Konkordato ile sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılması
Konkordato talebi ve konkordato talebine eklenecek belgeler
Kısaca
İİK m.285, adi konkordato talebinin kimler tarafından yapılabileceğini, alacaklının konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteme yetkisini, görevli ve yetkili mahkemeyi ve konkordato gider avansı yükümlülüğünü düzenler. İİK m.286, konkordato talebine eklenecek belgeleri düzenler. İİK m.287, konkordato talebi üzerine verilecek geçici mühlet kararının koşullarını, geçici komiser görevlendirilmesini ve geçici mühletin süresini düzenler.
Kapsam
Bu konu, İcra ve İflas Kanunu m.285–295 hükümlerini kapsar.
- İİK m.285Konkordato talebi
- İİK m.286Konkordato talebine eklenecek belgeler
- İİK m.287Geçici mühlet
- İİK m.288Geçici mühletin sonuçları, ilânı ve bildirimi
- İİK m.289Kesin mühlet
- İİK m.290Konkordato komiseri ve alacaklılar kurulu ile bunların görevleri
- İİK m.291Borçlunun malî durumunun düzelmesi nedeniyle kesin mühletin kaldırılması
- İİK m.292Kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ile iflâsın açılması
- İİK m.293Kanun yolları
- İİK m.294Kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçları
- İİK m.295Kesin mühletin rehinli alacaklılar bakımından sonuçları
İİK m.285 — Konkordato talebi
İİK m.285, adi konkordato talebinin kimler tarafından yapılabileceğini, alacaklının konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteme yetkisini, görevli ve yetkili mahkemeyi ve konkordato gider avansı yükümlülüğünü düzenler. Talebin uygulanması bakımından borçlu, iflasa tabi olup olmadığı ve alacaklı sıfatı ayrımına göre uygulanır. Hükmün kapsamı, konkordato talebinin tüzel kişiler ve tacir olmayan borçlular bakımından da geçerliliğini kapsar. Madde, talebe eklenecek belgeleri (m.286), geçici mühlet kararını ve kesin mühlet sürecini düzenlemez; bunlar m.286, m.287 ve devamı hükümlerindedir. Konkordatonun tasdiki, alacaklılar toplantısı ve iflas kararının sonuçları da bu maddede değil, sonraki maddelerde düzenlenmiştir.
Konkordato talebi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Vadesinde ödeyememe tehlikesi
- Borçlunun henüz vadesi gelmemiş borçlarını vadesinde ödeyemeyeceği yönünde somut bir ihtimalin bulunması durumudur. Borcun vadesinin geldiği olmadan da konkordato talebi için yeterlidir.
- Gerekçeli dilekçe
- Hem borçlunun hem de iflas talebinde bulunabilecek alacaklının konkordato talebini mahkemeye bildirdiği yazılı başvuru belgesidir. Alacaklının dilekçesinde gerekçe gösterilmesi zorunludur.
- Konkordato gider avansı
- Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan tarifede belirtilen, talep sahibinin mahkemeye yatırmakla yükümlü olduğu paradır. Tutarı tarifeye göre belirlenir; madde metninde sabit bir miktar yoktur.
- İşlem merkezi
- İflasa tabi borçlunun yetkili asliye ticaret mahkemesini belirlemek için esas alınan yerdir. Merkezi yurt dışında bulunan işletmede Türkiye'deki merkez şube, birden fazla şube varsa merkez şube esas alınır.
Konkordato talebi: hangi şartlar aranır?
- Talep eden, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemiyor olmalı ya da vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunmalıdır.
- Talep, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçların ödenmesi ya da muhtemel bir iflastan kurtulma amacına yönelmelidir.
- Talep, borçlu tarafından yapılıyorsa herhangi bir borçlu olmak yeterlidir; madde gerçek kişi ile tüzel kişi ayrımı yapmaz. Vesayet altındaki borçlu bakımından vasinin talep için vesayet makamından izin alması gerekir.
- Alacaklı tarafından yapılıyorsa, iflas talebinde bulunabilecek nitelikte olmalı ve talebini gerekçeli bir dilekçeyle yapmalıdır.
- Yetkili ve görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi olmalıdır; iflasa tabi borçlu için 154 üncü maddenin birinci veya ikinci fıkrasındaki yer, iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yeri esas alınmalıdır.
- Talep eden, Adalet Bakanlığınca belirlenen tarifedeki konkordato gider avansını yatırmalıdır; avans yatırılmadan talep işlem görmez.
Konkordato talebi: hangi sonuçları doğurur?
- Talep eden borçlu veya alacaklı gider avansını yatırmazsa, avans tamamlanmadıkça talep işleme konulmaz; bu husus mahkemece kendiliğinden dikkate alınır.
- Konkordato talebi gerekçeli dilekçeyle yapıldığında, borçlu konkordato projesi ve belgelerle birlikte başvurur; eksik belge sunulursa talebin sonucu m.286 ve m.287 hükümlerine göre belirlenir.
- Alacaklı tarafından yapılan talepte, belgelerin süresinde ve eksiksiz sunulmaması hâlinde geçici mühlet kararı verilmez ve talep reddedilir.
- Yetkisiz veya görevsiz mahkemeye yapılan talep, mahkemenin yetki ve görev kurallarına göre işlem görmez; icra mahkemesi bu aşamada görevli değildir.
Borçlu talebi ile alacaklı talebi arasındaki fark nedir?
Borçlu, kendi borçlarını ödeyebilmek ya da iflastan kurtulmak için konkordato talep eder ve talebine belgelerini ekler.
Alacaklı, yalnızca iflas talebinde bulunabilecek bir alacaklı olarak gerekçeli dilekçeyle borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını ister.
Alacaklının talebinde borçlunun defter, bilanço ve gelir tablosunu sunma zorunluluğu doğmaz; mahkemenin verdiği makul süre içinde belgeleri eksiksiz sunma yükü borçluya düşer. Bu belgelerin hazırlanma masrafı alacaklıya yüklenir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/148 E., 2024/273 K., 22.05.2024)
İflasa tabi borçlu ile iflasa tabi olmayan borçlu arasındaki fark nedir?
İflasa tabi borçlu için yetkili mahkeme 154 üncü maddenin birinci veya ikinci fıkrasındaki işlem merkezi yeridir; yurt dışı merkezli işletmede Türkiye'deki merkez şube esas alınır.
İflasa tabi olmayan borçlu için yetkili mahkeme yerleşim yeri asliye ticaret mahkemesidir.
Yetki, borçlunun statüsüne göre farklı yerleşim ölçütüne bağlanır; mahkeme seçiminde bu ayrım belirleyicidir.
Tüzel kişi ile gerçek kişi borçlu arasındaki fark nedir?
Tüzel kişi, özellikle ticaret şirketi, konkordato talep edebilir.
Gerçek kişi borçlu da konkordato talep edebilir; tacir olup olmadığı talebin ön koşulu değildir.
Madde 'herhangi bir borçlu' ifadesi kullandığından tüzel kişi ile tacir olmayan borçlu için ayrı bir koşul aranmaz. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/1161 E., 2024/5 K., 24.01.2024)
Konkordato talebi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Konkordato talebini icra mahkemesinde görmek; görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu gözden kaçırmak.
- İflasa tabi olmayan borçlu için de işlem merkezini yetki ölçütü saymak; bu borçlu için yerleşim yerine bakmak gerekir.
- Alacaklının talebinde borçlunun tam belge setini aranmasını beklemek; alacaklı talebinde belge yükü borçluya düşer ve belgelerin hazırlanma masrafı alacaklıya yüklenir.
- Konkordato talebini tacir olmayan ya da tüzel kişi olmayan borçlu bakımından reddetmek; madde 'herhangi bir borçlu' dediğinden bu ayrım yapılmaz.
- Gider avansının yatırılmasını talebin esasıyla karıştırmak; avans bir talep şartıdır ve yatırılmadan işlem yapılmaz.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Adi konkordatoda tüzel kişilerin ve tacir olmayan borçluların konkordato talep edebildiği, madde metnindeki 'herhangi bir borçlu' ifadesine dayanılarak kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/148 E., 2024/273 K., 22.05.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2023/1161 E., 2024/5 K., 24.01.2024)
- Mahkeme içi adi konkordatonun 285 ve devamı maddelerinde düzenlendiği ve bu çerçevede talep sahiplerinin ayrımının bu ifadeye göre yapıldığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/497 E., 2024/486 K., 02.10.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2024/223 E., 2024/272 K., 22.05.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2023/1045 E., 2024/139 K., 28.02.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2023/1044 E., 2024/71 K., 07.02.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Konkordato talebinde bulunan borçlu, borçlarını vadesinde ödeyemediğini ya da ödeyememe tehlikesi altında bulunduğunu gerekçeli dilekçesiyle ortaya koymakla yükümlüdür.
- Alacaklı talep ettiğinde, iflas talebinde bulunabilecek nitelikte olduğunu ve gerekçesini dilekçesinde ortaya koymakla yükümlüdür.
- Gider avansının yatırıldığı, banka dekontu gibi belgeyle ispatlanır; avansın yatırılmadığını ileri süren karşı taraf değil, mahkeme bu durumu kendiliğinden dikkate alır.
- Borçlunun iflasa tabi olup olmadığı ve işlem merkezi ya da yerleşim yerine ilişkin bilgi, ticaret sicili kaydı ve adres belgeleriyle ispatlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.154: Madde 285/3 bu maddeye atıf yaparak iflasa tabi borçlunun yetkili mahkemesini işlem merkezi ya da merkez şube esasına bağlar.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.114: Konkordato gider avansı hakkında kıyasen uygulanacak hükümlerdendir; dava masraflarına ilişkin genel kuraldır.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.115: Avansın yatırılmaması hâlinde işlemin nasıl sonuçlanacağını düzenleyen kıyas yoluyla uygulanan hükümdür.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.286: Konkordato talebine eklenecek belgeleri düzenler; madde 285 talebin yapılmasını, m.286 ise talebin belgelerle desteklenmesini düzenler.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.287: Konkordato talebi üzerine geçici mühlet kararının verilmesi koşullarını düzenler; talebin sonucu bu maddeyle bağlantılıdır.
İİK m.286 — Konkordato talebine eklenecek belgeler
İİK m.286, konkordato talebine eklenecek belgeleri düzenler. Borçlu, konkordato talebiyle birlikte konkordato ön projesini, malvarlığı ve mali durumunu gösteren belgeleri, alacaklılar listesini, karşılaştırmalı tabloyu ve bağımsız denetim kuruluşunun makul güvence raporunu mahkemeye sunmak zorundadır. Kural, iflasa tabi veya tabi olmayan borçlular için konkordato talep eden borçlu bakımından uygulanır; alacaklının konkordato talebinde de belgelerin sunulması gerektiği, bu maddeye atıfla yorumlanmaktadır. Düzenlemediği konular: geçici mühlet kararının koşulları ve belgelerin eksikliğinde verilecek süre (m.287), konkordato ön projesinin alacaklılar toplantısında kabulü ve oy çoğunlukları (m.302-303), konkordato gider avansı ile talebin görevli ve yetkili mahkemesi (m.285), denetim kuruluşlarının sorumluluğu ve ayrıntılı usul için 660 sayılı KHK ile yönetmelik (m.286 son fıkralar, ilgili mevzuat).
Konkordato talebine eklenecek belgeler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Konkordato ön projesi
- Borçlunun alacaklılara hangi oran veya vadede ödeme yapacağını, alacaklıların hangi oranda vazgeçeceğini, mal satışı ve mali kaynağın nasıl sağlanacağını gösteren ilk teklif belgesidir. Geçici mühlet ve kesin mühlet sırasında değiştirilebilir.
- Karşılaştırmalı tablo
- Projeye göre alacaklıların eline geçecek miktarla, borçlunun iflası hâlinde eline geçebilecek muhtemel miktarı yan yana gösteren belgedir. Projenin alacaklılar bakımından iflastan daha elverişli olduğunu göstermek için hazırlanır.
- Makul güvence raporu
- Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşunun, Türkiye Denetim Standartlarına göre yaptığı denetim sonucunda, projedeki teklifin gerçekleşeceği hususunda verdiği rapordur. Bu rapor, kuvvetle muhtemel gerçekleşme ölçütünün yerini almıştır.
- İmtiyaz durumu
- Alacaklının İcra ve İflas Kanunu uyarınca rüçhan veya öncelik hakkına sahip olup olmadığını ifade eder. Belgede her alacaklının imtiyaz durumu ayrıca gösterilir.
- E-defter berat bilgisi
- Elektronik ortamda tutulan ticari defterlerin geçerliliğini gösteren berat bilgileridir. Defter tutmaya mecbur borçlular bakımından belge olarak istenir.
- Ara bilanço
- Son bilançonun tarihinden sonraki dönemi gösteren bilançodur. Madde metninde iki ayrı değerleme ile istenir: işletmenin devamlılığı esasına göre ve aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden.
Konkordato talebine eklenecek belgeler: hangi şartlar aranır?
- Konkordato talebinde bulunan borçlu, talebine konkordato ön projesini eklemelidir; proje, borçların ödeme oranını veya vadesini, alacaklıların vazgeçeceği oranı, mal satışı kararını ve mali kaynağın sağlanma yolunu göstermelidir.
- Borçlu, malvarlığının durumunu gösteren belgeleri eklemelidir; defter tutmaya mecbur borçlu ise son bilanço, gelir tablosu, nakit akım tablosu, iki ayrı değerlemeyle hazırlanmış ara bilançolar, defter açılış ve kapanış tasdikleri, e-defter berat bilgileri, mali durumu açıklayan belgeler, duran varlık listeleri ve alacak borç vade listesini sunmalıdır.
- Borçlu, alacaklıları, alacak miktarlarını ve imtiyaz durumlarını gösteren listeyi eklemelidir.
- Borçlu, projedeki teklifle alacaklının eline geçecek miktarı, iflas hâlindeki muhtemel miktarla karşılaştıran tabloyu eklemelidir.
- Borçlu, projedeki teklifin gerçekleşeceğine dair makul güvence veren bağımsız denetim raporunu ve dayanaklarını eklemelidir; rapor KGK tarafından yetkilendirilmiş denetim kuruluşundan alınmalıdır.
- Konkordato talebinde bulunan borçlu, mahkemenin veya komiserin sonradan isteyebileceği diğer belge ve kayıtları da ibraz etmelidir.
- Alacaklının konkordato talebi hâlinde de belgelerin, borçlu tarafından ya da mahkemece verilecek makul süre içinde sunulması gerekir; bu hâlde belgeler alacaklının masrafıyla hazırlanır.
Konkordato talebine eklenecek belgeler: hangi sonuçları doğurur?
- Borçlu bu belgeleri eksiksiz sunmadıkça, belgelerin eksikliği geçici mühlet kararının verilmesine engel olur; bu konu m.287 kapsamında ele alınır.
- Belgeler eksiksiz sunulduğunda mahkeme geçici mühlet kararı verme aşamasına geçebilir.
- Madde 286 belgelerinin hiçbirinin eksik olmaması, konkordato talebinin usulden reddedilmemesi için gereklidir.
- Mahkeme ve komiser, borçludan bu maddede sayılanların dışında ek belge ve kayıt isteyebilir; borçlu bunları ibraz etmek zorundadır.
- Alacaklının talebi hâlinde borçlunun belgeleri sunması gerekmez, ancak alacaklının bu belgeleri sunması ve eksik sunması hâlinde mahkemenin verdiği süre içinde tamamlaması gerekir.
- Denetim raporuna ilişkin hükümler 660 sayılı KHK'ya göre uygulanır; bu raporlar ve denetim kuruluşunun sorumluluğu bakımından ayrıca bu kanun hükümleri geçerlidir.
- Yönetmelik, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirler.
Ön proje ile kesin proje arasındaki fark nedir?
Ön proje, konkordato talebiyle birlikte sunulan ilk tekliftir.
Kesin proje, geçici mühlet sürecinde ve alacaklılar toplantısından önce netleştirilen veya değiştirilen son tekliftir.
Ön proje geçici mühlet için gerekli belgelerden biridir; kesin mühletteki değişiklik, ön projenin bağlayıcılığını ortadan kaldırmaz ve alacaklılar toplantısında yeni proje sunulabilir.
Borçlunun talebi ile alacaklının talebi arasındaki fark nedir?
Borçlu kendi konkordato talebinde madde 286'daki bütün belgeleri, en başta ön projeyi sunar.
Alacaklı talebinde ise borçlunun ticari defterleri, bilançosu ve gelir tabloları sunma zorunluluğu olmayabilir.
Alacaklının talebinde bu belgeler mahkemenin verdiği makul süre içinde ve eksiksiz sunulmalıdır; masrafı alacaklı karşılar ve sunulmazsa geçici mühlet verilmez, talep reddedilir.
Defter tutmaya mecbur borçlu ile defter tutmaya mecbur olmayan borçlu arasındaki fark nedir?
Defter tutmaya mecbur borçlu, Türk Ticaret Kanununa göre bilanço, gelir tablosu, nakit akım tablosu ve ara bilanço gibi belgeleri sunar.
Defter tutmaya mecbur olmayan borçlu için madde metninde bu belgelerin tamamı sayılmamıştır; malvarlığını gösteren belgeler ve diğer mali bilgiler esastır.
Defter tutma yükümlülüğü, sunulacak mali tablo kapsamını belirler.
Fıkra (e) denetim raporu ile fıkra (d) karşılaştırma tablosu arasındaki fark nedir?
Fıkra (d) karşılaştırma tablosu, alacaklının projeden alacağı miktarı iflas hâlindeki miktarla kıyaslar.
Fıkra (e) denetim raporu, projenin gerçekleşeceği hususunda bağımsız bir denetçinin makul güvencesini verir.
İki belge farklı bir ölçüt sunar; biri ekonomik üstünlüğü, diğeri projenin gerçekleşme güvencesini gösterir.
Konkordato talebine eklenecek belgeler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Konkordato talebinde yalnız ön projeyi sunup diğer belgeleri ayrıca sunma yükümlülüğünü ihmal etmek; madde 286'daki belgelerin her biri ayrı bir şarttır.
- Alacaklı tarafından yapılan talepte borçlunun belgelerinin de zorunlu olduğunu varsaymak; alacaklı talebinde borçlunun defterlerini ve bilançosunu sunma zorunluluğu yoktur, ancak mahkemenin belirlediği belgeler eksiksiz sunulmalıdır.
- Fıkra (e)'deki denetim raporunu, kuvvetle muhtemel gerçekleşme ölçütüyle karıştırmak; mevcut metinde ölçüt makul güvencedir.
- Ön projeyi kesin proje ile aynı şeymiş gibi değerlendirmek; ön proje geçici mühlet için sunulur, sonradan değiştirilebilir.
- Denetim raporunun sorumluluğunu doğrudan borçluya yüklemek; denetim kuruluşunun faaliyetleri ve sorumluluğu 660 sayılı KHK hükümlerine göre belirlenir.
- Madde 286'da yazan belgelerin sayısını veya kapsamını genişletmek ya da daraltmak; yalnızca metinde sayılan belgeler zorunludur, mahkeme ve komiser ek belge isteyebilir.
- Madde 286 metnini 2018 öncesi haliyle yorumlamak; 7155 sayılı Kanun ile fıkra (e) ve son fıkra değişmiştir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, geçici mühlet kararından önce madde 286'da sayılan belgelerin eksiksiz sunulup sunulmadığını inceler ve belge tamamlanmadan karar vermez. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/406 E., 2022/519 K., 21.04.2022; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2021/415 E., 2021/457 K., 01.04.2021; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2020/1324 E., 2020/1522 K., 09.07.2020)
- Teminat mektuplarının ve nakit hesaplarının konkordato sürecinde tedbir veya belge bakımından incelenmesi uygulamada tartışılmaktadır; mahkemeler madde 286 belgelerinin sunulmasının bu tedbirlerle bağlantısını gözetmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, 2022/427 E., 2022/688 K., 26.04.2022; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2019/2527 E., 2020/741 K., 12.03.2020)
- Alacaklı tarafından yapılan konkordato talebinde, belgelerin sunulmaması veya eksik sunulması hâlinde mahkemenin belgeleri tamamlaması için süre verdiği ve süreye uyulmaması hâlinde talebi reddettiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2020/1324 E., 2020/1522 K., 09.07.2020)
- Borçlunun, konkordato talebine ek olarak madde 286 belgelerinin tamamını sunduğu ve bu belgelerin dosyaya ibraz edildiği uygulamada tespit edilmektedir; belgelerin sunulmuş olması, takip işlemlerine ilişkin ayrı sorunların çözümü için yeterli değildir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2026/188 E., 2026/383 K., 12.03.2026)
Nasıl ispat edilir?
- Konkordato talebinde bulunan borçlu, madde 286'daki belgelerin tamamını talebine eklemekle yükümlüdür; belgelerin eksiksiz sunulduğu, dosya üzerinden mahkemece kontrol edilerek ispat edilir.
- Alacaklının konkordato talebinde ise alacaklı, belgeleri sunmakla yükümlüdür; sunmadığı veya eksik sunduğu hâllerde mahkemenin verdiği süre içinde tamamlaması gerekir.
- Malvarlığı ve mali durum belgeleri yönünden, bilanço, gelir tablosu, nakit akım tablosu, ara bilanço ve e-defter berat bilgileri, Türk Ticaret Kanununa uygun düzenlenmiş resmi kayıtlar olarak sunulur.
- Makul güvence raporunun geçerliliği, KGK tarafından yetkilendirilmiş bağımsız denetim kuruluşunun raporu ile ispatlanır; raporun Türkiye Denetim Standartlarına göre yapıldığı rapor metninden anlaşılır.
- Karşı taraf, belgelerin eksik, yanlış veya proje ile çelişkili olduğunu iddia ederse bu iddiayı, belgelerin çelişkisini göstererek ispatlar; bilirkişi incelemesi bu konuda yaygın bir delildir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı Kanun m.285: Konkordato talebinin kimler tarafından yapılabileceğini ve gider avansı yükümlülüğünü düzenler; m.286 belgeleri bu talebe eklenir.
- 2004 sayılı Kanun m.287: Belgelerin eksiksiz olduğunun tespiti üzerine geçici mühlet kararının verilmesini düzenler; m.286 belgeleri bu kararın ön koşuludur.
- 2004 sayılı Kanun m.288: İlan usulünü düzenler; ön projenin alacaklılara bildirilmesi ile bağlantılıdır.
- 2004 sayılı Kanun m.302: Alacaklılar toplantısında projenin kabul çoğunluklarını düzenler; m.286 belgelerinin amacı bu toplantıda projenin değerlendirilmesidir.
- 2004 sayılı Kanun m.309: Konkordato tasdik şartlarını düzenler; m.286 kapsamındaki belgeler tasdik değerlendirmesinde incelenir.
- 660 sayılı Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname: m.286 son fıkrası uyarınca denetim raporlarının ve denetim kuruluşlarının faaliyetlerinin, sorumluluğunun ve denetimlerinin bu KHK hükümlerine tabi olacağını belirtir.
İİK m.287 — Geçici mühlet
İİK m.287, konkordato talebi üzerine verilecek geçici mühlet kararının koşullarını, geçici komiser görevlendirilmesini ve geçici mühletin süresini düzenler. Mahkemenin belgeleri şekil bakımından tespit etmesini, talep alacaklıdan gelmişse borçluya tanınan belge sunma süresini, geçici mühletin uzatılmasını ve bu kararlara karşı kanun yolunun kapalı olmasını kapsar. Kanun, geçici mühletin ilanını ve kesin mühletin sonuçlarını 288. maddede, bu sonuçların alacaklılar, rehinli alacaklılar, sözleşmeler ve borçlu bakımından ayrıntısını 294-297. maddelerde düzenler. Kuralın borçlu tarafı için geçerli olduğu, tacir veya gerçek kişi ayrımı gözetmeksizin konkordato talep eden her borçlu için işlediği söylenebilir. Geçici mühletin kesin mühlete dönüşmesi ve kesin mühlete ilişkin usul (m.289) bu maddenin düzenlemediği konulardır. Mühlet içinde takip yasağı, rehinli alacaklılar ve sözleşmelerin devamı (m.294-296) ile geçici mühletin ilanı ve itiraz süresi (m.288) ayrı maddelerde yer alır. Konkordato talebinin usulüne ve gider avansına ilişkin hükümler (m.286) bu maddenin dışındadır.
Geçici mühlet: hangi kavramlar bilinmeli?
- Geçici mühlet
- Mahkemenin konkordato talebi üzerine, belgelerin eksiksiz olduğunun tespitinden sonra verdiği ve borçluya geçici koruma sağlayan karardır. Kesin mühletin sonuçlarını doğurur (m.288/1).
- Geçici konkordato komiseri
- Geçici mühlet kararıyla birlikte atanan, konkordatonun başarıya ulaşma olasılığını inceleyen görevlidir. Komiserin görevleri m.290'a kıyasen belirlenir.
- Kıyasen uygulama
- Kanunda bir hükmün, benzer nitelikteki başka bir düzenleme için de geçerli sayılmasıdır. Bu maddede m.290, m.291 ve m.292 geçici mühlet bakımından kıyasen uygulanır.
- Belgelerin eksiksiz olması
- m.286'da sayılan belgelerin tümünün sunulmuş olması gerektiğini ifade eder. Mahkeme bu aşamada belgelerin içeriğini değil, eksiksizliğini inceler.
Geçici mühlet: hangi şartlar aranır?
- Konkordato talebinin yapılmış olması gerekir.
- m.286'da sayılan belgelerin eksiksiz olarak mahkemeye sunulmuş olması gerekir.
- Talep alacaklıdan gelmişse, borçlunun belge ve kayıtları mahkemenin vereceği makul süre içinde ve eksiksiz sunması gerekir; bu belgelerin hazırlanma masrafı alacaklıya aittir.
- Mahkeme belgeleri eksiksiz bulduğunda derhal geçici mühlet kararı vermelidir; içerik incelemesi bu aşamada aranmaz.
- Mahkeme geçici mühlet kararı ile birlikte geçici komiser görevlendirmelidir; alacaklı sayısı ve alacak miktarı gerektirirse üç komiser atanabilir ve bu hâlde komiserlerden biri, mahkemenin bulunduğu ilde faaliyet gösteren ve KGK tarafından yetkilendirilmiş bağımsız denetçiler arasından seçilir.
- Geçici mühlet üç aydır; borçlunun veya geçici komiserin talebi üzerine mahkeme bu süre dolmadan en fazla iki ay uzatabilir, borçlu talep etmişse geçici komiserin görüşü alınır.
- Geçici mühletin toplam süresi beş ayı geçemez.
- Mahkeme borçlunun malvarlığının muhafazası için m.297/2'deki işlemler de dahil gerekli tüm tedbirleri almalıdır.
Geçici mühlet: hangi sonuçları doğurur?
- Belgeler eksiksiz ise mahkeme derhal geçici mühlet kararı verir ve borçlunun malvarlığını korumak için gerekli tedbirleri alır.
- Konkordato talebi alacaklıdan gelmişse ve borçlu belgeleri süresinde ve eksiksiz sunmamışsa geçici mühlet verilmez ve alacaklının talebi reddedilir.
- Geçici mühlet kararıyla birlikte geçici komiser görevlendirilir; bu komiser konkordatonun başarıya ulaşma olasılığını inceler.
- Geçici mühlet kesin mühletin sonuçlarını doğurur (m.288/1); bu nedenle takip yasağı ve diğer koruyucu hükümler geçici mühlet süresince uygulanır.
- Geçici mühlet kararının uzatılmasına, komiser görevlendirilmesine ve tedbir kararlarına karşı kanun yoluna başvurulamaz.
- Madde metnine göre tek başına süre dolması değil, bu maddenin öngördüğü kararların kanun yolu kapalılığı düzenlenmiştir; ret kararlarının incelenmesi ayrıca değerlendirilir.
Borçlunun talebi ile alacaklının talebi arasındaki fark nedir?
Konkordato talebi borçludan gelmişse mahkeme belgelerin eksiksizliğini tespit edip derhal geçici mühlet verir.
Talep alacaklıdan gelmişse borçluya belge ve kayıtları sunması için makul bir süre tanınır.
Alacaklı talebinde geçici mühlet ancak borçlu süresinde ve eksiksiz belge sunarsa verilir; sunmazsa geçici mühlet verilmez ve alacaklının talebi reddedilir. Hazırlık masrafı alacaklıya aittir.
Tek komiser ile üç komiser arasındaki fark nedir?
Kural olarak mahkeme bir geçici komiser görevlendirir.
Alacaklı sayısı ve alacak miktarına göre üç komiser de görevlendirilebilir.
Üç komiser atandığında komiserlerden birinin KGK yetkili bağımsız denetçi olması ve mahkemenin bulunduğu ilde faaliyet göstermesi gerekir.
Üç aylık süre ile uzatılmış süre arasındaki fark nedir?
Geçici mühlet ilk kararda üç ay olarak verilir.
Süre dolmadan talep üzerine en fazla iki ay daha uzatılabilir.
Toplam süre beş ayı geçemez; uzatmada kanun yolu kapalıdır.
Geçici mühlet talebinin kabulü ile reddi arasındaki fark nedir?
Mahkemenin geçici mühlet talebini kabul eden kararı m.287 kapsamında kanun yoluna tabi değildir.
Talebin reddine ilişkin karar ise konkordato talebinin reddi niteliğindedir ve istinaf yoluna tabi olabilir.
Kabul, komiser atanması, uzatma ve tedbir kararları kanun yoluna kapalıdır; ret kararı için ayrı değerlendirme gerekir.
Geçici mühlet: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Geçici mühlet aşamasında mahkemenin belgelerin içeriğini ayrıntılı incelemesi gerektiğini düşünmek; oysa madde yalnızca eksiksizlik tespitini öngörür ve içerik incelemesi kesin mühlete bırakılmıştır.
- Alacaklının talebinde borçluya tanınan süreyi sabit bir süre sanmak; metin makul süre ifadesi kullanır ve süre mahkemece belirlenir.
- Üç komiserin her zaman atanabileceğini düşünmek; üç komiser ancak alacaklı sayısı ve alacak miktarı gerektirirse görevlendirilir.
- Geçici mühletin uzatılmasını süre dolduktan sonra talep etmek; uzatma talebi üç aylık süre dolmadan yapılmalıdır.
- Geçici mühletin toplam süresini üç ay ile iki ayın toplamı olarak sınırsız düşünmek; toplam beş ayı geçemez.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Geçici mühlet kararının verilmesinde mahkemenin incelemesinin şekli nitelikte olduğu ve belgelerin eksiksizliğinin tespit edilmesi ile sınırlı kaldığı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/1553 E., 2025/1369 K., 03.12.2025)
- Kanun yolunun kapalı olduğu hükmü, mahkemelerce istinaf talebinin reddi gerekçesi olarak kullanılmaktadır. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, 2021/1807 E., 2021/1570 K., 27.10.2021)
- Konkordato talebinin ciddi ve dürüst bir borçludan gelmesi gerektiği, ancak bu incelemenin geçici mühlet aşamasında ayrıntılı içerik incelemesine dönüşmemesi gerektiği kabul edilmektedir. (Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2025/850 E., 2025/1658 K., 16.12.2025)
- Geçici mühlet ve tedbir kararlarına ilişkin kanun yolu kapalılığının, istinaf incelemesinde de gözetildiği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, 2022/507 E., 2022/494 K., 23.03.2022)
Nasıl ispat edilir?
- Geçici mühlet talebinde bulunan borçlu, m.286'da sayılan belgelerin eksiksiz sunulduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Alacaklı tarafından yapılan talepte, borçlunun belge ve kayıtları süresinde ve eksiksiz sunduğu mahkemece tespit edilmelidir; bu tespit yazılı belge üzerinden yapılır.
- Alacaklı, borçlunun belgeleri süresinde sunmadığını ileri sürüyorsa bu iddiasını dosya kayıtları ile ispatlar.
- Geçici mühletin uzatılması talebinde, talebi yapan taraf üç aylık süre dolmadan talepte bulunduğunu belgelemelidir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı Kanun m.286: Konkordato talebinde sunulması gereken belge ve kayıtları düzenler; bu belgelerin eksiksizliği geçici mühlet için ön koşuldur.
- 2004 sayılı Kanun m.288: Geçici mühlet kararının ilanını ve alacaklılara yedi günlük itiraz süresini düzenler; geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğurmasını bağlar.
- 2004 sayılı Kanun m.290: Geçici komiserin görevlerini düzenler; bu maddeye m.287/3 uyarınca kıyasen atıf yapılır.
- 2004 sayılı Kanun m.291: Geçici mühletin kaldırılmasına ilişkin hükümdür; m.287/5 uyarınca geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır.
- 2004 sayılı Kanun m.292: Konkordato talebinin reddi ile iflasa karar verilmesi hallerini düzenler; m.287/5 uyarınca geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır.
- 2004 sayılı Kanun m.297: Borçlunun malvarlığının muhafazası için yasaklanacak işlemleri düzenler; m.287/1 uyarınca mahkeme bu işlemleri de geçici mühlet kararıyla yasaklayabilir.
- 2004 sayılı Kanun m.294: Kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçlarını, özellikle takip yasağını düzenler; geçici mühlet de bu sonuçları doğurur.
İİK m.288 — Geçici mühletin sonuçları, ilânı ve bildirimi
İİK m.288, geçici mühlet kararının sonuçlarını ve bu kararın ilanını düzenler. Geçici mühlet kararının kesin mühletin sonuçlarını doğurması, kararın Ticaret Sicili Gazetesi ve Basın-İlan Kurumu resmî ilan portalında ilan edilmesi, ilgili kurum ve kuruluşlara bildirilmesi, ilanda alacaklılara tanınan itiraz hakkı ile geçici mühletin uzatılması ve geçici mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine ilişkin kararların ilanı ve bildirimi bu maddenin konusudur. Madde, adi konkordato sürecinde geçici mühlet veren asliye ticaret mahkemesi ile bu kararın tarafı olan borçlu ve alacaklılar bakımından uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: geçici mühletin verilme şartları ve belge eksikliği hâli (m.287), geçici komiserin görev ve yetkileri (m.290-292), kesin mühletin verilmesi ve sonuçları (m.289, m.294-297), konkordato talebinin reddi ve iflasa geçiş (m.292), ve geçici mühlete karşı kanun yolunun kapalılığı (m.287/6).
Geçici mühletin sonuçları, ilânı ve bildirimi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Geçici mühlet
- Konkordato talebinin kabulü üzerine mahkemenin, belgelerin eksiksiz olduğunu tespit ederek verdiği, borçlunun malvarlığını koruyan ilk mühlet kararıdır. Üç aylık süreli olduğu ve uzatılabildiği, maddenin ilgili kısmında yazılı değildir; bu bilgi m.287'den gelir.
- Kesin mühletin sonuçları
- Kesin mühlete bağlanan alacaklılar, rehinli alacaklılar, sözleşmeler ve borçlu bakımından doğan hukuki etkilerdir. Geçici mühlet kararı da bu sonuçları doğurur; bu nedenle geçici mühlet kararı verilmesiyle takipler ve sözleşmeler üzerindeki etkiler başlar.
- İlan
- Kararın Ticaret Sicili Gazetesi ve Basın-İlan Kurumu resmî ilan portalında yayımlanmasıdır. Bu ilan, alacaklılara konkordato başvurusundan haberdar olma ve itiraz etme imkânı sağlar.
- Bildirim
- Kararın tapu müdürlüğü, ticaret sicili müdürlüğü, vergi dairesi, gümrük ve posta idareleri, bankalar birlikleri, odalar, borsalar, Sermaye Piyasası Kurulu ve diğer ilgili yerlere gönderilmesidir. Bildirim, ilanla ayrı bir işlem olarak derhâl yapılır.
- Yedi günlük kesin süre
- Alacaklıların, ilandan itibaren, konkordato mühleti verilmesini gerektiren bir hâlin bulunmadığını delilleriyle ileri sürerek talebin reddini isteyebilecekleri süredir. Süre, ilan tarihinden başlar ve kesindir.
Geçici mühletin sonuçları, ilânı ve bildirimi: hangi şartlar aranır?
- Mahkemenin geçici mühlet kararını vermiş olması gerekir; bu karar m.287 uyarınca belgelerin eksiksizliği tespit edilerek verilmiş olmalıdır.
- Geçici mühlet kararının ticaret sicili gazetesinde ve Basın-İlan Kurumu resmî ilan portalında ilan edilmesi gerekir.
- Kararın tapu müdürlüğü, ticaret sicili müdürlüğü, vergi dairesi, gümrük ve posta idareleri, Türkiye Bankalar Birliği, Türkiye Katılım Bankaları Birliği, mahallî ticaret odaları, sanayi odaları, taşınır kıymet borsaları, Sermaye Piyasası Kurulu ve diğer lazım gelen yerlere derhâl bildirilmesi gerekir.
- İlanda alacaklıların ilandan itibaren yedi günlük kesin süre içinde dilekçeyle itiraz edebilecekleri ve mahkemeden konkordato talebinin reddini isteyebilecekleri belirtilmelidir.
- Geçici mühletin uzatılmasına veya geçici mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine ilişkin kararların da ikinci fıkra uyarınca ilan edilmesi ve ilgili yerlere bildirilmesi gerekir.
Geçici mühletin sonuçları, ilânı ve bildirimi: hangi sonuçları doğurur?
- Geçici mühlet kararı verildiğinde kesin mühletin sonuçları doğar; böylece borçlu hakkındaki takipler ve sözleşmeler üzerindeki etkiler başlar.
- Geçici mühlet kararının ilanı yapılmadığında alacaklılar itiraz süresini kaçırmış sayılabilir ve bu durum ilanın eksikliğine dayanan itiraz konusu olabilir.
- İlanda yedi günlük itiraz hakkı ve konkordato talebinin reddini isteme imkânı belirtilir; alacaklılar bu süre içinde dilekçeyle itiraz edebilir.
- Geçici mühletin uzatılmasına, kaldırılmasına veya konkordato talebinin reddine ilişkin kararlar da ilan ve bildirime tabidir.
- Ticaret sicili gazetesi ve Basın-İlan Kurumu portalındaki ilan ile ilgili yerlere bildirim, kararın alacaklılar bakımından bilinir kılınmasını sağlar.
Geçici mühlet kararı ile kesin mühlet kararı arasındaki fark nedir?
Geçici mühlet kararı, geçici komiser eliyle ön inceleme yapılan ve üç aya kadar süren ilk koruma dönemine ilişkindir.
Kesin mühlet kararı, geçici mühlet içinde mahkeme tarafından verilir ve uzatma sürecinin sonunda konkordato projesinin esasına ilişkin karardır (m.289'da düzenlenir).
Madde metni, geçici mühlet kararının kesin mühletin sonuçlarını doğurduğunu söyler; kesin mühlet verilmeden de takipler ve sözleşmeler üzerindeki etkiler geçici mühlet ile başlar.
Geçici mühletin verilmesi / uzatılması / kaldırılması kararları: fark nedir?
Geçici mühletin verilmesi ve uzatılması kararları, mahkemenin borçlu lehine koruma sağladığı olumlu kararlardır.
Geçici mühletin kaldırılması ve konkordato talebinin reddi kararı, koruma sona erdirilen olumsuz karardır.
Üç karar da ikinci fıkra uyarınca ilan ve bildirime tabidir; ancak yalnızca ilk karar madde metninde alacaklılara itiraz hakkının ilanda belirtilmesini gerektirir.
Ticaret sicili gazetesi ilanı ile basın-İlan Kurumu portalı ilanı arasındaki fark nedir?
Ticaret sicili gazetesinde ilan, kanunda ayrı bir yayım yeri olarak gösterilmiştir.
Basın-İlan Kurumu resmî ilan portalındaki ilan, elektronik yayım kanalıdır.
Madde iki yayım yerini birlikte öngördüğünden, yalnızca birinde ilan yapılması eksik ilan sayılır.
Geçici mühletin sonuçları, ilânı ve bildirimi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Geçici mühlet kararının ilanını yalnızca ticaret sicili gazetesinde yapmak; madde iki yayım yerini birlikte öngörmektedir, Basın-İlan Kurumu portalındaki ilan da zorunludur.
- Yedi günlük itiraz süresini ilan tarihinden değil karar tarihinden saymak; süre ilandan itibaren işler.
- Geçici mühletin uzatılması veya kaldırılması kararlarını ilan etmeyi gereksiz görmek; madde ikinci fıkra uyarınca bu kararlar da ilan ve bildirime tabidir.
- Maddede yazılı ilgili yerler listesini kapalı saymak; madde "diğer lazım gelen yerler" ifadesiyle listeyi açık bırakmaktadır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Kesin mühlet verilmesine, kesin mühletin uzatılmasına ve kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine dair kararların 2004 sayılı Kanun'un 288. maddesi uyarınca ilan edilmesi ve ilgili yerlere bildirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/497 E., 2024/486 K., 02.10.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2024/148 E., 2024/273 K., 22.05.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2023/1161 E., 2024/5 K., 24.01.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2024/223 E., 2024/272 K., 22.05.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2023/1045 E., 2024/139 K., 28.02.2024)
- Yargıtay, kesin mühlet kararlarının ilan ve bildirim yükümlülüğünü m.288 ile ilişkilendirmektedir; bu ilişki, ilanın eksikliğinin kararın ilgililere karşı ileri sürülebilirliğini etkileyeceği anlayışına dayanmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/497 E., 2024/486 K., 02.10.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2024/148 E., 2024/273 K., 22.05.2024)
- Bölge adliye mahkemeleri, konkordato projesinin borçlu ve alacaklılar bakımından sonuçlarını belirlerken m.287, 288, 294 ve 295 hükümlerini birlikte değerlendirmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2025/160 E., 2025/380 K., 26.03.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Geçici mühlet kararının ilanının yapılıp yapılmadığını ve bildirimin gerçekleşip gerçekleşmediğini ilan belgeleri ve bildirim kayıtları gösterir; ilanın yapıldığını kanıtlama yükü mahkemededir ve ilan belgesi bu ispatın asıl aracıdır.
- Alacaklının itiraz hakkını kullandığını ve yedi günlük süre içinde dilekçeyi verdiğini iddia eden taraf, dilekçenin tarih ve içeriğiyle bunu ispatlar; sürenin ilan tarihinden başladığı ilan belgesiyle belirlenir.
- Borçlunun geçici mühlet ilanının eksikliğine dayanarak sonuçların doğmadığını ileri sürmesi hâlinde, ilanın yapılmadığını ileri süren taraf bunu ilan kayıtlarının yokluğu ile ispat eder.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı Kanun m.287: Geçici mühletin verilme koşullarını, süresini (üç ay), uzatılmasını (en fazla iki ay daha, toplam beş ay) ve kanun yolunun kapalılığını düzenler. m.288 bu kararın sonuçlarını ve ilanını düzenler; m.287'ye göre verilen karar m.288 kapsamında ilan edilir.
- 2004 sayılı Kanun m.289: Kesin mühlet kararının ilanını ve bildirimini düzenler. m.288'in ilan ve bildirim kuralları kesin mühlet kararına da uygulanır.
- 2004 sayılı Kanun m.290: Geçici komiserin görevlerini düzenler; m.288 bakımından geçici komiserin bu görevleri yerine getirmesi ve kararın bildirimi bu görevle bağlantılıdır.
- 2004 sayılı Kanun m.291: Borçlunun malî durumunun düzelmesi hâlinde geçici mühletin kaldırılmasını düzenler; kaldırma kararı m.288 uyarınca ilan ve bildirime tabidir.
- 2004 sayılı Kanun m.292: Konkordato talebinin reddi ve iflasa karar verilmesi hâllerini düzenler; ret kararı m.288 uyarınca ilan ve bildirime tabidir.
- 2004 sayılı Kanun m.294: Kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçlarını düzenler; geçici mühlet kararı m.288 uyarınca bu sonuçları doğurur.
- 2004 sayılı Kanun m.295: Kesin mühletin rehinli alacaklılar bakımından sonuçlarını düzenler; m.288 uyarınca geçici mühlet kararı bu sonuçları doğurur.
- 2004 sayılı Kanun m.296: Kesin mühletin sözleşmeler bakımından sonuçlarını düzenler; m.288 uyarınca geçici mühlet kararı bu sonuçları doğurur.
- 2004 sayılı Kanun m.297: Kesin mühletin borçlu bakımından sonuçlarını düzenler; m.288 uyarınca geçici mühlet kararı bu sonuçları doğurur.
İİK m.289 — Kesin mühlet
İİK m.289, geçici mühlet içinde verilecek kesin mühlet kararının usulünü ve sonrasında yapılacak işleri düzenler: kesin mühlet kararının zamanı, borçlu ve talep eden alacaklının duruşmaya davet edilmesi, komiserin yazılı raporu, bir yıllık kesin mühlet, komiserin görevine devam, isteğe bağlı alacaklılar kurulu, kesin mühletin altı aya kadar uzatılması ve bu kararların ilanı. Madde borçluya ve konkordato talebinde bulunan alacaklıya uygulanır; itiraz eden alacaklıların itiraz sebepleri de mahkemenin değerlendirmesine girer. Kesin mühletin kaldırılmasını ve iflasa karar verilmesini (m.291-292), kesin mühlet kararına karşı kanun yolunu (m.293) ve kesin mühletin sonuçlarını (m.294-297) düzenlemez; bunlar ilgili maddelerde yer alır. Alacaklılar kurulunun yetki ve görevlerinin ayrıntıları ile zorunlu oluşturulma halleri Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmeliğe bırakılmıştır.
Kesin mühlet: hangi kavramlar bilinmeli?
- Kesin mühlet
- Konkordatonun başarıya ulaşabileceğinin anlaşılması hâlinde borçluya verilen, takiplerin durdurulduğu ve konkordato görüşmelerinin yürütüldüğü bir yıllık koruma süresidir. Geçici mühletin yerini alır ve geçici mühlet içinde verilmek zorundadır.
- Geçici komiser
- Geçici mühlet kararıyla atanan ve kesin mühlet kararına kadar borçlunun durumunu inceleyen kişidir. Kesin mühlet verildiğinde, yeni bir görevlendirme gerekmediği sürece görevine devam eder.
- Alacaklılar kurulu
- Mahkemenin isteğe bağlı olarak oluşturabildiği, en fazla yedi alacaklıdan oluşan ve ücret almayan organdır. Sayısının tek olması zorunludur; kararlar hazır bulunanların oy çokluğuyla alınır.
- Hukuki nitelik itibarıyla farklı alacaklı sınıfları
- Alacakların hukuki niteliğine göre ayrılan gruplardır. Kurulda bu sınıflar ve varsa rehinli alacaklılar hakkaniyete uygun biçimde temsil edilir.
- Güçlük arz eden özel durumlar
- Konkordato projesinin tasdik aşamasına getirilmesini zorlaştıran olağanüstü hallerdir. Kesin mühletin altı aya kadar uzatılması için aranan ölçüttür.
Kesin mühlet: hangi şartlar aranır?
- Kesin mühlet kararının geçici mühlet süresi içinde verilmesi gerekir.
- Kesin mühlet verilebilmesi için konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun mahkemece anlaşılması gerekir.
- Kesin mühlet kararından önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı duruşmaya davet edilmelidir.
- Geçici komiserin duruşmadan önce yazılı raporunu sunmuş olması gerekir; mahkeme gerekli görürse komiser duruşmada hazır bulunur.
- İtiraz eden alacaklıların dilekçelerindeki itiraz sebepleri mahkemece değerlendirmeye alınmalıdır.
- Alacaklılar kurulu oluşturulacaksa en fazla yedi, tek sayıda ve ücretsiz alacaklıdan oluşmalıdır; kurulun oluşturulmasında komiserin görüşü alınmalıdır.
- Kesin mühletin uzatılması için komiserin gerekçeli raporu ve talebi ya da borçlunun talebi bulunmalıdır; uzatma talebi kesin mühlet sona ermeden önce yapılmalıdır.
- Uzatma kararından önce varsa alacaklılar kurulunun görüşü alınmalıdır.
Kesin mühlet: hangi sonuçları doğurur?
- Konkordatonun başarıya ulaşabileceği anlaşılırsa borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir.
- Başarı ihtimali anlaşılmazsa kesin mühlet talebi reddedilir.
- Yeni görevlendirme gerektiren bir durum yoksa geçici komiser veya komiserler görevine devam eder ve dosya komisere tevdi edilir.
- Alacaklılar kurulu oluşturulursa, kararlar hazır bulunanların oy çokluğuyla alınır ve komiser tarafından tutanağa bağlanır.
- Güçlük arz eden özel durumlarda kesin mühlet altı aya kadar uzatılabilir.
- Kesin mühlet verilmesine, uzatılmasına ve kaldırılarak talebin reddine ilişkin kararlar m.288 uyarınca ilan edilir ve ilgili yerlere bildirilir.
- Uzatma talebi kesin mühlet dolmadan yapılmazsa, uzatma talebi kabul edilemez hâle gelir (sonucundan çıkarılmıştır).
- Alacaklılar kurulunun görüşü, uzatma kararı verilmeden önce varsa alınmalıdır.
Geçici mühlet ile kesin mühlet arasındaki fark nedir?
Geçici mühlet, mahkemenin belgelerin eksiksizliğine bakarak içerik incelemesi yapmadan verdiği kısa koruma süresidir.
Kesin mühlet, konkordatonun başarıya ulaşabileceğinin incelendikten sonra, duruşma yapılarak verilen bir yıllık süredir.
Kesin mühlet kararı geçici mühlet süresi içinde verilmek zorundadır; bu süre aşılırsa karar verme imkânı kalmaz.
Zorunlu duruşma ile isteğe bağlı alacaklılar kurulu arasındaki fark nedir?
Kesin mühlet kararından önce borçlu ve talep eden alacaklı duruşmaya çağrılır; bu zorunludur.
Alacaklılar kurulu mahkemenin takdirine bağlıdır ve kesin mühlet kararıyla birlikte ya da sonra oluşturulabilir.
Duruşma yapılmadan kesin mühlet verilemez; kurul ise kurulmak zorunda değildir ve kurulmazsa uzatma kararında onun görüşü de alınmaz.
Kesin mühlet kararı ile uzatma kararı arasındaki fark nedir?
Bir yıllık kesin mühlet, konkordatonun başarıya ulaşabileceğinin anlaşılması hâlinde verilen ilk süredir.
Uzatma, güçlük arz eden özel durumlarda ve kesin mühlet sona ermeden önce altı aya kadar yapılabilen ek süredir.
Uzatma talebi kesin mühlet dolmadan yapılmalıdır; uzatma kararı verilmeden önce varsa alacaklılar kurulunun görüşü alınmalıdır.
Komiserin raporu ile mahkemenin duruşma sonrası kararı arasındaki fark nedir?
Geçici komiserin raporu yazılı olarak ve duruşmadan önce sunulur.
Sözlü beyanı mahkeme gerekli görürse alınır; komiserin duruşmada hazır bulunması zorunlu değildir.
Yazılı rapor her hâlde gereklidir; duruşmada beyan ise isteğe bağlıdır.
Zorunlu alacaklılar kurulu ile isteğe bağlı alacaklılar kurulu arasındaki fark nedir?
Kurulun zorunlu oluşturulacağı hâller ile diğer kurul hususları Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikte gösterilir.
Maddenin metni, mahkemenin kurul oluşturabileceğini söyler.
Yönetmelikte belirlenen zorunlu hâllerde kurul oluşturulmalıdır; diğer hallerde mahkeme takdir eder.
Kesin mühlet: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Kesin mühlet kararını geçici mühlet süresi dolduktan sonra vermek; karar süresinin geçici mühlet içinde olduğunu gözden kaçırmamak gerekir.
- Duruşmayı atlayarak kesin mühlet vermek; borçluyu ve talep eden alacaklıyı duruşmaya çağırmak zorunludur.
- Alacaklılar kurulunu yedi üyeden fazla ya da çift sayıda oluşturmak; kurulun en fazla yedi, tek sayıda ve ücretsiz olması gerekir.
- Komiserin duruşmada hazır bulunmasını her zaman zorunlu saymak; bu, mahkemenin gerekli görmesine bağlıdır.
- Uzatma kararını kesin mühlet sona erdikten sonra vermek; uzatma talebi ve kararı kesin mühlet sona ermeden yapılmalıdır.
- Alacaklılar kurulunu zorunlu sanmak; kurulun oluşturulup oluşturulmayacağı mahkemenin takdirindedir ve zorunlu hâller yönetmelikte gösterilir.
- Altı ayı, kesin mühletin ilk bir yıllık süresine ek olarak değil, bu süreden bağımsız bir süre gibi yorumlamak; uzatma toplam süreyi altı ay artırır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemenin kesin mühlet kararını verirken, itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde öne sürdükleri itiraz sebeplerini de değerlendirmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/497 E., 2024/486 K., 02.10.2024)
- Geçici mühlet içinde yapılan kesin mühlet duruşmasında, projenin tasdik aşamasında tartışılabilecek konuların kesin mühlet aşamasında göz önüne alınamayacağı kabul edilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2025/160 E., 2025/380 K., 26.03.2025)
- Kesin mühlet talebi çekişmesiz yargı işi sayıldığı için mahkemenin re'sen araştırma yapabileceği ve gerekirse bilirkişi görevlendirebileceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/148 E., 2024/273 K., 22.05.2024)
- Teknik bilgi gerektiren konkordato davalarında birden fazla komiser atanmasının yasanın emredici hükmü olduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/223 E., 2024/272 K., 22.05.2024)
- Kesin mühlet kararına karşı, alacaklıların itirazlarının dikkate alınmadığı gerekçesiyle istinaf yoluna başvurulabileceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/1045 E., 2024/139 K., 28.02.2024)
- Kesin mühletin uzatılmasında alacaklılar kurulunun görüşünün alınmasının zorunlu olduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/1044 E., 2024/71 K., 07.02.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Kesin mühlet talebinde bulunan borçlu veya konkordato talep eden alacaklı, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunu ispatlamakla yükümlüdür; bu amaçla proje, mali tablo ve benzeri belgeler sunulur.
- Geçici komiserin yazılı raporu, mahkemenin başarı ihtimalini değerlendirmesinde temel delildir ve duruşmadan önce sunulmalıdır.
- Mahkeme çekişmesiz yargı niteliğinde olduğu için re'sen araştırma yapabilir ve gerektiğinde bilirkişi görevlendirebilir.
- İtiraz eden alacaklıların öne sürdüğü sebepleri, somut delillerle desteklenmiş olarak dilekçelerinde belirtmeleri gerekir; mahkeme bunları değerlendirir.
- Kesin mühletin uzatılması talebinde, güçlük arz eden özel durumun komiserin gerekçeli raporu veya borçlunun talebi ile ortaya konması gerekir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı Kanun m.288: Kesin mühlet kararlarının ilanı ve bildirimi bu maddeye göre yapılır; m.289 bu usulü açıkça yollar.
- 2004 sayılı Kanun m.287: Geçici mühlet kararının verilmesi ve geçici komiserin görevlendirilmesi bu maddeye bağlıdır; kesin mühlet kararı bu süre içinde verilmelidir.
- 2004 sayılı Kanun m.291: Mali durumu düzelen borçlu hakkında kesin mühletin kaldırılmasını düzenler; m.289 kesin mühletin verilmesini düzenler.
- 2004 sayılı Kanun m.292: Kesin mühletin kaldırılarak iflasa veya talebin reddine karar verilmesi hâllerini düzenler.
- 2004 sayılı Kanun m.293: Kesin mühlet talebinin reddi ve kabulü kararlarına karşı kanun yolunu düzenler.
- 2004 sayılı Kanun m.290: Komiserin görevlerini düzenler; m.289 uyarınca görevine devam eden komiserin yetkileri bu maddeye göre belirlenir.
İİK m.290 — Konkordato komiseri ve alacaklılar kurulu ile bunların görevleri
Madde, konkordato sürecinde kesin mühlet aşamasında görev yapan konkordato komiserinin görevlerini, komiserlerin seçim ve sayı sınırını, komiserin işlemlerine karşı şikâyet yolunu ve sorumluluğunu düzenler. Ayrıca alacaklılar kurulunun komiser üzerindeki nezaret ve değiştirme yetkisini belirler. Kural, dosyayı teslim alan komiser ile alacaklılar kurulu bakımından uygulanır. Maddede komiserin kuruluşuna ve eğitimine ilişkin ayrıntılar yönetmeliğe bırakılmıştır. Komiserin alacakları kabul veya reddetme yetkisi maddede yer almaz; bu yetki borçluya aittir ve ilgili düzenleme başka maddededir. Geçici mühlet aşamasındaki geçici komiserin atanması ve görevleri (m.287), alacakların bildirilmesi ve ilanı (m.288, m.292), alacaklılar kurulunun oluşturulması (m.289) ile konkordato projesinin oylanması ve tasdiki (m.294 vd.) bu maddede düzenlenmez. Komiserin kıymet takdiri ve defter tutma işlemleri de bu maddenin değil, m.298 ve m.291'in konusudur.
Konkordato komiseri ve alacaklılar kurulu ile bunların görevleri: hangi kavramlar bilinmeli?
- Konkordato komiseri
- Kesin mühlet aşamasında dosyayı teslim alan ve konkordatonun tasdikine yönelik işlemleri yürüten, bilirkişilik bölge kurullarının komiser listesinden seçilen kişidir. Maddeye göre komiser, konkordato sürecinde mahkemenin ve alacaklıların gözetiminde görev yapan resmî bir icra organı niteliğindedir.
- Alacaklılar kurulu
- Mahkemenin konkordato sürecinde oluşturduğu, komiserin faaliyetlerine nezaret eden ve ona tavsiyede bulunan organdır. Kurul, komiseri değiştirilmesi için mahkemeye başvurabilir.
- Komiserin işlemlerine karşı şikâyet
- Komiserin konkordatoya ilişkin işlemlerinden zarar gören ilgililerin başvurduğu yoldur. Bu şikâyet asliye ticaret mahkemesince kesin olarak karara bağlanır.
- Kesin mühlet
- Komiserin dosyayı mahkemeye iade edeceği süre sınırıdır. Madde metni bu sürenin uzunluğunu ayrıca göstermez; süre mühlet kararından doğar.
Konkordato komiseri ve alacaklılar kurulu ile bunların görevleri: hangi şartlar aranır?
- Komiserin, kesin mühlet içinde konkordatonun tasdikine yönelik işlemleri tamamlayarak dosyayı raporuyla birlikte mahkemeye iade etmesi gerekir.
- Komiserin, kanunda sayılan görevlerini (konkordato projesinin tamamlanmasına katkı, borçlunun faaliyetlerine nezaret, kanundaki diğer görevler, ara raporlar, alacaklılar kurulunu ve isteyen alacaklıları bilgilendirme, mahkemenin verdiği diğer görevler) yerine getirmesi gerekir.
- Komiserin, bilirkişilik bölge kurullarınca oluşturulan komiser listesinden seçilmesi ve listeye kayıt için Adalet Bakanlığınca izin verilen kurumlardan eğitimi tamamlamış olması gerekir.
- Komiserin, eş zamanlı olarak beşten fazla dosyada geçici komiser ve komiser olarak görev yapmaması gerekir.
- Alacaklılar kurulunun komiserin faaliyetlerini yeterli bulmadığı hallerde, gerekçeli bir raporla mahkemeye başvurması ve mahkemenin borçluyu ve komiseri dinlemesi gerekir.
Konkordato komiseri ve alacaklılar kurulu ile bunların görevleri: hangi sonuçları doğurur?
- Komiser kesin mühlet içinde işlemleri tamamlayıp dosyayı raporuyla birlikte mahkemeye iade ettiğinde konkordato tasdik sürecine geçilir.
- Komiserin kusuru nedeniyle zarar doğarsa komiser bu zarardan sorumlu olur.
- Komiser Türk Ceza Kanunu bakımından memur sayıldığından görevi sırasında işlediği suçlarda kamu görevlisi hükümleri uygulanır.
- Komiserin işlemlerine karşı şikâyet yolu açıktır; asliye ticaret mahkemesinin kararı kesindir.
- Alacaklılar kurulunun talebi üzerine mahkeme komiseri değiştirebilir; bu karar borçlunun ve komiserin dinlenmesinden sonra kesin olarak verilir.
- Komiser beş dosyadan fazla eş zamanlı görev yapamaz; bu sınır aşılırsa atama sakatlanır.
Komiserin görevi ile borçlunun yetkisi arasındaki fark nedir?
Komiser, alacaklılara ilişkin olarak bildirim, izleme ve bilgilendirme görevlerini yürütür; alacakları kabul veya reddetme yetkisi ona tanınmamıştır.
Bildirilen alacakları kabul veya reddetme yetkisi borçluya aittir.
Komiserin nezaret ve bilgilendirme faaliyeti karar verme niteliği taşımaz; kabul-red kararı borçlunun yetkisindedir.
Komiserin işlemi ile mahkeme kararı arasındaki fark nedir?
Komiserin konkordatoya ilişkin işlemlerine karşı ilgililer şikâyet yoluna başvurabilir.
Şikâyet üzerine asliye ticaret mahkemesinin verdiği karar.
Asliye ticaret mahkemesinin kararı kesin olduğundan bu karara karşı kanun yoluna başvurulamaz.
Komiserin kişisel sorumluluğu ile kamu görevlisi sıfatı arasındaki fark nedir?
Komiser, kusurundan doğan zararlardan sorumludur.
Komiser, Türk Ceza Kanunu bakımından memur sayılır.
Zarar davaları adli yargıda görülür; ceza hukuku bakımından komiser kamu görevlisi kabul edilir.
Komiserin değiştirilmesi ile alacaklılar kurulu arasındaki fark nedir?
Alacaklılar kurulu, komiserin faaliyetlerini yeterli bulmazsa değişiklik talebinde bulunabilir.
Mahkeme, talebi borçlu ve komiseri dinleyerek karara bağlar.
Değişiklik kararı mahkemenin kesin kararıyla verilir; talep kurulun gerekçeli raporuyla yapılır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Komiserin konkordato projesinin tamamlanmasına katkıda bulunması, borçlunun faaliyetlerinin izlenmesi ve alacaklıların bilgilendirilmesi görevlerinin, komiserin fiilen yürüttüğü işlerin temelini oluşturduğu kabul edilmektedir. (İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/316 E., 2023/1003 K., 07.12.2023)
- Komiserin 2018 değişikliği ile eğitim ve listeye kayıt şartlarının zorunlu hale getirilmesi, komiserlik yetkinliğini artırmayı amaçladığı kabul edilmektedir. (10. Daire, 2019/7371 E., 2023/6906 K., 15.11.2023)
- Komiserin, borçlunun yetkilerinin kullanılmasına ilişkin işlemlerde sınırlı yetkiye sahip olduğu; özellikle rehin, kefalet gibi işlemlerin yasaklandığı kabul edilmektedir. (19. Ceza Dairesi, 2019/23974 E., 2019/9339 K., 10.06.2019)
- Komiserin kişisel sorumluluğunun ve kusurunun, komiserin verdiği zararlardan doğan davalarda değerlendirildiği kabul edilmektedir. (2024/27 E., 2025/38 K., 11.02.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Komiserin kusurundan doğan zararı talep eden taraf, komiserin kusurunu ve zararı ispatla yükümlüdür; komiserin raporları ve tutanakları bu ispatta temel delil olur.
- Komiserin görevini yerine getirmediği iddiası, komiserin raporu, tutanakları ve mahkeme dosyasındaki belgelerle ispatlanır.
- Alacaklılar kurulunun komiserin değiştirilmesi talebinde, kurulun faaliyetleri yeterli bulmadığını gerekçeli raporla ortaya koyması gerekir; bu rapor yazılı delil niteliğindedir.
- Komiserin Adalet Bakanlığınca izin verilen kurumdan eğitim aldığı ve listeye kayıtlı olduğu, ilgili kurum ve bölge kurulu kayıtlarıyla ispatlanır.
- Komiserin beş dosya sınırını aşmadığı iddiası, komiserin görevlendirildiği dosyalara ilişkin mahkeme kayıtlarıyla ispatlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı Kanun m.8: Komiserin tuttuğu tutanakla ilgili olarak icra müdürlerine ilişkin hükümlerin komiser hakkında da uygulanmasını sağlar.
- 2004 sayılı Kanun m.10: Komiserin kendisi ve yakınlarının menfaati bulunan işleri göremeyeceğini belirleyen hüküm olarak komiser hakkında kıyasen uygulanır.
- 2004 sayılı Kanun m.11: Komiserin kendi adına veya başkası adına sözleşme yapmasını sınırlayan hüküm olarak kıyasen uygulanır.
- 2004 sayılı Kanun m.16: Komiserin işlemlerine karşı şikâyet yolunu tanımlar; m.290 bu yolu komiser bakımından kıyasen uygular.
- 2004 sayılı Kanun m.21: İcra ve iflas memurlarının sorumluluğuna ilişkin hükmü komiser bakımından kıyasen uygulanır.
- 2004 sayılı Kanun m.227: Komiserin sorumluluğu hakkında dördüncü ve beşinci fıkra hükümlerinin uygulanmasını öngörür.
- 2004 sayılı Kanun m.359: Komiserin tebligat ve haberleşme yetkilerini düzenleyen hüküm olarak komiser hakkında kıyasen uygulanır.
- 2004 sayılı Kanun m.289: Alacaklılar kurulunun oluşturulmasını düzenler; m.290'daki nezaret ve değiştirme yetkisinin kaynağıdır.
- 2004 sayılı Kanun m.287: Geçici mühlet aşamasındaki geçici komiserin atanması ve görevleri ile kesin mühlet aşamasındaki komiserin dosyayı devralması arasında bağlantı kurar.
- 2004 sayılı Kanun m.291: Komiserin defter tutma ve kıymet takdiri görevlerini düzenler; m.290 kapsamındaki işlemlerle bağlantılıdır.
- 2004 sayılı Kanun m.298: Komiserin kıymet takdiri işlemlerinin usulünü düzenler; m.290'daki görevlerin uygulanmasını tamamlar.
- 2004 sayılı Kanun m.288: Alacakların bildirilmesi için yapılacak ilanı düzenler; komiserin ilan yoluyla alacaklılara ulaşmasında kullanılır.
İİK m.291 — Borçlunun malî durumunun düzelmesi nedeniyle kesin mühletin kaldırılması
İİK m.291, adi konkordatoda kesin mühlet süresi içinde borçlunun mali durumunun düzelerek konkordato talebinin amacına ulaştığının anlaşılması hâlinde kesin mühletin resen kaldırılmasını ve konkordato talebinin reddini düzenler. Hüküm, borçlunun iflasa tabi olup olmadığına bakılmaksızın uygulanır; mühletin kaldırılmasının iflas sonucunu doğurup doğurmadığı ise m.292 kapsamındadır. Maddenin kendi metninde yer almayan konular: iflasa karar verilmesi hâlleri (m.292), kesin mühletin sonuçları (m.294-297), kanun yolları ve istinaf süresi (m.293), kesin mühletin verilmesi ve uzatılması (m.289). Konkordato talebinin reddine ilişkin kanun yolu süresi ile iflasın kaldırılması (m.182 ve m.309) da bu maddenin dışındadır.
Borçlunun malî durumunun düzelmesi nedeniyle kesin mühletin kaldırılması: hangi şartlar aranır?
- Kesin mühlet süresi devam ederken, konkordato talebi ile amaçlanan iyileşmenin gerçekleştiğinin konkordato komiserinin yazılı raporuyla mahkemeye bildirilmiş olması gerekir.
- İyileşmenin kesin mühletin sona ermesinden önce gerçekleşmiş olması gerekir; sona erdikten sonra bildirilen iyileşme bu maddenin kapsamına girmez.
- İyileşmenin anlamı, borçlunun konkordato talebinden sonra bütün borçlarını tam ve zamanında ödeyebilecek duruma gelmesi ve konkordato yapmaya ihtiyacının kalmamasıdır.
- Borca batık iken konkordato talep edilmişse borçlunun borca batıklıktan çıkmış olması, ödeme güçlüğü içindeyken talep edilmişse bu hâlden kurtulmuş olması gerekir.
- Ödeme güçlüğüne düşme tehlikesiyle talep edilmişse, bu tehlikenin ortadan kalktığının bildirilmiş olması gerekir.
- Mahkeme kararı vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ile alacaklılar kurulu duruşmaya davet edilmiş olmalıdır; diğer alacaklılar ise mahkemenin gerekli görmesi hâlinde davet edilir.
- Mahkeme bu koşulların varlığı hâlinde kesin mühleti resen kaldırmalı ve konkordato talebini reddetmelidir; tarafların talebi bu karar için zorunlu değildir.
Borçlunun malî durumunun düzelmesi nedeniyle kesin mühletin kaldırılması: hangi sonuçları doğurur?
- Komiserin yazılı raporu üzerine ve iyileşme kesin mühlet bitmeden gerçekleştiyse, mahkeme resen kesin mühleti kaldırır ve konkordato talebini reddeder.
- Bu karar m.288 uyarınca ilan edilir ve ilgili yerlere bildirilir.
- Mühletin kaldırılması, borçlunun iflasına karar verilmesi anlamına gelmez; iflas ancak m.292'deki hâllerde ve ayrı bir karar ile açılır.
- Kesin mühletin kaldırılmasıyla mühletin alacaklılar hakkındaki sonuçları ileriye etkili olarak sona erer; önceden başlatılan takip ve ihtiyati haciz işlemleri kaldığı yerden devam eder.
- Mühlet boyunca işleyen faizlerin alacaklılara ödenmesi gerekir.
- Komiserin ve alacaklılar kurulunun faaliyeti sona erer.
- Mahkeme, bu kararı vermeden önce borçluyu, konkordato talep eden alacaklıyı ve alacaklılar kurulunu dinlemek zorundadır; bu dinleme yapılmadan verilen karar usulden eksik olur.
- Mühletin kaldırılmasının iyileşme koşulu gerçekleşmeden verilmesi hâlinde, kararın dayanağı ortadan kalkmış olmaz; mahkeme bu durumda kesin mühleti kaldıramaz.
Borca batık borçlu ile ödeme güçlüğündeki borçlu arasındaki fark nedir?
Borca batık iken konkordato talep eden borçlu, mühletin kaldırılması için borca batıklıktan çıkmış olmalıdır.
Ödeme güçlüğü içinde konkordato talep eden borçlu, bu hâlden kurtulmuş olmalıdır.
İyileşmenin ispatlanacağı ölçüt talebin hangi mali durumdan kaynaklandığına göre değişir.
Gerçek iyileşme ile tehlikenin ortadan kalkması arasındaki fark nedir?
Borçlu ödeme güçlüğüne düşme tehlikesiyle konkordato talep etmişse, bu tehlikenin ortadan kalktığı bildirilmelidir.
Borçlu fiilen ödeme güçlüğünde veya borca batıkken talep etmişse, o durumdan çıkmış olması gerekir.
Tehlike hâlinde yeterli olan bildirim, fiili durum hâlinde gerçek bir iyileşmenin varlığını gerektirir.
Mühletin kaldırılması (m.291) ile iflasa karar (m.292) arasındaki fark nedir?
Madde 291 uyarınca iyileşme hâlinde mahkeme kesin mühleti kaldırır ve konkordato talebini reddeder.
Madde 292 uyarınca mühlet kaldırılır ve borçlunun iflasına karar verilir.
Iyileşme hâlinde iflas açılmaz; iflas sonucu ancak m.292'deki hâllerde doğar.
Mahkemenin dinleme yükümlülüğü: zorunlu ile ihtiyari dinlenen arasındaki fark nedir?
Borçlu, konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulu duruşmaya davet edilmelidir.
Diğer alacaklılar ise mahkeme gerekli görürse davet edilir.
Zorunlu olarak davet edilmeyen kişilerin davet edilmemesi karar öncesi usul eksikliği doğurmaz.
Borçlunun malî durumunun düzelmesi nedeniyle kesin mühletin kaldırılması: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Mühletin kaldırılmasını iflasın açılması ile karıştırmak; m.291 uyarınca yalnızca konkordato talebi reddedilir, iflas ancak m.292 hâllerinde açılır.
- Komiser raporu olmadan veya dinleme yapılmadan resen karar vermek; mahkeme, komiserin yazılı raporu ve zorunlu dinlemeler olmadan kaldırma kararı veremez.
- Kesin mühlet sona erdikten sonra bildirilen iyileşmeyi m.291 kapsamında değerlendirmek; iyileşmenin kesin mühletin sona ermesinden önce gerçekleşmiş olması şarttır.
- Borca batık ve ödeme güçlüğü hâllerini aynı ölçüte bağlamak; borca batıklıktan çıkış ile ödeme güçlüğünden kurtulma farklı koşullardır.
- Diğer alacaklıları da zorunlu dinlenecekler arasında saymak; yalnızca borçlu, talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulu zorunludur.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Kesin mühletin kaldırılmasına karar vermeden önce borçlu ve alacaklılar kurulunun dinlenmesinin zorunlu olduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/1089 E., 2022/1707 K., 08.12.2022)
Nasıl ispat edilir?
- İyileşmeyi ileri süren ve mühletin kaldırılmasını isteyen komiser, iyileşmenin kesin mühlet bitmeden gerçekleştiğini yazılı raporla ispatlamakla yükümlüdür.
- Borçlunun borca batıklıktan çıktığını veya ödeme güçlüğünü aştığını gösteren bilanço, mali tablo ve ödeme belgeleri başlıca ispat araçlarıdır; ayrıca komiserin raporu esas alınır.
- Borçlu, iyileşmenin gerçekleşmediğini savunuyorsa, mali durumunun düzelmediğini belgelerle ortaya koymakla yükümlüdür.
- Borçlu ödeme güçlüğüne düşme tehlikesiyle talepte bulunmuşsa, tehlikenin ortadan kalktığını bildirme yükümlülüğü ona aittir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı İİK m.292: Aynı mühlet kaldırma yolunu kullanır ancak sonucu iflasın açılmasıdır; m.291 iyileşme hâlini, m.292 ise iflası düzenler.
- 2004 sayılı İİK m.293: Mühletin kaldırılarak talebin reddine karar verilmesinin kanun yolunu (istinaf) düzenler.
- 2004 sayılı İİK m.288: Kesin mühletin kaldırılması kararının ilan edilme usulünü belirler.
- 2004 sayılı İİK m.289: Kesin mühletin verilmesi ve uzatılmasını düzenler; m.291'deki kaldırma ancak bu mühletin varlığında söz konusu olur.
- 2004 sayılı İİK m.294-297: Kesin mühletin alacaklılar ve sözleşmeler bakımından sonuçlarını düzenler; m.291'de mühletin kaldırılmasıyla bu sonuçların ileriye etkili sona ermesinin dayanağıdır.
İİK m.292 — Kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ile iflâsın açılması
İİK m.292, kesin mühlet süresi içinde konkordato talebinin reddi ile borçlunun iflasına resen karar verilmesinin koşullarını düzenler. Düzenlenen konular; iflasa tabi borçlu bakımından dört hâl (malvarlığının korunması için iflas gerekliliği, konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması, borçlunun yasak tasarruf, komiser talimatına aykırılık veya alacaklıları zarara uğratma amacı, borca batık sermaye şirketi ya da kooperatifin feragati) ile iflasa tabi olmayan borçlu bakımından yalnız (b) ve (c) bentlerindeki hâller ve bu kararların usulüdür. Kurala, iflasa tabi borçlular ile iflasa tabi olmayan borçlular ayrılmadan ve komiserin yazılı raporu üzerine işlemek suretiyle uygulanır. Maddede düzenlenmeyen konular şunlardır: mühletin kesin olarak verilmesi ve uzatılması (m.289), mühlet sırasında komiserin görevleri ile geçici mühlet (m.287-288), mühletin kaldırılması kararının kanun yolu ve ilanı (m.293), komiserin mühlet içindeki yükümlülüğü ve yasak işlemler (m.297), mühlet sonunda konkordatonun tasdiki ve tasdik edilmeyen konkordatonun sonucu.
Kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ile iflâsın açılması: hangi kavramlar bilinmeli?
- Kesin mühlet
- Mahkemece borçluya tanınan, takiplerin durması ve konkordato projesinin hazırlanıp oylanması için verilen süredir. Bu madde kesin mühlet varken uygulanır; mühlet kaldırıldığında borçlunun konkordato talebi reddedilir.
- Komiserin yazılı raporu
- Konkordato komiserinin, mühletin kaldırılması gerektiğini tespit ettiği yazılı bildirimidir. Maddenin işlemesi için mahkemenin resen hareketi bu rapora bağlıdır; komiserin raporu olmadan mahkeme bu maddeye dayanarak kesin mühleti kaldıramaz.
- Resen karar
- Kararın alacaklı veya borçlunun talebine bağlı olmadan mahkemece kendiliğinden verilmesidir. Ancak komiser raporu ön koşuldur.
- Borca batık sermaye şirketi veya kooperatif
- Borçlarının aktiflerini aştığı hâlde konkordato talebinden feragat eden tüzel kişiliklerdir. Bu hâlde feragat, iflas için yeterli sebep sayılır.
- İflasa tabi borçlu
- İİK'nın iflas hükümlerine tabi olan borçludur. Maddenin ilk fıkrasındaki dört hâl bu borçlular bakımından geçerlidir; iflasa tabi olmayan borçlularda yalnız (b) ve (c) bentleri uygulanır.
Kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ile iflâsın açılması: hangi şartlar aranır?
- Borçluya kesin mühlet verilmiş ve bu mühlet devam ediyor olmalıdır.
- Komiserin, aşağıdaki hâllerden birinin varlığını tespit eden yazılı raporu bulunmalıdır.
- İflasa tabi borçlu bakımından; borçlunun malvarlığının korunması için iflasın açılması gerekiyorsa ya da konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa karar verilebilir.
- Borçlunun 297. maddeye aykırı davranması, komiser talimatlarına uymaması veya alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket etmesi, iflasa tabi borçlu bakımından bir sebeptir.
- Borca batık bir sermaye şirketi ya da kooperatifin konkordato talebinden feragat etmesi, iflasa tabi borçlu bakımından ayrı bir sebeptir.
- İflasa tabi olmayan borçlu bakımından yalnızca konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması ya da borçlunun yasak işlem yapması veya komiser talimatlarına uymaması hâlinde karar verilir; iflas açılmaz.
- Mahkeme karar vermeden önce borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı ile alacaklılar kurulunu duruşmaya davet etmelidir; diğer alacaklılar gerekli görülürse davet edilir.
Kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ile iflâsın açılması: hangi sonuçları doğurur?
- Komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırır ve konkordato talebini reddeder.
- İflasa tabi borçlu bakımından, dört hâlden birinin gerçekleşmesi durumunda mahkeme aynı kararla borçlunun iflasına resen karar verir.
- İflasa tabi olmayan borçlu bakımından, (b) veya (c) bentlerindeki hâller gerçekleştiğinde yalnız konkordato talebi reddedilir ve iflas açılmaz.
- Komiser raporu olmadan mahkeme bu maddeye dayanarak kesin mühleti kaldıramaz.
- Mahkeme karar vermeden önce borçlu, konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulu duruşmaya çağrılır.
- Mahkemenin çağrı yükümlülüğü, dinlenme hakkına bağlı olduğundan çağrı yapılmadan verilen karar usul yönünden sorunludur.
- Kesin mühletin kaldırılması ile mühlet döneminin alacaklılar bakımından sonuçları ortadan kalkar; takiplerin durması sona erer.
- Madde, mühleti kaldırmayan hâllerde komiserin rapor vermesini veya mahkemenin resen davranmasını öngörmez; mühlet devam eder.
İflasa tabi borçlu ile iflasa tabi olmayan borçlu arasındaki fark nedir?
İflasa tabi borçluda m.292/1 dört bendin tamamı uygulanır. Bu hâlde mahkeme kararla birlikte borçlunun iflasına da karar verir.
İflasa tabi olmayan borçluda yalnız (b) ve (c) bentleri uygulanır. Bu hâlde iflas açılmaz, yalnız konkordato talebi reddedilir.
Malvarlığının korunması ve feragat hâlleri iflasa tabi olmayan borçlular bakımından uygulanmaz. Karar sonrası iflas kararı yalnız iflasa tabi borçlu için verilir.
Malvarlığının korunması için iflas ile konkordatonun başarıya ulaşamaması arasındaki fark nedir?
(a) bendi, borçlunun malvarlığının korunması için iflasın gerekli olduğu hâlde işler; alacaklılar iflas tasfiyesinde daha fazla alacak elde edebilecek durumda olmalıdır.
(b) bendi, konkordato projesinin başarıya ulaşamayacağının anlaşılmasıdır; konkordatonun amacı gerçekleşemez.
(a) bendi iflasa tabi olmayanlar bakımından uygulanmaz. (b) bendi her iki borçlu grubu için uygulanır. Kararda komiser raporu ve gerekçe önemlidir.
Borca batık sermaye şirketi veya kooperatif ile diğer borçlular arasındaki fark nedir?
(d) bendi yalnız borca batık sermaye şirketi veya kooperatif bakımından, konkordato talebinden feragat hâlinde uygulanır.
Gerçek kişiler, borca batık olmayan şirketler ve diğer tüzel kişiler bakımından (d) bendi uygulanmaz.
Feragat tek başına iflas sebebidir; ancak yalnız borca batık tüzel kişilikler bakımından geçerlidir.
Mühlet kaldırma (m.292) ile mühletin uzatılmaması veya kesin mühlet talebinin reddi (m.289) arasındaki fark nedir?
m.292 kesin mühlet verildikten sonra, mühlet devam ederken gerçekleşen hâllerde uygulanır ve mühleti resen kaldırır.
Kesin mühlet talebinin reddi ise mühlet verilmeden önce, m.289 kapsamında gerçekleşir.
Mühlet verilmeden önceki red ile m.292 uygulanmaz. Mühlet verildikten sonraki red ise m.292 kapsamındadır.
Kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ile iflâsın açılması: sık yapılan hatalar nelerdir?
- İflasa tabi olmayan borçlu bakımından (a) veya (d) bentlerini uygulayarak iflas açmak; bu bentler yalnız iflasa tabi borçlular için geçerlidir.
- Komiser raporu olmadan mahkemenin m.292 kapsamında resen mühleti kaldırabileceğini sanmak; rapor bu maddenin ön koşuludur.
- Duruşma çağrısını atlayarak karar vermek; borçlu, konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulu mutlaka çağrılmalıdır.
- Feragat bendini borca batık olmayan şirketlere ya da gerçek kişilere uygulamak; (d) bendi yalnız borca batık sermaye şirketi veya kooperatif içindir.
- Mühlet verilmeden önceki red ile m.292 kapsamındaki kaldırmayı karıştırmak; m.292 yalnız kesin mühlet verildikten sonra uygulanır.
- Konkordato reddi ile iflas kararı arasındaki kanun yolu farkını gözden kaçırmak; iflas kararı verildiğinde ayrı kanun yolu uygulanır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, henüz alacaklılar toplantısı yapılmadan ve konkordato projesi oylanmadan, komiser raporuna dayanarak projenin ve revize projenin başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hâlinde konkordato talebinin reddine ve iflasa tabi borçlunun iflasına karar vermektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2025/2153 E., 2026/197 K., 05.02.2026)
- Mahkemeler, iflasa tabi borçlular bakımından 292/1-b uyarınca konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılmasını iflas kararına dayanak yapmaktadır. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2025/2153 E., 2026/197 K., 05.02.2026; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2025/1318 E., 2025/1855 K., 05.11.2025)
- Tüzel kişiler bakımından iflas kararı 292/1-b gerekçesiyle verilmekte; gerçek kişi borçlular bakımından ise aynı bentle konkordato talebinin reddi yapılmaktadır. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2025/1318 E., 2025/1855 K., 05.11.2025)
- Mahkemeler, revize projenin gerçekleşme imkânının bulunmadığının tespit edilmesini kesin mühletin kaldırılmasına dayanak yapmaktadır; şahıs firmasının karlılık oranı ve borcun ödenememesi bu tespitte dikkate alınmaktadır. (Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/1629 E., 2025/2148 K., 25.12.2025)
- Kararlar, m.292 uyarınca kesin mühletin kaldırılmasını ve konkordato talebinin reddini, iflasa tabi borçlular bakımından iflas kararıyla birlikte vermektedir. (Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/1626 E., 2025/2197 K., 25.12.2025)
- Mahkemeler, m.292 kapsamında karar verirken yazılı komiser raporuna ve duruşma çağrısına dayanmaktadır; bu usulün eksik olması hâlinde kararın bozulacağı görülmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2025/1977 E., 2026/105 K., 22.01.2026; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2025/1639 E., 2025/2147 K., 17.12.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Kesin mühletin kaldırılmasını isteyen taraf, komiserin yazılı raporunun varlığını ve bu raporda hangi bendin gerçekleştiğini ileri sürer ve kanıtlar; rapor olmadan resen kaldırma yapılamaz.
- Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı iddiası, komiserin raporu, borçlunun mali durum belgeleri ve projenin fizibilitesi ile ispatlanır; ispat yükü bunu ileri süren tarafa aittir.
- Malvarlığının korunması için iflas gerekliliği, alacaklıların iflas tasfiyesinde daha fazla alacak elde edebileceğini gösteren bilirkişi ya da komiser raporu ile ortaya konur.
- Talimata aykırılık ve zarar kastı iddiası, komiser raporu, borçlunun yasak işlemlerine ilişkin banka ve ticari kayıtlar ile ispatlanır; alacaklıları zarara uğratma amacı da fiillerden çıkarılan karinelerle değerlendirilir.
- Borçlunun iflasa tabi olmayan borçlu olduğu savunması ve kesin mühlet talebinin kabulü belgeleri ile ispatlanır; karşı tarafın bu savunmasını ispat yükü üstlenir.
- Feragat hâlinde, borca batık olunduğu ve feragatin yapıldığı, şirketin ticaret sicili ve bilanço kayıtları ile ispatlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.291: Borçlunun mali durumunun düzelmesi hâlinde kesin mühletin kaldırılmasını düzenler. Bu madde ile birlikte aynı nitelikte bir resen kaldırma sebebidir.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.297: Kesin mühlet sonuçlarına aykırı davranışları düzenler; m.292/1-c bendindeki ilk aykırılık hâlinin dayanağıdır.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.289: Kesin mühletin verilmesi ve uzatılmasını düzenler; m.292 yalnız kesin mühlet verildikten sonra uygulanır.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.293: Bu madde uyarınca verilen kararların kanun yolunu düzenler; iflas kararı ile yalnız konkordato reddi kararında kanun yolu farklıdır.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.288: Kesin mühletin kaldırılması kararının ilanını düzenler; m.292 uyarınca verilen karar m.288 uyarınca ilan edilir.
İİK m.293 — Kanun yolları
Madde, kesin mühlet sürecindeki kararların kanun yoluna tabi olup olmayacağını ve konkordato talebinin reddi kararlarında istinaf ile kesinlik sınırını düzenler. Kesin mühlet talebinin kabulü ile mühletin kaldırılması talebinin reddi kararlarının kanun yoluna kapalı olduğunu, konkordato talebinin reddi halinde ise istinaf yolunu ve bölge adliye mahkemesi kararının kesinliğini düzenler. Ayrıca konkordato talebinin reddiyle birlikte iflasa da karar verilmesi halinde 164. maddenin uygulanacağını öngörür. Maddeyi, geçici mühlet kararlarına ilişkin kanun yolu, konkordatonun tasdiki ve feshi kararları, iflas kararlarına karşı kanun yolu ve temyiz usulü düzenlemez (ilgili hükümler başka maddelerde yer alır: iflas kararı için 164. madde; konkordatonun tasdik ve fesih kararları için 308a ve devamı; geçici mühlet için 287. madde). Hangi karar türlerinde temyiz yolunun açık olduğu da bu maddenin kapsamında değildir.
Kanun yolları: hangi kavramlar bilinmeli?
- Kesin mühlet
- Konkordato sürecinde borçluya tanınan, geçici mühletin ardından verilen ve konkordato projesinin hazırlanması için süre sağlayan koruma dönemidir. Maddede kesin mühlet talebinin kabulü ve mühletin kaldırılması talebinin reddi kararları ile kesin mühlet talebinin değerlendirilmesi sonucu verilen red kararları ayrı ayrı ele alınır.
- Mühletin kaldırılması
- Verilmiş olan mühletin sona erdirilmesi talebinin mahkemece reddedilmesi, borçlunun koruma döneminin devam etmesi anlamına gelir. Bu tür ret kararı da kanun yoluna kapalıdır.
- Bölge adliye mahkemesi kararının kesinliği
- Konkordato talebinin reddi kararına karşı istinaf yoluna başvurulmasının ardından bölge adliye mahkemesinin verdiği karar kesindir. Bu karara karşı temyiz yolu açık değildir.
- Mühlet kararı verilmesi (istinafta)
- Bölge adliye mahkemesinin ilk derece kararını kaldırarak mühlet vermesi halidir. Bu durumda dosya, komiserin görevlendirilmesi dahil sonraki işlemlerin yürütülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilir.
- Konkordato talebinin reddi ile iflas
- Mahkemenin konkordato talebini reddetmesiyle aynı kararda borçlunun iflasına da karar vermesi halidir. Bu hâlde iflas kararına ilişkin kanun yolu ve 164. madde hükmü uygulanır.
Kanun yolları: hangi şartlar aranır?
- Kesin mühlet talebinin kabulü veya mühletin kaldırılması talebinin reddi kararı verilmiş olmalıdır; bu kararlar için kanun yoluna başvuru yapılamaz.
- Kesin mühlet talebi değerlendirilmiş olmalı ve hakkında iflas kararı verilmemiş borçlunun konkordato talebinin reddine karar verilmiş olmalıdır.
- Konkordato talebinin reddi kararı, borçlu veya konkordato talep eden alacaklı tarafından tebliğden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluyla bağlanmalıdır.
- Konkordato talebinin reddiyle birlikte borçlunun iflasına da karar verilmişse, iflas kararına ilişkin olarak 164. madde hükmü uygulanmalıdır.
Kanun yolları: hangi sonuçları doğurur?
- Kesin mühlet talebinin kabulü kararına karşı kanun yoluna başvurulamaz.
- Mühletin kaldırılması talebinin reddi kararına karşı kanun yoluna başvurulamaz.
- Hakkında iflas kararı verilmeyen borçlunun konkordato talebinin reddi kararına karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklı tebliğden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurabilir.
- Bölge adliye mahkemesinin konkordato talebinin reddine ilişkin kararı kesindir.
- Bölge adliye mahkemesi ilk derece kararını kaldırıp mühlet kararı verirse dosya, komiserin görevlendirilmesi dahil müteakip işlemler için ilk derece mahkemesine gönderilir.
- Konkordato talebinin reddiyle birlikte iflasa da karar verilmişse 164. madde hükmü uygulanır.
Kesin mühlet kabulü / mühlet kaldırma talebinin reddi / konkordato talebinin reddi: fark nedir?
Kesin mühlet talebinin kabulü ve mühletin kaldırılması talebinin reddi kararları, birinci fıkra uyarınca hiçbir kanun yoluna tabi değildir.
Hakkında iflas kararı verilmeyen borçlunun konkordato talebinin reddi kararı, ikinci fıkra uyarınca istinafa tabidir.
Birinci grupta kanun yolu tamamen kapalıdır; ikinci grupta iki haftalık istinaf süresi işler ve bölge adliye mahkemesi kararı kesindir.
Konkordato talebinin reddi ile reddiyle birlikte iflas arasındaki fark nedir?
Konkordato talebi reddedilmiş ancak iflas kararı verilmemişse, ikinci fıkra uygulanır.
Konkordato talebinin reddiyle birlikte borçlunun iflasına da karar verilmişse, üçüncü fıkra uyarınca 164. madde uygulanır.
İflas da verilen hâllerde iflas kararına ilişkin kanun yolu ve süreleri 164. maddeye göre belirlenir; istinaf süresi ve kesinlik ikinci fıkradaki gibi değildir.
Asliye ticaret (ilk derece) kararı ile bölge adliye mahkemesi kararı arasındaki fark nedir?
İlk derece mahkemesinin konkordato talebinin reddi kararına karşı istinaf açıktır.
Bölge adliye mahkemesinin verdiği karar kesindir.
Bölge adliye mahkemesi ilk derece kararını kaldırıp mühlet verirse dosya ilk derece mahkemesine döner; bu hâlde kesin kararın kendisi için yeni bir kanun yolu açılmaz.
Kanun yolları: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Kesin mühlet talebinin kabulü kararına karşı istinaf veya temyiz yoluna başvurulabileceğini düşünmek; birinci fıkra bu kararları kanun yoluna kapatır.
- Konkordato talebinin reddi kararına karşı süreyi on gün veya başka bir süre olarak hesaplamak; maddede süre iki haftadır.
- Bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz yolunu açık saymak; ikinci fıkra bu kararı kesin kılar.
- Konkordato talebi reddedilip iflas da verilen hâlde ikinci fıkradaki iki haftalık istinaf süresini doğrudan uygulamak; bu hâlde 164. maddedeki rejim geçerlidir.
- Bölge adliye mahkemesinin mühlet kararı vermesi halinde dosyayı yeniden istinaf incelemesine göndermek; dosya ilk derece mahkemesine döner.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Kesin mühlet talebinin kabulü kararlarına karşı kanun yoluna başvurulamayacağı kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2024/1085 E., 2024/1455 K., 29.07.2024)
- Kesin mühlet talebinin reddi sonucu verilen konkordato talebinin reddine karşı istinaf yoluna başvurulabileceği, bölge adliye mahkemesi kararının ise kesin olduğu kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2026/172 E., 2026/279 K., 25.02.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/277 E., 2026/189 K., 11.02.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/777 E., 2026/192 K., 11.02.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/1272 E., 2026/194 K., 11.02.2026)
- Bölge adliye mahkemesinin ilk derece kararını kaldırarak mühlet vermesi hâlinde dosyanın ilk derece mahkemesine gönderileceği uygulamada benimsenmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2026/172 E., 2026/279 K., 25.02.2026)
Nasıl ispat edilir?
- Konkordato talebinin reddi kararına karşı istinaf yoluna başvuran tarafın, süresinde (tebliğden itibaren iki hafta içinde) başvurduğunu tebliğ belgesiyle ispatlaması gerekir.
- Kesin mühlet talebinin değerlendirilmesi sonucunda borçlu hakkında iflas kararı verilmediğinin dosya kapsamından ortaya konulması gerekir; bu, ikinci fıkranın uygulanması için ön koşuldur.
- Kanun yoluna başvurunun kapalı olduğu bir karara karşı yapılan başvuruda, başvuran tarafın karara karşı kanun yolunun açık olduğunu ispat etmesi beklenmez; mahkeme bu durumu resen değerlendirir.
- Konkordato talebinin reddiyle birlikte iflasa karar verildiğini iddia eden taraf, iflas kararının aynı karar içinde verildiğini kararın metninden ortaya koyar.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı Kanun m.164: Konkordato talebinin reddiyle birlikte iflasa da karar verilen hâllerde uygulanacak kanun yolu ve süre rejimini belirler; bu maddedeki üçüncü fıkra bu maddeye yollama yapar.
- 2004 sayılı Kanun m.287: Geçici mühlete ilişkin kararların kanun yoluna kapalı olduğunu düzenleyen hüküm olarak kesin mühlet kararlarından ayrı rejimi gösterir; bu madde geçici mühleti düzenlemez.
İİK m.294 — Kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçları
Madde, kesin mühlet süresince alacaklılar bakımından takip yasağını, takip yasağının istisnalarını (imtiyazlı alacaklar), ihtiyati tedbir ve ihtiyati hacizlerin uygulanmamasını, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin işlememesini, rehinsiz alacaklarda faiz işlemesinin durmasını, takasın hangi kurallara tabi olduğunu, hacizli mallar hakkında 186. maddenin kıyasen uygulanmasını, müstakbel alacak devrinin hükümsüzlüğünü ve para dışındaki alacakların çevrilmesi ile borçlunun aynen ifa üstlenmesini düzenler. Maddenin uygulanması borçlu hakkında kesin mühlet kararı verilmiş olan adi konkordato süreçlerinde, alacaklılar ve üçüncü kişiler bakımından söz konusudur. Rehinli alacaklıların takip hakkını düzenlemez (m.295). Sözleşmelerin devamını ve fesih imkânını düzenlemez (m.296). Borçlunun tasarruf yetkisinin sınırlarını düzenlemez (m.297). Kesin mühletin verilmesine ilişkin koşulları, süreyi ve komiserin görevlerini düzenlemez (m.287-289). Kesin mühletin kaldırılmasını ve iflası düzenlemez (m.291-292).
Kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçları: hangi kavramlar bilinmeli?
- Kesin mühlet
- Konkordato projesinin hazırlanması ve oylanması için mahkemece borçluya tanınan, bu maddede sayılan etkileri doğuran koruma süresidir. Geçici mühlet kararı da bu maddedeki sonuçları doğurur.
- Takip yasağı
- Mühlet içinde borçlu aleyhine hiçbir icra takibinin yapılamaması ve başlamış takiplerin durmasıdır. Yasak 6183 sayılı Kanun'a göre yapılan amme alacağı takiplerini de kapsar.
- Rehinsiz alacak
- Rehinle temin edilmemiş alacaktır. Kesin mühletin faiz durdurma sonucu bu alacaklar bakımından işler; rehinli alacaklar bu sonuca tabi değildir.
- Müstakbel alacağın devri
- Henüz doğmamış bir alacağın önceden devredilmesidir. Mühlet verilmeden önce yapılmış olsa bile, devredilen alacak mühletten sonra doğmuşsa bu devir hükümsüzdür.
- Aynen ifa taahhüdü
- Konusu para olmayan alacağın, borçlunun komiserin onayıyla edimi aynen yerine getirmeyi üstlenmesidir. Onay yoksa alacak eşit değerdeki para alacağına çevrilerek komisere bildirilir.
Kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçları: hangi şartlar aranır?
- Borçlu hakkında mühlet kararının verilmiş olması ve bu kararın geçici veya kesin mühlet niteliği taşıması gerekir.
- Takip yasağının uygulanabilmesi için takibin 6183 sayılı Kanun'a göre yapılan amme alacağı takibi dahil borçlu aleyhine bir icra takibi olması gerekir; mühlet içinde yeni takip başlatılamaz ve başlamış takipler durur.
- İmtiyazlı alacak istisnası için alacağın 206. maddenin birinci sırasında yer alması ve takibin haciz yoluyla yapılması gerekir.
- Faizin durması için alacağın rehinle temin edilmemiş olması ve tasdik edilmiş konkordato projesinde aksine hüküm bulunmaması gerekir.
- Takasın uygulanabilmesi için İİK 200 ve 201. maddelerindeki şartların varlığı aranır; bu maddelerin uygulanmasında geçici mühletin ilanı tarihi esas alınır.
- Müstakbel alacak devrinin hükümsüz sayılması için devir sözleşmesinin mühletten önce yapılmış, devredilen alacağın ise mühletten sonra doğmuş olması gerekir.
- Para dışı bir alacağın bildirilebilmesi için alacaklının bu alacağı eşit kıymette para alacağına çevirmesi ve komisere bildirmesi gerekir.
- Borçlunun aynen ifa taahhüdünde bulunabilmesi için komiserin onayının alınması zorunludur.
Kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçları: hangi sonuçları doğurur?
- Mühlet içinde borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanun'a göre yapılanlar dahil hiçbir takip yapılamaz ve başlamış takipler durur.
- Mühlet içinde ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmaz; ancak bu kararlar mühletin kaldırılması halinde uygulanabilir hale gelir.
- Takip işlemiyle kesilebilen zamanaşımı ve hak düşürücü süreler mühlet içinde işlemez.
- Birinci sıradaki imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir.
- Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermedikçe rehinsiz alacaklarda faiz işlemesi kesin mühlet tarihinden itibaren durur.
- Hacizli mallar hakkında 186. maddenin hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde uygulanır.
- Müstakbel alacağın devri, devredilen alacak mühletten sonra doğmuşsa hükümsüzdür.
- Konusu para olmayan alacak eşit kıymette para alacağına çevrilerek komisere bildirilir; borçlu komiserin onayıyla aynen ifayı üstlenebilir.
Takip yasağı ile imtiyazlı alacaklar arasındaki fark nedir?
Mühlet içinde yeni takip ve başlamış takiplerin durması kural olarak tüm alacaklılar için geçerlidir.
206. maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklar (işçi, nafaka gibi) için haciz yoluyla takip yapılabilir.
İmtiyazlı alacaklı mühlet içinde haciz yoluyla takip yapabilir ve daha önce başlattığı takibe devam edebilir; diğer alacaklılar takip yapamaz.
Rehinli alacak ile rehinsiz alacak (faiz) arasındaki fark nedir?
Rehinle temin edilmemiş alacaklarda kesin mühlet tarihinden itibaren faiz işlemesi durur.
Rehinli alacaklarda faiz işlemesinin durması bu maddenin kapsamında değildir.
Rehinsiz alacaklı mühlet tarihinden sonra faiz talep edemez; rehinli alacaklı faiz istemeye devam eder. Tasdik edilen projede aksine hüküm varsa bu kural uygulanmaz.
Geçici mühlet ilanı ile kesin mühlet tarihi (takas) arasındaki fark nedir?
Takas hükümleri genel olarak İİK 200 ve 201. maddelere tabidir.
Bu maddelerin uygulanmasında kesin mühlet tarihi değil geçici mühletin ilanı tarihi esas alınır.
Takas dengesi, kesin mühlet tarihi yerine geçici mühletin ilanı tarihine göre belirlenir.
Para alacağı ile para dışı alacak arasındaki fark nedir?
Konusu para olan alacaklar doğrudan kayda alınır ve takip yasağına tabi olur.
Konusu para olmayan alacaklar eşit kıymette para alacağına çevrilerek komisere bildirilir.
Para dışı alacaklı, alacağını para karşılığına çevirmeden komisere bildiremez; borçlu komiserin onayıyla aynen ifa taahhüdü verebilir.
Müstakbel alacağın devri ile mühlet öncesi doğmuş alacağın devri arasındaki fark nedir?
Mühletten önce yapılan müstakbel alacak devrinde devredilen alacak mühletten sonra doğmuşsa devir hükümsüzdür.
Alacak mühletten önce doğmuşsa devir bu hükme tabi değildir.
Mühlet sonrası doğan alacağın devri geçersiz sayılır; önceden doğmuş alacağın devri bu hükümle etkilenmez.
Kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçları: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Mühlet içinde 6183 sayılı Kanun'a göre yapılan amme alacağı takibinin bu yasaktan muaf olduğunu saymak; madde metni bu takipleri açıkça yasaklar.
- Rehinli alacaklar için de faiz durması kuralını uygulamak; m.294/3 yalnızca rehinle temin edilmemiş alacakları kapsar.
- Takasta kesin mühlet tarihini esas almak; m.294/4 geçici mühletin ilanı tarihini esas alır.
- Müstakbel alacak devrinde devir tarihine bakmak yerine yalnız devrin mühletten önce yapılmış olmasını yeterli saymak; hükümsüzlük için devredilen alacağın mühletten sonra doğmuş olması da gerekir.
- Para dışı alacağı doğrudan komisere bildirmek ve eşit kıymette para alacağına çevirme adımını atlamak.
- Borçlunun aynen ifa taahhüdünü komiserin onayı olmadan geçerli saymak.
- İmtiyazlı alacak istisnasını 206. maddenin birinci sırası dışındaki alacaklara genişletmek.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mühlet kararının sonuçlarının kanundan kendiliğinden doğduğu ve mahkemenin kesin mühlet kararında bunlara yer vermemiş olmasının bu sonuçları ortadan kaldırmadığı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/1564 E., 2025/587 K., 10.04.2025)
- Müstakbel alacak devrinde 294/6 hükmü uyarınca devredilen alacağın mühletten sonra doğup doğmadığının araştırılması gerektiği kabul edilmektedir. (Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/103 E., 2025/417 K., 13.03.2025; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2024/1729 E., 2024/1491 K., 23.10.2024; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2024/368 E., 2024/354 K., 21.02.2024; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/2522 E., 2023/1871 K., 01.12.2023)
- Kambiyo evrakının konkordato talep eden şirket alacağı sayılıp sayılmayacağının, alacağın kime ait olduğu tespit edilerek belirlenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2021/1146 E., 2024/1765 K., 05.12.2024)
- Faiz durmasının rehinsiz alacaklar bakımından uygulanması ve rehinli alacakların bu sonuçtan ayrı tutulması gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2021/1146 E., 2024/1765 K., 05.12.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Mühlet içinde takip yapılamayacağına ilişkin itirazı ileri süren borçlu veya komiser, mühlet kararının varlığını ve tarihini belgelerle (mahkeme kararı, ilan) ispatlar.
- Müstakbel alacak devrinin hükümsüzlüğünü ileri süren taraf, devir sözleşmesinin mühletten önce yapıldığını ve devredilen alacağın mühletten sonra doğduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
- İmtiyazlı alacak istisnasından yararlanmak isteyen alacaklı, alacağın 206. maddenin birinci sırasında yer aldığını belgeyle (işçilik alacağı belgesi, nafaka kararı gibi) ispatlar.
- Faizin durduğunu ileri süren borçlu, alacağın rehinsiz olduğunu ve tasdik edilmiş projede aksine hükmün bulunmadığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Para dışı alacağın eşit kıymette para alacağına çevrildiğini bildiren alacaklı, bu çevirmeyi ve komisere bildirimi yazılı belgeyle ispatlar; borçlunun aynen ifa taahhüdü ise komiserin yazılı onayıyla kanıtlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.206: Birinci sıradaki imtiyazlı alacakların tanımını verir; bu alacaklar için takip yasağının istisnası bu maddeye dayanır.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.200: Takasın iflas hükümlerine tabi olmasını sağlayan ilk kuraldır; kesin mühlet bakımından takas bu maddeye göre değerlendirilir.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.201: Takas hesaplaşmasının uygulanma şartlarını düzenler; m.294/4 uyarınca geçici mühletin ilanı tarihi bu maddeye göre esas alınır.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.186: Hacizli mallara ilişkin hükmü içerir; m.294/5 uyarınca niteliğine uygun düştüğü ölçüde kıyasen uygulanır.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.295: Rehinli alacaklılar için takip yasağının istisnasını düzenler; m.294 bu alacakları kapsamaz.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.296: Sözleşmelerin devamı ve fesih konusunu düzenler; m.294 ile sözleşme ilişkileri ayrı rejime tabidir.
- 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun: Amme alacağı takiplerinin de mühlet içinde yasaklandığını belirten kanun; m.294/1 bu kanuna göre yapılan takipleri açıkça kapsar.
İİK m.295 — Kesin mühletin rehinli alacaklılar bakımından sonuçları
Kesin mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar bakımından takip yapılıp yapılamayacağını ve bu takiplerde rehnin paraya çevrilmesinin hangi sınırlarla yürütüleceğini düzenler. Mühlet içinde rehinli alacaklının takip başlatması, başlamış takibe devam etmesi, muhafaza tedbiri alınmaması ve rehinli malın satışının gerçekleştirilememesi kurallarını; konkordato projesinde işletmede kullanılmayacak, kıymeti düşecek ya da muhafazası masraflı rehinli malların 297. madde usulüyle satışına izin verilmesini ve satış gelirinden rehin bedeli kadar ödeme yapılmasını kapsar. Maddenin uygulandığı taraf rehinli alacaklı ve borçludur. Kesin mühletin genel alacaklılar bakımından doğurduğu sonuçları (294. madde), faizin işlemesini (294. madde), sözleşmelerin akıbetini (296. madde), satış usulünün ayrıntısını (297. madde) ve mühletin kaldırılmasını (291-292. maddeler) düzenlemez.
Kesin mühletin rehinli alacaklılar bakımından sonuçları: hangi kavramlar bilinmeli?
- Kesin mühlet
- Asliye ticaret mahkemesinin konkordato talebi üzerine verdiği, borçlu aleyhine takip yapılmasını ve evvelce başlamış takiplerin yürümesini durduran koruma süresidir. Maddedeki rehinli alacak istisnası bu mühletin genel etkisine bir sınır koyar.
- Rehinle temin edilmiş alacak
- Alacağın rehin hakkıyla teminat altına alındığı alacaktır. Bu nitelikteki alacaklar için 295. madde, mühlet içinde takip yapılmasına izin verir; rehin hakkı olmayan alacaklar bu istisnadan yararlanamaz.
- Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip
- Rehinli alacaklının rehinli malı satışa çıkararak alacağını tahsil etmesini amaçlayan icra takibi türüdür. Mühlet içinde bu takip başlatılabilir veya devam ettirilebilir, ancak maddenin koyduğu kısıtlara tabidir.
- Muhafaza tedbiri
- Rehinli malın korunması amacıyla icra dairesince alınan fiili ve hukuki önlemlerdir. Maddeye göre bu takip nedeniyle muhafaza tedbiri alınamaz.
- Rehin bedeli
- Konkordato projesine göre satışa izin verilen rehinli malın satış gelirinden rehinli alacaklıya ödenecek tutardır. Madde metninde ödemenin bu tutar kadar yapılacağı belirtilir.
- Konkordato projesi
- Borçlunun alacaklılarına ödeme veya yapılandırma önerisini içeren ve alacaklılarca kabul edilmesi gereken plandır. Rehinli malın işletmede kullanılıp kullanılmayacağı bu projeye göre belirlenir.
Kesin mühletin rehinli alacaklılar bakımından sonuçları: hangi şartlar aranır?
- Alacağın rehin hakkıyla teminat altına alınmış olması gerekir.
- Takibin rehnin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılmış veya başlamış bir takibe devam edilmesi gerekir.
- Bu takip nedeniyle muhafaza tedbiri alınmamalı ve rehinli malın satışı gerçekleştirilmemelidir.
- Rehinli malın konkordato projesine göre işletme tarafından kullanılması öngörülmüyorsa, ya da kıymeti düşecek veya muhafazası masraflı olacaksa, 297. maddenin ikinci fıkrasındaki usule göre satışa izin verilebilir.
- Bu istisnai satış izni verildiğinde satış gelirinden rehinli alacaklıya rehin bedeli kadar ödeme yapılmalıdır.
Kesin mühletin rehinli alacaklılar bakımından sonuçları: hangi sonuçları doğurur?
- Mühlet içinde rehinli alacak için rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir.
- Mühlet öncesinden başlamış rehin takibine mühlet içinde devam edilebilir.
- Bu takip nedeniyle muhafaza tedbiri alınamaz.
- Bu takip nedeniyle rehinli malın satışı gerçekleştirilemez; ancak istisna halinde 297. madde usulüne göre satışa izin verilebilir.
- Malın konkordato projesine göre işletmede kullanılması öngörülmüyorsa veya kıymeti düşecek ya da muhafazası masraflı olacaksa satış izni verilebilir.
- Satış izni verilirse satış gelirinden rehinli alacaklıya rehin bedeli kadar ödeme yapılır.
- Rehinli alacaklı, rehin bedelini aşan kısım için bakiye alacağını mühlet dışında talep etme imkânına sahip olur; bu hususta madde metninde açık bir hüküm yoktur ve bu sonuç doğrudan metinden çıkarılmamıştır.
Mühlet öncesi takip ile mühlet içinde başlatılan takip arasındaki fark nedir?
Mühletten önce başlamış rehin takibine mühlet içinde devam edilebilir; ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbiri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez.
Mühlet içinde rehinli alacak için yeni takip başlatılması, 295. maddenin açıkça tanıdığı bir imkândır.
Rehinli alacaklı mühlet içinde yeni rehin takibi başlatabilir; önceki takibe ise devam edebilir. Ancak her iki halde muhafaza tedbiri alınamaz ve satış gerçekleştirilemez.
Genel kural ile 297. madde usulüyle satış istisnası arasındaki fark nedir?
Genel kural, rehinli malın muhafazası ve satışının mühlet içinde yapılamamasıdır.
İstisna, malın işletmede kullanılmayacağı, değer kaybı yaşayacağı ya da muhafazası masraflı olacağı hallerdir.
İstisna halinde rehinli malın 297. maddenin ikinci fıkrası usulüyle satışına izin verilebilir ve gelirden rehin bedeli kadar ödeme yapılır.
Kesin mühlet ile genel alacaklılar arasındaki fark nedir?
Genel alacaklılar bakımından mühlet içinde takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur.
Rehinli alacaklılar bakımından ise bu yasak uygulanmaz; takip yapılabilir.
Rehinli alacaklı, genel alacaklılardan farklı olarak mühlet içinde rehin takibini sürdürebilir; ancak muhafaza ve satış kısıtına tabidir.
Kesin mühletin rehinli alacaklılar bakımından sonuçları: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Rehinli alacaklar için de genel alacaklılar gibi mühlet boyunca takibin tamamen yasaklandığını sanmak; maddede rehinli alacaklar açıkça istisna tutulmuştur.
- Mühlet içinde rehinli alacaklı için takip yapılabildiği için muhafaza tedbiri de alınabileceğini düşünmek; madde muhafaza tedbirini açıkça yasaklar.
- Satış izninin her durumda verileceğini sanmak; izin ancak malın işletmede kullanılmayacağı, kıymetinin düşeceği ya da muhafazasının masraflı olacağı hallerde söz konusudur.
- Satış izni verildiğinde tüm satış bedelinin rehinli alacaklıya ödeneceğini düşünmek; madde yalnızca rehin bedeli kadar ödeme yapılacağını söyler.
- Maddenin ikinci fıkrasını ya da fıkra numarasını eski metne göre yorumlamak; 9/6/2021 tarihli değişiklikle eklenen ek fıkra bu hükmü getirmiştir.
- 297. maddedeki satış usulünü 295. maddenin kendi usulü gibi uygulamak; 295. madde satış usulünü ayrıntılı düzenlemez, yalnızca 297. maddeye atıf yapar.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mühlet içinde rehinli alacaklı için rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılabileceği ve mühletten önce başlamış takibe devam edilebileceği kabul edilmektedir. (Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/1635 E., 2025/1943 K., 26.11.2025)
- Mühlet içinde rehinli malın muhafaza altına alınması mümkün olmadığından, bu malla ilgili ihtiyati tedbir ya da blokaj taleplerinin reddi gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/618 E., 2022/656 K., 26.05.2022)
- Rehinli alacaklar bakımından konkordato sürecinde hapis hakkı ileri sürülmesinin 295. maddeyle bağdaşmayacağı kabul edilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2024/368 E., 2024/354 K., 21.02.2024)
- 295. maddenin özel nitelikte bir düzenleme olduğu ve konkordatonun amacıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2023/1419 E., 2023/1161 K., 17.07.2023)
- Kesin mühletin borçluya, alacaklılara ve sözleşmelere etkisinin 294 ila 297. maddeler arasında düzenlendiği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, 2022/1547 E., 2022/1337 K., 19.09.2022; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, 2022/1385 E., 2022/1257 K., 13.09.2022)
Nasıl ispat edilir?
- Rehinli alacaklının takip yapma yetkisini ileri süren taraf, alacağın rehin hakkıyla teminat altına alındığını rehin sözleşmesi ve tapu ya da rehin kaydı gibi belgelerle ispatlar.
- Konkordato borçlusu, rehinli malın konkordato projesine göre işletmede kullanılacağını ileri sürdüğünde bu iddiayı proje ve mali belgelerle ispatlar.
- Satış izni talep eden taraf, malın kıymetinin düşeceğini ya da muhafazasının masraflı olacağını somut belgeyle, örneğin bilirkişi raporu veya masraf hesabıyla ispatlar.
- Rehin bedelinin tespitinde rehinli alacaklının rehin hakkına dayanan alacak belgesi ve rehnin değerine ilişkin kayıtlar esas alınır.
- Muhafaza tedbiri talep eden alacaklı, bu talebin mühlet kapsamındaki takip nedeniyle olduğunu ve madde gereği yasak olmadığını ispatlamakla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.294: Kesin mühletin alacaklılar bakımından genel sonuçlarını düzenler; 295. madde bu genel yasağın rehinli alacaklar bakımından istisnasıdır.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.297: Rehinli malın satışında ikinci fıkrada yer alan usul, 295. maddenin son fıkrasında istisnai satış için uygulanır.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.296: Borçlunun taraf olduğu sözleşmelerin mühlet sırasındaki akıbetini düzenler; rehinli malın işletmede kullanılması sorusu bu düzenlemeyle ilişkilidir.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.291: Mühletin kaldırılmasına ilişkin düzenlemedir; mühlet kalkarsa rehin takibine ilişkin 295. maddedeki sınırların bağlamı değişir.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| üç aydır | m.287 | Geçici mühlet üç aydır. |
| üç aylık | m.287 | Mahkeme bu üç aylık süre dolmadan borçlunun veya geçici komiserin yapacağı talep üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatabilir, uzatmayı borçlu talep etmişse geçici komiserin de görüşü alınır. |
| iki ay | m.287 | Mahkeme bu üç aylık süre dolmadan borçlunun veya geçici komiserin yapacağı talep üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatabilir, uzatmayı borçlu talep etmişse geçici komiserin de görüşü alınır. |
| beş ayı | m.287 | Geçici mühletin toplam süresi beş ayı geçemez. 291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır. |
| yedi günlük | m.288 | İlanda ayrıca alacaklıların, ilândan itibaren yedi günlük kesin süre içinde dilekçeyle itiraz ederek konkordato mühleti verilmesini gerektiren bir hâl bulunmadığını delilleriyle birlikte ileri sürebilecekleri ve bu çerçevede mahkemeden… |
| bir yıllık | m.289 | Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir. |
| altı aya | m.289 | Güçlük arz eden özel durumlarda kesin mühlet, komiserin bu durumu açıklayan gerekçeli raporu ve talebi üzerine mahkemece altı aya kadar uzatılabilir. |
| iki hafta | m.293 | Kesin mühlet talebinin değerlendirilmesi sonucunda, hakkında iflâs kararı verilmeyen borçlunun konkordato talebinin reddine karar verilirse, borçlu veya varsa konkordato talep eden alacaklı bu kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde… |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
49 karar- 2024/27 E., 2025/38 K., 11.02.2025İlgili madde: m.290
- Hukuk Genel Kurulu, 2024/497 E., 2024/486 K., 02.10.2024İlgili madde: m.285, m.288, m.289
- Hukuk Genel Kurulu, 2024/148 E., 2024/273 K., 22.05.2024İlgili madde: m.285, m.288, m.289
- Hukuk Genel Kurulu, 2024/223 E., 2024/272 K., 22.05.2024İlgili madde: m.285, m.288, m.289
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/1045 E., 2024/139 K., 28.02.2024İlgili madde: m.285, m.288, m.289
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/1044 E., 2024/71 K., 07.02.2024İlgili madde: m.285, m.289
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/1161 E., 2024/5 K., 24.01.2024İlgili madde: m.285, m.288
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/1089 E., 2022/1707 K., 08.12.2022İlgili madde: m.291
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/1040 E., 2022/1578 K., 24.11.2022İlgili madde: m.291
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/638 E., 2022/1527 K., 17.11.2022İlgili madde: m.291
Diğer 39 karar
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/855 E., 2022/1471 K., 09.11.2022İlgili madde: m.291
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/661 E., 2022/1319 K., 19.10.2022İlgili madde: m.291
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/628 E., 2022/1339 K., 19.10.2022İlgili madde: m.291
- Ceza Genel Kurulu, 2015/185 E., 2018/332 K., 03.07.2018İlgili madde: m.290
- 9. Daire, 2022/1224 E., 2024/2189 K., 29.04.2024İlgili madde: m.290
- 10. Daire, 2019/7371 E., 2023/6906 K., 15.11.2023İlgili madde: m.290
- 19. Ceza Dairesi, 2019/23974 E., 2019/9339 K., 10.06.2019İlgili madde: m.290
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2026/188 E., 2026/383 K., 12.03.2026İlgili madde: m.286
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2026/172 E., 2026/279 K., 25.02.2026İlgili madde: m.293
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/277 E., 2026/189 K., 11.02.2026İlgili madde: m.293
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/777 E., 2026/192 K., 11.02.2026İlgili madde: m.293
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/1272 E., 2026/194 K., 11.02.2026İlgili madde: m.293
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2025/2153 E., 2026/197 K., 05.02.2026İlgili madde: m.292
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2025/1977 E., 2026/105 K., 22.01.2026İlgili madde: m.292
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/1626 E., 2025/2197 K., 25.12.2025İlgili madde: m.292
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/1629 E., 2025/2148 K., 25.12.2025İlgili madde: m.292
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2025/1639 E., 2025/2147 K., 17.12.2025İlgili madde: m.292
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2025/850 E., 2025/1658 K., 16.12.2025İlgili madde: m.287
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/1553 E., 2025/1369 K., 03.12.2025İlgili madde: m.287
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2025/1143 E., 2025/1935 K., 14.11.2025İlgili madde: m.287
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2025/1318 E., 2025/1855 K., 05.11.2025İlgili madde: m.292
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/1564 E., 2025/587 K., 10.04.2025İlgili madde: m.294
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2025/160 E., 2025/380 K., 26.03.2025İlgili madde: m.288, m.289
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/103 E., 2025/417 K., 13.03.2025İlgili madde: m.294
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2021/1146 E., 2024/1765 K., 05.12.2024İlgili madde: m.294
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2024/1729 E., 2024/1491 K., 23.10.2024İlgili madde: m.294
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2024/1085 E., 2024/1455 K., 29.07.2024İlgili madde: m.293
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2024/368 E., 2024/354 K., 21.02.2024İlgili madde: m.294
- İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/316 E., 2023/1003 K., 07.12.2023İlgili madde: m.290
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/2522 E., 2023/1871 K., 01.12.2023İlgili madde: m.294
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, 2022/427 E., 2022/688 K., 26.04.2022İlgili madde: m.286
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/406 E., 2022/519 K., 21.04.2022İlgili madde: m.286
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, 2022/506 E., 2022/493 K., 23.03.2022İlgili madde: m.287
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, 2022/507 E., 2022/494 K., 23.03.2022İlgili madde: m.287
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, 2021/1807 E., 2021/1570 K., 27.10.2021İlgili madde: m.287
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2021/415 E., 2021/457 K., 01.04.2021İlgili madde: m.286
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2020/1324 E., 2020/1522 K., 09.07.2020İlgili madde: m.286
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2019/2527 E., 2020/741 K., 12.03.2020İlgili madde: m.286
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2019/833 E., 2019/2098 K., 21.11.2019İlgili madde: m.293
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 09.06.2021 (m.295).
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 6.3. İflasın Hukuki Sonuçları bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış