altında meydana getirme borcunu da kapsar.
Eseri tamamlama yeteneğinin kaybı
Yüklenicinin ölümü dışında, kusuru olmaksızın eseri maddi olarak tamamlayamaz hale gelmesidir. Yalnızca kişisel çalışma gücünün değil, kişisel yönetim altında işi organize etme imkânının kaybı da bu kapsamdadır.
Sürekli imkânsızlık
Maddenin öngördüğü imkânsızlığın geçici olmayan, sözleşme kurulduktan sonra ortaya çıkan ve kalıcı nitelikte olan durumudur. Geçici bir rahatsızlık bu kavrama girmez.
Kendiliğinden ileriye etkili sona erme
Şartların gerçekleşmesiyle sözleşmenin ayrıca fesih beyanına gerek kalmadan, geçmişe değil geleceğe yönelik olarak sona ermesidir. Tarafların eserin tamamlanmamış kısmına ilişkin borçları sona erer.
Tamamlanan kısım
Yüklenicinin ölüm veya yetenek kaybı anına kadar meydana getirdiği, işsahibinin kullanabileceği eser parçasıdır. Kullanılabilirlik ölçütüne bağlıdır; kullanılamayan kısım için bedel doğmaz.

Yüklenicinin ölümü veya yeteneğini kaybetmesi: hangi şartlar aranır?

  • Sözleşmenin, yüklenicinin kişisel nitelikleri göz önünde tutularak yapılmış olması gerekir; bu, eseri yüklenicinin şahsen veya kendi idaresi altında meydana getirmeyi borçlandığı hallerde söz konusu olur.
  • Yüklenicinin ölmesi veya kusuru olmaksızın eseri tamamlama yeteneğini kaybetmesi gerekir; bu durum sözleşme kurulduktan sonra ortaya çıkmış ve sürekli nitelikte olmalıdır.
  • İşin yüklenici tarafından bitirilmesi mümkün olmamalıdır; eserin başka kişilerce, yüklenicinin yönetimi dışında da tamamlanamaması gerekir. Eserin üçüncü kişiye devri mümkünse koşul gerçekleşmez.
  • Yüklenicinin kusuruyla oluşan imkânsızlık bu hükmün kapsamında değildir; bu durumda TBK m.112 uygulanır.
  • Sözleşmenin, eserin tamamlanmamış kısmı bakımından sona ermesi için ayrıca fesih beyanı gerekmez; sözleşme kendiliğinden sona erer.
  • Tamamlanan kısmın işsahibi tarafından kullanılabilir olması gerekir; bu hal varsa işsahibi kısmı kabul etmek ve karşılığını vermekle yükümlü olur.

Yüklenicinin ölümü veya yeteneğini kaybetmesi: hangi sonuçları doğurur?

  • Şartlar gerçekleşince eser sözleşmesi kanun gereği ve kendiliğinden, ileriye etkili olarak sona erer.
  • Sözleşme sona erdiğinde tarafların eserin tamamlanmamış kısmına ilişkin hak ve borçları da sona erer.
  • Yüklenici borçtan kurtulur ve işsahibinin bu yüzden uğradığı zararı tazmin etmez.
  • Eserin tamamlanan kısmı işsahibi için kullanılabilir ise işsahibi bu kısmı kabul etmek ve karşılığını ödemekle yükümlüdür.
  • Tamamlanan kısım kullanılamıyorsa işsahibi bu kısım için bedel ödemez.
  • Eser işsahibine teslim edilmediği için işsahibinin yükleniciye karşı bedel ödeme yükümlülüğü doğmaz.
  • Yüklenicinin kusuruyla imkânsızlık oluşmuşsa m.486 uygulanmaz ve yüklenici işsahibinin müspet zararını tazmin eder.
  • Yüklenicinin temerrüdü veya kusuru varsa, imkânsızlık temerrüt sırasında gerçekleşmişse yine tazmin sorumluluğu doğar.
  • Madde düzenleyici niteliktedir; taraflar sözleşmeyle farklı düzenleme yapabilir.

Gerçek kişi yüklenici ile tüzel kişi yüklenici arasındaki fark nedir?

Gerçek kişi yüklenicide ölüm veya gaiplik doğrudan imkânsızlık yaratır.

Tüzel kişi yüklenicide hüküm, tüzel kişiliğin sona ermesi halinde uygulanır; kişisel nitelik esas alınmışsa ortakların ayrılması veya ölümü kıyasen uygulanabilir.

Tüzel kişinin ortağına güvenilerek yapılan sözleşmede ortağın ayrılması veya ölümü, m.486'nın kıyasen uygulanması sonucunu doğurabilir.

Kişisel nitelikli sözleşme ile kişisel nitelik gözetilmeyen sözleşme arasındaki fark nedir?

Yüklenicinin şahsen veya kendi yönetimi altında eser yapmayı borçlandığı sözleşmede, kişisel nitelik esas alınmıştır.

Eserin yüklenicinin kişiliği gözetilmeksizin yapılacağı sözleşmede yüklenici ölse veya yetenek kaybetse de borç mirasçılara geçer.

Birinci halde m.486 uygulanır ve sözleşme sona erer; ikinci halde m.486 uygulanmaz, borç mirasçılar tarafından ifa edilir.

Yetenek kaybı ile yüklenicinin kendi kararıyla işi bırakması arasındaki fark nedir?

Yüklenicinin kusuru olmaksızın eseri tamamlayamaz hale gelmesi, objektif imkânsızlıktır.

Yüklenicinin kendi özgür iradesiyle işi bırakması veya mali güçsüzlüğü, m.486 kapsamında imkânsızlık değildir.

İlk halde m.486 uygulanır; ikinci halde temerrüt ve fesih hükümleri, mali güçsüzlük için de ilgili borçlar hükümleri uygulanır.

Kusuru olmayan imkânsızlık ile yüklenicinin kusurlu imkânsızlığı arasındaki fark nedir?

Ölüm veya yetenek kaybı yüklenicinin kusuru olmaksızın gerçekleşmişse m.486 devreye girer.

Yüklenicinin intihar gibi kendi kusuruyla imkânsızlığa neden olması halinde olay beklenmedik olay değildir.

Kusurlu hal için TBK m.112 uygulanır ve yüklenici işsahibinin müspet zararını tazmin eder.

Yüklenicinin ölümü veya yeteneğini kaybetmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Yüklenicinin mali güçsüzlüğünü veya iflasını m.486 kapsamında imkânsızlık saymak; bu haller m.486 kapsamında değildir.
  • Eserin yüklenicinin kişisel niteliklerine bağlı olmadığı sözleşmelerde m.486'yı uygulamak; bu durumda borç mirasçılara geçer.
  • Yüklenicinin kendi kusuru ile oluşan imkânsızlığı m.486 kapsamında saymak; bu hal m.112 kapsamındadır ve tazmin doğar.
  • Tamamlanan kısmın kullanılabilirliğini değerlendirmeden, her durumda işsahibinin bedel ödemek zorunda olduğunu kabul etmek.
  • Tüzel kişi yüklenicide, ölüm veya gaiplik gibi bir olayı doğrudan uygulamak; tüzel kişide esas sebep tüzel kişiliğin sona ermesidir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Tüzel kişi yükleniciler bakımından da kişisel nitelikler esas alınarak yapılmış eser sözleşmelerinde m.486'nın uygulanabileceği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2021/110 E., 2024/529 K., 02.05.2024; Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2023/183 E., 2024/242 K., 08.02.2024)
  • Sözleşme yapılırken tüzel kişinin ortaklarından biri esas alınmışsa, bu ortağın ayrılması veya ölümü halinde m.486'nın kıyasen uygulanacağı kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, 2025/484 E., 2025/967 K., 25.09.2025)
  • Yüklenicinin mali güçsüzlüğü veya iflasının m.486 anlamında imkânsızlık doğurmadığı kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, 2024/450 E., 2024/437 K., 16.05.2024)
  • Eser sözleşmesinin dava konusu olduğu uyuşmazlıklarda, sözleşmenin 470-486 maddeleri çerçevesinde nitelendirilmesi yaygın uygulamadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2021/110 E., 2024/529 K., 02.05.2024; Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2023/183 E., 2024/242 K., 08.02.2024; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 2025/401 E., 2025/528 K., 03.06.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • İfa imkânsızlığını ileri sürüp bundan hak çıkaran taraf, imkânsızlığın varlığını ispat etmek zorundadır; genellikle yüklenicinin ölüm belgesi, sağlık raporu veya yetenek kaybını gösteren belgelerle ispatlanır.
  • Sözleşmenin yüklenicinin kişisel nitelikleri göz önünde tutularak yapıldığı, sözleşmenin metninden veya işin niteliğinden anlaşılabilir; bu hususu ileri süren taraf ispat yükü altındadır.
  • Karşı taraf, eserin başka kişilerce tamamlanabileceğini veya imkânsızlığın yüklenicinin kusuruyla oluştuğunu ileri sürerse, bu savunmayı kendisi ispat etmek zorundadır.
  • Tamamlanan kısmın işsahibi için kullanılabilir olduğu iddiası, bilirkişi incelemesiyle ortaya konulur; kısmın kullanılabilirliği bilirkişi raporu ile tespit edilir.
  • Yüklenicinin kendi kararıyla işi bıraktığını ileri süren taraf bunu yazılı belge veya tanıkla göstermelidir; aksi halde m.486 uygulanabilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6098 sayılı Kanun m.471: Yüklenicinin eseri şahsen yapma veya kendi yönetimi altında yaptırma borcunun kaynağıdır; alt yükleniciye yaptırma imkânını da düzenler ve kişisel nitelik esaslı sözleşmenin belirlenmesinde kullanılır.
  • 6098 sayılı Kanun m.112: Yüklenicinin kusuruyla sonradan oluşan ifa imkânsızlığında tazmin sorumluluğunu düzenler; m.486 kusursuz imkânsızlığı kapsadığı için bu maddeyle ayrılır.
  • 6098 sayılı Kanun m.118: Yüklenicinin temerrüdü sırasında ifa imkânsızlığı oluşmuşsa tazmin sorumluluğunu doğurur; m.486'nın tazmin sorumluluğunu dışlamadığı hallerde uygulanır.
  • 6098 sayılı Kanun m.116: Yüklenicinin temerrüdü halinde işsahibinin fesih haklarını düzenler; yüklenicinin kendi kararıyla işi bırakması m.486 yerine bu hükümlere tabidir.
  • 6098 sayılı Kanun m.117: Yüklenicinin temerrüdünde işsahibinin sözleşmeden dönme ve bedel ilişkilerini düzenler; m.486 kapsamı dışında kalan mali güçsüzlük ve bırakma hallerinde uygulanır.
  • 6098 sayılı Kanun m.470: Eser sözleşmesinin tanımını ve tarafların borçlarını düzenler; m.486'nın sözleşme tipi çerçevesini belirler.

Konuda geçen kararlar

25 karar
  1. Hukuk Genel Kurulu, 2024/92 E., 2025/562 K., 24.09.2025
    İlgili madde: m.479
  2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2026/225 E., 2026/874 K., 15.05.2026
    İlgili madde: m.480
  3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 2025/932 E., 2026/525 K., 13.05.2026
    İlgili madde: m.481
  4. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, 2025/939 E., 2026/498 K., 29.04.2026
    İlgili madde: m.480
  5. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/2094 E., 2026/796 K., 09.04.2026
    İlgili madde: m.479
  6. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/2476 E., 2026/826 K., 09.04.2026
    İlgili madde: m.479
  7. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, 2025/1008 E., 2026/148 K., 10.02.2026
    İlgili madde: m.479
  8. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/2041 E., 2026/34 K., 08.01.2026
    İlgili madde: m.479
  9. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, 2025/484 E., 2025/967 K., 25.09.2025
    İlgili madde: m.479, m.480, m.482, m.483, m.484, m.485, m.486
  10. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, 2025/811 E., 2025/694 K., 16.07.2025
    İlgili madde: m.486
Diğer 15 karar
  1. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 2025/401 E., 2025/528 K., 03.06.2025
    İlgili madde: m.482, m.483, m.484, m.485, m.486
  2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, 2021/2427 E., 2025/544 K., 27.05.2025
    İlgili madde: m.484
  3. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2021/461 E., 2025/166 K., 04.02.2025
    İlgili madde: m.480
  4. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2023/1375 E., 2024/1579 K., 26.12.2024
    İlgili madde: m.480
  5. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, 2023/851 E., 2024/1080 K., 20.11.2024
    İlgili madde: m.481
  6. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2021/1011 E., 2024/973 K., 23.05.2024
    İlgili madde: m.485
  7. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, 2024/450 E., 2024/437 K., 16.05.2024
    İlgili madde: m.482, m.483, m.484, m.485, m.486
  8. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2021/110 E., 2024/529 K., 02.05.2024
    İlgili madde: m.482, m.483, m.484, m.485, m.486
  9. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, 2022/619 E., 2024/265 K., 07.03.2024
    İlgili madde: m.481
  10. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2023/183 E., 2024/242 K., 08.02.2024
    İlgili madde: m.482, m.483, m.484, m.485, m.486
  11. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2021/785 E., 2023/1658 K., 08.11.2023
    İlgili madde: m.482, m.483
  12. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, 2021/15 E., 2023/469 K., 02.03.2023
    İlgili madde: m.481
  13. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2022/199 E., 2023/594 K., 23.02.2023
    İlgili madde: m.481
  14. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 2020/1259 E., 2022/1018 K., 08.11.2022
    İlgili madde: m.481
  15. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, 2022/364 E., 2022/566 K., 25.05.2022
    İlgili madde: m.480

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 9. İŞ GÖRME BORCU DOĞURAN SÖZLEŞMELER bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış