İflas yoliyle takip
Haciz yolu ile takip
Kısaca
İİK m.168, kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda icra müdürünün (memurunun) senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini görmesi hâlinde borçluya göndereceği ödeme emrinin içeriğini düzenler. İİK m.169, borca itirazın şeklini ve zamanını düzenler. İİK m.169/a, borca itiraz üzerine icra mahkemesinde yapılan incelemenin usulünü ve sonuçlarını düzenler.
Kapsam
Bu konu, İcra ve İflas Kanunu m.168–170/B hükümlerini kapsar.
İİK m.168 — Ödeme emri
İİK m.168, kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda icra müdürünün (memurunun) senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini görmesi hâlinde borçluya göndereceği ödeme emrinin içeriğini düzenler. Ödeme emrine yazılacak kayıtları, borçlunun on gün içinde ödeme yapması ihtarını, beş günlük şikâyet ve imza itirazı sürelerini, imza inkârının yaptırımını ve itiraz edilmemesi hâlinde cebri icraya devam ihtarını sayar. Maddenin uygulandığı kişiler, kambiyo senedine dayanarak takip yapan alacaklı ile bu senedin borçlusudur. Madde, ödeme emrinin tebliğ usulünü, tebligat süresini ve takibin kesinleşmesi ile haciz isteme süresini düzenlemez (m.59, m.78). Takip talebinin içeriği ve alacaklının kambiyo hukukuna göre takip hakkına sahip olup olmadığının incelenmesi de bu maddenin konusu değildir (m.170/a). Genel haciz yolundaki ödeme emri (m.58, m.60) ile icra mahkemesinde şikâyet ve itirazın kendi usulü de ayrı maddelerde düzenlenmiştir.
Ödeme emri: hangi kavramlar bilinmeli?
- Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu
- Poliçe, bono, çek gibi kambiyo senetlerine dayanan para alacaklarının, ödeme emrine itiraz hâlinde mahkeme kararı aranmaksızın haciz aşamasına geçilebilen özel takip yoludur. Genel haciz yolundan farkı, icra müdürünün takip öncesinde senedin vadesini ve alacaklının takip hakkını incelemesidir.
- Ödeme emri (kambiyo)
- Borçluya senet sureti ile birlikte gönderilen, madde 168 bendlerinde sayılan kayıtları ve ihtarları içeren belgedir. Ödeme süresi, itiraz ve şikâyet sürelerini borçluya bildirir.
- Kambiyo senedi vasfı
- Belgenin poliçe, bono veya çek gibi kambiyo senedi niteliğini taşımasıdır. Senet bu niteliği taşımıyorsa takip genel haciz yolunda yürütülür ve borçlunun beş gün içinde icra mahkemesine şikâyet hakkı doğar.
- İmza inkârı
- Borçlunun takip dayanağı senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmesidir. Madde, bu iddianın beş gün içinde ayrıca ve açıkça dilekçeyle icra mahkemesine bildirilmesini şart koşar; aksi hâlde imza borçluya ait sayılır.
- İnkâr tazminatı
- İmzayı haksız yere inkâr eden borçlunun, takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilmesi yaptırımıdır. Madde metninde yer alır; yüzde on oranı sabittir.
Ödeme emri: hangi şartlar aranır?
- Takibin kambiyo senedine dayanması ve icra müdürünün senedin kambiyo senedi niteliğini taşıdığını görmesi gerekir (m.168 giriş cümlesi).
- Poliçe veya bono gibi vadeli senetlerde vadenin geldiğinin icra müdürü tarafından görülmüş olması gerekir.
- Ödeme emrinin borçluya senet sureti ile birlikte hemen gönderilmesi gerekir.
- Ödeme emrinde takip talebinde yazılması gereken kayıtlar yer almalıdır; alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası bu kayıtlar arasında yer almaz.
- Ödeme emrinde borcun ve takip masraflarının on gün içinde ödeme emrinde yazılı icra dairesine ait banka hesabına ödenmesi ihtarı bulunmalıdır.
- Takip dayanağı kambiyo senedi vasfını taşımıyorsa beş gün içinde icra mahkemesine şikâyet edilmesi gerektiği ihtarı yer almalıdır.
- İmza inkârı için beş gün içinde açıkça bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirim gerektiği, aksi hâlde imzanın borçluya ait sayılacağı ve haksız inkârın alacağın yüzde onu oranında para cezası doğuracağı ihtarı yer almalıdır.
- Borçlu olmadığı, borcun ödendiği, mehil verildiği, alacağın zamanaşımına uğradığı veya yetki itirazı ileri sürülecekse bunların beş gün içinde sebepleriyle icra mahkemesine dilekçe ile bildirilmesi ve mahkemeden itirazın kabulü kararı alınmaması hâlinde cebri icraya devam edileceği ihtarı yer almalıdır.
- Ödeme emrinde, itiraz edilmemesi ve borç ödenmemesi hâlinde on gün içinde 74. maddeye göre, itiraz reddedilmişse üç gün içinde 75. maddeye göre mal beyanında bulunulması gerektiği, bulunulmazsa hapisle tazyik edileceği ve hakikate aykırı beyanın ayrıca cezalandırılacağı ihtarı bulunmalıdır; 60. maddenin son iki fıkrası da burada uygulanır.
Ödeme emri: hangi sonuçları doğurur?
- Ödeme emrinde yazılı kayıtlar ve ihtarlar eksik gönderilirse ödeme emrinin ihtar işlevi zedelenir; bu hâlde ihtarı yapılmayan yaptırımlar borçlu aleyhine işletilemez.
- Borçlu on gün içinde ödeme yapmazsa ve itiraz etmezse takip kesinleşir ve alacaklı haciz isteyebilir (ödeme emri kesinleşmesi konusu m.78 ile belirlenir).
- Borçlu beş gün içinde senedin kambiyo niteliğine şikâyet etmezse bu iddia icra mahkemesinde ileri sürülemez; senet kambiyo vasfını taşımıyor olsa bile takip bu bakımdan korunur.
- İmza inkârı beş gün içinde ayrıca ve açıkça dilekçe ile bildirilmezse imza borçluya ait sayılır.
- İmzasını haksız yere inkâr eden borçlu, takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir ve ayrıca inkâr tazminatına hükmolunur.
- Beş gün içinde icra mahkemesine dilekçe ile bildirilmeyen ve mahkemeden itirazın kabulüne dair karar alınmayan itirazlar nedeniyle cebri icraya devam olunur.
- Mal beyanında bulunmayan veya hakikate aykırı beyanda bulunan borçlu hapisle tazyik edilir ve ayrıca cezalandırılır; bu yaptırım ödeme emrinde ihtar edilmiş olmalıdır.
- Madde metninde açıkça yer almamakla birlikte, madde 168 bendleri 1-5 sayılmış kayıtlar ve ihtarlar, icra müdürünün takip talebi üzerine kendi değerlendirmesiyle sınırlıdır; ödeme emrinin yasal içeriği emredicidir ve sözleşmeyle değiştirilemez.
Kambiyo senedi vasfı var ile yok arasındaki fark nedir?
Senet kambiyo senedi niteliğini taşıyorsa ödeme emrinde senedin kambiyo olmadığı yönündeki beş günlük şikâyet ihtarı yer almaz; borçlunun itiraz yolu itiraz ve haciz aşamasına bağlanır.
Senet kambiyo senedi vasfını taşımıyorsa, madde 168 bendi 3 uyarınca ödeme emrinde beş gün içinde icra mahkemesine şikâyet ihtarı yer alır ve borçlu bu süre içinde şikâyet edebilir.
Vasıf tartışmalıysa ödeme emrindeki bu ihtar, borçlunun beş günlük şikâyet hakkının kaynağıdır; icra mahkemesinde senedin kambiyo niteliği tartışma konusu olur (K2, K5, K6).
İmza inkârı ile ödeme emrindeki itiraz nedenleri arasındaki fark nedir?
Borçlu senetteki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ediyorsa, bunu beş gün içinde ayrıca ve açıkça dilekçe ile icra mahkemesine bildirmelidir.
Borçlu borçlu olmadığı, borcun ödendiği, mehil verildiği, zamanaşımı veya yetki itirazı gibi diğer itiraz nedenlerini ileri sürüyorsa, bunları beş gün içinde sebepleriyle dilekçe ile icra mahkemesine bildirmelidir.
İmza inkârında beş günlük bildirim yapılmazsa imza borçluya ait sayılır; inkâr haksız bulunursa alacağın yüzde onu oranında para cezası ve inkâr tazminatı gündeme gelir. Diğer itirazlarda bildirim yapılmazsa icra mahkemesinden itirazın kabulü kararı aranmaz ve cebri icraya devam edilir.
Ödeme yükümlülüğü ile mal beyanı yükümlülüğü arasındaki fark nedir?
Borç ve takip masrafları on gün içinde ödeme emrinde yazılı icra dairesi hesabına ödenmelidir.
İtiraz edilmemiş ve borç ödenmemişse borçlu on gün içinde 74. maddeye göre mal beyanında bulunmalıdır; itiraz reddedilmişse bu süre üç gündür (75. madde).
Ödeme süresi ile mal beyanı süresi farklıdır; ödeme emrinde her ikisi ayrı ihtar olarak yer alır ve borçlu her birine ayrı süre içinde uymak zorundadır.
Ödeme emri: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Ödeme emrinde beş günlük şikâyet ihtarını, genel haciz yolundaki yedi günlük itiraz süresiyle karıştırmak; kambiyo yolunda beş gün esas alınır.
- Ödeme süresini (on gün) itiraz süresiyle (beş gün) aynı saymak; her biri ayrı bir süredir ve ayrı ihtar olarak ödeme emrinde yer alır.
- İmza inkârı için yalnız itirazda bulunmanın yeterli olduğunu düşünmek; imzanın ayrıca ve açıkça dilekçeyle beş gün içinde bildirilmesi gerekir.
- Mal beyanı süresini tek bir süre sanmak; itiraz edilmemiş hâlde on gün (m.74), itirazın reddi hâlinde üç gün (m.75) uygulanır.
- Madde 168/1 kapsamındaki banka hesap numarasının ödeme emrine yazılacak kayıtlar arasında sayılmasını düşünmek; alacaklı veya vekilinin banka hesap numarası hariç tutulur.
- Kambiyo senedi niteliğini tespit etmeden ödeme emrine genel haciz yolunun ihtarlarını yazmak; senet vasfı tartışmalı ise ilgili şikâyet ihtarı mutlaka yer almalıdır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Kambiyo senedi niteliğine ilişkin itirazın icra mahkemesinde ileri sürülebilmesi için borçlunun ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde icra mahkemesine başvurması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/18 E., 2024/184 K., 17.04.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2021/995 E., 2023/825 K., 20.09.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2023/254 E., 2023/485 K., 17.05.2023)
- Borçlunun beş gün içinde şikâyet etmemesi hâlinde senedin kambiyo niteliğine ilişkin itirazın sonradan ileri sürülemeyeceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/346 E., 2025/59 K., 19.02.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2024/18 E., 2024/184 K., 17.04.2024)
- Teminat senedi iddiasının kambiyo senedi niteliği itirazı kapsamında görülmesi ve bu iddiasının ödeme emrinden sonra beş gün içinde icra mahkemesine bildirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/607 E., 2023/626 K., 14.06.2023)
- Ödeme emrinde yer alan beş günlük ihtarların ve bildirim süresinin, ihtarda yer alan şekilde uygulanması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/957 E., 2024/281 K., 22.05.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Takibi başlatan alacaklı, takip talebinde ve senet aslının takibe eklenmesinde kambiyo senedi vasfını ve vadenin geldiğini ispatlamakla yükümlüdür; senet aslı bu konuda temel delildir.
- Borçlu, senedin kambiyo niteliğine itiraz ederse bu iddiasını beş gün içinde icra mahkemesine şikâyet dilekçesiyle bildirmeli; senedin teminat senedi olduğu gibi iddialarını yazılı belge ya da senet üzerindeki kayıtlarla ispatlamalıdır (K3).
- İmza inkârı iddiasında, imzanın kendisine ait olmadığını ileri süren borçlu bu iddiasını beş gün içinde ayrıca ve açıkça dilekçe ile bildirmelidir; bildirilmezse imza borçluya ait sayılır ve bu hâlde ispat yükü borçluya geçmez, ama inkâr iddiası ayrıca değerlendirilir.
- Ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiğini ve ihtarların eksiksiz yazıldığını gösteren tebligat evrakı ile ödeme emri belgesi, yaptırımların uygulanabilmesi için gereklidir; eksik ihtar hâlinde yaptırım uygulanamaz.
- Yetki, zamanaşımı, ödeme veya mehil gibi itirazlarda borçlu, bu itirazlarını beş gün içinde sebepleriyle dilekçe ile bildirmek ve dayanak belgelerle ispatlamakla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı Kanun m.167: Kambiyo senetlerine özgü haciz yolunun kapsamını ve takibin bu yolla yapılabileceği senetleri düzenler; m.168 bu yolun ödeme emri aşamasını düzenler.
- 2004 sayılı Kanun m.170/a: Takip talebinin incelenmesini ve alacaklının kambiyo hukukuna göre takip hakkını düzenler; icra müdürü m.168 ödeme emrini göndermeden önce bu incelemeyi yapar.
- 2004 sayılı Kanun m.58: Takip talebinde bulunulması gereken kayıtları düzenler; m.168/1 ödeme emrinde bu kayıtların yer almasını ister.
- 2004 sayılı Kanun m.60: Genel haciz yolunda ödeme emrinin içeriğini düzenler; m.168 son fıkrası 60. maddenin son iki fıkrasının kambiyo yolunda da uygulanacağını belirtir.
- 2004 sayılı Kanun m.74: İtiraz edilmemiş ve borç ödenmemiş hâlde borçlunun mal beyanında bulunma yükümlülüğünü düzenler; m.168/6 bu süreyi ödeme emrinde ihtar eder.
- 2004 sayılı Kanun m.75: İtirazın reddedilmesi hâlinde mal beyanını üç gün içinde yapma yükümlülüğünü düzenler; m.168/6 bu ihtarı içerir.
- 2004 sayılı Kanun m.78: Takibin kesinleşmesi ve haciz isteme süresini düzenler; m.168 ödeme emrinin ihtar kısmı ile bu aşamalar arasında bağ kurar.
İİK m.169 — Borca itiraz
İİK m.169, borca itirazın şeklini ve zamanını düzenler. Borçlu, ödeme emrinde yer alan borca (imza dışındaki itirazlara) karşı itirazını bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirir ve bu itirazın takibi durdurmayacağını, yalnızca satıştan başka takip işlemlerini durdurmayacağını belirtir. Kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda uygulanır. Maddenin kapsamı borçlu kişidir; itirazın süresi ve kapsamı için m.168/5 ile birlikte okunur. Maddenin düzenlemediği konular: imzaya itiraz usulü ve sonuçları (m.170), borca itirazın duruşma ve geçici durdurma incelemesi (m.169/a), borçlunun itiraz sebeplerini sonradan değiştirememesi (m.170/b ve m.63 bağlantısı), gecikmiş itiraz (m.65 ile ilgili HMK ve İİK hükümleri) ve satış aşamasında itiraz yolları.
Borca itiraz: hangi kavramlar bilinmeli?
- Borca itiraz
- İmzanın kendisine ait olduğunu kabul edip, borcun varlığına, miktarına veya ödenmesi gibi sonuçlarına karşı yapılan itirazdır. Senetteki imza dışındaki tüm itirazlar bu kapsamdadır. Borca itiraz, icra mahkemesinde incelemeye konu olur.
- Satış dışındaki takip işlemleri
- Borca itiraz üzerine, takibin satış aşaması dışındaki işlemlerinin (haciz, muhafaza gibi) devam ettiği anlamına gelir. Madde uyarınca itiraz bu işlemleri durdurmaz; ayrıca satış işlemine ilişkin özel bir durdurma düzenlemesi bu maddede yer almaz.
- Bildirim dilekçesi
- Borçlunun itirazını icra mahkemesine yazılı olarak sunduğu belgedir. Madde yalnızca bu şekli öngörür; sözlü itiraz bu madde kapsamında yer almaz.
Borca itiraz: hangi şartlar aranır?
- Borçlunun, takibin dayanağı kambiyo senedine dayanarak yapılan ödeme emrine karşı, imza dışında kalan bir itiraz ileri sürmesi gerekir.
- İtirazın, 168. maddenin 5 numaralı bendi uyarınca ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde yapılması gerekir.
- İtirazın bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirilmesi gerekir.
- Satıştan başka takip işlemlerinin durdurulması için bu maddeye göre bir itiraz yetmez; itiraz sonucu takip işlemleri, satış dışında, duraksamaksızın devam eder.
Borca itiraz: hangi sonuçları doğurur?
- Borçlu, beş gün içinde dilekçeyle itiraz ederse, itiraz sebepleri icra mahkemesinde incelenir.
- Borca itiraz, satış dışındaki takip işlemlerini kendiliğinden durdurmaz; haciz ve muhafaza işlemleri devam eder.
- Mahkeme itiraz sebeplerinin varlığı kanaatine varırsa, m.169/a uyarınca takibi geçici olarak durdurabilir.
- Süresinde itiraz yapılmazsa takip kesinleşir.
- Borçlu, bildirdiği itiraz sebepleriyle bağlıdır ve sonradan değiştiremez ve genişletemez.
Borca itiraz ile imzaya itiraz arasındaki fark nedir?
Borca itiraz, imzanın borçluya ait olduğunu kabul ederek borcun varlığına, miktarına veya sona ermesine karşı yapılır.
İmzaya itiraz, senetteki imzanın borçluya ait olmadığını ileri süren itirazdır ve m.168/1 ile m.170 kapsamındadır.
Borca itiraz m.169 usulüyle beş gün içinde dilekçeyle yapılır; imzaya itiraz beş gün içinde açıkça ve dilekçeyle yapılır, genel ifadelerle yapılan itiraz imza itirazı sayılmaz.
Borca itiraz ile takibin durdurulması arasındaki fark nedir?
Borca itiraz, itirazın bildirilmesi ile birlikte takibin genel olarak durması anlamına gelmez.
Geçici durdurma kararı, icra mahkemesinin itiraz sebeplerinin varlığı kanaatine ulaşması hâlinde m.169/a uyarınca verilebilir.
Madde metnine göre itiraz satış dışındaki takip işlemlerini durdurmaz; durdurma ancak mahkemenin m.169/a kararıyla mümkündür.
Borca itiraz: sık yapılan hatalar nelerdir?
- İmzaya itiraz ile borca itirazı karıştırmak; imza dışındaki itirazı m.170 usulüyle değerlendirmek.
- Borca itirazın takibi kendiliğinden durdurduğunu varsaymak; madde metni yalnızca satış dışındaki takip işlemlerinin durmayacağını söyler, durdurma için m.169/a kararı gerekir.
- Beş günlük süreyi tebliğ tarihinden değil, farklı bir olaydan saymak.
- Genel ifadelerle yapılan itirazın yeterli olduğunu düşünmek; itiraz sebeplerinin dilekçede bildirilmesi gerekir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- İmza dışındaki itirazların (ödeme, zamanaşımı, borçsuzluk gibi) borca itiraz sayıldığı ve m.169 kapsamında incelendiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/684 E., 2024/318 K., 06.06.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2021/372 E., 2023/456 K., 17.05.2023)
- Teminat senedi iddiasının, senedin teminat amacıyla verildiğinin belge ile kanıtlanması hâlinde borca itiraz olarak incelendiği kabul edilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2024/2663 E., 2024/350 K., 29.11.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2021/995 E., 2023/825 K., 20.09.2023)
- Borçlunun itiraz dilekçesi ekindeki belge suretlerinin m.169/a kapsamında ispata yeter delil sayılmayabileceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/607 E., 2023/626 K., 14.06.2023)
- Senet üzerindeki yazıdaki sahtelik iddiasının borca itiraz niteliğinde görüldüğü kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/684 E., 2024/318 K., 06.06.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Borca itirazı ileri süren borçlu, itirazın süresinde ve dilekçeyle yapıldığını ispatla yükümlüdür.
- Borçlunun itiraz sebebini ispatlaması için m.169/a'da öngörülen resmi veya alacaklı tarafından imzası ikrar edilmiş bir belge gerekir; bu belgenin yokluğunda itiraz reddedilir.
- Alacaklı, borcun varlığını ve miktarını kanıtlamak için senet metnine ve ilgili belgelere dayanabilir; senet metninden anlaşılan itiraz sebepleri alacaklı lehine ispat aracı sayılmaz, borçlu lehine kullanılabilir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/254 E., 2023/485 K., 17.05.2023)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı Kanun m.168: Ödeme emrinin içeriğini ve borca itiraz süresini (beş gün) düzenler; m.169 bu süre ve itiraz yolunu tamamlar.
- 2004 sayılı Kanun m.169/a: Borca itirazın incelenmesini, duruşmayı ve geçici durdurma kararını düzenler; m.169'un uygulama usulünü belirler.
- 2004 sayılı Kanun m.170: İmzaya itirazı ve sonuçlarını düzenler; borca itiraz ile imza itirazının ayrımını sağlar.
İİK m.169/A — İtirazın incelenmesi
İİK m.169/a, borca itiraz üzerine icra mahkemesinde yapılan incelemenin usulünü ve sonuçlarını düzenler. Düzenlenen konular şunlardır: duruşmalı inceleme ve duruşma çağrısı, yetki itirazının taraflar gelmese de karara bağlanması, borçlunun itfa, imhal ya da borçsuzluğu belgeyle ispatı, borçlunun belgesindeki imzanın alacaklı tarafından inkârı hâli, zamanaşımı itirazının senet tarihine göre değerlendirilmesi, itirazın kabulü hâlinde takibin durması ve inkâr tazminatı ile para cezası. Madde borçlu ile alacaklı arasındaki bonolu ve kambiyo senetlerine dayanan takiplerde, icra mahkemesi önündeki itiraz incelemesinde uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: itirazın süresi ve borca itirazın beş günlük süresi (m.168), imzaya itirazın kaldırılma usulü ile itirazın kesin kaldırılması (m.68-70), genel mahkemede açılacak menfi tespit ve istirdat davaları (m.72 ve ilgili hükümler), istinaf yolunun sınırları ve kesinlik sınırı (m.363 ve HMK) ile itirazın ileri sürülme usulü ve icra müdürlüğünün işlemleri (m.168 ve m.170)."
İtirazın incelenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Borca itiraz
- Borçlunun takip konusu alacağın var olmadığını, sona erdiğini veya ertelendiğini ileri sürmesidir. İmzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmek bu kapsama girmez ve ayrı bir imza inkârı rejimine tabidir.
- İmzanın inkârı
- Borçlunun ibraz ettiği belge altındaki imzanın alacaklıya ait olmadığının alacaklı tarafından ileri sürülmesidir. Bu hâlde icra mahkemesi, m.68/a usulüne göre imzanın gerçekliğini inceler.
- İnkâr tazminatı
- Takibin geçici olarak durdurulması hâlinde, haksız ya da kötü niyetli takip yapan tarafa yüklenen tazminattır. Takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz; bu tazminat, takibin durdurulmuş olmasına bağlıdır.
- Para cezası
- Belgedeki imzanın alacaklıya ait olmadığı veya ait olduğu hâlde imzanın inkârının haksız çıkması durumunda, belgenin taalluk ettiği değer veya miktarın yüzde onu oranında hükmedilen cezadır.
- Muvakkaten durdurma
- İtirazın esası karara bağlanana kadar icra takibinin geçici olarak durdurulmasıdır. Hâkimin ikinci fıkra uyarınca verdiği durdurma kararı ile imza inkârı hâlindeki durdurma kararı birbirinden ayrıdır.
- Resmî veya imzası ikrar edilmiş belge
- Borçlunun borcun itfasını ya da imhalini ispatı için aranan belgedir. Bu belge, alacaklının imzasının ikrar edildiği ya da resmî nitelikte bulunduğu bir yazı olmalıdır.
İtirazın incelenmesi: hangi şartlar aranır?
- İcra mahkemesi hâkiminin itiraz sebeplerinin tahkiki için taraflara otuz gün içinde duruşma günü vermesi gerekir.
- Borçlu, borcun olmadığını veya itfa ya da imhalini resmî ya da imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatlamalıdır; bu belge olmadan itfa ve imhal itirazı kabul edilemez.
- Yetki itirazının incelenmesinde taraflar duruşmaya gelmese de hâkim gereken kararı vermelidir.
- Borçlunun ibraz ettiği belgedeki imza alacaklı tarafından inkâr edilmişse, hâkim m.68/a usulünde imzanın alacaklıya ait olduğuna kanaat getirmelidir ki borçlunun itirazı kabul edilsin.
- Alacaklı çağrıldığı duruşmaya gelmemişse, icra mahkemesi alacağın itiraz edilen kısmı için takibi geçici olarak durdurmalıdır.
- Zamanaşımı itirazında hâkim, zamanaşımı itirazını alacaklının ibraz ettiği kambiyo senedindeki tarihe göre değerlendirmeli; alacaklı zamanaşımının kesildiğini veya tatil edildiğini resmî ya da imzası ikrar edilmiş belge ile ispat edemezse itirazı kabul etmelidir.
- İtirazın kabulü kararı verilmesi hâlinde takip durur; kabul ve red hükümlerine bağlı olarak alacaklı genel hükümlere göre dava açabilir.
İtirazın incelenmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Borçlunun belgeyle borcun itfa veya imhalini ya da borçsuzluğunu ispatlaması hâlinde hâkim itirazı kabul eder ve takip durur.
- Borçlunun ibraz ettiği belgedeki imza alacaklı tarafından inkâr edilmiş ve hâkim imzanın alacaklıya ait olduğuna kanaat getirmişse, borçlunun itirazı kabul edilir ve alacaklı belgenin taalluk ettiği değer veya miktarın yüzde onu oranında para cezasına çarptırılır.
- İmza inkârında alacaklı duruşmaya gelmezse, alacağın itiraz edilen kısmı için icra geçici olarak durdurulur; alacaklı altı ay içinde duruşma talep etmezse takibin devamı sağlanamaz.
- Hâkim imzanın alacaklıya ait olmadığına karar verirse borçlu lehine yüzde on oranında para cezası hükmedilir.
- Zamanaşımı itirazı, alacaklının ibraz ettiği senedin tarihine göre varit görülürse ve alacaklı kesme ya da tatili belgeyle ispatlayamazsa itiraz kabul edilir.
- İtirazın kabulü kararı ile takip durur ve alacaklı genel mahkemede dava açma hakkını kullanabilir.
- Alacaklı genel mahkemede dava açarsa hükmedilmiş olan inkâr tazminatı ve para cezasının tahsili dava sonuna kadar ertelenir; alacaklı davayı kazanırsa bu tazminat ve para cezası kalkar.
- Borçlunun itirazı esasa ilişkin nedenlerle kabul edilirse, kötü niyetli veya ağır kusurlu alacaklı takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir.
- Takip muvakkaten durdurulmuşsa ve itiraz reddedilirse borçlu, diğer tarafın talebi üzerine takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir.
- İtirazın reddi kararına karşı istinaf takibi durdurmaz; ancak borçlu m.33 üçüncü fıkrasına göre teminat gösterirse icra durur.
Borcun itfası ile imhali ile borçsuzluk ayrımı arasındaki fark nedir?
İtfa ve imhal, borcun sonradan sona erdiğini ya da ertelendiğini ileri sürmektir.
Borçsuzluk, senedin baştan itibaren alacaklıya borç doğurmadığını iddia etmektir.
İkisi için de madde metni aynı belge şartını (resmî veya imzası ikrar edilmiş belge) getirir; ancak borçsuzluk itirazında hâkimin ilk aşamada yalnız belgelere dayanarak takibi durdurma yetkisi, ikinci fıkrada yer alır.
Yetki itirazı ile diğer itirazlar arasındaki fark nedir?
Yetki itirazında taraflar duruşmaya gelmese de hâkim karar verir.
Diğer itirazlarda gelmeyen taraf aleyhine dosya işlemden kaldırılabilir veya yokluğunda inceleme yapılabilir.
Yetki itirazında dosya işlemden kaldırılmaz; hâkim yokluğunda da karar verir.
Zamanaşımı itirazı ile diğer borca itirazlar arasındaki fark nedir?
Zamanaşımı itirazı, senedin kendi tarihine göre değerlendirilir ve alacaklı kesme veya tatili belgeyle ispat etmelidir.
Diğer itirazlarda borçlu ispat yükü altındadır ve belge aranır.
Zamanaşımında alacaklı ispat yükü altına girer; hâkim senet tarihini esas alır.
Borca itiraz ile imzaya itiraz arasındaki fark nedir?
Borca itirazda borçlu, borcun olmadığını ya da sona erdiğini ileri sürer.
İmzaya itirazda borçlu, ibraz ettiği belgedeki imzanın alacaklıya ait olduğunu alacaklı inkâr eder.
İmza inkârında hâkim m.68/a usulünü uygular; kabul hâlinde alacaklı yüzde on para cezasına çarptırılır.
Durdurma kararı ile itirazın kabulü: fark nedir?
Durdurma, ara karardır ve esas hakkında karar verilene kadar takibi geçici olarak durdurur.
Kabul kararı, itirazın esasa ilişkin olarak kabul edildiğini gösterir ve takibi durdurur.
Kabul kararı ile takip durur; durdurma kararında alacaklının dava hakkı genel hükümlere göre korunur ve tazminat tahsili dava sonuna kadar ertelenir.
İtirazın incelenmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Madde metnindeki birinci fıkrayı ikinci fıkra ile karıştırmak; hâkimin ilk aşamada yalnızca belgeye dayanarak takibi durdurma yetkisinin ikinci fıkrada olduğunu gözden kaçırmak.
- İtfa veya imhal itirazını her türlü delille kabul etmek; oysa kabul için resmî veya imzası ikrar edilmiş belge aranır.
- Yetki itirazında taraflar gelmediği için dosyayı işlemden kaldırmak; oysa hâkim gereken kararı vermelidir.
- İmza inkârında altı aylık süreyi yanlış başlatmak; sürenin başlangıcı alacaklının çağrıldığı duruşmaya gelmemesi üzerine verilen durdurma kararıdır.
- İnkâr tazminatını ve para cezasını durdurma kararı olmadan hükmetmek; tazminat ve para cezası takibin geçici olarak durdurulmasına bağlıdır.
- Yüzde yirmi tazminat oranını ve yüzde on para cezası oranını birbirine karıştırmak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yetki itirazının incelenmesinde taraflar gelmese bile hâkimin karar vermesi gerektiği kabul edilmektedir.
- İtfa veya imhal ispatında borçlunun ibraz ettiği belgenin resmî veya alacaklının imzasının ikrar edildiği nitelikte bulunması gerektiği kabul edilmektedir.
- Zamanaşımı itirazında hâkimin senedin kendi tarihini esas alması ve alacaklının kesme veya tatili belgeyle ispat etmesi gerektiği kabul edilmektedir.
- Alacaklı genel mahkemede dava açarsa inkâr tazminatı ve para cezasının tahsilinin dava sonuna ertelendiği ve davayı kazanan alacaklının bu tazminat ve cezanın kalkmasını sağladığı kabul edilmektedir.
Nasıl ispat edilir?
- Borçlu, borcun olmadığını veya itfa ya da imhal edildiğini ileri sürdüğünde, bunu resmî veya imzası ikrar edilmiş belge ile ispatlamakla yükümlüdür.
- İmza inkârında ispat yükü, imzanın alacaklıya ait olmadığını ileri süren alacaklıdadır; alacaklı altı ay içinde duruşma talep ederek bunu ispatlamalıdır.
- Zamanaşımı itirazında alacaklı, kesme veya tatil olgusunu resmî ya da imzası ikrar edilmiş belge ile ispatlamalıdır; senedin tarihi esas alınır.
- İtfa ve imhalde belge dışı deliller, senedin yırtılması gibi hâllerde ileri sürülebilir; ancak m.169/a'daki karar için kabul hâlinde belge şartı aranır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.68/a: İmza inkârı hâlinde hâkimin imzanın kime ait olduğunu inceleyeceği usulü gösterir; m.169/a ikinci fıkrasındaki kabul ve red sonucu bu incelemeye bağlıdır.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.33: Son fıkrada anılan teminat gösterme yolunu düzenler; teminat gösterilirse istinaf kararına rağmen icra durur.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.168: Borca itirazın süresi ve usulü m.168'de düzenlenmiştir; m.169/a bu itirazın incelenmesini düzenler.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.170: Durdurma kararının sonuçları ve borçlunun takipte yükümlülükleri m.170'de düzenlenmiştir; m.169/a'nın durdurma ve tazminat hükümleriyle bağlantılıdır.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.68: İtirazın kesin kaldırılması ve belgeyle ispat sınırları m.68 ve devamında düzenlenmiştir; m.169/a'da anılan belge kavramı bu düzenlemeyle bağlantılıdır.
İİK m.170 — İmzaya itiraz
Madde, kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda borçlunun takip konusu senetteki imzanın kendisine ait olmadığı itirazını (imzaya itiraz) nasıl ileri süreceğini, icra mahkemesinin bu itirazı nasıl inceleyeceğini ve itirazın kabulü, reddi veya takibin geçici durdurulması hâllerinde doğacak sonuçları düzenler. Hüküm, genel haciz yolu ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda imzaya itiraz eden borçlu ile takibi yapan alacaklı arasındaki ilişkilere uygulanır. İmza dışındaki itirazları (borca itiraz, m.169 ve 169/a) ve kambiyo hukukuna dayalı şikâyeti (m.170/a) düzenlemez. Ayrıca 168. maddedeki süre ve takip hükümleri ile 169/a maddedeki geçici durdurma ayrıntıları ilgili maddelerinde yer alır (m.168, m.169/a). Menfi tespit ve istirdat davalarının kendi usulü ile genel dava hükümleri de bu maddenin dışındadır.
İmzaya itiraz: hangi kavramlar bilinmeli?
- İmzaya itiraz
- Borçlunun takip konusu kambiyo senedindeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmesidir. Sahtelik veya imzanın başkasınca atıldığı iddiası bu kapsamdadır. Temsil yetkisinin bulunmaması gibi borca ilişkin itirazlar bu kavramın dışındadır.
- Geçici durdurma
- İcra mahkemesinin, itirazı ciddi bulması hâlinde alacaklıya tebliğ yapmadan evrak üzerinden, itiraza ilişkin kararına kadar takibi geçici olarak durdurmasıdır. Bu karar takibin kendiliğinden durması anlamına gelmez, mahkemenin takdirine bağlıdır.
- İtirazın kabulü
- İcra mahkemesinin, inkâr edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirmesi hâlinde verdiği karardır. Sonucunda takip durur ve alacaklı için tazminat ile para cezası doğabilir.
- İnkâr tazminatı
- İmzaya itirazın reddedilmesi hâlinde, takip geçici olarak durdurulmuşsa borçlunun alacaklıya ödemekle yükümlü olduğu tazminattır. Takip konusu alacağın yüzde yirmisinden az olamaz. Alacaklı için ise itirazın kabulü hâlinde alacaklının kötü niyet veya ağır kusuru aranır ve tazminat aynı oranda hesaplanır.
- Para cezası
- Kanunda belirtilen hâllerde takip konusu alacağın yüzde onu oranında hükmedilen cezadır. Borçlu için imza ret hâlinde, alacaklı için kötü niyet veya ağır kusur hâlinde doğar ve Hazine lehinedir.
- Ağır kusur ve kötü niyet
- Alacaklının senedi takibe koyarken gösterdiği özen eksikliğinin ölçüsüdür. Senedin takibe konulmasında bu hâllerin varlığı, alacaklı aleyhine tazminat ve para cezasının koşuludur.
İmzaya itiraz: hangi şartlar aranır?
- İtirazın, takip konusu kambiyo senedindeki imzanın borçluya ait olmadığı yönünde olması ve kanunda belirtilen beş günlük süre içinde yazılı dilekçe ile icra mahkemesine bildirilmesi gerekir; aksi hâlde imza borçluya ait sayılır.
- Genel ifadelerle yapılan itirazın imza itirazı sayılmaması gerekir; borçlunun bildirmediği imza itirazı sonradan ileri sürülemez.
- İcra mahkemesinin itirazı ciddi bulması hâlinde, alacaklıya tebliğ yapılmadan evrak üzerinden takibin geçici olarak durdurulmasına karar verebilmesi için itirazın kapsamında veya eklenen belgelerde dayanak bulunması gerekir.
- İcra mahkemesinin imza incelemesini 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapması gerekir; satış dışındaki takip işlemleri itiraz ile kendiliğinden durmaz.
- İtirazın kabulü için, inkâr edilen imzanın borçluya ait olmadığına mahkemenin kanaat getirmesi gerekir; bu kanaat oluşmazsa itiraz kabul edilemez.
- İtirazın reddi için, inkâr edilen imzanın borçluya ait olduğunun anlaşılması gerekir ve takibin geçici durdurulmuş olması hâlinde borçlu aleyhine inkâr tazminatı ile para cezası doğar.
- İtirazın kabulü hâlinde alacaklının senedi takibe koymada kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunun tespiti gerekir; bu hâlde alacaklı aleyhine tazminat ve para cezası hükmedilir.
- Borçlunun menfi tespit veya istirdat davası açması hâlinde hükmolunan tazminat ve para cezasının tahsili dava sonuna kadar ertelenir.
İmzaya itiraz: hangi sonuçları doğurur?
- İtiraz beş gün içinde yapılmazsa veya genel ifadelerle yapılırsa, kambiyo senedindeki imza borçluya ait kabul edilir.
- İcra mahkemesi itirazı ciddi bulursa, alacaklıya tebliğ yapmadan evrak üzerinden takibi itirazla ilgili karara kadar geçici olarak durdurabilir.
- İnkâr edilen imzanın borçluya ait olmadığı anlaşılırsa itiraz kabul edilir ve takip durur; alacaklının genel hükümlere göre dava açma hakkı saklıdır.
- İmzanın borçluya ait olduğu anlaşılır ve takip geçici olarak durdurulmuş bulunuyorsa, borçlu takip konusu alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere inkâr tazminatına ve yüzde on oranında para cezasına mahkûm edilir ve itiraz reddedilir.
- İmzanın borçluya ait olduğu anlaşılmakla birlikte takip geçici olarak durdurulmamışsa, inkâr tazminatı ve para cezası hükmedilmez; yalnızca itiraz reddedilir.
- Borçlu menfi tespit veya istirdat davası açarsa, hükmolunan tazminatın ve para cezasının tahsili dava sonuna kadar ertelenir; davanın borçlu lehine sonuçlanması hâlinde bunlar kalkar.
- İtirazın kabulü hâlinde alacaklı senedi takibe koymada kötü niyetli veya ağır kusurlu ise, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata ve yüzde on oranında para cezasına mahkûm edilir.
- Alacaklı genel mahkemede dava açarsa, para cezasının tahsili dava sonuna kadar ertelenir; alacaklı davayı kazanırsa para cezası kalkar.
- Alacaklının kötü niyeti veya ağır kusuru yoksa itirazın kabulü hâlinde tazminat ve para cezası hükmedilmez; takip yalnızca durur.
- Kanunun emredici hükümleri gereği tazminat ve para cezası, tarafların sözleşmeyle değiştirebileceği bir konu değildir.
Geçici durdurma ile takibin kendiliğinden durması arasındaki fark nedir?
İtirazın kendisi takibi durdurmaz; icra mahkemesi itirazı ciddi bulursa evrak üzerinden geçici durdurma kararı verebilir.
İtirazın kabulü kararı ile takip durur; bu karar verildiğinde takip durma sonucunu doğurur.
Geçici durdurma henüz itirazın kabulü olmadan verilebilen ara karardır; takibin durması ise kabul kararının sonucudur.
İtirazın kabulü ile itirazın reddi arasındaki fark nedir?
Kabulde inkâr edilen imzanın borçluya ait olmadığı mahkemece anlaşılır.
Ret hâlinde imzanın borçluya ait olduğu anlaşılır.
Kabulde takip durur ve alacaklı aleyhine kötü niyet veya ağır kusur hâlinde tazminat ile para cezası doğar; ret hâlinde takip geçici durdurulmuşsa borçlu aleyhine inkâr tazminatı ile para cezası hükmedilir.
Borçlunun inkâr tazminatı ile alacaklının tazminatı arasındaki fark nedir?
Borçlu, imzaya itirazı reddedilen ve takip geçici durdurulmuş olan kişidir.
Alacaklı, imzaya itirazı kabul edilen ve senedi takibe koymada kötü niyetli veya ağır kusurlu olan kişidir.
Her iki tazminat da takip konusu alacağın yüzde yirmisinden az olmayan miktardadır; ancak para cezası borçlu için yüzde on, alacaklı için de yüzde on olarak Hazine lehinedir.
İtirazın kabulü ile takibin genel mahkemede dava yoluyla devamı: fark nedir?
Alacaklı, icra mahkemesi kararına karşı genel mahkemede alacak davası açabilir.
Alacaklı dava açmazsa cezanın tahsili gerçekleşir.
Dava açılırsa para cezasının tahsili dava sonuna kadar ertelenir; alacaklı davayı kazanırsa para cezası kalkar.
Genel haciz yolu ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu arasındaki fark nedir?
Kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda imzaya itiraz, bu maddeye göre icra mahkemesinde incelenir.
Genel haciz yolunda imza itirazı da benzer biçimde incelenir.
İnceleme içerik itibarıyla aynıdır ve 68/a'nın dördüncü fıkrasına göre yapılır; bu yüzden duruşmasız inceleme yapılacağı sonucu çıkmaz.
İmzaya itiraz: sık yapılan hatalar nelerdir?
- İmza itirazı ile borca itirazı karıştırmak; temsil yetkisine ilişkin bir itirazı imza itirazı saymak ve bu yolla takibi durdurmaya çalışmak.
- Yalnızca 'borcum yoktur' şeklinde genel ifadeyle yapılan itirazı imza itirazı olarak değerlendirmek; bu itiraz imzayı kabul sayılır.
- İmzaya itirazın kabulü ile takibin iptal edilmesi gerektiğini düşünmek; kanun takibin durmasını öngörür, iptal etmez.
- İtirazın kabulü hâlinde alacaklıya kendiliğinden tazminat ve para cezası hükmedilebileceğini sanmak; bunun için alacaklının kötü niyet veya ağır kusurunun tespit edilmesi gerekir.
- Takip geçici olarak durdurulmamışken imzanın borçluya ait olduğu anlaşıldığında inkâr tazminatı hükmetmek; bu hâlde tazminat ve para cezası doğmaz.
- Tazminat ve para cezasının oranlarını yanlış hesaplamak; tazminat alacağın yüzde yirmisinden az olamaz, para cezası ise yüzde onudur.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- İmzaya itirazın reddine karar verilmesi gerekirken itirazın kabulüne karar verilmesi bozma nedeni sayılmaktadır; imzanın borçluya ait olmadığı kanaatine varılmadıkça itiraz kabul edilmemektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/346 E., 2025/59 K., 19.02.2025)
- Mahkemece inkâr edilen imzanın borçluya ait olup olmadığının tespit edilememesi hâlinde, imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü senedi elinde tutup takibe başlayan alacaklıya ait sayılmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/18 E., 2024/184 K., 17.04.2024)
- Alacaklının senedi takibe koyarken kötü niyeti veya ağır kusurunun bulunmadığı hâllerde, senedin imza sahibinin sıhhatini bilebilecek konumda olmaması gerekçesiyle tazminat ve para cezası hükmedilmemektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/995 E., 2023/825 K., 20.09.2023)
- Kararın yalnızca itirazın kabulü hâlinde takibin iptali yerine durdurulmasına karar verilmesi gerektiği, HMK'nın karar başlığı hükümlerine uygun gerekçe yazılması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/607 E., 2023/626 K., 14.06.2023)
- İmzaya itiraz üzerine bilirkişi incelemesi yapılmadan tazminat ve para cezasına hükmedilmesi usule aykırı kabul edilmekte, ancak bu eksiklik her zaman yeniden yargılamayı gerektirmediğinden düzeltilerek onanmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/74 E., 2023/565 K., 07.06.2023)
- İcra mahkemesi kararları maddi anlamda kesin hüküm oluşturmadığından, itirazın kabulü kararının ardından alacaklı genel mahkemede alacak davası açabilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/707 E., 2023/423 K., 10.05.2023)
Nasıl ispat edilir?
- İtirazın kabulü veya ret için asıl ispat yükü, senedin altındaki imzanın borçluya ait olup olmadığı konusunda, senedi elinde tutup takibe başlayan alacaklıdadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/18 E., 2024/184 K., 17.04.2024)
- Hüküm bakımından imzanın borçluya ait olduğu veya olmadığı hususu, icra mahkemesinin 68/a'nın dördüncü fıkrasına göre yaptırdığı bilirkişi veya Adli Tıp incelemesi ile tespit edilir.
- Borçlu, imzaya itirazını beş gün içinde dilekçe ile bildirmek zorundadır; itirazın zamanında yapıldığını ve açıkça imza itirazı olduğunu gösteren dilekçe, bu aşamada asıl delildir.
- Alacaklının kötü niyet veya ağır kusurunun varlığını ispat yükü, tazminat ve para cezası talep eden borçluya ait olmakla birlikte, mahkeme bu hususu inceleyerek karar verir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/995 E., 2023/825 K., 20.09.2023)
- Borçlunun menfi tespit veya istirdat davası açması hâlinde, tazminat ve para cezasının kalkması için davanın sonucu belirleyicidir; bu sonuç dava dosyası ile ispatlanır. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/707 E., 2023/423 K., 10.05.2023)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı Kanun m.168: Kambiyo senedine özgü haciz yolunun ve ödeme emri ile beş günlük itiraz süresinin düzenlendiği maddedir; 168/1 hükmü imza itirazının sonucunu, 168/4 ise imzaya itiraz hakkını tanır.
- 2004 sayılı Kanun m.68/a: İmza incelemesinin hangi usulle yapılacağını gösterir; 170/3 uyarınca icra mahkemesi inceleme bu hükme göre yapar.
- 2004 sayılı Kanun m.169/a: Borca itiraz bakımından geçici durdurma usulünü düzenler; imza itirazından ayrılır ve bu maddeye tabi değildir.
- 2004 sayılı Kanun m.170/a: Kambiyo hukuku bakımından şikâyeti düzenler; imzaya itiraz ile karıştırılmamalıdır.
- 2004 sayılı Kanun m.63: Borçlunun ilk duruşmada sebepleri ileri sürmesi bakımından 170/b hükmü üzerinden atıf yapılır.
İİK m.170/A — Borçlunun kambiyo hukuku bakımından şikayeti
İİK m.170/a, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte borçlunun, alacaklının kambiyo hukuku bakımından takip hakkının bulunmadığı iddiasını icra mahkemesine şikâyet yoluyla ileri sürmesini ve icra mahkemesinin bu iddia ile senedin kambiyo vasfını re'sen (kendiliğinden) inceleyerek takibi iptal etmesini düzenler. Hükmün uygulanması, usulüne uygun bir şikâyet veya itirazın varlığına bağlıdır; imza inkarı itirazının geri alınması ile borcun kısmen veya tamamen kabulü halinde hüküm uygulanmaz. Madde, kambiyo senetlerine özgü haciz yolunun genel hükümlerini düzenlemez; bu yola uygulanacak genel hükümler (m.170/b) ile ödeme emri ve itiraz usulü (m.168), genel şikâyet süresi ve genel şikâyet sebepleri ayrı maddelerde yer alır. Ödeme emrine itirazın süresi ve yapılış şekli (m.62), icra mahkemesinde yargılamaya ilişkin usul kuralları ve tazminat sorumluluğu (m.169/a) bu maddenin kapsamı dışındadır.
Borçlunun kambiyo hukuku bakımından şikayeti: hangi kavramlar bilinmeli?
- Kambiyo senedi vasfı
- Takibe dayanak senedin poliçe, bono veya çek olarak Türk Ticaret Kanunu'nun aradığı zorunlu unsurları taşıması halidir. Unsurları eksik olan bir belge bu yolda takibe dayanak olamaz.
- Takip hakkı (kambiyo hukuku bakımından)
- Alacaklının kambiyo senedine özgü takip yoluna başvurma yetkisidir. Senedin hamili olma, yetkili hamil bulunma ve diğer kambiyo hukuku koşulları bu hakkın kapsamındadır.
- Re'sen inceleme
- İcra mahkemesinin, tarafların ileri sürmediği olsa bile senedin kambiyo vasfını ve alacaklının takip hakkını kendiliğinden araştırmasıdır. Bu yetki, usulüne uygun bir şikâyet veya itiraz yapılmış olmasına bağlıdır.
- Usulüne uygun şikâyet veya itiraz
- Süresinde ve usulüne uygun biçimde yapılmış, icra mahkemesine intikal etmiş şikâyet ya da itirazdır. Re'sen inceleme yetkisinin tetikleyicisidir; senedin vasfına ilişkin doğrudan bir şikâyet olması gerekmez.
- İmza inkarı itirazı
- Borçlunun ödeme emrindeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmesidir. Bu itirazın geri alınması hâlinde m.170/a'nın re'sen inceleme hükmü uygulanmaz.
Borçlunun kambiyo hukuku bakımından şikayeti: hangi şartlar aranır?
- Takibin kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla yapılmış olması bulunmalıdır.
- Borçlunun, senedin kambiyo vasfını veya alacaklının kambiyo hukuku bakımından takip hakkını ileri sürdüğü süresi içinde yapılmış usulüne uygun bir şikâyet ya da itirazın icra mahkemesine intikal etmiş olması bulunmalıdır.
- Senedin kambiyo senedi vasfını taşımadığı ya da alacaklının kambiyo hukuku gereğince takip hakkının bulunmadığı icra mahkemesince tespit edilmelidir.
- İmza inkarı itirazı geri alınmamış olmalıdır.
- Borç kısmen veya tamamen kabul edilmemiş olmalıdır; kabul varsa hüküm uygulanmaz.
- Sonuç olarak icra mahkemesinin takibi iptal etmesi için yukarıdaki koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekir.
Borçlunun kambiyo hukuku bakımından şikayeti: hangi sonuçları doğurur?
- Senedin kambiyo senedi vasfını taşımadığı veya alacaklının kambiyo hukuku bakımından takip hakkının bulunmadığı tespit edilirse icra mahkemesi takibi iptal edebilir.
- İcra mahkemesi bu kararı re'sen verebilir; tarafların ayrıca talep etmiş olması şart değildir.
- İmza inkarı itirazı geri alınmış veya borç kısmen ya da tamamen kabul edilmişse icra mahkemesi bu hükme dayanarak takibi iptal edemez; bu hallerde hüküm uygulanmaz.
- Hükmün uygulanmadığı hallerde takip, genel hükümlere göre devam eder.
Doğrudan şikâyet ile re'sen inceleme arasındaki fark nedir?
Borçlunun senedin kambiyo vasfına veya alacaklının takip hakkına ilişkin doğrudan şikâyette bulunması hali, m.168/3 ve m.170/a birinci fıkra kapsamındadır.
Borçlunun başka bir sebeple (örneğin imzaya veya borca itiraz) usulüne uygun şikâyet ya da itirazda bulunması ve bu sırada vasıf eksikliğinin ortaya çıkması hali, m.170/a ikinci fıkra kapsamındadır.
İkinci halde icra mahkemesi, borçlu bu sebebi belirtmemiş olsa bile vasıf eksikliğini kendiliğinden dikkate alıp takibi iptal edebilir.
Re'sen inceleme ile imza inkarının geri alınması veya borcun kabulü arasındaki fark nedir?
İmza inkarı itirazı geri alınmamış ve borç kabul edilmemişse icra mahkemesi re'sen inceleme yapabilir.
İmza inkarı itirazı geri alınmış ya da borç kısmen veya tamamen kabul edilmişse m.170/a hükmü uygulanmaz.
Bu hallerde icra mahkemesi senedin vasfı eksikliğini kendiliğinden dikkate alarak takibi iptal edemez.
Borçlunun kambiyo hukuku bakımından şikayeti: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Maddeyi yalnızca doğrudan vasıf şikâyeti varsa uygulamak; oysa usulüne uygun başka bir şikâyet veya itiraz üzerine re'sen inceleme de mümkündür.
- İmza inkarı itirazının geri alınması veya borcun kabulü hâlinde de re'sen iptal yapabileceğini düşünmek; bu hallerde hüküm uygulanmaz.
- Re'sen inceleme yetkisini, süresi geçmiş ya da hiç yapılmamış bir şikâyet varken kullanılabilir saymak; yetkinin doğması için usulüne uygun başvuru gerekir.
- Vasıf şikâyetini genel şikâyet süresine (yedi gün) tabi saymak; kambiyo vasfına ilişkin şikâyet özel beş günlük süreye tabidir.
- Madde metnini yanlış fıkraya bağlamak: re'sen inceleme yetkisi ikinci fıkrada, doğrudan şikâyet ise birinci fıkrada düzenlenmiştir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Borçlunun imzaya veya borca itirazı süresinde yapılmışsa, senedin kambiyo vasfı eksikliğinin borçlu tarafından açıkça ileri sürülmemiş olması, icra mahkemesinin re'sen inceleme yapmasına engel değildir.
- Borçlunun vasfa ilişkin şikâyet sebebini ödeme emrine itiraz olarak nitelendirmesi hâlinde, icra mahkemesi bu sebebi re'sen değerlendirip takibi iptal edebilir.
- İcra mahkemesinin re'sen inceleme yetkisi yalnızca usulüne uygun bir şikâyet veya itiraz yapılmış olmasıyla ortaya çıkar; süresi geçmiş ya da usulsüz bir başvuru bu yetkiyi doğurmaz.
- İcra mahkemesinin m.170/a kapsamındaki iptal kararlarında borçlu veya alacaklı lehine tazminata hükmedilemez.
Nasıl ispat edilir?
- Senedin kambiyo vasfını ileri süren ya da alacaklının takip hakkını çürütmeye çalışan borçlu, şikâyet veya itiraz dilekçesiyle bu iddiayı ortaya koyar; senedin eksik unsurunu gösterme yükü borçludadır.
- Alacaklı, takibe dayanak senedin poliçe, bono veya çek olarak TTK'nın aradığı unsurları taşıdığını ve kendisinin yetkili hamil olduğunu, takip dosyasına eklenen senetle ispatlar.
- Re'sen inceleme yapılacağından, icra mahkemesi senedin aslı ve takip dosyasındaki belgeler üzerinden vasıf eksikliğini kendiliğinden araştırır; taraflar bu araştırmayı ayrıca talep etmek zorunda değildir.
- İmza inkarı itirazının geri alındığını veya borcun kısmen ya da tamamen kabul edildiğini, bu hallerin varlığını ileri süren taraf ispatlar; bu ispat gerçekleşirse m.170/a hükmünün uygulanmayacağı sonucu doğar.
- Usulüne uygun şikâyet veya itirazın süresinde yapıldığını gösteren tebliğ tarihi ve dilekçe kaydı, re'sen inceleme yetkisinin doğup doğmadığının tespitinde esas alınır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.168: Ödeme emri ve ödeme emrine karşı şikâyet yolunun düzenlenmesidir. Madde 3. bendinde m.170/a'da anılan kambiyo vasfı şikâyetinin dayanağını oluşturur.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.170/b: Kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda genel haciz yolu hükümlerinin hangi ölçüde uygulanacağını belirler; m.170/a'nın özel hükümleri ile birlikte okunur.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.62: Ödeme emrine itirazın süresi ve yapılış şekli ile ilgilidir; kambiyo yolunda m.62 yalnız itirazın başka icra dairesine veya icra mahkemesine yapılabileceği bakımından kıyasen uygulanır.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.16: Genel şikâyet süresi ve genel şikâyet sebepleri bakımından, m.170/a kapsamı dışında kalan şikâyetlerde uygulanır.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.22: Şikâyetin takibi kendiliğinden durdurmadığını, icra mahkemesinin ise icranın durdurulmasına karar verebileceğini düzenler.
İİK m.170/B — Uygulanacak diğer hükümler
İİK m.170/b, kambiyo senetlerine dayanan haciz yoluyla takipte, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolunun (İİK m.167 vd.) özel hükümlerine aykırı olmadığı ölçüde, genel haciz yolu hükümlerinden hangilerinin uygulanacağını belirler. Madde, genel haciz yolundan 61. maddenin ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarını ve 62 ilâ 72. maddeleri uygulanabilir kılar. Hüküm, kambiyo senedine dayalı haciz yolunda uygulanacak usul kurallarının kapsamını çizer; takibin başlatılmasını, itirazın sonuçlarını ve kambiyo senedinin niteliğine ilişkin hükümleri düzenlemez. Maddenin kapsadığı 61. maddenin birinci fıkrası (haciz yoluyla takip talebinin şekli ve ödeme emri ile ilgili ayrıntılar) ile kambiyo senedine özgü takip koşulları (İİK m.167 vd.) bu maddenin dışında kalır. Ayrıca kambiyo senedine dayanan takipte itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı gibi konular (İİK m.170/a ve m.67 vd.) ile takibin zamanaşımı ve hak düşürücü süreleri bu maddede düzenlenmemiştir."
Uygulanacak diğer hükümler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Kambiyo senedine mahsus haciz yolu
- Kambiyo senetlerine dayanan alacakların, ilâmsız icra takibinin özel bir türü olarak haciz yoluyla yürütülmesidir. Genel haciz yolundan ayrılan kendi hükümleri vardır.
- Genel haciz yolu hükümleri
- İİK'nın haciz yoluyla takibe ilişkin genel düzenlemeleridir. Kambiyo senedine mahsus haciz yolunda ancak bu fasılla çelişmediği ölçüde uygulanır.
- Fasıl hükümlerine aykırılık
- Kambiyo senedine mahsus haciz yolunun özel düzenlemesiyle genel hükmün çelişmesi halidir. Bu halde genel hüküm uygulanmaz, özel düzenleme esas alınır.
Uygulanacak diğer hükümler: hangi şartlar aranır?
- Takibin kambiyo senedine dayanması ve haciz yoluyla yürütülmesi gerekir.
- Uygulanacak genel hükmün 61. maddenin ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları ya da 62 ilâ 72. maddelerden biri olması gerekir.
- Genel hükmün kambiyo senedine mahsus haciz yolunun özel hükümleriyle (İİK m.167 vd.) çelişmemesi gerekir; çelişme varsa özel hüküm esas alınır.
- Maddede kapsanmayan 61. maddenin birinci fıkrası ile diğer genel hükümler, bu yolda kendiliğinden uygulanmaz.
Uygulanacak diğer hükümler: hangi sonuçları doğurur?
- Genel hükümlerin kambiyo senedine mahsus haciz yoluna uygulanması, bu yolun özel hükümlerine aykırı olmama koşuluna bağlıdır.
- Özel hükümle çelişen genel hüküm uygulanmaz; bu durumda kambiyo haciz yolunun özel düzenlemesi esas alınır.
- Madde kapsamındaki hükümler, kambiyo senedine dayalı haciz yolunda uygulanacak usul kurallarını tamamlayıcı niteliktedir.
- Maddenin kapsamı dışında kalan hükümler kambiyo takibinde bu madde dayanağıyla uygulanmaz.
Kambiyo senedine mahsus haciz yolu ile genel haciz yolu arasındaki fark nedir?
Kambiyo senedine dayalı takip; özel hükümler (İİK m.167 vd.) uygulanır.
Genel haciz yolu; ilâmsız takibin genel usul kuralları uygulanır.
Genel hükümler yalnız m.170/b'de belirtilen ölçüde ve özel hükümle çelişmediği halde kambiyo takibinde uygulanır.
61. maddenin birinci fıkrası ile ikinci–beşinci fıkraları arasındaki fark nedir?
Birinci fıkra kapsam dışındadır; takip talebinin genel şartlarını düzenler.
İkinci–beşinci fıkralar m.170/b kapsamında kambiyo haciz yoluna uygulanır.
Yalnız ikinci–beşinci fıkralar kambiyo takibinde geçerli genel kurallar olarak devreye girer.
Uygulanacak diğer hükümler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- 61. maddenin birinci fıkrasının da kambiyo haciz yoluna kendiliğinden uygulanacağını sanmak; madde yalnız ikinci–beşinci fıkraları kapsar.
- Genel haciz yolu hükümlerini, kambiyo senetlerine mahsus özel düzenlemeyle çeliştiği hâlde de uygulamak; bu durumda özel hüküm esas alınır.
- Maddenin kapsamına 62–72. maddelerin tamamının girdiğini değil, yalnız m.170/b'de sayılan hükümlerin uygulanabileceğini gözden kaçırmak.
Nasıl ispat edilir?
- Kambiyo senedine dayanan haciz yolu takibinde, senedin varlığı ve takibin kambiyo niteliği alacaklı tarafından belgeyle ispatlanır.
- Genel hükmün (61. maddenin ikinci–beşinci fıkraları veya 62–72. maddeler) kambiyo takibine uygulanabilmesi, özel hükümle çelişmediğinin ortaya konmasına bağlıdır; bu hususta ispat yükü takibi yürüten alacaklıdadır.
- Borçlu, özel hükümle çelişen bir genel hükmün uygulandığını ileri sürerek bu uygulamanın hatalı olduğunu ileri sürer ve bunu takip dosyası üzerinden ortaya koyar.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı Kanun m.61: İkinci–beşinci fıkraları bu madde ile kambiyo haciz yoluna uygulanabilir kılınmıştır; birinci fıkrası kapsam dışındadır.
- 2004 sayılı Kanun m.62: Genel haciz yolu hükmü olarak 170/b ile kambiyo haciz yoluna uygulanır, özel hükümle çelişmediği ölçüde.
- 2004 sayılı Kanun m.72: Madde aralığının son hükmü olarak genel haciz yolu kurallarının kambiyo takibine uygulanmasında 170/b'nin kapsamına girer.
- 2004 sayılı Kanun m.167: Kambiyo senedine mahsus haciz yolunun özel hükümlerinin başlangıcıdır; genel hükümler bu hükümlere aykırı olamaz.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| on gün | m.168 | (Değişik: 2/7/2012-6352/33 md.) Borcun ve takip masraflarının on gün içinde ödeme emrinde yazılı olan icra dairesine ait banka hesabına ödenmesi ihtarı, 3. |
| beş gün | m.168 | Takibin müstenidi olan senet kambiyo senedi vasfını haiz değilse, beş gün içinde icra mahkemesine şikayet etmesi lüzumu, 4. |
| üç gün | m.168 | (Değişik: 17/7/2003-4949/45 md.) İtiraz edilmediği ve borç ödenmediği takdirde on gün içinde 74 üncü maddeye, itiraz edilip de reddedildiği takdirde ise üç gün içinde 75 inci maddeye göre mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapisle… |
| otuz gün | m.169/A | (Ek: 18/2/1965-538/83 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/46 md.) İcra mahkemesi hâkimi, itiraz sebeplerinin tahkiki için iki tarafı en geç otuz gün içinde duruşmaya çağırır. |
| altı ay | m.169/A | Bunun üzerine alacaklı en geç altı ay içinde icra mahkemesi önünde duruşma talep ederek makbuz altındaki imzanın kendisine ait olmadığını ispat etmek suretiyle, takibin devamına karar alabilir. |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
11 karar- Hukuk Genel Kurulu, 2024/346 E., 2025/59 K., 19.02.2025İlgili madde: m.168, m.170
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/684 E., 2024/318 K., 06.06.2024İlgili madde: m.169
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/957 E., 2024/281 K., 22.05.2024İlgili madde: m.168
- Hukuk Genel Kurulu, 2024/18 E., 2024/184 K., 17.04.2024İlgili madde: m.168, m.170
- Hukuk Genel Kurulu, 2021/995 E., 2023/825 K., 20.09.2023İlgili madde: m.168, m.169, m.170
- Hukuk Genel Kurulu, 2021/607 E., 2023/626 K., 14.06.2023İlgili madde: m.168, m.169, m.170
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/74 E., 2023/565 K., 07.06.2023İlgili madde: m.170
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/254 E., 2023/485 K., 17.05.2023İlgili madde: m.168, m.169
- Hukuk Genel Kurulu, 2021/372 E., 2023/456 K., 17.05.2023İlgili madde: m.169
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/707 E., 2023/423 K., 10.05.2023İlgili madde: m.170
Diğer 1 karar
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2024/2663 E., 2024/350 K., 29.11.2024İlgili madde: m.169
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 02.07.2012 (m.168).
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 6.1. İflas - Giriş ve Genel İflas Yoluyla Takip bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış