Anayasa Madde 38C. Suç ve cezalara ilişkin esaslar

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası

YürürlükteSon değişiklik: 07.05.2004

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

Anayasa'nın 38. maddesi suç ve cezalara ilişkin temel güvenceleri düzenler: suçta ve cezada kanunilik, lehe kanunun geçmişe uygulanmaması, suç ve cezada zamanaşımı ile mahkumiyetin sonuçları, cezanın ancak kanunla konulması, masumiyet karinesi, kendini suçlamaya zorlanmama, hukuka aykırı delilin kabul edilmemesi, ceza sorumluluğunun şahsiliği, borç nedeniyle özgürlükten yoksun bırakılmama, ölüm ve genel müsadere cezasının yasaklanması, idarenin kişi özgürlüğünü kısıtlayan müeyyide uygulayamaması ile vatandaşın suç sebebiyle yabancı ülkeye verilmemesi.

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.

Suç ve ceza zamanaşımı ile ceza mahkumiyetinin sonuçları konusunda da yukarıdaki fıkra uygulanır.

Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur.

Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.

Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz.

(Ek fıkra: 3/10/2001-4709/15 md.) Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez.

Ceza sorumluluğu şahsidir.

(Ek fıkra: 3/10/2001-4709/15 md.) Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz.

(Ek fıkra: 3/10/2001-4709/15 md; Mülga fıkra: 7/5/2004-5170/5 md.)

(Değişik onuncu fıkra: 7/5/2004-5170/5 md.) Ölüm cezası ve genel müsadere cezası verilemez.

İdare, kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran bir müeyyide uygulayamaz. Silahlı Kuvvetlerin iç düzeni bakımından bu hükme kanunla istisnalar getirilebilir.

(Değişik son fıkra: 7/5/2004-5170/5 md.) Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın gerektirdiği yükümlülükler hariç olmak üzere vatandaş, suç sebebiyle yabancı bir ülkeye verilemez.

Kanun metninde bu maddeHam metin
Değişiklik geçmişi(4)
  1. 07.05.2004“Ölüm cezası ve genel müsadere cezası verilemez. İdare, kişi hürriyetinin…” ile başlayan fıkra 07.05.2004 tarihinde 5170 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırıldı
  2. 07.05.2004“Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın gerektirdiği yükümlülükler hariç olmak…” ile başlayan fıkra 07.05.2004 tarihinde 5170 sayılı Kanunla değiştirildi
  3. 07.05.200410. fıkra 07.05.2004 tarihinde 5170 sayılı Kanunla değiştirildi
  4. 03.10.2001“Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez. Ceza…” ile başlayan fıkra 03.10.2001 tarihinde 4709 sayılı Kanunla eklendi

Maddenin eski metinleri gösterilmiyor; yalnız hangi bölümün ne zaman, hangi kanunla değiştiği.

Bu maddedeki kavramlar

Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.

Bu maddeyi uygulayan kararlar

10.470 karar arasından seçildi
  1. Ceza Genel Kurulu E.2024/381 K.2025/259 T.2025-06-18
    Ceza Genel KuruluOnamaYerleşik içtihat
    Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez (Anayasa madde 38/2).
  2. 5. Ceza Dairesi · E. 2021/855 · K. 2023/2420 · T. 09.03.2023
    Daire kararıRet
    2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 38/2. maddesi hükmü gereğince, kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceği, 5271 sayılı CMK'nın 217/2. maddesi uyarınca yüklenen suçun, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebileceği, 206/2-a maddesince ortaya konulması istenilen bir delil kanuna aykırı olarak elde edilmişse reddolunacağı, 230/1-b maddesi hükmü gereğince mahkumiyet hükmünün gerekçesinde delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi,
  3. Ceza Genel Kurulu E.2025/438 K.2025/504 T.2025-11-25
    Ceza Genel KuruluBozmaYerleşik içtihat
    Masumiyet karinesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinin ikinci fıkrasında; 'Bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılır.' şeklinde, Anayasa’nın 38. maddesinin dördüncü fıkrasında ise; 'Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.' şeklinde düzenlenmektedir.

Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Bu maddenin ders anlatımı

  • Suç ve Cezalara İlişkin Esaslar
    Anayasa Hukuku · 2.2 Kişinin Hak ve Ödevleri · 21:16
Ders videosunu platformda izle

Bu maddeye özel soru

Genel

Yürütülen bir ceza yargılamasında, sanık Pelin Hanım hakkında iddia makamı tarafından sunulan delillerin bir kısmının, Pelin Hanım'ın rızası ve hakim kararı olmaksızın konutuna girilerek elde edildiği anlaşılmıştır. 1982 Anayasası'nın "Suç ve cezalara ilişkin esaslar" başlıklı ve ilgili güvenceler dikkate alındığında, bu durumla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. A) Deliller maddi gerçeğe ulaşmada faydalı ise hukuka aykırı yollarla elde edilmiş olsalar dahi mahkemece hükme esas alınabilirler.
  2. B) Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, yargılama sürecinde delil olarak kabul edilemez.
  3. C) İdare, kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran müeyyideleri (hapis vb.) her türlü kamu düzeni ihlalinde doğrudan uygulayabilir.
  4. D) Ceza sorumluluğu şahsi olmayıp, failin yakınları da işlenen suçtan dolayı mali olarak sorumlu tutulabilir.
  5. E) Kişi, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesi nedeniyle hürriyetinden yoksun bırakılabilir.

Bu maddeyle ilgili 13 soru daha var

Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.

Platforma katıl