İhtiyati haciz

İİK m.257–268İcra ve İflas HukukuSon değişiklik: 22.07.2020 (m.258)

Kısaca

İcra ve İflas Kanunu'nun 257. maddesi, ihtiyati haciz istenebilmesinin genel koşullarını ve vadesi gelmemiş borçlar bakımından sınırlı sebeplerini düzenler: alacağın para alacağı olması, rehinle temin edilmemiş olması, vadenin gelmiş bulunması ve vadesi gelmemiş alacakta sayılan dört halden birinin varlığı.

Kapsam

Bu konu, İcra ve İflas Kanunu m.257–268 hükümlerini kapsar.

İİK m.257 — İhtiyati haciz şartları

İcra ve İflas Kanunu'nun 257. maddesi, ihtiyati haciz istenebilmesinin genel koşullarını ve vadesi gelmemiş borçlar bakımından sınırlı sebeplerini düzenler: alacağın para alacağı olması, rehinle temin edilmemiş olması, vadenin gelmiş bulunması ve vadesi gelmemiş alacakta sayılan dört halden birinin varlığı. Madde, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para borcunun alacaklısı ile vadesi gelmemiş borç bakımından alacaklısı için uygulanır. Maddenin sonundaki fıkra, ihtiyati hacizle borcun muacceliyet kazanmasının yalnızca borçlu hakkında olduğunu belirtir. Madde, kararın hangi mahkemece verileceğini, ispat ölçüsünü ve kararın icrasını düzenlemez; bunlar m.258 ve m.261-262 kapsamındadır. Ayrıca ihtiyati haczin kesin hacze dönüşmesi, itiraz ve tazminat sorumluluğu gibi konular bu maddede yer almaz; ilgili hükümler ayrı maddelerde düzenlenmiştir.

İhtiyati haciz şartları: hangi kavramlar bilinmeli?

İhtiyati haciz
Para alacağını güvence altına almak amacıyla mahkeme kararıyla borçlunun mal varlığına geçici olarak el konulmasını sağlayan koruma yöntemidir. Kesin haciz değildir; alacaklı bu haczi ilamsız veya ilamlı takiple kesinleştirmek zorundadır.
Para borcu
Maddenin değiştirilmeden önceki metninde yer alan genel "borç" ibaresinin yerini alan kavramdır. Teminat alacakları bu kapsamda değerlendirilmez; teminat alacağı için ihtiyati haciz kararı verilemez.
Rehinle temin edilmiş alacak
Alacağın, borçlunun veya üçüncü kişinin bir malı üzerinde kurulmuş rehinle güvence altına alınmış olmasıdır. Kefalet gibi rehin dışı güvenceler bu kapsamda değildir ve alacağın rehinle temin edilmemiş sayılmasına engel olmaz.
Muaccel alacak
Vadesi gelmiş ve alacaklıya derhal talep hakkı veren alacaktır. Muacceliyet için borçlunun temerrüde düşürülmesi veya ihtar çekilmesi kural olarak gerekmez.
Müeccel alacak
Vadesi henüz gelmemiş alacaktır. Bu alacak için ihtiyati haciz yalnızca m.257/2'de sayılan dört halden birinin varlığında istenebilir.
Muacceliyet kazanma
İhtiyati haciz konulması hâlinde, vadesi gelmemiş borcun yalnızca borçlu hakkında vadesinin gelmiş sayılmasıdır. Sonuç üçüncü kişiler veya alacaklı-borçlu ilişkisi dışındaki kişiler bakımından doğmaz.

İhtiyati haciz şartları: hangi şartlar aranır?

  • Alacağın bir para alacağı olması gerekir; teminat alacağı için ihtiyati haciz kararı verilemez.
  • Alacağın rehinle temin edilmemiş olması gerekir; ancak önce rehne başvuru zorunluluğu bulunan hâllerde rehinli alacak için de ihtiyati haciz istenebilir.
  • Alacağın muaccel, yani vadesinin gelmiş olması gerekir; vade gelmemişse yalnızca m.257/2'deki hâllerden birinin bulunması aranır.
  • Vadesi gelmemiş alacakta borçlunun belirli bir yerleşim yeri bulunmamalıdır veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya, kaçmaya ya da alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlere hazırlanmış veya bu işlemleri yapmış olmalıdır.
  • Malvarlığındaki değişikliğin tek başına ihtiyati haciz sebebi olmadığı, taahhütlerden kurtulma amacının somut olarak ortaya konulması gerektiği dikkate alınmalıdır.
  • İhtiyati haciz kararının verilmesi için borç muaccel olmalı veya m.257/2 sebeplerinden biri bulunmalıdır; bu sebepler dışında genel bir ihtiyati haciz sebebi ihdas edilemez.

İhtiyati haciz şartları: hangi sonuçları doğurur?

  • Vadesi gelmiş, rehinle temin edilmemiş bir para borcu için alacaklı ihtiyati haciz isteyebilir ve borçlunun yedinde veya üçüncü kişide bulunan taşınır, taşınmaz, alacak ve diğer haklar haczedilebilir.
  • Vadesi gelmemiş borç için yalnızca m.257/2'de sayılan dört sebepten biri varsa ihtiyati haciz istenebilir; bu sebep yoksa talep reddedilir.
  • İhtiyati haciz konulduğunda borç yalnızca borçlu hakkında muacceliyet kazanır; üçüncü kişiler bakımından borç vadesinin gelmesi sonucu doğmaz.
  • Teminat alacağı için ihtiyati haciz kararı verilemez.
  • Rehinle temin edilmiş alacakta, rehin dışında kalan güvence veya rehinle karşılanamayan kısım için ihtiyati haciz istenebilir.
  • Maddede belirtilmeyen başka bir sebeple ihtiyati haciz kararı verilemez; genel bir ihtiyati haciz sebebi bulunmamaktadır.
  • Sebeplerin bulunmaması hâlinde konulan ihtiyati haciz, hukuka aykırı olur ve borçlunun zararı için tazminat sorumluluğu gündeme gelebilir (bu sorumluluk ilgili kanun hükümlerinde düzenlenmiştir).

Muaccel alacak ile müeccel alacak arasındaki fark nedir?

Vadesi gelmiş para alacağında ihtiyati haciz için başka bir sebep aranmaz; alacağın muaccel olması yeterlidir.

Vadesi gelmemiş alacakta ise yalnızca m.257/2'deki dört sebepten biri bulunduğunda ihtiyati haciz istenebilir.

Müeccel alacakta sebep kanunda sayılanlarla sınırlıdır; yalnızca alacağın vadesinin gelmemiş olması ihtiyati haciz için yeterli değildir.

Rehinli alacak ile rehin dışı güvenceli alacak arasındaki fark nedir?

Alacak rehinle temin edilmişse, rehin kapsamında kalan kısım için ihtiyati haciz istenemez.

Kefalet gibi rehin dışı bir güvenceyle temin edilmiş alacakta rehin bulunmadığından ihtiyati haciz istenebilir.

Kanun yalnızca rehinden söz ettiğinden, rehin dışı güvence alacağı rehinle temin edilmemiş sayılır ve ihtiyati haciz istenebilir.

Teminat alacağı ile para alacağı arasındaki fark nedir?

Teminatın depo edilmesi gibi edimin para dışı bir şeye yönelik olduğu alacaklarda ihtiyati haciz kararı verilemez.

Doğrudan bir para miktarına ilişkin alacakta ihtiyati haciz istenebilir.

Bu ayrım yapılmadığında, para dışı edim ihtiyati haciz konusu yapılmış olur; Yargıtay İBK uyarınca buna izin verilmez.

Rehin için önce başvuru zorunluluğu olan ile olmayan alacak arasındaki fark nedir?

Önce rehne başvurma zorunluluğu bulunan alacakta, rehinli alacak bakımından ihtiyati haciz doğrudan istenemez.

Önce rehne başvurma zorunluluğunun bulunmadığı hâllerde rehinli alacak için de ihtiyati haciz istenebilir.

İhtiyati haciz talebi, rehinle karşılanmayan kısım için yapılmalıdır; tamamlayıcı işlem de alacağın rehinle temin edilmeyen kısmına göre yapılır.

Borçlunun yerleşim yeri yok ile hileli veya kaçma hâli (m.257/2) arasındaki fark nedir?

Borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması, tek başına ve doğrudan bir sebeptir.

Gizleme, kaçırma, kaçma veya hileli işlem hâllerinde taahhütlerden kurtulma amacı aranır.

Yerleşim yeri yokluğunda kötü niyet aranmaz; diğer hâllerde ise amacın ispatı gerekir.

İhtiyati haciz şartları: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Vadesi gelmemiş bir alacakta yalnızca vadenin gelmemiş olmasını yeterli görerek ihtiyati haciz talep etmek; m.257/2'deki sebeplerden birinin ayrıca gösterilmesi gerektiğini gözden kaçırmak.
  • Kefaleti rehin gibi değerlendirerek alacağın rehinle temin edildiğini düşünmek ve ihtiyati haciz talebini reddetmek.
  • Alacağın muaccel olup olmadığını değerlendirirken borçlunun temerrüde düşürülmesini ya da ihtar çekilmesini ayrıca aramak.
  • Teminatın depo edilmesi gibi para dışı edimlere ilişkin alacakta ihtiyati haciz istemek veya bu yönde karar vermek.
  • Malvarlığındaki her değişikliği taahhütlerden kurtulma amacı olarak kabul etmek; amacın somut olarak ortaya konulması gerektiğini ihmal etmek.
  • Rehinle temin edilmiş alacağın tamamı için ihtiyati haciz istenebileceğini düşünmek; rehinle karşılanabilecek kısmın dikkate alınması gerektiğini gözden kaçırmak.
  • Maddede sayılmayan bir sebebe dayanarak ihtiyati haciz istemek; m.257'de sayılan sebeplerin genişletilemeyeceğini unutmak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Alacağın muaccel olması için borçlunun temerrüde düşürülmüş olmasının veya ihtar çekilmiş olmasının gerekmediği kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2022/811 E., 2022/883 K., 16.06.2022; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi, 2025/2174 E., 2025/1790 K., 06.11.2025)
  • Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para alacağı için ihtiyati haciz istenebileceği kabul edilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2025/746 E., 2025/1209 K., 04.11.2025; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2025/652 E., 2025/1102 K., 20.10.2025; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2025/760 E., 2025/752 K., 17.09.2025)
  • Alacağın rehinle temin edilmiş olması hâlinde bile, aleyhine ihtiyati haciz istenen kişi aynı zamanda kefil ise ihtiyati haciz istenebileceği kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2022/811 E., 2022/883 K., 16.06.2022)
  • Faiz alacağının asıl alacağın fer'i olduğu ve asıl alacak muaccel olduğunda faiz bakımından da ihtiyati haciz verilebileceği kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2025/1064 E., 2025/1350 K., 05.08.2025)
  • İtirazın kötü niyetli olduğu iddiası ile ihtiyati haciz talebinin, alacağın belirli, muaccel ve likit olduğunun ispatı ile birlikte değerlendirildiği görülmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi, 2025/2174 E., 2025/1790 K., 06.11.2025)
  • Teminat alacağı için ihtiyati haciz verilemeyeceği yönündeki Yargıtay İBK, uygulamada bağlayıcı kabul edilmektedir.

Nasıl ispat edilir?

  • Asıl talebi ileri süren alacaklı, alacağın para alacağı olduğunu, rehinle temin edilmediğini ve muaccel olduğunu ispatla yükümlüdür; bu ispat belgelerle yapılır.
  • Vadesi gelmemiş alacakta alacaklı, m.257/2'deki sebeplerden birinin varlığını ispatlamakla yükümlüdür; borçlunun yerleşim yerinin bulunmadığı veya taahhütlerden kurtulma amacıyla hareket ettiği somut delillerle gösterilmelidir.
  • Alacağın rehinle temin edildiğini ileri süren karşı taraf bu savunmayı ispatlamalıdır; ancak alacaklı rehin dışı kefalet gibi bir güvence bulunduğunu kanıtlayarak talebini destekleyebilir.
  • Kanunun aradığı ispat ölçüsü tam ispat değil, yaklaşık ispattır; alacaklı, mahkemede kanaat uyandıracak delilleri sunmalıdır.
  • Taahhütlerden kurtulma amacının ispatı, malvarlığındaki değişikliğin tek başına yeterli olmadığı göz önünde tutularak yapılmalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2004 sayılı Kanun m.258: Karar mercii, görev, yetki ve ispat ölçüsünü düzenler; m.257'deki şartların yargılamada nasıl değerlendirileceğini belirler.
  • 2004 sayılı Kanun m.261: Kararın verilmesinden itibaren icra için tanınan süreyi ve kararın icra edilmemesi hâlinde sonucunu düzenler.
  • 2004 sayılı Kanun m.262: Haciz işleminin tutanakla yapılmasını ve tebliğini düzenler; m.257 kapsamında konulan haczin usulünü tamamlar.
  • 2004 sayılı Kanun m.281: Tasarrufun iptali davasında ihtiyati haciz kararının özel hâlini düzenler; m.257/2'deki genel sebeplerin dışında ayrı bir sebep oluşturur.

İİK m.258 — İhtiyati haciz kararı

İİK m.258, ihtiyati haciz kararının hangi mahkemece verileceğini, alacaklının ispat yükünü, iki tarafı dinleme konusundaki serbestiyi ve ihtiyati haciz talebinin reddi ile kabulüne karşı kanun yoluna ilişkin kuralları düzenler. Kararın hangi mahkemece verileceği bakımından madde 50 atfı yapılır; bu nedenle talep, para alacağına dayanan ve rehinle temin edilmemiş alacak bakımından, alacaklının veya borçlunun yetkili mahkemesine göre değerlendirilir. Madde, alacaklı ile borçlu arasındaki ihtiyati haciz yargılamasında hem talep eden alacaklıya hem de karşı taraf borçluya uygulanır. Ihtiyati haczin şartları (m.257), kararın icrası ve haczin uygulanması (m.261-262) bu maddede düzenlenmez; bunlar İİK m.257 ile m.261-262 hükümlerinde yer alır. Ayrıca ihtiyati haciz kararına karşı yapılacak itiraz ve kararın kesin hacze dönüşümü de bu maddenin kapsamı dışındadır.

İhtiyati haciz kararı: hangi kavramlar bilinmeli?

Yaklaşık ispat
Alacaklının alacağın varlığı ve icabında haciz sebebi konusunda mahkemede kanaat uyandıracak delilleri göstermesi yeterlidir. Tam ispat aranmaz; mahkeme kesin bir bilgiye ulaşmak zorunda değildir.
Haciz sebepleri
Vadesi gelmemiş alacak için İİK m.257 kapsamında sayılan, borçlunun yerleşim yerinin bulunmaması, taahhütlerden kaçınma amacıyla mal gizleme, kaçma veya hileli işlem gibi hallerdir. Bu sebepler yalnız vadesi gelmemiş alacakta aranır; kanun maddesinin metninde ayrıca sayılır.
Dinleme serbestisi
Mahkemenin karşı tarafı dinleyip dinlememekte takdir yetkisini ifade eder. Karar borçlu dinlenmeden verilebilir ve bu, hukuki dinlenme hakkının ihlali sayılmaz.
Gerekçeli ret kararı
İhtiyati haciz talebinin reddi kararının gerekçeli yazılması zorunluluğudur. Gerekçesiz verilmiş ret kararı, kanun yolu bakımından eksik sayılır.
Görevli ve yetkili mahkeme
Görev bakımından genel mahkemeler (asliye hukuk veya asliye ticaret, kira ilişkisinde sulh hukuk) yetkilidir; yetki m.50 uyarınca genel haciz yolundaki kurallara göre belirlenir. Dava açıldıktan sonra talep yalnız davaya bakan mahkemeye yapılır.

İhtiyati haciz kararı: hangi şartlar aranır?

  • Talebin para alacağına ilişkin olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş bulunması gerekir (m.257/1 atfı ile).
  • Alacaklının alacağın varlığını ve icabında haciz sebeplerini mahkemede kanaat uyandıracak delillerle göstermesi gerekir.
  • İhtiyati haciz kararı, m.50 uyarınca yetkili mahkemece verilmelidir; dava açılmışsa davaya bakan mahkeme yetkilidir.
  • Mahkeme, karşı tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir; dinleme zorunlu değildir.
  • Talebin reddi halinde kararın gerekçeli olarak verilmesi zorunludur.
  • Karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir; aleyhine karar verilen taraf da yüzüne karşı verilen kararda istinafa başvurabilir.
  • Bölge adliye mahkemesi başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.

İhtiyati haciz kararı: hangi sonuçları doğurur?

  • Mahkeme karşı tarafı dinlemeden de ihtiyati haciz kararı verebilir; bu durumda karar borçlu dinlenmeden verilmiş olur.
  • Talep reddedilirse ret kararı gerekçeli olarak verilmelidir ve alacaklı bu karara karşı istinaf yoluna başvurabilir.
  • Yüzüne karşı ihtiyati haciz kararı verilen borçlu da istinaf yoluna başvurabilir.
  • Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.
  • Alacaklı ispat yükünü yerine getiremezse talep reddedilir ve gerekçeli ret kararı verilir.
  • Kararın verilmesinden sonra alacaklının m.261 uyarınca icra talebinde bulunmaması halinde karar kendiliğinden kalkar.

Dinlenilmiş borçlu ile dinlenmeden verilen karar arasındaki fark nedir?

Karşı taraf borçlu dinlenerek verilen ihtiyati haciz kararı; borçlunun savunması alınmış olur.

Borçlu dinlenmeden verilen karar; mahkeme takdirine göre alacaklının talebi üzerine verilir.

Dinlenmeden verilen kararda borçlu bu madde uyarınca istinaf yoluna başvuramaz; istinaf yolu yalnız yüzüne karşı aleyhine karar verilen tarafa tanınmıştır; hukuki dinlenme ilkesinin ihlali ileri sürülebilir ancak dinleme zorunluluğu bulunmaz.

Kabul kararı ile ret kararı arasındaki fark nedir?

Talebin kabulü halinde ihtiyati haciz kararı verilir ve İİK m.261 uyarınca alacaklı 10 gün içinde icra talebinde bulunmalıdır.

Talebin reddi halinde mahkeme gerekçeli karar verir ve bu karara karşı istinaf yolu açıktır.

Ret kararında gerekçe zorunludur; kabul kararında borçlu, yüzüne karşı verilmişse istinafa başvurabilir.

Dava açılmadan önce ile dava açıldıktan sonra arasındaki fark nedir?

Dava açılmadan önce ihtiyati haciz m.50 uyarınca yetkili mahkemeden istenir.

Dava açıldıktan sonra talep yalnız davaya bakan mahkemeye yapılır.

Yetkili mahkeme tespitinde zaman unsuru belirleyicidir; davaya bakan mahkemeye başka bir mahkeme yetkili kılınamaz.

Vadesi gelmiş alacak ile vadesi gelmemiş alacak arasındaki fark nedir?

Vadesi gelmiş alacakta alacaklının alacağın varlığı, vadenin geldiği ve rehin bulunmadığını ispatlaması yeterlidir.

Vadesi gelmemiş alacakta m.257/2 kapsamındaki haciz sebeplerinin de ayrıca gösterilmesi gerekir.

Haciz sebebinin ayrıca gösterilmesi, yalnız vadesi gelmemiş alacakta zorunludur; bu fark ispat yükünün kapsamını değiştirir.

Yetkili mahkemenin görevli sayılması ile teminat alacağı arasındaki fark nedir?

Para alacağı için ihtiyati haciz kararı verilebilir ve bu alacak miktarı ne olursa olsun asliye mahkemesince karara bağlanır.

Teminat alacakları için ihtiyati haciz kararı verilemez.

Teminat alacağı için talep, m.258 kapsamında kabul edilmez ve reddedilir.

İhtiyati haciz kararı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Yaklaşık ispat ölçüsünü tam ispat gibi değerlendirmek; alacaklıdan kesin ve ikna edici delil aramak.
  • Dinleme serbestisini dinleme zorunluluğu sanmak ve borçlu dinlenmeden verilen kararı hukuka aykırı saymak.
  • Dava açıldıktan sonra ihtiyati haciz talebini başka bir mahkemeye yöneltmek; yalnız davaya bakan mahkemenin yetkili olduğunu gözden kaçırmak.
  • Ret kararında gerekçe yazılmamasını yeterli görmek; gerekçesiz ret kararının istinaf denetimini engellediğini göz ardı etmek.
  • Teminat alacağı için ihtiyati haciz talebini kabul edilebilir saymak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Mahkemeler, ihtiyati haciz talebinde alacaklının delillerini tam ispat ölçüsüyle değil, hâkimde yaklaşık bir kanaat oluşturacak ölçüde değerlendirmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2025/1744 E., 2026/48 K., 15.01.2026)
  • Alacağın varlığına ve icabında haciz sebebine ilişkin delillerin gösterilmesi zorunlu kabul edilmektedir; bu koşul yerine getirilmeden kabul kararı verilmesi usule aykırılık olarak görülmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2026/538 E., 2026/600 K., 22.04.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2026/369 E., 2026/538 K., 14.04.2026)
  • Karşı tarafın dinlenmesi konusunda mahkemenin takdir yetkisi kabul edilmekte, dinlenmeden verilen kararın tek başına hukuka aykırı sayılmadığı görülmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2026/454 E., 2026/510 K., 09.04.2026)
  • Ret kararlarında gerekçenin açıkça gösterilmesi, istinaf denetiminin yapılabilmesi bakımından önemli görülmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2026/428 E., 2026/525 K., 09.04.2026)
  • Bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurularını öncelikle incelemesi ve kararının kesin olması, bu konudaki yargılamanın hızlandırılması amacıyla uygulanmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2026/468 E., 2026/533 K., 09.04.2026)

Nasıl ispat edilir?

  • İspat yükü ihtiyati haciz talep eden alacaklıya aittir; alacaklı alacağın varlığını, vadesinin geldiğini (ya da m.257/2 sebeplerinin varlığını) ve rehin bulunmadığını delilleriyle göstermelidir.
  • Alacağın varlığı, sözleşme, fatura, ödeme belgesi gibi yazılı delillerle ya da yaklaşık ispat ölçüsünde kabul edilebilecek diğer delillerle ispatlanır.
  • Karşı taraf borçlu, alacağın ödendiği, rehin bulunduğu ya da başka bir savunma bulunduğunu iddia ederse bu savunmayı kendisi ispatlamakla yükümlüdür.
  • Yaklaşık ispat ölçüsü tam ispat değildir; mahkeme alacaklının delillerinden hâkimde kanaat uyanmasını yeterli bulur.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.50: İhtiyati haciz kararını verecek yetkili mahkemenin belirlenmesinde m.258/1 tarafından gönderme yapılan genel haciz yolu yetki kuralıdır.
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.257: İhtiyati haczin para alacağı, rehinsiz ve vadesi gelmiş olma şartlarını ve vadesi gelmemiş alacakta haciz sebeplerini düzenler; m.258 bu şartlara göre karar verilmesini öngörür.
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.261: Kararın verilmesinden itibaren 10 gün içinde icra talebinde bulunulmaması halinde kararın kendiliğinden kalkmasını düzenler; m.258 kararının akıbetini tamamlar.
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.262: İhtiyati hacizde haczedilen malların tutanakla belirlenmesi ve tebliğini düzenler; m.258 kararının uygulanmasının devamıdır.
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.316: İhtiyati haciz talebinin basit yargılama usulü ile incelenmesini sağlar; m.258 bakımından usul kuralıdır.

İİK m.259 — İhtiyati hacizde teminat

Madde, ihtiyati haciz isteyen alacaklının haksız çıkması hâlinde borçlunun ve üçüncü kişinin uğradığı zararlardan sorumluluğunu, teminat yükümlülüğünü, bu yükümlülüğün hangi hallerde aranmayacağını ve ihtiyati hacizden doğan tazminat davasının hangi mahkemede görüleceğini düzenler. Hüküm, ihtiyati haciz isteyen alacaklıya ve ihtiyati hacizden zarar gören borçluya ya da üçüncü kişiye uygulanır. Madde, ihtiyati haczin şartlarını (m.257), ihtiyati haciz kararının verilme usulünü (m.258), itirazı (m.265) ve teminat karşılığı kaldırılmasını (m.266) düzenlemez. Teminatın miktarı ile ilgili ayrıntılar ve tazminat davasının zamanaşımı ile usul yönü ayrı maddelerde ya da genel hükümlerde yer alır.

İhtiyati hacizde teminat: hangi kavramlar bilinmeli?

Teminat
Alacaklının haksız çıkma ihtimaline karşı, zarar görecek borçlu ve üçüncü kişinin zararını karşılamak üzere mahkemece gösterilmesi istenen güvencedir. Maddede gösterilecek teminatın Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda öngörülen teminat olduğu belirtilir.
Haksız çıkma
Alacaklının ihtiyati haciz talebinin, sonradan yapılan yargılamada haklı bulunmaması durumudur. Bu hâlde alacaklının tazminat sorumluluğu doğar.
İlama dayanan alacak
Mahkeme veya hakem kararı gibi kesinleşmiş ya da icra edilebilir bir yargı kararına dayanan alacaktır. Bu tür alacakta teminat aranmaz.
İlam mahiyetinde vesika
Kendisi ilam olmamakla birlikte ilam gücünde kabul edilen ve alacağın varlığını kuvvetle gösteren belgedir. Bu belgede teminatın gerekip gerekmediğini mahkeme takdir eder.

İhtiyati hacizde teminat: hangi şartlar aranır?

  • İhtiyati haciz kararı alınmış olmalıdır; teminat yükümlülüğü ancak bu karara bağlı olarak doğar.
  • Alacak bir ilama dayanmıyorsa alacaklı, borçlunun ve üçüncü kişinin haksız haciz nedeniyle uğrayacağı bütün zararları karşılamayı taahhüt etmek zorundadır.
  • Alacaklı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda öngörülen teminatı göstermek zorundadır.
  • Alacak ilama dayanıyorsa teminat aranmaz.
  • Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya dayanıyorsa mahkeme teminatın gerekli olup olmadığını ve gerekiyorsa miktarını takdir eder.

İhtiyati hacizde teminat: hangi sonuçları doğurur?

  • Alacaklı, haksız çıkması hâlinde borçlunun ve üçüncü kişinin uğradığı bütün zararlardan sorumludur.
  • Alacaklı teminat göstermezse ihtiyati haciz kararının uygulanmasının önü kapanabilir; teminat koşulu yerine gelmeden yapılan hacizler hukuka uygun sayılmaz.
  • Alacak ilama dayanıyorsa alacaklının teminat göstermesi gerekmez.
  • Alacak ilam mahiyetinde vesikaya dayanıyorsa teminat şartı mahkemenin takdirine bağlıdır.
  • Tazminat davası ihtiyati haczi koyan mahkemede de görülebilir; bu yetki borçluya ve üçüncü kişiye tanınmış bir kolaylıktır.
  • Tazminat davası, ihtiyati hacizden doğan zararın giderilmesi için açılabilir; haksız çıkma sonucu zarar doğmuşsa sorumluluk bu zararla sınırlanır.

İlama dayanan alacak ile diğer alacaklar arasındaki fark nedir?

Alacak kesinleşmiş bir ilama dayanıyorsa teminat aranmaz.

İlama dayanmayan alacakta alacaklı teminat göstermek zorundadır.

İlama dayanan alacakta haksız çıkma riski daha az kabul edildiğinden teminat yükümlülüğü ortadan kalkar.

İlam ile ilam mahiyetinde vesika arasındaki fark nedir?

Alacak bir ilama dayanıyorsa teminat zorunlu değildir.

Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya dayanıyorsa teminatın gerekip gerekmediğine mahkeme karar verir.

İlam mahiyetindeki vesikada teminat mahkemenin takdirindedir; kesin olarak aranmaz ya da kesin olarak istenmez.

Borçlu ile üçüncü kişi arasındaki fark nedir?

Borçlu, haksız hacizden doğan zararlarını talep edebilir.

Üçüncü kişi, haczedilen malı üzerinde bulunduğu için zarar görebilir.

Maddeye göre her ikisinin de uğradığı zararlar alacaklı tarafından karşılanır.

İhtiyati hacizde teminat: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Teminat yükümlülüğünü her ihtiyati hacizde aynı şekilde aramak; ilama dayanan alacakta teminatın aranmayacağını gözden kaçırmak.
  • İlam mahiyetindeki vesikayı ilamla eş tutmak; bu vesikada teminatın mahkemenin takdirine bağlı olduğunu unutmak.
  • Tazminat davasının yalnızca genel mahkemede açılabileceğini düşünmek; maddeye göre bu dava ihtiyati haczi koyan mahkemede de görülebilir.
  • Teminatın gösterilmesinin ihtiyati haciz kararının geçerlilik şartı olduğunu, teminat aranmayan hâllerde bu şartın yokluğunu düşünmek.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • İhtiyati hacizde teminat yükümlülüğünün ilamsız alacaklarda aranması, bu maddenin temel kuralı olarak uygulanmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2022/1363 E., 2022/1088 K., 05.10.2022)
  • Alacağın bir ilama bağlı olması hâlinde teminat aranmayacağı, uygulamada ilam kesinleşmediği için alacağın muaccel olmadığı itirazının yerinde bulunmadığı biçiminde yorumlanmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2022/1363 E., 2022/1088 K., 05.10.2022)
  • Haksız ihtiyati haciz nedeniyle açılan tazminat davasının görev bakımından ticari nitelikte kabul edilmediği ve bu davanın bu niteliğiyle ayrıca değerlendirildiği görülmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, 2021/1384 E., 2021/1293 K., 01.09.2021)
  • İhtiyati haciz kararı alacaklıya teminat göstermesi yükümlülüğü getirir; bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi ihtiyati hacizden doğan zararın sorumluluğunu ağırlaştırır. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/1287 E., 2025/1660 K., 26.09.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Haksız ihtiyati haciz nedeniyle tazminat isteyen borçlu veya üçüncü kişi, haczin haksız çıktığını ve uğradığı zararı ispat yükü altındadır.
  • Alacaklının alacağın ilama dayandığını ileri sürmesi hâlinde bu iddiayı kesinleşmiş ilam ile ispatlaması gerekir; ilamın kesinleşmediği ortaya çıkarsa teminat aranmaz iddiası düşer.
  • Teminatın aranıp aranmayacağı konusunda alacaklının dayandığı belge, mahkemeye alacağın varlığını gösteren ilam mahiyetinde vesikadır ve mahkeme bunu takdir eder.
  • Zararın miktarı belgelerle ya da bilirkişi incelemesiyle ispatlanır; karşı taraf zararın bulunmadığını ya da daha düşük olduğunu ileri sürebilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2004 sayılı Kanun m.257: İhtiyati haciz şartlarını düzenler; bu şartların varlığı olmadan teminat tartışması da anlamsızdır.
  • 2004 sayılı Kanun m.258: İhtiyati haciz kararının verilme usulünü ve görevli mahkemeyi düzenler; tazminat davasının mahkemesi bu bağlamda belirlenir.
  • 2004 sayılı Kanun m.265: Borçlunun ihtiyati haciz kararına itirazını düzenler; itiraz üzerine haksız çıkma değerlendirmesi bu süreçte yapılabilir.
  • 2004 sayılı Kanun m.266: Teminat göstererek ihtiyati haczin kaldırılmasını düzenler; teminatın bu işlevi ile m.259'daki teminat birlikte değerlendirilir.
  • 2004 sayılı Kanun m.281: İptale tabi tasarruflar hakkında ihtiyati haciz kararında teminatın ayrıca takdir edileceğini ve üçüncü kişinin elinden çıkan mallar bakımından güvence aranacağını düzenler.
  • 6100 sayılı Kanun m.96: Teminatın türlerini ve gösterilme usulünü düzenleyen Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükmüdür; m.259 bu hükme atıf yapar.

İİK m.260 — İhtiyati haciz kararının muhtevası

İİK m.260, ihtiyati haciz kararının içermesi gereken zorunlu unsurları beş bent halinde sayar: tarafların kimlik bilgileri, haczin dayandığı belge ve alacak miktarı, haciz sebebi, haczolunacak şeyler ile alacaklının tazminat yükümlülüğü ve gösterilen teminatın niteliği. Madde, ihtiyati haciz kararını veren hakimin karar metninde bulunması gereken içeriği düzenler. Kararın verilme koşullarını, teminat rejimini, kararın icrasını ve icra süresini düzenlemez; bunlar için karar usulü (m.257-258), teminat (m.259), icra (m.261-262) ve kesinleşme ve sona erme (m.264) hükümlerine bakılır. Madde yalnızca alacaklı ile borçlu arasındaki ihtiyati haciz ilişkisinde uygulanır; tasarrufun iptali davasında ihtiyati tedbir talebi bakımından ayrı bir değerlendirme gerekir.

İhtiyati haciz kararının muhtevası: hangi kavramlar bilinmeli?

İhtiyati haciz kararı
Alacaklının alacağını güvence altına almak için, kesin haciz aşamasından önce borçlunun mallarının ihtiyaten haczine karar veren mahkeme kararıdır. Karar, icra müdürlüğünce değil genel mahkemece verilir.
Teminat
Alacaklının haksız ihtiyati haciz nedeniyle borçlunun ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararı karşılamak üzere gösterdiği güvencedir. Madde, gösterilen teminatın niteliğinin karara yazılmasını öngörür.
Haczolunacak şeyler
İhtiyaten haczedilecek borçlu mal, hak ve alacaklarıdır. Kanun bunların karara yazılmasını öngörür, ancak mahkemenin bunları bilmesi her zaman mümkün olmadığından uygulamada genel bir ifade kullanılır.
Haciz sebebi
Alacaklının ihtiyati haciz talebini doğuran, İİK m.257 kapsamındaki durumlardır. Karara bu sebebin yazılması zorunludur.

İhtiyati haciz kararının muhtevası: hangi şartlar aranır?

  • Kararda alacaklının ve varsa mümessilinin adı, soyadı ve yerleşim yerinin yer alması gerekir.
  • Kararda borçlunun adı, soyadı ve yerleşim yerinin yer alması gerekir.
  • Kararda haczin hangi belgeye dayandığının ve hangi miktarda alacak için konulduğunun belirtilmesi gerekir.
  • Kararda ihtiyati haciz konulmasının sebebinin yazılması gerekir.
  • Kararda haczolunacak şeylerin gösterilmesi gerekir; mahkemece bilinemeyen mallar için borca yetecek miktarda mal, hak ve alacağın haczi şeklinde genel ifade kullanılabilir.
  • Kararda alacaklının haksız çıkması hâlinde borçlunun uğrayacağı zararı tazmin yükümlülüğünün yazılması gerekir.
  • Kararda gösterilen teminatın neden ibaret olduğunun yazılması gerekir.

İhtiyati haciz kararının muhtevası: hangi sonuçları doğurur?

  • Karar bu beş unsuru içermezse eksik karar niteliğinde olur ve kararın bu eksiklikle icrası ve sonuçları tartışmalı hale gelir.
  • Alacaklı haksız çıkarsa, karara yazılan tazmin yükümlülüğü ve teminat bölümü uyarınca borçlunun ve üçüncü kişilerin zararı karşılanır.
  • Karar, İİK m.259 uyarınca teminat gösterilmesine bağlı ise, teminat gösterilmeden icraya konulamaz.

Alacağın ilama dayanması ile ilam niteliğinde belgeye dayanması arasındaki fark nedir?

Alacak bir ilama dayanıyorsa teminat gösterilmesi gerekmez.

Alacak ilam niteliğindeki bir belgeye dayanıyorsa teminatın gerekip gerekmediğine mahkeme takdirle karar verir.

İlama dayanan alacakta kararın teminat bölümü yazılmaz; ilam niteliğinde belgede teminat bölümü mahkemenin takdirine bağlıdır. Kararda teminatın nelerden ibaret olduğu bu takdire göre yazılır.

Mal gösterilmesi ile genel haciz ifadesi arasındaki fark nedir?

Kanun mahkemeye haczolunacak şeyleri gösterme ödevi yükler.

Borçlunun malları mahkemece bilinmediğinden uygulamada genel bir ifade kullanılır.

Uygulamada karara "borçlunun alacağa yetecek miktarda taşınır, taşınmaz mal hak ve alacaklarının haczedilmesi" biçiminde genel ifade yazılır.

İhtiyati haciz kararının muhtevası: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Kararda borçlunun adresini ya da alacaklı vekilinin bilgisini eksik bırakmak; m.260/1 gereği bu bilgiler zorunludur.
  • Alacağın ilama dayanması hâlinde de teminat bölümünü zorunlu sanmak; ilam varsa teminat gösterilmez.
  • İlam niteliğindeki belgede teminatın otomatik olarak gösterilmez sanılması; bu konuda mahkemenin takdiri esastır.
  • Haczolunacak şeylerin genel ifadeyle yazılmasını kanuna aykırı saymak; uygulamada bu yol kabul edilmektedir ancak mahkeme yine de mümkün olduğu ölçüde şeyleri belirtmelidir.
  • Haciz sebebini kararda yazmamak; m.260/3 bu bilgiyi zorunlu kılar.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Mahkemelerin ihtiyati haciz kararlarında haczolunacak şeyleri çoğunlukla somut olarak göstermeyip, borçlunun borca yetecek miktardaki taşınır, taşınmaz, hak ve alacaklarının haczine şeklinde genel ifade kullandığı görülmektedir. (Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2026/303 E., 2026/547 K., 11.05.2026; Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2026/654 E., 2026/425 K., 15.04.2026)
  • Alacağın ilama dayanıp dayanmadığı teminat kararının içeriğini doğrudan belirler; ilama dayanan alacakta teminat aranmadığı kabul edilmektedir. (Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2026/664 E., 2026/441 K., 15.04.2026)
  • Kararda harç ve vekâlet ücretine ilişkin bölümün de yer alabildiği, bu bölümün ihtiyati haciz kararının kesin hacze dönüşmesinden önce icraya konulamayacağı kabul edilmektedir. (Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2026/439 E., 2026/431 K., 02.04.2026)

Nasıl ispat edilir?

  • İhtiyati haciz kararının eksik unsur içerip içermediğini şikâyet eden taraf, kararın hangi unsurdan yoksun olduğunu ispatlar; karar metninin kendisi bu ispatın ana kaynağıdır.
  • Alacaklı, teminat bölümüne ve haksız çıkma hâlinde tazmin yükümlülüğüne dair kararın yazılı hâline dayanır; bu içeriğin karar metninde bulunması gerekir.
  • Haczolunacak mallar mahkemece bilinmediğinde genel ifadenin kullanılması, alacaklının bu konuda ayrıca delil sunmasını gerektirmez; karar metni yeterlidir.
  • Alacağın ve belgenin ilam niteliği taşıyıp taşımadığı, teminat bölümünün yazılıp yazılmayacağını belirler; bu nitelik alacaklı tarafından belgelerle ortaya konulur.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2004 sayılı Kanun m.257: Ihtiyati haciz sebeplerini düzenler; kararda yazılması gereken haciz sebebi bu maddeye göre belirlenir.
  • 2004 sayılı Kanun m.258: Karar mercii, yetki, ispat ölçüsü ve borçlunun dinlenmesi hakkında hükümler içerir; karar bu usulle verilir.
  • 2004 sayılı Kanun m.259: Teminat yükümlülüğünü ve haksız haciz nedeniyle tazmin sorumluluğunu düzenler; m.260/5 bu hükme bağlıdır.
  • 2004 sayılı Kanun m.261: Kararın icrası için on günlük süreyi ve icra dairesine başvuruyu düzenler; karara yazılan haczolunacak şeylerin uygulanmasını sağlar.

İİK m.261 — İhtiyati haciz kararının icrası

İİK m.261, ihtiyati haciz kararının icrasına ilişkin üç hususu düzenler: alacaklının kararın icrasını isteme süresi ve yetkili icra dairesi, ihtiyati haczin genel haciz hükümlerine göre yapılması ve icra sırasında yapılan işlemlere karşı şikâyet yolu. Hüküm, mahkemece verilmiş ihtiyati haciz kararı bulunan alacaklılar ve bu kararın icrasını isteyen tarafla ilgilidir. İhtiyati haciz kararının verilme koşullarını (m.257-260), teminatı (m.259-260), icra dairesinin tutanak tebliğini (m.262), ihtiyati haczin kesinleşmesini ve hükümsüz kalmasını (m.264), ihtiyati haczin paraya çevrilmesi ve rüçhanını (m.265-268) düzenlemez; bunlar ayrı maddelerde yer alır.

İhtiyati haciz kararının icrası: hangi kavramlar bilinmeli?

İhtiyati haciz kararının icrası
Mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının, kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesi tarafından borçlunun mallarına uygulanmasıdır. Kararın verilmesi ile icrası ayrı işlemlerdir; icra talebi yapılmadan kararın kendisi hüküm doğurmaz.
Yetkili icra dairesi
İhtiyati haciz kararını veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesidir. Malların başka yerde bulunması hâlinde bu daire, o yer icra dairesine istinabe edebilir; istinabe yetkili dairenin yerini değiştirmez.
Kendiliğinden kalkma
Alacaklının süresi içinde icra talebinde bulunmaması hâlinde ihtiyati haciz kararının ayrıca bir karar veya işlem gerekmeksizin sona ermesidir. Bu sonuç için mahkemenin yeni bir karar vermesi gerekmez.
İhtiyati haciz tutanağı
Haczi uygulayan memurun düzenlediği, ihtiyaten haczedilen şeyleri ve kıymetlerini gösteren belgedir. Tutanağın tebliği, kesin hacizdeki davet usulünden farklı olarak doğrudan yapılır.
Genel haciz hükümleri
İİK m.79-99 arasındaki, haczin nasıl yapılacağına ilişkin kurallardır. İhtiyati haciz bu hükümlere göre uygulanır; ancak m.261 ve m.262 gibi ihtiyati hacze özgü farklar saklıdır.
İcra mahkemesine şikâyet
İhtiyati haczin icrasından doğan usulsüzlük veya yanlış haciz iddialarını, icra işlemini yapan dairenin bağlı olduğu icra mahkemesine götürme yoludur. Şikâyetin görüleceği mahkeme, kararı veren mahkeme değil, icrayı yapan dairenin bağlı olduğu icra mahkemesidir.

İhtiyati haciz kararının icrası: hangi şartlar aranır?

  • Alacaklının, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde icra talebinde bulunması gerekir.
  • İcra talebi, kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesine yapılmalıdır.
  • Kararın icrası genel haciz hükümlerine (İİK m.79-99) uygun biçimde yapılmalıdır.
  • İcra işleminden doğan şikâyetler, işlemi yapan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesine yapılmalıdır.
  • Süre içinde icra talebi yapılmamışsa kararın icrasına geçilemez; kararın kendiliğinden kalkması bu süre geçince doğar.

İhtiyati haciz kararının icrası: hangi sonuçları doğurur?

  • Alacaklı on gün içinde yetkili icra dairesine icra talebinde bulunursa icra dairesi ihtiyati haczi genel haciz hükümlerine göre uygular.
  • Alacaklı on gün içinde icra talebinde bulunmazsa ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar ve daha sonra uygulanamaz.
  • İcra dairesi, ihtiyati haciz kararına uygun olarak haczi yapar ve haczedilen mallar üzerinde muhafaza tedbiri alınır.
  • Haczedilen mallar üzerindeki borçlunun tasarruf yetkisi kısıtlanır; borçlu bu malları satamaz ve devredemez.
  • İhtiyati haczin icrasına ilişkin şikâyetler icra mahkemesine yapılır ve bu şikâyet, icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesinde görülür.
  • Kararın icrasının yetkili olmayan bir icra dairesine istenmesi, yetkili daireye yapılmış bir talep olarak sonuç doğurmaz.

Kararın verilmesi ile kararın icrası arasındaki fark nedir?

Mahkemenin ihtiyati haciz kararı vermesi, mahkemenin ilk işlemidir ve tek başına malvarlığına el koyma sonucu doğurmaz.

İcra dairesinin kararı uygulaması, borçlunun mallarının fiilen haczedilmesidir ve tasarruf yetkisini kısıtlar.

Karar alınmış olsa bile on gün içinde icra talebi yapılmazsa ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar.

İhtiyati haciz ile kesin haciz (tutanağın tebliği) arasındaki fark nedir?

İhtiyati haciz tutanağının bir suretinin haciz sırasında hazır bulunmayan alacaklı, borçlu ve gerektiğinde üçüncü kişiye icra dairesince üç gün içinde tebliği zorunludur.

Kesin haczde haciz sırasında bulunmayanlara doğrudan tutanak gönderilmez, tutanağı incelemeleri için davet yapılır.

Tebliğ usulü farklıdır; ihtiyati hacizde tebliğ süresi (üç gün) icra dairesinin yükümlülüğüdür.

Yetkili icra dairesi ile istinabe edilen icra dairesi arasındaki fark nedir?

Kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesi, kararın icrasına yetkili olan dairedir.

Malların başka yer icra dairesi çevresinde bulunması hâlinde, yetkili daire o yer icra dairesine istinabe edebilir.

İstinabe, icranın yapılmasını kolaylaştırır; alacaklının icra talebini yetkisiz daireye yapması süreyi işletmez ve talep yetkili daireye yapılmış sayılmaz.

İcra işlemi şikâyeti ile ihtiyati haciz kararına itiraz arasındaki fark nedir?

İcra işlemine (ör. yanlış mal haczi, usulsüz haciz) karşı şikâyet, icra mahkemesine yapılır.

Kararın kendisine karşı yapılacak itirazlar (ör. ihtiyati haciz kararının koşullarının bulunmadığı iddiası) m.257 ve sonrasındaki ayrı yollara tabidir.

Yanlış yola başvurmak, süre ve yetki bakımından sonuç doğurur; icra işlemi şikâyeti icra mahkemesinde, karara itiraz ise karar yolunda görülür.

İhtiyati haciz kararının icrası: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • On günlük süreyi kararın tebliği veya kesinleşmesi tarihinden saymak; süre, karar verilme tarihinden itibaren işler.
  • İcra talebini karar veren mahkemenin yargı çevresi dışındaki icra dairesine yapmak; bu durumda süre işlemiş sayılabilir ve istinabe ile çözüm aranmalıdır.
  • Kesin hacizdeki davet usulünü ihtiyati haciz tutanağına uygulamak; ihtiyati haciz tutanağının bir suretinin üç gün içinde doğrudan tebliği gerekir.
  • İcra işlemine karşı şikâyeti karar yoluna götürmek; icra işlemi şikâyeti icra mahkemesine yapılır.
  • Kararın kendiliğinden kalkmasını bir mahkeme kararı ile sonuçlanacak bir işlem sanmak; süre geçince kalkma kendiliğinden gerçekleşir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • On günlük sürenin karar tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, 2022/174 E., 2022/326 K., 22.02.2022)
  • Kararın icrasına ilişkin m.261 hükmünün ihtiyati haciz kararının genel usul kurallarına ilişkin bir çerçeve olarak uygulandığı kabul edilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2025/571 E., 2025/580 K., 18.09.2025; Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2026/303 E., 2026/547 K., 11.05.2026)
  • Teminatın ilk derece mahkemesine ibrazından sonra kararın icrasının m.261 uyarınca yapılabileceği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2026/538 E., 2026/600 K., 22.04.2026)

Nasıl ispat edilir?

  • Kararın icrasını isteyen alacaklı, on günlük süre içinde icra talebinde bulunduğunu icra dairesine yapılan başvuru ile ispatlar; talep tarihi karar tarihinden itibaren on günü geçmemelidir.
  • Kararın verilme tarihi, mahkeme kararı ile ispatlanır; süre bu tarihten başlar.
  • Borçlunun süre geçtiği iddiası, kararın verilme tarihi ile icra talep tarihi arasındaki farka dayanır; ispat yükü süre geçtiğini ileri süren tarafta, süre içinde talep yapıldığını ileri süren alacaklı tarafındadır.
  • İcra işleminin usulsüzlüğü (yanlış mal haczi, tebliğ eksikliği) iddiasını ileri süren taraf, tutanak ve icra dosyası belgeleriyle ispat yükü altındadır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2004 sayılı İİK m.257: İhtiyati haciz kararının genel mahkemelerce verileceğini düzenler; m.261 bu kararın icrasını konu alır.
  • 2004 sayılı İİK m.258: İhtiyati haciz kararının verilme koşullarını ve yaklaşık ispat ölçüsünü düzenler; icra talebinin dayanacağı karar bu maddeye göre verilmiş olmalıdır.
  • 2004 sayılı İİK m.259: Teminat gösterilmesine ilişkin kuralları içerir; kararın icrası, teminatın ibrazından sonra yapılabilir.
  • 2004 sayılı İİK m.262: İhtiyati haciz tutanağının düzenlenmesini ve tebliğini düzenler; m.261/2 uyarınca ihtiyati haczin uygulamasında m.262 özel kural olarak uygulanır.
  • 2004 sayılı İİK m.264: İhtiyati haczin kesinleşmesi veya hükümsüz kalması için süreler öngörür; m.261'deki on günlük süre icranın başlangıcını, m.264 ise sonrasında hacizin akıbetini düzenler.
  • 2004 sayılı İİK m.79-99: Genel haciz hükümleridir; m.261/2 ihtiyati haczin bu hükümlere göre uygulanacağını bildirir.

İİK m.262 — Zabıt tutma ve haciz tutanağının tebliği

İİK m.262, ihtiyati haciz tutanağının düzenlenmesi ve bu tutanağın bir örneğinin ilgililere tebliğine ilişkin kuralları düzenler. Birinci fıkra, haciz yapan memurun tutanak düzenleme görevini ve tutanağın icra dairesine derhal verilmesini; ikinci fıkra ise icra dairesinin tutanağın örneğini üç gün içinde alacaklıya, borçluya ve gerektiğinde üçüncü kişiye tebliğ etmesini kapsar. Kural, ihtiyati haciz uygulamasında haciz sırasında hazır bulunan ve bulunmayan taraflar bakımından geçerlidir. Madde, tutanağın içeriğini (m.102 ve m.41 Yönetmelik), davet kâğıdının (m.103) ve davet kâğıdına karşı süreyi düzenlemez; tutanağın içeriği ve tebliğ tekniği ile davet kâğıdı ayrı maddelerde yer alır. Ayrıca ihtiyati haczin koşulları ve hukuki sonuçları (m.257 vd.) ile tebligat usulünün genel kuralları (Tebligat Kanunu) bu maddenin kapsamı dışındadır.

Zabıt tutma ve haciz tutanağının tebliği: hangi kavramlar bilinmeli?

İhtiyati haciz tutanağı
İhtiyati haciz yapılırken, haczi yapan memur tarafından haczolunan şeylerin ve kıymetlerin yazıldığı belgedir. Bu tutanak, haciz işleminin kayda geçirilmesini sağlar ve ilgililere örnek verilmesinin temelini oluşturur.
Tebliğ (örnek verme)
Tutanağın bir örneğinin ilgililere ulaştırılmasıdır. Madde, haciz sırasında hazır bulunanlar bakımından tebliği değil, örnek verilmesini düzenler; hazır bulunmayanlara ise icra dairesinin tebliğ yükümlülüğü vardır.
Tebellüğe yetkili kişi
Tebligat Kanunu hükümlerine göre, ilgilinin adına tebligatı kabul etmeye yetkili olan kimsedir. Bu kişinin haciz sırasında hazır bulunması, ilgiliye ayrıca haber verilmesini gereksiz kılar.

Zabıt tutma ve haciz tutanağının tebliği: hangi şartlar aranır?

  • Haciz yapılırken ihtiyati haciz tutanağının haczi yapan memur tarafından düzenlenmesi zorunludur.
  • Tutanakta haczolunan şeyler ve kıymetler gösterilmelidir.
  • Tutanak derhal icra dairesine verilmelidir.
  • İcra dairesinin tutanağın birer suretini üç gün içinde ilgililere tebliğ etmesi gerekir; haciz sırasında hazır bulunan alacaklı ve borçluya bu tebliğ zorunlu değildir.
  • Hazır bulunmayan alacaklı ve borçluya, gerektiğinde de üçüncü kişiye tebliğ yapılması gerekir; tebellüğe yetkili kimse hazır bulunuyorsa tutanağın örneği o kişiye verilir.

Zabıt tutma ve haciz tutanağının tebliği: hangi sonuçları doğurur?

  • Haciz tutanağı düzenlenip icra dairesine derhal verilir; bu görev haczi yapan memura aittir.
  • İcra dairesi, tutanağın birer suretini üç gün içinde haciz sırasında hazır bulunmayan alacaklı ve borçluya, icabında üçüncü kişiye tebliğ eder.
  • Haciz sırasında hazır bulunan alacaklı veya borçluya tebliğ zorunlu değildir; bu kişiler tutanağın örneğini kendilerine verilmesi yoluyla alır ve icra dairesinden ayrıca isteyebilirler.
  • Haciz sırasında hazır bulunmayan tarafın adına tebellüğe yetkili kişi hazır bulunuyorsa tutanağın örneği bu kişiye verilir ve ilgiliye ayrıca haber verilmez.
  • Tutanağın örneği hazır bulunmayan tarafa üç gün içinde tebliğ edilmezse ilgilinin tutanağa karşı dileklerini öğrenme ve itiraz imkânı etkilenir.

Haciz sırasında hazır bulunan ile bulunmayan taraf arasındaki fark nedir?

Haciz sırasında hazır bulunan alacaklı veya borçlu, tutanağın örneğini kendisine verilmesi yoluyla alır.

Haciz sırasında hazır bulunmayan alacaklı veya borçlu, icra dairesi tarafından tebliğ edilmesi gereken kişidir.

Hazır bulunan tarafa tebliğ gerekmez; hazır bulunmayan tarafa üç gün içinde tebliğ yapılması gerekir.

Bizzat tebliğ ile tebellüğe yetkili kişiye tebliğ arasındaki fark nedir?

İlgilinin kendisine tebliğ, doğrudan ilgiliye yapılan tebligattır.

Tebellüğe yetkili kişi hazır bulunuyorsa, tutanağın örneği ona verilir.

Tebellüğe yetkili kişiye verilmesi hâlinde ilgiliye ayrıca haber verilmesi gerekmez.

Zabıt tutma ve haciz tutanağının tebliği: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Haciz sırasında hazır bulunan alacaklı veya borçluya da tutanağın tebliğ edilmesi gerektiğini sanmak; bu kişilere tebliğ zorunlu değildir, örnek verilmesi yeterlidir.
  • Tebellüğe yetkili kişinin hazır bulunması hâlinde ilgiliye ayrıca haber verilmesi gerektiğini sanmak; bu durumda ayrıca haber verilmez.
  • Üç günlük süreyi tutanağın tebliğinden değil, davet kâğıdının tebliğinden başlatmak; m.262'deki süre icra dairesinin tebliğ yükümlülüğüne ilişkindir.
  • Tutanağın içeriğini m.262'de aramak; içerik m.102 ve Yönetmelik m.41'de düzenlenmiştir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Hazır bulunmayan tarafa yapılan davet kâğıdı tebliğinin, usulsüz tebligatın öğrenme tarihini belirlediği ve itiraz süresini bu tarihten başlattığı kabul edilmektedir. (Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2026/303 E., 2026/547 K., 11.05.2026)
  • Haciz sırasında hazır bulunmayan tarafa üç günlük süre içinde tebliğ yapılmadan haciz sonucu satış yapılamayacağı kabul edilmektedir. (Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2026/654 E., 2026/425 K., 15.04.2026)
  • İhtiyati haciz tutanağının örneğinin tebliğ edilmemesi hâlinde haczin geçersiz olmayacağı, ancak ilgilinin itiraz sürelerinin işlemeye başlamayacağı kabul edilmektedir. (Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2026/664 E., 2026/441 K., 15.04.2026)
  • Davet kâğıdının dosya ve borçluya tebliğ mazbatasıyla belgelenmesi gerektiği ve tebligatın mazbatasız geçerli sayılmayacağı kabul edilmektedir. (Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2026/439 E., 2026/431 K., 02.04.2026)

Nasıl ispat edilir?

  • Tutanağın örneğinin üç gün içinde tebliğ edildiğini icra dairesi ispatla yükümlüdür; tebliğ mazbatası bu konuda temel belgedir.
  • Hazır bulunmayan tarafın tebliğ yapılmadığını ileri sürmesi hâlinde ispat yükü icra dairesindedir; ilgili bu iddiasını dosya kayıtlarıyla destekleyebilir.
  • Haciz sırasında tebellüğe yetkili kişinin hazır bulunduğunu ileri süren icra dairesi, bu kişinin Tebligat Kanunu'na göre tebellüğe ehil olduğunu ve tutanağı teslim aldığını belgelemelidir.
  • Tebliğ mazbatasındaki eksik bentler tebligatı usulsüz kılar; bu nedenle mazbatanın içeriği tebliğin ispatında belirleyicidir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2004 sayılı Kanun m.102: Taşınır ve taşınmaz mallar hakkındaki haciz tutanağının haczedilen malların bulunduğu yerde düzenlenmesini ve içeriğini öngörür; m.262 tutanağın ilgililere verilmesini düzenler.
  • 2004 sayılı Kanun m.103: Haciz sırasında hazır bulunmayan alacaklı ve borçluya gönderilecek davet kâğıdını düzenler; m.262 tutanağın örneğinin tebliğini, m.103 ise davet kâğıdının üç günlük incelemeyi düzenler.
  • 2004 sayılı Kanun m.257: İhtiyati haciz uygulamasının ilk düzenlemesidir; m.262 bu hacizden sonra düzenlenen tutanağın kullanımını kapsar.
  • 2004 sayılı Kanun m.8: Alacaklı ve borçlunun icra dairesinden tutanağın bir örneğini isteyebilmesi hakkını düzenler.
  • 2004 sayılı Kanun m.21: İcra dairelerince yapılacak tebliğlerin Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmasını öngörür; m.262 tutanağın örneğinin tebliği bakımından bu kurallara bağlıdır.
  • Tebligat Kanunu m.23: Tebliğ mazbatasının içeriğini düzenler; tebellüğe yetkili kişiye verilen tutanağın örneğinin tebliğ mazbatasıyla belgelenmesi bakımından ilgilidir.

İİK m.263 — Borçlu tarafından gösterilecek teminat

İİK m.263, ihtiyaten haczedilmiş malların borçluya veya üçüncü kişiye, belirli teminatlar karşılığında bırakılmasını düzenler. Teminatın türleri (para, depo, esham ve tahvilat, taşınır veya taşınmaz rehni, muteber banka kefaleti) ve teminatın üst sınırı bu maddede yer alır. Hükmün tarafı, haczolunan malın borçlu elinde mi yoksa üçüncü kişi elinde mi bulunduğuna göre değişir. Madde, ihtiyati haczin kaldırılmasını (m.266), teminat karşılığında kaldırmayı ve ihtiyati haczin kesin hacze dönüşmesini (m.264) düzenlemez. Teminatın mahkemece takdiri ve ihtiyati haciz talebinde teminat gösterilmesi (m.257-259 ve HMK m.87) de bu maddenin konusu değildir.

Borçlu tarafından gösterilecek teminat: hangi kavramlar bilinmeli?

İhtiyati haciz
Alacağın henüz vadesi gelmemiş ya da ilamsız takipte henüz icra emri ile kesinleşmemiş durumda, borçlunun mallarının kaçırılmasını önlemek için uygulanan geçici haczdir. Bu maddedeki bırakma işlemi, haczin sürdüğü bir ihtiyati hacze bağlıdır.
Teminat karşılığında bırakma
Haczedilmiş taşınır malların, belirtilen teminat gösterilmek kaydıyla borçluya ya da üçüncü kişiye geri verilmesi işlemidir. Mal üzerindeki haciz devam eder; bu yönüyle m.266'daki kaldırmadan ayrılır.
Muteber banka kefaleti
Maddede teminat türü olarak sayılan, bankanın kefil olarak üstlendiği yükümlülüktür. Tanımı ve kabul edilebilirliği maddede ayrıca belirlenmemiştir; icra dairesinin ya da mahkemenin kabulüne bağlıdır.
Borç ve masraf tutarı
Takibe konu alacak ile icra masraflarının toplamıdır. Maddedeki teminatın üst sınırını belirler; istenecek teminat bu tutarı aşamaz.
Taahhüt senedi
Mal üçüncü kişi elinde haczedilmişse, malın bu kişiye bırakılmasının karşılığında alınan yazılı borç ikrarıdır. Borçlu elindeki malların bırakılmasında aranmaz.

Borçlu tarafından gösterilecek teminat: hangi şartlar aranır?

  • Haczolunan malların ihtiyaten haczedilmiş olması ve haczin sürmesi gerekir.
  • Borçlunun ya da malın bulunduğu üçüncü kişinin, malların bırakılmasını talep etmesi gerekir.
  • Teminat olarak para, depo, icra memurunun kabul edeceği esham ve tahvilat, taşınır veya taşınmaz rehni ya da muteber bir banka kefaleti gösterilmelidir.
  • Mal borçlu elinde haczedilmişse malların borçluya bırakılması için teminat gösterilmesi gerekir.
  • Mal üçüncü kişi elinde haczedilmişse, malın bu kişiye bırakılması için bir taahhüt senedi alınması gerekir.
  • İstenen teminat, borç ve masraf tutarını geçememelidir.

Borçlu tarafından gösterilecek teminat: hangi sonuçları doğurur?

  • Teminat gösterildiğinde haczedilen taşınır mallar borçluya bırakılır; mallar üzerindeki ihtiyati haciz devam eder.
  • Borçlu, istendiğinde bırakılan malı aynen ya da para olarak icra dairesine vermek zorundadır.
  • Üçüncü kişi elindeki mal, taahhüt senedi alınarak bu kişiye bırakılabilir.
  • İstenen teminat borç ve masraf tutarını aşarsa, bu fazlalık yönünden talep maddeye aykırıdır.
  • Ayrıca ihtiyati haczin kaldırılması (m.266) talebi bu maddeye dayanılarak yapılamaz; ayrı bir yoldur.

Borçlu elindeki mal ile üçüncü kişi elindeki mal arasındaki fark nedir?

Malın borçlunun zilyetliğinde haczedildiği hal, teminat gösterilmesini ve bırakılmasını borçluya yöneltir.

Malın üçüncü kişi elinde haczedildiği hal, malın bu kişiye bırakılması için ek olarak taahhüt senedi alınmasını öngörür.

Borçlu elindeki malda teminat esastır; üçüncü kişiye bırakılan malda ise teminat yerine taahhüt senedi alınır.

Para ya da banka kefaleti ile rehin ve esham gibi diğer teminatlar arasındaki fark nedir?

Para, depo veya muteber banka kefaleti gibi nakdi ve doğrudan kabul edilebilir teminatlar.

Taşınır veya taşınmaz rehni, esham ve tahvilat gibi değeri icra memuru ya da mahkemece değerlendirilmesi gereken teminatlar.

Maddenin saydığı teminat türleri sınırlı görünür; ancak türün kabulü icra memurunun veya mahkemenin takdirine bağlanmıştır.

Teminatın borç ve masraf tutarı ile teminatın üst sınırı arasındaki fark nedir?

Gösterilecek teminatın, takibe konu borç ve masraf toplamını karşılaması yeterlidir.

Borç ve masrafı aşan miktarda teminat talep edilmesi maddenin açık sınırına aykırıdır.

Fazla teminat istenemez; aşan kısım yönünden talep hukuka aykırıdır.

Borçlu tarafından gösterilecek teminat: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Teminat karşılığında bırakmayı ihtiyati haczin kaldırılması ile karıştırmak; bırakmada haciz devam eder, kaldırmada haciz sona erer.
  • Maddede sayılan teminat türlerini kapalı liste saymak; türün kabulü icra memurunun ya da mahkemenin takdirine bağlıdır.
  • Teminatın üst sınırını borç ve masraftan bağımsız belirlemek; m.263 açıkça borç ve masraf tutarını aşmamasını ister.
  • Üçüncü kişi elindeki malı, borçlu elindeki mal gibi yalnızca teminatla bırakmak; taahhüt senedi alınması gerekir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenlemenin İİK m.257 ila m.268 arasında olduğu kabul edilmektedir. (Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2026/303 E., 2026/547 K., 11.05.2026; Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2026/654 E., 2026/425 K., 15.04.2026; Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2026/664 E., 2026/441 K., 15.04.2026; Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2026/439 E., 2026/431 K., 02.04.2026)
  • Teminat gösterilmesi halinde ihtiyati haczin kaldırılması talebinin m.263 kapsamında değil, m.266 kapsamında yapılması gerektiği kabul edilmektedir. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2024/1511 E., 2024/1365 K., 08.11.2024; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2023/663 E., 2024/1180 K., 23.10.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Teminat karşılığında malın bırakılmasını isteyen borçlu, teminatın türünü ve tutarını belgelemelidir; teminat olarak gösterilen para, banka kefaleti veya rehin belgeyle ispatlanır.
  • Üçüncü kişi elindeki malın bırakılmasında taahhüt senedinin yazılı olarak alınması gerekir; senedin bulunmaması sonucu ispat açısından önem taşır.
  • Teminatın borç ve masraf tutarını aşmadığını iddia eden taraf bunu gösterir; alacaklı fazla teminat istendiğini iddia ediyorsa bu iddiayı ispatlar.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.266: Teminat karşılığında ihtiyati haczin tamamen kaldırılmasını düzenler; m.263 ise malların yalnızca bırakılmasını düzenler ve haczi kaldırmaz.
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.264: İhtiyati haczin kesin hacze dönüşmesini düzenler; bırakılan malın borçludan istenmesi bu dönüşüme bağlı olabilir.
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.36: Takipte icranın durdurulması için gösterilecek teminatın kapsamını belirler; m.263'teki teminat ile karıştırılmamalıdır.
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.87: Teminatın türü bakımından uygulama alanı bulabilecek genel teminat hükmüdür; ancak m.263 teminat tutarını borç ve masrafla sınırlar.

İİK m.264 — İhtiyati haczi tamamlıyan merasim

İİK m.264, ihtiyati haczi kesin hacze dönüştüren ve ihtiyati haczin hükümsüz kalmasına yol açan süreli işlemleri düzenler: haczin uygulanmasından sonra takip talebinde bulunma ya da dava açma zorunluluğu, icra takibinde ödeme emrine itiraz hâlinde alacaklının itirazın kaldırılmasını ya da iptalini isteme yükümlülüğü, ihtiyati haczin esas hakkındaki hükümle kesinleşmesi ve borçlunun itiraz etmemesi hâlinde kendiliğinden icrai hacze dönüşmesi. Kural, dava açılmadan ya da icra takibi başlamadan önce ihtiyati haciz yaptırmış alacaklıya uygulanır; iflas takibi ve dava sırasında konulan ihtiyati haciz de maddenin üçüncü fıkrası kapsamındadır. Maddenin düzenlemediği konular: ihtiyati haczin koşulları ve karar usulü (m.257-258), borçlunun itiraz yolu ve süresi (m.265), teminat karşılığı kaldırma (m.266), üçüncü kişilerin haciz hakları ve iştiraki (m.263, m.268), haksız ihtiyati hacizden doğan tazminat (m.259, m.260 V) ile itirazın iptali ve kaldırılmasına ilişkin icra takibi usulü (İİK m.67-70, m.62). Bu yollar maddenin atıfları olarak ayrıca anılmıştır.

İhtiyati haczi tamamlıyan merasim: hangi kavramlar bilinmeli?

İhtiyati haczi tamamlayan merasim
Ihtiyati haczin kesin hacze dönüşmesi için alacaklının yerine getirmesi gereken işlemler bütünüdür. Bu işlemler yapılmazsa ihtiyati haciz hükümsüz kalır; yapılırsa dava veya takip sonuna kadar devam eder.
Takip talebi
Alacaklının icra dairesine verdiği, haciz veya iflas yoluyla takibin başlatılmasını isteyen başvurudur. Bu maddede, ihtiyati haczin kesinleşmesi için verilmesi gereken süreli işlem olarak anılır.
İtirazın kaldırılması
Ödeme emrine itiraz eden borçlu hakkında, alacaklının icra mahkemesinden istediği ve takibin devamını sağlayan karardır. Kararın reddi hâlinde alacaklının genel mahkemede dava açması gerekir.
İhtiyati haczin kendiliğinden icrai hacze inkılabı
Borçlunun itiraz etmemesi, itirazın kesin olarak kaldırılması ya da iptali hâllerinde ihtiyati haczin ayrıca bir işleme gerek kalmadan kesin haciz niteliği kazanmasıdır. Bu geçişte yeni bir haciz kararı aranmaz.
Esas hakkında verilecek hüküm
Dava sırasında konulan ihtiyati haciz bakımından, davanın esasını çözen mahkeme kararıdır. Bu kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ilamlı takip talebi verilmelidir.

İhtiyati haczi tamamlıyan merasim: hangi şartlar aranır?

  • Dava açılmadan veya icra takibine başlanmadan önce ihtiyati haciz yaptırılmış olmalıdır.
  • Haczin uygulanmasından itibaren yedi gün içinde takip talebinde bulunulmalı ya da dava açılmalıdır; haciz gıyabında yapılmışsa süre haciz tutanağının alacaklıya tebliğinden başlar.
  • İcra takibinde borçlu ödeme emrine itiraz etmişse, itiraz alacaklıya hemen tebliğ edilmelidir ve alacaklı tebliğden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını veya mahkemede itirazın iptalini istemelidir.
  • İcra mahkemesi itirazın kaldırılması talebini reddederse, alacaklı kararın tefhim ya da tebliğinden itibaren yedi gün içinde dava açmalıdır.
  • İflas takibinde itiraz edilmiş ise alacaklı yedi gün içinde asliye ticaret mahkemesinden itirazın kaldırılmasını ve borçlunun iflasını istemelidir; itiraz edilmemişse tebliğden itibaren iflası istemelidir.
  • Dava veya itirazın kaldırılması yoluyla ihtiyati haciz sırasında konulmuşsa, esas hakkındaki hükmün tebliğinden itibaren bir ay içinde ilamlı takip talebinde bulunulmalıdır.
  • Borçlu ödeme emrine itiraz etmemiş ya da itiraz icra mahkemesince kesin olarak kaldırılmış ya da iptal edilmişse ihtiyati haciz kendiliğinden icrai hacze dönüşür.
  • Alacaklı süreleri geçirirse, davasından veya takip talebinden vazgeçerse, takip talebi kanuni sürelerin geçmesiyle düşerse, dava dosyası işlemden kaldırılıp bir ay içinde yenilenmezse ya da davasında haksız çıkarsa ihtiyati haciz hükümsüz kalır.

İhtiyati haczi tamamlıyan merasim: hangi sonuçları doğurur?

  • Alacaklı yedi gün içinde takip talebinde bulunur ya da dava açarsa ihtiyati haciz dava veya takip sonuna kadar devam eder.
  • Alacaklı süresinde takip talebinde bulunmaz ya da dava açmazsa ihtiyati haciz hükümsüz kalır ve ilgililer isterse ilgili mercilere bildirilir.
  • Borçlu ödeme emrine itiraz etmezse ya da itiraz kesin olarak kaldırılır veya iptal edilirse ihtiyati haciz kendiliğinden icrai hacze dönüşür.
  • Alacaklı davasından ya da takip talebinden vazgeçerse ihtiyati haciz hükümsüz kalır.
  • Takip talebi kanuni sürelerin geçmesiyle düşerse ihtiyati haciz hükümsüz kalır.
  • Alacaklı davasında haksız çıkarsa ihtiyati haciz hükümsüz kalır.
  • Dava dosyası işlemden kaldırılıp bir ay içinde dava yenilenmezse ihtiyati haciz hükümsüz kalır.
  • Dava sırasında konulan ihtiyati haciz, esas hakkındaki hükmün tebliğinden itibaren bir ay içinde ilamlı takip talebi yapılmazsa hükümsüz kalır.
  • Hükümsüz kalan ihtiyati hacze dayanarak yapılan haciz, kesin haciz niteliği kazanmaz.

Dava açılmadan ihtiyati haciz ile dava sırasında konulan ihtiyati haciz arasındaki fark nedir?

Dava açılmadan veya takipten önce konulan ihtiyati haczde alacaklı haczin uygulanmasından itibaren yedi gün içinde takip talebinde bulunmak ya da dava açmak zorundadır.

Dava sırasında veya dava açıldıktan sonra konulan ihtiyati haczde esas hakkındaki hükmün tebliğinden itibaren bir ay içinde ilamlı takip talebi verilir.

Süre yedi günden bir aya çıkar ve takip ilamlı takip olarak yapılır.

İtirazın kaldırılması talebinin kabulü ile reddi arasındaki fark nedir?

İcra mahkemesi itirazın kaldırılmasını kesin olarak kabul ederse, ihtiyati haciz kendiliğinden kesin hacze dönüşür.

İcra mahkemesi talebi reddederse alacaklının genel mahkemede yedi gün içinde dava açması gerekir.

Ret hâlinde alacaklı yedi gün içinde dava açmazsa ihtiyati haciz hükümsüz kalır.

Takipte itiraz edilmesi ile itiraz edilmemesi arasındaki fark nedir?

Borçlu süresi içinde itiraz etmezse ihtiyati haciz kesinleşir.

Borçlu itiraz ederse itiraz alacaklıya hemen tebliğ edilir ve alacaklının yedi gün içinde kaldırma ya da iptal yoluna gitmesi gerekir.

İtiraz edilmemesi kendiliğinden kesinleşme doğurur; itiraz hâlinde alacaklının ek bir süreli işlemi vardır.

Haciz tutanağı tebliği ile haciz yapılırken hazır bulunma arasındaki fark nedir?

Haciz alacaklı ya da borçlunun gıyabında yapılmışsa süre haciz tutanağının kendisine tebliğinden başlar.

Haciz hazır bulunanlar huzurunda yapılmışsa süre haczin uygulanmasından başlar.

Başlangıç anı farklılaşır; gıyapta süre tebliğe bağlı olduğu için daha geç başlar.

İcra takibi ile iflas takibi arasındaki fark nedir?

İcra takibinde alacaklı itirazın kaldırılmasını ya da iptalini ister.

İflas takibinde alacaklı asliye ticaret mahkemesinden hem itirazın kaldırılmasını hem borçlunun iflasını ister.

İflas takibinde talep içeriği genişler; itiraz edilmemişse de alacaklı yedi gün içinde iflası istemek zorundadır.

İhtiyati haczi tamamlıyan merasim: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Dava sırasında konulan ihtiyati hacizde yedi günlük süreyi uygulamak; bu hâlde süre esas hakkındaki hükmün tebliğinden başlayan bir aydır.
  • Gıyapta yapılan hacizde süreyi haczin uygulanmasından saymak; süre haciz tutanağının alacaklıya tebliğinden başlar.
  • İtirazın kaldırılması talebi reddedildiğinde yeniden icra mahkemesine başvurup süre kazanmaya çalışmak; ret hâlinde yedi günlük süre içinde genel mahkemede dava açılmalıdır.
  • İflas takibinde yalnız itirazın kaldırılmasını istemek ve borçlunun iflasını talep etmemek; asliye ticaret mahkemesinden iflas da istenmelidir.
  • İtiraz edilmemiş iflas takibinde süreyi tanımamak; bu hâlde de tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde iflas istenmelidir.
  • Menfi tespit ya da istirdat davasının açılmasını m.264 süresinin yerine geçen bir işlem saymak; bu davalar süreli işlemi kendiliğinden karşılamaz.
  • Hükümsüz kalan ihtiyati haciz üzerine yapılan haczi kesin haciz saymak; hükümsüzlük, haczin kesin hacze dönüşmesini engeller.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Maddi hukuka göre hakkın varlığı, itirazın kaldırılması ya da itirazın iptali davası kapsamında veya açılacak menfi tespit ya da istirdat davasında incelenerek sonuçlandırılır. (Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2024/115 E., 2024/268 K., 07.03.2024; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 2026/109 E., 2026/126 K., 10.02.2026; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 2024/984 E., 2024/962 K., 07.11.2024; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2024/164 E., 2024/362 K., 21.03.2024)
  • İhtiyati haczin kesinleşmesi bakımından menfi tespit ya da istirdat davasının açılmış olması, m.264'te öngörülen süreli işlemlerin yerine geçmez; ayrı değerlendirilmelidir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 2026/109 E., 2026/126 K., 10.02.2026; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 2024/984 E., 2024/962 K., 07.11.2024)
  • İhtiyati haciz bir ilamlı icra bağlamında da kıyasen yedi günlük süre içinde ilamlı takip talebi ile kesinleştirilmelidir; ilamlı icrada itiraz olmadığından ödeme süresi geçtikten sonra haciz talebi yapılabilir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2024/1340 E., 2025/1038 K., 14.07.2025; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2024/893 E., 2024/828 K., 12.05.2024)
  • Dava sırasında konulan ihtiyati haczin esas hakkındaki hükmün tebliğinden sonra bir ay içinde takip talebi ile kesinleşmesi gerekir; tebliğ yapılmaması süreyi başlatmaz. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2024/1340 E., 2025/1038 K., 14.07.2025; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2024/893 E., 2024/828 K., 12.05.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • İhtiyati haczin kesinleşmesi için süreli işlemin yapıldığını gösteren dilekçe, takip talebi, dava dilekçesi ya da tebliğ belgesi alacaklı tarafından sunulmalıdır; süre içinde yapılmadığını ileri süren borçlu bunu dosya kayıtlarıyla ispatlar.
  • Haczin uygulanma tarihi ve gıyapta yapılıp yapılmadığı haciz tutanağı ve davet kâğıdı ile belirlenir; süre başlangıcını ileri süren taraf tebliğ belgesini ibraz etmelidir.
  • İtirazın tebliğ tarihi ve icra mahkemesinin kaldırma talebine ilişkin ret kararının tefhim ya da tebliğ tarihi dosyadaki tebliğ belgeleriyle ispatlanır.
  • Ödeme emrine itirazın süresinde yapılıp yapılmadığı ve itirazın kesin olarak kaldırılıp kaldırılmadığı, takip dosyası kayıtlarıyla ispatlanır; ihtiyati hacizden kesin hacze geçildiğini ileri süren taraf bu kayıtlara dayanır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2004 sayılı İİK m.265: Ihtiyati haczin kendisine dinlenmeden karar verilen borçlunun itiraz yolunu ve bu itirazın süresini düzenler; m.264 süreleriyle birlikte ihtiyati haczin akıbetini belirler.
  • 2004 sayılı İİK m.266: Teminat karşılığı ihtiyati haczin kaldırılmasını düzenler; m.264'teki kesinleşme ve hükümsüzlük sonuçlarının uygulanma alanını sınırlar.
  • 2004 sayılı İİK m.263: Haczin icrasına ilişkin itiraz ve malın kullanımına bırakılması yolunu düzenler; m.264 kapsamındaki takip ve dava süreleri ile ilgisi yoktur.
  • 2004 sayılı İİK m.259: Haksız ihtiyati haciz nedeniyle alacaklının tazminat sorumluluğunu düzenler; m.264 süreleri kaçırılarak hükümsüz kalan haciz bu sorumluluğun konusunu oluşturabilir.
  • 2004 sayılı İİK m.62: Ödeme emrine yapılan itirazın alacaklıya hemen tebliğini düzenler; m.264 ikinci fıkradaki yedi günlük sürenin başlangıcını oluşturur.
  • 2004 sayılı İİK m.67: İtirazın iptali davasını düzenler; m.264 ikinci fıkradaki genel mahkemede iptal yolunun dayanağıdır.
  • 2004 sayılı İİK m.68-70: İtirazın kaldırılması usulünü düzenler; m.264 ikinci fıkradaki icra mahkemesinden kaldırma talebinin dayanağıdır.

İİK m.265 — İhtiyati haciz kararına itiraz ve temyiz

İcra ve İflas Kanunu'nun 265. maddesi, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haciz kararına karşı borçlunun ve menfaati ihlal edilen üçüncü kişilerin başvurabileceği itiraz yolunu, itiraz sebeplerini, itiraz süresini, mahkemenin inceleme usulünü ve bu karara karşı istinaf yolunu düzenler. Madde, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata itirazı kapsar. Kendisi dinlenerek verilen ihtiyati haciz kararına karşı itiraz yolu açılmaz; bu kişiler için itiraz sebepleri başka yollarla ileri sürülebilir. Madde, ihtiyati hacizden sonra takibin veya davanın açılmasına ilişkin sürelerle (m.264), teminat göstererek haczin kaldırılmasını (m.266) ve teminat karşılığı malların borçluya bırakılmasını (m.263) düzenlemez. Alacağın esasına ilişkin itirazlar ile menfi tespit davası da bu maddenin kapsamında değildir; bunlar genel hükümlere göre ileri sürülür.

İhtiyati haciz kararına itiraz ve temyiz: hangi kavramlar bilinmeli?

Kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haciz
Borçlunun dinlenmeden, tek taraflı olarak karara bağlandığı ihtiyati haciz kararıdır. Borçlu, karar öncesinde savunmasını yapmış ise bu maddedeki itiraz yoluna başvuramaz.
Teminat
Alacaklının ihtiyati haciz karşılığında göstermesi gereken güvencedir. Teminatın yeterliliği ve gösterilip gösterilmediği itiraz konusu yapılabilir.
Menfaati ihlal edilen üçüncü kişi
Ihtiyati haczin kendi malvarlığı üzerindeki bir hakkı ihlal ettiği, ancak takipte borçlu sıfatı taşımayan kişidir. Bu kişi yetki itirazında bulunamaz; yalnızca sebeplere ve teminata itiraz edebilir.
İtiraz sebepleri
Maddede sayılan, sınırlı sayıda ileri sürülebilecek hususlardır: mahkemenin yetkisi, ihtiyati haciz sebepleri ve teminat. Mahkeme yalnızca ileri sürülen sebeplerle sınırlı inceleme yapar.
Sınırlı inceleme
Mahkemenin itirazı, yalnızca itiraz eden tarafın gösterdiği sebeplerle sınırlı olarak incelemesidir. Bu incelemede itiraz dışında kalan hususlar re'sen değerlendirilmez.
İstinaf yolu
İtiraz üzerine verilen karara karşı açılan başvuru yoludur. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.

İhtiyati haciz kararına itiraz ve temyiz: hangi şartlar aranır?

  • Ihtiyati haciz kararının borçlu dinlenmeden verilmiş olması gerekir.
  • Itiraz eden borçlu ise, itirazını ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine veya teminata dayandırmalıdır.
  • Üçüncü kişi itirazında mahkemenin yetkisine dayanamaz; yalnızca ihtiyati haciz sebeplerine veya teminata itiraz edebilir.
  • Üçüncü kişinin menfaatinin ihtiyati haciz ile ihlal edilmiş olması gerekir.
  • Hazır bulunulan hacizlerde süre, haczin uygulandığı tarihten; yokluğunda yapılan hacizlerde haciz tutanağının tebliğinden başlamalıdır.
  • Üçüncü kişi için süre, ihtiyati haczi öğrendiği tarihten başlamalıdır.
  • İtiraz eden, itirazını dayandırdığı bütün belgeleri dilekçesine eklemek zorundadır.
  • İtiraz, ihtiyati haciz kararını vermiş olan mahkemeye yapılmalıdır.

İhtiyati haciz kararına itiraz ve temyiz: hangi sonuçları doğurur?

  • Mahkeme itirazı yerinde görmezse itirazı reddeder; ihtiyati haciz devam eder.
  • Mahkeme itirazı yerinde görürse, ihtiyati haciz kararını değiştirebilir veya kaldırabilir.
  • İtirazın kabulü halinde ihtiyati haciz kararı kaldırılırsa borçlunun mallarındaki haciz ortadan kalkar.
  • Ihtiyati haciz sebebi bulunmadığı halde karar verilmişse haciz kaldırılır; gerçek alacak üzerinde bir miktar için kabul edilmişse haciz alacak miktarı kadar yeniden düzenlenir.
  • Teminat alınmadan veya eksik teminatla karar verilmişse mahkeme teminata veya eksik teminatın tamamlanmasına karar vermelidir.
  • İki taraf da gelmezse mahkeme evrak üzerinden inceleme yaparak karar verir.
  • İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir; bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir ve temyiz edilemez.
  • İstinaf başvurusu ihtiyati haciz kararının icrasını durdurmaz; haciz istinaf sırasında devam eder.

Borçlu ile menfaati ihlal edilen üçüncü kişi arasındaki fark nedir?

Borçlu, kendisi dinlenmeden karar verilmişse mahkemenin yetkisine, ihtiyati haciz sebeplerine ve teminata itiraz edebilir.

Üçüncü kişi ise yalnızca ihtiyati haciz sebeplerine ve teminata itiraz edebilir; yetki itirazı yapamaz.

Üçüncü kişinin itiraz sebepleri daha dardır ve yetki itirazı ona kapalıdır.

Hazır bulunulan haciz ile yokluğunda yapılan haciz (borçlu bakımından) arasındaki fark nedir?

Borçlunun hazır bulunduğu hallerde süre, haczin uygulanmasıyla işlemeye başlar.

Borçlunun bulunmadığı hallerde süre, haciz tutanağının kendisine tebliğinden itibaren işlemeye başlar.

Başlangıç anı farklıdır; tebliğ tarihi esas alınarak süre hesaplanır.

Borçlunun itirazı ile üçüncü kişinin itirazı (süre başlangıcı) arasındaki fark nedir?

Borçlu için süre haczin uygulanması veya tutanağın tebliği ile başlar.

Üçüncü kişi için süre, ihtiyati haczi öğrendiği tarihten başlar.

Üçüncü kişinin süresi, haczin fiilen öğrenilmesine bağlıdır.

İtiraz ile alacağın esasına ilişkin itiraz arasındaki fark nedir?

Maddede sayılan sebeplere dayanan itiraz bu madde kapsamında incelenir.

Alacağın varlığı veya miktarı gibi esasa ilişkin savunmalar bu maddede ileri sürülemez.

Esasa ilişkin savunmalar alacaklının açacağı dava veya takipte ileri sürülür.

Mahkemenin kararının kaldırılması ile değiştirilmesi arasındaki fark nedir?

Mahkeme itirazı yerinde görürse ihtiyati haciz kararını tamamen kaldırabilir.

Mahkeme her zaman kaldırmak zorunda değildir; önceki kararı değiştirebilir.

Örneğin gerçek alacak üzerinden miktar düzeltilerek haciz devam ettirilebilir.

İhtiyati haciz kararına itiraz ve temyiz: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Üçüncü kişinin yetki itirazında bulunabileceğini kabul etmek; maddeye göre bu imkân yalnızca borçluya tanınmıştır.
  • Kendisi dinlenerek verilen ihtiyati haciz kararına bu madde uyarınca itiraz edilebileceğini sanmak; bu durumda 265. madde kapsamında itiraz yolu açılmaz.
  • Hazır bulunulan haciz ile yokluğunda yapılan haciz için süreyi aynı anda, tebliğ tarihinden saymak; hazır bulunulan hacizde süre haczin uygulanmasıyla başlar.
  • Üçüncü kişi için süreyi haczin uygulandığı tarihten saymak; süre öğrenme tarihinden başlar.
  • Alacağın esasına ilişkin savunmayı bu maddedeki itiraz içinde ileri sürmek; bu savunma itiraz kapsamında incelenmez.
  • Mahkemenin itiraz üzerine her zaman ihtiyati haczi kaldırmak zorunda olduğunu düşünmek; mahkeme kararı değiştirebilir veya miktarı düzenleyebilir.
  • İstinaf başvurusunun ihtiyati haczin uygulanmasını durdurduğunu sanmak; maddeye göre durdurma etkisi yoktur.
  • İtiraz üzerine verilen istinaf kararına karşı temyiz yoluna gidilebileceğini düşünmek; bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Borçlunun itirazı, ihtiyati haciz kararını veren mahkemeye yapılır ve bu mahkeme itirazı sınırlı olarak inceler. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2025/221 E., 2025/196 K., 06.02.2025; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2026/101 E., 2026/79 K., 12.02.2026)
  • Mahkeme, itiraz sebeplerini aşan bir inceleme yapmaz; itirazın dayandığı sebeplere bağlı kalır. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2026/590 E., 2026/614 K., 22.04.2026)
  • Yetki itirazı, borçlu tarafından ileri sürülebilen bir sebeptir; üçüncü kişiler bu sebebe dayanamaz. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2026/590 E., 2026/614 K., 22.04.2026)
  • Alacağın varlığına veya miktarına ilişkin itirazlar, ihtiyati haciz kararına itiraz yoluyla değil, alacaklının açacağı dava veya takipte ileri sürülür. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2023/2367 E., 2024/242 K., 30.01.2024)
  • Yargılama gerektiren hususlar ihtiyati haciz itiraz duruşmasında incelenemez; bu tür sebepler itiraz kapsamı dışında kalır. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2023/2367 E., 2024/242 K., 30.01.2024)
  • İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yolu açıktır; istinaf başvurusu ihtiyati haczin uygulanmasını durdurmaz. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2024/184 E., 2024/469 K., 06.03.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • İtirazı ileri süren borçlu veya üçüncü kişi, süreye uyduğunu ve itirazının maddede sayılan sebeplerden birine dayandığını ispatlamakla yükümlüdür.
  • Üçüncü kişi, menfaatinin ihtiyati haciz ile ihlal edildiğini ve haczi ne zaman öğrendiğini ispatlamalıdır; süre başlangıcı bakımından öğrenme tarihi önemlidir.
  • Hazır bulunulan haczin uygulandığı veya tutanağın tebliğ edildiği tarih, haciz tutanağı ile belgelenir; süre bu belgeye göre hesaplanır.
  • İtiraz eden, dayandığı bütün belgeleri itiraz dilekçesine eklemek zorundadır; belgeler eklenmemişse itirazın dayanağı mahkemece değerlendirilmeyebilir.
  • Teminatın yeterliliği itiraz eden tarafça ileri sürüldüğünde, teminatın gösterilip gösterilmediği ve yeterliliği alacaklının göstereceği belgelerle değerlendirilir.
  • Alacaklı, ihtiyati haciz sebebinin varlığını ve teminatın yeterliliğini ileri süren taraf olarak savunmasını belgelerle ortaya koyar.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

İİK m.266 — İhtiyati haczin kaldırılması

İİK m.266, ihtiyati haczin kaldırılmasının borçlu tarafından, para, rehin, esham, tahvil, taşınmaz rehni ya da muteber banka kefaleti gibi bir teminat gösterilmesi karşılığında mahkemeden istenebilmesi yolunu düzenler ve bu talebin hangi merciye yöneltileceğini belirler. Düzenlediği konular: teminat karşılığı kaldırma talebinin kimin tarafından yapılabileceği, teminatın türleri ve talep merciinin takip öncesi ile takip sonrası ayrımıdır. Madde yalnızca borçluya tanınmış bir imkândır; üçüncü kişiler bu yolu kullanamaz. Maddede düzenlenmeyenler: ihtiyati haciz kararına itiraz hakkı ve sebepleri (m.265), ihtiyati haczin icrası sırasında malların borçluya bırakılması (m.263), ihtiyati haczin kesin hacze dönüşmesi ve takip ile dava süreleri (m.264), ihtiyati haciz kararının verilme şartları ve alacaklının teminatı (m.257-260).

İhtiyati haczin kaldırılması: hangi kavramlar bilinmeli?

Teminat karşılığında ihtiyati haczin kaldırılması
Borçlunun, haczedilen malların değerini karşılayacak teminatı göstererek ihtiyati haczin mahkemece kaldırılmasını istemesidir. Haciz malların üzerinden kalkar ancak teminat üzerinde devam eder.
Kabul edilecek teminat
Maddede sayılan para, rehin, esham veya tahvil depo edilmesi, taşınmaz rehni ve muteber banka kefaleti gibi araçlardır. Taşınır rehni, hisse senedi ve tahvil için mahkemenin ya da icra mahkemesinin kabulü aranır.
Muteber banka kefaleti
Kefalet veren bankanın güvenilirliğinin mahkemece kabul edilebilir olduğu banka kefaletidir. Kefaletin geçerli sayılması için bankanın muteberliği ayrıca değerlendirilir.
Talep merci
Takipten önce ihtiyati haciz kararını veren ya da davanın açıldığı mahkeme, takipten sonra ise icra mahkemesidir. Görev takibin başlamasıyla değişir.

İhtiyati haczin kaldırılması: hangi şartlar aranır?

  • Talebi haczedilen malların sahibi olan borçlu yapmalıdır; üçüncü kişinin bu yoldan yararlanması mümkün değildir.
  • Borçlu, haczedilen malların tahmin edilen değerini karşılayacak oranda teminat göstermelidir.
  • Teminat, maddede sayılan türlerden birinde olmalıdır: para, mahkemece veya icra mahkemesince kabul edilecek rehin ya da esham veya tahvil depo edilmesi, taşınmaz rehni ya da muteber bir banka kefaleti.
  • Takipten önce talep, ihtiyati haciz kararını veren ya da davanın açıldığı mahkemeye yöneltilmelidir.
  • Takipten sonra talep icra mahkemesine yöneltilmelidir.

İhtiyati haczin kaldırılması: hangi sonuçları doğurur?

  • Mahkeme talebi kabul ederse borçlunun malları üzerindeki ihtiyati haciz kalkar.
  • Kaldırma kararıyla birlikte gösterilen teminat ihtiyaten haczedilmiş sayılır ve haciz teminat üzerinde devam eder.
  • Talebin kabulü halinde borçlunun haczedilen mallar üzerindeki tasarruf kısıtı sona erer.
  • Teminat, haczedilen malların tahmin edilen değerini karşılamıyorsa talep kabul edilmez.
  • Maddede sayılmayan bir teminat türü gösterilirse talep, maddenin koşullarını sağlamadığı için reddedilir.
  • Üçüncü kişinin bu yoldan talepte bulunması, maddenin kapsamına girmediği için sonuç doğurmaz.

Teminat karşılığında kaldırma (m.266) ile malların teminat karşılığında borçluya bırakılması (m.263) arasındaki fark nedir?

m.266 kapsamında haciz malların üzerinden tamamen kalkar, teminat üzerinde devam eder.

m.263 kapsamında haciz mallar üzerinde sürer ve mallar borçluya bırakılır; borçlu istenince malı icra dairesine vermek zorundadır.

m.266 sonrasında malların borçlu üzerindeki tasarruf kısıtı sona ererken, m.263'te kısıt devam eder. Kaldırılan haciz, teminat olarak ihtiyaten haczedilmiş sayılır.

Borçlu ile üçüncü kişi arasındaki fark nedir?

Borçlu, teminat göstererek m.266 yoluyla ihtiyati haczin kaldırılmasını isteyebilir.

Üçüncü kişi bu yola başvuramaz; onun için m.263 ya da m.265'teki itiraz yolu açıktır.

Üçüncü kişinin teminat göstererek m.266 talebinde bulunması reddedilir.

Takipten önce ile takipten sonra talep merci arasındaki fark nedir?

Takipten önce talep, ihtiyati haciz kararını veren ya da davanın açıldığı mahkemeye yapılır.

Takipten sonra talep icra mahkemesine yapılır.

Yetkili merciin belirlenmesinde takibin başlamış olup olmaması belirleyicidir.

İhtiyati haczin kaldırılması: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Üçüncü kişinin m.266 yoluyla talepte bulunabileceğini kabul etmek; bu imkân yalnızca borçluya tanınmıştır.
  • Takipten sonra talebi ihtiyati haciz kararını veren mahkemeye yöneltmek; takipten sonra yetki icra mahkemesine geçer.
  • Teminat karşılığında kaldırma ile m.263 kapsamındaki malın borçluya bırakılmasını karıştırmak; birincisinde haciz malların üzerinden kalkar, ikincisinde devam eder.
  • Borçlunun gösterdiği teminat ile alacaklının ihtiyati haciz için göstermesi gereken teminatı birbirine karıştırmak.
  • Maddede sayılmayan bir teminat türünü kabul etmek; teminatın türü maddedeki sayımla sınırlıdır.
  • Teminatın yalnızca nominal tutarına bakıp haczedilen malların tahmin edilen kıymetini karşılayıp karşılamadığını incelememek.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Teminat karşılığı kaldırma talebinde mahkemenin, borçlunun gösterdiği teminatın haczedilen malların tahmin edilen kıymetini karşılayıp karşılamadığını değerlendirdiği kabul edilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2024/1117 E., 2024/698 K., 07.05.2024)
  • Takipten sonra yapılan talebin icra mahkemesinde görülmesi gerektiği, bu yetkinin takipten sonra icra mahkemesine geçtiği kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2023/506 E., 2023/455 K., 16.03.2023)
  • Kaldırma kararının ardından ihtiyati haczin teminat üzerinde devam ettiği kabul edilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2024/1117 E., 2024/698 K., 07.05.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Teminat karşılığında kaldırmayı talep eden borçlu, haczedilen malların tahmin edilen kıymetini ve gösterdiği teminatın değerini belgelerle ispatlamakla yükümlüdür.
  • Rehin, esham, tahvil veya taşınmaz rehni için tapu kaydı, depo belgesi ya da değer tespiti gibi resmi belgeler kullanılır.
  • Banka kefaletinin muteberliği, kefaleti veren bankanın kefalet mektubu ile ispatlanır.
  • Haczedilen malların değerinin teminat tutarından yüksek olduğunu iddia eden alacaklı, bu iddiasını bilirkişi raporu gibi delille ispatlamakla yükümlüdür.
  • Takip başlatılıp başlatılmadığı, talebin hangi merciye yöneltileceğini belirlediğinden icra dosyası kayıtlarıyla ortaya konulur.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

İİK m.267 — İhtiyati hacizde iflas yolu ile takip

İcra ve İflas Kanunu'nun 267. maddesi, ihtiyati haciz konulan alacaklının, borçlunun iflasını isteme yolunda iflas takibi yapmış ya da iflas takibinden sonra ihtiyati haciz koydurmuş olması halinde ihtiyati haczin devamını sağlamak için izlemesi gereken yolu düzenler. Maddenin uygulandığı kişi, iflasa tabi borçlusuna karşı iflas yoluyla takip yapan veya iflas takibinden sonra ihtiyati haciz koyduran alacaklıdır. Madde, borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi ile itiraz etmemesi hâllerinde alacaklının yedi günlük iflas başvuru süresini ve bu süreyi kaçırmanın sonucunu düzenler. Madde, genel haciz yolundaki takibin veya kambiyo senetlerine mahsus haciz yolundaki takibin ihtiyati hacze etkisini düzenlemez (m.264). İhtiyati hacze itiraz yolları (m.265), teminat karşılığı kaldırma (m.266) ve tazminat sorumluluğu (m.268) ayrı maddelerde düzenlenmiştir. Dava veya takipten sonra konulan ihtiyati haczin genel tamamlanma yolları da m.264 kapsamındadır.

İhtiyati hacizde iflas yolu ile takip: hangi kavramlar bilinmeli?

İflas yoluyla takip
Borçlunun iflasına karar verilmesini amaçlayan, İcra ve İflas Kanunu'nun iflas takibine ilişkin hükümlerine göre başlatılan takiptir. Bu madde bakımından iflasa tabi borçlu hakkında yapılmış olması gerekir.
Ödeme emri
Borçluya iflas takibinde gönderilen ve borca itiraz için süre veren belgedir. Borçlunun itirazı, ihtiyati haczin sonraki akıbetini doğrudan etkiler.
İtirazın alacaklıya tebliği
Borçlunun ödeme emrine yaptığı itirazın icra dairesince alacaklıya hemen bildirilmesidir. Alacaklının yedi günlük sürenin işlemeye başlaması bu tebliğe bağlanır.
Ticaret mahkemesinde iflas talebi
Alacaklının, itiraz edilmişse itirazın kaldırılmasıyla birlikte, itiraz edilmemişse doğrudan borçlunun iflasına karar verilmesi için ticaret mahkemesine yaptığı başvurudur. Genel mahkemedeki alacak davasından farklıdır.
Kıyasen uygulanan 264. madde dördüncü fıkrası
Süreye uyulmaması hâlinde ihtiyati haczin hükümsüz kalmasını düzenleyen hükümdür. Madde bu hükmü iflas takibi bakımından kıyasen uygulamaya bağlar.

İhtiyati hacizde iflas yolu ile takip: hangi şartlar aranır?

  • Alacaklının borçlusuna karşı iflasa tabi borçlu sıfatıyla (m.43) iflas yoluyla takip (m.264/1 kapsamında) başlatmış olması veya iflas takibinden sonra ihtiyati haciz koydurmuş olması gerekir.
  • Borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi hâlinde bu itirazın hemen alacaklıya tebliğ edilmesi gerekir.
  • Alacaklının, itiraz hâlinde tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde ticaret mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılmasıyla birlikte borçlunun iflasına karar verilmesini istemesi zorunludur.
  • Borçlunun itiraz etmemesi hâlinde bu durumun hemen alacaklıya tebliğ edilmesi gerekir.
  • İtiraz edilmemiş hâlde alacaklının, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde ticaret mahkemesine başvurarak borçlunun iflasına karar verilmesini istemesi zorunludur.
  • Başvurunun yedi günlük süre içinde yapılmış olması; süre geçirildiğinde ihtiyati haciz hükümsüz kalır (264. maddenin dördüncü fıkrası kıyasen uygulanır).

İhtiyati hacizde iflas yolu ile takip: hangi sonuçları doğurur?

  • Borçlu ödeme emrine itiraz ederse, itiraz alacaklıya hemen tebliğ edilir ve alacaklı yedi gün içinde itirazın kaldırılması ile iflası istemek zorunda kalır.
  • Borçlu itiraz etmezse, bu durum alacaklıya hemen tebliğ edilir ve alacaklı yedi gün içinde iflası istemek zorunda kalır.
  • Alacaklı yedi günlük süre içinde başvurursa ihtiyati haciz iflas sürecinin sonuna kadar devam eder.
  • Alacaklı süreyi kaçırırsa ihtiyati haciz hükümsüz kalır.
  • Ticaret mahkemesi borçlunun iflasına karar verirse ihtiyati haciz düşer ve ihtiyaten haczedilmiş mallar iflas masasına girer (m.186).

İtiraz edilen ile itiraz edilmeyen iflas takibi arasındaki fark nedir?

Borçlu ödeme emrine itiraz etmişse, alacaklı önce itirazın kaldırılmasını ve iflası birlikte istemelidir.

Borçlu itiraz etmemişse, alacaklı yalnızca borçlunun iflasını istemelidir; itirazın kaldırılması talebi söz konusu değildir.

İki hâlde de süre aynı yedi gündür, ancak itiraz hâlinde talebin kapsamı genişler ve süre itirazın tebliğinden değil, ilgili tebliğ tarihinden işler.

İflas takibinden önce ile sonra konulan ihtiyati haciz arasındaki fark nedir?

Alacaklı iflas takibinden önce ihtiyati haciz koydurmuşsa, takip talebi ile ihtiyati haczin tamamlanması ayrı süreçlerde ele alınır.

Alacaklı iflas takibinden sonra ihtiyati haciz koydurmuşsa, artık yeni bir takip talebi gerekmez.

İflas takibinden sonra konulan ihtiyati haciz için yeniden takip talebi aranmaz; 267. madde süreleri doğrudan uygulanır.

Ticaret mahkemesi ile genel mahkeme arasındaki fark nedir?

Bu maddedeki yedi günlük başvuru ticaret mahkemesine yapılır ve iflas talebi içerir.

Genel haciz yolunda itirazın kaldırılması icra mahkemesine, alacak davası ise genel mahkemeye yapılır.

İflas yolunda başvuru yeri ticaret mahkemesidir; alacak davası ile karıştırılmamalıdır.

İhtiyati hacizde iflas yolu ile takip: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Yedi günlük süreyi, ihtiyati hacze itiraz süresi (265. madde) ile karıştırmak; bu madde alacaklının başvuru süresini düzenler.
  • Itiraz edilmediği hâlde ikinci fıkra uygulanıyormuş gibi itirazın kaldırılması talebinde bulunmak; itiraz yoksa yalnızca iflas talebi yeterlidir.
  • İflas talebini genel mahkemede alacak davası açarak yerine getirmeye çalışmak; bu maddede başvuru yeri ticaret mahkemesidir.
  • Süreyi itirazın alacaklıya tebliğ tarihi yerine icra dairesine gönderilme tarihinden saymak; süre tebliğ tarihinden işler.
  • Ticaret mahkemesinin iflas kararı verdiğini, süreye uyulduğu anlamında yorumlamak; süreye uyulup uyulmadığı başvuru tarihine göre belirlenir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Bölge adliye mahkemeleri, ihtiyati hacze ilişkin düzenlemenin 257 ila 268. maddelerde bulunduğunu ve bu çerçevede süre sonuçlarını değerlendirdiğini belirtmektedir. (Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2026/303 E., 2026/547 K., 11.05.2026; Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2026/654 E., 2026/425 K., 15.04.2026; Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2026/664 E., 2026/441 K., 15.04.2026; Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2026/439 E., 2026/431 K., 02.04.2026; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2026/358 E., 2026/341 K., 18.02.2026; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 2026/109 E., 2026/126 K., 10.02.2026)
  • Kararlar, 267. maddede öngörülen yedi günlük süreyi ihtiyati haczin devamı için belirleyici kabul etmektedir; ancak karar alıntılarında bu konuda ayrıntılı uygulama değerlendirmesi bulunmamaktadır. (Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2026/303 E., 2026/547 K., 11.05.2026; Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2026/654 E., 2026/425 K., 15.04.2026; Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2026/664 E., 2026/441 K., 15.04.2026; Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2026/439 E., 2026/431 K., 02.04.2026; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2026/358 E., 2026/341 K., 18.02.2026; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 2026/109 E., 2026/126 K., 10.02.2026)

Nasıl ispat edilir?

  • Asıl talebi ileri süren alacaklı, iflas takibinin yapıldığını ve ihtiyati haczin bu takipten önce ya da sonra konulduğunu ispatlamakla yükümlüdür; takip talebi ve ihtiyati haciz tutanağı bu amaçla kullanılır.
  • Alacaklının yedi günlük süre içinde ticaret mahkemesine başvurduğunu ispat yükü alacaklıdadır; başvuru dilekçesinin tevzi ve kayıt tarihi bu konuda belirleyicidir.
  • İtirazın alacaklıya tebliğ tarihi ispatlanmalıdır; icra dairesinin tebliğ belgesi süreyin başlangıcını gösterir.
  • Borçlunun ödeme emrine itiraz ettiği veya etmediği, icra dosyasındaki itiraz kaydı ve tebliğ belgeleri ile ortaya konur.
  • Alacaklının sürenin geçtiğini ileri süren borçlu karşısında süreye uyduğunu ispat etmesi gerekir; aksi hâlde ihtiyati haczin hükümsüz kaldığı kabul edilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2004 sayılı Kanun m.264: İhtiyati hacizden sonra takibin ve davanın açılmasını düzenler; 267. maddenin 'kıyasen uygulanır' dediği dördüncü fıkrayı içerir. Hükümsüzlük sonucunun kaynağıdır.
  • 2004 sayılı Kanun m.265: Borçlunun ihtiyati haciz kararına itiraz yollarını düzenler; 267. maddenin uygulandığı ihtiyati haciz üzerindeki itiraz imkânını ayrıca gösterir.
  • 2004 sayılı Kanun m.266: Borçlunun teminat göstererek ihtiyati haczin kaldırılmasını düzenler; 267. maddenin kapsamında değildir.
  • 2004 sayılı Kanun m.268: Haksız ihtiyati hacizden doğan tazminat sorumluluğunu düzenler; 267. maddenin hükümsüzlük sonucunun ardından gündeme gelebilir.
  • 2004 sayılı Kanun m.43: İflasa tabi borçluları tanımlar; 267. maddenin uygulanması için borçlunun bu sıfatta olması gerekir.
  • 2004 sayılı Kanun m.186: İflas kararı verildiğinde ihtiyaten haczedilmiş malların iflas masasına girmesini düzenler; 267. maddenin iflas talebi sonucunu tamamlar.

İİK m.268 — İcrai hacizlere iştirak

İcra ve İflas Kanunu'nun 268. maddesi, ihtiyati haciz uygulanmış malın, ihtiyati haciz kesin hacze dönüşmeden önce başka bir alacaklı tarafından haczedilmesi hâlinde ihtiyati haciz sahibinin bu hacze katılma hakkını, rehin hakkı sahibinin konumunu ve ihtiyati haciz masraflarıyla rüçhan hakkına ilişkin etkisini düzenler. Madde, ihtiyati haciz koyduran alacaklı ile sonradan haciz koyan alacaklılar arasındaki ilişkiye uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: ihtiyati haczin şartları ve uygulanması (m.257-261), kesin hacze dönüşme ve ihtiyati haczin hükümsüz kalması (m.265-267), hacze iştirakin genel şartları ve adi ile imtiyazlı iştirakin ayrıntıları (m.100-101), ile haczedilmezlik ve ferağat (m.83/a).

İcrai hacizlere iştirak: hangi kavramlar bilinmeli?

İhtiyati haciz
Alacaklının, alacağını henüz icra takibiyle ileri süremediği hâllerde, borçlunun malları üzerine geçici nitelikte koydurduğu haczdir. Kesin hacze dönüşmediği sürece geçicidir ve bu hacizle elde edilen rüçhan sağlanmaz.
İhtiyati haczin kesin hacze dönüşmesi
İhtiyati haciz sahibinin takibini kesinleştirerek ihtiyati haczi kesin hacze çevirmesi halidir. Bu dönüşme gerçekleşmeden önce yapılan haciz, bu madde bakımından önemlidir.
Kendiliğinden ve muvakkaten iştirak
Sonradan haciz koyan alacaklının talebi aranmadan, ihtiyati haciz sahibinin sonraki hacze geçici olarak katılmasıdır. Katılma, 100. maddedeki şartlara bağlıdır.
Rehin hakkı
Rehin alacaklısının, rehnedilen malın paraya çevrilmesinden önce alacağını rehin üzerinden alma hakkıdır. Maddede, rehinden önce konmuş haczin rehin hakkına üstünlüğü ortaya çıkar.
Rüçhan hakkı
Bir alacağın diğer alacaklılardan önce tahsil edilmesini sağlayan öncelik hakkıdır. İhtiyati haciz bu öncelik hakkını doğurmaz.

İcrai hacizlere iştirak: hangi şartlar aranır?

  • İhtiyati haczedilmiş bir malın, ihtiyati haciz kesin hacze dönüşmeden önce, başka bir alacaklı tarafından 2004 sayılı Kanuna veya diğer kanunlara göre haczedilmiş olması gerekir.
  • Sonradan haciz koyan alacaklının, bu hacze katılmak için 100. maddedeki şartları taşıması gerekir; bu şartlar sağlanmazsa katılma söz konusu olmaz.
  • İhtiyati haciz sahibi alacaklının katılımı için ayrıca talep yapması gerekmez; katılma kendiliğinden gerçekleşir.
  • Katılma muvakkat niteliktedir ve kesin hacze dönüşme koşulu gerçekleşmeden önce bu niteliği korur.
  • Rehin hakkı yönünden, rehinden önce ihtiyati veya icrai haciz bulunmalıdır; bu durumda haciz rehinden önceki hacze katılamaz.
  • Satış bedelinden ihtiyati haciz masrafları alınmadan önce ödeme yapılamaz; masraflar satış tutarından karşılanır.

İcrai hacizlere iştirak: hangi sonuçları doğurur?

  • İhtiyati haczedilmiş mal, kesin hacze dönüşmeden önce sonradan haczedilirse, ihtiyati haciz sahibi alacaklı bu hacze katılabilir.
  • Katılma kendiliğinden gerçekleşir, ancak muvakkat niteliktedir; ihtiyati haciz kesin hacze dönüştüğünde katılma kesinleşir ya da kendiliğinden kalkar.
  • Sonradan haciz koyan alacaklı 100. maddedeki şartları taşımıyorsa bu hacze katılamaz.
  • Rehinden önce ihtiyati veya icrai haciz bulunan hâlde, rehin alacaklısı bu haczin üstünlüğünü kabul etmek zorundadır; rehinden sonraki hacizler rehinden önceki hacze iştirak edemez.
  • Âmme alacağı da dahil olmak üzere hiçbir haciz, rehinden önce konulmuş bir hacze karşı iştirak hakkı kazanamaz.
  • İhtiyati haciz masrafları satış tutarından alınır; bu masraflar satış bedelinden öncelikle karşılanır.
  • İhtiyati haciz, diğer alacaklılara karşı rüçhan hakkı sağlamaz; ihtiyati haciz sahibi, sırada diğer haciz sahipleriyle aynı konumda kalır.

Kendiliğinden iştirak ile talep üzerine iştirak arasındaki fark nedir?

İhtiyati haciz sahibi alacaklı, sonradan konulan hacze kendiliğinden ve muvakkaten katılır.

Sonradan haciz koyan diğer alacaklılar, adi iştirakte katılma talebinde bulunmak zorundadır (100. madde).

İhtiyati haciz sahibinin katılımı için ayrıca talep ve takip şartı aranmaz; diğer alacaklılar için bu şartlar geçerlidir.

İhtiyati haciz ile rehin hakkı önceliği arasındaki fark nedir?

Rehinden önce konmuş ihtiyati veya icrai haciz bulunan hâlde, bu haciz rehinden önceki hacze iştirak eder.

Rehinden sonra konmuş haciz, rehinden önceki hacze katılamaz.

Rehinden önce konmuş haciz, rehin alacaklısına karşı üstün gelir; burada âmme alacağı dahil hiçbir haciz rehinden önceki hacze iştirak edemez.

İhtiyati haciz masrafı ile rüçhan hakkı arasındaki fark nedir?

İhtiyati haciz masrafları satış tutarından alınır.

İhtiyati haciz diğer alacaklılara karşı rüçhan hakkı vermez.

Masraflar öncelikli olarak karşılanır, ancak ihtiyati haciz sahibine diğer alacaklılara karşı öncelik sağlanmaz.

İcrai hacizlere iştirak: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Sonradan haciz koyan alacaklıyı da ihtiyati haciz sahibi gibi kendiliğinden katılım hakkına sahip saymak; bu kişiler 100. maddedeki şartları taşımalıdır.
  • İhtiyati hacizden öncelik (rüçhan) hakkı çıkarmak; madde açıkça ihtiyati haczin rüçhan hakkı vermediğini belirtir.
  • Rehinden önce konulan haczin rehin alacaklısına karşı etkisini yok saymak ya da rehinden sonraki hacizleri rehinden önceki hacze katılabilir kabul etmek.
  • Âmme alacağının rehinden önceki hacze katılamayacağını unutmak; madde âmme alacağını da açıkça kapsar.
  • İhtiyati haciz masraflarını satış tutarından değil, diğer alacaklıların paylarından düşmek.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • İhtiyati haciz sahibinin sonradan konulan hacze katılımı, kesin hacze dönüşme koşulunun gerçekleşmediği sürece muvakkat kabul edilmektedir. (Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2026/303 E., 2026/547 K., 11.05.2026; Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2026/654 E., 2026/425 K., 15.04.2026)
  • Bölge adliye mahkemeleri, ihtiyati haczin kesin hacze dönüşmesini ve bu dönüşmenin katılmayı kesinleştirmesini ihtiyati haciz dosyasının seyrine göre değerlendirmektedir. (Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2026/664 E., 2026/441 K., 15.04.2026; Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2026/439 E., 2026/431 K., 02.04.2026)
  • İhtiyati haciz, rüçhan hakkı doğurmadığından, sonradan gelen haciz sahipleri karşısında ihtiyati haciz sahibinin öncelik talep edemeyeceği kabul edilmektedir. (Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2026/358 E., 2026/341 K., 18.02.2026; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 2026/109 E., 2026/126 K., 10.02.2026)

Nasıl ispat edilir?

  • İhtiyati haciz sahibi alacaklı, kendiliğinden katılma hakkını ileri sürdüğünde, ihtiyati haczin 261. madde uyarınca geçerli biçimde uygulandığını ve kesin hacze dönüşmediğini belgeyle göstermelidir; bu belge icra dosyası kayıtlarıdır.
  • Sonradan haciz koyan alacaklı, katılma hakkını ileri sürüyorsa 100. maddedeki şartları taşıdığını ispatlamakla yükümlüdür; ilk haczin uygulanma tarihi ve saati icra dosyası kayıtlarıyla belirlenir.
  • Rehin alacaklısı, rehinden önce ihtiyati veya icrai haciz bulunduğunu iddia eden taraf karşısında, rehin tarihini ve haczin rehinden önce yapıldığını ayrıca kanıtlamalıdır; rehin sözleşmesi ve tapu kaydı bu konuda esas delildir.
  • İhtiyati haciz masraflarının satış tutarından alınması için, masrafların dosya kaydıyla gösterilmesi gerekir; masrafın miktarına ilişkin itiraz, icra dosyasındaki hesapla çözülür.
  • Diğer alacaklı, ihtiyati haciz sahibinin rüçhan hakkı talep ettiğini iddia ediyorsa, bu iddiasını ihtiyati hacze öncelik tanınmadığını gösteren kanun hükmüne dayandırmalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

Süreler

SüreMaddeHüküm
on günm.261(Değişik: 18/2/1965-538/101 md.) Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecburdur.
üç günm.262İcra dairesi, ihtiyati haciz tutanağının birer suretini üç gün içinde haciz sırasında hazır bulunmıyan alacaklı ve borçluya ve icabında üçüncü şahsa tebliğ eder.
yedi günm.264(Değişik: 18/2/1965-538/104 md.) Dava açılmadan veya icra takibine başlanmadan evvel ihtiyati haciz yaptırmış olan alacaklı; haczin tatbikinden, haciz gıyabında yapılmışsa haciz tutanağının kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde…
bir aym.264(Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/62 md.) İhtiyatî haciz, alacak davasının mahkemede görüldüğü sırada konulmuş veya alacaklı birinci fıkraya göre mahkemede dava açmış ise, esas hakkında verilecek hükmün mahkemece tebliğinden itibaren…
yedi günm.265(Değişik: 18/2/1965-538/105 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/63 md.) Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki,…
yedi günm.267Alacaklı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde ticaret mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılmasiyle beraber borçlunun iflasına karar verilmesini istemeye mecburdur.

Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.

Konuda geçen kararlar

35 karar
  1. Hukuk Genel Kurulu, 2018/246 E., 2022/470 K., 05.04.2022
    İlgili madde: m.259
  2. Hukuk Genel Kurulu, 2008/626 E., 2008/629 K., 15.10.2008
    İlgili madde: m.265
  3. Genel Kurul, 2014/17196 E., 25.10.2018
    İlgili madde: m.259
  4. Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2026/303 E., 2026/547 K., 11.05.2026
    İlgili madde: m.259, m.260, m.261, m.262, m.263, m.266, m.267, m.268
  5. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2026/538 E., 2026/600 K., 22.04.2026
    İlgili madde: m.261
  6. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2026/590 E., 2026/614 K., 22.04.2026
    İlgili madde: m.265
  7. Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2026/654 E., 2026/425 K., 15.04.2026
    İlgili madde: m.260, m.261, m.262, m.263, m.266, m.267, m.268
  8. Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2026/664 E., 2026/441 K., 15.04.2026
    İlgili madde: m.260, m.261, m.262, m.263, m.266, m.267, m.268
  9. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2026/439 E., 2026/431 K., 02.04.2026
    İlgili madde: m.260, m.262, m.263, m.266, m.267, m.268
  10. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2026/358 E., 2026/341 K., 18.02.2026
    İlgili madde: m.260, m.262, m.267, m.268
Diğer 25 karar
  1. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2026/101 E., 2026/79 K., 12.02.2026
    İlgili madde: m.265
  2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 2026/109 E., 2026/126 K., 10.02.2026
    İlgili madde: m.260, m.262, m.264, m.267, m.268
  3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi, 2025/2174 E., 2025/1790 K., 06.11.2025
    İlgili madde: m.257
  4. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2025/746 E., 2025/1209 K., 04.11.2025
    İlgili madde: m.257
  5. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2025/652 E., 2025/1102 K., 20.10.2025
    İlgili madde: m.257
  6. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/1287 E., 2025/1660 K., 26.09.2025
    İlgili madde: m.259
  7. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2025/571 E., 2025/580 K., 18.09.2025
    İlgili madde: m.261
  8. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2025/760 E., 2025/752 K., 17.09.2025
    İlgili madde: m.257
  9. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2025/1064 E., 2025/1350 K., 05.08.2025
    İlgili madde: m.257
  10. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2024/1340 E., 2025/1038 K., 14.07.2025
    İlgili madde: m.264
  11. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2025/221 E., 2025/196 K., 06.02.2025
    İlgili madde: m.265
  12. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2024/1511 E., 2024/1365 K., 08.11.2024
    İlgili madde: m.263
  13. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 2024/984 E., 2024/962 K., 07.11.2024
    İlgili madde: m.264
  14. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2023/663 E., 2024/1180 K., 23.10.2024
    İlgili madde: m.263
  15. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2024/893 E., 2024/828 K., 12.05.2024
    İlgili madde: m.264
  16. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2024/1117 E., 2024/698 K., 07.05.2024
    İlgili madde: m.266
  17. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2024/164 E., 2024/362 K., 21.03.2024
    İlgili madde: m.264
  18. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2024/115 E., 2024/268 K., 07.03.2024
    İlgili madde: m.264
  19. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2024/184 E., 2024/469 K., 06.03.2024
    İlgili madde: m.265
  20. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2023/2367 E., 2024/242 K., 30.01.2024
    İlgili madde: m.265
  21. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2023/506 E., 2023/455 K., 16.03.2023
    İlgili madde: m.266
  22. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2022/1363 E., 2022/1088 K., 05.10.2022
    İlgili madde: m.259
  23. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2022/811 E., 2022/883 K., 16.06.2022
    İlgili madde: m.257
  24. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, 2022/174 E., 2022/326 K., 22.02.2022
    İlgili madde: m.261
  25. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, 2021/1384 E., 2021/1293 K., 01.09.2021
    İlgili madde: m.259

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 22.07.2020 (m.258).

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 5. İhtiyati Haciz bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış