İflasın tasfiyesi

Masanın tasfiyesi

İİK m.237–246İcra ve İflas HukukuSon değişiklik: 24.11.2021 (m.242)

Kısaca

İİK m.237, iflas idaresinin alacakların tespitini bitirdikten sonra ikinci alacaklılar toplantısına alacaklıları davet etmesini, davet ilanının süresini, davetin içeriğini ve toplantının kimin başkanlığında yapılacağını düzenler. İİK 238. madde, ikinci alacaklılar toplantısında iflas idaresinin alacaklılara vereceği ayrıntılı raporu ve toplantının iflas idaresini görevde bırakma konusunda vereceği kararı ile masanın menfaati için gerekli gördüğü diğer hususlarda karar yetkisini düzenler.

Kapsam

Bu konu, İcra ve İflas Kanunu m.237–246 hükümlerini kapsar.

İİK m.237 — İkinci alacaklılar toplanması

İİK m.237, iflas idaresinin alacakların tespitini bitirdikten sonra ikinci alacaklılar toplantısına alacaklıları davet etmesini, davet ilanının süresini, davetin içeriğini ve toplantının kimin başkanlığında yapılacağını düzenler. Davet, alacakları idarece tamamen veya kısmen kabul edilen alacaklılarla, sıra cetveline kayıt davası açmış ve 235. madde uyarınca katılmalarına karar verilen alacaklılara yapılır. Hüküm iflas idaresini ve iflas alacaklılarını bağlar; masa alacaklılarının ve istihkak iddiasında bulunanların bu toplantıya davet edilmesini düzenlemez. Toplantının yetkilerini ve alacaklılar toplantısının kararlarını (m.238), birinci alacaklılar toplantısının yeter sayısını (m.221), sıra cetveline itiraz ve kayıt davalarını (m.235) ve geç kayıtı (m.236) ayrıca düzenler.

İkinci alacaklılar toplanması: hangi kavramlar bilinmeli?

İkinci alacaklılar toplantısı
İflas idaresinin sıra cetvelini hazırladıktan sonra, alacakları kabul edilmiş iflas alacaklılarının masa yönetimi ve tasfiyesi hakkında karar vermek için topladığı alacaklılar toplantısıdır. Birinci toplantıdan farklı olarak, toplantıya katılan alacaklıların alacağı idarece incelenmiş ve sıra cetveline alınmıştır.
Alacağı kabul edilmiş alacaklı
Alacağı iflas idaresince tamamen veya kısmen sıra cetveline alınmış iflas alacaklısıdır. Alacağı tamamen reddedilen alacaklı bu kapsamda değildir.
Davet ilanı
İkinci toplantıya çağrının, toplantı gününden en az yirmi gün önce yapılması zorunlu olan ilandır. İlanın birer nüshası alacaklılara ayrıca gönderilir.
Konkordato teklifi
Müflis tarafından yapılmış ve davet ilanında bildirilmiş olan konkordato teklifidir. Toplantıda bu teklifin görüşülebilmesi için davette bu hususun belirtilmesi gerekir.
Toplantı başkanı
İflas müdürü veya yardımcısıdır. Başkanlık, 221. maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarındaki yeter sayı ve karar kurallarıyla birlikte uygulanır.

İkinci alacaklılar toplanması: hangi şartlar aranır?

  • İflas idaresinin alacakların tespit işini tamamlamış olması ve 232. maddedeki sürenin bitmiş bulunması gerekir.
  • Davet edilecek alacaklıların, alacakları idarece tamamen veya kısmen kabul edilmiş olması ya da sıra cetveline kayıt davası açmış ve 235. madde uyarınca katılmalarına karar verilmiş bulunması gerekir.
  • Davetin ilanla yapılması ve ilanın toplantı tarihinden en az yirmi gün önce yayımlanması zorunludur.
  • İlanın birer nüshasının alacaklılara gönderilmesi gerekir.
  • Konkordato teklifi görüşülecekse, davet ilanında bu hususun bildirilmesi gerekir.
  • Toplantının iflas memuru veya yardımcısının başkanlığında yapılması gerekir.
  • Toplantıda 221. maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarındaki yeter sayı ve karar kuralları uygulanmalıdır.

İkinci alacaklılar toplanması: hangi sonuçları doğurur?

  • Davet, ilan yoluyla ve en az yirmi gün önce yapılırsa toplantı usulüne uygun çağrılmış olur.
  • Toplantıya çağrı ilanının birer nüshası alacaklılara gönderilmelidir.
  • Konkordato teklifi görüşülecekse davet bu hususu bildirmelidir; bildirilmemişse teklif toplantıda görüşülemez.
  • Toplantıya iflas memuru veya yardımcısı başkanlık eder ve 221. maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları uygulanır.
  • Alacağı tamamen reddedilen ve kayıt kabul davası açmamış alacaklıya davet yapılmaz.

Alacağı kabul edilen alacaklı ile alacağı tamamen reddedilen alacaklı arasındaki fark nedir?

Alacağı idarece tamamen veya kısmen sıra cetveline alınan alacaklı davet edilir ve toplantıya katılır.

Alacağı tamamen reddedilen alacaklı davet edilmez ve toplantıya katılamaz.

Tamamen reddedilen alacaklı, süresi içinde kayıt kabul davası açmışsa, mahkeme 235. madde kapsamında katılması yönünde ihtiyati tedbir verebilir; bu durumda davet edilebilir.

İkinci alacaklılar toplantısı ile birinci alacaklılar toplantısı arasındaki fark nedir?

İkinci toplantıya yalnızca alacağı kabul edilmiş gerçek alacaklılar katılır ve davet bu alacaklılara yapılır.

Birinci toplantıya alacaklı olduğunu iddia eden herkes katılabilir.

İkinci toplantının yetkileri, birinci toplantının yetkilerinden (224. madde) daha geniştir.

İflas alacaklıları ile masa alacaklıları ve istihkak sahipleri arasındaki fark nedir?

İflas alacaklıları davet edilir ve katılabilir.

Masa alacaklıları ile mülkiyet istihkak iddiası sahipleri bu toplantıya davet edilmez.

Bu gruplar toplantıda oy kullanamaz; haklarını başka yollarla korurlar.

Konkordato teklifi görüşülecek toplantı ile görüşülmeyecek toplantı arasındaki fark nedir?

Konkordato teklifi görüşülecekse davet ilanında bu husus bildirilir.

Görüşme planlanmıyorsa bu bildirim gerekmez.

Bildirilmeyen bir konkordato teklifi bu toplantıda görüşülemez.

İkinci alacaklılar toplanması: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Davet ilanını yirmi günden az bir süre önce yayımlamak; süre toplantı gününden geriye doğru hesaplanmalıdır.
  • Alacağı tamamen reddedilmiş alacaklıyı davet listesine eklemek; bu alacaklı yalnızca ihtiyati tedbir ile katılabilir.
  • Masa alacaklılarını ya da istihkak sahiplerini ikinci toplantıya davet etmek; bu gruplar toplantıya katılamaz.
  • Konkordato teklifini davet ilanında bildirmeden toplantıda görüşmek.
  • İkinci toplantının yetkilerini birinci toplantı yetkileriyle aynı saymak; ikinci toplantının yetkileri daha geniştir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Sıra cetvelinin kesinleşmiş olması, ikinci alacaklılar toplantısı için şart değildir; uygulamada sıra cetvelinin ilanı ile davet ilanı birlikte yapılmaktadır. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2023/1205 E., 2023/1914 K., 21.12.2023)
  • Alacağı tamamen reddedilmiş olan alacaklının, süresinde sıra cetveline kayıt kabul davası açması halinde mahkemenin ikinci toplantıya katılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verebileceği kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2023/1205 E., 2023/1914 K., 21.12.2023)
  • İkinci toplantının yetkilerinin birinci toplantıdan geniş olması, gerçek alacaklıların katılmasından kaynaklanmaktadır ve toplantının kararları iflas masası hakkında bağlayıcıdır. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/971 E., 2022/1512 K., 15.11.2022)
  • Toplantı gündeminde yer alan iflas idaresinden teminat aranmaksızın sözleşmeye taraf olunmasına ilişkin konuların bu toplantıda alacaklıların görüşü alınarak değerlendirilebildiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/971 E., 2022/1512 K., 15.11.2022)

Nasıl ispat edilir?

  • Davetin usulüne uygunluğunu iflas idaresi, ilanın yayımlandığını ve alacaklılara nüshaların gönderildiğini belgelerle ispatlamakla yükümlüdür.
  • Toplantı tarihi ile ilan tarihi arasındaki yirmi günlük süre, ilan tarihi ve toplantı tarihi belgeleriyle ispatlanır.
  • Alacaklının davete dahil edilmesi için alacağının iflas idaresince kabul edildiği ya da kayıt kabul davası açıp katılma kararı alındığı, sıra cetveli ve mahkeme kararı ile ispatlanır.
  • Konkordato teklifinin görüşülebileceğini ileri süren taraf, davet ilanında bu hususun bildirildiğini ilanla ispatlamalıdır; bildirim yoksa karşı taraf bu itirazı ileri sürebilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

İİK m.238 — İkinci alacaklılar toplanmasının yetkisi

İİK 238. madde, ikinci alacaklılar toplantısında iflas idaresinin alacaklılara vereceği ayrıntılı raporu ve toplantının iflas idaresini görevde bırakma konusunda vereceği kararı ile masanın menfaati için gerekli gördüğü diğer hususlarda karar yetkisini düzenler. Madde, iflas idaresinin tasfiyenin yürütülüşü, masanın aktif ve pasifi, alacak ve borç durumu hakkında alacaklılara rapor verme yükümlülüğünü ve alacaklılar toplantısının karar alma alanını belirler. Madde, iflas idaresinin raporunun içeriğini ve toplantıda alacaklıların sorabileceği soruları ayrıntılı biçimde düzenlemez. İkinci alacaklılar toplantısının davet, toplantı yeter sayısı ve kararlarına karşı şikâyet yolu, birinci toplantının yetkileri ve bu toplantıya katılacak alacaklılar (m.237, m.221, m.225, m.224) başka maddelerde düzenlenmiştir. Mülkiyet istihkak iddialarının incelenmesi (m.228), iflasın açılmasıyla duran davalar (m.194) ve davanın takibinin devri (m.245) de bu maddenin kapsamı dışındadır.

İkinci alacaklılar toplanmasının yetkisi: hangi kavramlar bilinmeli?

İkinci alacaklılar toplantısı
İflas idaresinin sıra cetvelini düzenledikten sonra alacaklıları davet ettiği, tasfiyeye ilişkin önemli kararların alındığı iflas organıdır. Toplantıya kural olarak alacakları iflas idaresince sıra cetvelinde kısmen ya da tamamen kabul edilmiş alacaklılar katılır.
İflas idaresinin raporu
Toplantının başında iflas idaresinin tasfiyenin yürütülüşü, alacak ve borç durumu hakkında alacaklılara verdiği ayrıntılı bilgi niteliğindeki sunumdur. Rapor, alacaklıların toplantıda sorabileceği soruların ve istenebilecek açıklamaların temelini oluşturur.
Görevde bırakma kararı
Alacaklılar toplantısının, raporu ve açıklamayı dinledikten sonra iflas idaresinin görevine devam edip etmeyeceğine ilişkin verdiği karardır. Bu karar icra mahkemesine bildirilir.
Masanın menfaati
Toplantının, iflas idaresinin görevde bırakılmasından başka karar verebileceği diğer hususların ölçütüdür. Tasfiyenin masa yararına yürütülmesini hedefleyen konular bu kapsama girer.

İkinci alacaklılar toplanmasının yetkisi: hangi şartlar aranır?

  • İkinci alacaklılar toplantısının, iflas idaresinin sıra cetvelini düzenlemesinden sonra ve kanuna uygun davetle toplanmış olması gerekir.
  • Toplantının başında iflas idaresinin tasfiyenin yürütülüşü ile alacak ve borç durumu hakkında ayrıntılı rapor vermesi gerekir.
  • Alacaklılar toplantısının raporu ve yapılan açıklamayı dinlemiş olması gerekir.
  • Alacaklılar toplantısının iflas idaresini görevde bırakmak isteyip istemediği konusunda karar vermesi gerekir.
  • Alacaklılar toplantısının, masanın menfaati için gerekli gördüğü diğer hususlarda karar vermesi gerekir.
  • Alacaklılar toplantısı, kanunun münhasıran başka bir organa verdiği yetkiyi kullanamaz.

İkinci alacaklılar toplanmasının yetkisi: hangi sonuçları doğurur?

  • İflas idaresi raporunu toplantının başında vermek zorundadır.
  • Alacaklılar toplantısı raporu ve açıklamayı dinledikten sonra iflas idaresini görevde bırakıp bırakmayacağına karar verir.
  • Toplantı, masanın menfaati için gerekli gördüğü diğer hususlarda da karar verebilir.
  • Görevde bırakma kararı icra mahkemesine bildirilir.
  • Toplantının kararları iflas idaresi tarafından uygulanır; toplantı kanunun başka bir organa verdiği yetkiyi bertaraf edemez.
  • Kanuna aykırı olarak alınan ve yetkisi olmayan bir organın kararı, iflas idaresini bağlamaz.

Birinci alacaklılar toplantısı ile ikinci alacaklılar toplantısı arasındaki fark nedir?

Birinci toplantıda iflas müdürü başkanlık eder ve asıl görevi iflas idaresi seçimi için aday göstermektir.

İkinci toplantıya yalnız alacakları sıra cetvelinde kabul edilmiş alacaklılar katılır ve yetkileri daha geniştir.

İkinci toplantıda alacaklılar iflas idaresini görevde bırakma ve masa menfaatine ilişkin geniş karar yetkisine sahiptir.

Görevde bırakma kararı ile masa menfaatine ilişkin karar arasındaki fark nedir?

Görevde bırakma kararı yalnızca iflas idaresinin görevine devamı hakkında verilir ve icra mahkemesine bildirilir.

Masa menfaatine ilişkin karar, toplantının tasfiyeye dair gerekli gördüğü diğer hususlarda verdiği kararlardır.

Görevde bırakma kararı mahkemeye bildirim yükümlülüğü doğururken, diğer kararların uygulanması iflas idaresine düşer.

Toplantının yetkisi ile iflas idaresinin yetkisi arasındaki fark nedir?

Toplantı tasfiyeye ilişkin önemli kararları alır ve iflas idaresinin kararlarını denetler.

İflas idaresi tasfiyenin yürütme organıdır ve kararları uygular.

Toplantı, kanunun bir organa münhasıran verdiği yetkiyi kullanamaz; böyle bir karar iflas idaresi açısından uygulanmaz.

İkinci alacaklılar toplanmasının yetkisi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Birinci alacaklılar toplantısının yetkileri ile ikinci alacaklılar toplantısının yetkilerini aynı kapsamda saymak; ikinci toplantının yetkisinin daha geniş olduğunu gözden kaçırmak.
  • Toplantının bir kararıyla iflas idaresinin münhasır yetkisine giren işlemi doğrudan uygulanabilir saymak; kanunun bir organa verdiği yetkinin toplantı kararıyla bertaraf edilemeyeceğini unutmak.
  • Görevde bırakma kararını icra mahkemesine bildirme yükümlülüğünü atlamak.
  • Raporun toplantının başında verilmesi gerektiğini, toplantı sırasında sonradan verilebileceğini düşünmek.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • İkinci alacaklılar toplantısının yetkisinin, iflas idaresinin münhasır yetkisi olan işlemlere müdahale etmesine imkân vermediği kabul edilmektedir.
  • Toplantının, kanunun bir organa verdiği yetkiyi bertaraf eden kararlarının iflas idaresini bağlamayacağı kabul edilmektedir.
  • İkinci toplantıda iflas idaresinin davadan feragat, davayı kabul veya sulh gibi usul işlemlerinin toplantı kararıyla gerçekleştirilmesi, iflas idaresinin uygulayıcı rolüyle açıklanmaktadır.

Nasıl ispat edilir?

  • İflas idaresinin raporu verdiğini ve alacaklılara bilgi sunduğunu ispat yükü iflas idaresindedir; tutanak ve toplantı zabıtnamesi bu hususta temel delildir.
  • Toplantının kanuni davete ve yeter sayıya uygun olarak toplandığını ispat yükü toplantının geçerliliğini ileri süren tarafa düşer; davet ilanı ve katılım listesi bu konuda kullanılır.
  • Alacaklılar toplantısının iflas idaresini görevde bıraktığı ya da bırakmadığı karar tutanağıyla ispat edilir; icra mahkemesine yapılan bildirim de bu hususu gösterir.
  • Toplantı kararının yetkisiz olarak alındığını ileri süren taraf bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür; kararın kanuna aykırılığı şikâyet yoluyla ileri sürülür.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2004 sayılı Kanun m.237: İkinci alacaklılar toplantısının davetini, katılımını ve toplantı yeter sayısını düzenler; madde 238 bu toplantının yetkilerini belirler.
  • 2004 sayılı Kanun m.221: Birinci alacaklılar toplantısının yeter sayıları ve karar usulünü düzenler; madde 237 uyarınca ikinci toplantıya da uygulanır.
  • 2004 sayılı Kanun m.224: Birinci toplantının yetkilerini sınırlar; ikinci toplantının yetkilerinin daha geniş olduğu karşılaştırmasının dayanağıdır.
  • 2004 sayılı Kanun m.225: Alacaklılar toplantısının kararlarına karşı şikâyet yolunu düzenler; madde 238 kararlarının denetimi bakımından ilgilidir.
  • 2004 sayılı Kanun m.227: Görevde bırakma kararının icra mahkemesine bildirilmesini ve sonrasında yeni idare seçimini düzenler.
  • 2004 sayılı Kanun m.228: Mülkiyet istihkak iddiaları hakkındaki iflas idaresi kararlarının ikinci toplantıca incelenmesine ilişkin olarak bu maddenin kapsamına örnek oluşturur.

İİK m.239 — Toplantı ve karar nisabının oluşmaması

İİK m.239, alacaklıların toplanamaması ya da karar nisabının oluşmaması hâlinde iflas durumunun tespitini ve iflas idaresinin tasfiye sonuna kadar görevine devam edeceğini düzenler. Hüküm, alacaklılar toplantısının yapılamadığı veya toplantıda karar yeter sayısına ulaşılamadığı durumlara uygulanır. Madde, ilk ve ikinci alacaklılar toplantılarının yapılamamasının ardından idarenin görevine nasıl devam edeceğini belirler. Madde, tasfiye yönteminin basit veya adi tasfiyeye dönüştürülmesini, iflas idaresinin azli veya değiştirilmesini düzenlemez (m.256, m.240). Birinci ve ikinci alacaklılar toplantılarının nisap ve karar kurallarını düzenlemez (m.221, m.238). Alacaklılar toplantısının yeniden çağrılmasını düzenlemez (m.240). İflas idaresinin seçimi, görevi ve azli de bu maddenin konusu değildir (m.223, m.227).

Toplantı ve karar nisabının oluşmaması: hangi kavramlar bilinmeli?

Toplanma yeter sayısı (nisap)
Alacaklıların toplantıya katılarak toplantının geçerli sayılabilmesi için gereken asgari temsil oranıdır. Maddede doğrudan oran yazmaz; oran için birinci alacaklılar toplantısına ilişkin m.221 hükümleri bağlantı kurar.
Karar yeter sayısı (nisap)
Toplantıda alınacak kararın geçerli olması için gereken çoğunluktur. Madde bu nisabın oluşmamasını bir hal olarak anar; oranın nasıl hesaplanacağı m.221 ve m.238 hükümlerine bağlıdır.
Durumun tespiti
Alacaklılar toplantısının yapılamadığı ya da karar nisabının oluşmadığının iflas dairesince resmen saptanmasıdır. Tespit, idarenin görevine devam etmesinin ön koşuludur.
Tasfiye kapanması
İflas masasının paraya çevrilmesi ve dağıtımının tamamlanarak tasfiyenin sona erdiğine karar verilmesidir. Maddede idarenin görevi bu ana kadar sürer.

Toplantı ve karar nisabının oluşmaması: hangi şartlar aranır?

  • Alacaklıların toplanması mümkün olmamalıdır; toplantıya çağrıya rağmen alacaklılar gelmediği ya da toplantı yapılamadığı durumda hüküm devreye girer.
  • Toplantı yapılmış olsa bile karar nisabı oluşmamalıdır; alacaklılar karar alamamış olmalıdır.
  • Bu hallerin varlığı durum tespiti ile saptanmalıdır.
  • Durum tespit edildikten sonra iflas idaresi görevine tasfiye kapanıncaya kadar devam etmelidir.

Toplantı ve karar nisabının oluşmaması: hangi sonuçları doğurur?

  • Alacaklılar toplanamaz veya karar nisabı oluşmazsa durum tespit olunur.
  • Durumun tespitinden sonra iflas idaresi tasfiye kapanıncaya kadar işe devam eder.
  • İdarenin görevinin sürmesi, alacaklıların yeni karar almasını engellemez; yeniden toplantı çağrısı ayrı maddelere tabidir (m.240).
  • Hükmün kendi içinde bir tasfiye yöntemi değişikliği öngörmediği için basit tasfiyeye geçiş bu maddenin sonucu değildir.

Toplanma yeter sayısı yokluğu ile karar yeter sayısı yokluğu arasındaki fark nedir?

Alacaklıların toplanması mümkün olmaz; toplantı hiç gerçekleşemez.

Toplantı yapılır ancak karar yeter sayısı oluşmaz; alacaklılar görüşür fakat karar alamaz.

Her iki durumda da madde aynı sonucu doğurur: durum tespit edilir ve idare tasfiye sonuna kadar görevine devam eder.

Maddenin uygulandığı hal ile basit tasfiyeye geçiş hali arasındaki fark nedir?

Alacaklılar toplanamaz ya da karar veremez; idare yerinde kalır.

Tasfiye altı ay içinde tamamlanamadığında alacaklılar basit tasfiye kararı verebilir (m.256 ve m.240 kapsamında yeniden toplantı).

Madde yalnızca idarenin devamını düzenler; tasfiye yönteminin değişmesi başka maddelerle ve ayrı bir karar ile olur.

Toplantı ve karar nisabının oluşmaması: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Madde metnindeki durum tespitini atlayarak idarenin kendiliğinden yetki kazandığını varsaymak; tespit, devamın ön koşuludur.
  • Karar nisabı yokluğunu toplantı yapılamaması ile karıştırmak; iki hal ayrı tespit gerektirir.
  • Tasfiye altı ay içinde bitmezse m.239 kapsamında basit tasfiyeye karar verileceğini sanmak; bu, m.256 ve m.240 kapsamında yeni bir alacaklılar kararıyla olur.

Nasıl ispat edilir?

  • Durumun tespitini talep eden ya da tespiti yapacak olan iflas dairesi, alacaklıların toplanamadığını ya da karar nisabının oluşmadığını tutanak ile belgelemelidir.
  • Toplantı çağrısının yapıldığı ilana ve toplantı tutanağına dayanılarak toplantının yapılamadığı ispat edilir.
  • Karar nisabının oluşmadığı iddiası, oy ve alacak tutarı kayıtları ile ispat edilir; tutanak eksikliği hâlinde alacaklılar aleyhine oluşan sonuç ayrı bir tartışma konusudur.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

İİK m.240 — Yeniden alacaklılar toplanması

İİK m.240, ikinci alacaklılar toplantısından sonra alacaklıların yeniden toplanmasının nasıl istenebileceğini ve bu toplantılarda oyların nasıl alınabileceğini düzenler. Yeniden toplantı davetinin kimler tarafından yapılabileceğini, oy alma yolunu (taahhütlü davet ve noterlikçe tasdikli cevap yazısı) ve toplantı nisabının 221. madde ile belirlenmesini kapsar. Madde, iflas idaresinin ve alacaklıların çoğunluğunun yeniden toplantı isteyebileceği durumlarda uygulanır. Birinci ve ikinci alacaklılar toplantısının genel düzenlemesi (m.221 ve m.237) ile toplantının davet ve gündem usulü, bu maddenin dışında kalan ayrı hükümlerdir. Yeniden toplantıda alacaklıların hangi yetkilerle karar verdiği de bu maddede düzenlenmez.

Yeniden alacaklılar toplanması: hangi kavramlar bilinmeli?

Yeniden alacaklılar toplantısı
İkinci alacaklılar toplantısından sonra, alacaklıların çoğunluğunun isteği veya iflas idaresinin gerekli görmesi üzerine yapılan üçüncü, dördüncü toplantılardır. Bu toplantılar davet, toplantı ve karar yeter sayısı, görüşme ve tutanak bakımından ikinci alacaklılar toplantısına ilişkin hükümlere tabidir.
Oy alma yolu (yazılı oy)
Toplantıya gelmeden, gündemdeki konularda alacaklıların oyunun yazılı olarak alınmasıdır. Taahhütlü mektupla yapılan davet ile alacaklının noterlikçe tasdikli imzalı cevap yazısı birlikte aranır.
Bilinen adres
Alacaklının davetin gönderileceği, iflas idaresinin bildiği adrestir. Taahhütlü davetin bu adrese yapılması şarttır.
Nisap
Toplantının yeter sayısı ve karar yeter sayısıdır. Madde bu konuda 221. maddenin hükümlerine atıf yapar.

Yeniden alacaklılar toplanması: hangi şartlar aranır?

  • Alacaklıların ekseriyetinin isteği veya iflas idaresinin yeniden toplantının gerekli olduğu kanaatine varması bulunmalıdır.
  • Yeniden toplantıya davet, gündemi belli olacak biçimde yapılmalıdır; gündem dışı konular oya sunulamaz.
  • Oy alınacaksa, davet alacaklıların bilinen adreslerine taahhütlü mektupla yapılmalıdır.
  • Oyun geçerliliği için alacaklının imzası noterlikçe tasdikli cevap yazısı ile verilmelidir.
  • Toplantı ve karar nisabı bakımından 221. madde hükümleri aranmalıdır.

Yeniden alacaklılar toplanması: hangi sonuçları doğurur?

  • Alacaklıların çoğunluğu veya iflas idaresi isterse yeniden alacaklılar toplantısı için davet yapılabilir.
  • Gündemdeki konularda oy, taahhütlü davet üzerine noterlikçe tasdikli cevap yazısı ile alınabilir; bu yolla verilen oy toplantıya katılmanın yerini alır.
  • Toplantı ve karar nisabı 221. maddeye göre belirlenir.
  • Oy, bu usule uyularak alınmazsa geçerli sayılmaz ve alacaklılar kararı bağlamaz.

Toplantı ile yazılı oy arasındaki fark nedir?

Alacaklılar toplantıya çağrılarak fiilen bir araya gelir ve görüşme yapılır.

Alacaklılar toplanmadan, gündem konularında yazılı oy verir.

Yazılı oy yolunda oy, taahhütlü davet ve noterlikçe tasdikli cevap şartına bağlıdır; bu şartlar sağlanmazsa oy geçerli sayılmaz.

Alacaklıların çoğunluğu isteği ile iflas idaresinin kararı arasındaki fark nedir?

Alacaklıların ekseriyeti toplantı isteyebilir.

İflas idaresi, lüzum görürse toplantıyı kendiliğinden isteyebilir.

Her iki halde de yeniden toplantı yapılabilir; madde bu iki yoldan birinin varlığını yeterli sayar.

Yeniden toplantı ile ikinci alacaklılar toplantısı arasındaki fark nedir?

Yeniden toplantı, ikinci toplantıdan sonra gerçekleşir ve bu toplantıya ilişkin hükümler uygulanır.

İkinci toplantı, sıra cetveli sonrasında ilk kez yapılan alacaklılar toplantısıdır (m.237).

Yeniden toplantı, ikinci toplantının hükümlerine tabi olduğu için yetki ve davet usulü bakımından ikinci toplantıyla aynı kurallara bağlanır.

Yeniden alacaklılar toplanması: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Yazılı oyu, noter tasdiki olmadan ya da taahhütsüz gönderilen davete karşılık alınmış cevapla geçerli saymak.
  • Yeniden toplantıda gündem dışı bir konuda karar almak; oy yalnız davette bildirilen gündem konularında alınabilir.
  • Yeniden toplantının nisabını ikinci toplantı kurallarından bağımsız hesaplamak; nisap 221. maddeye göre belirlenir.
  • Yeniden toplantının konularını bu maddede sayılmış sanmak; konular ilgili diğer maddelerden çıkar.

Nasıl ispat edilir?

  • Yeniden toplantı talebinde bulunan kişi, yani alacaklıların ekseriyeti veya iflas idaresi, toplantının gerekliliğini ortaya koymakla yükümlüdür; ilgili talep ve iflas idaresinin kanaati belgelenmelidir.
  • Yazılı oyun geçerliliği için taahhütlü davet mektubunun bilinen adrese gönderildiğine dair posta belgesi ve alacaklının noterlikçe tasdikli imzalı cevap yazısı aranır.
  • Oyun usulüne uygun olmadığını ileri süren taraf, cevap yazısının noter tasdikini ya da davetin usulünü çürütmekle yükümlüdür.
  • Toplantı ve karar nisabının sağlandığı, 221. maddeye göre tutanakla ispat edilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

İİK m.241 — Malların paraya çevrilmesi usulü

İcra ve İflas Kanunu'nun 241. maddesi, iflas masasına giren malların hangi usulle paraya çevrileceğini düzenler: iflas idaresi eliyle açık artırma ya da alacaklıların kararıyla pazarlık usulü, rehinli malların satışında rehin alacaklısının muvafakati ve bütünlük arz eden mal ve hakların bir bütün olarak satılması. Madde iflas idaresini ve ikinci alacaklılar toplantısını ilgilendirir; müflisin malvarlığının masaya girip girmediği sorusu bu maddenin konusu değildir. Maddenin düzenlemediği konular: iflas masasına giren malların tespiti ve yönetimi (m.219 vd.), taşınır ve taşınmazların açık artırma ile satış usulü (m.243-244 yollaması ile hacizdeki hükümler), ikinci alacaklılar toplantısının toplanma ve karar usulü (m.229 ve devamı), satış bedelinin paylaştırılması (m.248 vd.) ve bu satışlara ilişkin ihalenin feshi ile şikayet yolları.

Malların paraya çevrilmesi usulü: hangi kavramlar bilinmeli?

Masa malları
İflas masasına giren, müflisin iflas tarihinde sahip olduğu ve paraya çevrilerek alacaklılara dağıtılacak mal ve haklardır. Bu maddede satış usulünün konusu olan mallar bunlardır.
Açık artırma
Malların en yüksek teklifi veren kişiye satıldığı, iflasta normal satış usulü olan artırma yoludur. Usulü ayrıca hacizdeki hükümlere yollama ile belirlenir.
Pazarlık suretiyle satış
İkinci alacaklılar toplantısının aksine karar vermesi hâlinde uygulanan, iflas idaresinin alacaklılarca kararlaştırılan bedelden aşağı olmamak üzere malı sattığı satış biçimidir. Kural olarak peşin ödemelidir.
Ticari ve ekonomik bütünlük
Birden çok mal ve hakkın birlikte işletilmesinde ya da birlikte değerlendirilmesinde ekonomik anlam taşıdığı durumu ifade eder. Ticari ve ekonomik bütünlük, bütün hâlinde satışla daha yüksek gelir elde edilmesi ölçütünden bağımsız ve ona alternatif bir ölçüttür.
Bir bütün olarak satış
Bütünlük arz eden mal ve hakların ya da bunları barındıran işletmenin tek parça hâlinde satılmasıdır. Bu yol gerçekleşmezse mal ve haklar ayrı ayrı satılır.
Rehin hakkı sahibi alacaklı
Rehinli masa malı üzerinde rehin hakkı bulunan alacaklıdır. Pazarlık usulü satış için onun muvafakati aranır.

Malların paraya çevrilmesi usulü: hangi şartlar aranır?

  • Satılacak malın iflas masasına girmiş bir mal veya hak olması gerekir.
  • Pazarlık usulü satış için ikinci alacaklılar toplantısının bu usulü kararlaştırmış olması gerekir; aksi hâlde satış açık artırma yoluyla yapılır.
  • Üzerinde rehin hakkı bulunan malın pazarlıkla satılabilmesi için rehin hakkı sahibi alacaklıların muvafakati alınmalıdır.
  • Ticari ve ekonomik bütünlük arz eden ya da bir bütün hâlinde satıldığında daha yüksek gelir sağlanacağı anlaşılan mal ve haklar bir bütün olarak satılmalıdır.
  • Bir bütün olarak satışta işletmenin devamlılığı ve ekonomiye katkısı gözetilmelidir.
  • Bir bütün olarak satış gerçekleşmezse mal ve haklar ayrı ayrı satılmalıdır.
  • Bir bütün olarak satışta taşınmaza ilişkin paraya çevirme hükümleri uygulanmalıdır.

Malların paraya çevrilmesi usulü: hangi sonuçları doğurur?

  • Rehinli masa malı, rehin hakkı sahibi alacaklıların muvafakati olmadan pazarlıkla satılamaz.
  • İkinci alacaklılar toplantısı pazarlık usulünü kararlaştırmamışsa masa malları açık artırma ile satılır.
  • Pazarlık usulü satışta alacaklılar malı daha yüksek bedelle satın almak isteyip istemediklerini sorulur; kararlaştırılan bedelden aşağı satış yapılamaz.
  • Ticari ve ekonomik bütünlük arz eden ya da bütün hâlinde daha yüksek gelir sağlanacak mal ve haklar bir bütün olarak satılır.
  • Bir bütün olarak satış gerçekleşmezse mal ve haklar ayrı ayrı satılır.
  • Bir bütün olarak satışa ilişkin üçüncü fıkranın usul ve esasları Adalet Bakanlığı yönetmeliğiyle düzenlenir.

Açık artırma ile pazarlık usulü satış arasındaki fark nedir?

Açık artırma, iflasta asıl satış usulüdür ve hacizdeki artırma hükümlerine yollama ile işler.

Pazarlık usulü satış, ikinci alacaklılar toplantısının aksine kararıyla uygulanan istisnai yoldur ve iflas idaresi malı alacaklıların kararlaştırdığı bedelden aşağı olmamak üzere satar.

Pazarlıkla satış için toplantı kararı gerekir; bu karar yoksa mal açık artırmayla satılır.

Rehinsiz masa malı ile rehinli masa malı arasındaki fark nedir?

Üzerinde rehin hakkı bulunmayan malda pazarlık usulü, toplantı kararıyla yapılabilir.

Üzerinde rehin hakkı bulunan malda pazarlık usulü için ayrıca rehin hakkı sahibi alacaklıların muvafakati aranır.

Rehinli malın pazarlıkla satılması hem toplantı kararına hem rehin alacaklısının muvafakatine bağlıdır.

Bir bütün olarak satış ile ayrı ayrı satış arasındaki fark nedir?

Ticari ve ekonomik bütünlük arz eden ya da bütün hâlinde daha yüksek gelir sağlayan mal ve haklar bir bütün olarak satılır.

Bütünlüğün gerçekleşmediği ya da bir bütün satışın olmadığı hâlde mal ve haklar tek tek satılır.

Bir bütün satış gerçekleşmezse satış ayrı ayrı yapılır; bu durumda sonuç değişmez, usul değişir.

Taşınmaz içeren bütün satış ile taşınır ağırlıklı bütün satış arasındaki fark nedir?

Bir bütün olarak satışta, bütüne taşınmaz dahil olsun olmasın, taşınmazın paraya çevrilmesi hükümleri uygulanır.

Bir bütün olarak satışta, bütünün içeriğine bakılmaksızın taşınmazın paraya çevrilmesi hükümleri uygulanır.

Taşınmaz içeren bütünde taşınmaza ilişkin artırma ve ilan kuralları devreye girer.

Malların paraya çevrilmesi usulü: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Pazarlık usulü satışı, ikinci alacaklılar toplantısının kararı olmadan iflas idaresinin kendi takdiriyle yapmak; asıl usul açık artırmadır.
  • Rehinli malı rehin alacaklısının muvafakati olmadan pazarlıkla satmak; bu eksiklik satışın geçerliliğini tartışmalı kılar.
  • Bütünlük koşulunu yalnız mal sayısına bakarak değerlendirmek; ekonomik bütünlük ve daha yüksek gelir ölçütü esas alınmalıdır.
  • Bir bütün satışın mümkün olmadığı hâlde mal ve hakları birlikte satmaya zorlamak; gerçekleşmezse ayrı ayrı satış gerekir.
  • Pazarlıkla satışta alacaklılara daha yüksek bedelle satın alma önceliği tanınmadan satış yapmak.
  • Madde metnini değişiklik öncesi hâlinde okumak; üçüncü fıkra 9/6/2021 tarihinde değişmiştir, güncel metne göre uygulama yapılmalıdır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Bir bütün olarak satışta mal ve hakların gerçekten ticari ve ekonomik bütünlük oluşturup oluşturmadığı somut olaya göre değerlendirilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/67 E., 2025/11 K., 05.02.2025)
  • Taşınmazın tek parça olmadığı ve diğer taşınmazlarla birlikte bütün oluşturduğu, ilan ve ihalede önemli nitelikler dikkate alınmadan yapılan satışın bu fıkra kapsamında eleştirildiği görülmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/67 E., 2025/11 K., 05.02.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Bir bütün olarak satışı talep eden ya da bu satışın gerekçesini öne süren taraf, mal ve hakların ticari ve ekonomik bütünlük oluşturduğunu ya da bütün satışla daha yüksek gelir sağlanacağını ispatlamalıdır; bu konuda bilirkişi raporu başvurulacak en uygun delildir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/67 E., 2025/11 K., 05.02.2025)
  • Pazarlık usulü satış kararının varlığı, ikinci alacaklılar toplantısı tutanağı ile ispat edilir.
  • Rehin hakkı sahibi alacaklının muvafakatinin bulunduğunu, satışı yapan iflas idaresi yazılı belge ile göstermelidir; muvafakatin yokluğunu ileri süren alacaklı bunu ispatlamalıdır.
  • Bir bütün satışın gerçekleşmediği iddiası, ayrı ayrı satış yapıldığını gösteren satış tutanakları ile ispat edilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2004 sayılı Kanun m.229: İkinci alacaklılar toplantısının satış usulü hakkında karar verme yetkisini düzenler; pazarlık usulünün kararı bu toplantıdan çıkar.
  • 2004 sayılı Kanun m.243: Taşınır ve taşınmazların açık artırma ile satışında hacizdeki hükümlere yollama yapar.
  • 2004 sayılı Kanun m.244: Taşınmazların açık artırma ile satışında hacizdeki hükümlere yollama yapar.
  • 2004 sayılı Kanun m.242: İflasta açık artırmanın özel usul kurallarını düzenler; artırma ilanı gibi konularda bu maddeyi tamamlar.
  • 2004 sayılı Kanun m.185: Müflisin rehinli malının ikinci alacaklılar toplantısından önce satılabilmesi gibi istisnai hâlleri düzenler.
  • 6098 sayılı Kanun m.207: Pazarlık usulü satışın, normal satış sözleşmesi hükümlerine göre yapıldığını belirtir.

İİK m.242 — Artırmanın ilanı

İcra ve İflas Kanunu'nun 242. maddesi, iflas masasına giren malların satışında artırma ilanı ve hazırlık tedbirlerinin 126. madde uyarınca yapılacağını ve ipotek alacaklısına ilanın bir nüshasının verilmesi ile tahmin edilen bedelin bildirilmesini düzenler. Madde iflas idaresindeki mallara ilişkindir; ilamsız icradaki taşınmaz ve taşınır satışlarına doğrudan uygulanmaz. Artırma şartnamesi, teminat, ilanın içeriği ve tebliğ usulü ile ipotek alacaklısına yapılacak bildirimin ayrıntıları maddede yer almaz; ilanın teknik kuralları 126. maddede, şartname ve teminat 124-125. ile 114. maddelerde, tebliğ 127. maddede düzenlenmiştir. İflas masasının paraya çevrilmesinin genel usulü ve satış yöntemleri 238 ila 245. maddeler arasında dağılmıştır.

Artırmanın ilanı: hangi kavramlar bilinmeli?

Artırma ilanı
Satışın yapılacağı yer, gün ve saat aralığını alacaklılara ve ilgililere duyuran resmi ilandır. Madde, bu ilanın kuralını kendisi koymaz, 126. maddeye bağlar.
Hazırlık tedbirleri
Artırmadan önce yapılması gereken işlemlerin bütünüdür; ilan, şartname ve ilgililere tebliğ bunlara girer. Madde bu işlemlerin 126. madde uyarınca yapılmasını öngörür.
İpotek alacaklısı
Satışa konu taşınmaz üzerinde ipotek hakkı bulunan ve bu hakkı nedeniyle satış bedelinden pay alma hakkı olan alacaklıdır. Maddenin ilan ve bildirim hükmü bu kişiye özgü olarak uygulanır.
Tahmin edilen bedel
Malın satış öncesi değerlendirmesiyle belirlenen tutardır. Maddede ipotek alacaklısına bu bedelin bildirileceği öngörülür; bedelin nasıl tespit edileceği madde metninde yer almaz.

Artırmanın ilanı: hangi şartlar aranır?

  • İflas masasına giren bir malın satışı söz konusu olmalıdır; madde ilamsız icradaki satışa değil iflas masasındaki satışa ilişkindir.
  • Artırma ilanı ve hazırlık tedbirleri 126. madde hükmüne göre yapılmalıdır.
  • İpotek alacaklısı bulunduğunda ilanın bir nüshası ona verilmelidir.
  • İpotek alacaklısına tahmin edilen bedel de bildirilmelidir.

Artırmanın ilanı: hangi sonuçları doğurur?

  • Artırma ilanı ve hazırlık tedbirleri 126. madde hükmüne göre yapılmadığında, satış işlemi usulsüz olur ve ihalenin feshi gündeme gelebilir.
  • İpotek alacaklısına ilanın bir nüshası verilmezse, bu eksiklik satış işleminde usul hatası sayılır.
  • İpotek alacaklısına tahmin edilen bedel bildirilmezse bu eksiklik de usul hatası oluşturur.
  • İpotek alacaklısı yoksa ilanın ona verilmesi ve bedelin bildirilmesi gerekmez.

İflas masası satışı ile ilamsız icra satışı arasındaki fark nedir?

İflas masasına giren mallar için madde uygulanır ve hazırlık işlemleri 126. maddeye bağlanır.

İlamsız icradaki satışlar İİK'nın genel icra hükümlerine tabidir ve bu madde kapsamında değildir.

Madde iflas masası satışları bakımından uygulanır; ilamsız icra satışında ilan ve bildirim için bu hükme dayanılamaz.

Genel ilan hükmü ile ipotek alacaklısına özel bildirim arasındaki fark nedir?

Artırma ilanı ve hazırlık işlemleri tüm ilgililere yönelik olup 126. maddeye göre yapılır.

İpotek alacaklısına ayrıca ilanın bir nüshası verilir ve tahmin edilen bedel bildirilir.

İpotek alacaklısı için ilan ve bedel bildirimi ek bir yükümlülük olarak doğar; diğer ilgililer için bu ek yükümlülük yoktur.

Artırmanın ilanı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Madde iflas masası satışına ilişkin olduğu halde ilamsız icradaki satışa da uygulamak.
  • Ipotek alacaklısına ilanın bir nüshasını vermeyi genel tebliğ kuralıyla karıştırmak ve 127. madde hükmünü tek başına yeterli saymak.
  • Tahmin edilen bedelin bildirilmesini ilanın içeriğiyle aynı şey saymak; bu iki işlemi ayrı değerlendirmek gerekir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • İlanın Kanun'da öngörülen usulle yapılmaması, satış ihalesinin feshi sebebi sayılmaktadır. (2022/6 E., 2024/225 K., 25.12.2024)
  • İpotek alacaklısına ilanın bir nüshasının verilmemesi ve tahmin edilen bedelin bildirilmemesi, usul eksikliği olarak değerlendirilmektedir. (Birinci Bölüm, 2017/32699 E., 12.01.2021)

Nasıl ispat edilir?

  • Artırma ilanının 126. madde uyarınca yapıldığını ileri süren taraf, ilan belgesi ve yayım kaydı ile bunu ispatlamakla yükümlüdür.
  • İpotek alacaklısına ilanın bir nüshasının verildiğini iddia eden, bunu tebliğ belgesi veya teslim kaydı ile ispatlamalıdır.
  • İpotek alacaklısına tahmin edilen bedelin bildirildiği iddiası yazılı bildirimle ispatlanır; bildirim yapılmadığını ileri süren taraf bu iddiasını ispatla yükümlü değildir, ancak somut olayda ilgilinin ileri sürmesi gerekir.
  • Usulsüzlük iddiasını ileri süren taraf, eksikliğin ihale sonucunu etkilediğini ortaya koymakla yükümlüdür.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2004 sayılı Kanun m.126: Artırma ilanının içeriğini, yapılış biçimini ve hazırlık tedbirlerini düzenler; 242. madde bu işlemlerin 126. madde uyarınca yapılmasını öngörür.
  • 2004 sayılı Kanun m.127: İlanın hangi ilgililere tebliğ edileceğini düzenler; ipotek alacaklısına verilecek nüsha bu tebliğ kuralıyla birlikte değerlendirilir.
  • 2004 sayılı Kanun m.124: Artırma şartnamesinin içeriğini düzenler; ipotek ve bedel bilgisi şartnamede yer alır.
  • 2004 sayılı Kanun m.114: Elektronik satış portalı, teminat ve ilan ayrıntılarına ilişkin genel kuralları içerir; iflas masası satışında ilanın içeriği bakımından yardımcı kaynaktır.

İİK m.243 — Artırma ve ihale

Madde, iflas idaresi tarafından artırma yoluyla satılacak taşınır ve taşınmaz malların ihalesinde hangi hacizdeki hükümlerin uygulanacağını belirler; taşınır satışlarında ayrıca 242. maddenin uygulanacağını bildirir. Maddenin kapsamı iflas masasına giren malların açık artırma ile satışıdır ve satışı yapan iflas idaresidir. Madde, ihalenin başlangıcı, teminat, ilan ve artırma sürelerinin ayrıntılarını kendisi düzenlemez; bunlar hacizdeki artırma hükümlerine (m.114-118) yollamayla çözülür. İflas idaresinin satış yetkisi ve satışın açık artırma dışında yapılıp yapılamayacağı (m.241), taşınmaz satışında ilan süresi ve ipotek alacaklısına bildirim gibi iflasa özgü açık artırma kuralları (m.242), taşınmazın haciz hükümlerinin hangi kısmının uygulanmayacağı ve satış sonrası bedel, teslim ve tescil işlemleri (m.244 ve ilgili hükümler) bu maddenin kapsamında değildir.

Artırma ve ihale: hangi kavramlar bilinmeli?

Yollama
Maddenin kendi içinde ayrıntı kurmayıp hacizdeki artırma hükümlerini iflasta da uygulanır kılmasıdır. Yollanan hükümler, iflas idaresinin yaptığı satış için de geçerlidir.
Muhalif olmayan hüküm
Yollanan hacizdeki hükümlerden iflas satışına aykırı düşenlerin uygulanmamasını ifade eder. Aykırılık ölçütü iflas satışının özelliklerine bağlıdır.
Taşınır satışı
Taşınır malların satışıdır. Bu satışta ihale hükümlerine ek olarak 242. madde uygulanır.
İhale
Artırma sonunda kanuna uygun en yüksek teklif verene malın satılmasıdır. Artırma ile ihale kavramları anlam bakımından ayrıdır; ihale, artırmanın sonucudur.

Artırma ve ihale: hangi şartlar aranır?

  • Satılacak malın iflas masasına girmiş taşınır veya taşınmaz olması ve satışın iflas idaresi tarafından açık artırma yoluyla yapılması gerekir.
  • Taşınır ve taşınmaz ihalesinde 115. ve 129. maddelerin, 185. maddeye aykırı olmayan hükümlerinin uygulanması gerekir.
  • Taşınır satışında 242. maddedeki hükümlerin de uygulanması gerekir.
  • İhalenin 115. maddedeki usule uygun şekilde, yani ilan, teklif süresi ve asgari bedel şartlarına uyularak yapılması gerekir.

Artırma ve ihale: hangi sonuçları doğurur?

  • Taşınır ve taşınmaz ihalesi, yollanan hacizdeki hükümlere göre yapılır ve iflas idaresi bu hükümlere uymak zorundadır.
  • Yollanan hükümlerden 185. maddeye aykırı olanlar uygulanmaz; bu kısımdaki bir eksiklik ihalenin geçersizliğine yol açabilir.
  • Taşınır satışında 242. maddenin hükmü ayrıca uygulanır; bu hükme aykırı yapılan satış usule aykırılık oluşturur.
  • Madde 115 ve 129 dışındaki hacizdeki ihale hükümlerini kapsamaz; bunların iflasta uygulanıp uygulanmayacağı ayrıca değerlendirilir.

Taşınır satışı ile taşınmaz satışı arasındaki fark nedir?

Taşınır satışında ihale 115 ve 129 uyarınca yapılır ve ek olarak 242. maddenin hükmü uygulanır.

Taşınmaz satışında 242. maddenin taşınır satışına özgü hükmü değil, taşınmaza özgü ilan ve bildirim kuralları geçerlidir.

Taşınır satışı için 242. madde ek olarak devreye girer; taşınmaz için bu ek uygulanmaz.

Yollanan hacizdeki hüküm ile muhalif hüküm arasındaki fark nedir?

115 ve 129. maddelerin iflas satışına uyan hükümleri aynen uygulanır.

Bu hükümlerden 185. maddeye aykırı olanlar iflas satışında uygulanmaz.

Haciz hükmü olsa da iflas satışına aykırı düşen kısım devre dışı kalır.

Artırma ve ihale: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Yollanan hacizdeki hükümlerin tamamını iflas satışına olduğu gibi uygulamak; 185. maddeye aykırı kısımları ayıklamamak.
  • Taşınır satışında 242. maddenin uygulanacağını gözden kaçırmak.
  • Taşınmaz satışında da 242. maddenin taşınır satışına özgü hükmünü uygulamak.
  • Madde metnindeki yollamanın ihale süreleri ve bedel kurallarını kendiliğinden içerdiğini sanmak; bunlar ancak 115 ve 129 üzerinden uygulanır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yüksek mahkeme, ihalenin ilan edilen gün ve saatte yapılmasını ihalenin geçerlilik şartı olarak değerlendirmekte; tutanakta gün ve saatin yer almaması, taraflarca ileri sürülmemişse kendiliğinden ihalenin feshi sebebi sayılmamaktadır. (Birinci Bölüm, 2017/32699 E., 12.01.2021)
  • Yollama yoluyla uygulanan hacizdeki ihale kuralları, ihalenin yapıldığı tarih ve bitiş saatinin pey tutanağında yer alıp almadığına göre değerlendirilmektedir. (Birinci Bölüm, 2017/32699 E., 12.01.2021)

Nasıl ispat edilir?

  • İhalenin usulüne uygun yapıldığını iddia eden iflas idaresi, ihale tutanağı ve pey tutanağı ile ilan belgesini sunarak ispat yükü altındadır.
  • İhalenin 185. maddeye aykırı bir hükme dayandığını iddia eden taraf, bu iddiayı hangi yollanan hükmün iflas satışına uymadığını göstererek ispatlamalıdır.
  • Taşınır satışında 242. maddeye uyulmadığını iddia eden taraf, satış tutanağı ve ilan belgelerini delil göstererek bu iddiasını kanıtlamalıdır.
  • Tutanakta eksik bulunan gün veya saat gibi bilgiler, diğer belgelerle (pey tutanağı, ilan) tamamlanabilir; ispat yükü bunu öne süren tarafa aittir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

İİK m.244 — Artırma suretiyle satışın şartları

İcra ve İflas Kanunu'nun 244. maddesi, iflas yoluyla satışta hacizdeki açık artırma hükümlerinin hangi maddelerinin iflas hâlinde de uygulanacağını belirler ve icra dairesine ait görevlerin iflas idaresi tarafından görüleceğini düzenler. Madde, iflas masasındaki malların satışına ilişkin olup bu satışın taraflarını, yani iflas idaresini ve ihale alıcılarını ilgilendirir. Madde, hangi ilanın ya da artırmanın ayrıntılı koşullarının nasıl uygulanacağını kendisi açıklamaz; bu ayrıntılar yollanan maddelerde yer alır. Maddenin kendisi, iflas idaresinin satış işlemlerini hangi aşamada ve hangi usulle yapacağını ya da iflas masasına giren malların satış sırasını düzenlemez (m.240-242). Hacizdeki satış hakkındaki m.127 ve m.128 ile m.128/a'nın iflasta uygulanmayacağı, bu maddenin atıfları kapsamında yer almadığından, ilanın tebliği ve taşınmaz satışına ilişkin ek düzenlemeler de bu madde kapsamında değildir (m.127, m.128, m.128/a). Satışa karşı şikâyet ve iptal yolları ile iflasa özgü satış usullerinin ayrıntıları da bu maddenin konusu dışındadır.

Artırma suretiyle satışın şartları: hangi kavramlar bilinmeli?

Yollama (atıf)
Bir hükmün, kendi metninde yazılmayan kuralları başka bir maddeden alması anlamına gelir. m.244 iflas yoluyla satış için hacizdeki açık artırma kurallarını bu yolla uygular. Yollanan kurallar, hacizdeki satış düzenindeki anlamıyla uygulanır.
İflas idaresi
İflas masasını yöneten ve iflas masası malları üzerinde satış dahil işlemleri yapan organdır. Madde uyarınca icra dairesinin görevleri bu organa geçer.
Açık artırma
Malın en yüksek teklifi verene ihale edildiği satış usulüdür. Bu madde kapsamında açık artırmanın şartları hacizdeki hükümlerden alınır.

Artırma suretiyle satışın şartları: hangi şartlar aranır?

  • Satışın iflas yoluyla ve iflas masasına giren mal üzerinden yapılması gerekir.
  • Satış usulünün açık artırma olması gerekir; yollanan hükümler açık artırma usulüne ilişkindir.
  • Yollanan hükümlerden m.111/b, m.117, m.118, m.124, m.125, m.130, m.131, m.134 ve m.135 maddelerinin uygulanması için bu maddelerin koşullarının oluşmuş olması gerekir.
  • Hacizdeki satışa ait icra dairesi görevlerinin iflas idaresi tarafından yerine getirilmesi gerekir.

Artırma suretiyle satışın şartları: hangi sonuçları doğurur?

  • Yollanan maddeler iflas masası satışında hacizdeki kurallar gibi uygulanır.
  • Yollanmayan maddeler, özellikle m.127, m.128 ve m.128/a, iflas satışında uygulanmaz.
  • İcra dairesinin görevleri iflas idaresi tarafından görülür; satış işlemini iflas idaresi yürütür.
  • Madde metninde anılmayan bir hükmün uygulanmasının dayanağı yoktur.

Hacizdeki satış ile iflasta satış arasındaki fark nedir?

Haciz yoluyla satışta satışı icra dairesi yapar ve icra dairesinin görevleri icra müdürü ile daire tarafından görülür.

İflasta satışta satışı iflas idaresi yapar ve icra dairesine ait görevler bu madde uyarınca iflas idaresine geçer.

Satışı yapan organ değişir; hacizde icra dairesine yapılan başvurular ve bildirimler iflasta iflas idaresine yöneltilir.

Yollanan maddeler ile yollanmayan maddeler arasındaki fark nedir?

m.111/b, m.117, m.118, m.124, m.125, m.130, m.131, m.134 ve m.135 maddeleri iflasta da uygulanır.

m.127, m.128 ve m.128/a maddeleri madde metninde anılmadığı için iflasta uygulanmaz.

Tebligat ve taşınmaz ilanına ilişkin bu hükümler iflasta uygulanmaz; yalnız anılan maddeler uygulanır.

Artırma suretiyle satışın şartları: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • m.127, m.128 ve m.128/a'nın iflas satışında da uygulandığını varsaymak; bu maddeler yollama kapsamında değildir.
  • Hacizdeki satışta icra dairesine ait görevleri iflas memurunun ya da başka bir organın üstlendiğini varsaymak; bu görevler iflas idaresine aittir.
  • Yollanan maddelerin tamamını sanki madde metninde yazılıymış gibi okumak; yalnızca anılan maddeler uygulanır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • İflas masası satışında hacizdeki hükümlerin yollanan maddeleri uygulanır; m.127 ve m.128 ile m.128/a'nın uygulanmadığı kabul edilmektedir. (Birinci Bölüm, 2017/32699 E., 12.01.2021)

Nasıl ispat edilir?

  • İflas idaresinin satış işleminin yollanan maddelere uygun yapıldığını ortaya koyması gerekir; ilan ve şartname belgeleri bu amaçla kullanılır.
  • Satışın iflas masası malına ilişkin olduğu iflas kararı ve masa envanteri ile ispatlanır.
  • Yollanmayan bir hükmün uygulandığını ileri süren taraf, bu maddenin yollamasının kapsamına girdiğini ispatlamak zorundadır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

İİK m.245 — Münazaalı hakların talep eden alacaklılara temliki

İİK m.245, iflas masasına ait bir çekişmeli hakkın (aktifteki bir malın ya da üçüncü kişideki bir alacağın) takibi yetkisinin, ikinci alacaklılar toplantısının kararıyla isteyen bir alacaklıya devredilmesini ve devralan alacaklının bu takipten elde ettiği paranın nasıl dağıtılacağını düzenler. Hüküm, iflas idaresinin çekişmeli hakkı takip etmemesi hâlinde uygulanır. Hükmün uygulanmasında iflas idaresinin verdiği yetki belgesi ve devralanın kendi adına, masa yerine takip yapması esastır. Sıra cetveline itiraz, kayıt kabul ve kayıt silme davaları (m.235), geç bildirilen alacaklar (m.236) ve istihkak iddiaları (m.45 ve m.228 ile bağlantılı hükümler) bu maddenin konusu değildir. Sıra cetveline karşı şikâyet yolu (m.235/4) ile iptal davalarının iflas kapandıktan sonraki takibi (m.255) de bu maddede düzenlenmez. Bu konular ilgili maddelerinde ayrıca incelenmelidir.

Münazaalı hakların talep eden alacaklılara temliki: hangi kavramlar bilinmeli?

Çekişmeli hak
İflas masasının aktifine ilişkin olup müflisin üçüncü kişilere karşı ileri sürebileceği, ancak borçlu üçüncü kişinin inkâr ettiği alacak veya masaya ait sayılan malvarlığı haklarıdır. Üçüncü kişi borcunu kabul ederse hak çekişmeli sayılmaz ve iflas idaresi tahsil eder.
Takip yetkisinin devri
Çekişmeli hakkın kendisinin değil, o hakkı dava etme ya da icra veya iflas takibi yapma yetkisinin alacaklıya verilmesidir. Devralan alacaklı bu yetkiyi masa yerine ve kendi adına kullanır, hak masanın mülkiyetinde kalmaya devam eder.
İkinci alacaklılar toplantısı
İflas idaresinin çekişmeli bir hak için takip veya dava yoluna gidip gitmeyeceğine karar veren alacaklılar organıdır. Devir kararı bu toplantının kararıyla verilir.
Devralan alacaklı
Takip yetkisini isteyerek devralan ve bu yetkiyle masa adına hareket eden alacaklıdır. Yetki, iflas idaresinin verdiği belgeye dayanır; alacaklının iflas masasındaki alacağı ile devraldığı hakkın takibinden doğan alacağı ayrı kavramlardır.
Masa giderleri
Devralanın takip için yaptığı dava ve icra masrafları olup elde edilen paradan önce kendisine ödenir. Takibi kaybederse bu giderleri masadan isteyemez, kendisi katlanır.

Münazaalı hakların talep eden alacaklılara temliki: hangi şartlar aranır?

  • Çekişmeli bir hakkın varlığı bulunmalıdır: borçlu üçüncü kişi alacağı ya da masaya ait malın iadesini inkâr etmiş olmalıdır.
  • İflas idaresi çekişmeli hak için takip ya da dava yoluna gitmemiş olmalıdır; idarenin dava açması hâlinde devir söz konusu olmaz.
  • İkinci alacaklılar toplantısı, çekişmeli hakkın takibine girişilmemesine karar vermiş olmalıdır.
  • Alacaklı, devir için istekte bulunmuş olmalıdır; devir yetkisi istekli alacaklıya verilir.
  • İflas idaresi devralana, hakkın takip yetkisinin kendisine devredildiğini ve masa adına işlem yapabileceğini gösteren bir belge vermelidir.
  • Devralan alacaklı takibi kazanırsa elde edilen para, önce kendi masraflarına, sonra kendi alacağına ayrılmalıdır; artan para masaya yatırılmalıdır.

Münazaalı hakların talep eden alacaklılara temliki: hangi sonuçları doğurur?

  • Devralan alacaklı takibi kazanırsa, elde edilen paradan önce kendi yaptığı dava ve icra giderleri kendisine ödenir.
  • Giderlerden sonra kalan paradan devralanın kendi alacağı ödenir.
  • Kalan para artarsa bu artan tutar iflas masasına yatırılır ve masadaki diğer alacaklılara sıraya göre dağıtılır.
  • Devralan takibi kaybederse yaptığı giderler için masadan hiçbir şey isteyemez, bu giderlere kendisi katlanır.
  • Çekişmeli hakkın takip yetkisi devredilmemişse, hak iflas idaresi tarafından takip edilir.
  • Devir, çekişmeli hakkın mülkiyetini alacaklıya geçirmez; hak masanın aktifinde kalır.
  • Madde emredici değildir, ancak devrin şartları ikinci alacaklılar toplantısının kararına bağlıdır.

Çekişmeli hak ile çekişmesiz alacak arasındaki fark nedir?

Borçlu üçüncü kişi borcunu kabul etmiş ya da iflas idaresinin istemi üzerine ödemiştir; alacak çekişmesizdir.

Borçlu borcu inkâr etmiştir; alacak çekişmelidir.

Çekişmesiz alacağı iflas idaresi doğrudan tahsil eder. m.245 yalnız çekişmeli hak için devre girer.

İflas idaresinin takibi ile alacaklıya devir arasındaki fark nedir?

İflas idaresi çekişmeli hak için dava veya takip açarsa takip masa adına, idarenin yetkisiyle yürür.

İdare takip etmez ve ikinci alacaklılar toplantısı devri kabul ederse takip alacaklı adına yürür.

Devir hâlinde kazanılan para önce devralanın masrafına ve alacağına gider, artan masaya girer. İdare takip ederse sonuç doğrudan masaya girer.

Devralanın kazanması ile kaybetmesi arasındaki fark nedir?

Devralan takibi kazanırsa elde edilen para, önce masrafı, sonra alacağı karşılar.

Devralan takibi kaybederse masraflarını masadan isteyemez.

Kazanılan durumda masraflar ve alacak öncelikli ödenir, kaybedilen durumda masraf devralana kalır.

Çekişmeli hakkın kendisi ile takip yetkisi arasındaki fark nedir?

Devredilen şey, çekişmeli hakkın kendisi değil yalnızca takip yetkisidir.

Hakkın sahibi ve mülkiyet sahibi hâlâ masadır.

Devralan, hakkı kendi adına değil masa yerine takip eder; elde edilen artık masaya döner.

m.245 ile m.255 (iflas kapandıktan sonra) arasındaki fark nedir?

İflas sürerken yeni bulunan ya da takibi yarım kalan çekişmeli hak m.245 ile devredilir.

İflas kapandıktan sonra açılacak iptal davasında m.255/3 uygulanır.

Devir usulü aynıdır, ancak m.255 ayrıca iflas kapanmasından sonraki iptal davaları için özel hüküm koyar.

Münazaalı hakların talep eden alacaklılara temliki: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Devralanın takip yetkisini mülkiyet devri sanmak; devredilen şey yalnızca takip yetkisidir, hak masada kalır.
  • Devir için iflas idaresinin çekişmeli hakka ilişkin takip kararı yokken ikinci alacaklılar toplantısının kararını aramamak.
  • İflas idaresinin davaya katılmadan iflas hâlinde davayı devralana bırakmak; yetki belgesi aranmadan davanın esasına girmek.
  • Kazanılan paranın tamamını devralana vermek; artan kısmın masaya yatırılması gerekir.
  • Devralanın kaybettiği davada giderleri masadan istemesine izin vermek; kaybeden devralan giderlere kendisi katlanır.
  • Çekişmesiz alacakla çekişmeli hakkı karıştırmak; çekişmesiz alacak m.229 ile tahsil edilir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • İptal davasında davalı borçlunun iflası hâlinde, davanın iflas idaresi mi yoksa m.245 gereğince devralan alacaklı mı tarafından sürdürüleceği araştırılmalı; devir yapılmamışsa iflas idaresi davaya usulüne uygun dahil edilmelidir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/5097 E., 2024/8365 K., 27.11.2024; 11. Hukuk Dairesi, 2022/7191 E., 2024/3360 K., 29.04.2024)
  • Davacı alacaklının elinde iflas idaresinden alınmış yetki veya temlik belgesi bulunup bulunmadığı davanın başında tespit edilmelidir; belge sunulmazsa davanın iflas idaresine ihbarı ile taraf teşkili sağlanır. (3. Hukuk Dairesi, 2023/3129 E., 2024/2408 K., 19.09.2024)
  • Devralanın dava takip yetkisi, iflas idaresinin belgesiyle kanıtlanır ve bu belge olmadan davanın esasına girilmez. (3. Hukuk Dairesi, 2023/3129 E., 2024/2408 K., 19.09.2024)
  • Devralanın kazandığı dava sonucunda elde edilen bedel, önce takip giderlerine, sonra devralanın alacağına ayrılır; artan kısım iflas masasına döner. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2018/243 E., 2020/1921 K., 22.10.2020)

Nasıl ispat edilir?

  • Devir talebinde bulunan alacaklı, ikinci alacaklılar toplantısının kararını ve iflas idaresinin takip yetkisini devrettiğine dair belgeyi ibraz ederek yetkisini ispatlar.
  • Devralan alacaklı, devir kararının kapsamında olan çekişmeli hakkın bu karar içinde yer aldığını belgeyle gösterir.
  • Karşı taraf, yetki belgesinin bulunmadığını ya da devrin kapsamı dışında kaldığını ileri sürer ve bunu iflas idaresinin yazılı beyanı ile ispatlar.
  • Davanın kazanılması hâlinde giderlerin miktarı, devralanın yaptığı masrafları gösteren belgelerle ispatlanır; masraflar kanıtlanmadan masadan pay istenemez.
  • Davalı borçlu iflas etmişse, iflas kararının kesinleşmesi ve iflas idaresinin davaya dahil edilmesi usul yönünden mahkemece araştırılır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2004 sayılı Kanun m.235: Sıra cetveline itiraz ve kayıt kabul ve kayıt silme davalarını düzenler; m.245 bu davaların konusunu değil, masa dışı çekişmeli hakların takibini düzenler.
  • 2004 sayılı Kanun m.255: İflas kapandıktan sonra açılacak iptal davalarında takip yetkisinin devrini ayrıca düzenler; m.245 ile birlikte uygulanır.
  • 2004 sayılı Kanun m.228: Masa aleyhine açılan istihkak davalarına ilişkin olup çekişmeli hakların kapsamına girer ve devir konusu olabilir.
  • 2004 sayılı Kanun m.229: Çekişmesiz alacakların tahsilini düzenler; m.245 yalnız çekişmeli alacaklar için devreye girer.
  • 2004 sayılı Kanun m.187: Masa lehine açılacak iptal davalarını düzenler; iflas idaresi bu davaları açabilir, bunlarda devir m.245 ile yapılır.
  • 2004 sayılı Kanun m.194: İflas açılması üzerine duracak davalarda müflisin taraf olmasını düzenler; devralanın takip yetkisi bu durumda da m.245'e dayanır.

İİK m.246 — Aile yurtları

İcra ve İflas Kanunu'nun 246. maddesi, aile yurtlarına ilişkin Türk Medeni Kanunu hükümlerinin saklı kalacağını belirtir. Madde bir hak veya yükümlülük kurmaz; yalnızca Medeni Kanun'daki aile yurdu rejiminin icra hukuku bakımından korunduğunu bildirir. Aile yurdunun tanımı, kurulması, haczedilmezliğinin kapsamı ve sınırları ile aile yurduna ilişkin özel koruma hükümleri Medeni Kanun'da düzenlenmiştir. Madde, icra takibinde aile yurdunun haczedilmezliğinin hangi kapsamda uygulanacağını kendisi belirlemez. Bu maddede aile yurdunun Medeni Kanun'daki tanımı (m.downloaded yok), aile konutu ile aile yurdu arasındaki ayrım ve aile konutu üzerindeki eş haklarının ayrıntısı düzenlenmez (TMK m.194). Haczedilemeyen malların genel listesi İİK m.82'de yer alır. Aile yurdunun haczedilmezliğine ilişkin Medeni Kanun hükmü de bu maddenin dışındadır (TMK m.391).

Aile yurtları: hangi kavramlar bilinmeli?

Aile yurdu
Medeni Kanun'a göre aile bireylerinin barınma ve ortak yaşam ihtiyacını karşılamak üzere ayrılan konut, tarımsal veya sanayiye elverişli taşınmaz gibi malların, eklentileriyle birlikte aile yurdu haline getirilmiş olanıdır. Bu nitelik, Medeni Kanun'daki ilgili hükümlere göre kazanılır.
Medeni Kanun hükümlerinin mahfuzluğu
Maddenin, aile yurduna ilişkin Medeni Kanun düzenlemelerinin icra hukuku hükümlerinden önce ve onlara rağmen korunacağını bildiren atıf niteliğindeki ifadesidir. Madde kendi başına yeni bir koruma kuralı koymaz.

Aile yurtları: hangi şartlar aranır?

  • Haczedilemezlik korumasından yararlanılabilmesi için malın Medeni Kanun'a göre aile yurdu olarak tescil edilmiş veya bu niteliği kazanmış bulunması gerekir.
  • Aile yurdu olarak kabul edilen mal ile eklentilerinin İcra ve İflas Kanunu'ndaki genel haczedilemezlik düzenlemesi yerine Medeni Kanun'daki özel rejime tabi olması gerekir.
  • Medeni Kanun hükmünün uygulanabilmesi için icra takibinin Medeni Kanun'da öngörülen aile yurdu koşullarını yerine getiren bir mal üzerinde yürütülmesi gerekir.

Aile yurtları: hangi sonuçları doğurur?

  • Aile yurdu olarak Medeni Kanun'a göre kabul edilen mal, Medeni Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla icra takibine konu edilemez.
  • Madde, Medeni Kanun hükümlerinin aile yurduna ilişkin olarak uygulanacağını belirttiğinden, İcra ve İflas Kanunu'ndaki genel haczedilemezlik listesi ile Medeni Kanun'daki özel rejim birlikte değerlendirilir.
  • Medeni Kanun'daki aile yurdu koşulları gerçekleşmemişse bu madde gereğince bir koruma doğmaz.

Aile yurtları: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Maddeyi tek başına bir haczedilemezlik kuralı gibi okumak; asıl koruma kaynağının Medeni Kanun olduğunu gözden kaçırmak.
  • Aile yurdu ile aile konutu kavramlarını birbirinin aynı saymak; her aile konutunun aile yurdu olmadığını hesaba katmamak.
  • Maddeye dayanarak Medeni Kanun'daki koşulları aramadan doğrudan haczedilemezlik sonucu çıkarmak.

Nasıl ispat edilir?

  • Aile yurdu olduğunu öne süren borçlu, malın Medeni Kanun'a göre aile yurdu olarak kurulduğunu ve tescil veya fiili kullanım durumunu belgeyle ispatlamalıdır.
  • Alacaklı, malın aile yurdu niteliğini taşımadığını ya da Medeni Kanun'daki koşulların gerçekleşmediğini ileri sürerek bu savunmayı çürütmeye çalışabilir; bu savunmanın ispat yükü alacaklıdadır.
  • Aile yurdu tescilinin varlığı, Medeni Kanun'a göre kurulan resmi işlemle belgelenir; tescil belgesi bu niteliğin en güçlü delilidir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 sayılı Kanun m.391: Aile yurdu ve eklentilerinin haczedilemezliğini düzenleyen esas hükümdür; bu madde ona saklılık tanır.
  • 2004 sayılı Kanun m.82: Haczedilemeyen mal ve hakların genel listesini düzenler; aile yurdu ile genel liste arasındaki ilişki bu maddeyle kurulur.
  • 4721 sayılı Kanun m.194: Aile konutu üzerindeki eş hakları ve rızasız devir yasağını düzenler; aile yurdu ile aile konutu kavramlarının ayrımı bakımından ilgilidir.

Süreler

SüreMaddeHüküm
yirmi günm.237İlan, en az yirmi gün evvel yapılır ve ilanın birer nüshası alacaklılara gönderilir.

Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.

Konuda geçen kararlar

10 karar
  1. 2022/6 E., 2024/225 K., 25.12.2024
    İlgili madde: m.244
  2. Hukuk Genel Kurulu, 2021/971 E., 2022/1512 K., 15.11.2022
    İlgili madde: m.237
  3. 7. Hukuk Dairesi, 2025/395 E., 2025/4983 K., 25.11.2025
    İlgili madde: m.245
  4. 11. Hukuk Dairesi, 2023/5097 E., 2024/8365 K., 27.11.2024
    İlgili madde: m.245
  5. 3. Hukuk Dairesi, 2023/3129 E., 2024/2408 K., 19.09.2024
    İlgili madde: m.245
  6. 11. Hukuk Dairesi, 2022/7191 E., 2024/3360 K., 29.04.2024
    İlgili madde: m.245
  7. Birinci Bölüm, 2017/32699 E., 12.01.2021
    İlgili madde: m.243, m.244
  8. İkinci Bölüm, 2015/7179 E., 12.09.2018
    İlgili madde: m.245
  9. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2023/1205 E., 2023/1914 K., 21.12.2023
    İlgili madde: m.237
  10. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2018/243 E., 2020/1921 K., 22.10.2020
    İlgili madde: m.245

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 24.11.2021 (m.242).

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 6.4. İflasın Tasfiyesi, Kapanması, Kaldırılması bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış