İflas yoliyle takip

İflas yolu ile takip, iflas davası, müşterek hükümler

İİK m.171–176/Bİcra ve İflas HukukuSon değişiklik: 02.07.2012 (m.171)

Kısaca

İİK m.171 kambiyo senetlerine dayanan alacaklar için iflas yolunda icra dairesi tarafından borçluya gönderilecek ödeme emrinin içeriğini düzenler. İİK m.172, ödeme emrine karşı borçlunun itiraz ve şikayetlerini ne zamana kadar ve hangi usulle icra dairesine bildireceğini düzenler.

Kapsam

Bu konu, İcra ve İflas Kanunu m.171–176/B hükümlerini kapsar.

İİK m.171 — Ödeme emri

Bu madde kambiyo senetlerine dayanan alacaklar için iflas yolunda icra dairesi tarafından borçluya gönderilecek ödeme emrinin içeriğini düzenler. Ödeme emrinde yer alması gereken kayıtları, ödeme ve itiraz ihtarlarını ve ödeme emri için 60. maddenin son iki fıkrasının uygulanacağını kapsar. Ödeme emrine karşı itiraz ve şikayet süreleri ile bu yolda itirazın sonuçları ise ayrıca düzenlenmiştir (m.172, m.173). Madde iflas davasının açılmasını, dava usulünü, muhafaza tedbirlerini ve iflas kararının sonuçlarını düzenlemez (m.166, m.167 ve sonrası). Genel iflas yolunun ödeme emri ve takip talebi hükümleri de bu maddenin kapsamında değildir (m.154-156). Kambiyo senedinin aslının veya onaylı örneğinin takibe eklenmesi (m.167) ile senedin vadesinin ve kambiyo niteliğinin incelenmesi de bu maddenin dışındadır.

Ödeme emri: hangi kavramlar bilinmeli?

Kambiyo senedi
Poliçe, bono veya çek gibi kanunda kambiyo senedi olarak nitelenen ve kambiyo senetlerine özgü takip yollarına konu olabilen belgedir. İcra memurunun ödeme emri göndermeden önce bu niteliği tespit etmesi gerekir.
Ödeme emri
İcra dairesinin borçluya senet sureti ile birlikte gönderdiği, borcun ve masrafların belirli süre içinde ödenmesini, itiraz ve şikayetin bildirilmesini ve ödenmezse iflas talebinin yapılabileceğini bildiren belgedir.
Takip talebi kayıtları
Takip talebinde yazılması gereken unsurlardır. Ödeme emrinde yer alırlar; ancak alacaklı veya vekilinin banka hesap numarası bu kayıtların dışında tutulur.
Beş günlük süre
Kambiyo yolunda ödeme, itiraz ve şikayet için tanınan süredir. Genel iflas yolundaki yedi günlük süreden farklıdır ve süre, ödeme emrinin tebliği ile işlemeye başlar.
İtiraz ve şikayet
Borçlunun kambiyo senedi ve borca ilişkin itirazlarını icra dairesine bildirmesi ya da ödeme emrinin usulüne aykırılığını ileri sürmesidir. Bu madde bakımından her türlü itiraz ve şikayetin sebepleriyle birlikte bildirilmesi öngörülmüştür.

Ödeme emri: hangi şartlar aranır?

  • Alacağın kambiyo senedine dayanması ve icra memurunun senedin kambiyo senedi niteliğini tespit etmiş olması gerekir.
  • Kambiyo senedinin vadesinin gelmiş olması gerekir; vadesi gelmemiş senet için bu yol işlemez.
  • Alacaklının iflas yolunu takip talebinde seçmiş olması ve kambiyo senedine dayandığını bildirmesi gerekir.
  • Ödeme emrinin senedin aslı veya alacaklı tarafından onaylı bir örneği ile birlikte borçluya gönderilmesi gerekir.
  • Ödeme emrinde takip talebindeki kayıtların yer alması gerekir; alacaklı veya vekilinin banka hesap numarası bu kayıtlara dahil edilmez.
  • Ödeme emrinde borcun ve takip masraflarının beş gün içinde icra dairesine ait banka hesabına ödenmesi ihtarı yer almalıdır.
  • Ödeme emrinde kambiyo senedine ve borca dair her türlü itiraz ve şikayetin sebepleriyle birlikte, tebliğ edilecek nüshadan bir fazla dilekçe ile beş gün içinde icra dairesine bildirilmesi ihtarı yer almalıdır.
  • Ödeme emrinde beş gün içinde borç ödenmez ve itiraz veya şikayet edilmezse alacaklının ticaret mahkemesinden borçlunun iflasını talep edebileceği ihtarı yer almalıdır.
  • Ödeme emrine 60. maddenin son iki fıkrasının uygulanacağı da dikkate alınmalıdır.

Ödeme emri: hangi sonuçları doğurur?

  • Ödeme emri gönderildikten sonra borçlu beş gün içinde borcu ve masrafları öderse takip sona erer.
  • Borçlu beş gün içinde ne öder ne de itiraz veya şikayet ederse ödeme emri kesinleşir ve alacaklı ticaret mahkemesinden iflas talep edebilir.
  • Borçlu süresinde itiraz veya şikayet ederse iflas takibi durur ve alacaklının itirazın kaldırılmasını ve iflas kararı verilmesini ticaret mahkemesinden istemesi gerekir.
  • Ödeme emrinde yer alması gereken kayıtlardan biri eksikse ödeme emrinin usulüne uygun olmadığı ileri sürülebilir ve şikayet yoluyla ödeme emrinin iptali istenebilir.
  • Ödeme emrinde 60. maddenin son iki fıkrası hükümleri de uygulanır.

Kambiyo senetlerine özgü iflas yolu ile genel iflas yolu arasındaki fark nedir?

Alacak kambiyo senedine bağlıysa ve alacaklı bu yolu seçtiyse m.171 uygulanır; ödeme emri senet aslı veya onaylı örneği ile gönderilir.

Alacak senede bağlı değilse ya da alacaklı genel iflas yolunu seçtiyse genel iflas hükümleri (m.155-156) uygulanır; ödeme süresi yedi gündür.

Kambiyo yolunda ödeme, itiraz ve şikayet süreleri beş gündür; genel yolda yedi gün, ödeme emrinin içeriği ve itiraz süreleri farklıdır.

Ödeme emrine itiraz ile ödeme emrine şikayet arasındaki fark nedir?

Kambiyo senedine ve borca dair itirazlar, sebepleri ile birlikte icra dairesine bildirilir ve diğer tarafa tebliğ edilecek nüshadan bir fazla dilekçe verilir.

Şikayet, icra işleminin usulüne uygun yapılmadığı veya ödeme emrinin içeriğinin eksik olduğu gibi iddialar için kullanılır ve ayrı bir yoldur.

İtiraz takibi durdurur ve alacaklının iflas davasında itirazın kaldırılmasını istemesi gerekir; şikayet ise iflas davasında bağlayıcı etkiye sahip değildir.

Ödeme emri: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Kambiyo yolunda da genel iflas yoluna özgü yedi günlük süreyi uygulamak; kambiyo yolunda süreler beş gündür.
  • Ödeme emrine banka hesap numarasını takip talebi kayıtlarının bir parçası sayarak eklemek; alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası bu kayıtların dışındadır.
  • Vadesi gelmemiş senede dayanarak ödeme emri göndermek; madde vadenin gelmiş olmasını şart koşar.
  • Ödeme emrine itiraz edilmediğinde iflas kararının kendiliğinden verileceğini düşünmek; alacaklının ticaret mahkemesinden talepte bulunması gerekir.
  • Ödeme emrindeki ihtar eksikliğini önemsiz saymak; eksik kayıt ödeme emrinin usulüne aykırılığı nedeniyle şikayet konusu olabilir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Kambiyo senedine dayalı iflas takibinde ödeme emrinin yukarıda sayılan içeriğe uygun düzenlenmesi aranmaktadır. (6. Hukuk Dairesi, 2024/1657 E., 2024/1909 K., 03.06.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Ödeme emrinin usulüne uygun gönderildiğini ve kayıtlarının eksiksiz olduğunu ileri süren alacaklı, bunu icra dosyasındaki ödeme emri ve tebliğ belgesi ile ispatlar.
  • Alacaklının kambiyo senedine dayandığını ve senedin vadesinin geldiğini ileri süren taraf, senedin aslı veya onaylı örneği ile ispat eder; bu belge takibe eklenmemişse iddia zayıflar (m.167 ile birlikte okunmalıdır).
  • Borçlunun beş gün içinde ödeme yaptığını veya itiraz ve şikayet ettiğini ileri süren borçlu, bunu icra dairesine verilen ödeme belgesi veya dilekçe ile ispatlar.
  • Ödeme emrinin tebliğ tarihi tebliğ belgesinden anlaşılır; süre hesabı bu tarihe göre yapılır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

İİK m.172 — İtiraz veya şikayet

İİK m.172, ödeme emrine karşı borçlunun itiraz ve şikayetlerini ne zamana kadar ve hangi usulle icra dairesine bildireceğini düzenler. Hükmün konusu, itiraz veya şikayet için tanınan beş günlük süre, dilekçenin şekli ve nüsha sayısı, dilekçenin alacaklıya tebliği ve bu bildirimin zorunluluğudur. Hüküm, ödeme emri tebliğ edilmiş borçlu bakımından uygulanır. Şikayet ve itirazın esasına ilişkin ayrıntılar, itiraz sebepleri ve şikayet sebepleri bu maddede düzenlenmez; bunlar İİK m.16 ile m.67 ve devamında (ödeme emri ve itiraz) yer alır. İtirazın iptali, itirazın kaldırılması ve itirazın sonucu da bu maddenin kapsamı dışındadır (m.66 ve m.68 ve devamı). Şikayetin icra mahkemesinde incelenmesi usulü (m.18) ve şikayet süresi (m.16 ve m.19) de bu maddede düzenlenmez.

İtiraz veya şikayet: hangi kavramlar bilinmeli?

Ödeme emrine itiraz
Ödeme emri tebliğ edilen borçlunun, takibin dayanağını ya da alacağın varlığını maddi hukuk ve takip hukuku bakımından çekişmeye açan başvurusudur. Borçlunun ödeme emrine karşı koyma yolu olup, icra dairesine beş gün içinde bildirilmesi gerekir.
Şikayet
İcra ve iflas organlarının hukuka aykırı işlemlerine karşı icra mahkemesine başvurulan denetim yoludur. Bu maddedeki bildirim, icra dairesine yapılan ve alacaklıya tebliğ edilen bir itiraz veya şikayet beyanıdır.
Sebepleri ile birlikte bildirim
Borçlunun itiraz veya şikayet nedenlerini dilekçede açıkça ortaya koymasıdır. Sebep gösterilmeden yapılan bildirim, maddenin aradığı şekle uygun sayılmaz.
Nüsha
Dilekçenin karşı tarafa tebliğ edilmek üzere icra dairesine verilen ek kopyasıdır. Maddeye göre dilekçe, tebliğ edilecek nüshadan bir fazla düzenlenir.

İtiraz veya şikayet: hangi şartlar aranır?

  • Borçlunun ödeme emrine itiraz veya şikayet etmek istemesi gerekir.
  • Ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmiş olması gerekir; süre tebliğ tarihinden itibaren işler.
  • İtiraz veya şikayetin ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde icra dairesine bildirilmesi gerekir.
  • Bildirimin sebepleri ile birlikte yazılı dilekçeyle yapılması gerekir.
  • Dilekçenin diğer tarafa tebliğ edilecek nüshadan bir fazla düzenlenmesi gerekir.
  • Dilekçenin, sebepleri ile birlikte, bir nüshası alacaklıya tebliğ edilmek üzere icra dairesine verilmesi gerekir.

İtiraz veya şikayet: hangi sonuçları doğurur?

  • Borçlu beş gün içinde sebepleri ile birlikte dilekçe verirse, itiraz veya şikayet icra dairesine bildirilmiş olur.
  • Dilekçenin bir nüshası derhal alacaklıya tebliğ edilir.
  • Borçlu beş günlük süre içinde bildirimde bulunmazsa ödeme emrine itiraz hakkını kaybeder ve ödeme emri kesinleşir.
  • Bildirim sebepleri ile birlikte yapılmazsa maddenin aradığı biçim yerine getirilmemiş olur.
  • Diğer tarafa tebliğ edilecek nüshadan bir fazla dilekçe verilmezse dilekçenin alacaklıya tebliği mümkün olmaz ve bildirim eksik kalır.

İtiraz ile şikayet (ödeme emri bakımından) arasındaki fark nedir?

Maddi hukuka dayanan sebepler ve takibin esasına ilişkin itirazlar ödeme emrine itiraz yolundadır.

Takip hukukuna ilişkin ve icra müdürünün kendiliğinden gözetmesi gereken hususlar şikayet yolunda ileri sürülür.

Her iki yol da bu maddedeki beş günlük süre içinde icra dairesine bildirilir; süre ve bildirim usulü ortaktır, ancak itiraz sebebi ile şikayet sebebi ayrı ayrı değerlendirilir.

Yazılı dilekçe ile sözlü bildirim arasındaki fark nedir?

Bu maddeye göre bildirim dilekçe ile ve sebepleri ile birlikte yapılır.

Şikayet dava olmadığından icra mahkemesinde sözlü yapılabilir; ancak bu maddedeki ödeme emrine itiraz bildirimi dilekçe şartına bağlıdır.

Ödeme emrine karşı beş günlük bildirim, dilekçe şekline uyulmadan geçerli sayılmaz.

Borçlu ile alacaklı (bildirim yükümlülüğü) arasındaki fark nedir?

Borçlu bildirimi yapmakla yükümlüdür ve dilekçeyi icra dairesine verir.

Alacaklı bildirimin tebliğini alır ve dilekçenin bir nüshası kendisine derhal tebliğ edilir.

Alacaklının dilekçeyi öğrenmesi için icra dairesinin derhal tebliğ yapması gerekir.

İtiraz veya şikayet: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Beş günlük süreyi ödeme emrinin tebliğinden değil, borçlunun öğrendiği tarihten saymak; süre başlangıcı tebliğ tarihine göre hesaplanır.
  • Beş günlük süreyi şikayet süresi olan yedi gün ile karıştırmak; bu maddede süre beş gündür.
  • Bildirimi sözlü yapmak ya da sebep göstermeden yalnızca itiraz ettiğini bildirmek; madde dilekçe ve sebep şartı arar.
  • Dilekçeyi yalnızca icra dairesine vermek ve alacaklıya tebliğ edilecek nüshayı hazırlamamak; bir fazla nüsha şarttır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Şikayet dava olmadığından dilekçenin davaya özgü zorunlu unsurları aranmaz; ancak ödeme emrine itiraz bildiriminde dilekçe ve sebep şartı vardır.

Nasıl ispat edilir?

  • Beş günlük sürenin başlangıcını ödeme emrinin tebliğ tarihi belirler; ispat yükü tebliğ tarihini ileri süren tarafta, pratikte icra dairesinin tebliğ belgesindedir.
  • Borçlu, bildirimini beş gün içinde yaptığını dilekçenin icra dairesine giriş kaydı ile ispatlar; süre geçmişse bildirimin süresinde yapıldığını ispat yükü borçludadır.
  • Dilekçenin diğer tarafa tebliğ edilecek nüshadan bir fazla düzenlendiğinin ve alacaklıya tebliğ yapıldığının ispatı icra dairesinin kayıtlarına dayanır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

İİK m.173 — İtiraz veya şikayet olunmaması

İİK m.173, kambiyo senetlerine özgü iflas yolunda ödeme emrine itiraz ya da şikayet edilmeyerek takibin kesinleştiği hallerde alacaklının ticaret mahkemesinde açacağı iflas davasının usulünü düzenler; iflas talebinin ilanını, diğer alacaklıların davaya müdahale ve itiraz süresini, depo kararını ve depo kararına uyulmamasının sonucunu ve gecikmiş itiraz hakkını kapsar. Madde yalnız kambiyo senedine dayanan iflas takibine ve borçlunun ödeme emrine hiç itiraz ya da şikayet etmediği hâle uygulanır; itiraz ya da şikayet edilmiş takiplerde ise itirazın kaldırılması ve iflas davası İİK m.174 kapsamındadır. Genel iflas yolundaki iflas davasının usulünü (m.156 ve devamı) ve iflas kararının etkilerini düzenlemez. İtirazın kaldırılması ve iflas davası (m.174), iflas kararının kesinleşmesi ve ilanı (m.165-166), depo kararına ilişkin genel hüküm (m.158) ve iflas masraf avansı (m.160) ayrı maddelerde yer alır.

İtiraz veya şikayet olunmaması: hangi kavramlar bilinmeli?

Kambiyo senetlerine özgü iflas yolu
Kambiyo senedinden doğan alacak için, genel iflas yoluna alternatif olarak seçilebilen takip türüdür. Alacaklı bu yolu seçerse takip talebinde bunu açıkça belirtmek ve senedin aslını ya da borçlu sayısınca onaylı örneğini eklemek zorundadır (m.167 ile bağlantılı).
Ödeme emri
İcra dairesinin borçluya gönderdiği, borcu ödemesi, itiraz ya da şikayette bulunması gereken belgedir. Bu maddede, beş günlük sürenin geçmesinden sonra takibin kesinleşmesini sağlayan belge olarak önem taşır; iflas davasına ekte sunulması gereken belge budur.
Takibin kesinleşmesi
Borçlunun beş gün içinde ödeme, itiraz ya da şikayet yapmaması sonucu takibin artık itiraz ya da şikayete açık olmaması durumudur. Kesinleşme ile birlikte alacaklı iflas davası açabilir.
Basit yargılama usulü
İflas davasının incelenmesinde uygulanan, kanunda ayrıca düzenlenen yargılama usulüdür. Mahkeme incelemesini bu usulle yapar ve yalnız takip dosyasının ve belgelerin şekli denetimini esas alır.
Depo kararı
Mahkemenin, müdahale veya itiraz yerinde görülmediğinde borçluya yedi gün içinde faiz ve icra masraflarıyla birlikte borcu ödemesini ya da mahkeme veznesine depo etmesini emretmesidir (m.158 uyarınca). Bu karar iflas kararından önce verilir ve yerine getirilmezse iflas kararına bağlanır.
Gecikmiş itiraz
Borçlunun haklı bir mazerete dayanarak ödeme emrine itiraz süresi geçtikten sonra yaptığı itiraz hakkıdır (m.65 uyarınca). Bu maddede ticaret mahkemesine yapılır ve mahkeme bunu iflas davası içinde karara bağlar.

İtiraz veya şikayet olunmaması: hangi şartlar aranır?

  • Alacağın kambiyo senedine dayanması ve takibin kambiyo senetlerine özgü iflas yoluyla yapılmış olması gerekir.
  • Borçlunun, ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde borcu ödememiş, itiraz ya da şikayette de bulunmamış olması gerekir.
  • Alacaklının, bu durumu gösteren ödeme emri nüshasıyla birlikte ticaret mahkemesinde iflas davası açması ve borçlunun iflasına karar verilmesini istemesi gerekir.
  • Mahkemenin takip dosyasını getirtip basit yargılama usulünde yaptığı incelemede, borcun ödenmediği ve itiraz ya da şikayet bulunmadığı tespit edilmelidir.
  • Mahkemenin, iflas talebinin ilanını 166. maddenin ikinci fıkrasındaki usulle yapması gerekir; ilan iflas talebinin kesinleşmesi için ön koşuldur.
  • İlanından itibaren on beş gün içinde diğer alacaklılar davaya müdahale ya da itiraz ederek iflası gerektiren bir hal bulunmadığını ileri sürebilir; bu süre geçmeden iflas kararı verilmez.
  • Müdahale ya da itiraz yoksa ya da yerinde görülmezse mahkeme, borçluya yedi gün içinde faiz ve icra masraflarıyla birlikte borcun ödenmesini ya da mahkeme veznesine depo edilmesini emreder; bu depo kararı iflasın ön aşamasıdır.
  • Depo kararı yerine getirilmezse borçlunun iflasına karar verilir; depo kararını yerine getiren borçlu için dava reddedilir.
  • Borçlu, ödeme emrinde yazılı sürenin dolmasının ardından borcunu ödediğini resmi bir belgeyle kanıtlarsa, iflas yoluyla takip talebi ile iflas davası düşer.

İtiraz veya şikayet olunmaması: hangi sonuçları doğurur?

  • Borçlu beş gün içinde borcu ödemez, itiraz ya da şikayette bulunmazsa takip kesinleşir ve alacaklı ticaret mahkemesinde iflas davası açabilir.
  • Mahkeme takibin kesinleştiğini tespit ettiğinde iflas talebini 166. maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan eder; bu ilan yapılmadan iflas kararı verilemez.
  • İlandan itibaren on beş gün içinde müdahale ya da itiraz yoksa ve mahkeme bunları yerinde görmezse, mahkeme 158. madde uyarınca yedi günlük depo kararı verir.
  • Borçlu depo kararının gereğini yedi gün içinde yerine getirirse iflas davası reddedilir.
  • Borçlu depo kararına uymazsa mahkeme depo kararından sonraki ilk oturumda borçlunun iflasına karar verir.
  • Borçlu, ödeme emrinde yazılı sürenin dolmasının ardından borcunu ödediğini resmi bir belgeyle kanıtlarsa, iflas yoluyla takip talebi ile iflas davası düşer.
  • Alacaklının iflas davası açması, ödeme emrine itiraz edilmediğinin belgesi olan ödeme emri nüshasının eklenmesine bağlıdır; bu olmadan dava usulden reddedilir.
  • Borçlu, haklı mazeretle ödeme emrine süresinde itiraz edememişse, ticaret mahkemesine gecikmiş itirazda bulunabilir ve mahkeme bu talebi iflas davası içinde karara bağlar.

Ödeme emrine itiraz ya da şikayet edilmemesi ile edilmesi arasındaki fark nedir?

Borçlu beş gün içinde itiraz ya da şikayette bulunmazsa takip kesinleşir ve m.173 uygulanır; iflas davası ticaret mahkemesinde ödeme emri nüshasıyla açılır.

Borçlu itiraz ya da şikayette bulunmuşsa takip kesinleşmemiştir; alacaklı itirazın kaldırılması ile birlikte iflas davası açar ve bu durumda m.174 uygulanır.

Hangi maddenin uygulanacağı ve iflas davasının hangi aşamada açılacağı değişir. Kararlar, itiraz ya da şikayetin hiç yapılmadığı hâl ile yapıldığı hâli açıkça ayırır.

Depo kararı öncesi ile depo kararı sonrası aşama arasındaki fark nedir?

Müdahale ya da itiraz yoksa veya yerinde görülmezse mahkeme depo kararı verir ve borçluya yedi günlük süre tanır.

Depo kararı yerine getirilmezse mahkeme depo kararından sonraki ilk oturumda iflas kararı verir.

Borçlu yedi gün içinde borcu öderse ya da depo ederse iflas davası reddedilir; ödemezse iflas kararı verilir.

Diğer alacaklıların müdahalesi ile borçlunun gecikmiş itirazı arasındaki fark nedir?

Diğer alacaklılar on beş gün içinde iflas talebinin reddini isteyebilir.

Ödeme emrine süresinde itiraz edemeyen borçlu, haklı mazeretle gecikmiş itiraz (m.65) yapabilir.

Alacaklılar iflasın reddini ister; borçlu ise gecikmiş itirazıyla ticaret mahkemesinde davayı yeniden karara bağlatabilir. Mahkeme gecikmiş itirazı yerinde görmezse reddeder.

İtiraz veya şikayet olunmaması: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Madde metninde yer alan "beş gün" süresini ödeme emrinin tebliğ tarihinden değil, takip talebinin verildiği tarihten saymak; süre başlangıcını yanlış belirlemek.
  • Mahkemenin ilan yapmadan doğrudan iflas kararı vermesi; ilan zorunluluğunu atlamak.
  • On beş günlük müdahale süresini ilanın yapıldığı tarihten değil, dava açıldığı tarihten saymak.
  • Depo kararını yedi günlük süre tanımadan ve borçluya tebliğ etmeden doğrudan iflas kararına bağlamak.
  • Gecikmiş itiraz hakkını, borçlunun kusuru olmaksızın itiraz edememesi koşuluna bağlamadan, her hâlde kabul etmek veya hiç tanımamak.
  • İtiraz ya da şikayet edilmiş bir takipte m.173 hükmünü uygulamak; bu hâlde m.174 uygulanır.
  • Borçlunun ödeme emrinde yazılı sürenin geçmesinden sonra ödediğine dair belgeyi kabul etmemek; belge ibrazı hâlinde iflas davasının düşeceğini gözden kaçırmak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Kambiyo senedine dayalı iflas takibinde ödeme emri nüshasının dava dilekçesine eklenmesi, mahkemenin takibin kesinleştiğini tespit etmesi için zorunlu sayılmaktadır. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2024/1461 E., 2024/207 K., 25.10.2024)
  • Mahkemenin iflas davasını incelerken yalnızca şekli inceleme yaptığı ve takip dosyasını getirtip basit yargılama usulünde değerlendirme yaptığı kabul edilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2025/523 E., 2025/889 K., 15.09.2025)
  • Madde başlığının "İtiraz veya şikayet olunmaması" olduğu ve maddenin bu hâlde uygulandığı, kararlarda açıkça vurgulanmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2024/956 E., 2024/1364 K., 15.11.2024; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/1026 E., 2022/873 K., 06.07.2022)
  • Diğer alacaklıların on beş günlük müdahale süresi geçtikten sonra yapılan itirazların kabul edilmediği ve bu nedenle iflas kararının verildiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/1179 E., 2026/244 K., 18.02.2026)
  • Depo kararının borçluya yedi gün içinde ödeme ya da depo imkânı tanıyarak bildirilmesi ve bu süre dolmadan iflas kararı verilmemesi gerektiği kabul edilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2025/523 E., 2025/889 K., 15.09.2025)
  • İflas davasının kambiyo senetlerine özgü iflas yolu kapsamında, m.173 ve m.174 birlikte uygulanan iki ayrı dava türü olarak ele alındığı kararlarda kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2022/119 E., 2022/627 K., 26.05.2022)

Nasıl ispat edilir?

  • İflas talebinde bulunan alacaklı, takibin kesinleştiğini ödeme emri nüshası ve borcun ödenmediğini gösteren belgeyle ispatlamak zorundadır; ispat yükü alacaklıdadır. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2024/1461 E., 2024/207 K., 25.10.2024)
  • Borçlu, ödeme emrinde yazılı süre içinde ödeme yaptığını resmi belgeyle ispatlamak zorundadır; ödeme savunması için ibraz edilmesi gereken belge resmi belgedir.
  • Diğer alacaklılar, iflası gerektiren bir hâlin bulunmadığını ileri sürerek bu iddiasını kendileri ispatlamakla yükümlüdür; ispat yükü onlardadır.
  • Mahkeme, takip dosyasını getirtip basit yargılama usulünde inceleme yapar ve kendiliğinden incelenmesi gereken noktalarda iddia ve delil değerlendirmesi yapar. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2025/523 E., 2025/889 K., 15.09.2025)

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

İİK m.174 — İtiraz veya şikayet olunması

İİK m.174, alacaklının, borçlunun itiraz ve şikayetinin kaldırılmasını ve iflasına karar verilmesini ticaret mahkemesinden isteyebilmesi için gereken hukuki yolu düzenler; bu isteğin ticaret mahkemesinde iflas davasıyla birlikte görülmesini öngörür. Kanun, alacaklının takip borçlusuna karşı ileri sürdüğü bu talebi, borçlunun icra takibine yaptığı itirazın kaldırılması ve borçlunun iflası başlığı altında toplar. Maddeyi, takibin kesinleşmesi için itirazın kaldırılmasını isteyen alacaklı ile borçlu arasındaki ilişki bakımından uygulanır. Maddede süre, ispat yükü ayrıntısı, itirazın kaldırılmasının koşulları ve iflas davasının esasına ilişkin ölçütler yer almaz; bunlar iflas talebinin koşulları ile itirazın iptali ve kaldırılması hükümlerinde (m.158, m.67 vd.) düzenlenmiştir. Şikayet yolunun genel çerçevesi (m.16, m.18) ile sıra cetveline itiraz davası (m.142) da bu maddenin kapsamı dışındadır.

İtiraz veya şikayet olunması: hangi kavramlar bilinmeli?

İtirazın kaldırılması
Borçlunun takibe yaptığı itirazın, alacaklının talebi üzerine mahkemece ortadan kaldırılmasıdır. Bu talep, itirazın iptali davası niteliğinde bir yargısal korumadır ve takibin kesinleşmesine yol açar.
Ticaret mahkemesi
Maddede itirazın kaldırılması ile iflas talebinin birlikte görüleceği mercidir. Görev bakımından bu talebin ticaret mahkemesinde incelenmesi öngörülmüştür.
İflas davası
Borçlunun iflasına karar verilmesi için açılan davadır. Maddede bu dava, m.158 uyarınca mahkemece karara bağlanacak talep olarak geçer.

İtiraz veya şikayet olunması: hangi şartlar aranır?

  • Talep eden alacaklının, borçluya karşı bir icra takibi başlatmış olması ve borçlunun bu takibe itiraz etmiş bulunması gerekir.
  • Alacaklı, itirazın kaldırılmasını ve borçlunun iflasına karar verilmesini birlikte talep etmelidir; talep yetkili ticaret mahkemesine yöneltilmelidir.
  • İflas talebinin m.158 kapsamında iflas davasının koşullarını taşıması gerekir; mahkeme bu koşulları aradıktan sonra iflas davasını karara bağlar.

İtiraz veya şikayet olunması: hangi sonuçları doğurur?

  • Talep kabul edilirse borçlunun itirazı kaldırılır ve takip kesinleşir; ardından m.158 uyarınca iflas davası karara bağlanır.
  • Talep reddedilirse itirazın kaldırılması gerçekleşmez; alacaklı takibe devam edemez ve iflas talebi de bu yoldan sonuçlanmaz.
  • İflas davasının koşulları oluşmazsa mahkeme iflas talebini reddeder; bu hal itirazın kaldırılmasından bağımsız olarak değerlendirilir.

İtirazın kaldırılması ile iflas davası ile salt itirazın kaldırılması arasındaki fark nedir?

Alacaklı hem itirazın kaldırılmasını hem de borçlunun iflasını talep eder; mahkeme iflas davasını da karara bağlar.

Alacaklı yalnız itirazın kaldırılmasını isteyerek icra takibinin devamını sağlamak amacını güder.

Birinci halde mahkeme iflas davasını da m.158 uyarınca karara bağlar; ikinci halde iflas talebi bulunmadığı için yalnız takibin devamı sonucu doğar.

İtirazın kaldırılması (m.174) ile şikayet yoluyla itirazın geçici kaldırılması arasındaki fark nedir?

Madde, itirazın kaldırılmasını ve iflas talebini birleştirir; bu talep bir iflas davası ile bağlantılıdır.

Şikayet yolu ise icra dairesinin işlemine karşı kanuna aykırılık veya hadiseye uygunsuzluk iddiasıdır ve iflas talebi içermez.

Şikayet süresi ve hukuki niteliği farklıdır; m.174 kapsamındaki talep iflas davası koşullarına tabidir.

İtiraz veya şikayet olunması: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • İtirazın kaldırılması talebini şikayet süresine (m.16) bağlı bir şikayet yolu gibi değerlendirmek; bu talep bir iflas davası bağlamında görülür.
  • İflas talebini salt itirazın kaldırılması talebiyle karıştırmak; m.158 koşullarının ayrıca aranması gerekir.
  • Talebi icra mahkemesinde görmek; madde açıkça ticaret mahkemesini öngörür.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Alacaklının itirazın kaldırılması talebinde, talebin ticaret mahkemesinde iflas davası ile birlikte görüldüğü ve iflas davasının m.158 uyarınca karara bağlandığı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/1179 E., 2026/244 K., 18.02.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2022/119 E., 2022/627 K., 26.05.2022; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2021/1971 E., 2022/116 K., 03.02.2022; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2019/2106 E., 2019/1721 K., 03.10.2019; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2018/2029 E., 2018/1589 K., 11.10.2018; İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/325 E., 2025/451 K., 09.07.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Alacaklı, borçlunun takibe itiraz ettiğini ve itirazın kaldırılmasını talep ettiğini icra dosyası kapsamı ile ispatlar.
  • Alacaklı, borçlunun iflası için m.158 kapsamındaki iflas koşullarının bulunduğunu ispatla yükümlüdür.
  • Borçlu, itirazının haklılığını veya iflas koşullarının oluşmadığını savunarak karşı delil sunar; bu savunmayı ispatlaması gerekir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

İİK m.175 — İstirdat davası

İİK m.175, borçlunun ödeme emrine itiraz etmemesi ya da itirazının kaldırılması nedeniyle kesinleşen takip üzerine, borç olmayan bir parayı ödemesi hâlinde bu parayı geri almak için açacağı istirdat davasının dayanağını düzenler. Maddenin dayandığı istirdat davasında ödemenin icra tehdidi altında yapılmış olması, geri alım hakkının kullanılması ve bu hakkın yönelmesi gereken kişi bakımından çerçeve çizilir. Hakkın kime tanındığı, borçlu ile icra takibinin tarafı olan alacaklı arasındaki ilişki üzerinden belirlenir. Madde metninde istirdat davasının süresi, yetkili mahkeme, görev, ispat yükü ve yargılama usulü açıkça yer almaz; bunlar İİK m.72'nin ilgili fıkralarında düzenlenmiştir. Menfi tespit davası, takibin iptali ve ihtiyati tedbir, aynı kanunun m.72 ve m.71 hükümlerinde düzenlenmiştir.

İstirdat davası: hangi kavramlar bilinmeli?

İstirdat davası
Kesinleşmiş bir icra takibi nedeniyle, borç olmadığı hâlde cebri icra tehdidi altında ödenen paranın geri verilmesini isteyen dava olarak tanımlanır. Dava, maddi hukuktaki bir ilişkiden çok icra hukukuna dayanan bir şarta bağlıdır.
Takibin kesinleşmesi
Borçlunun ödeme emrine itiraz etmemesi ya da itirazın icra mahkemesince kaldırılmasıyla takibin artık itiraz yoluyla durdurulamaz hâle gelmesidir. Kesinleşme, cebri icra tehdidinin doğması için gerekli ön koşuldur.
Cebri icra tehdidi
Kesinleşmiş takip nedeniyle haciz ve satış gibi zorlayıcı işlemlerin yapılabileceği baskısıdır. Ödemenin bu baskı altında yapılmış olması, istirdat davasının icra hukukuna dayanan şartıdır.

İstirdat davası: hangi şartlar aranır?

  • Borçlunun ödeme emrine itiraz etmemiş olması ya da itirazının icra mahkemesince kaldırılmış ve bu kararın kesinleşmiş bulunması gerekir.
  • Ödenen paranın borçlu olunmayan bir para olması, yani maddi hukuk bakımından borcun mevcut olmaması gerekir.
  • Ödemenin kesinleşmiş icra takibi nedeniyle cebri icra tehdidi altında yapılmış olması gerekir.
  • Ödemenin icra dairesi veznesine ya da başka bir yoldan cebri icra sürecinde yapılmış olması gerekir; ödemenin takip dışında haricen yapılması bu davanın konusu değildir.
  • Borç olmayan paranın alacaklıya ödenmiş olması için istirdat davası açabilmek amacıyla ödemenin gerçekleşmesi gerekir.

İstirdat davası: hangi sonuçları doğurur?

  • Borç olmayan parayı cebri icra tehdidi altında ödeyen borçlu, m.72 uyarınca ödediği parayı geri almak hakkını kazanır.
  • Dava kabul edilirse ödenen para borçluya iade edilir ve takip iptal edilerek eski hâline getirilir.
  • Ödeme, gerçekte borç bulunduğu hâlde yapılmışsa istirdat davası konusu olmaz.
  • Ödeme itirazın yapılmamasına rağmen cebri icra dışında, haricen yapılmışsa bu madde kapsamında geri alım hakkı doğmaz.
  • Bir yıllık süre geçtikten sonra istirdat davası açılamaz; ancak borçlu şartları varsa genel hükümlere göre sebepsiz zenginleşme davası açabilir.
  • Menfi tespit davası açmış olan borçlu, ödeme dava sonuçlanmadan yapılmışsa dava istirdat davası olarak devam eder.

İstirdat davası ile menfi tespit davası arasındaki fark nedir?

İstirdat davası, borç olmayan paranın ödenmesinden sonra açılır ve geri alım talebi taşır.

Menfi tespit davası, ödeme yapılmadan önce borcun bulunmadığının tespitini ister ve icra takibinin durdurulmasına yönelir.

Borçlu menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla ödemeyi engelleyebilir; ödeme yapılmışsa istirdat davasına dönüşür.

İstirdat davası ile takibin iptali (İİK m.71) arasındaki fark nedir?

İstirdat davasında ödeme, takip kesinleştikten sonra cebri icra tehdidi altında yapılmıştır ve borç gerçekte yoktur.

Takibin iptalinde borçlu gerçekte borçludur ve ödemeyi icra dairesi dışında haricen yapmıştır.

Takibin iptali için ödemenin noter tasdikli ya da imzası ikrar edilmiş belgeyle ispatlanması gerekir.

İtirazın kaldırılması kararı ile zamanaşımı itirazı arasındaki fark nedir?

Borçlu zamanaşımı defini ileri sürmemişse kesinleşen takipte zamanaşımına uğramış borcu ödemesi geri alınamaz.

Borçlu zamanaşımı defini ileri sürmüş, ancak icra mahkemesi bunu yerinde görmemişse istirdat davası açabilir.

İcra mahkemesinin itirazın kaldırılması kararı maddi anlamda kesin hüküm oluşturmadığı için borçlu, zamanaşımını genel mahkemede yeniden tartışabilir.

İstirdat davası: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Sürenin m.175'te yer aldığını sanmak; süre m.72 VII'de düzenlenmiştir, yalnızca atıf yapılmaktadır.
  • Ödemenin alacaklıya ulaşmış olmasını süre başlangıcı saymak; süre paranın icra dairesi hesabına yatırıldığı tarihte başlar.
  • Haricen yapılan ödemeyi istirdat davasına konu etmek; bu hâlde takibin iptali yolu uygulanır.
  • Menfi tespit davasında ihtiyati tedbir alınmamış ödemeyi istirdat davası kapsamında saymak için tek başına menfi tespit davası açıldığını yeterli görmek; ödemenin tedbir alınmadan yapılmış olması gerekir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Mahkemeler, borcun icra takibi kesinleştikten sonra cebri icra tehdidi altında ödenmiş olmasını ve borç bulunmadığını birlikte arar; yalnızca ödemenin yapılmış olması yeterli sayılmaz. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, 2022/2518 E., 2022/1771 K., 25.10.2022)
  • İstirdat davasında icra mahkemesinin itirazın kaldırılması kararı maddi anlamda kesin hüküm oluşturmadığından, zamanaşımı gibi savunmalar genel mahkemede yeniden tartışılabilir. (İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2019/197 E., 2019/536 K., 21.06.2019)

Nasıl ispat edilir?

  • Asıl talebi ileri süren borçlu, borç olmayan parayı cebri icra tehdidi altında ödediğini ispatla yükümlüdür.
  • Ödemenin icra dairesi veznesine yapıldığını gösteren makbuz, icra dosyası kayıtları ve takibin kesinleşmesini gösteren belgeler ispat araçlarıdır.
  • Borçlunun borç olmadığını ve ödemenin borç olmadığı hâlde yapıldığını ispatlaması gerekir; ödemenin yanılma ile yapıldığını ayrıca ispatlaması gerekmez.
  • Alacaklı, borcun varlığını ya da ödemenin sebebinin geçerli olduğunu ileri sürerse bu savunmayı ispat etmekle yükümlüdür.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2004 sayılı Kanun m.72: İstirdat davasının asıl dayanağıdır; geri alım hakkının kullanılma koşullarını, süresini, yetkili mahkemeyi, ispat yükünü ve hükmün sonuçlarını düzenler. m.175 bu hakkın kaynağını gösterir.
  • 2004 sayılı Kanun m.71: Takibin iptali yoluyla ödenen paranın geri alınmasını düzenler; istirdat davasından farklı olarak ödemenin haricen ve borç varken yapıldığı hâllerde uygulanır.
  • 2004 sayılı Kanun m.68: Ödeme emrine itirazın geçici olarak durdurucu etkisini ve kaldırılma usulünü düzenler; itirazın kaldırılması kesinleşmenin ön koşuludur.
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.77: Sebepsiz zenginleşme kuralını düzenler; bir yıllık süreyi geçiren borçlunun başvurabileceği genel hukuk yoludur.

İİK m.176 — Uygulanacak hükümler

Madde, kambiyo senetlerine mahsus icra takibinde (İİK m.167 vd.) itirazın iptali davasına ilişkin usul kurallarını düzenler. Bu kapsamda İİK m.156'nın son fıkrası ile m.157-166 hükümlerinin kambiyo takiplerinde de uygulanacağını belirtir. Madde, İİK'nın kambiyo senetlerine özgü takip yoluna (m.167 ve sonrası) dayanır ve bu yolda yapılan itirazın iptali davalarına uygulanır. Maddenin kendisi süre, delil veya ispat kuralı içermez; bunlar yollanan hükümlerden gelir. Genel haciz yoluna ilişkin itiraz ve itirazın iptali usulünü (m.67 vd.) düzenlemez. Kambiyo senedine özgü takip yolunun kendisini (m.167 ve sonrası) ve itiraz nedenlerini (m.170 vd.) düzenlemez. Yollanan m.156 ve m.157-166 hükümlerinin kendi içeriği ilgili maddelerinde ayrıca ele alınır.

Uygulanacak hükümler: hangi kavramlar bilinmeli?

Kambiyo senetlerine mahsus takip
Poliçe, bono, çek gibi kambiyo senetlerine dayanan, ödeme emri ile başlayan ve itiraz edilmediği takdirde hızlı biçimde sonuçlanabilen özel icra yoludur. Genel haciz yolundan farklı olarak senedin kendi niteliğine dayanır.
İtirazın iptali davası
Borçlunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi üzerine alacaklının, itirazın kaldırılmasını ve takibe devam edilmesini mahkemeden istediği dava türüdür. Kambiyo takibinde itiraz takibi durdurmaz; bu nedenle alacaklının dava açma yükümlülüğü bulunur.

Uygulanacak hükümler: hangi şartlar aranır?

  • Takibin kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla başlatılmış olması gerekir.
  • Borçlunun ödeme emrine itiraz etmiş olması ve takibin bu itiraz nedeniyle durmuş olması gerekir.
  • Alacaklının, itirazın iptali davasını İİK m.156 son fıkrasında öngörülen süre içinde açmış olması gerekir.
  • Dava, İİK m.157-166 hükümlerine uygun biçimde yürütülmelidir.

Uygulanacak hükümler: hangi sonuçları doğurur?

  • Kambiyo takibinde borçlunun itirazı yapılmış olsa da takip kendiliğinden durmaz; bu nedenle dava usulü ayrı bir önem kazanır.
  • İtirazın iptali davasında İİK m.156 son fıkrası ile m.157-166 hükümleri uygulanır.
  • Yollanan hükümlerde öngörülmeyen bir usul sorunu bu madde ile çözülemez; ilgili yollanan madde esas alınır.

Kambiyo takibi ile genel haciz yolu itirazı arasındaki fark nedir?

Kambiyo senetlerine mahsus takipte itiraz, takibi kendiliğinden durdurmaz; alacaklı itirazın iptali davası açmak zorundadır.

Genel haciz yolunda ise itiraz üzerine takip durur ve alacaklının itirazı kaldırtması için itirazın kaldırılması davası açması gerekir.

Kambiyo takibinde borçlu itirazı ile takip durmaz; alacaklının dava açma yükü ve süresi bu maddeye ve yollanan hükümlere göre belirlenir.

Uygulanacak hükümler: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Kambiyo takibinde itirazın takibi durdurduğunu varsaymak; bu yolda itiraz takibi kendiliğinden durdurmaz.
  • Genel haciz yolundaki itirazın kaldırılması davası süresini ve usulünü kambiyo takibine uygulamak.
  • Yollanan m.156 son fıkrası yerine m.176'nın kendisinden süre aramak; süre ve usul yollanan hükümlerde yer alır.
  • Dava süresinin başlangıcını ödeme emri tarihi yerine başka bir tarih olarak almak; başlangıç tebliğ tarihidir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Kambiyo senetlerine dayanan takipte borçlunun ödeme emrine itirazı üzerine alacaklının, İİK m.176 yollaması ile m.156 son fıkrasında öngörülen bir yıllık süre içinde itirazın iptali davası açması gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/1026 E., 2022/873 K., 06.07.2022)
  • Ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde açılan itirazın iptali davasının süresinde sayıldığı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/1026 E., 2022/873 K., 06.07.2022)
  • Kambiyo takibinde itirazın takibi durdurmadığı ve bu nedenle alacaklının dava açma yükümlülüğü bulunduğu kabul edilmektedir. (Genel Kurul, 2017/35282 E., 10.02.2022)
  • Ödeme emrinin tebliğ tarihinin, itirazın iptali davası süresinin başlangıcı olarak esas alındığı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2024/956 E., 2024/1364 K., 15.11.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Asıl talebi ileri süren alacaklı, senedin geçerliliğini, takibin kambiyo senetlerine mahsus yolda başlatıldığını ve itirazın iptali davasını süresinde açtığını ispatla yükümlüdür.
  • Ödeme emrinin tebliğ tarihi, tebligat evrakı ile ispatlanır; bu tarih dava süresinin başlangıcını belirler. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2024/956 E., 2024/1364 K., 15.11.2024)
  • Dava açma süresinin geçtiği savunmasını ileri süren borçlu, bu savunmasını tebligat tarihini gösteren belgelerle ispatlar. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/1026 E., 2022/873 K., 06.07.2022)
  • Senedin kambiyo niteliği ve düzenleme koşulları, senet aslı ile ispatlanır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2004 sayılı Kanun m.156: Son fıkrası bu maddeyle kambiyo takibinde itirazın iptali davasına uygulanmaya yollanmıştır; itirazın iptali davasının açılma süresi ve usulünün temel kaynağıdır.
  • 2004 sayılı Kanun m.157: Bu maddeyle yollanan hükümler arasında yer alır; itirazın iptali davasının usulüne ilişkin kuralları içerir.
  • 2004 sayılı Kanun m.166: Yollanan hükümler arasında yer alır; kambiyo takibinde itirazın iptali davasının sonuçlanmasına ilişkin kuralları içerir.
  • 2004 sayılı Kanun m.167: Kambiyo senetlerine mahsus takip yolunun başlangıç hükmüdür; bu maddenin uygulanma alanını belirler.

İİK m.176/A — Alacaklı ve borçluya verilecek belgeler

İİK m.176/a, iflas tasfiyesi sonunda alacağını tamamen alamayan alacaklılara verilecek ödeme emri ile ilgili belgelerin hazırlanmasını düzenler. Maddede, icra dairesinin alacaklıya ödeme emrinin bir nüshasını vermesi ve borçluya itiraz ettiğine dair bedava ve pulsuz belge verilmesi yer alır. Madde, icra dairesinin yapacağı ödeme emri ve itiraz belgesi işlemleriyle sınırlıdır ve kime uygulandığına dair genel bir kapsam çizmez. Düzenlemediği konular: iflas tasfiyesinde borç ödemeden aciz belgesinin verilmesi ve içeriği (m.251), ödeme emri ve itirazın usulü (m.60, m.62), itirazın kaldırılması ve icra mahkemesi yolu (m.67 ve devamı).

Alacaklı ve borçluya verilecek belgeler: hangi kavramlar bilinmeli?

Ödeme emri
Borçluya, takip talebinin tebliğiyle birlikte gönderilen ve borcu ödemesi ile itiraz hakkını bildiren icra dairesi işlemidir. Maddede alacaklıya da bir nüshasının verileceği belirtilmiştir.
İtiraz belgesi
Borçlunun ödeme emrine itiraz ettiğini gösteren, icra dairesince verilen belgedir. Belge bedava ve pulsuz düzenlenir, yani harç ve pul alınmaz.

Alacaklı ve borçluya verilecek belgeler: hangi şartlar aranır?

  • İcra dairesinin 60 ve 64. maddeler uyarınca ödeme emri düzenlemiş olması gerekir.
  • Alacaklıya ödeme emrinin bir nüshasının verilmesi gerekir.
  • Borçlunun takibe itiraz etmiş olması ve talep edilmesi halinde, itiraz ettiğine dair belgenin borçluya bedava ve pulsuz verilmesi gerekir.

Alacaklı ve borçluya verilecek belgeler: hangi sonuçları doğurur?

  • İcra dairesi ödeme emrinin bir nüshasını alacaklıya vermek zorundadır.
  • Borç itiraz edildiğinde borçluya itiraz ettiğine dair belge bedava ve pulsuz verilir.
  • Madde metninde süre, harç veya ücret bağlanmamıştır; belgelerin verilmesi için ayrı bir talep koşulu metinden anlaşılmamaktadır.

Alacaklıya verilen nüsha ile borçluya verilen itiraz belgesi arasındaki fark nedir?

Alacaklıya ödeme emrinin bir nüshası verilir; bu, takibin alacaklı tarafındaki kayıttır.

Borçluya verilen belge, itirazın gerçekleştiğini kanıtlayan ayrı bir belgedir.

İki belge farklı kişilere ve farklı amaçla verilir; birinin verilmesi diğerinin yerini tutmaz.

Alacaklı ve borçluya verilecek belgeler: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Madde metnindeki ödeme emrinin nüshası ile borçluya verilen itiraz belgesini birbirine karıştırmak; alacaklı nüshası borçluya, itiraz belgesi alacaklıya verilmez.
  • Borçluya verilen itiraz belgesi için harç veya pul almak; madde bu belgeyi bedava ve pulsuz olarak öngörür.
  • m.176/a'yı iflas tasfiyesinde verilen borç ödemeden aciz belgesi (m.251) ile karıştırmak; bu madde ödeme emri ve itiraz belgesini düzenler, aciz belgesini değil.

Nasıl ispat edilir?

  • Alacaklıya ödeme emrinin nüshasının verildiğini, icra dosyasındaki tebliğ ve teslim kayıtlarıyla ispat etmek gerekir.
  • Borçlunun itiraz ettiğini ve belgenin verilmesini talep ettiğini, icra dosyasındaki itiraz kaydı ve talep tutanağıyla göstermek gerekir.
  • Belgenin bedava ve pulsuz verilip verilmediği, dosyadaki işlem kayıtlarından anlaşılır; harç veya pul alındığı iddiasını ileri süren taraf bunu ispatlar.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

İİK m.176/B — Birden fazla borçlu bulunması

Madde, birden fazla borçlusu bulunan bir çek, poliçe veya emre muharrer senet alacaklarında takibin türünü (haciz veya iflas) ve takip taleplerinin nasıl düzenleneceğini düzenler. Birinci fıkra, takip edilen borçlular hepsi iflasa tabi kişiler olduğunda alacaklının hepsi hakkında aynı talepte bulunmasını ve itiraz halinde uygulanacak hükümleri belirler. İkinci fıkra, borçlular arasında iflasa tabi olmayan bir kişi bulunduğunda alacaklının iflas ve haciz yollarını ayrı takip talepleriyle kullanmasını ve kambiyo senedinin icra memurunca tasdikli bir suretinin eklenmesini öngörür. Madde, borçluların iç ilişkisini, müşterek borçluların iflasında masa hesaplarını ve borçlar hukukundaki müteselsillik kurallarını düzenlemez (TBK m.162-168; İİK m.203-204). Müşterek borçluların aynı anda iflasında alacağın masalara yazdırılması ve masaların birbirine rücusu da bu maddenin konusu değildir (İİK m.203, m.204). Kambiyo senedine dayalı takibin genel usulü ve itiraz sonrası yargılama da bu maddede yer almaz (İİK m.166 vd.).

Birden fazla borçlu bulunması: hangi kavramlar bilinmeli?

Kambiyo senedi
Çek, poliçe ve emre muharrer senet gibi kanunda öngörülen şekle bağlı, soyut borç doğuran ve kambiyo yoluyla takip edilebilen senetlerdir. Maddenin kapsamı bu üç senet türüyle sınırlıdır.
Takip edilen borçlular birden ziyade olması
Aynı kambiyo senedinden doğan borcun birden fazla kişi tarafından üstlenildiği ve alacaklının bu kişilerin hepsine karşı aynı takipte bulunabileceği durumu ifade eder.
İflasa tabi şahıs
İcra ve İflas Kanunu'na göre iflas yoluyla takibe konu edilebilen kişilerdir. Maddede iflas yolu ile haciz yolunun ayrımında ölçüt budur; iflasa tabi olmayan kişiler haciz yoluyla takip edilir.
Takip talebinin mahiyeti
Alacaklının başvurduğu yolun haciz ya da iflas olması durumunu ifade eder. İtiraz halinde hangi hükümlerin uygulanacağı bu ayrıma göre belirlenir.
Tasdikli sure
İcra memurunca onaylanmış, senedin aslının icra dairesinde bulunduğunu gösteren senet kopyasıdır. İkinci fıkradaki ayrı iki takipten birine eklenir.

Birden fazla borçlu bulunması: hangi şartlar aranır?

  • Takibe konu senedin çek, poliçe veya emre muharrer senet olması gerekir.
  • Takip edilen borçluların birden fazla olması ve bu borçluların tamamının iflasa tabi kişilerden oluşması halinde, alacaklının hepsi hakkında aynı talepte bulunması zorunludur (birinci fıkra).
  • Borçlular arasında iflasa tabi olmayan bir kişi bulunuyorsa, alacaklı iflasa tabi olanlar için iflas, tabi olmayanlar için haciz yoluna ayrı ayrı takip talebinde bulunmak zorundadır (ikinci fıkra).
  • İkinci fıkradaki ayrı takiplerden birine kambiyo senedinin icra memuru tarafından tasdik edilmiş bir suretinin eklenmesi gerekir ve icra memuru suretin aslının kendisinde bulunduğunu yazmalıdır.
  • Borçlu itiraz ettiğinde, talebin mahiyetine göre İİK m.169, m.169a, m.170 veya m.174 hükümlerinin uygulanması gerekir.

Birden fazla borçlu bulunması: hangi sonuçları doğurur?

  • Birden fazla iflasa tabi borçlu varsa ve alacaklı hepsi hakkında aynı talepte bulunmazsa, takip usulüne uygun kurulmamış olur.
  • Karışık borçlu durumunda alacaklı tek talep ile hem iflas hem haciz yoluna gidemez; iki ayrı talep düzenlemeye mecburdur.
  • İkinci fıkradaki ayrı taleplerden birine kambiyo senedinin icra memurunca tasdikli sureti eklenmezse, bu eksiklik takibin usulüne uygunluğunu etkiler.
  • Borçlu itiraz ettiğinde uygulanacak hükümler talebin türüne göre değişir: haciz talebinde İİK m.169, m.169a, m.170 veya m.174; iflas talebinde ise bu maddede gösterilen hükümler geçerlidir.
  • Bu madde borçlular arasındaki iç ilişkiyi ve ödeme sonrası rücu hakkını düzenlemez; bu konular TBK hükümlerine bırakılmıştır.

Hepsi iflasa tabi borçlular ile karışık borçlular arasındaki fark nedir?

Takip edilen borçlu veya borçluların tamamı iflasa tabi kişilerden oluşur.

Borçlular arasında en az bir iflasa tabi olmayan kişi bulunur.

Birinci fıkraya göre tek talepte birlikte takip yapılır. İkinci fıkraya göre alacaklı iki ayrı talep düzenlemek zorundadır.

Aynı talepte takip ile ayrı iki takip talebi arasındaki fark nedir?

Birinci fıkradaki durumda alacaklı, tüm iflasa tabi borçlular hakkında tek bir talepte bulunur.

İkinci fıkradaki durumda alacaklı, iflas ve haciz yollarını ayırarak iki ayrı takip talebinde bulunur.

İkinci fıkrada talep sayısı ikiye çıkar ve talepten birine senedin tasdikli sureti eklenir.

İflas yolu ile haciz yolu arasındaki fark nedir?

İflas yolu iflasa tabi borçlulara karşı kullanılır.

Haciz yolu iflasa tabi olmayan borçlulara karşı kullanılır.

Hangi yolun izleneceği borçlunun iflasa tabi olup olmamasına göre belirlenir; alacaklı bu seçimi serbestçe yapamaz.

Birden fazla borçlu bulunması: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Borçlulardan biri iflasa tabi değilse tüm borçlulara karşı tek talep ile iflas yoluna gitmek; ikinci fıkra gereği ayrı iki talep düzenlenmelidir.
  • İflasa tabi olmayan bir borçluyu iflas yoluyla takip etmek; bu kişiler haciz yoluyla takip edilmelidir.
  • İkinci fıkradaki ayrı takiplerden birine tasdikli sureti eklememek; icra memurunun senedin aslının kendisinde bulunduğunu yazması şarttır.
  • Maddeyi müşterek borçluların iç ilişkisi ya da iflas masasına yazdırma kurallarıyla karıştırmak; bu konular İİK m.203-204 ve TBK hükümlerinin konusudur.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Kanun metninde iflasa tabi borçlu ile iflasa tabi olmayan borçlu ayrımının hangi ölçüte göre yapılacağı açıkça belirtilmemiştir; bu nedenle uygulamada borçlunun tacir olup olmadığı ve iflas yoluna tabi olup olmadığı somut olayda değerlendirilmektedir.
  • Maddenin ikinci fıkrasındaki ayrı takip zorunluluğu, alacaklının tek bir talep ile hem iflas hem haciz yoluna gidebilmesini engellemektedir; bu zorunluluğa uyulmaması takibin usulüne uygunluğunu etkiler.

Nasıl ispat edilir?

  • Takibi başlatan alacaklı, borçluların senedin borçlusu olduğunu ve iflasa tabi olup olmadıklarını ileri sürmek ve ispatlamakla yükümlüdür.
  • Borçluların iflasa tabi olup olmadığı, ticari sicil kaydı, tacir sıfatı ve ticari işletme varlığı gibi belgelerle ortaya konulur.
  • Senedin borçlu olarak imzaladığı kişilerin tespiti, senedin aslı ya da icra memurunca tasdikli suretiyle yapılır.
  • İkinci fıkradaki tasdikli sureti, senedin aslının icra dairesinde bulunduğunu gösterir; suretin eklenmemesi halinde alacaklı bu eksikliği tamamlamakla yükümlüdür.
  • Borçlu, takibe itiraz ederek borcun doğmadığını, sona erdiğini veya iflasa tabi olmadığını ileri sürdüğünde, bu savunmayı ispatlamakla yükümlüdür.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.169: Haciz yoluyla yapılan kambiyo takibinde borçlunun itirazı halinde uygulanacak hükümlerden biridir.
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.169a: Aynı şekilde haciz yoluna ilişkin itiraz halinde uygulanabilecek hükümdür.
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.170: Talebin mahiyetine göre itiraz halinde uygulanacak hükümlerden biridir.
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.174: İflas yoluyla yapılan takipte borçlunun itirazı halinde uygulanacak hükümdür.
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.203: Müşterek borçluların aynı zamanda iflasında alacağın masalara yazdırılmasını düzenler; bu madde ile doğrudan bağlantılıdır ancak kapsamında değildir.
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.204: Müflisle birlikte borçlu olanlardan birinin borcu kısmen ödemesi halinde alacağın masaya yazdırılmasını düzenler; kapsam dışındadır.
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.162: Müteselsil borçluluğun kurulmasını düzenler; maddede geçen müşterek borçluluk kavramının dayanağıdır.
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.163: Müteselsil borçlulara alacaklının başvuru hakkını ve borcun tamamından sorumluluğu düzenler; bu madde ile doğrudan ilgili değildir.

Süreler

SüreMaddeHüküm
beş günm.171(Değişik: 2/7/2012-6352/36 md.) Borcun ve takip masraflarının beş gün içinde ödeme emrinde yazılı olan icra dairesine ait banka hesabına ödenmesi ihtarı, 3.
beş günm.172(Değişik: 18/2/1965-538/87 md.) Ödeme emrine itiraz veya şikayet etmek istiyen borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde her türlü itiraz veya şikayetini sebepleri ile birlikte diğer tarafa tebliğ edilecek nüshadan bir…
beş günm.173(Değişik: 18/2/1965-538/88 md.) Borçlu beş gün içinde borcu ödemez, itiraz veya şikayette de bulunmazsa, alacaklı, bu durumu tevsik eden ödeme emri nüshası ile ticaret mahkemesinden borçlunun iflasına karar verilmesini istiyebilir.
yedi günm.173Mahkeme, takip dosyasını getirtir ve basit yargılama usulü ile yapacağı inceleme sonunda borcun ödenmediği, itiraz ve şikayette de bulunmadığını tesbit ederse yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcun ifa veya o miktar…

Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.

Konuda geçen kararlar

17 karar
  1. 2019/99 E., 2019/83 K., 14.11.2019
    İlgili madde: m.172
  2. 6. Hukuk Dairesi, 2024/1657 E., 2024/1909 K., 03.06.2024
    İlgili madde: m.171
  3. 23. Ceza Dairesi, 2016/12174 E., 2016/9788 K., 17.11.2016
    İlgili madde: m.171
  4. Genel Kurul, 2017/35282 E., 10.02.2022
    İlgili madde: m.176
  5. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/1179 E., 2026/244 K., 18.02.2026
    İlgili madde: m.173, m.174
  6. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/1050 E., 2025/1355 K., 26.11.2025
    İlgili madde: m.171
  7. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2025/523 E., 2025/889 K., 15.09.2025
    İlgili madde: m.173, m.176
  8. İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/325 E., 2025/451 K., 09.07.2025
    İlgili madde: m.174
  9. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2024/956 E., 2024/1364 K., 15.11.2024
    İlgili madde: m.173, m.176
  10. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2024/1461 E., 2024/207 K., 25.10.2024
    İlgili madde: m.173
Diğer 7 karar
  1. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, 2022/2518 E., 2022/1771 K., 25.10.2022
    İlgili madde: m.175
  2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/1026 E., 2022/873 K., 06.07.2022
    İlgili madde: m.173, m.176
  3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2022/119 E., 2022/627 K., 26.05.2022
    İlgili madde: m.173, m.174
  4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2021/1971 E., 2022/116 K., 03.02.2022
    İlgili madde: m.174
  5. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2019/2106 E., 2019/1721 K., 03.10.2019
    İlgili madde: m.174
  6. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2019/197 E., 2019/536 K., 21.06.2019
    İlgili madde: m.175
  7. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2018/2029 E., 2018/1589 K., 11.10.2018
    İlgili madde: m.174

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 02.07.2012 (m.171).

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 6.1. İflas - Giriş ve Genel İflas Yoluyla Takip bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış