TTK › Ticaret şirketleri › Limited şirket › Ortakların hak ve borçları
Kâr payı ve ilgili diğer hükümler
Kısaca
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 609. maddesi, anonim şirket ile benzeri sermaye şirketlerinde esas sermaye ve ek ödemeler üzerinden faiz verilmesini yasaklar; şirket sözleşmesiyle hazırlık dönemi faizi öngörülmesi halinde uygulanacak hukuku belirler.
Kapsam
Bu konu, Türk Ticaret Kanunu m.608–615 hükümlerini kapsar.
- TTK m.608Kâr payı ve yedek akçeler
- TTK m.609Faiz yasağı ve hazırlık dönemi faizi
- TTK m.610Finansal tablolar ve yedek akçeler
- TTK m.611Haksız alınan kâr paylarının geri verilmesi
- TTK m.612Şirketin kendi esas sermaye paylarını iktisabı
- TTK m.613Bağlılık yükümlülüğü ve rekabet yasağı
- TTK m.614Bilgi alma ve inceleme hakkı
Yürürlükten kaldırılmış: m.615.
TTK m.608 — Kâr payı ve yedek akçeler
Madde, limited şirkette kâr payının hangi kaynaklardan dağıtılabileceğini, kâr payının ortaklar arasında nasıl hesaplanacağını ve genel kurulun olağanüstü yedek akçe ayırmasının hangi koşullara bağlı olduğunu düzenler. Kâr payı dağıtımının kanuni ve sözleşmesel yedek akçelerle ilişkisi ile ek ödeme yükümlülüklerinin kâr payı hesabına etkisi bu maddenin konusudur. Hüküm, limited şirketin ortaklarına uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: kâr payı alacağının muacceliyeti ve dağıtım kararının zamanı (m.409 ve ilgili genel kurul hükümleri), kanuni yedek akçenin oranı ve miktarı (TTK m.519, anonim şirkete ilişkin hükümlerin limited şirkete uygulanması m.610), faiz ödenmesi (m.609), kâr payının kötüniyetle alınmasının iadesi ve zamanaşımı (m.512), ve rüçhan hakkı (m.591).
Kâr payı ve yedek akçeler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Net dönem kârı
- Yıllık bilançoya göre tespit edilen ve dağıtılmaya tahsis edilebilecek kâr tutarıdır. Kâr payı, yalnızca bu tutardan ve bunun için ayrılmış yedek akçelerden dağıtılabilir.
- Kanuni yedek akçe
- Kanun ve şirket sözleşmesi uyarınca ayrılması zorunlu olan yedek akçelerdir. Kâr dağıtımına karar verilebilmesi için bu akçelerin ayrılmış olması gerekir.
- Esas sermaye payının itibarî değeri
- Ortağın sahip olduğu esas sermaye payının sözleşmede gösterilen nominal tutarıdır. Kâr payı, aksi öngörülmedikçe bu değere oranla hesaplanır.
- Ek ödeme yükümlülüğü
- Ortağın şirket sözleşmesi uyarınca esas sermaye payına ek olarak yerine getirmekle yükümlü olduğu ödemelerdir. Yerine getirilen tutar, kâr payı hesabında itibarî değere eklenir.
- Olağanüstü yedek akçe
- Kanun ya da şirket sözleşmesinde öngörülmeyen veya öngörülen tutarı aşan yedek akçelerdir. Genel kurul bunları yalnızca üçüncü fıkrada sayılan koşullar bulunduğunda ayırabilir.
Kâr payı ve yedek akçeler: hangi şartlar aranır?
- Kâr payı dağıtımına karar verilebilmesi için dağıtılacak kârın net dönem kârı olması ve bu kârdan kanuni ve şirket sözleşmesinde öngörülmüş yedek akçelerin ayrılmış bulunması gerekir.
- Kâr payı, aksi şirket sözleşmesinde öngörülmedikçe esas sermaye payının itibarî değerine oranla hesaplanmalıdır.
- Ortak ek ödeme yükümlülüğünü yerine getirmişse, ödediği tutar kâr payı hesabında itibarî değere eklenmelidir.
- Genel kurulun kanun ya da sözleşmede öngörülmeyen veya öngörüleni aşan yedek akçe ayırabilmesi için zararların karşılanması için gerekli olması ya da şirketin gelişimi için yatırım ihtiyacının ciddi biçimde ortaya konulmuş olması gerekir.
- Olağanüstü yedek akçe ayrılması için ayrıca bütün ortakların menfaatinin bu ayrımı haklı göstermesi gerekir.
- Olağanüstü yedek akçe ayrılmasını haklı gösteren hususların şirket sözleşmesinde açıkça belirtilmiş olması gerekir; bu koşul eksikse genel kurul bu yedek akçeyi ayıramaz.
Kâr payı ve yedek akçeler: hangi sonuçları doğurur?
- Net dönem kârı yoksa veya kanuni yedek akçeler ayrılmamışsa kâr payı dağıtımına karar verilemez.
- Kâr payı, aksi sözleşmede öngörülmedikçe itibarî değere oranla ortaklara dağıtılır.
- Ek ödeme yapılmışsa bu tutar itibarî değere eklenir ve kâr payı bu toplam tutar üzerinden hesaplanır.
- Genel kurul, zararların karşılanması veya yatırım ihtiyacı gibi koşullar bulunmadan olağanüstü yedek akçe ayırırsa bu karar üçüncü fıkraya aykırılık oluşturur.
- Üçüncü fıkradaki koşullardan biri bulunmuyorsa olağanüstü yedek akçe ayrılması kâr payı hakkını doğrudan sınırlar ve ortaklara dağıtılacak tutarı azaltır.
- Maddenin hükümleri emredici niteliktedir; ancak kâr payının hesaplanma ölçüsü konusunda ikinci fıkra şirket sözleşmesiyle değiştirilebilir.
Kanuni yedek akçe ile olağanüstü yedek akçe arasındaki fark nedir?
Kanun ve şirket sözleşmesi uyarınca zorunlu olarak ayrılan yedek akçelerdir.
Kanun veya sözleşmede öngörülmeyen ya da öngörülen tutarı aşan yedek akçelerdir.
Birinci fıkra kanuni yedeklerin ayrılmasını kâr payı dağıtımının ön koşulu sayar. Olağanüstü yedek ise yalnızca üçüncü fıkradaki koşullarla genel kurul kararıyla ayrılabilir.
Sözleşmeyle farklı düzenleme ile aksi öngörülmemiş hal (kâr payı hesabı) arasındaki fark nedir?
Şirket sözleşmesi kâr payının başka bir ölçüye göre hesaplanacağını öngörebilir.
Sözleşmede aksi düzenleme yoksa kâr payı esas sermaye payının itibarî değerine oranla hesaplanır.
Sözleşme düzenlemesi varsa o ölçü uygulanır; yoksa itibarî değer oranı esas alınır.
Ek ödemesi olan ortak ile ek ödemesi olmayan ortak arasındaki fark nedir?
Ek ödeme yükümlülüğünü yerine getiren ortaktır.
Ek ödeme yapmamış ortaktır ya da bu yükümlülük bulunmayan ortaktır.
Yerine getirilen ek ödeme tutarı itibarî değere eklenerek kâr payı hesaplanır; ek ödeme yapılmamışsa bu ekleme yapılmaz.
Kâr payı ve yedek akçeler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Kâr payını doğrudan sermaye payı ya da net dönem kârının tamamı üzerinden hesaplamak; hesapta ikinci fıkradaki itibarî değer oranı ile sözleşme kaydını ayırt etmemek.
- Ek ödemeyi itibarî değere eklemeden kâr payını hesaplamak ya da ödenmemiş ek ödemeyi eklemek.
- Olağanüstü yedek akçenin üçüncü fıkradaki iki koşuldan yalnızca birinin bulunmasının yeterli olduğunu düşünmek; her iki koşulun birlikte aranması gerektiğini gözden kaçırmak.
- Üçüncü fıkradaki hallerin sözleşmede açıkça yazılı olması şartını ihmal etmek.
- Kanuni yedek akçe ayrılmadan kâr payı dağıtımına karar verilebileceğini varsaymak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, kâr payı talebinde önce net dönem kârının ve kanuni yedek akçelerin ayrılıp ayrılmadığını inceleyerek ikinci fıkranın koşullarını değerlendirmektedir. (İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2015/582 E., 2019/810 K., 26.09.2019)
- Kâr payı dağıtımında şirket sözleşmesindeki pay oranı ile itibarî değer oranı karşılaştırılmakta, sözleşmede farklı bir düzenleme yoksa ortakların payı oranına göre hesaplanmaktadır. (11. Hukuk Dairesi, 2021/4311 E., 2023/374 K., 19.01.2023)
- Sürekli kâr payı dağıtılmasına ilişkin taleplerde mahkemeler, maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarını birlikte uygulayarak genel kurul kararının bu ölçüye uygun olup olmadığını denetlemektedir. (İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/633 E., 2024/978 K., 18.12.2024)
- Ortaklık süresi kesintili olan kişilerin kâr payı alacağında, dağıtım tarihinde ortak olup olmadığının ayrıca araştırıldığı görülmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/2598 E., 2024/5474 K., 03.07.2024)
- Maddeye ilişkin dava dosyalarında, madde hükmünün hangi fıkrasına dayanıldığının açıkça gösterilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2022/4059 E., 2024/152 K., 10.01.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Kâr payı talebini ileri süren ortak, net dönem kârının bulunduğunu ve dağıtıma tahsis edildiğini yıllık bilanço ve genel kurul kararı ile ispatlar.
- Kanuni yedek akçelerin ayrıldığını ileri süren taraf, bu ayrımı bilanço kayıtları ile ispatlamakla yükümlüdür.
- Olağanüstü yedek akçe ayrıldığını savunan şirket, zararın karşılanması veya yatırım ihtiyacının ciddi biçimde ortaya konulduğunu ve bütün ortakların menfaatine uygunluğunu ispatlamak zorundadır.
- Olağanüstü yedek akçenin haklı gösterilen hususlarının şirket sözleşmesinde açıkça yazılı olduğu, sözleşme metni ile ispatlanır; yazılı kayıt yoksa bu koşulun gerçekleşmediği kabul edilir.
- Ek ödeme yapıldığını ileri süren ortak, ödeme belgesi ile bu tutarı ispatlar; belge yoksa tutar itibarî değere eklenemez.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.519: Genel kanuni yedek akçenin oranını ve ayrılma usulünü düzenler; bu madde ikinci fıkradaki kanuni yedek akçe ayrılmasının içeriğini tamamlar.
- 6102 sayılı Kanun m.523: Genel kurulun ihtiyari yedek akçe ayırmasına ilişkin anonim şirket hükmüdür; limited şirkette üçüncü fıkrayla birlikte değerlendirilir.
- 6102 sayılı Kanun m.507: Pay sahibinin dağıtılmaya tahsis edilen net dönem kârına katılma hakkını düzenler; kâr payı hakkının dayanağıdır.
- 6102 sayılı Kanun m.609: Esas sermayeye ve ek ödemelere faiz ödenmeyeceğini belirtir; bu madde ile birlikte kâr payı hesabının sınırını oluşturur.
- 6102 sayılı Kanun m.610: Limited şirketin finansal tablolarına ve yedek akçelerine anonim şirket hükümlerinin uygulanacağını belirtir; bu madde yedek akçe konusunu tamamlar.
- 6102 sayılı Kanun m.512: Kâr payının kötüniyetle alınması halinde iade yükümlülüğünü düzenler; bu madde ile ilgili ancak ayrı bir yaptırım konusudur.
TTK m.609 — Faiz yasağı ve hazırlık dönemi faizi
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 609. maddesi, anonim şirket ile benzeri sermaye şirketlerinde esas sermaye ve ek ödemeler üzerinden faiz verilmesini yasaklar; şirket sözleşmesiyle hazırlık dönemi faizi öngörülmesi halinde uygulanacak hukuku belirler. Madde esas sermaye ve ek ödemelere faiz verilmesi yasağını ve hazırlık dönemi faizinin şirket sözleşmesine bağlanmasını düzenler. Maddenin kişisel kapsamı, kuruluş aşamasındaki ve ortaklık ilişkisindeki sermaye koyma borcu bakımından sermaye şirketleridir. Madde ortakların şirkete koydukları sermaye dışındaki alacaklarına faiz işletilip işletilemeyeceğini, genel ticari faiz oranlarını, temerrüt faizini ve faize faiz yasağını düzenlemez (TTK m.8, m.9; 3095 sayılı Kanun m.1-3). Ayrıca ortağın şirketten ayrılma akçesi ya da tasfiye payı gibi alacaklarının hesaplanması ve bu alacaklara faiz yürütülmesi maddenin kapsamı dışında kalır.
Faiz yasağı ve hazırlık dönemi faizi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Esas sermaye
- Anonim şirketin ana sözleşmede belirlenen ve ortakların taahhüt ettiği sermaye tutarıdır. Maddenin yasakladığı faizin ilk konusu bu tutardır.
- Ek ödeme
- Ortakların esas sermaye dışında, şirket sözleşmesi uyarınca şirkete yapmayı üstlendikleri ilave ödemelerdir. Bu ödemeler de faiz konusu yapılamaz.
- Hazırlık dönemi faizi
- Şirketin kuruluşu sırasında, şirketin faaliyete geçmeden önceki dönemde ortakların sermaye koymasına bağlı olarak öngörülebilen faizdir. Yalnızca şirket sözleşmesinde öngörülmesi halinde söz konusu olur.
Faiz yasağı ve hazırlık dönemi faizi: hangi şartlar aranır?
- Faiz verilmesinin konusu esas sermaye veya ek ödeme olmamalıdır; bu alanlara faiz kararlaştırılması ya da ödenmesi yasaktır.
- Hazırlık dönemi faizi uygulanacaksa bunun şirket sözleşmesinde açıkça öngörülmüş olması gerekir; kanun bu faizi kendiliğinden doğurmaz.
- Sözleşmede hazırlık dönemi faizi öngörülmüşse bu faize anonim şirketlere ilişkin hükümlerin uygulanması zorunludur.
Faiz yasağı ve hazırlık dönemi faizi: hangi sonuçları doğurur?
- Esas sermayeye faiz verilmesi yasaktır ve bu yönde şirket sözleşmesinde yer alan kayıt geçersizdir.
- Ek ödemelere faiz verilmesi yasaktır.
- Şirket sözleşmesinde hazırlık dönemi faizi öngörülürse bu faiz ödenebilir ve bu hâlde anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır.
- Sözleşmede hazırlık dönemi faizi öngörülmemişse ortaklara bu dönem için faiz ödenemez.
- Madde hükmü emredici niteliktedir; esas sermaye ve ek ödemeler yönünden taraflar bu yasağa aykırı düzenleme yapamaz.
Esas sermaye faizi ile hazırlık dönemi faizi arasındaki fark nedir?
Esas sermayeye bağlanan faiz, ortağın şirkete koyduğu sermaye tutarı üzerinden işleyen faizdir.
Hazırlık dönemi faizi, şirketin kuruluş sürecinde sermaye koymaya bağlı olarak sözleşmeyle öngörülen faizdir.
Esas sermaye faizi kesinlikle yasaktır; hazırlık dönemi faizi ise yalnızca şirket sözleşmesinde öngörülürse geçerlidir.
Ek ödeme faizi ile hazırlık dönemi faizi arasındaki fark nedir?
Ek ödemelere faiz verilmesi, ortakların esas sermaye dışındaki ilave ödemelerine işletilen faizdir.
Hazırlık dönemi faizi, kuruluş dönemi için sözleşmeyle kararlaştırılan özel bir faiz türüdür.
Ek ödemeler için faiz verilemez; bu yasak hazırlık dönemi faizi düzenlemesiyle kaldırılmış değildir.
Faiz yasağı ve hazırlık dönemi faizi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Esas sermaye faizi yasağını ticari işlerdeki faiz serbestisi kuralıyla karıştırmak; 609. madde, TTK m.8'in genel serbestisini sermaye şirketlerinde sınırlar.
- Hazırlık dönemi faizini kanun gereği doğan bir hak saymak; bu faiz yalnızca şirket sözleşmesinde öngörülürse ödenebilir.
- Ortağın şirketten olan her alacağına 609. madde gereğince faiz yasağı uygulamak; madde yalnızca esas sermaye ve ek ödemelere ilişkindir.
- Hazırlık dönemi faizi öngörüldüğünde anonim şirket hükümlerinin uygulanmadığını sanmak; madde açıkça bu hâlde anonim şirket hükümlerinin uygulanacağını söyler.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Ortağın şirketten ayrılma akçesinin, esas sermaye payının güncellenmiş tutarı olduğu kabul edildiğinde, bu alacağa faiz hükmedilmesinin 609. madde kapsamında değerlendirildiği görülmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/289 E., 2024/3925 K., 15.05.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Esas sermaye veya ek ödeme üzerinden faiz talep eden taraf, bu tutarın esas sermaye ya da ek ödeme niteliğinde olduğunu ispatlamalıdır; ana sözleşme ve sermaye kayıtları bu konuda temel delildir.
- Hazırlık dönemi faizi talep eden taraf, bu faizin şirket sözleşmesinde açıkça öngörüldüğünü yazılı sözleşme metniyle ispatlamalıdır.
- Faiz karşılığı alacağın esas sermaye dışındaki bir alacak olduğunu ileri süren taraf, bu iddiasını ilgili borç ilişkisine dair belgelerle ispatlamalıdır.
- Sözleşmede hazırlık dönemi faizi bulunmadığını savunan taraf bu savunmasını ana sözleşme metniyle ispatlayabilir; aksi yönde iddiada bulunan taraf sözleşme kaydını ortaya koymalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.8: Ticari işlerde faiz serbestisi ve faize faiz yasağının genel çerçevesini çizer; 609. madde ise sermaye şirketlerinde özel bir istisna ve sınır getirir.
- 6102 sayılı Kanun m.9: Ticari işlerde kanuni faiz ve temerrüt faizine ilişkin mevzuatın uygulanmasını öngörür; 609. maddenin hazırlık dönemi faizi halinde uygulanacak anonim şirket hükümleri bu çerçevede okunur.
- 3095 sayılı Kanun m.1: Kanuni faiz oranını belirler; hazırlık dönemi faizi gibi şirket sözleşmesine bağlı faizlerde oran konusunda ana kural değildir.
- 6102 sayılı Kanun m.609: Anonim şirket hükümlerinin hazırlık dönemi faizine uygulanması, kuruluş ve sermaye düzenlemelerine ilişkin genel anonim şirket hükümlerine atıf yapar.
TTK m.610 — Finansal tablolar ve yedek akçeler
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 610. maddesi, anonim şirkete ilişkin 514 ila 527. madde hükümlerinin limited şirketlere de uygulanacağını düzenler; yani sermaye ve yedek akçelere ilişkin kuralların limited şirket bakımından kıyas yoluyla geçerli olduğunu belirtir. Hüküm, limited şirketlerin tamamına ve bu şirketlerin finansal tabloları ile yedek akçeleri bakımından uygulanır. Madde, limited şirkette denetçi atanması, denetçi koşulları, kâr payı iadesi ve borca batıklık gibi konuları doğrudan düzenlemez; bunlar için ilgili sistematik yollama hükümlerine (ör. 635. madde) ve ayrı maddelere bakılması gerekir. Ayrıca 514-527. madde kapsamındaki her bir hükmün tek tek ayrıntısı bu maddede yer almaz.
Finansal tablolar ve yedek akçeler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yollama (atıf) hükmü
- Bir kanunun, başka bir kanunun belirli maddelerini kendi alanında da uygulanacak kılan tekniktir. Burada anonim şirkete ait hükümler limited şirkete aynen uygulanır.
- Kıyas yoluyla uygulama
- Hükmün, düzenlendiği alan dışında benzer bir ilişkiye kanun koyucunun açıkça belirttiği ölçüde uygulanmasıdır. Bu madde ile limited şirketler bakımından 514-527. maddeler açıkça uygulanabilir hale getirilmiştir.
- Finansal tablolar
- Şirketin dönem sonunda hazırlanan bilanço ve gelir tablosu gibi belgelerdir. Madde, bunların yasal düzenlemesi ve yedek akçelerle bağlantısı bakımından anonim şirket hükümlerine atıf yapar.
- Yedek akçe
- Kârdan ayrılarak şirket içinde tutulan ve zararların karşılanmasında kullanılabilen tutardır. Limited şirkette yedek akçe kuralları 514-527. maddelerdeki düzenlemeye göre belirlenir.
Finansal tablolar ve yedek akçeler: hangi şartlar aranır?
- Şirketin limited şirket olması gerekir.
- Uyuşmazlık konusu sorunun 514 ila 527. madde aralığındaki anonim şirket hükümlerinden birine ilişkin olması gerekir.
- Bu hükmün, limited şirketin tabi olduğu özel hükümlerle çelişmemesi gerekir; çelişki halinde limited şirkete özgü düzenleme öncelikle uygulanır.
Finansal tablolar ve yedek akçeler: hangi sonuçları doğurur?
- Limited şirket, 514-527. madde kapsamındaki finansal tablo ve yedek akçe düzenlemelerine tabi olur.
- Bu hükümlerin limited şirkete uygulanması, şirket türüne göre yapılan ayrı bir atıfa gerek bırakmaz.
- Limited şirkete özgü düzenlemeler varsa bunlar öncelikle uygulanır.
Anonim şirket ile limited şirket arasındaki fark nedir?
Anonim şirkette 514-527. maddeler doğrudan uygulanan hükümlerdir.
Limited şirkette aynı hükümler bu madde yoluyla uygulanır, ancak limited şirketin kendi özel düzenlemeleri de geçerlidir.
Finansal tablo ve yedek akçe konularında iki şirket türü arasında aynı kurallar geçerli olur; limited şirkete özgü farklı hükümler varsa önce o uygulanır.
Finansal tablolar ve yedek akçeler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Maddeyi limited şirketin tüm denetim ve kâr payı hükümlerini düzenleyen genel bir yollama sanmak; madde yalnızca 514-527. madde aralığını kapsar.
- 514-527. madde aralığı dışındaki anonim şirket hükümlerini bu madde ile limited şirkete uygulamak.
- Limited şirkete özgü düzenlemeyi görmezden gelerek anonim şirket kuralını doğrudan uygulamak.
Nasıl ispat edilir?
- Limited şirkete 514-527. maddelerin uygulanmasını talep eden taraf, şirketin limited şirket olduğunu ticaret sicil kaydıyla ispatlar.
- Uygulanacak anonim şirket hükmünün 514-527. madde aralığında olduğunu gösteren hukuki dayanak, bu maddenin lafzı ile ispatlanır.
- Limited şirkete özgü bir düzenlemenin bulunduğunu ileri süren taraf, bu düzenlemeyi ilgili kanun maddesiyle ispatlar.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 m.514-527: Anonim şirketlere ilişkin finansal tablo ve yedek akçe hükümleridir; bu madde ile limited şirketlere uygulanır.
- 6102 m.635: Limited şirketlerde denetçi ve özel denetim hükümlerinin anonim şirket hükümlerine yollanmasını düzenler; bu madde ile ayrı olarak değerlendirilmelidir.
TTK m.611 — Haksız alınan kâr paylarının geri verilmesi
x
Haksız alınan kâr paylarının geri verilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Haksız yere alınan kâr payı
- Kâr payının dağıtılmasına ilişkin geçerli bir karar veya hukuki dayanak bulunmadan ortağa ya da müdüre ödenen tutardır. Maddenin ölçütü, kâr payının haksız olmasıdır; yapılan ödemenin geçerli bir kâr dağıtımına dayanıp dayanmadığına göre belirlenir.
- İyiniyet
- Ortak veya müdürün, aldığı kâr payının haksız olduğunu bilmemesi ve bilmesi gerekmemesi durumudur. İyiniyetin varlığı, geri verme borcunun sınırını ve zamanaşımı süresini değiştirir.
- Şirket alacaklılarının haklarını ödemek için gerekli olan tutar
- İyiniyetli ortak veya müdürün geri vermekle yükümlü olduğu üst sınırdır. Bu tutar, şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamak için gereken miktar ile sınırlıdır.
- Geri alma hakkı
- Şirketin, haksız alınan kâr payını ortaktan veya müdürden isteme hakkıdır. Bu hak, paranın alındığı tarihten itibaren zamanaşımına uğrar.
Haksız alınan kâr paylarının geri verilmesi: hangi şartlar aranır?
- Ortak veya müdürün şirketten kâr payı veya kâr niteliğinde bir değer almış olması gerekir.
- Alınan kârın haksız olması, yani geçerli bir kâr dağıtım kararına veya hukuki dayanağa dayanmaması gerekir.
- Geri verme borcunun doğması için ortak veya müdürün haksız alınan kârı şirkete iade etmesi gerekir.
- İyiniyetli ortak veya müdür bakımından geri verme borcu, şirket alacaklılarının haklarını ödemek için gerekli olan tutarı aşmamalıdır.
- Kötüniyetli ortak veya müdür bakımından bu üst sınır uygulanmaz; haksız alınan kâr tamamen geri verilmelidir.
- Geri alma hakkının zamanaşımı için paranın alındığı tarih esas alınmalıdır; iyiniyet varsa süre iki yıl, yoksa beş yıl olarak işlemelidir.
Haksız alınan kâr paylarının geri verilmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Haksız yere kâr alan ortak veya müdür, bu kârı şirkete geri vermekle yükümlüdür.
- İyiniyetli ortak veya müdürün geri verme borcu, şirket alacaklılarının haklarını ödemek için gerekli olan tutarla sınırlıdır.
- Kötüniyetli ortak veya müdür bu sınırla bağlı değildir ve haksız alınan kârın tamamını geri vermekle yükümlüdür.
- Şirketin geri alma hakkı, iyiniyet yokken paranın alındığı tarihten itibaren beş yıl sonra zamanaşımına uğrar.
- İyiniyetin varlığında aynı hak, paranın alındığı tarihten itibaren iki yıl sonra zamanaşımına uğrar.
- Zamanaşımı süresi dolmuşsa şirket geri alma hakkını dava yoluyla isteyemez.
Haksız alınan kâr / Haksız alınan kârın geri verilmesi yükümlülüğünde iyiniyet / kötüniyet: fark nedir?
Kötüniyetli ortak veya müdür, haksız aldığı kârı geri vermekle yükümlüdür; bu durumda geri verme borcu, şirket alacaklılarının haklarını ödemek için gerekli tutarla sınırlı değildir.
İyiniyetli ortak veya müdürün geri verme borcu, şirket alacaklılarının haklarını ödemek için gerekli olan tutarı aşamaz.
İyiniyet, geri verme borcunu alacaklıların ihtiyacı kadarla sınırlar; kötüniyette bu sınır uygulanmaz.
Beş yıllık genel zamanaşımı ile iki yıllık zamanaşımı arasındaki fark nedir?
Paranın alındığı tarihten itibaren beş yıl geçmesi, genel zamanaşımı süresidir.
İyiniyetin varlığında süre, paranın alındığı tarihten itibaren iki yıldır.
İyiniyetli ortak veya müdür bakımından geri alma hakkı daha kısa sürede zamanaşımına uğrar.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Kâr payı alacağının zamanaşımı, kâr payının haksız alınmasına ilişkin iade davalarında beş yıllık ve iki yıllık sürelerin ayrımı üzerinden değerlendirilmektedir. (İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/619 E., 2025/975 K., 11.11.2025)
- Kâr payının iadesi davasında iyiniyetin varlığı, sürenin ve geri verme sınırının belirlenmesinde ayrıca ele alınmaktadır. (11. Hukuk Dairesi, 2022/5737 E., 2024/1961 K., 11.03.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Haksız kâr payı alındığını ileri süren şirket, kâr payının dayanaksız olduğunu, yani geçerli bir kâr dağıtım kararının bulunmadığını yazılı belgelerle (genel kurul kararı, bilanço, kâr dağıtım tutanağı) ispatlamakla yükümlüdür.
- Ortak veya müdürün iyiniyetli olduğunu ileri süren taraf, bu iddiayı kendisi ispatlamalıdır; iyiniyetin varlığı, iki yıllık zamanaşımı ve geri verme sınırı bakımından ortak veya müdürün yararınadır.
- Alınan kârın miktarı ve şirket alacaklılarının haklarını ödemek için gerekli tutar, şirketin mali tabloları ve alacaklı durumunu gösteren belgelerle ispatlanır.
- Zamanaşımı savunmasında paranın alındığı tarih ile dava tarihi arasındaki sürenin hesaplanması, ödeme belgeleri (banka kaydı, makbuz) ile ispatlanır; süreyi dolduran taraf, zamanaşımı def'ini ileri sürmelidir.
- Yazılı belgenin bulunmaması hâlinde, tanık beyanı ile kâr payı ödemesinin varlığı ortaya konabilir; ancak ödemenin miktarı ve tarihi bakımından yazılı delil aranır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.512: Kazanç payının haksız ve kötüniyetle alınması hâlinde yönetim kurulu üyelerinin iade yükümlülüğünü düzenler; limited şirketlerdeki bu madde, kâr payı bakımından aynı çizgiyi izler.
- 6102 sayılı Kanun m.513: Şirketin iflası hâlinde yönetim kurulu üyelerinin şirket alacaklılarına karşı sorumluluğunu düzenler; iflas hâlinde bu madde uygulanmaz.
- 6102 sayılı Kanun m.553: Limited şirket müdürlerinin ve ortakların sorumluluğuna ilişkin genel çerçeveyi kurar; haksız kâr alımının sorumluluk yönünü tamamlar.
- 6102 sayılı Kanun m.644: Ortakların ve müdürlerin sorumluluk ve borçlarına ilişkin ek hükümler içerir; ilgili ek sorumluluk bakımından bu maddeyle birlikte değerlendirilir.
- 6102 sayılı Kanun m.608: Kâr payının hesaplanmasının ve dağıtılmasının dayanağını oluşturur; haksız kâr payı tespiti bu hesaplama esaslarına göre yapılır.
- 6102 sayılı Kanun m.606: Yan edim yükümlülüklerini düzenler; bu yükümlülüklere karşılık olarak ödenen ücretler haksız kâr payı sayılmaz, bu ayrım kâr payı ile yan edim ücretinin ayrılmasında önem taşır.
TTK m.612 — Şirketin kendi esas sermaye paylarını iktisabı
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 612. maddesi, anonim ortaklıkta olduğu gibi limited şirketin de kendi esas sermaye paylarını iktisap etmesinin koşullarını ve sınırlarını düzenler. Düzenlenen konular; genel iktisap sınırı (esas sermayenin yüzde onu), istisnai yüzde yirmilik üst sınır, iki yıllık elden çıkarma veya itfa yükümlülüğü, iktisap edilen paylara bağlı oy ve mali hakların donması, ek ve yan ödeme yükümlülüklerinin istenememesi ve yavru şirketlerce yapılan iktisaba uygulanmadır. Madde, şirketin kendi paylarını iktisap etmesini kuralın kapsamı dışında bırakmaz; ancak iktisabın yetkilendirilmesi, bedelin tamamen ödenmiş olması ve eşit işlem ilkesi gibi konular için ilgili hükümlere bakılması gerekir. Maddenin kendisi, ivazsız iktisabı, payların şirket tarafından elden çıkarılmasının usulünü ve iktisap yasağının istisnalarının ayrıntısını düzenlemez (m.383, m.382, m.379, m.385). Bu konular ayrı maddelerde yer alır.
Şirketin kendi esas sermaye paylarını iktisabı: hangi şartlar aranır?
- Şirketin kendi esas sermaye paylarını iktisap edebilmesi için, bunları alabilmek için gerekli tutarda serbestçe kullanabileceği özkaynaklara sahip olması gerekir.
- Alınacak payların itibari değerlerinin toplamı esas sermayenin yüzde onunu aşmamalıdır.
- Şirketin şirket sözleşmesinde öngörülen veya mahkeme kararıyla hükme bağlanmış bir çıkma ya da çıkarma dolayısıyla iktisap yapması halinde üst sınır yüzde yirmi olarak uygulanır; bu istisna dışında yüzde on sınırı aşılamaz.
- Yüzde onu aşan bir tutarda iktisap edilen paylar iki yıl içinde elden çıkarılmalı veya sermaye azaltılması yoluyla itfa edilmelidir.
- Şirket, kendi esas sermaye payları için ödediği tutar kadar yedek akçe ayırmalıdır.
- İktisap edilen payların bedellerinin tamamen ödenmiş olması gerekir; bu koşul altıncı fıkra kapsamındaki yavru şirket iktisabında da geçerlidir.
Şirketin kendi esas sermaye paylarını iktisabı: hangi sonuçları doğurur?
- Şirket, alınacak payların itibari değerlerinin toplamı esas sermayenin yüzde onunu aşacak şekilde kendi payını iktisap ederse, bu iktisap maddenin koşullarına aykırı olur.
- Şirketin esas sermayesinin yüzde onunu aşan kısım için iki yıl içinde elden çıkarma veya sermaye azaltımı ile itfa yükümlülüğü doğar.
- Şirketin iktisap ettiği kendi esas sermaye paylarından kaynaklanan oy hakları ve buna bağlı diğer haklar, paylar şirketin elinde bulunduğu sürece donar.
- Şirketin iktisap ettiği kendi payların ek ve yan ödeme yükümlülükleri, paylar şirketin elinde bulunduğu sürece istenemez.
- Şirket, kendi esas sermaye payları için ödediği tutar kadar yedek akçe ayırmalıdır.
- Yüzde yirmilik üst sınır yalnızca şirket sözleşmesinde öngörülen veya mahkeme kararıyla hükme bağlanmış çıkma ya da çıkarma hallerinde uygulanır; bu hallerin dışında yüzde yirmi üst sınırı uygulanmaz.
Genel sınır (yüzde on) ile istisnai sınır (yüzde yirmi) arasındaki fark nedir?
Genel kural olarak alınacak payların itibari değerlerinin toplamı esas sermayenin yüzde onunu geçemez.
Şirket sözleşmesinde öngörülen veya mahkeme kararıyla hükme bağlanmış bir şirketten çıkma ya da çıkarma dolayısıyla yapılan iktisapta sınır yüzde yirmidir.
Yüzde yirmi sınırı yalnızca bu sınırlı çıkma ve çıkarma hallerinde uygulanır; diğer hallerde yüzde on aşılamaz.
Yüzde on içinde kalan iktisap ile yüzde on üstü iktisap arasındaki fark nedir?
Sınır içinde kalan iktisapta elden çıkarma veya itfa yükümlülüğü doğmaz.
Yüzde onu aşan iktisapta, aşan kısım için şirketin iki yıl içinde elden çıkarma veya itfa yükümlülüğü doğar.
Yüzde on aşılmış ise iki yıllık süre işler; süre içinde elden çıkarılmayan veya itfa edilmeyen paylar için ayrıca yaptırım bu maddede gösterilmiştir ve metin bunun ötesinde bir sonuç bağlamaz.
Şirketin kendi payları ile yavru şirketin ana şirket payları arasındaki fark nedir?
Şirketin doğrudan kendi esas sermaye paylarını iktisabında sınırlar doğrudan şirkete uygulanır.
Şirketin çoğunluğuna sahip yavru şirketlerin ana şirketin paylarını iktisabında da aynı sınırlar uygulanır.
Yavru şirket yoluyla yüzde on veya yüzde yirmi sınırının dolanılması engellenmiş olur.
Paylara bağlı haklar ile ek ve yan ödeme yükümlülükleri arasındaki fark nedir?
Şirketin elindeki kendi paylarına bağlı oy hakkı ve diğer haklar donar.
Ek ve yan ödeme yükümlülükleri, paylar şirketin elinde olduğu sürece istenemez.
Paylar şirketin elinde bulunduğu sürece hem haklar kullanılamaz hem de ek borçlar talep edilemez.
Şirketin kendi esas sermaye paylarını iktisabı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Yüzde on sınırını, payların piyasa değeri üzerinden hesaplamak; sınır itibari değerler toplamı üzerinden ölçülür.
- Yüzde yirmilik istisnayı her çıkma veya çıkarma halinde uygulamak; istisna yalnızca şirket sözleşmesinde öngörülen veya mahkeme kararıyla hükme bağlanmış hallerle sınırlıdır.
- Yüzde on aşılarak iktisap edilen payları iki yıllık süre içinde elden çıkarmamak ya da itfa etmemek; bu durumda yükümlülük ihlal edilmiş olur.
- Yavru şirket iktisabını sınır dışında saymak; altıncı fıkra gereği aynı sınırlar yavru şirket için de geçerlidir.
- Esas sermayenin bir kısmının ödenmemiş olduğu payları kendi payı olarak iktisap etmek; iktisap edilecek paylar bedeli tamamen ödenmiş olmalıdır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, şirketin kendi paylarını iktisabında yüzde on sınırının payların itibari değerleri toplamı üzerinden hesaplandığını kabul etmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2021/1565 E., 2025/24 K., 16.01.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2021/1491 E., 2024/259 K., 27.02.2024)
- Yüzde yirmilik istisnanın, şirket sözleşmesinde öngörülen veya mahkeme kararıyla hükme bağlanmış çıkma ya da çıkarma hallerine sınırlı olduğu kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2021/1491 E., 2024/259 K., 27.02.2024; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2020/1457 E., 2023/963 K., 05.10.2023)
- Şirketin kendi payını iktisabında kanuni koşulların ve yetki kararının (616. madde) birlikte değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/6495 E., 2024/7877 K., 07.11.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Şirketin kendi payını iktisap ettiğini ve iktisabın sınırlar içinde kaldığını ileri süren taraf, iktisap tarihindeki özkaynak tablosu ve esas sermaye kaydı ile ispat yükü altındadır.
- Payların itibari değerlerinin toplamının yüzde on veya yüzde yirmi sınırını aşmadığı, devralınan pay sayısı ve nominal değerlerinin belgelenmesiyle ispatlanır.
- Yüzde yirmilik istisnanın uygulanması için şirketten çıkma ya da çıkarmanın şirket sözleşmesinde öngörüldüğü veya mahkeme kararıyla hükme bağlandığı, ilgili sözleşme maddesi veya karar ile ispatlanır.
- İki yıllık elden çıkarma veya itfa yükümlülüğüne uyulduğu, pay satış sözleşmesi, sermaye azaltım kararı ve ticaret sicili kaydı ile ispatlanır.
- Yavru şirket yoluyla yapılan iktisapta, yavru şirketin ana şirketin çoğunluğunda bulunduğu ticaret sicili ve pay kayıtları ile ispatlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.379: Anonim şirketin kendi paylarını iktisap etmesine ilişkin paralel düzenlemedir; limited şirkette 612 hükümleri anonim şirketteki kurallara benzer biçimde uygulanır.
- 6102 sayılı Kanun m.382: Anonim şirketin iktisap yasağının istisnalarını sayar; 612 maddesinin istisnai hallerle nasıl ilişkili olduğunu gösterir.
- 6102 sayılı Kanun m.383: İvazsız iktisabı düzenler; ivazsız iktisap halinde 612 maddesindeki sınırların uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde başvurulur.
- 6102 sayılı Kanun m.385: Sınırı aşan payların elden çıkarılması veya itfası için tanınan süre ve usulü düzenler; 612/2 ile birlikte okunur.
- 6102 sayılı Kanun m.616: Şirketin kendi paylarını iktisabının genel kurul yetkisine bağlanmasını düzenler; limited şirkette bu yetkinin müdüre devri mümkündür.
TTK m.613 — Bağlılık yükümlülüğü ve rekabet yasağı
TTK m.613, limited şirket ortaklarının şirkete karşı bağlılık yükümlülüğünü ve bu yükümlülüğün bir görünümü olan rekabet yasağını düzenler. Düzenleme sır saklama yükümlülüğünü, şirketin çıkarlarını zedeleyecek davranışlardan kaçınma ve özel menfaat sağlayan işlemlerden kaçınma borcunu, sözleşmeyle ortaklara rekabetten kaçınma yükümü getirilebilmesini ve bu yüklemelerden yazılı onayla sapılabilmesini kapsar. Hüküm, limited şirketin ortaklarına uygulanır; müdürlerin rekabet yasağı ise saklı tutulmuştur. Düzenlemeye girmeyen konular ise şunlardır: müdürlerin rekabet yasağı ve sonuçları (m.626), ortağın şirketten çıkarılması ve haklı sebeple fesih (m.639), ortağın şirketle borçlanma yasağı (m.644 kapsamında m.358'e yollama) ve ek ödeme yükümlülüğü (m.603). Ortakların rekabet yasağına aykırılıkta tazminat ve kollektif şirket hükümlerine (TTK m.231) başvurulması gibi konular da bu maddenin dışındadır.
Bağlılık yükümlülüğü ve rekabet yasağı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Bağlılık yükümlülüğü
- Ortağın şirketin çıkarlarını gözetme ve onu zarara uğratabilecek davranışlardan kaçınma borcudur. Kanun bu yükümü geniş tutmuştur; şirkete engel olan, onu kötüleyen, güç duruma düşüren veya gelişmesini kösteleyen her türlü davranış kapsama girer.
- Özel menfaat sağlayan işlem
- Ortağın kendisine kişisel yarar sağlarken şirketin amacına zarar veren işlemidir. Bağlılık ihlalinin ayrı bir türü olarak düzenlenmiştir ve özel menfaat ile şirket amacına zarar koşullarının birlikte bulunması aranır.
- Rekabet yasağı (ortaklar bakımından)
- Şirketle rekabet eden işlem ve davranışlardan ortağın kaçınmasıdır. Kural olarak kendiliğinden yoktur; esas sözleşmeyle konulabilir ve sınırı bağlılık yükümlülüğüdür.
- Yazılı onay
- Bağlılık yükümü veya rekabet yasağına aykırı faaliyete izin veren, geri kalan ortakların tümünün yazılı olarak verdiği rızadır. Esas sözleşme, bu onay yerine genel kurul kararını öngörebilir.
Bağlılık yükümlülüğü ve rekabet yasağı: hangi şartlar aranır?
- Ortağın şirket sırlarını koruması gerekir; bu yükümlülük şirket sözleşmesi veya genel kurul kararıyla kaldırılamaz.
- Ortağın şirketin çıkarlarını zedeleyebilecek davranışlarda bulunmaması gerekir.
- Ortağın kendisine özel menfaat sağlayan ve şirketin amacına zarar veren işlemler yapmaması gerekir; bu iki koşul birlikte aranır.
- Şirket sözleşmesiyle ortakların şirketle rekabet eden işlem ve davranışlardan kaçınma yükümü getirilebilir; bu yük ancak esas sözleşmeyle konulur.
- Rekabet yasağına veya bağlılık yükümlülüğüne aykırı faaliyete girişilebilmesi için geri kalan ortakların tümünün yazılı onayı bulunmalıdır; esas sözleşme bu onay yerine genel kurul kararını öngörmüşse genel kurul kararı aranır.
Bağlılık yükümlülüğü ve rekabet yasağı: hangi sonuçları doğurur?
- Sır saklama yükümlülüğü şirket sözleşmesi veya genel kurul kararıyla kaldırılamaz; bu yönde yapılan hükümler geçersizdir.
- Ortak, şirketin çıkarlarını zedeleyen bir davranışta bulunursa bağlılık yükümünü ihlal etmiş olur ve bu ihlal şirketin ortak aleyhine haklarını doğurabilir.
- Ortak kendisine özel menfaat sağlayan ve şirketin amacına zarar veren bir işlem yaparsa bağlılık yükümü ihlal edilmiş olur.
- Esas sözleşmede rekabetten kaçınma yükümü konulmuşsa ortak, şirketle rekabet eden işlem ve davranışlardan kaçınmak zorundadır.
- Geri kalan ortakların tümü yazılı onay verirse ortaklar bağlılık yükümüne veya rekabet yasağına aykırı düşen faaliyetlerde bulunabilir; onay yoksa bu faaliyetler yasağa aykırılık oluşturur.
- Esas sözleşme genel kurul kararını öngörmüşse, aykırı faaliyet genel kurul onayıyla hukuka uygun hale gelir.
- Esas sözleşmede rekabet yasağı öngörülmemişse ortağa yönelik rekabet yasağı bulunmaz; sadakat borcundan hareketle yasağa varılamaz.
Sır saklama ile bağlılık yükümlülüğünün diğer görünümleri arasındaki fark nedir?
Sır saklama yükümlülüğü emredici niteliktedir ve kaldırılamaz.
Şirketin çıkarlarını zedeleme yasağı ve özel menfaat işlemleri ise genel bağlılık yükümünün görünümleridir.
Sır saklama borcu sözleşmeyle ortadan kaldırılamazken, diğer bağlılık borçlarının kapsamı esas sözleşmeyle belirlenebilir.
Müdür rekabet yasağı ile ortak rekabet yasağı arasındaki fark nedir?
Müdürler hakkındaki rekabet yasağı TTK m.626'da düzenlenmiş olup bu madde saklıdır.
Ortaklar için rekabet yasağı ise kural olarak yoktur ve yalnızca esas sözleşmeyle getirilebilir.
Ortak bakımından rekabet yasağı kendiliğinden doğmaz; sözleşmede açık hüküm yoksa ortağa yönelik rekabet yasağı bulunmaz.
Yazılı onay ile esas sözleşmede genel kurul onayı arasındaki fark nedir?
Kanunun genel hali, geri kalan ortakların tümünün yazılı onayını aranır.
Esas sözleşme ise bu onayın yerine ortaklar genel kurulunun onay kararını öngörebilir.
Esas sözleşmede öngörülmüşse aykırı faaliyet için bireysel yazılı onay yerine genel kurul kararı yeterli olur.
Bağlılık yükümlülüğü ve rekabet yasağı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Sır saklama yükümlülüğünün sözleşmeyle kaldırılabileceğini düşünmek; bu yükümlülük emredicidir ve kaldırılamaz.
- Ortağa genel olarak rekabet yasağı uygulamak; ortak rekabet yasağı kendiliğinden doğmaz, esas sözleşmede açık hüküm gerekir.
- Müdür rekabet yasağı (m.626) ile ortak rekabet yasağını aynı rejime tabi tutmak; m.613/3 uyarınca m.626 saklıdır ve ayrı değerlendirme gerekir.
- Yazılı onay yerine sözlü veya kısmi onayla yetinmek; onayın geri kalan ortakların tümünden yazılı olarak alınması gerekir.
- Esas sözleşmede genel kurul onayı öngörülmüşken bireysel yazılı onay aramak veya tersine, esas sözleşme hükmü yokken genel kurul kararıyla yetinmek.
- Özel menfaat ile şirket amacına zarar koşullarından birini yeterli sayıp diğerini aramamak; iki koşul birlikte aranır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Bağlılık yükümlülüğü, kişisel unsurun öne çıktığı limited şirketlerde ortağın şirkete karşı özen ve sadakat borcunu ihlal etmesi halinde, ortağın şirket yönetiminden uzaklaştırılmasına veya temsil yetkisinin kaldırılmasına gerekçe olarak değerlendirilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2024/600 E., 2024/697 K., 25.04.2024; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2023/1918 E., 2024/91 K., 24.01.2024)
- Bağlılık yükümünün ihlali, ortağın münferit imza yetkili müdür olarak rakip bir şirkette faaliyet göstermesi gibi somut olaylarda, şirketin amacına zarar veren ve kendisine menfaat sağlayan işlem olarak değerlendirilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/63 E., 2023/722 K., 05.07.2023; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2021/623 E., 2022/1644 K., 31.10.2022)
- Kişisel unsurun ağır bastığı limited şirketlerde, ortağın bağlılık yükümünü yerine getirmemesi şirketin yönetim organsız kalmasına yol açıyorsa temsil yetkisinin kaldırılması gerekçesi kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2024/600 E., 2024/697 K., 25.04.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Bağlılık yükümünün ihlalini ileri süren taraf, ortağın şirketin çıkarlarını zedeleyen davranışta bulunduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Özel menfaat ve şirketin amacına zarar koşulları birlikte ispatlanmalıdır; ortağın kendisine sağladığı menfaat ile şirketin amacına verilen zarar ayrı ayrı gösterilmelidir.
- Rekabet yasağının esas sözleşmede öngörüldüğü iddia edilen tarafın, esas sözleşme hükmünü yazılı belgeyle ortaya koyması gerekir.
- Ortağın yazılı onayını savunma olarak ileri süren taraf, geri kalan tüm ortakların yazılı onayını ispatlamakla yükümlüdür; sözlü onay bu koşulu karşılamaz.
- Esas sözleşmede genel kurul onayı öngörülmüşse, kararın usulüne uygun alındığını gösteren genel kurul tutanağı ve karar belgesi ispat aracı olarak kullanılır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.626: Müdürler hakkındaki rekabet yasağını düzenler; m.613/3 uyarınca bu hükümler saklıdır. Ortak rekabet yasağı ile müdür rekabet yasağı ayrı rejimdedir.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.639: Bağlılık yükümünün ihlali halinde ortağın şirketten çıkarılması veya haklı sebeple fesih gibi sonuçları bu maddede düzenlenir.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.644: Limited şirket ortaklarına ilişkin bağlılık ve borçlanma yasağının uygulanmasında ilgili hükümlere yollama yapar.
TTK m.614 — Bilgi alma ve inceleme hakkı
TTK m.614, limited şirkette ortakların müdürlerden şirketin işleri ve hesapları hakkında bilgi isteme ve belirli konularda inceleme yapma hakkını; bu hakka müdürler tarafından getirilebilecek engeli ve bu engel karşısında genel kurulun karar yetkisini düzenler. Hüküm, limited şirketin ortaklarına uygulanır.
Bilgi alma ve inceleme hakkı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Bilgi alma hakkı
- Ortağın müdürlerden şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi vermelerini isteyebilmesidir. Hakkın kapsamı şirketin tüm işleri ve hesaplarıdır; belirli bir konuyla sınırlı değildir.
- İnceleme hakkı
- Ortağın belirli konularda inceleme yapabilmesidir. Genel bilgi isteminden farklı olarak konusu belirlenmiş bir incelemeyi ifade eder.
- Gerekli ölçüde engelleme
- Müdürlerin, ortağın elde ettiği bilgileri şirketin zararına kullanma tehlikesi varsa bilgi alınmasını ve incelemeyi sınırlayabilmesidir. Engel, tehlikenin giderilmesine yetecek ölçüde olmalıdır.
- Genel kurul kararı
- Müdürlerin engelleme kararına karşı ortağın başvurusu üzerine, bilgi alınmasının ve incelemenin engellenip engellenmeyeceğine genel kurulun karar vermesidir. Engelleme kararı müdürlerin tek başına takdirine bırakılmamıştır.
- Haksız engelleme
- Genel kurulun bilgi alınmasını ve incelemeyi haksız yere engellemesidir. Bu durumda ortağın istemi üzerine mahkeme karar verir ve bu karar kesindir.
Bilgi alma ve inceleme hakkı: hangi şartlar aranır?
- Ortağın, şirketin işleri ve hesapları hakkında bilgi isteyebilmesi için limited şirkette ortak sıfatının bulunması gerekir; bu hak yönetim yetkisi olmaksızın tanınır.
- Ortağın bilgi isteminin şirketin işleri veya hesapları ya da belirli bir konu ile ilgili olması gerekir.
- Müdürlerin bilgi alınmasını ve incelemeyi engelleyebilmesi için ortağın elde ettiği bilgileri şirketin zararına kullanma tehlikesinin bulunması gerekir.
- Engelleme gerekli ölçüde yapılmalıdır; müdürler bu tehlikeyi giderecek ölçüyü aşamaz.
- Müdürlerin engellemesi üzerine ortağın başvurusu bulunmalı ve bu başvuru genel kurula yapılmalıdır; genel kurul karar verir.
- Genel kurulun bilgi alınmasını ve incelemeyi haksız yere engellemesi halinde ortağın istemi üzerine mahkeme karar vermelidir.
Bilgi alma ve inceleme hakkı: hangi sonuçları doğurur?
- Ortak, yönetim yetkisi bulunmasa dahi şirketin işleri ve hesapları hakkında müdürlerden bilgi isteyebilir ve belirli konularda inceleme yapabilir.
- Ortağın elde ettiği bilgileri şirketin zararına kullanma tehlikesi varsa müdürler bilgi alınmasını ve incelemeyi gerekli ölçüde engelleyebilir.
- Müdürlerin engellemesi üzerine ortağın başvurusu halinde genel kurul karar verir.
- Genel kurul bilgi alınmasını ve incelemeyi haksız yere engellerse, ortağın istemi üzerine mahkeme karar verir ve bu karar kesindir.
- Tehlike yoksa müdürler bilgi alınmasını ve incelemeyi engelleyemez.
Bilgi isteme ile inceleme yapma arasındaki fark nedir?
Ortağın müdürlerden bilgi vermesini istemesi, şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında yapılan geniş bir istemdir.
Ortağın belirli konularda inceleme yapması, konusu sınırlı bir incelemedir.
Her iki yetki de ortağa tanınmış olup birlikte kullanılabilir; ancak engelleme kuralı her ikisine birlikte uygulanır.
Müdürlerin engelleme yetkisi ile genel kurulun karar yetkisi arasındaki fark nedir?
Müdürler, tehlike varsa bilgi alınmasını ve incelemeyi gerekli ölçüde engelleyebilir.
Engel ortağın başvurusu üzerine genel kurulun kararına tabidir.
Müdürlerin tek taraflı engellemesi nihai değildir; ortağın başvurusu üzerine engelleme genel kurulca denetlenir.
Genel kurulun kararı ile mahkeme kararı arasındaki fark nedir?
Genel kurul, müdürlerin engellemesi üzerine karar verir.
Genel kurul bilgi alınmasını haksız yere engellerse, ortağın istemi üzerine mahkeme karar verir.
Haksız engelleme halinde mahkeme kararı kesindir.
Bilgi alma ve inceleme hakkı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Ortağın yönetim yetkisinin bulunmadığını gerekçe göstererek bilgi alma hakkını tamamen reddetmek; hak yönetim yetkisine bağlı değildir.
- Müdürlerin tehlike bulunmadan bilgi alınmasını engelleyebileceğini varsaymak; engelleme yetkisi ancak zarar tehlikesi varsa doğar.
- Müdürlerin engelleme kararını nihai saymak; ortağın başvurusu üzerine genel kurul karar verir.
- Genel kurulun haksız engellemesi halinde doğrudan genel kurul kararına başvurmak; bu durumda mahkeme yolu açıktır ve karar kesindir.
- Bilgi alma istemini genel ve belirsiz biçimde yapmak; istemin somut konuya dayandırılması uygulamada güçlük yaratır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Limited şirkette ortağın bilgi alma ve inceleme hakkının, ortaklık devam ettiği sürece yönetim yetkisinin kaldırılmış olmasından bağımsız olarak kullanılabileceği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2023/1444 E., 2026/657 K., 02.04.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2021/16 E., 2024/377 K., 12.03.2024)
- Ortağın bilgi isteminin, m.614'te öngörülen bilgi verme ve inceleme hakkına dayandığının somut olarak ortaya konulmasının gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2025/1490 E., 2025/1643 K., 09.10.2025; 11. Hukuk Dairesi, 2021/6461 E., 2023/1375 K., 07.03.2023)
- Bilgi isteminin noter ihtarı ile yapılmış olsa dahi, istemin m.614'te düzenlenen usule uygun olup olmadığının ayrıca değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2025/1490 E., 2025/1643 K., 09.10.2025)
- Ortağın hakkının, müdürlerin ortağı şirket bilgi akışından fiilen uzaklaştırması durumunda da korunduğu kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2023/1444 E., 2026/657 K., 02.04.2026)
- Bilgi alma ve inceleme hakkının kullanımının somut uyuşmazlıklarda hakkın varlığı ve kapsamı bakımından değerlendirildiği kabul edilmektedir. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2022/2865 E., 2023/699 K., 03.10.2023; İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2019/279 E., 2019/661 K., 05.07.2019)
Nasıl ispat edilir?
- Bilgi alma talebinde bulunan ortak, ortaklık sıfatını ve istemini müdürlere ilettiğini ispatlamakla yükümlüdür; bu ispat ortaklık kaydı, ortaklık belgeleri ve yazılı istem ile yapılır.
- Müdürlerin bilgi vermemesi veya engellemesi halinde ortak, bilgi isteminin yapıldığını ve yanıt alınmadığını ya da engellendiğini ihtar, yazışma ve tanık gibi delillerle ispatlamalıdır.
- Müdürler, engelleme kararının dayanağı olan tehlikeyi, yani ortağın bilgiyi şirketin zararına kullanma ihtimalini ispatlamakla yükümlüdür.
- Genel kurulun haksız engelleme yaptığını iddia eden ortak, bu iddiasını genel kurul kararı ve tutanaklarla ispatlar; karar ile istemin içeriği arasındaki uyumsuzluk delil değeri taşır.
- Yazılı istemin ve noter ihtarının içeriği, bilgi alma hakkının usulüne uygun kullanıldığının ispatında belirleyici olur.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.437: Anonim şirkette pay sahibinin bilgi alma ve inceleme hakkını düzenler. Limited şirketteki ortak hakkı ile karşılaştırma yapmak için anılır; m.614 bu hükümle doğrudan bağlantılı değildir.
- 6102 sayılı Kanun m.392: Yönetim kurulu üyelerinin bilgi alma ve inceleme hakkını düzenler; m.614'teki ortak hakkından ayrı bir haktır.
- 6102 sayılı Kanun m.636: Ortağın haklı sebeplerle şirketin feshini istemesini düzenler; bilgi alma hakkının engellenmesi ayrı bir yol olarak bu hükümle karıştırılmamalıdır.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| beş yıl | m.611 | (3) Şirketin haksız alınan kârı geri alma hakkı, paranın alındığı tarihten itibaren beş yıl, iyiniyetin varlığında iki yıl sonra zamanaşımına uğrar. |
| iki yıl | m.611 | (3) Şirketin haksız alınan kârı geri alma hakkı, paranın alındığı tarihten itibaren beş yıl, iyiniyetin varlığında iki yıl sonra zamanaşımına uğrar. |
| iki yıl | m.612 | Şirket esas sermayesinin yüzde onunu aşan bir tutarda iktisap edilen esas sermaye payları iki yıl içinde elden çıkarılır veya sermaye azaltılması yoluyla itfa edilir. |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
35 karar- Hukuk Genel Kurulu, 2022/63 E., 2023/722 K., 05.07.2023İlgili madde: m.613
- Hukuk Genel Kurulu, 2014/1026 E., 2015/1765 K., 16.09.2015İlgili madde: m.610
- Ceza Genel Kurulu, 2014/836 E., 2015/191 K., 02.06.2015İlgili madde: m.610
- Hukuk Genel Kurulu, 2014/1491 E., 2015/1353 K., 15.05.2015İlgili madde: m.610
- 11. Hukuk Dairesi, 2024/3372 E., 2025/1643 K., 10.03.2025İlgili madde: m.609
- 11. Hukuk Dairesi, 2023/6495 E., 2024/7877 K., 07.11.2024İlgili madde: m.612
- 11. Hukuk Dairesi, 2023/4751 E., 2024/6451 K., 17.09.2024İlgili madde: m.612
- 11. Hukuk Dairesi, 2023/2598 E., 2024/5474 K., 03.07.2024İlgili madde: m.608
- 3. Hukuk Dairesi, 2023/1474 E., 2024/1737 K., 21.05.2024İlgili madde: m.610
- 11. Hukuk Dairesi, 2023/289 E., 2024/3925 K., 15.05.2024İlgili madde: m.609
Diğer 25 karar
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/5737 E., 2024/1961 K., 11.03.2024İlgili madde: m.611
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/4059 E., 2024/152 K., 10.01.2024İlgili madde: m.608
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/2741 E., 2023/6502 K., 07.11.2023İlgili madde: m.612
- 11. Hukuk Dairesi, 2021/6461 E., 2023/1375 K., 07.03.2023İlgili madde: m.614
- 11. Hukuk Dairesi, 2021/4311 E., 2023/374 K., 19.01.2023İlgili madde: m.608
- 11. Hukuk Dairesi, 2020/5986 E., 2021/3832 K., 20.04.2021İlgili madde: m.610
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2023/1444 E., 2026/657 K., 02.04.2026İlgili madde: m.614
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/619 E., 2025/975 K., 11.11.2025İlgili madde: m.611
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2025/1490 E., 2025/1643 K., 09.10.2025İlgili madde: m.614
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2025/138 E., 2025/724 K., 01.07.2025İlgili madde: m.613
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2021/1565 E., 2025/24 K., 16.01.2025İlgili madde: m.612
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/633 E., 2024/978 K., 18.12.2024İlgili madde: m.608
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2024/600 E., 2024/697 K., 25.04.2024İlgili madde: m.613
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2021/16 E., 2024/377 K., 12.03.2024İlgili madde: m.614
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2021/1491 E., 2024/259 K., 27.02.2024İlgili madde: m.612
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2023/1918 E., 2024/91 K., 24.01.2024İlgili madde: m.613
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2020/295 E., 2023/1586 K., 10.11.2023İlgili madde: m.613
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2020/1457 E., 2023/963 K., 05.10.2023İlgili madde: m.612
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2022/2865 E., 2023/699 K., 03.10.2023İlgili madde: m.614
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2021/623 E., 2022/1644 K., 31.10.2022İlgili madde: m.613
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2020/1130 E., 2022/873 K., 22.06.2022İlgili madde: m.608
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/262 E., 2022/386 K., 22.04.2022İlgili madde: m.610
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2018/711 E., 2019/916 K., 17.12.2019İlgili madde: m.609
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2015/582 E., 2019/810 K., 26.09.2019İlgili madde: m.608
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2019/279 E., 2019/661 K., 05.07.2019İlgili madde: m.614
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 9. Limited Şirket bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış