HMK › Kanun yolları › İstinaf
Kötüniyetle istinaf yoluna başvurma ve ön inceleme
Kısaca
HMK m.351, istinaf başvurusunun kötüniyetle yapılması hâlinde bölge adliye mahkemesinin izleyeceği yolu düzenler; yaptırım olarak 329. maddedeki kötüniyetli dava hükümlerinin istinafta da uygulanacağını belirtir. HMK m.352, istinaf aşamasında bölge adliye mahkemesi hukuk dairesinin dosya üzerinden yaptığı ön incelemeyi ve bu inceleme sonunda verilecek kararları düzenler.
Kapsam
Bu konu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.351–360 hükümlerini kapsar.
- HMK m.351Kötüniyetle istinaf yoluna başvurma
- HMK m.352Ön inceleme
- HMK m.353Duruşma yapılmadan verilecek kararlar
- HMK m.354İnceleme
- HMK m.355İncelemenin kapsamı
- HMK m.356Duruşma yapılması ve karar verilmesi
- HMK m.357Yapılamayacak işlemler
- HMK m.358Duruşmaya gelinmemesi ve giderlerin ödenmemesi
- HMK m.359Karar ve tebliği
- HMK m.360Uygulanacak diğer hükümler
HMK m.351 — Kötüniyetle istinaf yoluna başvurma
Bu madde, istinaf başvurusunun kötüniyetle yapılması hâlinde bölge adliye mahkemesinin izleyeceği yolu düzenler; yaptırım olarak 329. maddedeki kötüniyetli dava hükümlerinin istinafta da uygulanacağını belirtir. Kural, istinaf başvurusunu yapan taraf ve onun kötüniyetli başvurusu bakımından uygulanır. Maddenin kendisi kötüniyetin hangi hallerde var sayılacağını tek tek saymaz; bu değerlendirme somut olaya göre yapılır. Düzenlemediği konular: istinaf başvurusunun şekli ve içeriği (m.342), istinaf dilekçesinin ilk derece mahkemesine sunulması (m.343), ön inceleme ve başvurunun reddi (m.352), kötüniyetli dava açmanın tazminat ve para cezası hükümlerinin asıl kaynağı (m.329) ve temyiz yolunda kötüniyetli başvuru (m.371 ve sonrası) ile istinaf sonucunda verilecek esas karar (m.353).
Kötüniyetle istinaf yoluna başvurma: hangi kavramlar bilinmeli?
- Kötüniyetli istinaf başvurusu
- İstinaf kanun yoluna gerçekten karar denetimi amacıyla değil, başka bir amaçla, örneğin kararın kesinleşmesini geciktirmek veya karşı tarafı yıpratmak için başvurulmasıdır. Başvurunun kötüniyetle yapıldığı, somut olayın koşullarına göre belirlenir.
- 329. madde hükümleri
- Kötüniyetli veya haksız dava açılmasının sonuçlarını düzenleyen hükümdür. Bu maddeye göre, kötüniyetle davranan tarafa para cezası verilebilir ve karşı tarafın yargılama giderleri ile vekâlet ücreti gibi zararları bu tarafa yükletilebilir.
- Yeniden hüküm / yargılama giderleri
- İstinaf sonunda bölge adliye mahkemesi kötüniyet tespit ederse, bu tespit yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin hükme bağlanmasında da dikkate alınır. Bu sonuç, 329. maddenin uygulanmasının parçasıdır.
Kötüniyetle istinaf yoluna başvurma: hangi şartlar aranır?
- İstinaf başvurusunun yapılmış olması gerekir.
- Başvurunun, kararın denetlenmesi ve kanun yolu hakkının kullanılması amacı dışında yapıldığının anlaşılması gerekir.
- Kötüniyetin bölge adliye mahkemesince somut olayda tespit edilmesi gerekir.
- Kötüniyet tespit edildiğinde, 329. maddenin hükümlerinin uygulanması için bölge adliye mahkemesinin karar vermesi gerekir; bu karar istinaf incelemesinin sonucunda verilir.
Kötüniyetle istinaf yoluna başvurma: hangi sonuçları doğurur?
- Kötüniyetle yapılan istinaf başvurusunda bölge adliye mahkemesi 329. maddenin hükümlerini uygular.
- Kötüniyetli taraf, istinaf yargılama giderlerinin yanında karşı tarafın vekiline ödediği vekâlet ücretinin tamamını veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebilir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2024/1630 E., 2024/2140 K., 19.12.2024)
- Kötüniyetli taraf, takdiren ve teşdiden para cezasına çarptırılabilir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2024/1035 E., 2024/1677 K., 24.10.2024)
- Kötüniyet, istinaf sebebi bulunmadığı hâlde yapılan başvuruda ortaya çıkar; bu durumda başvurunun kabulü veya reddi istinaf sebebinin varlığına bağlı kalmaz.
- Kötüniyet tespit edilmezse 351. maddenin yaptırımı uygulanmaz ve başvuru normal istinaf incelemesine tabi tutulur.
- Vekil sebebiyet vermişse disiplin para cezası vekile verilir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2024/1630 E., 2024/2140 K., 19.12.2024)
Gerçek istinaf ile kötüniyetli istinaf arasındaki fark nedir?
Kararın denetlenmesi ve hukuki bir itirazın ileri sürülmesi amacıyla yapılan başvuru gerçek istinaftır.
Kararın kesinleşmesini geciktirmek veya karşı tarafa zarar vermek amacıyla yapılan başvuru kötüniyetli istinaftır.
Yalnız kötüniyetli başvuru 351. madde ve 329. madde kapsamında yaptırıma tabi olur.
Taraf kötüniyeti ile vekil kötüniyeti arasındaki fark nedir?
Kötüniyet taraf adına hareket eden kişi tarafından gösterilmişse, taraf yaptırımla karşılaşır.
Vekil kötüniyetle hareket ederse, bu durumun sorumluluğu vekile yönelebilir.
Vekil sebebiyet vermişse disiplin para cezası vekile verilir; taraf ise yargılama giderlerinden ve vekâlet ücretinden sorumlu olabilir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2024/1630 E., 2024/2140 K., 19.12.2024)
İstinaf kötüniyeti ile ilk derece kötüniyeti arasındaki fark nedir?
Kötüniyet istinaf aşamasında yapılan başvuru ile ilgilidir.
İlk derece yargılamasında kötüniyetli dava açma 329. maddenin asıl konusudur.
351. madde yalnız istinaf başvurusunun kötüniyetini düzenler; ilk derece yargılamasındaki kötüniyet için 329. madde doğrudan kendi alanında uygulanır.
Kötüniyetle istinaf yoluna başvurma: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Başvurunun sonuçsuz kalmasını kötüniyet saymak; başvurunun reddedilmiş olması tek başına kötüniyet anlamına gelmez.
- Kötüniyet tespiti yapmadan para cezası veya vekâlet ücreti yükümlülüğü hükmetmek.
- 329. maddenin uygulanmasını yalnız ilk derece kötüniyetine bağlamak; 351. madde istinaf başvurusunu düzenler.
- Vekil sebebiyet vermişse yaptırımı tarafa yüklemek; disiplin para cezası vekile verilir.
- Kötüniyet değerlendirmesinde başvurunun tek başına kabul edilmemiş olmasını yeterli görmek.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Kötüniyetli istinaf başvurusunda para cezası, takdiren ve teşdiden belirlenmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2024/1035 E., 2024/1677 K., 24.10.2024)
- Kötüniyet, karşı tarafın vekâlet ücretini bertaraf etmek veya geciktirmek amacıyla hareket edilmesi hâlinde kabul edilmektedir ve bu durumda vekâlet ücretinin ödenmesine hükmedilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2024/1630 E., 2024/2140 K., 19.12.2024; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2024/1634 E., 2024/2037 K., 05.12.2024)
- Davalının yetkisizlik kararına karşı kötüniyetle istinafa başvurduğu anlaşıldığında, 329. maddenin ikinci fıkrası uyarınca para cezasına hükmedildiği görülmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2024/1035 E., 2024/1677 K., 24.10.2024)
- Kötüniyet değerlendirmesinde, başvurunun hangi amaçla yapıldığı ve kararın kesinleşmesinin ne kadar geciktirildiği dikkate alınmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2024/1630 E., 2024/2140 K., 19.12.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Kötüniyeti ileri süren taraf, başvurunun kararı denetleme amacı dışında yapıldığını ispat yükü altındadır.
- Kötüniyet, başvuru dilekçesinin içeriği, başvurunun zamanlaması, karşı tarafın dilekçeleri ve dosya içeriği ile ispatlanabilir.
- Başvuran taraf, başvurunun gerçek istinaf amacıyla yapıldığını ve somut bir istinaf sebebinin bulunduğunu savunarak kötüniyet iddiasını çürütebilir.
- Yazılı delil ve dosya içeriği, tanık beyanından daha güçlü bir ispat aracıdır; ancak bu bir zorunluluk değildir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.329: Kötüniyetli dava açmanın sonuçlarını düzenler; 351. madde bu hükümleri istinaf başvurusu bakımından uygular.
- 6100 sayılı Kanun m.341: İstinaf yoluna başvurulabilecek kararların sınırını çizer; kötüniyetli başvuru bu sınırın dışında kalmaz, ancak başvurunun kabul edilebilir olması ön koşuldur.
- 6100 sayılı Kanun m.352: Ön incelemede başvurunun eksik veya kötüniyetli olduğunun anlaşılmasını düzenler; kötüniyet tespiti bu aşamada da gündeme gelebilir.
- 6100 sayılı Kanun m.353: İstinaf sonucunda verilecek kararı düzenler; 329. madde uygulaması bu karar içinde hükme bağlanır.
HMK m.352 — Ön inceleme
HMK m.352, istinaf aşamasında bölge adliye mahkemesi hukuk dairesinin dosya üzerinden yaptığı ön incelemeyi ve bu inceleme sonunda verilecek kararları düzenler. Düzenlenen haller; incelemenin başka bir daireye ya da bölge adliye mahkemesine ait olması, kararın kesin olması, başvurunun süresinde yapılmaması, başvuru şartlarının yerine getirilmemesi ile başvuru sebeplerinin ve gerekçesinin hiç gösterilmemesidir. Madde, istinaf kanun yoluna başvuran taraflar ve bölge adliye mahkemesi bakımından uygulanır. Madde, ilk derece yargılamasındaki ön incelemeyi (m.137) düzenlemez. Temyiz aşamasındaki ön incelemeyi (m.366) ve yargılamanın iadesindeki ön incelemeyi (m.379) düzenlemez. İstinaf başvurusunun süresi, harç ve dilekçe şartları ile istinaf incelemesinin esasına ilişkin sınırları da bu maddede yer almaz; bunlar ilgili kanun maddelerinde düzenlenir.
Ön inceleme: hangi kavramlar bilinmeli?
- Ön inceleme (istinaf)
- Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesinin, istinaf dilekçesi geldikten sonra dosya üzerinden yaptığı şekli inceleme aşamasıdır. Bu inceleme ilk derece yargılamasındaki ön incelemeden farklı olup, kanun yolu başvurusunun temel şartlarının varlığını denetler.
- Kesin karar
- Kanun yoluna başvurulamayan, istinaf yolu kapalı olan kararlardır. Kararın kesin olup olmadığı, dava değerine ve kanunda öngörülen istisnalara göre belirlenir.
- Başvuru sebepleri ve gerekçesi
- İstinaf dilekçesinde kararın hangi nedenlerle hatalı olduğunun ileri sürülmesidir. Bu unsurun hiç gösterilmemesi, madde uyarınca ön inceleme aşamasında karar verilmesine yol açar.
- Kamu düzeni incelemesi
- Başvuru sebepleri hiç gösterilmediğinde, bölge adliye mahkemesinin yalnızca kamu düzenine ilişkin hususları resen gözetmesidir. Bu inceleme m.359 ikinci cümleye dayanır.
- İş bölümü
- Bölge adliye mahkemesi daireleri arasında hangi dairenin hangi dosyaya bakacağını belirleyen düzenlemedir. Dosyanın geldiği dairenin görevli olmaması hâlinde dosya ilgili daireye gönderilir.
Ön inceleme: hangi şartlar aranır?
- Dosyanın bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine istinaf yoluyla gelmiş olması ve ön incelemenin dosya üzerinden yapılması gerekir.
- İncelemenin başka bir daire veya bölge adliye mahkemesi tarafından yapılmasının gerekmemesi, aksi hâlde dosyanın ilgili yere gönderilmesi gerekir.
- Kararın kesin olmaması, yani istinaf yolunun açık bulunması gerekir.
- İstinaf başvurusunun kanunda öngörülen süre içinde yapılmış olması gerekir.
- Başvuru şartlarının (dilekçe unsurları, harç ve gider avansı gibi) yerine getirilmiş olması gerekir.
- Başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin dilekçede gösterilmiş olması gerekir; hiç gösterilmemişse yalnızca kamu düzeni yönünden inceleme yapılır.
- Eksiklik bulunmadığı anlaşıldığında dosyanın incelemeye alınması için yukarıdaki hususların hiçbirinde eksiklik olmaması gerekir.
Ön inceleme: hangi sonuçları doğurur?
- Başka bir dairenin görevli olduğu anlaşılırsa dosya görevli daireye gönderilir.
- Kararın kesin olduğu anlaşılırsa istinaf başvurusu öncelikle reddedilir.
- Başvuru süresinde yapılmamışsa başvuru öncelikle reddedilir.
- Başvuru şartları yerine getirilmemişse başvuru öncelikle reddedilir.
- Başvuru sebepleri veya gerekçesi hiç gösterilmemişse başvuru kabul edilmez; bölge adliye mahkemesi yalnızca kamu düzeni yönünden inceleme yapıp bu incelemenin sonucuna göre karar verir.
- Eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa dosya incelemeye alınır ve esasa ilişkin inceleme aşamasına geçilir.
- Ön inceleme kararı heyetçe verilir (m.352/2); ön inceleme, heyet dışındaki bir üye tarafından da yapılabilir.
Başka daire ile kendi dairesi arasındaki fark nedir?
İncelemenin başka bir daire veya bölge adliye mahkemesine ait olduğu durumda dosya görevli yere gönderilir.
İnceleme kendi dairesine aitse ön inceleme doğrudan bu daire tarafından yapılır.
Yanlış daireye gelen dosya ön incelemede değerlendirilmeden ilgili daireye gönderilir; gönderilen dairenin de kendini görevsiz görmesi hâlinde daireler arası iş bölümü uyuşmazlığı ayrıca çözülmelidir.
Kesin karar ile istinaf açık karar arasındaki fark nedir?
Kararın kesin olması hâlinde istinaf yolu kapalıdır.
Karar istinafa açıksa ön inceleme dosyanın esasına geçmek üzere devam eder.
Kesin karara karşı yapılan istinaf başvurusu ön incelemede doğrudan karar konusu olur; istinaf açık ise dosya incelemeye alınır.
Başvuru sebebi gösterilmiş ile gösterilmemiş arasındaki fark nedir?
Başvuru sebepleri ve gerekçesi dilekçede gösterilmişse istinaf incelemesinde kamu düzeni dışında ileri sürülen hususlar da değerlendirilir.
Başvuru sebepleri hiç gösterilmemişse yalnızca kamu düzenine ilişkin inceleme yapılır.
Sebep gösterilmemesi halinde başvuru ön incelemede kabul edilmez; sebep gösterilmişse dosya esasa alınır.
Ön inceleme (m.352) ile esastan inceleme (m.353) arasındaki fark nedir?
Ön inceleme, başvurunun kanun yolu şartlarının varlığını denetleyen şekli bir aşamadır.
Esastan incelemede ise kararın hukuka uygunluğu ve istinaf sebepleri değerlendirilir.
Ön incelemede verilen red kararı esasa girilmeden verilir; esastan incelemede dosya üzerinden karar verilebilmesi ayrı bir değerlendirmeye bağlıdır.
Ön inceleme: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Ön incelemede eksikliği saptanan dosyayı esasa ilişkin inceleme için kabul etmek; m.352/3 uyarınca eksiklik yoksa dosya incelemeye alınır, eksiklik varsa karar verilmelidir.
- Kesin olmayan kararı kesin saymak; istinaf yolunun açık olup olmadığı dava değerine ve m.341 hükmüne göre ayrıca belirlenmelidir.
- Başvuru sebepleri hiç gösterilmediği hâlde esasa ilişkin tam inceleme yapmak; bu durumda yalnızca kamu düzeni yönünden inceleme yapılır.
- Başka dairenin görevli olduğu dosyayı kendi dairesinde ön inceleme yaparak karara bağlamak; önce dosya görevli daireye gönderilmelidir.
- Ön incelemeyi m.137'deki ilk derece ön incelemesiyle karıştırmak; istinaf ön incelemesi şekli bir kanun yolu denetimidir.
- Ön incelemeyi temyiz aşamasındaki m.366 ön incelemesiyle özdeşleştirmek; her ikisinin amacı ve sonucu farklıdır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Ön inceleme sırasında kararın kesin olduğu anlaşılan dosyalarda istinaf başvurusunun m.341/2, m.346 ve m.352/1 birlikte gözetilerek reddedildiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/350 E., 2024/285 K., 29.05.2024)
- Süresinde yapılmayan istinaf başvurusunun ön inceleme aşamasında m.352/1-c uyarınca usulden reddedildiği kabul edilmektedir. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/963 E., 2025/896 K., 07.07.2025)
- Peşin istinaf karar harcının eksik alınması hâlinde, harcın ikmali için dosyanın m.344 ve m.352 uyarınca ilk derece mahkemesine gönderilebildiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/900 E., 2023/235 K., 22.03.2023)
- Ön incelemede kesin olmayan kararın yanlışlıkla kesin sayılması hâlinde, ilk derece mahkemesinin bu hususu gözden kaçırmış olması durumunda bölge adliye mahkemesinin ön incelemede bu konuyu değerlendirebileceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/769 E., 2023/1287 K., 20.12.2023)
- Ön inceleme kararlarında istinaf dairesinin dosya üzerinden değerlendirme yaptığı ve dosyayı ön inceleme aşamasında işlemden geçirdiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2026/401 E., 2026/435 K., 30.03.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2025/681 E., 2025/781 K., 27.05.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Ön incelemede eksikliği ileri süren taraf, bu hususu dayanağıyla birlikte belirtmelidir; ancak m.352'nin ifadesine göre bu hususlar mahkemece kendiliğinden gözetilir. Dolayısıyla eksikliğin ispatı dosya içeriğine dayanır.
- Süre aşımı iddiasında tebliğ tarihini gösteren belge ile istinaf dilekçesinin tarihi karşılaştırılarak ispat edilir; tebliğ belgesi dosyada yoksa bu husus dosya üzerinden tespit edilir.
- Kararın kesin olup olmadığı, hükmedilen miktar ile dava değerinin dosyadaki belgelerle karşılaştırılması yoluyla tespit edilir.
- Başvuru sebeplerinin gösterilmemesi, istinaf dilekçesinin içeriğinden anlaşılır; dilekçede sebep bulunmuyorsa bu durum tespit edilmiş sayılır.
- Karşı tarafın, istinaf dilekçesinin ona tebliğ edilmediği ya da taraf teşkilinin sağlanmadığı yönündeki savunması, tebligat belgeleri ile ispatlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.353: Ön incelemeden sonra esasa ilişkin incelemenin dosya üzerinden yapılıp yapılamayacağını düzenler; m.352 ile karıştırılmamalıdır.
- 6100 sayılı Kanun m.350: İlk derece mahkemesinin de başvuru dilekçesini reddedebileceği hâlleri düzenler; m.352'deki ret sebepleriyle paralel işler.
- 6100 sayılı Kanun m.359: Başvuru sebepleri hiç gösterilmediğinde bölge adliye mahkemesinin yalnızca kamu düzeni yönünden inceleme yapmasını düzenler.
- 6100 sayılı Kanun m.137: İlk derece yargılamasındaki ön incelemeyi düzenler; m.352'deki istinaf ön incelemesinden ayrıdır.
- 6100 sayılı Kanun m.366: Temyiz aşamasındaki ön incelemeyi düzenler; m.352 ile karıştırılmamalıdır.
HMK m.353 — Duruşma yapılmadan verilecek kararlar
Bu madde, istinaf incelemesinde ön inceleme sonucunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşıldığında bölge adliye mahkemesinin duruşma yapmadan vereceği kararları düzenler. Birinci fıkranın (a) bendi, kararın kaldırılarak dosyanın yeniden görülmek üzere gönderilmesini gerektiren usul eksikliklerini; (b) bendi ise esasın incelenerek başvurunun esastan reddini, kararın düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesini ya da eksikliğin duruşmasız tamamlanmasını öngörür. Madde istinaf başvurusu üzerine verilen kararlara uygulanır. Ön inceleme usulünün kendisi, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi ve duruşma gününün belirlenmesi ayrı maddelerde düzenlenmiştir ve bu maddenin konusu değildir (m.352). Kararın temyizi ile temyiz edilebilecek kararların sınırı bu maddede değil, temyize ilişkin hükümlerde düzenlenmiştir (m.361). İlk derece mahkemesinde duruşma yapılmadan karar verilmesi, bu maddenin değil, basit yargılama usulüne ilişkin hükümlerin konusudur.
Duruşma yapılmadan verilecek kararlar: hangi kavramlar bilinmeli?
- Ön inceleme
- Bölge adliye mahkemesinin dosyayı esasa girmeden önce, eksiklik olup olmadığını ve kanun yolunun incelenmeye uygun olup olmadığını denetlediği aşamadır. Bu maddenin uygulanabilmesi için ön incelemenin sonunda dosyada eksiklik bulunmadığının anlaşılması gerekir.
- Duruşma yapılmadan verilecek karar
- Bölge adliye mahkemesinin taraflar duruşmaya çağrılmadan, dosya üzerinden verdiği karardır. Kanun bu yetkiyi yalnız (a) ve (b) bentlerindeki sayılı hallerle sınırlar; sayılmayan hallerde duruşma yapılması gerekir.
- Kesin olarak karar verme
- Bölge adliye mahkemesinin (a) bendindeki hallerde esası incelemeden, dosyayı yeniden görülmek üzere gönderen kararını ifade eder. Bu karara karşı başka bir kanun yolu öngörülmemiştir.
- Dava şartları
- Davanın esasına girilebilmesi için bulunması gereken koşullardır. Bu maddenin (a) bendi 4. bentte bunların eksik olmasını esastan inceleme olmaksızın kararın kaldırılması sebebi sayar.
- Esastan red
- İstinaf başvurusunun, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunması üzerine reddedilmesidir. Karar değiştirilmeden kalır.
Duruşma yapılmadan verilecek kararlar: hangi şartlar aranır?
- Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılmalıdır.
- Kararın kaldırılması hâlinde (a) bendinde sayılan usul eksikliklerinden birinin bulunması gerekir: yasak hâkimin karar vermesi, haklı ret talebinin reddedilmesi, görevsizlik veya yetkisizlik kararının haksız verilmesi ya da görevsiz veya yetkisiz mahkemenin davaya bakması, diğer dava şartlarına aykırılık, usule aykırı davanın açılmamış sayılması veya birleştirme ve ayırma kararı ya da uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmaması veya değerlendirilmemesi ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemesi.
- Esasa ilişkin (b) bendi kapsamında karar verilebilmesi için ilk derece kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması ya da kanunun olaya uygulanmasında hata yapılmakla birlikte yeniden yargılamaya gerek bulunmaması veya gerekçedeki hatanın düzeltilebilmesi gerekir.
- Duruşmasız tamamlanması mümkün bir eksiklik varsa, bu eksikliklerin tamamlanmasından sonra karar verilebilir.
- Duruşma yapılmadan karar verilebilmesi için (a) ve (b) bentlerindeki hallerden birinin somut olarak gerçekleşmiş olması zorunludur; bu haller dar yorumlanır.
Duruşma yapılmadan verilecek kararlar: hangi sonuçları doğurur?
- Ön inceleme sonunda (a) bendindeki hallerden biri tespit edilirse, bölge adliye mahkemesi esası incelemeden kararı kaldırır ve dosyayı yeniden görülmek üzere ilk derece mahkemesine, kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderir.
- (a) bendi uyarınca verilen gönderme kararı duruşma yapılmadan ve kesin olarak verilir.
- (b)-1 uyarınca ilk derece kararının hukuka uygun olduğu anlaşılırsa başvuru esastan reddedilir.
- (b)-2 uyarınca yeniden yargılamaya gerek olmayan hatalarda karar esas hakkında yeniden verilir ya da gerekçedeki hata düzeltilir.
- (b)-3 uyarınca duruşmasız tamamlanabilecek eksiklikler tamamlandıktan sonra başvuru esastan reddedilir ya da yeniden esas hakkında karar verilir.
- Duruşma yapılması gereken hâllerde mahkeme dosya üzerinden karar veremez; bu durumda duruşma açılması gerekir.
- Yukarıdaki hallerin hiçbiri gerçekleşmemişse, bölge adliye mahkemesi bu madde uyarınca duruşmasız karar veremez.
Kararın kaldırılması ile esasa ilişkin karar arasındaki fark nedir?
(a) bendi uyarınca, esas incelenmeden kararın kaldırılarak dosyanın yeniden görülmek üzere gönderilmesi kararı verilir.
(b) bendi uyarınca, bölge adliye mahkemesi esas hakkında kendisi karar verir ya da başvuruyu esastan reddeder.
(a) bendinde ilk derece yargılaması yenilenir ve dava yeniden görülür. (b) bendinde dosya ilk derecede yeniden görülmez, istinaf mahkemesi kararı kendisi verir.
(a)-6 ile (a)-1 ile (a)-4 arasındaki hal ayrımı arasındaki fark nedir?
(a)-6 bendi, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olmasını ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemesini düzenler.
(a)-1 ile (a)-4 bentleri, hâkimin yasaklılığı, haklı ret talebinin reddi, görev ve yetki ya da diğer dava şartlarına aykırılığı düzenler.
Her iki durumda da sonuç kararın kaldırılması ve dosyanın gönderilmesidir. Ancak (a)-6 bendi yalnızca uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillere ve talebin önemli bir kısmına ilişkin olduğundan, bölge adliye mahkemesi eksik delil veya talep bakımından duruşmasız karar verebilmek için eksikliğin kanunda sayılan sınırlar içinde kalmasına dikkat etmelidir.
(b)-1 ile (b)-2 ayrımı arasındaki fark nedir?
(b)-1, ilk derece kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu hâlde başvurunun reddini düzenler.
(b)-2, kanunun olaya uygulanmasında hata yapılmasına rağmen yeniden yargılamaya gerek bulunmadığı ya da gerekçedeki hatanın düzeltilebildiği hâli düzenler.
(b)-1'de karar aynen onanır ve başvuru reddedilir. (b)-2'de karar değiştirilerek ya da gerekçesi düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilir.
(b)-3 ile (b)-1 ve (b)-2 ayrımı arasındaki fark nedir?
(b)-3, yargılamadaki eksikliklerin duruşma yapılmadan tamamlanabilecek nitelikte olduğu hâli düzenler.
(b)-1 ve (b)-2, eksikliğin bulunmadığı veya yeniden yargılamayı gerektirmediği hâlleri düzenler.
(b)-3'te önce eksiklik tamamlanır, sonra başvuru esastan reddedilir ya da yeniden esas hakkında karar verilir. Eksikliğin duruşma gerektirmesi hâlinde bu bent uygulanamaz.
Duruşma yapılmadan verilecek kararlar: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Hukuki dinlenme hakkını ihlal ederek duruşma açmadan karar vermek; madde gerekçesi ve Yargıtay kararları, bu hakkın korunması gerektiğini ve tereddütte duruşma açılmasını öngörür.
- (a) ve (b) bentlerini birbirine karıştırmak; esas incelemeden kaldırma ile esasa ilişkin karar verme sonuçları farklıdır.
- Duruşma yapılmadan karar verilebilecek halleri geniş yorumlamak; madde gerekçesi bu hallerin dar anlaşılmasını ister.
- (a)-6 bendinin uygulanmasında her delil eksikliğinde bu bendi uygulamak; yalnızca uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek önemli deliller bakımından uygulanır.
- (b)-1 ile başvurunun esastan reddedilmesi sırasında kararın gerekçesindeki hataları düzeltmeden onamak; (b)-2 gerekçedeki hatanın düzeltilebileceğini öngörür.
- Eksikliğin duruşma gerektirmesi hâlinde (b)-3 bendine dayanarak dosya üzerinden karar vermek.
- Ön inceleme sonunda eksiklik bulunduğu hâlde bu maddeye göre karar vermek; önce m.352 uyarınca eksikliğin giderilmesi gerekir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargıtay, basit yargılama usulünde de kuralın duruşma yapılması olduğunu, duruşmasız karar verilmesinin ancak hukukun açıkça izin verdiği hallerde mümkün olduğunu kabul etmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2022/299 E., 2026/568 K., 22.04.2026)
- Bölge adliye mahkemeleri, istinaf başvurusunda ilk derece kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığında (b)-1 bendi gereğince başvurunun esastan reddine karar vermektedir. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2022/555 E., 2026/1169 K., 21.05.2026; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2022/608 E., 2026/916 K., 21.04.2026; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2026/411 E., 2026/634 K., 16.03.2026; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2021/1795 E., 2026/625 K., 13.03.2026)
- Bölge adliye mahkemeleri, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmadığı ya da değerlendirilmediği hallerde (a)-6 bendi gereğince kararın kaldırılmasına karar vermektedir. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2022/555 E., 2026/1169 K., 21.05.2026)
- Bölge adliye mahkemeleri, ön inceleme aşamasında dosya üzerinden karar verirken madde metnindeki sayılı hallerin gerçekleştiğini gerekçede açıkça belirtmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2022/299 E., 2026/568 K., 22.04.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2022/266 E., 2026/406 K., 18.03.2026)
Nasıl ispat edilir?
- Kararın kaldırılmasını (a) bendi gereğince isteyen taraf, bu bentteki eksikliğin varlığını dosya kapsamı ile ortaya koymalıdır; örneğin haklı ret talebinin dosyada bulunan itiraz dilekçesi ile ispatlanması gerekir.
- (a)-6 bendi bakımından eksik delil iddiasını ileri süren taraf, toplanmayan veya değerlendirilmeyen delilin uyuşmazlık açısından etkili olduğunu dosya içeriğinden göstermelidir.
- Esasa ilişkin (b) bendi bakımından, ilk derece kararının hukuka uygun olduğunu savunan taraf, kararın dayandığı delillerin dosyada yer aldığını ve gerekçenin yeterli olduğunu gösterir.
- Duruşmasız karar verilmesi hâlinde, mahkemenin dayandığı bendi ve gerekçesini kararda açıkça belirtmesi gerekir; bu eksiklik kararı usulen hatalı kılar.
- Duruşma açılmadan verilen kararın dayanağı olan eksikliğin duruşmasız tamamlanabilir olduğunu gösteren belge veya tutanak, (b)-3 bendi bakımından ayrıca aranmalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.352: Ön inceleme aşamasını düzenler. Bu maddenin uygulanması için ön incelemede dosyada eksiklik bulunmadığının anlaşılması gerekir.
- 6100 sayılı Kanun m.361: Temyize tabi kararların sınırını düzenler. Bölge adliye mahkemesinin bu madde uyarınca verdiği kararların sonraki kanun yolu bakımından önemi bu hükümde aranmalıdır.
- 6100 sayılı Kanun m.27: Hukuki dinlenme hakkını düzenler. Madde gerekçesinde belirtildiği üzere, taraflar duruşmaya çağrılmadan hüküm verilmemesinin dayanağıdır.
HMK m.354 — İnceleme
Madde, istinaf incelemesinin kimin tarafından yürütüleceğini ve incelemenin mahallinde yapılması gereken işlemlerde istinabe yolunun kullanılıp kullanılamayacağını düzenler. Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesinin incelemeyi heyetçe mi yoksa görevlendireceği bir üye eliyle mi yapacağı ve istinabenin hem bölge adliye mahkemesi hem ilk derece mahkemesi bakımından nasıl kullanılacağı bu kapsamdadır. Hüküm, istinaf yoluna başvurulmuş olan davalarda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi için uygulanır. İncelemenin kapsamı ve sınırı (m.355), ön inceleme aşaması ve duruşma kararları (m.352-353), inceleme sonunda verilecek karar ve bu kararlarda duruşma yapılıp yapılmayacağı (m.356-359) maddede düzenlenmez; bu konular ayrı maddelerde yer alır. Temyiz incelemesi ve temyiz aşamasındaki usul de bu maddenin kapsamı dışındadır (m.361 ve devamı).
İnceleme: hangi kavramlar bilinmeli?
- İnceleme aşaması
- Ön inceleme aşamasından sonra, bölge adliye mahkemesi hukuk dairesinin istinaf dosyasını esas bakımından incelediği aşamadır. Madde gerekçesine göre bu aşamada incelenen konu, hem denetim hem de gerekirse yeniden dava konusu hakkında yapılan incelemedir.
- Heyetçe inceleme
- Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi heyetinin birlikte yaptığı inceleme biçimidir. Davanın özelliğine göre tercih edilir; her dosyada zorunlu değildir.
- Görevlendirilecek üye
- Hukuk dairesi heyetinin incelemeyi yürütmek üzere belirlediği tek bir üyedir. Heyetçe inceleme yerine, davanın özelliğine göre kullanılan alternatif yoldur.
- İstinabe
- Belirli bir işlemin yapılmasının, dosyanın bulunduğu mahkemeden başka bir mahkemeye bırakılmasıdır. Madde, bölge adliye mahkemesinin hem başka bir bölge adliye mahkemesini hem de ilk derece mahkemesini istinabe edebilmesine olanak tanır; istinabenin kapsamı gereken hâllerle sınırlıdır.
- Mahallinde yapılması gereken işlemler
- Keşif, tanık dinleme gibi işlemlerdir. Madde gerekçesine göre bunların yapılacağı yer bölge adliye mahkemesinin faaliyet gösterdiği il merkezinde olmayabilir; istinabe bu güçlüğü gidermek için öngörülmüştür.
İnceleme: hangi şartlar aranır?
- Dava hakkında istinaf kanun yolunun işletilmiş ve dosyanın bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gelmiş olması gerekir; bu, ön inceleme aşamasının tamamlanmış olmasını da içerir.
- İncelemenin davanın özelliğine göre hukuk dairesi heyeti tarafından ya da heyetçe görevlendirilecek bir üye tarafından yapılmasına karar verilmiş olmalıdır.
- İnceleme sırasında gereken hâllerde istinabe yoluna başvurulabilmesi için bu ihtiyacın somut olarak ortaya çıkmış olması gerekir; örneğin keşif, tanık dinlenmesi gibi işlemlerin yapılması zorunlu hâle gelmiş olmalıdır.
- İstinabe, bölge adliye mahkemesinin kendi yargı çevresi içindeki işlemler için aynı yargı çevresindeki bir ilk derece mahkemesine yapılabilir.
- İstinabe, başka bir bölge adliye mahkemesine ya da başka bir bölge adliye mahkemesi yargı çevresinde kalan bir ilk derece mahkemesine yapılabilir.
İnceleme: hangi sonuçları doğurur?
- Heyetçe ya da görevlendirilen üye eliyle yapılan inceleme, bölge adliye mahkemesinin esas bakımından inceleme yetkisinin kullanılmasıdır ve bu inceleme sonunda hukuk dairesi kararını verir.
- İncelemenin gerekli görülmesi hâlinde keşif, tanık dinleme ve benzeri işlemler istinabe yoluyla yerine getirilebilir; bu durumda istinabe edilen mahkemenin yaptığı işlem dosyaya girer ve incelemede değerlendirilir.
- Yargı çevresi içindeki bir işlem için istinabe, bölge adliye mahkemesinin kendi yargı çevresinde kalan bir ilk derece mahkemesine yapılabilir.
- Gerekli görülmeyen hâllerde istinabeye başvurulmaz ve inceleme doğrudan bölge adliye mahkemesi tarafından yürütülür.
- İstinabe edilen mahkemenin işlemi, istinabe konusu işlemle sınırlıdır; esas hakkında karar verme yetkisi istinabe eden bölge adliye mahkemesinde kalır.
Heyetçe inceleme ile görevlendirilecek üyeyle inceleme arasındaki fark nedir?
Heyetçe incelemede inceleme hukuk dairesi heyetinin birlikte yürüttüğü bir işlem olarak yapılır.
Görevlendirilen üyeyle incelemede heyet yetkisini tek bir üyeye devreder ve inceleme o üyenin yönetiminde yürür.
Hangi yöntemin seçileceği davanın özelliğine göre belirlenir; madde seçimin ölçütünü ayrıca göstermez, bu yüzden seçimin gerekçesi karar içinde açıklanmalıdır.
Bölge adliye mahkemesi kendi yargı çevresi içinde istinabe ile başka bölge adliye mahkemesine istinabe arasındaki fark nedir?
Kendi yargı çevresi içinde yapılacak istinabede işlem, aynı yargı çevresindeki bir ilk derece mahkemesine bırakılır.
Başka bir bölge adliye mahkemesine istinabede ise istinabe edilen mahkeme başka bir bölge adliye mahkemesi ya da o yargı çevresinde kalan bir ilk derece mahkemesidir.
Madde, iki durumu da açıkça kabul eder; işlemin nerede yapılacağına göre istinabe edilecek merci değişir.
İnceleme: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Davanın özelliğine bakmadan her dosyada heyetçe incelemeyi zorunlu saymak; madde, iki yöntem arasında davanın özelliğine göre seçim yapılmasını öngörür.
- İstinabeyi, yargı çevresi dışındaki bir ilk derece mahkemesine yapılabilir sanmak; madde kendi yargı çevresi ile başka bölge adliye mahkemesi yargı çevresini ayırır.
- İstinabe edilen mahkemenin esas hakkında karar verebileceğini sanmak; istinabe konusu işlemle sınırlıdır, esas hakkındaki karar bölge adliye mahkemesine aittir.
- İstinabeyi, gerekmeyen hâllerde kendiliğinden başvurulan bir yol gibi görmek; madde istinabeyi 'gereken hâllerde' ile sınırlar.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Kararların gerekçesinde, bölge adliye mahkemesinin incelemeyi heyetçe mi yoksa üye eliyle mi yaptığı açıkça belirtilmelidir; aksi hâlde incelemenin usulü tartışmalı kalabilir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi, 2024/1810 E., 2024/1759 K., 19.11.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Heyetçe ya da üye eliyle yapılan incelemenin usulüne uyulduğunu kanıtlama yükü, incelemeyi yürüten bölge adliye mahkemesi dairesindedir; bu, dosyadaki karar ve tutanakla ortaya konur.
- İstinabe edilen işlemin (keşif, tanık dinleme) sonucu, istinabe edilen mahkemenin tuttuğu tutanak ve raporla dosyaya girer; bu belgelerin bulunmaması işlemin ispat değerini ortadan kaldırır.
- İstinabe gerekçesinin dosyada bulunması, istinabenin zorunlu hâllerde yapıldığını gösterir; gerekçe eksikse istinabe usulüne uyulmadığı ileri sürülebilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.352: Ön inceleme aşamasının sonuçları, inceleme aşamasına geçişin ön koşuludur; istinabe ve heyet/üye seçimi bu aşamadan sonra gündeme gelir.
- 6100 sayılı Kanun m.353: Duruşma yapılmadan verilecek kararlar ve ön inceleme sonrası işlemler, bu maddedeki incelemenin hangi dosyalarda gerektiğini belirler.
- 6100 sayılı Kanun m.355: İnceleme kapsamının istinaf dilekçesindeki sebeplerle sınırlı olması, bu maddede düzenlenen incelemenin konusunu belirler; kapsam konusu m.355'te çözülür.
HMK m.355 — İncelemenin kapsamı
HMK m.355, istinaf incelemesinin kapsamını belirler. Kural olarak inceleme, istinaf dilekçesinde öne sürülen sebeplerle sınırlıdır. Bölge adliye mahkemesi, kamu düzenine aykırılık gördüğü hallerde bu sınıra bağlı kalmadan re'sen inceleme yapar. Madde, istinaf yoluna başvuran taraflar ve bölge adliye mahkemesi bakımından uygulanır. Madde, istinaf dilekçesinin içeriğini ve sebeplerin nasıl gösterileceğini düzenlemez (m.341 ve devamı). Dava şartlarının re'sen gözetilmesi ve görevsizlik–yetkisizlik ile ilgili ilk derece mahkemesine gönderme kararları ön inceleme aşamasına ait kurallardır (m.353). Bölge adliye mahkemesinin inceleme sonunda yeniden yargılama yapıp karar vermesi ve kararın kaldırılması biçimi de ayrı maddelerde düzenlenmiştir (m.353, m.356 ve devamı). İnceleme usulünün heyetle ya da üye tarafından yapılması ve istinabe konusu m.354'te, kanun yolu ön incelemesi m.352'de düzenlenmiştir.
İncelemenin kapsamı: hangi kavramlar bilinmeli?
- İstinaf sebebi
- Istinaf dilekçesinde ileri sürülen, ilk derece kararının hangi yönden hatalı olduğunu gösteren gerekçedir. İnceleme bu sebeplerle sınırlıdır; dilekçede öne sürülmeyen hususlar kural olarak incelenmez.
- Re'sen gözetme
- Bölge adliye mahkemesinin taraflar ileri sürmese bile kendiliğinden dikkate aldığı durumdur. Yalnızca kamu düzenine aykırılık hallerinde söz konusudur ve bu hallerin kapsamı kanunda ayrıca sayılmamıştır.
- Kamu düzenine aykırılık
- Re'sen gözetme yetkisini doğuran ölçüttür. Kavram muğlak olduğu için her uyuşmazlık hakkında değil, gerçekten kamu düzenine ilişkin hususlarda uygulanır.
- Dar istinaf
- İlk derece yargılamasının yalnızca hatalı ya da eksik kısımlarının yenilendiği istinaf modelidir. İnceleme, ilk derecede doğru yapılan işlemleri muhafaza eder.
İncelemenin kapsamı: hangi şartlar aranır?
- İnceleme sınırının belirlenmesi için istinaf dilekçesinde bir istinaf sebebinin gösterilmiş olması gerekir.
- Re'sen inceleme için hükmün kamu düzenine aykırılık içermesi gerekir; bu hal dilekçede ileri sürülmemiş olsa bile dikkate alınır.
- Kamu düzenine aykırılık halinin gerçekten var olması gerekir; her hukuka aykırılık bu kapsama girmez.
- Dilekçede öne sürülmeyen ve kamu düzenine ilişkin olmayan hususların incelemeye alınmaması gerekir.
İncelemenin kapsamı: hangi sonuçları doğurur?
- İstinaf dilekçesinde sebep gösterilmemiş ve kamu düzenine ilişkin olmayan bir husus, bölge adliye mahkemesi tarafından incelenmez.
- Kamu düzenine aykırılık görülürse bölge adliye mahkemesi bu aykırılığı istinaf sebebi olmaksızın re'sen gözetir ve kararı buna göre denetler.
- Kamu düzenine aykırılık görülmediği hallerde inceleme, istinaf dilekçesindeki sebeplerle sınırlı kalır ve dilekçe dışındaki sebeplere dayalı bozma yapılmaz.
- Re'sen gözetilen aykırılık, bölge adliye mahkemesinin kararını kaldırmasına ya da ilk derece kararını düzeltmesine yol açabilir (m.353 ve m.356 çerçevesinde).
İstinaf sebebi ile sınırlı inceleme ile re'sen inceleme arasındaki fark nedir?
Dilekçede ileri sürülen sebeplere bağlı inceleme, tarafların talep ettiği hususları kapsar.
Kamu düzenine aykırılık halinde bölge adliye mahkemesi sebeple bağlı kalmaz ve kendiliğinden inceleme yapar.
Kamu düzenine ilişkin bir aykırılık varsa dilekçede sebep gösterilmemiş olsa da karar denetime tabi tutulur.
Dava şartı ile diğer kamu düzenine aykırılık arasındaki fark nedir?
Dava şartlarına ilişkin hususlar, ilgili kanun maddesi uyarınca her zaman ileri sürülebilir ve kendiliğinden dikkate alınabilir.
Her hukuki hata kamu düzenine aykırılık sayılmaz; yalnızca gerçekten kamu düzenine ilişkin olanlar re'sen gözetilir.
Dava şartı olduğu kabul edilen hususlar, istinaf dilekçesinde yer almasa da bölge adliye mahkemesi tarafından incelenebilir.
Maddi vakıa hatası ile hukuki değerlendirme hatası arasındaki fark nedir?
Maddi vakıalardaki yanlışlık, delillerin yeniden değerlendirilmesini gerektirebilir.
Hukuki değerlendirmedeki hata, uygulanan hukuk kuralının doğru yorumlanıp yorumlanmadığı ile ilgilidir.
İki hata türü ayrı ayrı değerlendirilir; istinaf sebebinin gösterilmesi her iki tür için aynı sonucu doğurmaz.
İncelemenin kapsamı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Dilekçede hiç sebep gösterilmemiş bir hususu kamu düzenine aykırılık sanarak re'sen incelemek; kamu düzenine ilişkin olmayan bir hususu inceleme kapsamına almak.
- Her hukuka aykırılığı kamu düzenine aykırılık saymak; kavramın muğlaklığı nedeniyle kapsamı genişletmek.
- İstinaf sebebiyle sınırlı incelemeyi temyiz incelemesi ile karıştırmak; istinafta ilk derece yargılamasının ayrıca yenilenmediğini gözden kaçırmak.
- Re'sen gözetilen bir aykırılığın kararın kaldırılmasını doğurduğunu varsaymak; sonucun m.353 ve m.356 ile belirlendiğini göz ardı etmek.
- Dava şartı niteliğindeki bir hususu, kamu düzenine ilişkin olmadığı halde re'sen incelemek.
- Dilekçede ileri sürülen bir sebebi, sebep gösterilmediği için dikkate almamak; dilekçenin kapsamını daraltarak yorumlamak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- İstinaf incelemesinin dilekçedeki sebeplerle sınırlı olduğu ve kamu düzenine aykırılık dışında re'sen inceleme yapılmayacağı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/760 E., 2025/637 K., 15.10.2025)
- Kamu düzenine aykırılık gerekçesiyle re'sen inceleme yapılabilmesi için aykırılığın gerçekten kamu düzenine ilişkin olması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/760 E., 2025/637 K., 15.10.2025)
- Dilekçede ileri sürülmeyen ve istinaf sebebi olarak kabul edilmeyen bir hususun, sıfata bağlı olarak da olsa, istinaf inceleme kapsamı dışında kaldığı kabul edilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/1877 E., 2024/13 K., 09.01.2024)
- Dava şartı niteliğindeki bir hususun kamu düzenine ilişkin olduğu ve bu nedenle m.355 uyarınca istinaf incelemesinde ele alınması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/848 E., 2024/4 K., 24.01.2024)
- Kamu düzenine aykırılık gerekçesiyle re'sen inceleme yapılan hallerde, bölge adliye mahkemesinin hükmü hangi maddeye dayandığını belirtmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2026/411 E., 2026/634 K., 16.03.2026)
Nasıl ispat edilir?
- İstinaf sebeplerini sınırlayan inceleme kuralında ispat yükü istinaf eden tarafa aittir; dilekçede gösterilmeyen sebebin incelenmesini isteyen taraf, o sebebin kamu düzenine ilişkin olduğunu ileri sürmelidir.
- Kamu düzenine aykırılık iddiası ileri sürüldüğünde, bu hususun gerçekten kamu düzenine ilişkin olduğu bölge adliye mahkemesi tarafından denetlenir; dayanak olarak hukuki nitelendirme esastır.
- Re'sen incelemeye konu olan vakıaların dosya kapsamında yer alması gerekir; bu vakıaların delille desteklenmesi ilk derece tahkikatına ait kurallarla ilgilidir.
- Karşı taraf, dilekçede öne sürülmeyen bir sebebin incelenmesine itiraz ederek bu sebebin kapsam dışında olduğunu savunabilir; bu savunmayı ileri süren tarafın ispat yükü yoktur, sadece itirazını dile getirmesi yeterlidir.
- Dava şartı niteliğindeki hususlarda dayanak belgelerin dosyada bulunması ve bu belgelerin kamu düzenine ilişkin olduğunun gösterilmesi gerekir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.353: Ön inceleme aşamasında bölge adliye mahkemesinin kararı kaldırıp dosyayı ilk derece mahkemesine göndermesinin hallerini sayar; m.355'teki re'sen gözetme ile birlikte değerlendirilir.
- 6100 sayılı Kanun m.354: İncelemenin heyetçe ya da görevlendirilen bir üyece yapılmasını ve istinabeyi düzenler; m.355'in uygulama usulünü tamamlar.
- 6100 sayılı Kanun m.352: Kanun yolu ön incelemesini düzenler; m.355'teki inceleme kapsamının başlangıcından önceki aşamadır.
- 6100 sayılı Kanun m.115: Dava şartlarının her zaman ileri sürülebileceğini ve kendiliğinden dikkate alınabileceğini düzenler; re'sen gözetme halini besler.
- 6100 sayılı Kanun m.362: Bölge adliye mahkemesi kararlarında temyiz sınırını düzenler; istinaf kapsamının temyiz incelemesinden farkını ortaya koyar.
HMK m.356 — Duruşma yapılması ve karar verilmesi
Bu madde, bölge adliye mahkemesinde istinaf incelemesinin nasıl yapılacağını ve inceleme sonunda verilebilecek kararların türlerini düzenler. Kural olarak incelemenin duruşmalı yapılacağını, 353. maddede sayılan hâllerde ise duruşma yapılmadan karar verilebileceğini belirtir; duruşma yapılmasına karar verildiğinde duruşma gününün taraflara tebliğ edileceğini öngörür. Ayrıca duruşma sonunda istinaf başvurusunun esastan reddi ya da ilk derece hükmünün kaldırılarak yeniden hüküm kurulması dahil gerekli kararların verilebileceğini hükme bağlar. Madde istinaf başvurusunda taraflara, bölge adliye mahkemesine ve ilk derece mahkemesine uygulanır. Madde, duruşma yapılmadan verilecek kararların hangi hâllerde mümkün olduğunu (353. madde), inceleme kapsamını (355. madde), duruşmaya gelinmemesinin sonucunu (358. madde) ve temyiz yolunu (361. madde ve devamı) düzenlemez.
Duruşma yapılması ve karar verilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Duruşmalı inceleme
- Bölge adliye mahkemesinin istinaf dosyasını taraflar huzurunda duruşma açarak incelemesidir. Kanun kuralı olarak bu yöntemi öngörür; duruşma yapılmadan karar verilmesi ancak 353. maddede sayılan hâllerde mümkündür.
- Duruşma günü tebliği
- Duruşmalı incelemede mahkemenin belirlediği duruşma gününün taraflara bildirilmesi işlemidir. Taraflara duruşma gününün tebliğ edilmesi, duruşmaya katılma imkânının sağlanması amacına bağlıdır.
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Bölge adliye mahkemesinin başvurunun şekil yönünden değil, içerik bakımından haklı bulunmadığına karar vermesidir. İlk derece hükmü bu durumda aynen kalır.
- Yeniden hüküm kurma
- Bölge adliye mahkemesinin ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırıp kendisinin yeni bir hüküm kurmasıdır. Yalnızca duruşma sonunda kullanılabilecek karar türlerinden biridir.
Duruşma yapılması ve karar verilmesi: hangi şartlar aranır?
- İstinaf incelemesinde 353. maddede sayılan hâllerin bulunmaması, yani duruşma yapılmadan karar verilebilecek bir durumun söz konusu olmaması gerekir.
- İnceleme duruşmalı yapılacaksa mahkemenin duruşma gününü belirlemesi ve bu günün taraflara tebliğ edilmesi gerekir.
- Duruşma sonunda bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu değerlendirerek karar vermesi gerekir.
- Verilecek karar, başvurunun esastan reddi ya da ilk derece hükmünün kaldırılarak yeniden hüküm kurulması ile sınırlı değildir; gerekli görülen diğer kararlar da verilebilir.
Duruşma yapılması ve karar verilmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Duruşma sonunda istinaf başvurusu esastan reddedilirse ilk derece mahkemesi hükmü korunur.
- Duruşma sonunda ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir.
- Duruşma yapılmasına karar verilmişse, duruşma günü taraflara tebliğ edilmeden yapılacak incelemenin usule aykırı olması gerekir.
- Duruşma sonunda gerekli görülen diğer kararlar da verilebilir; kanun bu kararları sınırlı saymaz.
Duruşmalı inceleme ile dosya üzerinden inceleme arasındaki fark nedir?
Kural olarak istinaf incelemesi duruşmalı yapılır ve taraflara duruşma günü tebliğ edilir.
353. maddede sayılan hâllerde duruşma yapılmadan, dosya üzerinden karar verilebilir.
Duruşma yapılmadığında taraflara duruşma günü tebliği gerekmez; duruşma yapıldığında tebliğ zorunludur.
Başvurunun esastan reddi ile ilk derece hükmünün kaldırılması arasındaki fark nedir?
Bölge adliye mahkemesi başvuruyu haklı bulmazsa esastan reddeder ve ilk derece hükmü aynen kalır.
Bölge adliye mahkemesi ilk derece hükmünü kaldırıp yeniden hüküm kurabilir.
Yeniden hüküm kurma, ilk derece hükmünün ortadan kalkmasını ve yerine bölge adliye mahkemesinin hükmünün geçmesini sağlar.
Duruşma yapılması ve karar verilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Kanunun kuralı olan duruşmalı incelemeyi, dosya üzerinden inceleme kolaylığıyla atlayarak duruşma açmadan karar vermek; oysa duruşmasız karar yalnızca 353. maddedeki hâllerde mümkündür.
- Duruşma açılmasına karar verilmesine rağmen duruşma gününü taraflara tebliğ etmemek; bu usul eksikliği sonucu kararın bozulmasına yol açabilir.
- İkinci fıkradaki yeniden hüküm kurma yetkisini, ilk derece hükmünün kaldırılması gerekmeyen hâllerde de kullanmak.
- Duruşma sonunda esastan reddin ve yeniden hüküm kurmanın farklı sonuçları olduğunu göz ardı ederek, her iki kararı aynı şekilde gerekçelendirmek.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargıtay, HMK'nın duruşmalı yargılama ilkesi gereği, kanunda açıkça duruşmasız karar verme yetkisi tanınmayan hâllerde yargılamanın duruşmalı yapılmasını gerektiğini kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/60 E., 2023/293 K., 05.04.2023)
- Mahkemeler, 7251 sayılı Kanun ile eklenen ikinci fıkrayı gerekçe göstererek bölge adliye mahkemesinin duruşma sonunda hüküm kaldırıp yeniden hüküm kurabileceğini kabul etmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2023/2271 E., 2024/402 K., 15.02.2024)
- Hukuk Genel Kurulu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için duruşma açılan ancak sonucunda ilk derece kararının doğru bulunduğu hâllerde 356. maddenin ikinci fıkrasını usul hükmü olarak değerlendirmiştir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/790 E., 2023/409 K., 03.05.2023)
- Denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu hâlinde eksikliğin duruşma açılarak yeni bir rapor alınmasıyla giderilebileceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/617 E., 2023/938 K., 11.10.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Duruşmalı inceleme yapılacaksa duruşma gününün taraflara tebliğ edildiğini gösteren tebligat belgesi dosyada bulunmalıdır; tebligatın yapılmadığını ileri süren taraf bunu ispatlamakla yükümlüdür.
- 353. maddedeki duruşmasız karar hâllerinin varlığını ileri süren taraf, bu hâlin gerçekleştiğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Bölge adliye mahkemesinin hükmü kaldırıp yeniden hüküm kurduğunu ileri süren taraf, kararın duruşma tutanağında yer aldığını gösterir.
- Yeniden hüküm kurma kararında, dayanak olarak alınan delil ve değerlendirmeler karar gerekçesinde gösterilmelidir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.353: Duruşma yapılmadan karar verilebilecek hâlleri belirler; 356. maddedeki duruşmalı inceleme kuralının istisnasını oluşturur.
- 6100 sayılı Kanun m.355: İncelemenin kapsamını belirler; duruşmada hangi konuların inceleneceğini sınırlar.
- 6100 sayılı Kanun m.357: Duruşma yapılmadan verilebilecek kararların sınırlarını çizer; 356. maddedeki kural bu istisnalar dışında geçerlidir.
- 6100 sayılı Kanun m.358: Duruşmaya gelinmemesi ve giderlerin ödenmemesi hâllerini düzenler; bu madde ile duruşmalı inceleme sürecinin işleyişini tamamlar.
HMK m.357 — Yapılamayacak işlemler
HMK m.357, bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinde yapılamayacak işlemleri sayar: karşı dava, davaya müdahale talebi, davanın ıslahı, davaların birleştirilmesi (166. maddenin birinci fıkrası saklı), ilk derece mahkemesinde ileri sürülmemiş iddia ve savunmalar, yeni deliller ve bölge adliye mahkemesi için yetki sözleşmesi. Ayrıca usulüne uygun gösterilmiş ama haksız reddedilen veya mücbir sebeple gösterilemeyen delillerin istinafta incelenebilmesini düzenler. Kime uygulandığı bakımından, istinaf yargılamasında hukuk dairelerinde görülen davalar esas alınır. Düzenlemediği konular: istinaf başvurusunun süresi ve usulü (m.341 ve devamı), istinafta inceleme kapsamı ve re'sen gözetilecek hususlar (m.355), ilk derece yargılamasında karşı dava ve müdahalenin koşulları (m.132, m.65 vd.), ıslahın ilk derece koşulları (m.176 vd.) ve bu yasakların yargılamanın tekrarlanması veya bozma sonrası yargılamaya etkisi.
Yapılamayacak işlemler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Karşı dava
- Davalının davacıya karşı, aynı yargılama içinde açtığı bağımsız dava talebidir. Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinde doğrudan dava açılamayacağı için bu yolla karşı dava da açılamaz.
- Asli ve fer'i müdahale
- Asli müdahale, üçüncü kişinin kendi hakkını ileri sürmek için davaya katılmasıdır (m.65). Fer'i müdahale ise hakkı veya borcu davanın sonucuna bağlı olan üçüncü kişinin taraflardan birine yardım etmek için katılmasıdır (m.66 vd.). Madde metni her iki türü açıkça saymaz; bu nedenle kapsamı tartışmalıdır.
- Islah
- Davacının dava dilekçesinde ya da davalının savunmasında yaptığı değişikliklerin yargılama içinde düzeltilmesi veya genişletilmesidir. Bölge adliye mahkemesinde karşı tarafın rızası olsa bile ıslah yapılamaz.
- İlk derece mahkemesinde ileri sürülmemiş iddia ve savunma
- İlk derece yargılamasında taraflarca öne sürülmemiş olgusal dayanaklardır. Bölge adliye mahkemesinin re'sen gözeteceği hususlar bu yasağın dışındadır.
- Usulüne uygun gösterilmiş delil
- İlk derece mahkemesinde yasal süre ve şekilde sunulmuş veya bildirilmiş delildir. Bu olmadan ileri sürülen delil, istinafta yeni delil sayılır ve kural olarak incelenemez.
- Mücbir sebep
- Delilin ilk derece mahkemesinde gösterilmesini engelleyen, tarafın kusuruna dayanmayan olağanüstü bir durumdur. Tarafın kusuru bulunmadığı hallerde delil istinafta incelenebilir.
Yapılamayacak işlemler: hangi şartlar aranır?
- Bölge adliye mahkemesinde karşı dava açılmamalıdır; karşı dava talebi istinaf aşamasında kabul edilmez.
- Davaya müdahale talebinde bulunulmamalıdır; asli ve fer'i müdahalenin bu yasak kapsamına girip girmediği tartışmalıdır.
- Davanın ıslahı istenmemelidir; karşı tarafın rızası olsa bile bu yol kapalıdır.
- Davaların birleştirilmesi istenmemelidir; 166. maddenin birinci fıkrası saklıdır.
- İlk derece mahkemesinde ileri sürülmemiş iddia ve savunma istinafta ileri sürülmemelidir; bölge adliye mahkemesinin re'sen gözeteceği hususlar bunun dışındadır.
- Yeni delile dayanılmamalıdır; ancak usulüne uygun gösterilip incelenmeden reddedilen veya mücbir sebeple gösterilemeyen deliller incelenebilir.
- Bölge adliye mahkemeleri için yetki sözleşmesi yapılmamalıdır.
Yapılamayacak işlemler: hangi sonuçları doğurur?
- Bölge adliye mahkemesinde karşı dava, müdahale, ıslah veya birleştirme talebi yapılırsa bu talep kabul edilmez.
- İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma, karşı tarafın muvafakati olsa bile istinafta dinlenmez.
- Yeni delile dayanılması hâlinde bu delil kural olarak incelenmez.
- Usulüne uygun gösterilip incelenmeden reddedilen veya mücbir sebeple gösterilemeyen deliller bölge adliye mahkemesince incelenebilir.
- Bölge adliye mahkemesi için yapılan yetki sözleşmesi geçersizdir.
- Bölge adliye mahkemesinin re'sen göz önünde tutacağı hususlar bu yasağın dışındadır ve yasak nedeniyle ayrıca dinlenmez.
- Madde metni yasağa aykırılığın yaptırımını ayrıca düzenlemez; bu nedenle aykırı talep, istinaf mahkemesi tarafından reddedilir.
Karşı dava ile esas dava arasındaki fark nedir?
Karşı dava, davalının davacıya karşı ileri sürdüğü bağımsız talepdir.
Asıl dava, davacının istinaf konusu ilk derece yargılamasında açtığı davadır.
Karşı dava ilk derece aşamasında (m.132) mümkündür; istinafta açılamaz.
Asli müdahale ile fer'i müdahale arasındaki fark nedir?
Asli müdahale, üçüncü kişinin kendi hakkı için davaya katılmasıdır (m.65).
Fer'i müdahale, üçüncü kişinin hakkı davanın sonucuna bağlı olduğundan taraflardan birine yardım etmek için katılmasıdır (m.66 vd.).
Madde metni ikisini ayırt etmez; kanun gerekçesi ilk derece yarar amacına dayanarak müdahalenin istinafta yapılamayacağını kabul eder, asli müdahalenin de kapsama alınması yönünde yorum yapılmaktadır.
Yeni delil ile usulüne uygun gösterilmiş ve haksız reddedilen delil arasındaki fark nedir?
Yeni delil, ilk derece yargılamasında hiç gösterilmemiş delildir.
Usulüne uygun gösterilmiş delil, ilk derece mahkemesince incelenmeden reddedilen veya mücbir sebeple gösterilemeyen delildir.
Yeni delil istinafta kural olarak incelenemez; usulüne uygun gösterilip reddedilen delil ise istinafta incelenebilir.
İlk derece savunması ile re'sen gözetilecek hususlar arasındaki fark nedir?
İlk derece mahkemesinde ileri sürülmemiş iddia ve savunma, taraflarca istinafta ileri sürülemez.
Bölge adliye mahkemesinin kendiliğinden göz önünde tutacağı hususlar, yasağın dışındadır.
Re'sen gözetilecek hususlar, taraflar öne sürmese de istinafta incelenir.
Islah ile dava birleştirme arasındaki fark nedir?
Islah, davanın değiştirilmesi veya genişletilmesidir ve istinafta yasaktır.
Birleştirme, aynı mahkemede görülen ayrı davaların birlikte görülmesidir; 166. maddenin birinci fıkrası saklı kalmak kaydıyla istinafta istenemez.
İki yol da istinafta kapalıdır; ancak birleştirme için 166. maddenin birinci fıkrasındaki istisna saklıdır.
Yapılamayacak işlemler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Asli müdahalenin m.357/1 kapsamında olmadığını varsayıp istinafta davaya katılma talebini kabul etmek; kapsamın tartışmalı olduğu ve Yargıtay uygulamasının genişletici yorumu benimsediği gözden kaçırılmamalıdır.
- Karşı tarafın rızasının ıslahı mümkün kılacağını düşünmek; m.357/1 ıslahı rızaya bakmaksızın yasaklar.
- Re'sen gözetilecek hususları yeni iddia sayıp istinafta incelemeyi reddetmek; m.357/1 bu hususları yasağın dışında tutar.
- İlk derece mahkemesinde haksız reddedilen deliller ile hiç gösterilmemiş yeni delilleri aynı biçimde değerlendirmek; yalnızca birincisi istinafta incelenebilir.
- Yetki sözleşmesinin istinafta yapılabileceğini düşünmek; m.357/2 bölge adliye mahkemeleri için bu yolu kapatır.
- Birleştirme yasağında 166. maddenin birinci fıkrasındaki istisnayı göz ardı etmek.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargıtay, istinaf aşamasında yeni iddia ve yeni delillerin ilk derece yargılamasında incelenmeyen konuları kapsamasını engellemek amacıyla m.357'nin sıkı uygulanması gerektiğini kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/668 E., 2024/378 K., 10.07.2024)
- Yargıtay, aynı amaçla yargılamaya yeni kişilerin katılmasının da istinafta engellenmesi gerektiğini kabul etmektedir; bu nedenle asli müdahalenin istinafta kabul edilmemesi yönünde uygulama oluşmuştur. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/404 E., 2023/855 K., 27.09.2023)
- Bozma sonrası yargılamada, ilk bozma kapsamı dışında kalan yönlerin kesinleşerek usuli kazanılmış hak oluşturduğu ve bu konuların istinafta yeniden incelenemeyeceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/848 E., 2023/853 K., 27.09.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2022/967 E., 2023/854 K., 27.09.2023)
- Bölge adliye mahkemesinin 357. madde kapsamında ilk derece yargılamasında incelenmeyen konuları incelemesinin yasak olduğu, bu nedenle istinafta yeni konu getirilmesinin reddedileceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/170 E., 2024/526 K., 23.10.2024)
- Re'sen gözetilecek hususlar bakımından istinaf mahkemesinin yasağa takılmadan inceleme yapabileceği, ancak bu incelemenin tarafların yeni iddia öne sürmesine dönüşemeyeceği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2022/242 E., 2024/1165 K., 31.10.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Yeni iddia veya savunmayı ileri süren taraf, bunun ilk derece mahkemesinde ileri sürüldüğünü ilk derece dilekçelerinin ve tutanaklarının dosyadan ispatlamalıdır.
- Delil bakımından, ilk derece mahkemesinde usulüne uygun gösterildiğini ve reddedildiğini ya da mücbir sebeple gösterilemediğini ileri süren taraf bunu ispatlamakla yükümlüdür; ara karar ve duruşma tutanakları bu konuda temel belgedir.
- Mücbir sebebin varlığını ileri süren taraf, bunun ilk derece mahkemesinde gösterilmesini engellediğini ispatlamalıdır.
- Karşı tarafın yasak kapsamındaki bir talebin re'sen gözetilecek nitelikte olduğu savunmasını yapması hâlinde, bunu ileri süren taraf o hususun re'sen gözetilecek nitelikte olduğunu ispatlamalıdır.
- Yetki sözleşmesinin bölge adliye mahkemesi için yapıldığı iddiası, yazılı belgeyle ispatlanır ve bu belge sözleşmenin geçersizliğine ilişkin tespitte esas alınır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.132: Karşı davanın ilk derece mahkemesinde açılma şartlarını gösterir; istinafta açılamayacağına dair m.357/1 hükmünün karşılığıdır.
- 6100 sayılı Kanun m.166: Birinci fıkrası, m.357/1'deki birleştirme yasağının saklı kalacağı istisnayı oluşturur.
- 6100 sayılı Kanun m.65: Asli müdahaleyi düzenler; m.357/1'deki müdahale yasağının bu türü de kapsayıp kapsamadığı tartışmalıdır.
- 6100 sayılı Kanun m.66: Fer'i müdahaleyi düzenler; m.357/1 yasağının bu türü kapsadığı kabul edilir.
- 6100 sayılı Kanun m.355: İstinaf incelemesinin kapsamını ve re'sen gözetilecek hususları düzenler; m.357/1'deki re'sen istisnasının dayanağıdır.
- 6100 sayılı Kanun m.360: İlk derece usulünün istinafta da uygulanacağını öngörür; m.357 bu genel kuralın istisnasını oluşturur.
HMK m.358 — Duruşmaya gelinmemesi ve giderlerin ödenmemesi
Bu madde, bölge adliye mahkemesinde duruşmalı incelenen istinaf işlerinde taraflara yapılacak davetiyeleri, istinaf başvurusunda bulunan tarafın bu davetiyede ayrıca gider yatırma yükümlülüğünü ve duruşmaya gelmeme hâlinde uygulanacak sonuçları düzenler. Kabul edilebilir mazeret üzerine yeni duruşma günü verilmesi ile giderin yatırılmaması hâlinde dosya durumuna göre, gider yatırılmışken mazeretsiz katılmama hâlinde ise tahkikat yokluklarında yapılarak karar verilmesi de bu kapsamdadır. Madde yalnız istinaf incelemesine uygulanır; ilk derece yargılamasında duruşmaya gelmeme sonucu (m.150) ve dosyanın işlemden kaldırılması bu maddenin kapsamında değildir. İstinaf dilekçesinin içeriği, sürenin hesabı ve istinaf incelemesinin sınırları ile istinaf kanun yolunun genel düzenlemesi de bu maddede yer almaz (m.341-360 arasındaki diğer hükümler ve m.355).
Duruşmaya gelinmemesi ve giderlerin ödenmemesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Kesin süre
- Davetiyede belirlenen ve iki haftadan az olmamak üzere bölge adliye mahkemesince verilen, avansın yatırılması için tanınan süredir. Bu süre içinde yatırılmayan gider, ileride dosya durumuna göre karar verilmesine yol açar.
- Avans (istinafta yapılacak tahkikat giderleri)
- Bölge adliye mahkemesinin, yapılacak tahkikatla ilgili olarak belirlediği gider miktarıdır. Madde bu giderin yatırılmasını başvuran tarafa yükletir.
- Kabul edilebilir mazeret
- Başvuran tarafın duruşmaya gelememesini haklı kılan, mahkemece kabul edilebilir bulunan sebeptir. Mazeretin kabulü hâlinde yeni duruşma günü verilir.
- Tahkikatın yokluklarında yapılması
- Taraflardan birinin duruşmada hazır bulunmaması hâlinde, o tarafın yokluğunda delillerin toplanıp incelenmesi ve karar verilmesidir.
- Dosyanın mevcut durumuna göre karar
- Öngörülen tahkikat yapılmaksızın, dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere dayanılarak verilen karardır. Öngörülen tahkikat yapılmaksızın karar verilmesine olanak yoksa bu yol kapalıdır; başvuru reddedilir.
Duruşmaya gelinmemesi ve giderlerin ödenmemesi: hangi şartlar aranır?
- Duruşmalı incelenen bir istinaf işi bulunmalıdır; duruşmasız incelemede bu madde uygulanmaz.
- Taraflara gönderilen davetiyede, duruşmada hazır bulunulmadığı takdirde tahkikatın yokluklarında yapılarak karar verileceği açıkça belirtilmelidir.
- Başvuran tarafa gönderilen davetiyede, bölge adliye mahkemesince belirlenen giderin iki haftadan az olmamak üzere verilecek kesin süre içinde avans olarak yatırılması gerektiği açıkça yazılmalıdır.
- Başvuran kabul edilebilir bir mazerete dayanarak duruşmaya gelemediğini bildirmişse, yeni bir duruşma günü tayin edilerek taraflara bildirilmelidir.
- Taraf mazeretsiz olarak duruşmaya katılmamış olmalıdır ve belirlenen gider verilen kesin süre içinde yatırılmış olmalıdır ki yokluğunda tahkikat yapılarak karar verilebilsin.
- Öngörülen tahkikat yapılmaksızın karar verilmesine olanak bulunmamalıdır; bu hâlde başvuru reddedilir.
Duruşmaya gelinmemesi ve giderlerin ödenmemesi: hangi sonuçları doğurur?
- Kabul edilebilir mazeret bildirildiğinde yeni bir duruşma günü tayin edilir ve taraflara bildirilir.
- Belirlenen gider kesin süre içinde yatırılmış ve taraf mazeretsiz duruşmaya gelmemişse, tahkikat yokluklarında yapılarak karar verilir.
- Belirlenen gider süresi içinde yatırılmamışsa, dosyanın mevcut durumuna göre karar verilir.
- Öngörülen tahkikat yapılmaksızın karar verilmesine olanak yoksa başvuru reddedilir.
- Madde, istinaf incelemesinde dosyanın işlemden kaldırılmasını ve açılmamış sayılmayı öngörmez; ilk derecedeki m.150 sonuçları burada uygulanmaz.
- Kanunda bu hükmün emredici olup olmadığına dair ayrı bir hüküm yoktur; madde doğrudan uygulanır.
Duruşmalı inceleme ile dosya üzerinden inceleme arasındaki fark nedir?
Duruşmalı incelenen işlerde taraflara davetiye gönderilir ve davetiyede yokluklarında tahkikatın yapılarak karar verileceği belirtilir.
Duruşmasız incelenen işlerde bu davetiye ve gider yatırma mekanizması işlemez; karar dosya üzerinden verilir.
Madde yalnız duruşmalı incelemeye uygulanır; duruşmasız incelemede gider avansı ve yokluk sonucu aranmaz.
Kabul edilebilir mazeret ile mazeretsiz gelmeme arasındaki fark nedir?
Başvuran kabul edilebilir bir mazerete dayanarak duruşmaya gelemediğini bildirirse yeni duruşma günü tayin edilir.
Taraf mazeretsiz olarak duruşmaya katılmazsa yokluğunda tahkikat yapılarak karar verilir.
Mazeret kabul edilirse yeni duruşma günü verilir; gider süresinde yatırılmışken mazeretsiz gelmeme hâlinde tahkikat yokluklarında yapılarak karar verilir.
Gider yatırılmış ile gider yatırılmamış arasındaki fark nedir?
Belirlenen gider kesin süre içinde yatırılmışsa mazeretsiz gelmeyen taraf aleyhine yokluğunda tahkikat yapılır.
Belirlenen gider süresi içinde yatırılmamışsa dosyanın mevcut durumuna göre karar verilir.
Gider yatırılmaması, duruşmada tahkikatın yapılamamasının sonucu olarak dosya durumuna göre hükmün verilmesine yol açar.
Yokluğunda karar verilebilen ile verilemeyen hal arasındaki fark nedir?
Öngörülen tahkikat yapılmaksızın karar verilmesine olanak varsa dosyanın mevcut durumuna göre karar verilir.
Öngörülen tahkikat yapılmaksızın karar verilmesine olanak bulunmayan hâllerde başvuru reddedilir.
Tahkikatın zorunlu olduğu hâllerde karar yerine başvurunun reddi sonucu doğar.
İstinaf ile ilk derece duruşma gelmeme arasındaki fark nedir?
İstinafta taraflar duruşmaya gelmezse dosya işlemden kaldırılmaz; gider süresinde yatırılmışsa tahkikat yokluklarında yapılarak karar verilir.
İlk derece mahkemesinde taraflar gelmezse HMK m.150 uyarınca dosya işlemden kaldırılabilir.
İstinafta m.150 anlamında işlemden kaldırma ve açılmamış sayılma yoluna gidilmez; bu madde ayrı bir rejim kurar.
Duruşmaya gelinmemesi ve giderlerin ödenmemesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- İstinafta duruşmaya gelinmediğinde ilk derecedeki gibi dosyayı işlemden kaldırmak; istinafta bu yol öngörülmemiştir.
- Kesin süreyi iki haftadan kısa belirlemek; süre iki haftadan az olamaz.
- Gider yatırılmadığı hâlde yokluğunda tahkikat yaparak karar vermek; bu hâlde dosya durumuna göre karar verilir.
- Tahkikatın zorunlu olduğu bir dosyada yatırılmayan gider nedeniyle dosya durumuna göre karar vermek; bu hâlde başvuru reddedilmelidir.
- Mazeretin kabul edilebilir olup olmadığını incelemeden mazeretsiz sayarak yokluğunda karar vermek.
- Davetiyede yokluk sonucunu ve gider yatırma uyarısını belirtmemek; bu eksiklik yaptırımın uygulanmasını engeller.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- İstinaf incelemesinde taraflar duruşmaya gelmediğinde dosyanın ilk derecedeki gibi işlemden kaldırılmadığı, gider yatırılmışsa tahkikatın yokluklarında yapılarak karar verildiği kabul edilmektedir. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2024/1221 E., 2026/1157 K., 13.04.2026)
- İstinaf başvurusunda bulunan tarafın giderini yatırmaması hâlinde, öngörülen tahkikat yapılmaksızın karar verilmesine olanak bulunmayan hâllerde başvurunun reddedildiği kabul edilmektedir. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2024/1517 E., 2026/1203 K., 14.04.2026)
- Madde m.358/3 kapsamında yaptırımın, yatırılmayan giderin niteliğine göre dosya durumuna göre karar verilmesi ya da başvurunun reddi olarak belirlendiği ifade edilmektedir. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2024/1517 E., 2026/1203 K., 14.04.2026; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2024/1221 E., 2026/1157 K., 13.04.2026)
- İstinafa ilişkin hükümlerde özel düzenleme yoksa ilk derece yargılama usulünün uygulanacağı, duruşma disiplini ve tutanak gibi kuralların istinafta da geçerli olduğu kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi, 2024/1810 E., 2024/1759 K., 19.11.2024)
- İstinaf kanun yolunun m.341-360 arasında düzenlendiği ve incelemenin istinaf sebepleriyle sınırlı tutulduğu ifade edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2022/242 E., 2024/1165 K., 31.10.2024; 7. Hukuk Dairesi, 2024/1565 E., 2024/2463 K., 08.05.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Gider avansını yatırma yükümlülüğü başvuran tarafa aittir; yatırıldığını gösteren makbuz veya banka dekontu ile ispat edilir.
- Davetiyenin usulüne uygun tebliği, içeriğinde yokluk sonucu ve gider yatırma uyarısının bulunması, mahkeme dosyasındaki tebligat belgesiyle ispatlanır; uyarının eksikliği hâlinde yaptırım uygulanamaz.
- Taraf mazeretini bildiriyorsa, mazeretin kabul edilebilir olduğunu gösteren belge veya beyan mazereti öne süren tarafa aittir.
- Taraf mazeretsiz gelmediğini ileri sürerse, duruşma tutanağı ve yoklama kaydı bu hususu ispatlar.
- Tahkikatın yapılmasının gerekip gerekmediği ve dosya durumuna göre karar verilip verilemeyeceği mahkemece dosya kapsamına göre değerlendirilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.150: İlk derece mahkemesinde taraflar duruşmaya gelmediğinde dosyanın işlemden kaldırılmasını düzenler. Bu madde istinaf incelemesinde işlemden kaldırma yerine tahkikatın yoklukta yapılarak karar verilmesini, gider yatırılmamışsa dosya durumuna göre kararı öngördüğü için ayrım yapılır.
- 6100 sayılı Kanun m.360: İstinaf incelemesinde duruşma ve tahkikatın, istinafa ilişkin özel hüküm yoksa ilk derece yargılama usulüne göre yapılacağını belirtir; bu madde ile birlikte okunur.
- 6100 sayılı Kanun m.355: İstinaf incelemesinin istinaf dilekçesindeki sebeplerle sınırlı olmasını düzenler; bu madde ise duruşmaya gelmeme ve gider yatırmama hâllerini ayrıca düzenler.
HMK m.359 — Karar ve tebliği
Madde, bölge adliye mahkemesinin istinaf üzerine verdiği kararın içeriğini düzenler. Karar başlığında bulunması gereken unsurları (mahkeme heyeti, tarafların kimlikleri, iddia ve savunmaların özeti, ilk derece kararının özeti, istinaf sebepleri, uyuşmazlık konularının tartışması, hüküm sonucu, imzalar ve gerekçeli kararın tarihi) sayar; hüküm sonucunun nasıl kurulacağını belirler; esasen reddedilen istinaf başvurularında gerekçenin sınırlandırılmasına ve kararların resen tebliğine ilişkin hükümleri içerir. Madde ilk derece mahkemesi kararlarının içeriğini düzenlemez (m.297); kararların tefhimi, imzası ve tebliği gibi usul yönleri ayrı maddelerde yer alır (m.294, m.299, m.301); istinaf sebeplerinin kapsamı ve incelemesi istinaf maddelerinde düzenlenmiştir.
Karar ve tebliği: hangi kavramlar bilinmeli?
- Hüküm sonucu
- Kararın, talepler hakkında verilen hükümleri ile taraflara yüklenen borç ve tanınan hakları gösteren kısmıdır. Gerekçeye ait sözler tekrar edilmeden, sıra numarası altında yazılır.
- Uyuşmazlık konusu olan veya olmayan hususlar
- Tarafların ihtilaf ettiği vakıalar ile ihtilaf etmediği, dolayısıyla ispat gerektirmeyen hususlardır. Gerekçede bu ayrım yapılarak delillerin tartışılması gerekir.
- Ret ve üstün tutma sebepleri
- Mahkemenin bir delili veya iddiayı neden kabul etmediğinin ve hangi delilin neden daha üstün tutulduğunun gerekçesidir. Kararın gerekçesinde açıklanır.
- Resen tebliğ
- Tarafın talebine bağlı kalmaksızın mahkemenin kendiliğinden kararı tebliğ etmesidir. Temyizi kabil olmayan kararlarda ilk derece mahkemesi, temyizi kabil olanlarda bölge adliye mahkemesi bu işlemi yapar.
- Esastan red kararı
- İstinaf başvurusunun incelenerek haklı bulunmadığı için reddedilmesi kararıdır. Yalnızca bu karar türünde gerekçe sınırlandırılabilir.
Karar ve tebliği: hangi şartlar aranır?
- Kararın, bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi ile başkan, üyeler ve zabıt katibinin ad, soyad ve sicil numaralarını içermesi gerekir.
- Tarafların ve ilk derece mahkemesinde müdahil olarak katılanların kimlikleri, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaraları ile varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad, soyad ve adreslerinin yazılması gerekir.
- Tarafların iddia ve savunmalarının özetinin ve ilk derece mahkemesi kararının özetinin bulunması gerekir.
- İleri sürülen istinaf sebeplerinin ayrıca gösterilmesi gerekir.
- Uyuşmazlık konusu olan veya olmayan hususların, delillerin tartışmasının, ret ve üstün tutma sebeplerinin, sabit görülen vakıaların ve bunlardan çıkarılan hukuki sonucun gerekçede yer alması gerekir.
- Hüküm sonucunda, talepler hakkında verilen hüküm, taraflara yüklenen borçlar ve tanınan haklar sıra numarası altında, açık ve şüphe uyandırmayacak biçimde gösterilmelidir.
- Varsa kanun yolu ve süresinin hüküm sonucunda belirtilmesi gerekir.
- Kararın verildiği tarih ile başkan, üyeler ve zabıt katibinin imzaları bulunmalı, gerekçeli kararın yazıldığı tarih de belirtilmelidir.
- Esastan red kararında, ileri sürülen istinaf sebeplerinin özetlenmesi ve ret sebeplerinin açıklanması kaydıyla, kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesi ile yetinilebilir.
Karar ve tebliği: hangi sonuçları doğurur?
- Hüküm sonucunda bir talep hakkında hüküm kurulmamışsa, o talep hakkında usulüne uygun bir karar verilmemiş sayılır ve yeniden yargılama gerekebilir.
- Gerekçede ileri sürülen istinaf sebeplerine ve delillere ilişkin açıklama bulunmazsa karar hukuka aykırı sayılır ve bozma sebebi oluşturur.
- Esastan red kararında gerekçe sınırlandırılabilir ve yalnızca hukuk kurallarına uygunluk gerekçesi gösterilebilir.
- Temyizi kabil olmayan kararların tebliği ilk derece mahkemesince, temyizi kabil olanların tebliği bölge adliye mahkemesince resen yapılır.
Hüküm sonucu ile gerekçe arasındaki fark nedir?
Hüküm sonucu, hangi talebin nasıl karara bağlandığını ve kimin neyi yükümlendiğini gösteren kısımdır. Gerekçeye ait açıklamalar burada tekrarlanmaz.
Gerekçe, vakıaların, delillerin ve hukuki sebebin tartışıldığı kısımdır.
Hüküm sonucunda gerekçeye ait söz tekrar edilmez; gerekçe eksikliği hüküm sonucunun geçerliliğini değil, gerekçeye ilişkin denetimi etkiler.
Genel gerekçe ile esastan red gerekçesi arasındaki fark nedir?
Kural olarak karar, bölge adliye mahkemesi tarafından m.359/1-e uyarınca tam olarak gerekçelendirilir.
Başvurunun esastan reddi kararında, istinaf sebepleri özetlenip ret sebepleri açıklanırsa hukuk kurallarına uygunluk gerekçesiyle yetinilebilir.
Esastan red kararında gerekçe daha kısa tutulabilir; ancak ileri sürülen sebeplerin özetlenmesi ve ret gerekçesinin açıklanması zorunludur.
Temyizi kabil olmayan karar ile temyizi kabil olan karar arasındaki fark nedir?
Temyizi kabil olmayan kararlar ilk derece mahkemesi tarafından resen tebliğe çıkarılır.
Temyizi kabil olan kararlar bölge adliye mahkemesi tarafından resen tebliğe çıkarılır.
Tebliği yapacak mercii belirler; tebligat hangi mahkeme tarafından yapılacağını gösterir.
Karar ve tebliği: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Hüküm sonucunda gerekçeye ait sözleri tekrar etmek; hüküm sonucu sade ve sıra numaralı yazılmalıdır.
- Yargılama giderleri, vekâlet ücreti veya kanun yolu süresini hüküm sonucuna eklemeyi unutmak.
- Esastan red kararında her hâlde ayrıntılı gerekçe yazmak yerine, koşulları aranmadan gerekçe sınırlamasına gitmek; sınırlama için istinaf sebeplerinin özetlenmesi ve ret sebeplerinin açıklanması zorunludur.
- Temyizi kabil olmayan kararı bölge adliye mahkemesi eliyle resen tebliğe çıkarmak; bu kararlar ilk derece mahkemesince tebliğ edilir.
- Tarafların kimlik bilgilerinde Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasını ya da varsa kanuni temsilci ve vekil bilgilerini eksik bırakmak.
- Kararın imzalarında veya gerekçeli kararın tarihinde eksiklik bırakmak; bu eksiklik kararın hukuki varlığını tartışmalı kılar.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Hüküm sonucunda borç ve hakların sıra numarası altında açık biçimde gösterilmemesi, kararın usulüne uygun tefhim edilmemiş sayılmasına ve bozmaya yol açmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/498 E., 2024/483 K., 02.10.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2022/972 E., 2023/495 K., 24.05.2023)
- Talepler hakkında karar verilmemiş ya da hüküm sonucunda yargılama giderleri, vekâlet ücreti ve kanun yolu süresinin belirtilmemesi usul hatası sayılmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/498 E., 2024/483 K., 02.10.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2024/6 E., 2024/657 K., 11.12.2024)
- Bölge adliye mahkemesinin esastan red kararlarında, istinaf sebeplerini özetleyip ret gerekçesini açıklaması koşuluyla hukuka uygunluk gerekçesiyle yetinmesi kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/1162 E., 2025/31 K., 12.02.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2023/386 E., 2023/1186 K., 29.11.2023)
- Kararın hukuki sonuç doğurması için tefhim ve tebliğ birlikte gerekmekte; hüküm sonucunda kanun yolunun gösterilmemesi kararın tebliğini ortadan kaldırmamaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/386 E., 2023/1186 K., 29.11.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2022/973 E., 2023/496 K., 24.05.2023)
- Kararın tebliğinde adres araştırması yapılmadan ilanen tebligat yoluna gidilmesi, savunma hakkının kısıtlanması sayılmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/972 E., 2023/495 K., 24.05.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2022/973 E., 2023/496 K., 24.05.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Hüküm sonucunun açık ve şüphe uyandırmayacak biçimde yazıldığını iddia eden taraf değil, kararın usulüne uygun olduğunu savunan taraf ya da mahkeme karar metninden bunu gösterir; kararın eksikliğini ileri süren taraf eksikliği karar metninden ortaya koyar.
- Gerekçede delillerin tartışıldığını ve ret ile üstün tutma sebeplerinin açıklandığını gösterme yükü kararı veren mahkemededir; tarafın bu eksikliği ileri sürmesi yeterli değildir, eksikliğin karar metninde görülmesi gerekir.
- Esastan red kararında hukuka uygunluk gerekçesiyle yetinildiği iddiası, karar metninde istinaf sebeplerinin özetlendiğinin ve ret sebeplerinin açıklandığının kontrolüyle değerlendirilir.
- Tebligat işlemlerinin usulüne uygunluğunu ispat yükü tebliği yapan mahkemededir; tebligat evrakı ve adres araştırması belgeleri bu konuda esas delildir.
- Kararın gerekçeli kararının tarihi ile kararın verildiği tarih arasındaki farkın kanıtı, karar metni ve dosya kayıtlarıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.297: Yalnızca ilk derece mahkemesi kararlarının içeriğini düzenler. Bu maddedeki hüküm sonucu düzenlemesi, m.297/2 ile tanımlanan kapsama paralel olarak uygulanır.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.27: Hukuki dinlenilme hakkı çerçevesinde taraflara iddia ve savunma imkânı tanınmasını düzenler. Gerekçede iddia ve savunmaların özetlenmesi bu hakkın gereğidir.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.353: İstinaf incelemesinin kapsamını ve bölge adliye mahkemesinin karar verme yetkisini düzenler; m.359/1-d'deki istinaf sebeplerinin dayanağıdır.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.294: Hükmün tefhimini düzenler; hüküm sonucunun tefhimi ile kararın hukuki varlık kazanması arasındaki ilişkiyi kurar.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.301: Kararın taraflara tebliğ edilen nüshalarını ve dosyaya konulmasını düzenler; m.359/4'teki resen tebliğ hükmüyle birlikte okunur.
HMK m.360 — Uygulanacak diğer hükümler
6100 sayılı Kanun'un 360. maddesi, istinaf (bölge adliye mahkemesi) incelemesinde yargılama usulünün nasıl belirleneceğini düzenler. Kural olarak bölge adliye mahkemesi, ilk derece mahkemesinde uygulanan yargılama usulünü aynen uygular; bu Bölümde aksine hüküm bulunan hâllerde ise o hüküm önceliklidir. Madde, ilk derece yargılamasının usulünün (yazılı veya basit yargılama gibi) istinafa taşınmasını konu alır ve doğrudan bir hak veya yükümlülük kurmaz. Madde, istinaf sebepleri, istinaf incelemesinin sınırları, istinaf başvurusunun süresi ve usulü (m.341 vd.), duruşma ve delil konularını düzenlemez; bunlar Bölüm içindeki ayrı hükümlere bırakılmıştır. Ayrıca yargılama giderlerinin peşin alınması ve yeniden esas hakkında karar verilmesi gibi hâllerde uygulamada ortaya çıkan usul soruları da bu maddenin kendisinde değil, ilgili istinaf ve temyiz hükümlerinde yer alır.
Uygulanacak diğer hükümler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Bölge adliye mahkemesinde yargılama usulü
- İstinaf incelemesinin hangi usul kurallarına göre yapılacağını ifade eder. Kural olarak ilk derece mahkemesinde uygulanan usul aynen geçerlidir. Usul, dava türüne veya ilk derecedeki yargılama biçimine bağlı olarak değişebilir.
- Aksine hüküm
- Maddenin uygulanmasını engelleyen, Bölüm içindeki özel düzenlemelerdir. Bu tür hükümler, ilk derecedeki usulün istinafa aynen taşınmasını dışlar ve önceliklidir.
- İlk derece mahkemesinde uygulanan usul
- Davanın ilk derecede görüldüğü sırada geçerli olan yargılama biçimidir. Yazılı veya basit yargılama usulü gibi biçimler bu kapsama girer; istinafta bu biçim korunur.
Uygulanacak diğer hükümler: hangi şartlar aranır?
- Bölge adliye mahkemesinde incelemenin bir istinaf incelemesi olması gerekir.
- Bölümde (istinaf bölümünde) madde ile çelişen, yani başka bir usul öngören açık bir hükmün bulunmaması gerekir.
- İlk derece mahkemesinde uygulanmış olan yargılama usulünün belirlenebilmesi gerekir.
- İstinaf incelemesi, ilk derecede uygulanan usule göre yürütülmelidir.
Uygulanacak diğer hükümler: hangi sonuçları doğurur?
- Bölge adliye mahkemesi, ilk derece mahkemesinde uygulanan yargılama usulüne göre inceleme yapar.
- Bölümdeki açık bir hüküm varsa, istinaf incelemesi o hükme göre yapılır ve ilk derece usulü bu ölçüde geri çekilir.
- İlk derece usulünün istinafa aynen taşınması, kurala aykırı bir usul uygulandığı sonucunu doğurur; böyle bir uygulama usul hatası olarak kabul edilir.
Genel kural ile bölüm içi özel hüküm arasındaki fark nedir?
Genel kural, ilk derece usulünün istinafta aynen uygulanmasıdır.
Bölümdeki özel hükümler, istinaf için ayrı bir usul öngörür.
Özel hüküm varsa o uygulanır, yoksa ilk derece usulü geçerlidir.
Yazılı yargılama ile basit yargılama usulü arasındaki fark nedir?
İlk derecede yazılı yargılama usulü uygulanmışsa istinafta da yazılı usul uygulanır.
İlk derecede basit yargılama usulü uygulanmışsa istinafta da bu usul geçerli olur.
İstinaf incelemesinin usulü, ilk derecedeki usul türüne göre belirlenir.
Madde 360 ile madde 447 (yollama) arasındaki fark nedir?
Madde 360, istinaftaki yargılama usulünü ilk derece usulüne bağlar.
Madde 447, diğer kanunların sözlü veya seri yargılama usulüne yaptığı atıfları basit yargılama usulüne yönlendirir.
İki madde farklı konuları düzenler; 360 istinaf usulünü, 447 diğer kanunlardaki atıfları kapsar.
Uygulanacak diğer hükümler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Madde 360'ın, istinafta yeni bir usul kurduğunu sanmak; oysa madde yalnızca ilk derece usulünün aynen uygulanmasını öngörür.
- Bölümdeki özel bir hükmü gözden kaçırarak genel kuralı uygulamak.
- İlk derecede yazılı yargılama uygulanmışken istinafta basit yargılama usulünü uygulamak veya tersi.
- Madde 360 ile m.447'deki sözlü ve seri yargılama atıflarını birbirine karıştırmak.
- İlk derecede uygulanan usulün ne olduğunu belgelemeden istinafta usul seçmek.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Dosyanın bölge adliye mahkemesine gönderildiği hâllerde, mahkemenin m.360 uyarınca ilk derece usulüne göre peşin alınmış gideri kullanarak tarafları kendiliğinden duruşmaya davet ettiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/254 E., 2024/374 K., 10.07.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2022/790 E., 2023/409 K., 03.05.2023)
- Bölge adliye mahkemesinin yeniden esas hakkında karar verdiği hâllerde, m.360'ın atfıyla ilk derece mahkemesindeki karar aşamasının istinafta da geçerli olduğu kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2023/2559 E., 2023/2437 K., 21.11.2023; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2023/2271 E., 2024/402 K., 15.02.2024)
- Yargıtay, m.360'a ilişkin uyuşmazlıkları m.294, m.297 ve m.359 ile birlikte değerlendirmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/1188 E., 2023/632 K., 14.06.2023)
Nasıl ispat edilir?
- İstinaf incelemesinin hangi usulle yapılması gerektiğini ileri süren taraf, ilk derecede uygulanan usulü belgelerle (tensip tutanağı, duruşma zaptı, ara karar) ortaya koymalıdır.
- Bölümde m.360'a aykırı bir özel hüküm bulunduğunu ileri süren taraf, bu hükmü gösterir; aksi hâlde genel kural geçerlidir.
- Bölge adliye mahkemesinin usul kuralına aykırı davrandığını ileri süren taraf, bu aykırılığın kararın sonucunu etkilediğini ispatlamakla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.447: Diğer kanunların sözlü veya seri yargılama usulüne yaptığı atıfları basit yargılama usulü hükümlerine bağlayan maddedir; m.360 ile istinaf usulü ilişkisi kurar.
- 6100 sayılı Kanun m.359: İstinaf başvurusunun sebeplerini ve bölge adliye mahkemesi incelemesinin sınırlarını düzenler; m.360'ın aksine hüküm kapsamında kalan bir hükümdür.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| iki haftadan | m.358 | (1) Duruşmalı olarak incelenen işlerde taraflara çıkartılan davetiyelerde, duruşmada hazır bulunmadıkları takdirde tahkikatın yokluklarında yapılarak karar verileceği hususu ile başvuran tarafa çıkartılacak davetiyede, ayrıca, yapılacak… |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
31 karar- Hukuk Genel Kurulu, 2024/760 E., 2025/637 K., 15.10.2025İlgili madde: m.355
- Hukuk Genel Kurulu, 2024/739 E., 2025/262 K., 30.04.2025İlgili madde: m.355
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/170 E., 2024/526 K., 23.10.2024İlgili madde: m.357
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/668 E., 2024/378 K., 10.07.2024İlgili madde: m.357, m.360
- Hukuk Genel Kurulu, 2024/254 E., 2024/374 K., 10.07.2024İlgili madde: m.360
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/350 E., 2024/285 K., 29.05.2024İlgili madde: m.352
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/848 E., 2024/4 K., 24.01.2024İlgili madde: m.355
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/769 E., 2023/1287 K., 20.12.2023İlgili madde: m.352
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/404 E., 2023/855 K., 27.09.2023İlgili madde: m.357
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/848 E., 2023/853 K., 27.09.2023İlgili madde: m.357
Diğer 21 karar
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/967 E., 2023/854 K., 27.09.2023İlgili madde: m.357
- Hukuk Genel Kurulu, 2021/918 E., 2023/630 K., 14.06.2023İlgili madde: m.355
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/1188 E., 2023/632 K., 14.06.2023İlgili madde: m.360
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/790 E., 2023/409 K., 03.05.2023İlgili madde: m.360
- Hukuk Genel Kurulu, 2021/900 E., 2023/235 K., 22.03.2023İlgili madde: m.352
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/1565 E., 2024/2463 K., 08.05.2024İlgili madde: m.354
- Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2026/186 E., 2026/371 K., 30.04.2026İlgili madde: m.354
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2026/401 E., 2026/435 K., 30.03.2026İlgili madde: m.352
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2026/411 E., 2026/634 K., 16.03.2026İlgili madde: m.355
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/963 E., 2025/896 K., 07.07.2025İlgili madde: m.352
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2025/681 E., 2025/781 K., 27.05.2025İlgili madde: m.352
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2024/1630 E., 2024/2140 K., 19.12.2024İlgili madde: m.351
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2024/1634 E., 2024/2037 K., 05.12.2024İlgili madde: m.351
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi, 2024/1810 E., 2024/1759 K., 19.11.2024İlgili madde: m.351, m.354
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2022/242 E., 2024/1165 K., 31.10.2024İlgili madde: m.351, m.354, m.357
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2024/1035 E., 2024/1677 K., 24.10.2024İlgili madde: m.351
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/499 E., 2024/690 K., 01.07.2024İlgili madde: m.351, m.354
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2023/2271 E., 2024/402 K., 15.02.2024İlgili madde: m.360
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/1877 E., 2024/13 K., 09.01.2024İlgili madde: m.355
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2023/2559 E., 2023/2437 K., 21.11.2023İlgili madde: m.360
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2017/957 E., 2020/741 K., 14.10.2020İlgili madde: m.354
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 22.07.2020 (m.353).
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 8. Kanun Yolları bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış