HMK › Yazılı yargılama usulü
Cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi, ön inceleme
Kısaca
HMK m.136, davacının cevap dilekçesine karşı verebileceği cevaba cevap dilekçesi (replik) ile davalının buna karşı verebileceği ikinci cevap dilekçesi (düplik) için süre ve bu dilekçelerin genel çerçevesini düzenler. 6100 sayılı Kanun'un 137. maddesi, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra yapılan ön incelemenin kapsamını düzenler.
Kapsam
Bu konu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.136–142 hükümlerini kapsar.
HMK m.136 — Tarafların ikinci dilekçeleri
Madde, davacının cevap dilekçesine karşı verebileceği cevaba cevap dilekçesi (replik) ile davalının buna karşı verebileceği ikinci cevap dilekçesi (düplik) için süre ve bu dilekçelerin genel çerçevesini düzenler. Dilekçelerin hangi taraf bakımından ve hangi yargılama usulünde kullanılabileceği, asıl ve karşı dava taraflarının bu iki dilekçeyi karşılıklı verme hakkı bakımından uygulanır. Maddenin ikinci fıkrası, bu dilekçelere dava ve cevap dilekçelerine ilişkin hükümlerin niteliğe aykırı düşmediği ölçüde kıyasen uygulanmasını öngörür. Düzenlemediği konular arasında cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçelerinin ek süreye bağlanması (m.127), delillerin dilekçeye eklenmesi (m.129 ve m.121), iddia ve savunmanın genişletilmesi ya da değiştirilmesi (m.141) ve basit yargılama usulünde bu dilekçelerin verilmemesi (m.317) yer alır.
Tarafların ikinci dilekçeleri: hangi kavramlar bilinmeli?
- Cevaba cevap dilekçesi (replik)
- Davacının, davalının cevap dilekçesine karşı, savunmalara cevap vermek için verdiği dilekçedir. Davalının süresinde cevap dilekçesi vermiş olması ve bu dilekçenin davacıya tebliğ edilmiş olması gerekir.
- İkinci cevap dilekçesi (düplik)
- Davalının, davacının cevaba cevap dilekçesine karşı verdiği dilekçedir. Davacının cevaba cevap dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren verilir.
- Kıyasen uygulama
- Replik ve düplik bakımından, dava ve cevap dilekçeleri için geçerli kuralların, dilekçenin niteliğine aykırı düşmediği ölçüde uygulanmasıdır. Dilekçenin niteliğine aykırı olan hükümler uygulanmaz.
Tarafların ikinci dilekçeleri: hangi şartlar aranır?
- Davalının süresinde cevap dilekçesi vermiş olması gerekir; cevap dilekçesi verilmemişse davacının cevaba cevap dilekçesi verme hakkı doğmaz.
- Davacının cevaba cevap dilekçesini, davalının cevap dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde vermesi gerekir.
- Davalının ikinci cevap dilekçesini, davacının cevaba cevap dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde vermesi gerekir.
- Cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçelerinin, niteliğine aykırı düşmediği ölçüde dava ve cevap dilekçelerine ilişkin hükümlere göre hazırlanması gerekir.
Tarafların ikinci dilekçeleri: hangi sonuçları doğurur?
- Davacı süresinde cevaba cevap dilekçesi verirse davalının da süresinde ikinci cevap dilekçesi verme hakkı doğar.
- Süre içinde cevaba cevap dilekçesi verilmezse davacı, bu dilekçeyle yapacağı savunmayı sonradan yapmış olur; bu durumda ilgili süre geçtikten sonraki dilekçe iddiayı genişletme niteliğinde kabul edilir.
- Davalı cevap dilekçesi vermemişse davacının cevaba cevap dilekçesi verme hakkı doğmaz ve dilekçe aşaması tamamlanmış sayılarak ön incelemeye geçilir.
- Cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçelerinin kendisi, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia ve savunmanın genişletilmesini ya da değiştirilmesini sona erdirir; bundan sonra iddia ve savunma değiştirilemez veya genişletilemez, aksi halde karşı tarafın açık muvafakati ya da ıslah gerekir.
- Madde iki haftalık süreyi emredici biçimde düzenler; ancak sürenin uzatılmasına ilişkin ek süre kuralları (m.127) bu dilekçeler için de uygulanır.
Cevaba cevap ile ikinci cevap dilekçesi arasındaki fark nedir?
Cevaba cevap dilekçesini davacı verir ve bu dilekçede davalının cevap dilekçesindeki savunmalarına karşı çıkar.
İkinci cevap dilekçesini davalı verir ve bu dilekçede davacının cevaba cevap dilekçesindeki yeni iddia ve itirazlara cevap verir.
Her iki dilekçe için de süre aynıdır, iki haftadır; ancak sürenin başlangıcı, tebliğ edilen dilekçenin türüne göre değişir.
Süresinde cevap verilmiş dava ile cevap dilekçesi hiç verilmemiş dava arasındaki fark nedir?
Davalı süresinde cevap dilekçesi vermişse davacı cevaba cevap dilekçesi verebilir ve davalı da buna karşılık ikinci cevap dilekçesi verebilir.
Davalı hiç cevap dilekçesi vermemişse davacı cevaba cevap dilekçesi veremez, çünkü bu dilekçe süresinde verilmiş cevaba karşı verilebilir.
Davalı hiç cevap vermemişse dilekçe aşaması tamamlanmış sayılır ve ön incelemeye geçilir; davacı dava dilekçesindeki iddiasını genişletemez.
Tarafların ikinci dilekçeleri: sık yapılan hatalar nelerdir?
- İki haftalık süreyi dava dilekçesinin tebliğinden başlatmak; sürenin başlangıcı cevap dilekçesinin ya da cevaba cevap dilekçesinin tebliğidir.
- Davalı cevap dilekçesi vermemişken davacının cevaba cevap dilekçesi verebileceğini düşünmek; bu dilekçe süresinde verilmiş cevaba karşı verilebilir.
- Basit yargılama usulünde de cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi verilebileceğini sanmak; bu usulde bu dilekçeler verilemez (m.317).
- Cevaba cevap dilekçesinde yeni iddia eklemek ile savunmaya karşı cevap vermek arasındaki farkı gözden kaçırmak; süresi geçtikten sonra yapılan genişletme ve değiştirme m.141 kapsamında değerlendirilir.
- Ek süreyi, iki haftalık süre dolduktan sonra talep etmek; ek süre için iki haftalık süre içinde mahkemeye başvurulmuş olması gerekir (m.127 kapsamında).
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçelerinde iki haftalık sürenin, tebliğ tarihinden itibaren işlediği kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2025/1105 E., 2025/8070 K., 30.09.2025; 2. Hukuk Dairesi, 2024/9128 E., 2025/5603 K., 29.05.2025)
- Davalının süresi içinde cevap dilekçesi vermemesi halinde davacının cevaba cevap dilekçesi veremeyeceği, bu nedenle hâkimin dilekçe aşamasının tamamlandığını kabul ederek ön incelemeye geçeceği kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/5721 E., 2024/2334 K., 03.04.2024)
- Davalının hiç cevap dilekçesi vermemesi halinde iddia ve savunmanın değiştirilmesi ya da genişletilmesi yasağının başladığı kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/5721 E., 2024/2334 K., 03.04.2024)
- Davalının cevap dilekçesi vermemesi halinde davacının cevaba cevap dilekçesinin, süresinde verilmiş cevaba karşı verilebilecek bir dilekçe olduğu gerekçesiyle kabul edilmediği görülmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/5721 E., 2024/2334 K., 03.04.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Cevaba cevap dilekçesi verme hakkının doğması için davalının süresinde cevap dilekçesi verdiğini ve bu dilekçenin davacıya tebliğ edildiğini kanıtlamak, dilekçeyi veren davacının sorumluluğundadır; bu nedenle tebliğ belgesi dosyada bulunmalıdır.
- Cevaba cevap dilekçesinin süresinde verildiğini ispat yükü dilekçeyi veren tarafa aittir; tebliğ tarihi esas alınarak süre hesabı yapılır.
- Davalının süresinde cevap dilekçesi verip vermediği, dosyadaki cevap dilekçesi ve tebliğ belgesiyle belirlenir; davacı bu konuda karşı tarafın savunmasını çürütmek için tebliğ belgesine dayanabilir.
- Cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçelerinde gösterilen belgelerin bu dilekçelere ekli olarak sunulması zorunludur; aksi halde delilin ileri sürülmesi sorun olabilir (m.129 ve m.121 ile birlikte değerlendirilir).
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.127: Cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri için iki haftalık sürenin uzatılmasına ilişkin kuralları içerir; maddenin ikinci fıkrası gereğince bu dilekçelerde de uygulanır.
- 6100 sayılı Kanun m.129: Dava ve cevap dilekçelerinin içeriğini düzenler; ikinci fıkra uyarınca cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçelerine kıyasen uygulanır.
- 6100 sayılı Kanun m.141: Süresi geçtikten sonra verilen cevaba cevap ya da ikinci cevap dilekçesinin, iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi sayılması halinde karşı tarafın açık muvafakati veya ıslah ile kabul edilebilmesini düzenler.
- 6100 sayılı Kanun m.317: Basit yargılama usulünde cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi verilemeyeceğini düzenler; bu madde ile uygulama alanı ayrılır.
HMK m.137 — Ön incelemenin kapsamı
6100 sayılı Kanun'un 137. maddesi, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra yapılan ön incelemenin kapsamını düzenler. Bu kapsamda dava şartları ve ilk itirazların incelenmesi, uyuşmazlık konularının belirlenmesi, hazırlık işlemleri ile delillerin sunulması ve toplanması, tarafların sulh veya arabuluculuğa teşvik edilmesi ve bu işlemlerin tutanağa geçirilmesi yer alır. Ayrıca ön incelemenin tamamlanmadan tahkikata geçilemeyeceği ve tahkikat için duruşma günü verilemeyeceği kuralı getirilmiştir. Madde ilk derece mahkemesindeki yargılamaya ilişkindir; ön incelemenin dava şartlarına dosya üzerinden karar verme ve ön inceleme duruşmasına davet usulü (m.138-140), iddia ve savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi (m.141) ile istinaf, temyiz ve yargılamanın iadesi aşamalarındaki ön incelemeler (m.352, m.366, m.379) bu maddede düzenlenmez.
Ön incelemenin kapsamı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Ön inceleme
- Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra, tahkikattan önce mahkemenin dava ve uyuşmazlığı hazırlayarak yürüttüğü ara yargılama aşamasıdır. Kanun, bu aşamada yapılacak işlemleri sayarak kapsamını belirler.
- Dava şartları
- Davanın esası hakkında karar verilebilmesi için gereken koşullardır. Mahkeme bunları ön incelemede inceler ve eksiklik varsa 115. maddedeki usulü uygular; dava şartları mahkemece kendiliğinden araştırılır.
- İlk itirazlar
- Davalının, dava şartı niteliğinde olmayan ancak yargılamanın ilk aşamasında ileri sürülmesi gereken itirazlarıdır. Bunlar mahkemece kendiliğinden değil, davalı tarafından ileri sürüldüğünde dikkate alınır.
- Uyuşmazlık konuları
- Tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde, tahkikatla çözülmesi gereken ve tarafların ihtilaf ettiği vakıalar ile hukuki sorulardır. Mahkeme bunları ön incelemede tam olarak belirler.
- Tahkikat
- Delillerin toplanıp değerlendirilmesi için yapılan yargılama aşamasıdır. Ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemez.
Ön incelemenin kapsamı: hangi şartlar aranır?
- Dilekçelerin karşılıklı verilmiş olması gerekir; ön inceleme ancak bu aşamadan sonra başlayabilir.
- Mahkemenin ön incelemede dava şartları ve ilk itirazları inceleyip uyuşmazlık konularını tam olarak belirlemiş olması gerekir.
- Hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemlerin yapılmış olması gerekir.
- Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda tarafların sulhe veya arabuluculuğa teşvik edilmiş olması gerekir.
- Bu işlemlerin tutanağa geçirilmiş olması gerekir.
- Ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilmemelidir.
- Ön inceleme tamamlanmadan tahkikat için duruşma günü verilmemelidir.
Ön incelemenin kapsamı: hangi sonuçları doğurur?
- Ön inceleme yapılmadan tahkikata geçilirse usul ihlali oluşur ve bu, kararı bozma sebebi olabilir.
- Ön inceleme tamamlanmadan tahkikat için duruşma günü verilirse bu işlem kanuna aykırıdır.
- Dava şartlarında eksiklik tespit edilirse 115. maddedeki usul uygulanır; eksiklik giderilemiyorsa dava usulden reddedilir.
- İlk itiraz davalı tarafından ileri sürülmemişse mahkeme bunu kendiliğinden dikkate almaz.
- Ön inceleme tutanağa geçirilmezse yapılan işlemlerin ispatı zorlaşır ve usul eksikliği doğar.
- Hükümler emredici nitelikte olup taraflar veya hâkim bunlardan sözleşmeyle ya da fiilen ayrılamaz.
Dava şartları ile ilk itirazlar arasındaki fark nedir?
Dava şartları mahkemece kendiliğinden araştırılan hususlardır.
İlk itirazlar mahkemece kendiliğinden değil, davalı tarafından ileri sürüldüğünde dikkate alınan hususlardır.
Mahkeme dava şartı eksikliğini kendiliğinden gözetir, ilk itirazı ise yalnızca davalının ileri sürmesi halinde inceler.
Ön inceleme kapsamı ile tahkikat aşaması arasındaki fark nedir?
Ön incelemede uyuşmazlık konuları belirlenir, hazırlık işlemleri yapılır ve deliller sunulur.
Tahkikatta deliller toplanır ve değerlendirilir.
Ön inceleme tamamlanmadan tahkikata geçilemez ve tahkikat için duruşma günü verilemez.
Yargılama aşamasındaki ön inceleme ile kanun yolundaki ön inceleme arasındaki fark nedir?
Bu maddedeki ön inceleme, ilk derece yargılamasında tahkikata hazırlık niteliğinde bir yargılama aşamasıdır.
İstinaf, temyiz ve yargılamanın iadesindeki ön inceleme, kanun yolu başvurusunun şekli koşullarının incelenmesidir.
Aynı adla anılsalar da içerik ve nitelik olarak farklıdır; bu madde kanun yolu aşamasındaki ön incelemeyi düzenlemez.
Sulh ve arabuluculuğa teşvik ile tasarrufu serbest olmayan davalar arasındaki fark nedir?
Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda mahkeme tarafları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder.
Tarafların serbestçe tasarruf edemediği davalarda bu teşvik zorunluluğu bulunmaz.
Teşvik yükümlülüğü yalnızca tasarrufu serbest olan davalarda doğar.
Ön incelemenin kapsamı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Ön incelemeyi dilekçelerin karşılıklı verilmesinden önce yapmak; ön inceleme ancak dilekçe teatisinden sonra başlar.
- Dava şartları ile ilk itirazları aynı nitelikte görmek; dava şartı mahkemece kendiliğinden, ilk itiraz ise davalı tarafından ileri sürülerek dikkate alınır.
- Ön inceleme tamamlanmadan tanık dinlemek veya tahkikat için duruşma günü vermek; 137/2 hükmüne aykırıdır.
- İstinaf, temyiz ve yargılamanın iadesindeki ön incelemeyi ilk derece ön incelemesiyle karıştırmak; bu madde yalnızca ilk derece yargılamasını düzenler.
- Tarafların tasarrufu serbest olmayan davalarda da sulh veya arabuluculuğa teşvik zorunluluğunu uygulamak; teşvik yalnızca tasarrufu serbest davalarda zorunludur.
- Ön inceleme sonucunu tutanağa geçirmeden tahkikata geçmek; tutanak kanunun açık gereğidir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilmesinin yasaya aykırı olduğu ve bozma sebebi sayıldığı kabul edilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/2146 E., 2025/1450 K., 29.12.2025; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2021/3194 E., 2025/212 K., 07.03.2025)
- Ön inceleme tamamlanmadan tahkikat için duruşma günü verilmesi ve evrak üzerinde karar verilmesi, dilekçeler teatisi ve ön inceleme aşamaları tamamlanmadan yapılamayacağı kabul edilmektedir. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2021/2953 E., 2023/1564 K., 21.09.2023)
- Ön inceleme aşamasında dava şartları ve ilk itirazlar ile sınırlı olarak tanık dinleme, belge inceleme, bilirkişi görüşü alma, keşif ve yemin teklifi gibi işlemlerin yapılabileceği, ancak esasa yönelik tahkikat işlemlerinin yapılamayacağı kabul edilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2021/3194 E., 2025/212 K., 07.03.2025)
- Ön incelemenin emredici nitelikte olduğu ve hâkimin bu aşamayı atlamasının yargılamaya ilişkin yaptırımlar dışında sorumluluk doğurabileceği kabul edilmektedir. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2021/2953 E., 2023/1564 K., 21.09.2023)
- Dava şartları ve ilk itirazların dosya üzerinden karara bağlanabileceği, mahkemenin gerek görürse tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebileceği kabul edilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/2146 E., 2025/1450 K., 29.12.2025; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2021/3194 E., 2025/212 K., 07.03.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Ön incelemenin usulüne uygun yapıldığını ve tutanağa geçirildiğini gösterme yükü, tahkikata geçildiğini ileri süren tarafa değil, ön inceleme işlemlerinin yapıldığını dayandıran tarafa aittir; bu husus çoğunlukla mahkeme tutanağı ile ispatlanır.
- Tahkikat için duruşma gününün ön inceleme tamamlanmadan verildiğini iddia eden taraf, bu hususu dosyadaki ara kararlar ve duruşma tutanaklarıyla ispatlar.
- Dava şartlarının ve ilk itirazların incelendiğine ilişkin ara karar veya tutanak, mahkemenin bu işlemi yaptığını gösteren başlıca delildir.
- İlk itirazın davalı tarafından ileri sürüldüğünü ispatlama yükü davalıdadır; ileri sürülmemiş bir itirazın mahkemece dikkate alınmadığı kabul edilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 m.114: Dava şartlarının neler olduğunu belirler; ön incelemede bu şartlar incelenir.
- 6100 m.115: Dava şartı eksikliğinin giderilmesi ve usulden red sonuçlarını düzenler; ön incelemede tespit edilen eksikliğe uygulanır.
- 6100 m.116: İlk itirazları tanımlar; ön incelemede incelenecek itirazların kapsamını belirler.
- 6100 m.117: İlk itirazların davalı tarafından ileri sürülmesi gerektiğini düzenler; ön incelemede bu itirazların kendiliğinden dikkate alınmamasını sağlar.
- 6100 m.138: Dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verilmesini düzenler; 137. maddedeki incelemenin ilk adımını tamamlar.
- 6100 m.139: Ön inceleme duruşmasına davet usulünü düzenler; 137. maddedeki işlemlerin hangi duruşmada yapılacağını belirler.
- 6100 m.140: Ön inceleme duruşmasının usulünü düzenler; 137. maddedeki işlemlerin duruşmada yürütülmesini sağlar.
- 6100 m.141: İddia ve savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesini düzenler; 137. maddenin ön incelemeyle bağlantılı hükmüdür.
- 6100 m.352: İstinaf aşamasındaki ön incelemeyi düzenler; 137. maddedeki ilk derece ön incelemesinden farklıdır.
- 6100 m.366: Temyiz aşamasındaki ön incelemeyi düzenler; 137. maddedeki ilk derece ön incelemesinden farklıdır.
- 6100 m.379: Yargılamanın iadesi aşamasındaki ön incelemeyi düzenler; 137. maddedeki ilk derece ön incelemesinden farklıdır.
HMK m.138 — Dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar
Madde, mahkemenin dava şartları ve ilk itirazlar hakkında hangi aşamada ve hangi usulle karar vereceğini düzenler: öncelikle dosya üzerinden karar verme ile gerektiğinde bu konuda tarafların ön inceleme duruşmasında dinlenmesi. Maddeyi uygulayan mahkeme bakımından dava şartları ve ilk itirazların incelenmesi, dosya üzerinden karar verilebilmesi ve duruşmaya başvurulması hususlarını kapsar. Maddenin uygulanması davacı ve davalı tarafın dilekçe sunma yükümlülüğünü ya da ilk itirazın süresini düzenlemez; bunlar ilk itiraz süresi (m.116) ve dava şartları (m.114) bakımından ayrı maddelerde düzenlenmiştir. Ön incelemenin kapsamı ve diğer ön inceleme konularının belirlenmesi (m.137), ön inceleme duruşmasına davet (m.139) ve ön inceleme duruşmasının yapılışı da bu maddenin dışındadır. Mahkemenin dava şartı eksikliği veya ilk itirazın kabulü halinde vereceği usulden ret veya yetkisizlik ve görevsizlik kararlarının esası da bu maddede düzenlenmemiştir (m.115, m.117).
Dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar: hangi kavramlar bilinmeli?
- Dava şartları
- Davanın esasına girilebilmesi için gereken ve hâkimin davanın her aşamasında kendiliğinden dikkate aldığı usul koşullarıdır. Dava şartının bulunmaması halinde mahkeme uyuşmazlığın esasını incelemeden usulden ret kararı verir.
- İlk itirazlar
- Davanın esasına girmeye engel olan ve yalnızca cevap süresi içinde, cevap dilekçesiyle ileri sürülebilen usul itirazlarıdır. Kanunda sınırlı sayıdadır; bunların dışında ilk itiraz ileri sürülemez.
- Dosya üzerinden karar
- Ön inceleme duruşması yapılmadan, dilekçeler ve dosya içeriği incelenerek verilen karardır. Madde bu yetkiyi dava şartları ve ilk itirazlarla sınırlar; esasa ilişkin hususlarda dosya üzerinden karar verilemez.
- Ön inceleme duruşması
- Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra yapılan ve tahkikat öncesinde uyuşmazlık konularının belirlendiği duruşmadır. Madde uyarınca mahkeme, dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar veremiyorsa taraflar bu duruşmada dinlenir.
Dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar: hangi şartlar aranır?
- Dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar verilebilmesi için dilekçelerin karşılıklı verilmiş olması gerekir; henüz dilekçe aşaması tamamlanmadan bu konuda karar verilemez.
- Mahkeme önce dava şartlarını, ardından ilk itirazları incelemelidir; dava şartlarında eksiklik varsa ilk itirazlara geçilmez.
- Mahkeme dosya üzerinden karar verebilmek için dava şartları ve ilk itirazların dilekçeler ve dosya içeriğiyle aydınlatılabilmiş olması gerekir.
- Kararın verilebilmesi için tarafların dinlenmesine ihtiyaç duyulursa mahkeme, karar vermeden önce tarafları ön inceleme duruşmasında dinlemelidir; bu takdir mahkemeye aittir.
- Dosya üzerinden karar verilecek konular dava şartları ve ilk itirazlarla sınırlıdır; esasa ilişkin hususlarda bu yetki kullanılamaz.
Dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar: hangi sonuçları doğurur?
- Dava şartları ve ilk itirazlar dosya üzerinden incelenerek karara bağlanabilir ve bu durumda ön inceleme duruşması yapılmaz.
- Dosya üzerinden karar verilemeyen hallerde mahkeme tarafları ön inceleme duruşmasına çağırır ve kararını orada verir.
- Dava şartı eksikliği tespit edilirse mahkeme ilk itirazları incelemeye geçmeden dava şartına ilişkin kararı verir.
- İlk itiraz haklı bulunursa mahkeme bu itiraza uygun kararı verir; haklı ve gerekçeli bir neden olmadan bu kararın yargılamanın ileri aşamalarına bırakılması kanuna aykırıdır.
- Dilekçe aşaması tamamlanmadan dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verilmesi usule aykırıdır ve bozma nedeni sayılır.
- Madde hakime takdir yetkisi tanır; ancak dosya üzerinden karar verme asıl olup duruşma yapılması istisnai bir yoldur.
Dosya üzerinden karar ile ön inceleme duruşmasında karar arasındaki fark nedir?
Dosya üzerinden karar, tarafların dinlenmesine ihtiyaç olmayan, şekli nitelikteki dava şartı ve ilk itirazlarda verilir.
Ön inceleme duruşmasında karar, mahkemenin kararını vermeden önce tarafları dinlemesi gereken hallerde söz konusudur.
Dosya üzerinden karar verilen hallerde duruşma açılmaz; duruşma açılan hallerde ise karar, tahkikattan önce ön inceleme duruşmasında verilir.
Dava şartları ile ilk itirazlar arasındaki fark nedir?
Dava şartları hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınır ve davanın her aşamasında ileri sürülebilir.
İlk itirazlar yalnızca davalı tarafından cevap süresi içinde, cevap dilekçesiyle ileri sürülebilir.
İnceleme sırası bakımından önce dava şartları, ardından ilk itirazlar incelenir; ilk itiraz süresinden sonra ileri sürülen itiraz incelenmez.
Esasa ilişkin hususlar ile dava şartları ve ilk itirazlar arasındaki fark nedir?
Esasa ilişkin hususlar bu maddenin kapsamı dışındadır.
Dava şartları ve ilk itirazlar bu madde kapsamında, öncelikli olarak incelenir.
Esasa ilişkin konularda dosya üzerinden karar verilemez; bu konular ön inceleme duruşmasında ya da tahkikatta ele alınır.
Dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Esasa ilişkin bir uyuşmazlığı dosya üzerinden karara bağlamak; madde yetkiyi yalnızca dava şartları ve ilk itirazlarla sınırlar.
- Dilekçe aşaması tamamlanmadan dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar vermek; madde dilekçelerin karşılıklı verilmesini ön koşul olarak aramaktadır.
- Mahkemenin tarafları dinleme takdirini, tarafların dinlenmesi gerektiği halde kullanmamak ve dava şartı ya da ilk itirazı dosya üzerinden değerlendirmeye çalışmak.
- Dosya üzerinden karar verilebilecek hallerde gereksiz yere ön inceleme duruşması yapmak; bu da usul ekonomisine aykırıdır.
- Dava şartı eksikliğini ilk itirazlardan sonra incelemek veya ilk itirazları dava şartlarından önce değerlendirmek; inceleme sırası dava şartları, ardından ilk itirazlardır.
- Dava şartı eksikliği tespit edildikten sonra kararı yargılamanın ileri aşamalarına bırakmak; haklı ve gerekçeli bir neden yoksa bu kabul edilemez.
- Dava şartı ile ilk itirazı karıştırmak; dava şartları davanın her aşamasında re'sen dikkate alınırken ilk itirazlar yalnızca süresinde ileri sürülebilir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verilebileceği, bu yetkinin ise sınırlı ve istisnai hallerde kullanılması gerektiği yönünde bir eğilim görülmektedir; bu eğilim madde metnine uymamaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi, 2026/149 E., 2026/169 K., 29.01.2026)
- Dosya üzerinden görevsizlik veya yetkisizlik nedeniyle usulden ret kararı verilebileceği kabul edilmektedir; bunun dayanağı m.115/1 ve m.138'dir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2025/783 E., 2025/755 K., 17.09.2025; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/329 E., 2025/500 K., 23.05.2025)
- Dava şartı eksikliği halinde davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilebileceği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2025/513 E., 2025/1267 K., 10.07.2025)
- Dosya üzerinden karar verilmesinde kanuna aykırılık görülmediği; dava şartları ve ilk itirazlar konusunda ihtiyaç duyulduğunda, dilekçeler ve dosya kapsamı esas alınarak dosya üzerinden hüküm kurulmasının usulen mümkün olduğu kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2025/17 E., 2025/983 K., 10.07.2025)
- Dilekçe aşaması tamamlanmadan ve cevap süresi dolmadan yetki ilk itirazının kabulüyle yetkisizlik kararı verilmesinin usule aykırı olduğu kabul edilmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/2213 E., 2026/767 K., 24.04.2026)
Nasıl ispat edilir?
- Dava şartı veya ilk itirazın varlığını ileri süren taraf, bunu dilekçeler ve dosya içeriğiyle ortaya koymalıdır; dava şartlarını hâkim kendiliğinden araştırdığından bu yük esasen mahkemeye aittir.
- Dosya üzerinden karar verilebilmesi için tarafların dilekçelerinde ileri sürdükleri vakıaların ve belgelerin dosyada bulunması gerekir; eksik kalan vakıa varsa mahkeme bunu duruşma gerektiren bir konu olarak değerlendirir.
- İlk itirazı ileri süren davalı, itirazın dayanağı olan vakıayı cevap dilekçesiyle birlikte ileri sürmek ve kanıtlamakla yükümlüdür; cevap süresi geçtikten sonra ileri sürülen ilk itiraz incelenmez.
- Mahkemenin tarafları ön inceleme duruşmasında dinleme ihtiyacı, mahkemenin takdirine bağlıdır; bu takdirin kullanıldığı gerekçesiyle kararda açıklanması gerekir.
- Dava şartı ya da ilk itiraz yönünden tarafların savunmaları, dilekçe ve duruşma tutanağıyla belgelenir; karar gerekçesi bu savunmaları karşılamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.137: Ön incelemenin kapsamını ve dava şartları ile ilk itirazların ön incelemede inceleneceğini düzenler; bu madde ise bu konulardaki kararın usulünü belirler.
- 6100 sayılı Kanun m.139: Ön inceleme duruşmasına davet usulünü düzenler; m.138 uyarınca duruşma açılması gereken hallerde bu madde uygulanır.
- 6100 sayılı Kanun m.117: İlk itirazların süresini, sınırlı sayısını ve dava şartlarından sonra incelenmesini düzenler; m.138 bu incelemenin dosya üzerinden yapılabilmesini sağlar.
- 6100 sayılı Kanun m.115: Dava şartı eksikliği halinde usulden ret kararını düzenler; m.138 uyarınca verilecek dava şartı kararının dayanağıdır.
HMK m.139 — Ön inceleme duruşmasına davet
Madde, ön inceleme duruşmasına davetiyede taraflara bildirilecek ihtarları düzenler. Mahkemenin ön inceleme için duruşma günü tespit edip taraflara bildirmesi, davetiyede yer alacak ihtarların içeriği (duruşma davetiyesinin genel sonuçları, sulh hazırlığı, tek tarafın gelmesi hâlinde yokluk işlemlerine itiraz edilemeyeceği, belgelerin iki hafta içinde sunulması veya getirtilmesi için açıklama yapılması ve bunun yerine getirilmemesinin sonucu) bu maddenin konusudur. Madde, davetiyenin hangi taraflara ve hangi ilişkilere uygulandığına ilişkin ayrıca bir kişi grubu belirlemez; ön inceleme aşamasına gelmiş her dava bakımından uygulanır. Ön incelemenin kapsamını, dava şartları ve ilk itirazlar hakkındaki kararı, ön incelemenin yürütülmesini ve ön inceleme sonunda verilecek ara kararların içeriğini düzenlemez (m.137, m.138, m.140). Ön inceleme tutanağının içeriği, delillerin toplanması için yapılacak işlemler ve tahkikat aşamasının başlaması da bu maddenin kapsamı dışındadır (m.140, m.141).
Ön inceleme duruşmasına davet: hangi kavramlar bilinmeli?
- Ön inceleme duruşması
- Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden ve ilk incelemenin tamamlanmasından sonra, uyuşmazlık konularının belirlendiği ve delillerin sunulması için hazırlık işlemlerinin yapıldığı duruşmadır. Bu duruşmaya davet, madde uyarınca mahkeme tarafından yapılır.
- Davetiye ihtarı
- Davetiyede yer alan ve tarafın bir işlemi yapmadığında ya da bir durumda bulunduğunda doğacak sonucu önceden bildiren uyarıdır. Bu maddede belirtilen ihtarlar, davetiyede yazılmadıkça ilgili sonuçlar doğmaz.
- Kesin süre
- Kanunun tanıdığı ve uzatılamayan süredir. Burada iki haftalık süre, belgelerin sunulması veya getirtilmesi için verilen süredir ve davetiyenin tebliğinden başlar.
- Delilden vazgeçmiş sayılma
- Taraf, dilekçesinde gösterdiği fakat süresi içinde sunmadığı ya da getirtilmesi için gereken açıklamayı yapmadığı belgeye dayanamaz hâle gelir. Bu sonuç, davetiyede ihtar edilmiş olmasına bağlıdır.
Ön inceleme duruşmasına davet: hangi şartlar aranır?
- Mahkemenin dilekçelerin karşılıklı verilmesini ve ilk incelemeyi tamamlamış olması gerekir.
- Mahkeme, ön inceleme için bir duruşma günü tespit ederek taraflara bildirmelidir.
- Davetiyede, duruşma davetiyesinin genel sonuçlarına ilişkin hususlar ile tarafların sulh için gerekli hazırlığı yapmaları ihtar edilmelidir.
- Davetiyede, tek tarafın gelmesi ve yargılamaya devam istenmesi hâlinde gelmeyen tarafın yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemeyeceği ihtar edilmelidir.
- Belgelerin iki haftalık kesin süre içinde sunulması veya getirtilmesi için gereken açıklamanın yapılması gerektiği, aksi hâlde o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağı davetiyede ihtar edilmelidir.
- Davetiyede bu ihtarlar yer almadan iki haftalık sürenin işlemeye başlamayacağı ve delilden vazgeçme sonucunun doğmayacağı kabul edilmelidir.
Ön inceleme duruşmasına davet: hangi sonuçları doğurur?
- Davetiyede ihtarlar eksiksiz yazılmışsa, belge sunma ihtarı yönünden iki haftalık kesin süre işlemeye başlar.
- İki haftalık süre içinde belge sunulmaz veya getirtme için gereken açıklama yapılmazsa, mahkeme o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasına karar verir.
- Süre içinde belge sunulur veya açıklama yapılırsa delilden vazgeçme sonucu doğmaz.
- Tek taraf gelmiş ve yargılamaya devam istemişse, gelmeyen taraf yokluğunda yapılan işlemlere karşı itiraz hakkını kaybeder.
- Davetiyede özel ihtarlar yer almazsa iki haftalık süre işlemez ve delilden vazgeçme sonucu doğmaz.
- Sulh hazırlığı ihtarı, tarafların sulh için gerekli hazırlığı yapmalarını sağlamaya yöneliktir; ihtarın yapılmamış olması ön incelemenin geçerliliğini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Genel duruşma davetiyesi ile ön inceleme davetiyesi arasındaki fark nedir?
Genel duruşma davetiyesinde yalnızca m.147/2 kapsamındaki asgari unsurlar bulunur.
Ön inceleme davetiyesinde bu asgari unsurlara ek olarak m.139/1 bentlerindeki özel ihtarlar yer alır.
Özel ihtarlar yazılmamışsa iki haftalık kesin süre işlemez ve delilden vazgeçme sonucu doğmaz.
Tek taraf gelirse ile her iki taraf gelirse arasındaki fark nedir?
Duruşmaya yalnız bir taraf gelir ve yargılamaya devam etmek isterse, gelmeyen taraf yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez.
Her iki taraf da gelirse bu ihtarın ön inceleme bakımından yokluk sonucu doğurması söz konusu değildir.
İhtarın uygulanması için yalnız tek tarafın gelmiş ve yargılamaya devam etmek istemiş olması gerekir.
Davetiyede ihtar yapıldığı ile yapılmadığı hâl arasındaki fark nedir?
Davetiyede belge sunma ihtarı yapılmışsa iki haftalık kesin süre başlar.
Davetiyede bu ihtar yapılmamışsa süre başlamaz.
İhtar yapılmamışsa belgenin sunulmamış olması tek başına delilden vazgeçme sonucu doğurmaz.
Ön inceleme duruşmasına davet: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Davetiyede belge sunma ihtarı yazılmadığı hâlde iki haftalık sürenin işlediğini kabul etmek; süre ancak ihtarın yapılmasıyla başlar.
- Davetiyede ihtar yapılmadan delilden vazgeçme kararı vermek; bu hâlde karar hukuki dayanaktan yoksundur.
- Sulh hazırlığı ihtarını, ön incelemenin geçerlilik şartı gibi değerlendirmek; ihtar eksikliği ön incelemeyi kendiliğinden geçersiz kılmaz.
- İki haftalık süreyi, belge sunma yükümlülüğü için değil de genel bir ön inceleme süresi gibi hesaplamak; süre yalnızca belge ve getirtme işlemine ilişkindir.
- Tek taraf gelmişse, gelmeyen tarafın yokluğunda yapılan her işleme itiraz edilemez sanmak; itiraz kaybı yalnızca yargılamaya devam istenmesi hâline bağlıdır.
- Davetiyenin tebliğ tarihini değil, davetiyenin düzenlendiği tarihi süre başlangıcı saymak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Davetiyede belge sunma ihtarının bulunmaması hâlinde iki haftalık sürenin işlemeyeceği ve delilden vazgeçme kararının verilemeyeceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/24 E., 2022/1787 K., 20.12.2022; Hukuk Genel Kurulu, 2020/700 E., 2022/207 K., 24.02.2022)
- Ön inceleme duruşmasında, ihtara rağmen dilekçelerde gösterilen belgeleri sunmayan ya da getirtilmesi için gerekli açıklamayı yapmayan tarafın o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/517 E., 2022/152 K., 17.02.2022; Hukuk Genel Kurulu, 2021/518 E., 2022/153 K., 17.02.2022)
- Davetiyedeki ihtar eksikliğinin, sonradan ön inceleme duruşmasında yapılan ihtarla giderilemeyeceği yönünde uygulama bulunmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/516 E., 2022/151 K., 17.02.2022)
Nasıl ispat edilir?
- Belge sunma ihtarının davetiyede yapıldığını ve iki haftalık sürenin tebliğden başladığını gösterme yükü, delilden vazgeçme sonucuna dayanan tarafa aittir; mahkeme dosyasındaki davetiye ve tebliğ belgesi bu konuda esas delildir.
- Dilekçelerde gösterilen belgenin ancak süre içinde sunulmadığını ispat yükü, belgenin sunulmasını bekleyen tarafa ve mahkemeye düşer; mahkeme tutanağı ve dosya kapsamı ile saptanır.
- Süre içinde belgenin sunulduğunu veya getirtme için gerekli açıklamanın yapıldığını ispat yükü, bu işlemi yapan tarafa aittir; dilekçe ekleri ve mahkeme kaydı belirleyicidir.
- Tek tarafın duruşmaya gelmesi ve yargılamaya devam istemesi hâlinde, gelmeyen tarafın bu ihtarı davetiyede aldığını ve buna karşı itiraz etmediğini gösteren tebliğ belgesi önemlidir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.137: Ön incelemenin kapsamını ve mahkemenin ön incelemede yapacağı işlemleri düzenler; m.139 davetin bu incelemeden sonra yapılmasını öngörür.
- 6100 sayılı Kanun m.138: Dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar verilmesini düzenler; m.139 davetinin bu incelemenin tamamlanmasından sonra yapılmasını gerektirir.
- 6100 sayılı Kanun m.147: Duruşma davetiyesinin asgari unsurlarını düzenler; m.139 bu unsurlara ek olarak ön inceleme ihtarlarını ekler.
HMK m.140 — Ön inceleme duruşması
Madde, yazılı yargılama usulünde dilekçe teatisinden sonra yapılan ön inceleme duruşmasının işleyişini düzenler. Bu kapsamda hâkimin dava şartları ve ilk itirazlar hakkında taraflarını dinlemesi, uyuşmazlık konularının tespiti, tarafların sulh ve arabuluculuğa teşviki, duruşma tutanağının düzenlenmesi, ön incelemenin tek duruşmada tamamlanması ve belge sunma ihtarına rağmen belgelerden vazgeçme sonucu yer alır. Maddenin uygulanması ön incelemeye taraf olan davacı ve davalıya, ayrıca basit yargılama usulünde 322. madde atfıyla ilgili yargılamalara ilişkindir. Dava şartları ve ilk itirazların dosya üzerinden incelenmesi (m.138), ön incelemeye davet (m.139), zamanaşımı ve hak düşürücü süreler (m.142), ön inceleme sonrası tahkikata geçiş ve tahkikat duruşması (m.147) ile arabuluculuk dava şartına ilişkin ayrıntılar bu maddede düzenlenmez.
Ön inceleme duruşması: hangi kavramlar bilinmeli?
- Ön inceleme duruşması
- Dilekçeler teatisinden sonra ve tahkikattan önce yapılan, uyuşmazlık konularının belirlendiği ve tarafların sulhe veya arabuluculuğa teşvik edildiği duruşmadır. Tahkikat için duruşma günü verilebilmesi, bu aşamanın tamamlanmasına bağlıdır.
- Uyuşmazlık konuları
- Tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların tek tek tespit edilmesiyle ortaya çıkan konulardır. Tahkikat bu tespit esas alınarak yürütülür.
- Ön inceleme tutanağı
- Sulh veya arabuluculuk faaliyetinden sonuç alınıp alınmadığını ve anlaşamayan hususları gösteren tutanaktır. Taraflarca hazır bulunanlar tarafından imzalanır ve tahkikatın dayanağı olur.
- Belgeden vazgeçme sayımı
- Taraf, ihtara rağmen dilekçesinde gösterdiği belgeleri sunmaz veya getirtilmesi için gerekli açıklamayı yapmazsa, bu delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılır. Yaptırım, belgenin kendisinin değil delile dayanma hakkının kaybıdır.
Ön inceleme duruşması: hangi şartlar aranır?
- Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılmış olmalıdır; bu aşama tamamlanmadan tahkikata geçilemez ve tahkikat için duruşma günü verilemez.
- Hâkim, dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar verebilmek için gerekli görürse tarafları ön inceleme duruşmasında dinlemelidir.
- Tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar tek tek tespit edilmelidir; bu tespit uyuşmazlık konularının belirlenmesi anlamına gelir.
- Uyuşmazlık konuları tespit edildikten sonra hâkim, tarafları sulh ve arabuluculuğun esasları, süreci ve hukuki sonuçları hakkında aydınlatarak sulhe veya arabuluculuğa teşvik etmelidir.
- Sulh veya arabuluculukta sonuç alınacağı kanaatine varılırsa, bir defaya mahsus olmak üzere yeni bir duruşma günü tayin edilmelidir.
- Ön inceleme duruşmasının sonunda, sulh veya arabuluculuk faaliyetinden sonuç alınıp alınmadığı ve anlaşamayan hususlar tutanakla tespit edilmelidir.
- Tutanağın altı, duruşmada hazır bulunan taraflarca imzalanmalıdır; tahkikat bu tutanak esas alınarak yürütülür.
- Belgeler için ihtar yapılmış olmalı ve taraf ihtara rağmen belgeleri sunmamalı ya da getirtme için gerekli açıklamayı yapmamalıdır; bu hâlde delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilir.
Ön inceleme duruşması: hangi sonuçları doğurur?
- Dava şartları ve ilk itirazlar hakkında verilen karar davayı o mahkemede sona erdiriyorsa dava sona erer ve esas hakkında ön inceleme yapılmaz.
- Dava şartları ve ilk itirazlar davayı sona erdirici nitelikte değilse mahkeme esas hakkında ön incelemeye devam eder ve uyuşmazlık konularını tespit eder.
- Sulh veya arabuluculukta sonuç alınamazsa, anlaşamayan hususlar tutanakla tespit edilir ve tahkikat bu tutanağa göre yürütülür.
- Tahkikat, ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan başlatılamaz; bu hâlde tahkikat için duruşma günü verilemez.
- Tutanağın taraflarca imzalanması, tahkikatın dayanağı olan belgeyi oluşturur.
- İhtara rağmen belgeleri sunmayan veya getirtme için gerekli açıklamayı yapmayan taraf, bu delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılır.
- Tarafların yargılamaya ilişkin tasarrufu serbest olan uyuşmazlıklarda sulh teşviki, zorunlu hâllerde tekrarlanabilir ancak ön inceleme tek duruşmada tamamlanmalıdır.
Sulh ile arabuluculuk teşviki arasındaki fark nedir?
Sulh, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 313. maddesi kapsamında mahkemenin tarafları uzlaştırma girişimidir.
Arabuluculuk, 6325 sayılı Kanun kapsamında tarafların arabulucu eşliğinde yaptığı uyuşmazlık çözüm sürecidir.
Madde her ikisini birlikte anar; hâkimin teşvik ettiği yol tarafların tercihi ve davanın niteliğine göre belirlenir, teşvik yükümlülüğü her iki durumda da aynıdır.
Yeni duruşma günü ile tek duruşmada tamamlanma arasındaki fark nedir?
Bir defaya mahsus olmak üzere yeni duruşma günü, sulh veya arabuluculukta sonuç alınacağı kanaatine varıldığında verilir.
Zorunlu hâllerde verilen yeni duruşma günü de yalnız bir defa için geçerlidir; ön inceleme genel olarak tek duruşmada tamamlanır.
Kural tek duruşma, istisna ise bir defaya mahsus ek duruşmadır; ek duruşma sayısı sınırlıdır.
Dava şartları ve ilk itirazlar ile uyuşmazlık konuları arasındaki fark nedir?
Dava şartları ve ilk itirazlar, hâkimin gerekli görmesi hâlinde taraflar dinlenerek karara bağlanır.
Uyuşmazlık konularının tespiti, bu kararlardan sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde yapılır.
Sıra önemlidir: önce dava şartları ve ilk itirazlar, sonra uyuşmazlık konuları ele alınır.
Ön inceleme duruşması: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Dilekçe teatisi tamamlanmadan ya da ön inceleme yapılmadan tahkikat için duruşma günü vermek.
- Dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar vermeden uyuşmazlık konularını tespit etmeye geçmek; sıranın atlanması bozma sebebidir.
- Sulh ve arabuluculuğa teşvik işlemini tutanağa geçirmeden tahkikata başlamak.
- Ön incelemeyi birden fazla duruşmaya yaymak; yeni duruşma yalnız bir defaya mahsus ve zorunlu hâllerle sınırlıdır.
- Mazereti kabul edilen tarafın yokluğunda ön inceleme yapıp tahkikata geçmek.
- Belge sunma ihtarını yapmadan ya da ihtarın usulüne uygun yapıldığını tutanağa geçirmeden delilden vazgeçme sonucu doğurmak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilmesi ve tahkikat için duruşma günü verilmesi yasaya aykırı kabul edilmekte, bu durum bozma sebebi sayılmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/517 E., 2022/152 K., 17.02.2022; Hukuk Genel Kurulu, 2021/518 E., 2022/153 K., 17.02.2022)
- Ön inceleme aşamasında dilekçe teatisi tamamlanmadan dosya üzerinden karar verilmesi usule aykırı bulunmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/517 E., 2022/152 K., 17.02.2022)
- Sulh ve arabuluculuğa teşvik yükümlülüğü yerine getirilmeden tahkikata geçilmesi usul eksikliği sayılmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/516 E., 2022/151 K., 17.02.2022)
- Belgelerin sunulması için ihtar yapılmadan delilden vazgeçme sonucu doğurulması kabul edilmemektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2019/637 E., 2021/1387 K., 11.11.2021)
- Belge sunma ihtarı ve delilden vazgeçme yaptırımı, 7251 sayılı Kanun ile değişmeden önceki beşinci fıkraya göre değerlendirilmekte; uyuşmazlık tarihindeki hüküm esas alınmaktadır. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/1380 E., 2026/4 K., 09.01.2026; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/1165 E., 2025/2158 K., 19.12.2025)
- Mazereti kabul edilen tarafın yokluğunda ön inceleme yapılıp tahkikata geçilmesi, savunma hakkının ihlali sayılmakta ve bozma sebebi kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/517 E., 2022/152 K., 17.02.2022)
Nasıl ispat edilir?
- Asıl talebi ileri süren taraf, dilekçelerinde gösterdiği belgeleri ön inceleme duruşmasında sunmakla yükümlüdür; sunmadığı takdirde ihtara rağmen davranmış sayılır.
- Belgelerin sunulmasına ilişkin ihtarın yapıldığı, duruşma tutanağı ve davetiye ile ispatlanır.
- Karşı taraf, ihtarın yapılmadığını ya da taraf sunma yükümlülüğünü yerine getirdiğini ileri sürerse, bu savunmayı tutanak ve duruşma kayıtlarıyla ispatlar.
- Ön inceleme tutanağı, sulh veya arabuluculuk faaliyetinden sonuç alınıp alınmadığını ve anlaşamayan hususları gösteren yazılı delildir; tahkikat bu tutanağa göre yürütüldüğünden tutanağın eksikliği yargılamayı etkiler.
- Yokluk iddiası ya da mazeret taraflarca ileri sürüldüğünde, mazeret dilekçesi ve duruşma tutanağı ile ispat edilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.137: Ön incelemenin kapsamını ve tahkikata geçilememesini düzenler; bu madde onun uygulama usulünü ayrıntılandırır.
- 6100 sayılı Kanun m.138: Dava şartları ve ilk itirazların dosya üzerinden ya da ön inceleme duruşmasında karara bağlanmasını düzenler; m.140/1 bu incelemenin duruşmada nasıl yapılacağını gösterir.
- 6100 sayılı Kanun m.139: Ön inceleme duruşmasına davet ve bu davetiyede yapılacak ihtarları düzenler; belge ihtarı m.140/5 ile bağlantılıdır.
- 6100 sayılı Kanun m.313: Sulh konusunda mahkemenin teşvik yetkisini düzenler; m.140/2 ile birlikte uygulanır.
- 6100 sayılı Kanun m.322: Basit yargılama usulünde bu maddenin uygulanmasını sağlayan atıftır.
- 6325 sayılı Kanun: Arabuluculuk faaliyetinin esaslarını ve sonuçlarını düzenler; m.140/2 ve m.140/3 bu düzenlemeye atıf yapar.
HMK m.141 — İddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi
Bu madde, dilekçeler aşamasında (cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleriyle) iddia ve savunmanın serbestçe genişletilip değiştirilebilmesini düzenler ve bu serbestliğin bittiği andan sonra iddia ve savunmanın genişletilmesini ya da değiştirilmesini yasaklar. Hem dava sebebi (vakıalar) hem talep sonucu bakımından uygulanır ve tarafların her ikisi için de geçerlidir. Yasağın istisnalarını, yani ıslahı ve karşı tarafın açık muvafakatini de madde kendisi saklı tutar. Madde, ön inceleme aşamasında mazeretsiz gelmeyen tarafa tanınan istisnayı metinde düzenlemez; bu istisna ön inceleme ile ilgili hükümlere aittir. Talep sonucunun daraltılmasını (feragat, davayı geri alma, m.307 ve m.123), delil ileri sürme süresini (m.145) ve ıslahın usulünü (m.176 vd.) bu madde düzenlemez.
İddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- İddia ve savunmanın genişletilmesi
- Mevcut dava sebebine yeni vakıalar eklenmesi ya da talep sonucunun artırılmasıdır. Vakıaların ve talep sonucunun artırılması bu kapsamdadır.
- İddia ve savunmanın değiştirilmesi
- Daha önce ileri sürülen vakıanın veya talep sonucunun yerine başka bir vakıa ya da talep sonucunun konulmasıdır. Örneğin taşınmaz yerine başka bir taşınmazın dava konusu yapılması bu kapsamdadır.
- Cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri
- Yazılı yargılama usulünde karşılıklı dilekçe değişiminin son iki adımıdır. Bu dilekçelerle taraflar iddia ve savunmalarını serbestçe genişletebilir veya değiştirebilir.
- Açık muvafakat
- Karşı tarafın yasağı aşmaya açıkça rıza göstermesidir. Zımni muvafakat bu amaca yetmez; hâkim karşı tarafa sorarak açık rızasını tutanağa geçirmelidir.
- Islah
- Tarafın dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde yaptığı iddia ya da savunmayı, yasağa takılmaksızın değiştirmesini ya da genişletmesini sağlayan usul yoludur. Ayrıntılı usulü m.176 ve devamı düzenler.
İddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi: hangi şartlar aranır?
- Yasağın istisnası olarak değişiklik, cevaba cevap ya da ikinci cevap dilekçesinin verildiği aşamada yapılmalıdır; bu dilekçelerden sonra yapılan genişletme ya da değiştirme yasak kapsamına girer.
- Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunma genişletilmemeli ve değiştirilmemelidir.
- Yasağın aşılabilmesi için ıslah yoluna başvurulmuş olmalıdır.
- Yasağın aşılabilmesi için ıslah yoluna başvurulmamışsa karşı tarafın açık muvafakati alınmış olmalıdır; zımni muvafakat yeterli değildir.
- Açık muvafakat, değişikliğin kabulü anlamına gelmez; karşı taraf değişikliğe karşı her türlü savunma ve delili ileri sürebilir.
İddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleriyle yapılan genişletme ve değiştirme geçerlidir ve yasağa takılmaz.
- Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra yapılan genişletme ya da değiştirme ıslah veya açık muvafakat olmadan yapılırsa yasak nedeniyle dikkate alınmaz.
- Karşı taraf açık muvafakat verirse değiştirilmiş ya da genişletilmiş iddia veya savunma dikkate alınır ve mahkeme bu hâli esas alarak inceleme yapar.
- Karşı taraf açık muvafakat vermezse ve ıslah yapılmazsa, değişiklik yasak nedeniyle hükme esas alınamaz.
- Açık muvafakat verilmesi, karşı tarafın yeni ileri sürülen vakıayı kabul ettiği anlamına gelmez; karşı taraf her türlü savunma ve delili ileri sürebilir.
- Yasağın sonucu, değiştirilen iddia ya da savunmanın hükmün kurulmasında dikkate alınamaması olarak doğar.
Dilekçeler aşaması ile dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonraki aşama arasındaki fark nedir?
Cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri verilirken taraflar iddia ve savunmalarını serbestçe genişletebilir ya da değiştirebilir.
Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra yasak başlar ve iddia ya da savunma ancak ıslah veya açık muvafakatle değiştirilebilir.
Aynı değişiklik cevaba cevap ya da ikinci cevap dilekçesiyle yapılırsa serbesttir, daha sonra yapılırsa izin koşullarına bağlıdır.
Açık muvafakat ile zımni muvafakat arasındaki fark nedir?
Açık muvafakat, karşı tarafın yasağı aşmaya açıkça rıza göstermesidir.
Zımni muvafakat, karşı tarafın itiraz etmeden değişikliğe katılması veya sessiz kalmasıdır.
Yalnız açık muvafakat değişikliği geçerli kılar; zımni muvafakat ile yapılan genişletme yasağı aşmaz.
Vakıa değişikliği ile talep sonucu değişikliği arasındaki fark nedir?
Vakıa değişikliği, dava sebebinin yani dayanılan olay ve olguların değiştirilmesi ya da genişletilmesidir.
Talep sonucu değişikliği, istenen hukuki korumanın değiştirilmesi ya da artırılmasıdır.
Her iki değişiklik de yasak kapsamındadır; talep sonucunun daraltılması ise bu maddeye değil feragat ve geri alma hükümlerine tabidir.
Islah ile açık muvafakat arasındaki fark nedir?
Islah, tarafın kendi dilekçesini düzeltmesi yoluyla yasağı aşmasıdır ve karşı tarafın rızasına bağlı değildir.
Açık muvafakat, karşı tarafın rızasıyla yasağın aşılmasıdır.
Karşı taraf rıza göstermese bile ıslah yolu açık kalır; ıslah ayrıntılı usul kurallarına tabidir.
İddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Zımni muvafakati açık muvafakat saymak; sessiz kalan karşı tarafın değişikliğe rıza gösterdiğini kabul etmek.
- Açık muvafakat verilmesini, karşı tarafın yeni vakıayı kabul ettiği ya da ikrar ettiği anlamına yorumlamak.
- Talep sonucunun daraltılmasını bu madde kapsamında saymak; daraltma feragat ve geri alma hükümlerine tabidir.
- Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra da cevaba cevap ya da ikinci cevap niteliğinde dilekçe kabul ederek serbest genişletmeye izin vermek; bu dilekçelerden sonra verilenler yasak kapsamındadır.
- Açık muvafakatin hâkim tarafından sorulmadan, tutanağa geçirilmeden kabul edilmesi.
- Islah yolunu açık muvafakat ile karıştırmak; ıslah karşı tarafın rızasına bağlı değildir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Cevap dilekçesinde zamanaşımı def'i ileri sürülmemiş ya da cevap süresi içinde verilmemişse, ilerleyen aşamalarda zamanaşımı def'i yalnız davacının açık muvafakatiyle ileri sürülebilir. (Hukuk Genel Kurulu, 2016/1212 E., 2017/1078 K., 07.06.2017; Hukuk Genel Kurulu, 2016/1211 E., 2017/1077 K., 07.06.2017; Hukuk Genel Kurulu, 2016/1210 E., 2017/1076 K., 07.06.2017; Hukuk Genel Kurulu, 2016/1209 E., 2017/1075 K., 07.06.2017)
- Davacı cevaba cevap dilekçesiyle davasını temel ilişkiye dayandırabilir; bu serbestlik dilekçe aşamasına özgüdür. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2024/1472 E., 2024/1725 K., 27.11.2024)
- Davalının zımni muvafakati, davacının iddiasını genişletmesi için yeterli kabul edilmez; açık muvafakat ya da ıslah gerekir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2024/179 E., 2026/456 K., 12.03.2026)
Nasıl ispat edilir?
- Yasağı aşarak iddiasını genişleten veya değiştiren taraf, bu değişikliğin dilekçe aşamasında ya da açık muvafakat ya da ıslah ile yapıldığını ispatla yükümlüdür.
- Açık muvafakatin varlığı, hâkimin karşı tarafa sorması ve cevabın tutanağa yazdırılmasıyla belgelenir; tutanak esas delildir.
- Zımni muvafakat iddiası ileri süren taraf, sessizliğin açık rıza anlamına geldiğini ispatlamak zorundadır; bu yol yeterli kabul edilmez.
- Karşı taraf, genişletilen veya değiştirilen iddiaya karşı savunma ve delil ileri sürme hakkını korur; bu savunmaların geçerliliği ayrıca ispat konusu olur.
- Islah yoluna başvurulduğunu iddia eden taraf, ıslah dilekçesinin sunulduğunu belgeyle ispatlar.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.176: Islah yolunun usulünü düzenler. Bu madde ıslahı istisna olarak saklı tutar, ayrıntıları ise m.176 ve devamı belirler.
- 6100 sayılı Kanun m.307: Talep sonucunun daraltılmasının, yani kısmi feragatin, bu maddeye değil feragat hükümlerine tabi olduğunu gösterir.
- 6100 sayılı Kanun m.123: Davayı geri almanın, talep sonucunun daraltılmasında bu maddeye değil geri alma hükümlerine tabi olduğunu gösterir.
- 6100 sayılı Kanun m.145: Delil gösterme süresini düzenler. İddia ve savunmanın değiştirilmesi ile delil gösterilmesi ayrı rejimlere tabidir.
- 6100 sayılı Kanun m.137: Ön inceleme aşamasını düzenler; ön inceleme aşamasında yasağın uygulanma biçimi o aşamaya ilişkin hükümlerle belirlenir.
HMK m.142 — Süreler hakkında karar
Madde, ön inceleme duruşması tamamlandıktan sonra ve tahkikata başlanmadan önce, hak düşürücü süreler ile zamanaşımına ilişkin itiraz ve def'ilerin hâkim tarafından incelenip karara bağlanmasını düzenler. Hükmün uygulanacağı kişi bakımından, davanın taraflarını ve bu itiraz ve def'ileri ileri süren tarafı kapsar. Maddede sürelerin hesaplanma yöntemi, süre uzatımı veya kısaltılması, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin kendi süreleri ile sebepleri düzenlenmez; bu konular ilgili maddi hukuk hükümlerinde yer alır. Ön inceleme duruşmasının yapılması ve dava şartları ile ilk itirazların incelenmesi (m.137-140), tahkikat aşamasının işleyişi (m.144 ve devamı) ve hakkın dava yoluyla ileri sürülmesine ilişkin usul süreleri de bu maddenin kapsamı dışındadır.
Süreler hakkında karar: hangi kavramlar bilinmeli?
- Hak düşürücü süre
- Kanunda öngörülen bir hakkın kullanılabilmesi için tanınan ve süre geçtiğinde hakkın kendisinin sona erdiği süredir. Süre, hakkın doğumundan itibaren işler ve kesilmesi ya da durması kural olarak kabul edilmez.
- Zamanaşımı
- Alacak veya hakkın dava yoluyla ileri sürülmesini süreye bağlayan, süre dolunca borçlunun def'i olarak ileri sürebileceği savunma sebebidir. Hak varlığını korur, ancak dava yoluyla istenemez hâle gelir.
- Def'i
- Davalının, davacının talebine karşı ileri sürdüğü, davanın reddini sağlayan savunma sebebidir. Zamanaşımı def'ii, hâkimin ancak ilgili taraf ileri sürdüğünde dikkate alabileceği bir savunmadır.
- Ön inceleme duruşması
- Ön inceleme aşamasının tamamlandığı, uyuşmazlık noktalarının ve dava şartları ile ilk itirazların incelendiği duruşmadır. Madde 142 bu duruşmanın tamamlanmasından sonra uygulanır.
Süreler hakkında karar: hangi şartlar aranır?
- Ön inceleme duruşmasının tamamlanmış olması gerekir.
- Hâkim tahkikata başlamadan önce karar vermelidir; tahkikat aşamasına geçilmiş olması bu incelemeyi engeller.
- Hak düşürücü süre veya zamanaşımına ilişkin bir itiraz ya da def'inin ileri sürülmüş olması gerekir.
- Hâkim, dosya kapsamındaki bilgilerle süreye ilişkin itiraz ve def'ileri inceleyip karara bağlamalıdır.
- Süre dolmuşsa dava reddedilir; süre dolmamışsa tahkikata devam edilir.
Süreler hakkında karar: hangi sonuçları doğurur?
- Hâkim, dosya kapsamından hak düşürücü sürenin veya zamanaşımının dolduğu açıkça anlaşılıyorsa, tahkikata geçmeden davayı reddedebilir.
- Süre dolmamışsa veya geçip geçmediği araştırma gerektiriyorsa, hâkim tahkikata devam eder.
- Hâkim, tahkikat işlemleri gerekmeden karar verebilecekken süreler hakkında kararı tahkikatın ileri aşamalarına bırakırsa kanuna aykırı davranmış olur.
- Zamanaşımı def'i süresinde ve yöntemine uygun ileri sürülmüşse işin esasına geçilmez ve bu savunma ön sorun olarak incelenip karara bağlanır.
- Süreler hakkındaki karar tahkikattan önce verilir ve bu karar esasa ilişkin olarak değerlendirilir.
Hak düşürücü süre ile zamanaşımı arasındaki fark nedir?
Hak düşürücü süre geçince hakkın kendisi sona erer ve hâkim bunu kendiliğinden dikkate alabilir.
Zamanaşımında hak varlığını korur, süre dolunca dava yoluyla istenemez ve karşı tarafın def'i olarak ileri sürmesi gerekir.
Madde her iki durumu da tahkikattan önce incelenmesi gereken konular arasında sayar; ancak zamanaşımında savunmanın ileri sürülmesi, hak düşürücü süreden farklı olarak, incelemenin tetiklenmesinde belirleyicidir.
Maddi hukuk ve usul hukuku sürelerinin ayrımı: fark nedir?
Madde, maddi hukuka ilişkin hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerini konu alır.
Dava şartları ve ilk itirazlar usul hukukuna ilişkindir ve m.137-140 kapsamında ön incelemede karara bağlanır.
Usule ilişkin itirazlar ön inceleme aşamasında, maddi hukuka ilişkin süre itirazları ise ön inceleme duruşmasından sonra tahkikattan önce incelenir.
Süre dolmuşsa ile dolmamışsa arasındaki fark nedir?
Dava malzemesinden sürenin geçtiği açıkça görülüyorsa hâkim davayı reddeder.
Süre dolmamış veya geçip geçmediği tahkikatla anlaşılacaksa hâkim tahkikata devam eder.
Hâkim, tahkikat yapılmadan karar verebilecek durumda değilse karar vermeyip tahkikata geçer ve süre konusunu esas aşamasında değerlendirir.
Süreler hakkında karar: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Süre dolup dolmadığı açıkça anlaşılabilecekken süre itirazını tahkikatın sonuna bırakmak; kanun bu kararın tahkikattan önce verilmesini emreder. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2023/793 E., 2023/805 K., 11.05.2023)
- Zamanaşımı savunmasını maddi hukuk meselesi olarak tahkikat sonunda değerlendirmek; ön inceleme sonrası incelenmesi gerekir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, 2024/589 E., 2025/850 K., 19.06.2025)
- Zamanaşımı ile hak düşürücü süreyi aynı hükümde karıştırmak; zamanaşımında def'i ileri sürülmesi, hak düşürücü süre ise kendiliğinden dikkate alınması gerekir.
- Ön inceleme duruşması tamamlanmadan dosya üzerinden süreye dayanarak davayı reddetmek; madde ön inceleme duruşmasının tamamlanmasını şart koşar. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2021/76 E., 2021/766 K., 17.06.2021)
- Süre konusunda karar verilirken tahkikata ihtiyaç bulunmadığı hâlde tahkikat işlemleri yapmak. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2023/793 E., 2023/805 K., 11.05.2023)
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Bölge adliye mahkemeleri, ön inceleme duruşması tamamlandıktan sonra ve tahkikattan önce süre itirazının incelenmesi gerektiğini kabul etmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2020/1297 E., 2020/2053 K., 19.11.2020; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2019/3884 E., 2021/1311 K., 18.11.2021; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2021/76 E., 2021/766 K., 17.06.2021; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2017/2079 E., 2019/669 K., 11.04.2019)
- Mahkemenin tahkikat sonunda, süre itirazı hakkında karar vermeden esasa girmesi usul ve yasaya aykırı bulunmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2023/793 E., 2023/805 K., 11.05.2023)
- Zamanaşımı savunmasının süresinde ve usulüne uygun ileri sürülmesi hâlinde, bu savunma ön sorun olarak incelenip karara bağlanmaktadır. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, 2024/589 E., 2025/850 K., 19.06.2025)
- Süre dolduğu açıkça görülen durumda, ön inceleme tamamlanır tamamlanmaz davanın reddedilebileceği kabul edilmektedir.
Nasıl ispat edilir?
- Zamanaşımı def'ini ileri süren davalı, süre dolumunu ve başlangıç tarihini ispatlamakla yükümlüdür; alacağın vadesi ve tahsil talebi gibi belgeler bu konuda kullanılır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2020/1297 E., 2020/2053 K., 19.11.2020)
- Hak düşürücü süreyi ileri süren taraf, sürenin işlediğini ve hakkın doğduğu tarihi ispatlamalıdır; bu konuda yazılı belge esas alınır.
- Davacı, süresinde dava açıldığını veya sürenin durduğunu, kesildiğini ileri sürdüğünde bu hususu ispatlamakla yükümlüdür.
- Süre dolup dolmadığı dosya kapsamından açıkça anlaşılmıyorsa, tanık ve diğer delillerle araştırma yapılması gerekir ve bu durumda hâkim tahkikata geçer. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2023/793 E., 2023/805 K., 11.05.2023)
- Hâkimin süre itirazını karara bağlamadan esasa girmesi hâlinde, bu eksiklik kararın bozulmasına yol açabilir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2023/793 E., 2023/805 K., 11.05.2023)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.137: Ön inceleme aşamasının yapısını ve ön inceleme duruşmasının işleyişini düzenler; m.142 bu duruşmanın tamamlanmasını başlangıç noktası olarak alır.
- 6100 sayılı Kanun m.140: Ön inceleme duruşmasında yapılacak işlemleri düzenler; m.142'deki karar bu işlemlerden sonra verilir.
- 6100 sayılı Kanun m.163: Ön sorunların incelenmesine ilişkin olup zamanaşımı savunmasının ön sorun olarak ele alınmasında bağlantılıdır.
- 6100 sayılı Kanun m.164: Ön sorunların karara bağlanmasına ilişkin usulü düzenler; zamanaşımı savunmasının ön sorun biçiminde incelenmesinde uygulanır.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| iki hafta | m.136 | (1) Davacı, cevap dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde cevaba cevap dilekçesi; davalı da davacının cevabının kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde ikinci cevap dilekçesi verebilir. |
| iki haftalık | m.139 | (Değişik cümle:22/7/2020-7251/13 md.) Çıkarılacak davetiyede aşağıdaki hususlar ihtar edilir: a) Duruşma davetiyesine ve sonuçlarına ilişkin diğer hususlar. b) Tarafların sulh için gerekli hazırlığı yapmaları. c) Duruşmaya sadece… |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
28 karar- Hukuk Genel Kurulu, 2022/24 E., 2022/1787 K., 20.12.2022İlgili madde: m.139
- Hukuk Genel Kurulu, 2020/700 E., 2022/207 K., 24.02.2022İlgili madde: m.139
- Hukuk Genel Kurulu, 2021/517 E., 2022/152 K., 17.02.2022İlgili madde: m.139
- Hukuk Genel Kurulu, 2021/518 E., 2022/153 K., 17.02.2022İlgili madde: m.139
- Hukuk Genel Kurulu, 2021/516 E., 2022/151 K., 17.02.2022İlgili madde: m.139
- 2. Hukuk Dairesi, 2025/1105 E., 2025/8070 K., 30.09.2025İlgili madde: m.136
- 2. Hukuk Dairesi, 2024/9128 E., 2025/5603 K., 29.05.2025İlgili madde: m.136
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/5721 E., 2024/2334 K., 03.04.2024İlgili madde: m.136
- 3. Hukuk Dairesi, 2022/2824 E., 2023/357 K., 28.02.2023İlgili madde: m.136
- 2. Hukuk Dairesi, 2022/9278 E., 2023/101 K., 10.01.2023İlgili madde: m.136
Diğer 18 karar
- 2. Hukuk Dairesi, 2022/3579 E., 2022/8975 K., 09.11.2022İlgili madde: m.136
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/2213 E., 2026/767 K., 24.04.2026İlgili madde: m.137, m.138
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi, 2026/149 E., 2026/169 K., 29.01.2026İlgili madde: m.138
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/2146 E., 2025/1450 K., 29.12.2025İlgili madde: m.137
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2025/783 E., 2025/755 K., 17.09.2025İlgili madde: m.138
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2025/513 E., 2025/1267 K., 10.07.2025İlgili madde: m.138
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2025/17 E., 2025/983 K., 10.07.2025İlgili madde: m.138
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, 2024/589 E., 2025/850 K., 19.06.2025İlgili madde: m.142
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/329 E., 2025/500 K., 23.05.2025İlgili madde: m.138
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2021/3194 E., 2025/212 K., 07.03.2025İlgili madde: m.137
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2024/1370 E., 2024/1229 K., 11.07.2024İlgili madde: m.137
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2022/944 E., 2024/1143 K., 10.06.2024İlgili madde: m.137
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2021/2953 E., 2023/1564 K., 21.09.2023İlgili madde: m.137, m.139
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2023/793 E., 2023/805 K., 11.05.2023İlgili madde: m.142
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2019/3884 E., 2021/1311 K., 18.11.2021İlgili madde: m.142
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2021/76 E., 2021/766 K., 17.06.2021İlgili madde: m.142
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2020/1297 E., 2020/2053 K., 19.11.2020İlgili madde: m.142
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2017/2079 E., 2019/669 K., 11.04.2019İlgili madde: m.142
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 22.07.2020 (m.139).
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 5. Yazılı Yargılama Usulü bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış