İflasın tasfiyesi

Paraların paylaştlrllmasl ve iflasın kapanmasl

İİK m.247–256İcra ve İflas HukukuSon değişiklik: 02.03.2005 (m.254)

Kısaca

İİK m.247, satış bedeli tahsil edilip sıra cetveli kesinleştikten sonra iflas idaresinin paraların pay cetvelini ve son hesabını hazırlamasını düzenler. İİK m.248, iflas masasının giderlerinin hangi sırayla karşılanacağını düzenler: iflasın açılmasından ve tasfiyeden doğan masrafların önce çıkarılacağını ve rehinli malların bedelinden yalnız rehnin muhafaza ve paraya çevrilme masraflarının indirileceğini belirtir.

Kapsam

Bu konu, İcra ve İflas Kanunu m.247–256 hükümlerini kapsar.

İİK m.247 — Pay cetveli ve son hesap

İİK m.247, satış bedeli tahsil edilip sıra cetveli kesinleştikten sonra iflas idaresinin paraların pay cetvelini ve son hesabını hazırlamasını düzenler. Pay cetvelinin hangi esasa göre yapılacağı, son hesabın içeriği ve bu belgelerin iflas dairesine bırakılması işin kendisi değil, bu hükmün çerçevesidir. Hüküm iflas idaresinin yükümlülüğünü koyar ve iflas tasfiyesinde paraların paylaştırılması aşamasına uygulanır. Hüküm doğrudan iflas idaresini bağlar; alacaklılar ve borçlu bakımından ise pay cetveline karşı açılacak şikayet yolu dolaylı olarak ilgilidir. Pay cetvelinin bildirimi, on günlük bekleme, şikayet süresi ve kesin dağıtım düzenlenmemiştir; bunlar m.249, m.250 ve m.252 kapsamındadır. Sıra cetvelinin düzenlenmesi ve itiraz (m.235) ile rehinli alacakların paylaştırılması (m.206) da bu maddenin dışındadır.

Pay cetveli ve son hesap: hangi kavramlar bilinmeli?

Pay cetveli
Kesinleşmiş sıra cetveli esas alınarak, her alacaklıya düşen iflas payını gösteren belgedir. Hangi alacaklıya ne kadar ödeneceğini gösterir.
Son hesap
İflas idaresinin tasfiye boyunca para işlemlerine ilişkin hesap verdiği rapordur. Satış bedeli, yapılan giderler ve dağıtım esaslarını içerir.
Sıra cetveli
Paranın hangi alacaklıya hangi sırada ne kadar verileceğini gösteren listedir. Pay cetveli bu listeye dayanır ve kesinleşmeden paylaştırma yapılamaz.
Kesinleşme
Sıra cetvelinin itiraz süresinin geçmesi ya da varsa itirazın sonuçlanmasıyla hukuki denetimden çıkmasıdır. Paylaştırmanın ön koşuludur.

Pay cetveli ve son hesap: hangi şartlar aranır?

  • Satılan malların bedelinin tamamen tahsil edilmiş olması gerekir.
  • Sıra cetvelinin kesinleşmiş olması gerekir.
  • Pay cetveli, kesinleşmiş sıra cetveli esas alınarak iflas idaresi tarafından düzenlenmelidir.
  • Son hesap, iflas tasfiyesindeki para işlemlerini gösterecek biçimde iflas idaresi tarafından yapılmalıdır.
  • Pay cetveli ve son hesap iflas dairesine bırakılmalıdır.

Pay cetveli ve son hesap: hangi sonuçları doğurur?

  • Pay cetveli ve son hesap hazırlanıp iflas dairesine bırakıldığında on günlük inceleme süreci başlar (m.249 kapsamında).
  • Sıra cetveli kesinleşmeden pay cetveli düzenlenmesi ve paraların dağıtılması hukuka aykırıdır.
  • Pay cetveli kesinleşmeden kesin dağıtma yapılamaz; şikayet yoluna gidilirse dağıtım şikayet hakkındaki kararın kesinleşmesine kadar ertelenir (m.250).
  • Bedel tümüyle tahsil edilmemişse ya da sıra cetveli kesinleşmemişse pay cetveline geçilemez.
  • Şarta bağlı veya belirsiz vadeli alacaklara düşen paylar dağıtılmaz, bankaya yatırılır (m.250 kapsamında).
  • Tüm alacaklar ödendikten sonra artan para borçluya, o da yoksa müflise verilir (m.196 ve m.250 kapsamında).

Pay cetveli ile sıra cetveli arasındaki fark nedir?

Sıra cetveli, paranın alacaklılar arasında sıra ve tutar bakımından nasıl dağılacağını gösteren listedir.

Pay cetveli, kesinleşmiş sıra cetveline dayanarak her alacaklıya düşen fiili iflas payını gösteren hesap belgesidir.

Paylaştırma pay cetveli üzerinden yapılır; sıra cetveli kesinleşmeden pay cetveli düzenlenemez.

Pay cetveli ile son hesap arasındaki fark nedir?

Pay cetveli yalnızca alacaklılara düşen pay miktarlarını gösterir.

Son hesap, satıştan dağıtıma kadar iflas idaresinin tüm para hareketlerini ve giderlerini gösteren rapordur.

İkisi birlikte iflas dairesine bırakılır ve birlikte denetime açılır.

Rehinli alacak ile adi alacak payı arasındaki fark nedir?

Rehinli malın bedelinden önce rehinli alacaklar ve ilgili kamu alacakları için pay ayrılır.

Rehin bedelinden artan para ile diğer masa parası adi alacaklara ayrılır.

Pay cetveli bu sıra gözetilerek hazırlanır; rehinli alacağın tam karşılanmadığı durumda artan para masaya döner.

Pay cetveli ve son hesap: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Sıra cetvelinin kesinleşmesini beklemeden pay cetveli düzenlemek; kesinleşme ön koşulunu atlamak.
  • Pay cetveli ile son hesabı karıştırmak; son hesabın tasfiye giderlerini ve para hareketlerini de göstermesi gerektiğini gözden kaçırmak.
  • Rehinli alacakların pay cetvelinde adi alacaklardan önce ayrılması gerektiğini unutmak ya da masa borçlarını sıra dışı bırakmak.
  • Pay cetveli bildirildikten sonra beklemeyi ve şikayet süresini sayılmadan kesin dağıtıma geçmek.
  • Geçici dağıtımda sıra cetvelinin kesinleşmiş olmasını şart saymak; m.252 uyarınca yalnız düzenlenmiş olması ve itiraz süresinin geçmesi yeterlidir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Pay cetveline karşı şikayetin iflas dairesine bırakılmasından ve alacaklıya payın bildirilmesinden itibaren kısa süre içinde yapılması gerektiği kabul edilmektedir.
  • İflas tasfiyesi sürerken ve masa alacakları tamamen ödenmemişken yapılan geçici dağıtımda faizin de bu ilkelere göre hesaplanması gerektiği kabul edilmektedir.
  • Pay cetvelinin hangi sıraya göre hazırlanacağının, kesinleşen sıra cetveline uygun olması gerektiği kabul edilmektedir.

Nasıl ispat edilir?

  • Pay cetveline dayanak olan sıra cetvelinin kesinleşmiş olduğunu, bu hususta iflas idaresi ispat yükü altındadır; kesinleşme tarihi iflas dairesi kayıtlarından belgelenir.
  • Satış bedelinin tamamen tahsil edildiğini iflas idaresi belgelerle, özellikle banka dekontları ve satış tutanakları ile ispat etmek zorundadır.
  • Pay cetveli ve son hesabın iflas dairesine bırakıldığı ve alacaklılara bildirildiği, dağıtımın kesinleşme tarihinin hesabı açısından ispatlanır; bildirim belgesi bu konuda esas delildir.
  • Pay cetvelinin sıra cetvelinden sapması iddiasını ileri süren alacaklı, bu sapmayı sıra cetveli ile pay cetvelinin karşılaştırılmasıyla ispat eder.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2004 sayılı Kanun m.249: Pay cetveli ve son hesabın iflas dairesinde on gün kalmasını ve alacaklılara pay bildirimini düzenler; m.247'nin işleyişini tamamlar.
  • 2004 sayılı Kanun m.250: Pay cetveli ve son hesaba karşı şikayet yolunu ve kesin dağıtımın şikayet kararına bağlılığını düzenler.
  • 2004 sayılı Kanun m.252: Tasfiye bitmeden paraların geçici dağıtımını düzenler; sıra cetvelinin kesinleşmesi şartını bu yolda gevşetir.
  • 2004 sayılı Kanun m.235: Sıra cetveline itiraz davasını düzenler; pay cetvelinin dayanağı olan sıra cetvelinin kesinleşmesinin ön koşuludur.
  • 2004 sayılı Kanun m.206: Rehinli malın satış bedelinden önce rehinli alacaklara ve kamu alacaklarına pay ayrılmasını belirler; pay cetvelinin ilk adımını oluşturur.
  • 2004 sayılı Kanun m.248: Rehinli alacaklardan sonra masa borçlarına ilişkin pay ayrılmasını düzenler; pay cetvelinin hesap sırasını belirler.

İİK m.248 — İflas masrafları ve masanın borçları

İİK m.248, iflas masasının giderlerinin hangi sırayla karşılanacağını düzenler: iflasın açılmasından ve tasfiyeden doğan masrafların önce çıkarılacağını ve rehinli malların bedelinden yalnız rehnin muhafaza ve paraya çevrilme masraflarının indirileceğini belirtir. Hüküm, iflas masasının paraya çevrilmiş mallarının dağıtımından önceki aşamada ve iflas masası adına doğan borçlar bakımından uygulanır. Masa borcu kavramını, masa alacaklarının hangi işlemlerden doğduğunu ve ödeme sıralamasını düzenlemez; bunlar için m.248 atfı yapılan masa borçları hükümlerine bakılmalıdır (m.303/2). Masa borçlarının tahsil yolu ve acele satış düzenlenmez (m.229). İflas alacaklarının sıralanması ve paylaştırma düzenlenmez (m.206-207, m.249 ve devamı). Rehinli alacaklının iflas masası dışında paraya çevrilme hakkı ve rehin hakkının kendisi bu maddede yer almaz (m.206-207).

İflas masrafları ve masanın borçları: hangi kavramlar bilinmeli?

Masa borcu
İflasın açılmasından iflas tasfiyesinin sonuçlanmasına kadar iflas masası adına iflas dairesi veya iflas idaresi tarafından yapılan borçlardır. Müflis iflas açıldıktan sonra masayı bağlayıcı biçimde borçlanamaz; bu nedenle masa borçları müflisin değil masanın borcudur.
İflas masası
İflas anında müflisin haczedilebilir mal, alacak ve haklarının toplamıdır. Tüzel kişiliği yoktur; iflas idaresi onun kanuni temsilcisidir.
Tasfiye masrafları
İflas tasfiyesi sırasında iflas idaresinin masa adına yaptığı giderlerdir. Depo kirası, iflas idaresi ücreti, ilan ve defter giderleri bu gruba girer.
Rehnin muhafaza ve paraya çevirme masrafları
Rehnin iflas masası adına muhafazası ve satılarak paraya dönüştürülmesi için yapılan giderlerdir. Yalnız bu giderler rehnin bedelinden indirilebilir; rehinli alacağın genel masraf payı bu kalemde yer almaz.

İflas masrafları ve masanın borçları: hangi şartlar aranır?

  • Paranın iflas masasının elinde bulunması veya masa mallarının satışıyla elde edilmesi gerekir.
  • Giderin iflasın açılmasından veya tasfiyeden doğmuş olması gerekir; yani gider iflas tasfiyesi sürecinde masa adına yapılmış bulunmalıdır.
  • Rehinli malın bedelinden yalnız rehnin muhafaza ve paraya çevirme giderleri indirilmelidir; bu sınır dışında masraf rehinli malın bedelinden düşülemez.
  • Rehinli malın bedeli, bu indirimden sonra rehin hakkı sahibi alacaklıya ödenmek üzere ayrılmalıdır.

İflas masrafları ve masanın borçları: hangi sonuçları doğurur?

  • İflasın açılmasından ve tasfiyeden doğan masraflar, paranın dağıtımından önce masa mallarının bedelinden çıkarılır.
  • Rehinli malın bedelinden yalnız rehnin muhafaza ve paraya çevrilme masrafları çıkarılır.
  • Rehinli malın bedelinden genel tasfiye masrafları çıkarılmaz; bu tutar rehin hakkı sahibine ödenir.
  • Masa borçları iflas masasından tam olarak ödenir; bu sıra m.248 ile belirlenir.

Genel tasfiye masrafları ile rehnin muhafaza ve paraya çevirme masrafları arasındaki fark nedir?

İflasın açılmasından ve tasfiyeden doğan masraflar, paranın tamamından önce çıkarılır.

Rehinli mal bedelinden yalnız rehnin muhafaza ve paraya çevrilme masrafları indirilir.

Rehinli malın bedelinden genel tasfiye masrafları ayrıca düşülemez; yalnız rehne özgü masraflar düşülür.

Masa mallarının bedeli ile rehinli malın bedeli arasındaki fark nedir?

Masa mallarının bedelinden önce tasfiye masrafları çıkarılır.

Rehinli malın bedeli, rehin hakkı sahibinin payı ile ilgili olduğundan ayrı değerlendirilir.

Rehinli malda masraf indirimi sınırlıdır; masa mallarındaki genel indirim kuralı bu malda aynen uygulanmaz.

İflas masrafları ve masanın borçları: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Rehinli malın bedelinden genel tasfiye masraflarını da düşmek; m.248 yalnız rehne özgü masrafları indirir.
  • İflas idaresi ücreti ya da avukatlık ücreti gibi masa borçlarını iflas alacağı sayarak sıraya dahil etmek; bu giderler masa borcudur ve önce ödenir.
  • Masa borcunu müflisin borcu saymak; masa borcu iflas idaresinin masa adına yaptığı borçtur.
  • Rehin hakkı sahibinin payını, rehnin muhafaza masrafı dışında kalan tasfiye masraflarıyla azaltmak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Masa borçlarının iflas masasından tam olarak ödendiği ve bu sayımın tahdidi olmadığı kabul edilmektedir. (10. Hukuk Dairesi, 2022/7342 E., 2023/2128 K., 07.03.2023; 10. Hukuk Dairesi, 2023/1742 E., 2023/1834 K., 01.03.2023; 10. Hukuk Dairesi, 2022/14431 E., 2023/626 K., 25.01.2023)
  • Masa borçlarına örnek olarak iflas ilanı giderleri, defter tutma giderleri, depo kirası, iflas idaresi ücreti ve masa lehine davayı takip eden avukat ücreti gösterilmektedir. (10. Hukuk Dairesi, 2022/7342 E., 2023/2128 K., 07.03.2023; 10. Hukuk Dairesi, 2023/1742 E., 2023/1834 K., 01.03.2023; 10. Hukuk Dairesi, 2022/14431 E., 2023/626 K., 25.01.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Masa borcunun varlığını ve masa adına doğduğunu, bu borcu talep eden alacaklı ispat eder; belge olarak iflas dairesi ya da iflas idaresi kayıtları, fatura, kira sözleşmesi veya ücret kararı kullanılabilir.
  • Rehinli malın bedelinden düşülecek masrafların rehnin muhafaza veya paraya çevrilmesine ilişkin olduğunu, bu masrafı talep eden taraf ispat eder.
  • Genel tasfiye masrafının rehinli malın bedelinden düşülmesi talebinde bulunan taraf, bu masrafın m.248 kapsamına girdiğini ispat etmek zorundadır.
  • Masrafın tasfiye ile ilgisi tartışmalıysa iflas idaresinin kayıtları ve harcama belgeleri esas alınır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2004 sayılı Kanun m.184: İflas masasının oluşumunu ve alacakların ödenmesine tahsis edilmesini düzenler; m.248 bu masanın paraya çevrilmiş kısmından yapılacak indirimleri belirler.
  • 2004 sayılı Kanun m.303: Masa borçlarının tam ödenmesi kuralını düzenler; m.248 bu alacakların ödeme sırasını gösterir.
  • 2004 sayılı Kanun m.223: İflas idaresinin görevlerini ve ücretini düzenler; idare ücreti tasfiye masrafı olarak m.248 kapsamına girer.
  • 2004 sayılı Kanun m.206-207: Adi ve rehinli alacaklılar arasındaki sırayı düzenler; m.248 ise rehinli malın bedelinde indirilecek masrafları sınırlar.

İİK m.249 — Pay cetvelinin iflas dairesine bırakılması

Madde, iflasta paraya çevirme tamamlandıktan sonra hazırlanan pay cetvelinin ve son hesabın iflas dairesine bırakılmasını, bu belgelerin alacaklılara incelemeye açık tutulmasını ve alacaklılara paylarının bildirilmesini düzenler. Kurala göre pay cetveli ve son hesap iflas dairesinde on gün süreyle kalır ve iflas idaresi bırakılma işlemini ve her alacaklıya düşen pay miktarını alacaklılara bildirir. Madde, pay cetvelinin şikâyet yoluyla itiraz edilebilmesi, dağıtımın hangi koşulda yapılacağı ve kesin dağıtım gibi konuları düzenlemez; bunlar m.250 ve m.247 kapsamındadır. Maddenin uygulandığı taraflar iflas idaresi, iflas dairesi ve iflas alacaklılarıdır. Madde, sıra cetvelinin hazırlanmasını (m.206 ve devamı), iflasın kapanmasını (m.254-255) ve aciz belgesini (m.251) düzenlemez.

Pay cetvelinin iflas dairesine bırakılması: hangi kavramlar bilinmeli?

Pay cetveli
Kesinleşmiş sıra cetveli esas alınarak, masada biriken paranın alacaklılara hangi miktarda düşeceğini gösteren belgedir. Sıra cetvelindeki her alacaklının payı bu cetvelde gösterilir.
Son hesap
İflas idaresinin tasfiye sürecindeki bütün para işlemlerini, masa aktifinin paraya çevrilmesini ve yapılan giderleri gösteren hesap raporudur. Pay cetveli ile birlikte düzenlenir ve iflas dairesine bırakılır.
Bırakılma keyfiyeti
Pay cetveli ve son hesabın iflas dairesine konulduğunun alacaklılara bildirilmesi işlemidir. Bildirim iflas idaresi tarafından yapılır ve her alacaklıya payının miktarı ayrıca belirtilir.
Iflas dairesinde on gün bekleme
Pay cetveli ve son hesabın alacaklıların incelemesine açık tutulduğu süredir. Bu süre, şikâyet süresinin başlamasıyla birlikte, dağıtımın öncesinde alacaklılara itiraz imkânı tanıyan bir ön aşamadır.

Pay cetvelinin iflas dairesine bırakılması: hangi şartlar aranır?

  • Paraların alacaklılara paylaştırılabilmesi için önce sıra cetvelinin kesinleşmiş olması ve masa mallarının bedelinin tahsil edilmiş bulunması gerekir.
  • İflas idaresi, kesinleşmiş sıra cetveline göre pay cetveli ile son hesabı hazırlamalıdır.
  • Hazırlanan pay cetveli ve son hesap iflas dairesine bırakılmalıdır.
  • Pay cetveli ve son hesap iflas dairesinde on gün süreyle alacaklıların incelemesine hazır tutulmalıdır.
  • İflas idaresi, bırakılma keyfiyetini ve her alacaklıya düşen pay miktarını alacaklılara bildirmelidir.

Pay cetvelinin iflas dairesine bırakılması: hangi sonuçları doğurur?

  • Pay cetveli ve son hesap iflas dairesine bırakılmalı ve on gün süreyle alacaklıların incelemesine açık tutulmalıdır.
  • İflas idaresi, bırakılma keyfiyetini ve her alacaklıya düşen pay miktarını alacaklılara bildirmekle yükümlüdür.
  • Bu bildirim yapılmadan ve pay cetveli bırakılmadan, pay cetveline göre dağıtıma geçilemez; bu durumda dağıtım usulüne aykırı olur.
  • Alacaklılar on gün içinde belgeleri inceleyebilir; şikâyet süresi (yedi gün, m.250) bu bildirim ve bırakılma olaylarından itibaren işler.
  • Süre içinde şikâyet yapılmazsa pay cetveli kesinleşir ve dağıtıma geçilebilir.

Pay cetveli ile sıra cetveli arasındaki fark nedir?

Sıra cetveli, alacakların sıralanmasını ve her alacağın hangi sırada yer aldığını gösterir.

Pay cetveli, kesinleşmiş sıra cetveli esas alınarak her alacaklıya düşen somut para payını gösterir.

Pay cetveli ancak sıra cetveli kesinleştikten sonra düzenlenebilir; sıra cetvelindeki bir hata pay cetvelinde de hata doğurur.

Pay cetveli ile son hesap arasındaki fark nedir?

Pay cetveli, dağıtılacak paranın alacaklılar arasındaki dağılımını gösterir.

Son hesap, iflas idaresinin tasfiye sırasındaki bütün para işlemlerini ve giderleri gösterir.

Her ikisi birlikte iflas dairesine bırakılır ve alacaklılara birlikte incelemeye açılır.

Bildirim ile on günlük bekleme arasındaki fark nedir?

Bildirim, iflas idaresinin her alacaklıya ayrı ayrı yaptığı bilgilendirmedir.

On günlük bekleme, belgelerin iflas dairesinde incelemeye açık tutulduğu süredir.

Şikâyet süresi bildirim ve bırakılma tarihinden itibaren işler; m.250 uyarınca yedi günlük süre bu iki olaydan biri ile başlar.

Pay cetvelinin iflas dairesine bırakılması: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Pay cetveli ve son hesabın on günlük inceleme süresini şikâyet süresi ile karıştırmak; bu iki süre farklı işlevlidir.
  • Bırakılma ve bildirim olmadan dağıtıma geçmek; oysa dağıtım ancak pay cetveli bırakılıp bildirildikten ve kesinleştikten sonra yapılabilir.
  • Pay cetvelinin sıra cetveli kesinleşmeden düzenlenebileceğini sanmak; pay cetveli kesinleşmiş sıra cetveline dayanmalıdır.
  • Son hesabı pay cetveli ile ayrı bir belge olarak değerlendirip bırakılma zorunluluğunu yalnız pay cetveline uygulamak; madde her ikisini birlikte bırakmayı öngörür.
  • Bildirimin her alacaklıya ayrı ayrı yapılması gerektiğini gözden kaçırmak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Pay cetveline karşı yapılan şikâyetlerin yedi günlük süre içinde yapılıp yapılmadığı ayrıca incelenmekte; on günlük bekleme süresi ile şikâyet süresi birbirinden ayrı tutularak değerlendirilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2023/86 E., 2023/150 K., 31.01.2023; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2022/1634 E., 2022/1502 K., 28.12.2022)
  • Pay cetvelinin ve son hesabın bırakılması ile alacaklıya bildirim yapılmadan dağıtıma geçilmesinin usule aykırı olduğu kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/16 E., 2025/454 K., 30.04.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2024/575 E., 2024/1387 K., 30.10.2024)
  • İflas idaresinin görev ve yetkilerine ilişkin kararlarda iflas dairesine ait bu usul işlemlerinin ayrı bir işlem olarak ele alındığı görülmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2024/227 E., 2024/543 K., 24.04.2024; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2024/71 E., 2024/567 K., 24.04.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Pay cetveli ve son hesabın iflas dairesine bırakıldığını ve alacaklılara bildirildiğini ispat yükü iflas idaresindedir; bu hususu iflas dairesi kayıtları ve bildirim tebliğ belgeleri ile ispat eder.
  • Alacaklıya payının bildirilip bildirilmediği, bildirim tarihi ve içeriği yazılı belge ile ispatlanır; bildirimin yapılmadığını ileri süren alacaklı bu iddiasını dayanak belgelerle göstermelidir.
  • Şikâyet süresinin geçip geçmediği, bırakılma ve bildirim tarihleri üzerinden hesaplanır; bu tarihler iflas dairesi kayıtlarından tespit edilir.
  • Pay cetvelinin on gün boyunca incelemeye açık tutulduğu iflas dairesinin kayıtları ile ortaya konur.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2004 sayılı Kanun m.250: Pay cetveline ve son hesaba karşı yedi gün içinde şikâyet yolunu düzenler; bu madde ile birlikte okunmalıdır, çünkü bırakılma ve bildirim şikâyet süresinin başlangıcını oluşturur.
  • 2004 sayılı Kanun m.247: Paraların alacaklılara paylaştırılabilmesi için önce pay cetveli ile son hesabın yapılması gerektiğini ve kesin dağıtım kavramını düzenler.
  • 2004 sayılı Kanun m.227: Şikâyet yolunun genel usul kurallarını tamamlar; m.250 bu maddeye atıf yapar.
  • 2004 sayılı Kanun m.16: Şikâyet yolunun icra mahkemesine başvuru olarak işlemesini sağlayan genel hükümdür; m.250 bu maddeye atıf yapar.
  • 2004 sayılı Kanun m.206: Sıra cetvelindeki alacak sıralarını düzenler; pay cetveli bu sıra cetveli esas alınarak hazırlanır.

İİK m.250 — Dağıtma

İcra ve İflas Kanunu m.250, iflasta paraların kesin dağıtımının zamanını ve dağıtımın ertelenmesini düzenler. Dağıtımın pay cetvelinin kesinleşmesinden sonra başlayacağını, pay cetveline ya da son hesaba yapılan şikâyetin dağıtımı ne ölçüde erteleyeceğini, şarta ya da belirsiz vadeye bağlı alacaklar için ayrılan payların akıbetini belirler. Kanun yolu olarak şikâyetin ve bu şikâyet üzerine verilecek kararın ilkelerini değil, yalnızca dağıtıma etkisini ele alır. Kapsam iflas masasındaki paraların dağıtımıyla sınırlıdır ve iflas idaresinin yaptığı kesin dağıtım ile aynı kuralların geçici dağıtıma uygulanıp uygulanmayacağı bu maddede yazılı değildir. Geçici dağıtımın koşulları (m.252), aciz belgesinin verilmesi (m.251), pay cetvelinin düzenlenmesi ve şikâyet süresi (m.235, m.249) ile iflas masasının tasfiyesi bu maddede düzenlenmez; ayrıca faiz ödemeleri, bu maddenin yollama yaptığı 196. madde kapsamında kalır.

Dağıtma: hangi kavramlar bilinmeli?

Kesin dağıtım
Masadaki malların tamamı satılıp alacaklar tahsil edildikten sonra, kesinleşmiş pay cetveline göre yapılan paylaştırmadır. Geçici dağıtımdan farklı olarak tasfiyenin bitiminde yapılır.
Pay cetveli
Masaya kaydedilen alacakların sıra ve tutarlarına göre, paraların hangi alacaklıya ne kadar düşeceğini gösteren cetveldir. Dağıtım ancak bu cetvel kesinleştikten sonra başlar.
Şikâyet
Pay cetveli ve son hesaba karşı, bunların iflas dairesine bırakılmasından itibaren belirli süre içinde icra mahkemesine yapılan başvurudur. Yapıldığında dağıtım, şikâyet hakkındaki kararın etkisine göre ertelenebilir.
Şarta veya belirsiz vadeye bağlı alacak
Alacağın doğması ya da muaccel olması bir koşulun gerçekleşmesine ya da ne zaman geleceği belli olmayan bir tarihe bağlı olan alacaktır. Bu alacaklar için ayrılan paylar dağıtılmaz, m.9 hükümlerine göre ayrı tutulur.
Banka hesabı
Şarta veya belirsiz vadeye bağlı alacaklara düşen payların, alacak gerçekleşinceye kadar tutulduğu hesaptır. Bu paylar alacaklıya dağıtılmaz.

Dağıtma: hangi şartlar aranır?

  • Dağıtımın başlayabilmesi için pay cetvelinin kesinleşmiş olması ve m.249 uyarınca bırakılma süresinin dolmuş bulunması gerekir.
  • Pay cetveli ya da son hesaba karşı süresinde şikâyet yapılmışsa, dağıtımın bu şikâyet üzerine verilecek kararın dağıtıma etkili olabileceği ölçüde ertelenmesi gerekir.
  • Şikâyetin dağıtımı ertelemesi için, şikâyet konusunun dağıtıma etkili olabilecek nitelikte olması gerekir; etkisiz kalacak bir şikâyet dağıtımı durdurmaz.
  • Şarta veya belirsiz vadeye bağlı alacaklar için pay cetvelinde ayrılan paylar, m.9 hükümlerine göre ayrı tutulmak zorundadır ve bu alacaklılara ödenmez.

Dağıtma: hangi sonuçları doğurur?

  • Pay cetveli kesinleşmeden kesin dağıtıma geçilemez.
  • Bırakılma süresi dolmadan dağıtım yapılamaz.
  • Süresinde şikâyet yapılmışsa dağıtım, şikâyet hakkında verilecek kararın dağıtıma etkisi oranında ertelenir.
  • Şikâyet dağıtıma etkili değilse dağıtım ertelenmez.
  • Şarta veya belirsiz vadeye bağlı alacaklar için ayrılan paylar alacaklıya ödenmez, banka hesabında tutulur ve m.9 hükümleri uygulanır.
  • Bu maddeye göre yapılan erteleme, m.144 hükümlerine de tabidir.

Kesin dağıtım ile geçici dağıtım arasındaki fark nedir?

Kesin dağıtım, masadaki malların satılıp alacakların tahsil edilmesinden sonra, pay cetveli kesinleşerek yapılır.

Geçici dağıtım, tasfiyenin uzaması halinde kesinleşmemiş pay cetvelinden hareketle yapılır ve m.252'ye tabidir.

Bu madde yalnızca kesin dağıtımın zamanını ve ertelenmesini düzenler; geçici dağıtımın koşulları m.252'de aranır.

Şikâyetin dağıtımı etkileyen hal ile etkilemeyen hal arasındaki fark nedir?

Şikâyet dağıtıma etkili olabilecek bir pay ya da tutar konusunda ise dağıtım, kararın etkisi ölçüsünde ertelenir.

Şikâyet dağıtımı etkilemeyecek bir konuya ilişkinse dağıtımın ertelenmesi gerekmez.

Ertelemenin kapsamı şikâyetin dağıtıma etkisine göre belirlenir; kısmi erteleme de mümkündür.

Şarta bağlı alacak / belirsiz vadeli alacak / koşulsuz alacak: fark nedir?

Taliki şarta ya da belirsiz vadeye bağlı alacaklar için pay cetvelinde ayrılan paylar bu maddeye göre tutulur.

Koşula ya da vadeye bağlı olmayan alacaklara düşen paylar, pay cetveline göre doğrudan dağıtılır.

Birinci gruptaki paylar banka hesabında tutulur, ikinci gruptakiler hemen ödenir.

Dağıtma: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Pay cetveli kesinleşmeden kesin dağıtım yapmak; kesinleşme için şikâyet hakkındaki kararın kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini gözden kaçırmak.
  • Her şikâyeti dağıtımı durdurur saymak; oysa erteleme yalnızca şikâyetin dağıtıma etkili olduğu ölçüde söz konusudur.
  • Şarta veya belirsiz vadeye bağlı alacağın payını koşulsuz alacaklı gibi hemen ödemek; bu paylar banka hesabında tutulmalıdır.
  • Geçici dağıtım kurallarını bu maddeye dayanarak uygulamak; geçici dağıtım m.252 kapsamındadır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Geçici dağıtımda faiz hesabının, masadaki asıl alacaklar tamamen ödenmeden yapılmasının ilkelere aykırı olduğu kabul edilmektedir.
  • Pay cetveline karşı süresinde şikâyet yapılmış ve dağıtımın bu şikâyet beklenmeden yapılmasının kanuna aykırı olduğu, bu durumda işlemin iptal edilebileceği kabul edilmektedir.

Nasıl ispat edilir?

  • Kesin dağıtımın zamanından önce yapıldığını ileri süren taraf, pay cetvelinin kesinleşmediğini ve bırakılma süresinin dolmadığını ispatlamakla yükümlüdür; bu bilgiler iflas dairesi kayıtlarından anlaşılır.
  • Şikâyetin dağıtımı etkileyip etkilemediğini ileri süren taraf, şikâyet konusu pay ya da tutarın dağıtıma etkisini ortaya koymakla yükümlüdür.
  • Şarta veya belirsiz vadeye bağlı alacağın payının bankaya yatırılmadan dağıtılmasını ileri süren taraf, alacağın koşul ya da vade niteliğini belgeyle göstermek zorundadır; bu niteliği pay cetveli ve masaya kayıt belgeleri gösterir.
  • Dağıtımın kanuna aykırı olduğunu ileri süren ilgili, işlemin iptalini icra mahkemesinde talep ettiğinde, dağıtımın şikâyet konusu ile ilişkisini ispatlamakla yükümlüdür.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2004 sayılı İİK m.144: Maddenin açıkça yollama yaptığı hükümdür. Dağıtımın ertelenmesine ilişkin usul ve sonuçlar bu hükümle birlikte uygulanır.
  • 2004 sayılı İİK m.9: Şarta veya belirsiz vadeye bağlı alacaklar için ayrılan payların nasıl tutulacağını gösterir; maddenin açıkça yollama yaptığı hükümdür.
  • 2004 sayılı İİK m.249: Pay cetvelinin ve son hesabın iflas dairesinde bırakılma süresini düzenler; m.250'deki 'bırakılma müddeti' buna dayanır.
  • 2004 sayılı İİK m.252: Geçici dağıtımı düzenler; bu maddedeki kesin dağıtım kurallarından ayrı koşullara tabidir.
  • 2004 sayılı İİK m.196: Faiz rejimini düzenler; dağıtımda faiz ödemeleri bu hükme göre anapara ödendikten sonra yapılır.

İİK m.251 — Borç ödemeden aciz vesikası

Madde, iflas tasfiyesinde paraların dağıtımı sonunda alacağının tamamını alamayan alacaklılara verilecek aciz vesikasının düzenlenmesini, müflisin alacağı kabul veya reddetmesinin vesikaya yazılmasını, kabul halinde vesikanın senet niteliğini ve vesikanın hukuki sonuçlarını düzenler. Maddenin uygulanması bakımından iflas idaresi, iflas alacaklıları ve ödenmeyen alacak kesimi bulunan rehin alacaklıları ilgilidir. Masa alacaklılarına aciz vesikası verilmediğini madde açıkça düzenlemez; bu hüküm iflas hukukunun genel ilkelerinden çıkar. Aciz vesikasının haciz aşamasındaki düzenlenişini (m.143) ve sicile kaydını bu madde değil m.143 düzenler. Geçici dağıtımda vesika verilmesi (m.252), kesin dağıtım (m.250) ve iptal davası (m.277 vd.) bu maddenin dışındadır. Vesikanın zamanaşımı ve ayrıntılı içeriği de m.143 ve ilgili yönetmelikte aranmalıdır.

Borç ödemeden aciz vesikası: hangi kavramlar bilinmeli?

Aciz vesikası
İflas tasfiyesinde alacağının tamamını alamayan alacaklıya, ödenmeyen miktar için iflas idaresi tarafından verilen belgedir. Haciz aşamasındaki borç ödemeden aciz vesikasının iflas karşılığıdır.
Kesin dağıtım
Paraların nihai olarak paylaştırılmasıdır. Aciz vesikası yalnızca bu dağıtım sonunda verilir; geçici dağıtımda verilmez.
Senet mahiyeti
Müflisin alacağı kabul etmesi halinde vesikanın İİK m.68/1 anlamında borç ikrarı niteliği kazanmasıdır. Reddedilen alacakta bu nitelik doğmaz.
Yeni mal
Müflisin iflas kapandıktan sonra edindiği ve yeniden takibe imkân veren malvarlığı unsurudur. Üçüncü kişi adına görünen ama fiilen müflisin tasarrufunda bulunan mallar, üçüncü kişinin bilgisi veya bilmesi gereken durum varsa yeni mal sayılır.
Basit yargılama usulü
Yeni mal edinilmediği itirazının icra mahkemesinde görülmesinde uygulanan usuldür. Uyuşmazlık genel hükümler çerçevesinde bu usulle çözülür.

Borç ödemeden aciz vesikası: hangi şartlar aranır?

  • Alacaklının iflas tasfiyesinde paraların dağıtımı sonunda alacağının tamamını alamamış olması gerekir.
  • Aciz vesikasının yalnızca kesin dağıtım sonunda verilmesi ve geçici dağıtımın bu kapsam dışında kalması gerekir.
  • İdare vesikaya müflisin alacağı kabul veya reddettiğini yazmalıdır.
  • Alacağın müflis tarafından kabul edilmesi halinde vesika m.68/1 anlamında senet mahiyetinde olur; reddedilmesi halinde bu nitelik doğmaz.
  • Aciz vesikasına dayanılarak yeniden takip yapılabilmesi için müflisin iflas sonrasında yeni mal iktisap etmiş olması gerekir.
  • Yeni mal iddiasına karşı müflis, yeni mal edinmediğini itirazla ileri sürebilir; bu durumda uyuşmazlık icra mahkemesinde çözülür.
  • Müflisin fiilen tasarrufunda olan ama üçüncü kişi adına görünen mallar, üçüncü kişinin durumu bilmesi veya bilmesi gerekiyorsa yeni mal sayılır.

Borç ödemeden aciz vesikası: hangi sonuçları doğurur?

  • Aciz vesikası, m.196 saklı kalmak kaydıyla m.143'te yazılı hukuki sonuçları doğurur.
  • Müflis yeni mal iktisap etmedikçe vesikaya dayanarak hakkında yeniden takip talebinde bulunulamaz.
  • Yeni takip üzerine müflise gönderilen ödeme emrine karşı yeni mal edinmediği itirazı yapılabilir ve bu itiraz üzerine uyuşmazlık icra mahkemesinde genel hükümler ve basit yargılama usulüne göre karara bağlanır.
  • Müflisin alacağı kabul etmesi halinde vesika senet mahiyetinde olur ve alacaklı bu vesikaya dayanarak takip yapabilir.
  • Müflis alacağı reddetmişse vesika senet niteliği taşımaz; alacaklı yeniden takip için ayrıca bu niteliği aramalıdır.
  • Üçüncü kişinin hak sahibi gösterildiği ama müflisin fiilen tasarruf ettiği ve üçüncü kişinin bunu bilmesi gereken mallar yeni mal sayılır; bu hal yeniden takibe imkân verir.
  • Müflis yeni mal edinmemişse ve aciz vesikası yalnızca bu koşulla takibe konu olabiliyorsa, takip edilemez.

Kabul edilen alacak ile reddedilen alacak arasındaki fark nedir?

Müflisin alacağı kabul ettiği durumda vesika, İİK m.68/1 anlamında senet niteliğini kazanır.

Müflisin alacağı reddettiği durumda vesika yalnızca m.143 hükümlerine göre aciz vesikası olarak kalır; senet niteliği kazanmaz.

Kabul halinde alacaklı, vesikaya dayanarak doğrudan itirazın kaldırılması yoluyla takip yapabilir; reddedilen alacakta ise yeniden takip için ayrıca hukuki işlem gerekir.

Müflisin yeni mal edinmesi ile yeni mal sayılan haller arasındaki fark nedir?

Müflisin gerçekten yeni bir mal edinmiş olması durumunda yeniden takip talebi mümkün hale gelir.

Üçüncü kişinin hak sahibi gösterildiği ama müflisin fiilen tasarruf ettiği mallarda, üçüncü kişi durumu biliyor veya bilmesi gerekiyorsa bu mallar yeni mal sayılır.

Görünüşte üçüncü kişi adına olan ama fiilen müflisin kullandığı mallar, kötü niyetli üçüncü kişi bakımından yeni mal kabul edilerek yeniden takibe imkân tanır.

Yeniden takip ile ilk takip ödeme emri: fark nedir?

Müflis hakkında yeni takipte ödeme emri gönderilir ve müflis yeni mal edinmediğine itiraz edebilir.

Aciz vesikasına dayanan takip, iflas sırasında başlatılan asıl takipten ayrı bir yeni takiptir.

İtiraz halinde uyuşmazlık icra mahkemesinde genel hükümler ve basit yargılama usulüne göre çözülür.

Borç ödemeden aciz vesikası: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Aciz vesikasını geçici dağıtımda verilebilecek bir belge saymak; vesika yalnızca kesin dağıtım sonunda düzenlenir.
  • Müflisin alacağı reddetmiş olmasına rağmen vesikayı senet gibi değerlendirmek; senet niteliği yalnızca kabulde doğar.
  • Yeni mal iktisap edilmediği halde yeniden takibi kendiliğinden mümkün saymak; önce yeni mal edinildiğinin ortaya konması gerekir.
  • Üçüncü kişi adına görünen malları, üçüncü kişinin bilgisine bakmadan yeni mal saymak; m.251'deki bilme veya bilmesi gereken hal aranmalıdır.
  • Yeni mal itirazını icra dairesinde değil icra mahkemesinde çözmek gerekirken, takip dairesinde karara bağlamak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Aciz vesikasının iflasta alacağın kesin dağıtım sonrasındaki kalan kısmı için düzenlendiği, geçici dağıtımda verilmediği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2023/86 E., 2023/150 K., 31.01.2023; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2022/1634 E., 2022/1502 K., 28.12.2022)

Nasıl ispat edilir?

  • Aciz vesikasına dayanarak yeniden takip yapmak isteyen alacaklı, müflisin yeni mal iktisap ettiğini ispatlamakla yükümlüdür.
  • Yeni mal iddiası; tapu, araç kaydı, banka kaydı gibi resmi kayıtlarla ya da tanık beyanıyla ispatlanabilir.
  • Müflis yeni mal edinmediğine itiraz ederse, bu savunmayı ileri sürdüğü için kendi lehine olan olguyu ortaya koymalıdır; itiraz icra mahkemesinde genel hükümler çerçevesinde incelenir.
  • Üçüncü kişi adına görünen malın fiilen müflisin tasarrufunda olduğu ve üçüncü kişinin bunu bilmesi gerektiği, alacaklı tarafından ortaya konmalıdır.
  • Alacağın müflis tarafından kabul edildiği, vesikada açıkça yazılı olmalıdır; kabulün bulunmaması senet niteliğinin doğmamasına yol açar.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

İİK m.252 — Muvakkat dağıtmalar

İcra ve İflas Kanunu'nun 252. maddesi, iflas masasında paraların kesin dağıtımdan önce yapılan geçici dağıtımını düzenler. Geçici dağıtımın yapılabilmesi için itiraz süresinin geçmiş olması ve ihtilaflı alacaklar için pay ayrılıp muhafaza edilmesi kuralları bu maddededir. Madde iflas idaresinin paraları kesin pay cetveli kesinleşmeden dağıtmasına ilişkindir ve uygulaması iflas masasıyla sınırlıdır. Madde, geçici dağıtımın şikâyet yoluyla denetimini, kesin dağıtımın koşullarını (m.250), aciz belgesini (m.251) ve iflasın kapanmasını (m.254) düzenlemez.

Muvakkat dağıtmalar: hangi kavramlar bilinmeli?

Geçici dağıtma
İflas masasındaki mal ve hakların tamamı paraya çevrilmeden, masadaki paranın pay cetveline göre alacaklılara kısmen dağıtılmasıdır. Kesin dağıtmadan önce, tasfiyenin tamamlanmasını beklemeden yapılır.
Muvakkat (geçici) pay cetveli
Geçici dağıtma için iflas idaresi tarafından düzenlenen ve bir süre iflas dairesinde bekletilen pay cetvelidir. Kesinleşmesinin ardından dağıtım yapılır.
İhtilaflı alacak
Sıra cetveline itiraz edilmiş ve henüz intaç edilmemiş alacaktır. Bu alacaklar için pay ayrılır ve muhafaza edilir; dağıtım bu alacağa ilişkin olarak ertelenir.
İntaç
Sıra cetveline yapılan itirazın sonuçlandırılarak alacağın sıra cetvelinde kesin olarak belirlenmesi anlamında kullanılır. İntaç edilmemiş alacak, itiraz davası henüz sonuçlanmamış alacaktır.

Muvakkat dağıtmalar: hangi şartlar aranır?

  • Sıra cetvelinin düzenlenmiş olması gerekir.
  • Sıra cetveline itiraz süresinin (m.235/1) geçmiş olması gerekir; bu süre dolmadan geçici dağıtma yapılamaz.
  • Geçici dağıtma için sıra cetvelinin kesinleşmiş olması şart değildir; sıra cetveline itiraz davası açılmış olsa dahi dağıtım yapılabilir.
  • Sıra cetveline itiraz varsa, henüz intaç edilmemiş ihtilaflı alacaklar için mahkemece pay ayrılmalı ve bu pay m.250 hükmü uyarınca muhafaza edilmelidir.
  • Geçici dağıtmadan önce anapara ödenmiş olmalıdır; faiz, anapara ödenmeden geçici dağıtmaya konu olamaz.

Muvakkat dağıtmalar: hangi sonuçları doğurur?

  • İtiraz süresi dolmadan geçici dağıtma yapılamaz.
  • İtiraz davası açılmış olsa dahi, ihtilaflı alacaklar için pay ayrılarak geri kalan alacaklara dağıtım yapılabilir.
  • İntaç edilmemiş ihtilaflı alacak için pay ayrılır ve m.250 uyarınca muhafaza edilir; bu pay alacaklıya ödenmez.
  • Geçici dağıtmanın kanuna aykırı yapılması hâlinde ilgililer şikâyet yoluyla paylaştırma işleminin iptalini icra mahkemesinden isteyebilir (m.227/1, m.16).
  • Geçici dağıtmada aciz belgesi verilmez; aciz belgesi yalnız kesin dağıtma sonunda verilir.

Kesin dağıtma ile geçici dağıtma arasındaki fark nedir?

Kesin dağıtma, tasfiyenin bitiminde ve pay cetvelinin kesinleşmesinden sonra yapılan dağıtımdır (m.250).

Geçici dağıtma, masadaki mallar tamamen satılmadan ve sıra cetveli kesinleşmeden yapılan ara dağıtımdır (m.252).

Geçici dağıtmada sıra cetveli kesinleşmesi aranmaz, itiraz süresinin geçmesi yeterlidir; geçici dağıtım sonrasında aciz belgesi düzenlenmez.

Geçici dağıtma ile sıra cetveline itiraz davası arasındaki fark nedir?

Sıra cetveline itiraz davası açılmadıysa itiraz süresinin geçmesi, geçici dağıtma için yeterlidir.

Sıra cetveline itiraz davası açılmışsa, ihtilaflı alacak için pay ayrılır ve muhafaza edilir; dava sonucu beklenmez.

İtiraz edilen alacak için ayrılan pay dağıtımdan çıkarılır, geri kalan alacaklara dağıtım yapılabilir.

Anapara ile faiz (geçici dağıtımda) arasındaki fark nedir?

Anapara, iflas tarihinden önceki alacağın asıl kısmıdır ve öncelikle dağıtılır.

Faiz, m.196 uyarınca anapara ödendikten sonra bakiyesi üzerinden ödenir.

Anapara ödenmeden faize ilişkin geçici dağıtma yapılamaz.

Muvakkat dağıtmalar: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Geçici dağıtma için sıra cetvelinin kesinleşmesini aramak; oysa yalnız düzenlenmesi ve itiraz süresinin geçmesi yeterlidir.
  • İtiraz davası açılmış alacak için tümüyle dağıtımı durdurmak; oysa yalnız ihtilaflı alacak için pay ayrılır, diğer alacaklara dağıtım yapılabilir.
  • Geçici dağıtımda da aciz belgesi düzenlemek; geçici dağıtımda aciz belgesi verilmez.
  • Anapara ödenmeden faizi dağıtıma dahil etmek; faiz ancak anapara ödendikten sonra bakiyeden ödenir.
  • Muhafaza edilen payı intaç edilmemiş alacak için değil, bütün alacaklar için ayırmak; pay yalnız ihtilaflı alacaklar için ayrılır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Geçici dağıtımda sıra cetveline itiraz davası açılmış olmasının dağıtımı engellemediği ve dağıtımın bu davanın sonucunu beklemeden yapılabileceği kabul edilmektedir.
  • İflas idaresinin geçici dağıtımı, sıra cetvelinde alacağı bulunan alacaklılara ve somut talebe göre pay ayırarak yapması usul ve yasaya uygun kabul edilmektedir.
  • Geçici dağıtımın, kesinleşen sıra cetvelindeki alacak ile geçici dağıtım pay cetveline esas toplam dağıtım tutarının oranlanması yoluyla yapılması gerektiği kabul edilmektedir.
  • Anapara ödenmeden faize ilişkin geçici dağıtma yapılamayacağı ve bu yönde yapılan dağıtımın kanuna aykırı olduğu kabul edilmektedir.
  • Geçici dağıtımın kanuna aykırı yapılması hâlinde ilgililerin şikâyet yoluna başvurarak işlemin iptalini isteyebileceği kabul edilmektedir.

Nasıl ispat edilir?

  • Geçici dağıtımın usulüne uygun yapıldığını iddia eden iflas idaresi, sıra cetvelinin düzenlendiğini ve itiraz süresinin geçtiğini belgelerle ispat eder.
  • Sıra cetveline itiraz davası açıldığını ve ihtilaflı alacak için pay ayrıldığını gösteren mahkeme kayıtları ve iflas dairesi belgeleri esas alınır.
  • Geçici dağıtımın anapara ödenmeden faize yönelik yapıldığını ileri süren taraf, dağıtım cetvelindeki kalemleri ispatlar.
  • Karşı taraf, alacağının sıra cetvelinde yazılı olduğunu ve dağıtımdan pay aldığını gösteren belgelerle savunmasını ispatlar.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

İİK m.253 — Kaydettirilmemiş alacaklar

İİK m.253, iflas tasfiyesi sona ermeden alacağını masaya yazdırmayan alacaklıların durumunu düzenler. Bu alacaklara iflas tasfiyesinde aciz belgesi verilmiş alacaklara ilişkin hükümlerin hangi ölçüde uygulanacağını belirler. Madde, masaya yazdırılmamış alacağın sona erip ermediğine ve bu alacaklının iflas sonrasında müflisten talepte bulunma hakkına dair ayrıntıyı doğrudan düzenlemez; bunlar iflas tasfiyesinde yazdırma süresine ilişkin hükümlerle birlikte yorumlanır. Maddeyi aciz belgesi sahibi alacaklıların haklarından yararlanacak alacaklılar bakımından uygular. Düzenlemediği konular: masaya yazdırma süresi ve geç bildirilen alacaklar (m.236), iflas tasfiyesinde alacakların incelenmesi ve sıra cetvelinin düzenlenmesi (m.230, m.234), aciz belgesine dayanan iptal davası (m.277 vd.), iflas alacaklarının zamanaşımı ve faiz hesabına ilişkin genel kurallar.

Kaydettirilmemiş alacaklar: hangi kavramlar bilinmeli?

Masaya yazdırılmamış alacak
İflas ilanından sonra kanunda öngörülen süre içinde ya da sonrasında iflas masasına kaydettirilmeyen iflas alacağıdır. Bu alacak iflas tasfiyesi sırasında nazara alınmadan paylaştırma yapılmasına yol açar.
Aciz belgesi
Tasfiye sonunda, alacağını tamamen tahsil edemeyen alacaklıya verilen ve iflas alacağının aciz nedeniyle kalan kısmını gösteren belgedir. Aciz belgesi, alacaklıya bu belgeye bağlanan haklardan yararlanma imkânı verir.
Tasfiyeye girmemiş alacak
Masaya kaydedilmediği için iflas tasfiyesinin dağıtım aşamasına dahil edilmemiş alacaktır. Bu alacak için aciz belgesi verilmediğinden alacaklı, belgeye bağlanan lehe hükümlerden yararlanamaz.

Kaydettirilmemiş alacaklar: hangi şartlar aranır?

  • Alacağın iflas alacağı niteliğinde olması ve iflas tasfiyesi sürerken masaya yazdırılmamış olması gerekir.
  • Alacaklının, tasfiye sonunda aciz belgesi almadığı için bu belgeye bağlı hakların yalnız belgenin koyduğu sınırlara tabi olması gerekir.
  • Alacaklının aciz belgesine bağlanan lehe hükümlerden yararlanabilmesi için bu belgeyi alması gerekir; masaya yazdırmamış alacaklı bu hükümlerden yararlanamaz.

Kaydettirilmemiş alacaklar: hangi sonuçları doğurur?

  • Masaya yazdırılmamış iflas alacağı, iflas tasfiyesi bitmekle ortadan kalkmaz.
  • Tasfiye yapılırken bu alacak hesaba katılmadan paylaştırma yapılır.
  • Alacaklı, alacağının tamamını iflas sonrasında müflisten isteyebilir.
  • Bu alacak zamanaşımına tabidir.
  • Alacaklı iptal davası (İİK m.277 vd.) açamaz, çünkü aciz belgesine bağlı bu hak ona tanınmamıştır.
  • Maddenin hükmü, aciz belgesinin lehe sonuçlarını bu alacaklıya uygulamaz; yalnızca belgenin koyduğu sınırlamalar geçerlidir.

Aciz belgesi alan alacaklı ile masaya yazdırmamış alacaklı arasındaki fark nedir?

Tasfiye sonunda aciz belgesi verilen alacaklı, belgeye bağlı hükümlerden yararlanır.

Masaya yazdırmamış alacaklıya aciz belgesi verilmez; yalnızca belgenin koyduğu sınırlara tabi olur.

Belgeye bağlı lehe hükümler (örneğin iptal davası açma imkânı) masaya yazdırmamış alacaklıya tanınmaz.

Sona ermiş alacak ile sona ermemiş alacak arasındaki fark nedir?

Masaya yazdırılmamış alacak, iflas tasfiyesi bitmekle ortadan kalkmaz.

Tasfiye sırasında pay ayrılmadığından alacağın fiilen tahsil edilemediği durumda alacaklının müflisten talep hakkı ayrıca değerlendirilir.

Alacak varlığını korur; ancak tasfiye içinde pay alınamaz ve alacak zamanaşımına tabi olur.

Masaya yazdırılmamış alacak ile masaya yazdırılan alacak arasındaki fark nedir?

Masaya yazdırılan alacak sıra cetveline alınır ve tasfiyeye dahil olur.

Masaya yazdırılmayan alacak sıra cetveline alınmaz, tasfiye hesabına girmez.

Tasfiye paylaşımı yapılırken masaya yazdırılmayan alacak nazara alınmaz.

Kaydettirilmemiş alacaklar: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Masaya yazdırmamış alacaklıya aciz belgesinin lehe hükümlerini uygulamak; bu alacaklı iptal davası açamaz.
  • Masaya yazdırılmamış alacağın iflas tasfiyesi bitince tamamen sona erdiğini varsaymak; alacak varlığını korur.
  • Bu alacağın aciz belgesi alan alacaklı gibi tasfiye paylaşımına girdiğini düşünmek; pay ayrılmaz.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Masaya yazdırılmamış alacaklının aciz belgesinin lehe hükümlerinden yararlanamayacağı kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/2652 E., 2023/3315 K., 29.05.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Masaya yazdırılmadığını ve alacağın varlığını ileri süren alacaklı, alacağının iflas alacağı niteliğini ve masaya yazdırılmadığını belgeleyerek ispatlar.
  • Aciz belgesinin bulunmadığı, alacaklının bu belgeye dayanamayacağı, iflas dosyasındaki kayıtlardan ispatlanır.
  • Alacaklı, müflisten talep ettiği tutarı ve zamanaşımının işlemediğini ispat yükü altında gösterir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

İİK m.254 — Nihai rapor ve kapanma kararı

İİK m.254, paralar dağıtıldıktan sonra iflas idaresinin iflasın kapanması talebiyle hazırladığı son raporu, iflasa karar veren asliye ticaret mahkemesinin bu raporu incelemesini, idarede hata ve noksan görülmesi hâlinde icra mahkemesine bildirimi, tasfiyenin bittiğinin tespitinden sonra kapanma kararı verilmesini, bu karara karşı istinaf ve temyiz yollarını ve kapanma kararının ilanını düzenler. Kime uygulandığı bakımından, iflas kararı verilmiş bütün iflas hâllerinde, adi ve basit tasfiye usulleri ayrımı gözetmeksizin uygulanır. Madde, kapanma sonrası yeni mal bulunmasını düzenlemez (m.255). Paraların dağıtım sırasını ve paydaşmanın usulünü düzenlemez (m.250). Aciz belgesi verilmesini düzenlemez (m.251). İflasın kaldırılmasını düzenlemez (m.182). Adi tasfiyenin altı aylık süresi ve bu sürenin uzatılması ile basit tasfiyeye geçiş düzenlenmez (m.256).

Nihai rapor ve kapanma kararı: hangi kavramlar bilinmeli?

İflasın kapanması
İflas tasfiyesinin hukuken sona erdirilmesi için iflası açan asliye ticaret mahkemesinin verdiği karardır. Tasfiyenin fiilen bitmesi tek başına yeterli değildir; mahkemenin kapanma kararı verilmesi gerekir.
Son rapor
İflas idaresinin tasfiyenin yapılış biçimini, satışları, dağıtımları ve aciz belgelerini gösteren ve kapanma talebiyle mahkemeye sunduğu rapordur. Rapora tasfiyeye ilişkin dosya ve belgeler eklenir.
Son hesap
Pay cetveli ile birlikte iflas idaresinin tasfiyedeki bütün para işlemlerini gösteren hesaptır. Son raporun parçası olarak değerlendirilir.
Aciz belgesi
Paylaştırmada alacağının tamamını alamayan alacaklıya, ödenmeyen miktar için verilen belgedir. Tasfiyenin bitişinin koşullarından biridir (m.251).
Heyet halinde ve basit yargılama usulü
Kapanma talebinin asliye ticaret mahkemesince incelenme biçimidir. Talep basit yargılama usulünde ve heyet halinde incelenir.
İflas dairesi
Kapanma kararını ilan eden, açılıştaki usulle ilgili yerlere bildiren icra organıdır.

Nihai rapor ve kapanma kararı: hangi şartlar aranır?

  • Paraların masada kesin olarak dağıtılmış olması gerekir.
  • Alacağını tamamen alamayan alacaklılara aciz belgesi verilmiş olması gerekir.
  • İflas idaresinin mahkemeye son raporla kapanma talebinde bulunması gerekir.
  • Asliye ticaret mahkemesinin son raporu ve talebi incelemesi ve tasfiyenin kanun hükümlerine uygun yapıldığını tespit etmesi gerekir.
  • Mahkemenin idarede hata ve noksan görmesi hâlinde icra mahkemesine bildirimde bulunması ve noksanların giderilmesi beklenmesi gerekir; noksanlar giderilmeden kapanma kararı verilmez.
  • Kapanma kararının verilmesi için tasfiyenin bittiğinin mahkemece anlaşılmış olması gerekir.

Nihai rapor ve kapanma kararı: hangi sonuçları doğurur?

  • Paralar dağıtılıp aciz belgeleri verildikten sonra iflas idaresi son raporla kapanma talebinde bulunur.
  • Mahkeme idarede hata veya noksan görürse icra mahkemesine haber verir ve kapanma kararı noksanlar giderilene kadar verilmez.
  • Mahkeme tasfiyenin bittiğini anlarsa iflasın kapanmasına karar verir.
  • Kapanma kararı kesinleştiğinde iflas hâli sona erer ve iflas idaresinin görevi biter.
  • Kapanma kararı iflas dairesi tarafından ilan edilir ve açılıştaki usulle ilgili yerlere bildirilir.
  • Kapanma ile müflisin müflislik sıfatı kalkmaz; sıfat ancak itibarın iadesiyle sona erer.
  • Kapanmadan sonra tasfiyeye girmemiş mal bulunursa iflas dairesi tasfiye devam ediyormuş gibi işlem yapar (m.255/1).
  • Kapanma talebi basit yargılama usulünde ve heyet halinde incelenir.

Tasfiyenin fiilen bitmesi ile hukuken sona ermesi arasındaki fark nedir?

Paraların dağıtılması ve aciz belgelerinin verilmesiyle tasfiye fiilen biter.

İflasın hukuken sona ermesi için asliye ticaret mahkemesinin kapanma kararı gerekir.

Kapanma kararı verilmeden iflas hâli sürer, idarenin görevi ve müflisin sıfatı devam eder.

İflasın kapanması ile iflasın kaldırılması arasındaki fark nedir?

Kapanma tasfiyenin normal sonudur ve dağıtım tamamlandıktan sonra gelir.

Kaldırma, tasfiye devam ederken kaldırma sebeplerinin gerçekleşmesiyle olur (m.182).

Kapanmada yeni mal bulunursa sonradan işlem yapılır (m.255); kaldırmada tasfiye hiç tamamlanmadan iflas sona erer.

Mahkemenin kapanma kararı ile icra mahkemesinin noksan giderme işlemi arasındaki fark nedir?

Asliye ticaret mahkemesi kapanma kararını verir ve bu karar ilan edilir.

İcra mahkemesi yalnızca iflas idaresine noksanların giderilmesi konusunda uyarıda bulunur.

Noksan varsa kapanma kararı ertelenir; icra mahkemesinin bildirimi üzerine asliye ticaret mahkemesi kararını bekletir.

Kapanma kararına karşı istinaf ile bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz arasındaki fark nedir?

İlk derece mahkemesinin kapanma kararına karşı istinaf yoluna başvurulur.

Bölge adliye mahkemesinin kararına karşı temyiz yoluna başvurulur.

Her iki yol için tebliğden itibaren iki haftalık süre öngörülmüştür; HMK hükümleri uygulanır.

Nihai rapor ve kapanma kararı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • İflas idaresinin tasfiyeyi fiilen bitirmesini, kapanma kararı yerine geçer saymak; kapanma için mahkeme kararı gerekir.
  • İcra mahkemesinin noksanları giderme bildirimini kapanma kararı saymak; asıl kapanma kararını asliye ticaret mahkemesi verir.
  • İstinaf ve temyiz sürelerini on gün saymak; metin iki haftalık süre öngörür.
  • Kapanma kararının iflasın kaldırılması gibi sonuç doğuracağını düşünmek; kapanmada sonradan çıkan mal m.255 uyarınca değerlendirilir.
  • Kapanma ile müflis sıfatının kalktığını sanmak; sıfat itibarın iadesine kadar sürer.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Mahkemelerin kapanma kararını, dağıtım ve aciz belgesi işlemlerinin tamamlandığını ve son raporun eksiksiz olduğunu kontrol ettikten sonra verdiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/1179 E., 2026/244 K., 18.02.2026)
  • Mahkemenin mal varlığı çıkmadığı için tasfiyesi tatil edilen bir iflas ile adi ya da basit usulde tasfiye edilip m.254'e göre kapatılan iflas birbirinden ayrı değerlendirilmektedir; kapanma talebi ancak tasfiye yapılmış dosyada gündeme gelmektedir. (Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2025/602 E., 2025/1325 K., 07.10.2025)
  • Kapanmadan sonra tespit edilen yeni mal veya tasfiye dışı kalmış mal bulunduğunda iflas dairesinin ilgili mal varlığını paraya çevirip paylaştırabileceği kabul edilmektedir. (Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2025/600 E., 2025/1415 K., 17.10.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Kapanma talebinde bulunan iflas idaresi, paraların dağıtıldığını ve aciz belgelerinin verildiğini son rapor ve eklerindeki belgelerle ispatlar.
  • Mahkemenin tasfiyenin kanun hükümlerine uygun yapıldığını tespit etmesi, son rapor, pay cetveli, son hesap ve dosya belgeleri üzerinden yapılır.
  • İdarede hata veya noksan bulunduğunu ileri süren mahkeme bunu icra mahkemesine bildirir; noksanın giderildiğini iflas idaresi belgeleriyle gösterir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/1179 E., 2026/244 K., 18.02.2026)

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

İİK m.255 — İflas kapandıktan sonra

İİK m.255, iflas kapandıktan sonra tasfiyeden hariç kalmış mal, para veya alacak bulunduğunun öğrenilmesi halinde iflas dairesinin izleyeceği yolu düzenler: iflas dairesinin malı tasfiye devam ediyormuş gibi paraya çevirmesi ve bedeli aciz belgesi almış alacaklılara sıralarına göre dağıtması; bankaya yatırılmış ve tasarrufu kabil hale gelen paralar; şüpheli bir hakkın takibi ve bu hakta m.245'e gönderme. Maddenin uygulanması iflasın kapanmasına bağlıdır, kapanma kararının koşulları m.254'te, iflasın kaldırılması m.182'de düzenlenmiştir; bu madde iflasın kapanmasının usulünü, kaldırılma sebeplerini, iflas idaresinin son raporunu ve kapanma kararına karşı kanun yolunu düzenlemez. Yeni mal üzerine icra takibi ve yeni ödeme emri gibi müflis aleyhine takip konuları (m.143/3, m.277 ve m.251 bağlamında) ile tasarrufun iptali davasının açılması ve takip yetkisinin devri (m.277, m.245) bu maddede değil, ilgili maddelerde düzenlenmiştir.

İflas kapandıktan sonra: hangi kavramlar bilinmeli?

Tasfiyeden hariç kalan mal
İflas masasına ait olmasına karşın iflas sürecinde fiilen masaya girmemiş, iflas kapandıktan sonra öğrenilen mal, alacak veya haktır. Hukuken masaya dahil olduğu için yeni mal niteliğinde değildir; bu nedenle iflas dairesi yeniden açılmadan işleme tabi tutulur.
Tasfiye devamı gibi işlem
İflas kapanmış olsa da iflas dairesinin, iflas tasfiyesi sürüyormuş gibi malı paraya çevirmesi ve dağıtım yapmasıdır. İflas yeniden açılmaz, alacaklı toplantısı yapılmaz ve yeni iflas idaresi seçilmez.
Bankaya yatırılmış para
Geciktirici şarta veya belirsiz vadeye bağlı alacaklar için m.250 uyarınca bankaya konulmuş paradır. Şart gerçekleşmez veya vade gelmezse bu para iflas masasında kalır ve m.255/2 uyarınca dağıtılır.
Şüpheli hak
Masaya ait olup tahsili belirsiz bulunan, dava veya takip gerektiren haktır. Bu hakta iflas dairesi alacaklılara ilan veya mektupla bildirimde bulunur ve m.245 hükümleri uygulanır.
Eksik alan alacaklı
Tasfiye sırasında alacağının tamamını alamayıp aciz belgesi almış alacaklıdır. Yeni dağıtımda yalnız bu alacaklılar pay alır, sıralarına göre öncelik sırası belirleyicidir.

İflas kapandıktan sonra: hangi şartlar aranır?

  • İflasın kapanmış olması ve iflas idaresinin görevinin sona ermiş bulunması gerekir (m.254).
  • Masaya ait bir mal, para veya hakkın tasfiye dışında kaldığının iflas kapandıktan sonra öğrenilmiş olması gerekir.
  • Bu malın iflas tasfiyesinden hariç kalmış olması, yani fiilen masaya girmemiş olması gerekir.
  • İflas dairesinin malın üzerine el koyması ve tasfiye devam ediyormuş gibi satış veya tahsil yapması gerekir; yeniden iflas açılması veya alacaklı toplantısı gerekmez.
  • Bankaya yatırılmış paralarda, şartın gerçekleşmesi veya vadenin gelmesiyle paranın tasarrufa elverişli hale gelmiş olması gerekir (m.255/2).
  • Şüpheli hakta alacaklılara ilan veya mektupla bildirim yapılması ve m.245 uyarınca muamele yapılması gerekir (m.255/3).
  • Dağıtımın yalnızca bedelini eksik alan, yani aciz belgesi almış alacaklılar arasında sıralarına göre yapılması gerekir.

İflas kapandıktan sonra: hangi sonuçları doğurur?

  • Tasfiyeden hariç kalan mal öğrenildiğinde iflas dairesi, iflas yeniden açılmadan ve alacaklı toplantısı yapılmadan malı satar veya tahsil eder.
  • Elde edilen bedel, aciz belgesi almış ve alacağını eksik almış alacaklılara sıralarına göre dağıtılır.
  • Bankaya yatırılmış para şart gerçekleşmediği veya vade gelmediği için tasarrufa elverişli hale gelmişse, bu para da aynı şekilde dağıtılır (m.255/2).
  • Şüpheli hak söz konusuysa iflas dairesi alacaklılara ilan eder veya mektupla bildirir ve m.245 uyarınca muamele yapılır (m.255/3).
  • Tasfiyeden hariç kalan mal, iflas idaresinin görevi sona erdiği için ancak bu madde yoluyla değerlendirilir; kapanmış iflasın yeniden işletilmesi bu maddenin kapsamında değildir.
  • Dağıtım yalnızca alacağını tamamen alamamış alacaklılara yapılır; tamamen ödenmiş alacaklılar bu dağıtıma katılmaz.

Fiilen masaya girmemiş mal ile bankadaki para arasındaki fark nedir?

Müflisin sahip olduğu ancak tasfiye sırasında öğrenilemeyen mal veya bankadaki para. Bu hal m.255/1 kapsamındadır ve mal doğrudan satılır.

Geciktirici şarta veya belirsiz vadeye bağlı alacak için bankaya yatırılmış para. Bu hal m.255/2 kapsamındadır ve paranın tasarrufa elverişli hale gelmesi beklenir.

İlk halde iflas dairesi malı doğrudan satıp bedeli dağıtır; ikinci halde önce şart veya vadenin gerçekleşmesi aranır, gerçekleşmezse para masaya kalır ve dağıtılır.

Mal veya para ile şüpheli hak arasındaki fark nedir?

Somut ve satılabilir bir mal ya da tahsil edilebilir para. İflas dairesi doğrudan el koyar ve satar ya da tahsil eder.

Tahsili dava veya takip gerektiren şüpheli bir hak. İflas dairesi alacaklılara keyfiyeti ilan eder ya da mektupla bildirir.

Şüpheli hakta doğrudan satış yapılamaz; m.245 uyarınca takip ve dava süreci izlenir, takip yetkisi alacaklıya devredilebilir ve elde edilen para ancak sonra dağıtılır.

İflas dairesinin işlemi ile yeni iflas açılması arasındaki fark nedir?

Tasfiyeden hariç kalan malda iflas dairesi işlemi, tasfiye sürüyormuş gibi kendiliğinden yürütür.

Yeni bir mal iktisabı üzerine müflis aleyhine yapılan takip ise bu maddenin kapsamında değildir; iflas kapanmış olduğundan yeni takip yapılabilir.

Tasfiyeden hariç kalan mal m.255 ile iflas dairesi tarafından değerlendirilir; yeni mal ise iflas dairesinin işi değildir, yeni takip konusudur.

İflas kapandıktan sonra: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Kapanma sonrası öğrenilen malda iflası yeniden açmak veya yeni iflas idaresi seçtirmek; bu madde iflas dairesinin tasfiye devam ediyormuş gibi işlem yapmasını öngörür.
  • Tasfiyeden hariç kalan malı yeni mal sayarak müflis aleyhine yeni takip yapmak; bu mal masaya aittir ve m.255 kapsamında değerlendirilir.
  • Bankaya yatırılmış parayı şart veya vade gelmeden dağıtmak; m.255/2 paranın tasarrufa elverişli hale gelmesini aramaktadır.
  • Şüpheli hakta doğrudan satış yapmak; bu hakta m.245 uyarınca ilan veya bildirim ve takip usulü izlenmelidir.
  • Dağıtıma tamamen ödenmiş alacaklıları katmak; dağıtım yalnızca alacağını eksik almış alacaklılara yapılır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Kapanma kararından sonra ortaya çıkan malın m.255 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği; bu hal için iflasın yeniden açılmasına gerek bulunmadığı kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/2888 E., 2023/3406 K., 31.05.2023)
  • Kapanma sonrası öğrenilen malın iflas dairesince satılıp bedelinin aciz belgesi sahibi alacaklılara dağıtılması gerektiği kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2024/3079 E., 2024/8748 K., 05.12.2024)
  • Tasfiyeden hariç kalan malın öğrenilmesi halinde iflas idaresinin işleminin m.182 ve m.254 ile birlikte değerlendirildiği ve bu işlemin kapanma kararının ardından sürdüğü kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/1771 E., 2023/2451 K., 26.04.2023)
  • Bir uygulamada, araçların uzun süre bulunamaması halinde bu araçların ele geçirilmesi durumunda m.255 kapsamında tasfiyenin devam edebileceği belirtilmiştir. (Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2025/600 E., 2025/1415 K., 17.10.2025)
  • Kapanma kararının ve dağıtım işlemlerinin m.254 ve m.255 birlikte ele alınarak değerlendirildiği kabul edilmektedir. (6. Hukuk Dairesi, 2024/1548 E., 2024/1630 K., 21.05.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Tasfiyeden hariç kalan malın varlığını ve masaya ait olduğunu öğrenen, iflas dairesi veya bu bilgiyi ileri süren alacaklı olup bu hususu ispatlar.
  • Malın varlığı; banka kayıtları, tapu, trafik kaydı veya müflisin beyanı gibi belgelerle gösterilir; müflisin mal gizlemesi halinde bu hususun ispatı zorlaşır.
  • Karşı taraf olarak müflis, malın masaya ait olmadığını veya iflas tasfiyesi sırasında zaten masaya girdiğini savunabilir; bu savunmayı ileri süren ispat yükünü taşır.
  • Bankaya yatırılmış paranın tasarrufa elverişli hale geldiğini gösteren şart veya vade belgesi ispat edilmelidir; bu belge bulunmadan dağıtım yapılamaz.
  • Şüpheli hakta tahsilin belirsizliği ve m.245 usulünün işletildiğine dair iflas dairesinin ilan veya bildirim kayıtları, işlemin usulüne uygunluğunu gösterir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2004 sayılı Kanun m.254: İflasın kapanması kararını düzenler. m.255, ancak kapanma kararından sonra uygulanır; kapanma sonrası tasfiyeden hariç kalan mal bu madde ile değerlendirilir.
  • 2004 sayılı Kanun m.250: Geciktirici şarta veya belirsiz vadeye bağlı alacaklar için bankaya yatırılan para düzenlenir. m.255/2 bu parayı kapsar.
  • 2004 sayılı Kanun m.245: Şüpheli hakkın takibi ve dava usulünü düzenler. m.255/3 bu maddeye gönderme yapar.
  • 2004 sayılı Kanun m.251: Alacağını tamamen alamayan alacaklıya aciz belgesi verilmesini düzenler. m.255 dağıtımı bu belge sahiplerine yapar.
  • 2004 sayılı Kanun m.182: İflasın kaldırılmasını düzenler. Kapanma ile kaldırma farklı sonuçlar doğurur; bu maddenin uygulanması için iflasın kapanmış olması gerekir.

İİK m.256 — İflasın tasfiyesi müddeti

İİK m.256, adi iflas tasfiyesinin altı ay içinde bitirilmesi gerektiğini ve bu sürenin aşılması hâlinde alacaklıların basit tasfiye usulüne geçme kararı verebileceğini ya da icra mahkemesinin süreyi uzatabileceğini düzenler. Hüküm, iflas idaresince yürütülen adi tasfiye sürecine ilişkindir. Basit tasfiyenin kendi usulünü (m.218), adi tasfiyenin açılış ilanını ve usulünü (m.219), iflasın kapanmasını (m.254-255) ve iflasın kaldırılmasını (m.182) düzenlemez. Tasfiyenin tatili (m.217) ile tasfiye usulünün ilk seçimi de bu maddenin konusu değildir.

İflasın tasfiyesi müddeti: hangi kavramlar bilinmeli?

Adi tasfiye
Masadaki malların iflas idaresi eliyle, iflas dairesinin kurduğu özel organlar aracılığıyla yürütülen tasfiye biçimidir. Madde bu usulün altı ay içinde tamamlanmasını öngörür.
Basit tasfiye
Alacaklıların kararıyla veya icra mahkemesinin uzatmayı reddetmesi hâlinde uygulanan, iflas dairesinin mallarını doğrudan paraya çevirip alacaklılara dağıttığı daha sade tasfiye usulüdür. Kanuna göre bu usule geçiş adi tasfiyenin yerini alır.
Ekseriyeti meblağiyenin husulü
Alacaklıların toplantısında basit tasfiye kararının alınabilmesi için gereken, alacak tutarı bakımından çoğunluğun sağlanması şartıdır. Yalnız kişi sayısına değil, alacak miktarına bakılır.
Tetkik icra mahkemesi
İflas dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesidir. Adi tasfiyenin altı aylık süresini uzatma yetkisi bu mahkemeye aittir.

İflasın tasfiyesi müddeti: hangi şartlar aranır?

  • İflas kararının verilmiş ve iflas dairesine bildirilmiş olması, adi tasfiyenin başlamış sayılması için gereklidir.
  • İflasın açılmasından itibaren altı ay geçmiş olmalı ve tasfiye bu süre içinde tamamlanmamış bulunmalıdır.
  • Alacaklıların toplanarak basit tasfiye kararı vermesi hâlinde, bu karar alacak tutarının çoğunluğuyla alınmalıdır.
  • Alacaklılar basit tasfiye kararı vermemiş veya toplanamamışsa, icra mahkemesinin süreyi uzatması için tasfiyenin neden uzadığının bildirilerek başvurulması gerekir.
  • Uzatma kararı verilebilmesi için tasfiyenin uzamasında iflas idaresinin kusurunun bulunmaması gerekir.

İflasın tasfiyesi müddeti: hangi sonuçları doğurur?

  • Altı ay içinde tasfiye tamamlanırsa adi tasfiye normal yoldan sona erer ve iflasın kapanması aşamasına geçilir.
  • Altı ay içinde tasfiye bitmezse, alacaklılar toplanarak basit tasfiye usulünün uygulanmasına karar verebilir.
  • Alacaklılar basit tasfiye kararı verirse iflas idaresinin görevi sona erer ve tasfiye kaldığı yerden basit usulle devam eder.
  • Alacaklılar karar vermemiş veya toplanamamışsa, icra mahkemesi altı aylık süreyi uzatabilir.
  • Alacaklılar karar vermemiş olsa bile, sürenin aşılması kendiliğinden basit tasfiyeyi zorunlu kılmaz.

Alacaklıların karar yetkisi ile icra mahkemesinin uzatma yetkisi arasındaki fark nedir?

Alacaklılar toplanarak basit tasfiye usulüne geçilmesine karar verebilir; bu karar alacak tutarı çoğunluğu ile alınır.

Alacaklılar karar vermemiş ya da toplanamamışsa, icra mahkemesi tasfiye süresini uzatabilir.

Alacaklıların kararı iflas idaresinin görevini sona erdirir ve tasfiye kaldığı yerden basit usulle sürer; mahkeme uzatmasında ise adi tasfiye sürer.

Basit tasfiye kararı ile icra mahkemesinin uzatma kararı arasındaki fark nedir?

Alacaklı kararı ile geçiş, iflas idaresinin görevini doğrudan bitirir.

Mahkeme uzatma kararında iflas idaresi görevde kalmaya devam eder, ancak idare üyeleri kusurlu bulunursa görevlerine son verilir.

Kusur tespit edilirse idare üyeleri değiştirilir ve yerlerine m.223 uyarınca yenisi seçilir.

İflasın tasfiyesi müddeti: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Altı aylık süreyi iflasın açılmasından değil, adi tasfiyenin ilanından veya iflas idaresinin atanmasından saymak.
  • Basit tasfiye kararını yalnız kişi çoğunluğuyla almak; kanun alacak tutarı çoğunluğunu (ekseriyeti meblağiyeyi) şart koşar.
  • Süre aşıldı diye basit tasfiyenin kendiliğinden başladığını varsaymak; önce alacaklı kararı ya da mahkeme uzatmasının bulunması gerekir.
  • Mahkemenin uzatma kararının yerine geçen bir hakkın doğduğunu düşünmek; uzatma kararı, idarenin kusuru yoksa verilir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Uzatma talebinde iflas idaresinin tasfiyenin neden uzadığını ayrıntılı biçimde bildirmesi beklenmektedir.
  • İcra mahkemesi, tasfiyenin uzamasında idareyi kusurlu bulmazsa süreyi uzatmakta; kusur saptarsa idare üyelerini görevden almaktadır.

Nasıl ispat edilir?

  • Süre uzatılmasını ya da basit tasfiyeye geçilmesini isteyen taraf, altı ayın dolduğunu ve tasfiyenin bu sürede bitmediğini ispatlamakla yükümlüdür; iflas tarihi iflas kararı ile belgelenir.
  • Tasfiyenin uzamasının nedenleri iflas idaresinin bildirdiği belgelerle ortaya konur; idarenin kusursuzluğunu gösteren belgeleri sunma yükü idaredir.
  • Alacaklıların basit tasfiye kararında alacak tutarının çoğunluğunun sağlandığı, toplantı tutanağı ve alacak tutarlarının döküm belgesi ile ispatlanır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

Süreler

SüreMaddeHüküm
on günm.249Pay cetveli ve son hesap iflas dairesine bırakılır ve orada on gün kalır.
iki haftam.254(Ek fıkra: 2/3/2005-5311/15 md.) İflâsın kapanması hakkında verilen hükme karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir.
altı aym.256İflas açıldıktan altı ay içinde tasfiye edilmek lazımdır.

Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.

Konuda geçen kararlar

17 karar
  1. 11. Hukuk Dairesi, 2024/3079 E., 2024/8748 K., 05.12.2024
    İlgili madde: m.255
  2. 6. Hukuk Dairesi, 2024/1548 E., 2024/1630 K., 21.05.2024
    İlgili madde: m.255
  3. 11. Hukuk Dairesi, 2023/2888 E., 2023/3406 K., 31.05.2023
    İlgili madde: m.255
  4. 11. Hukuk Dairesi, 2023/2652 E., 2023/3315 K., 29.05.2023
    İlgili madde: m.253
  5. 11. Hukuk Dairesi, 2023/1771 E., 2023/2451 K., 26.04.2023
    İlgili madde: m.255
  6. 10. Hukuk Dairesi, 2022/7342 E., 2023/2128 K., 07.03.2023
    İlgili madde: m.248
  7. 10. Hukuk Dairesi, 2023/1742 E., 2023/1834 K., 01.03.2023
    İlgili madde: m.248
  8. 10. Hukuk Dairesi, 2022/14431 E., 2023/626 K., 25.01.2023
    İlgili madde: m.248
  9. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/1179 E., 2026/244 K., 18.02.2026
    İlgili madde: m.254
  10. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2025/600 E., 2025/1415 K., 17.10.2025
    İlgili madde: m.254, m.255
Diğer 7 karar
  1. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2025/602 E., 2025/1325 K., 07.10.2025
    İlgili madde: m.254
  2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/16 E., 2025/454 K., 30.04.2025
    İlgili madde: m.249, m.251, m.254
  3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2024/575 E., 2024/1387 K., 30.10.2024
    İlgili madde: m.249, m.251
  4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2024/227 E., 2024/543 K., 24.04.2024
    İlgili madde: m.249, m.251
  5. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2024/71 E., 2024/567 K., 24.04.2024
    İlgili madde: m.249, m.251
  6. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2023/86 E., 2023/150 K., 31.01.2023
    İlgili madde: m.249, m.251, m.254
  7. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2022/1634 E., 2022/1502 K., 28.12.2022
    İlgili madde: m.249, m.251, m.254

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 02.03.2005 (m.254).

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 6.4. İflasın Tasfiyesi, Kapanması, Kaldırılması bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış