TCK Madde 155Güveni kötüye kullanma

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu

YürürlükteSon değişiklik: 24.12.2025

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

Madde, başkasına ait malın muhafaza veya belirli bir şekilde kullanılmak üzere zilyedliği devredilmiş kişi tarafından, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunulmasını veya devir olgusunun inkâr edilmesini güveni kötüye kullanma suçu olarak düzenler; temel hali (birinci fıkra), meslek, sanat, ticaret veya hizmet ilişkisi ya da başkasının mallarını idare etme yetkisi nedeniyle işlenen nitelikli hali (ikinci fıkra) ve motorlu taşıt konusunda cezayı artıran hükmü (üçüncü fıkra) kapsar.

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

(1)Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.1

(2)Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi halinde, bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

(3)(Ek:24/12/2025-7571/18 md.) Suçun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması halinde yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat artırılır.

  1. 1.(1. fıkra)29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle bu fıkrada geçen "Başkasına ait olup da," ibaresinden sonra gelmek üzere "muhafaza etmek veya" ibaresi eklenmiştir.
Kanun metninde bu maddeHam metin
Madde gerekçesi

Bu gerekçe kanunun ilk metnine aittir; madde o tarihten sonra 1 kez değişti. Bugünkü metni birebir açıklamayabilir.

Madde metninde güveni kötüye kullanma suçu tanımlanmıştır. Söz konusu suçla korunan hukukî değer kişilerin mülkiyet hakkıdır. Bu suçla mülkiyetin korunması amaçlanmaktadır. Ancak, söz konusu suçun oluşabilmesi için eşya üzerinde mülkiyet hakkına sahip olan kişi ile lehine zilyedlik tesis edilen kişi (fail) arasında bir sözleşme ilişkisi mevcuttur. Bu ilişkinin gereği olarak taraflar arasında mevcut olan güvenin korunması gerekmektedir. Bu mülahazalarla, eşya üzerinde mevcut sözleşme ilişkisiyle bağdaşmayan kasıtlı tasarruflar, cezai yaptırım altına alınmıştır. Güveni kötüye kullanma suçunun konusu, taşınır veya taşınmaz maldır. Bu mal üzerinde fail lehine zilyedlik tesis edilmiş olmalıdır. Güveni kötüye kullanma suçunda fail, suç konusu malın maliki değildir. Bu nedenle, müşterek veya iştirak hâlinde mülkiyete konu olan mallarla ilgili olarak, müşterek veya iştirak hâlinde malik olanlar birbirlerine karşı güveni kötüye kullanma suçunu işleyemezler. Fail, suç konusu şey üzerinde lehine zilyedlik tesis edilmiş olan kişidir. Ancak, bu zilyedliğin mutlaka malik tarafından tesis edilmesi gerekmez. Suçun konusunu oluşturan mal üzerinde belirli bir şekilde kullanmak üzere fail lehine zilyedlik tesisi gerekir. Bu nedenle, güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için hukuken geçerli bir sözleşme ilişkisinin varlığı gereklidir. Bu hukukî ilişki, örneğin kira sözleşmesi, ariyet sözleşmesi, karz sözleşmesi, vedia sözleşmesi, istisna sözleşmesi, vekalet sözleşmesi, kefalet sözleşmesi, hizmet sözleşmesi, rehin sözleşmesi ile tesis edilmiş olabilir. Bu akdi ilişki, karma veya sui generis bir sözleşme ile de tesis edilmiş olabilir. Örneğin, bir bankada açılan carî hesaba veya bir "özel finans kurumu"nda açılan "katılım ortaklığı hesabı"na ilişkin sözleşme ile de bu hukukî ilişki tesis edilmiş olabilir. Keza, örneğin bir anonim şirket yönetim kurulu üyeleri ile şirket tüzelkişiliği arasındaki hukukî ilişki, hizmet ve/veya vekalet sözleşmesine dayanmaktadır. Hatta, mülkiyeti muhafaza kaydıyla satın alınmış olan eşyanın meselâ bir üçüncü kişiye satılması durumunda dahi, güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğu kabul edilmelidir. Bu zilyedlik devri, malik olmayan kişiye, aradaki hukukî ilişkinin niteliğine göre, şey üzerinde belli bazı tasarruflarda bulunma hak ve yetkisini vermektedir. Söz konusu suçun oluşabilmesi için, failin suç konusu mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunması veya bu devir olgusunu inkar etmesi gerekir. Güveni kötüye kullanma suçunun soruşturma ve kovuşturması mağdurun şikâyetine bağlı kılınmıştır. Söz konusu suçun işlenmesi suretiyle bir yarar elde edilebileceği düşüncesiyle, yaptırım olarak hapis cezasının yanı sıra adlî para cezası da öngörülmüştür. Maddenin ikinci fıkrasında güveni kötüye kullanma suçunun nitelikli hâli düzenlenmiştir. Buna göre, söz konusu suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da, hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, failin suçun temel şekline nazaran daha ağır ceza ile cezalandırılması gerekmektedir.

Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır.

Değişiklik geçmişi(2)
  1. 24.12.20253. fıkra 24.12.2025 tarihinde 7571 sayılı Kanunla eklendi
  2. 29.06.20051. fıkra 29.06.2005 tarihinde 5377 sayılı Kanunla eklendi

Maddenin eski metinleri gösterilmiyor; yalnız hangi bölümün ne zaman, hangi kanunla değiştiği.

Atıflar(2)

Bu maddedeki kavramlar

  • Başkasının mallarını idare etme yetkisi
  • Devir amacı dışında tasarruf
  • Devir olgusunun inkârı
  • Meslek, sanat, ticaret veya hizmet ilişkisi
  • Zilyedlik devri

Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.

Bu maddeyi uygulayan kararlar

2.063 karar arasından seçildi
  1. Ceza Genel Kurulu E.2022/556 K.2023/209 T.2023-04-05
    Ceza Genel KuruluBozmaYerleşik içtihat
    Yerel Mahkemenin direnme kararından önce CMK'nın 253. maddesinde 24.10.2019 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu TCK'nın 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun uzlaştırma kapsamına alınması karşısında, mahkemesince CMK'nın 223. maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca durma kararı verilerek,
  2. Ceza Genel Kurulu E.2018/331 K.2021/420 T.2021-09-23
    Ceza Genel KuruluOnamaYerleşik içtihat
    7188 sayılı Kanun'la ise uzlaştırma kapsamına giren suçların sayısı bir kez daha artırılarak, TCK’nın 155. maddesindeki güveni kötüye kullanma, aynı Kanun’un 165. maddesindeki suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu ve 117. maddesinin ilk fıkrasındaki iş ve çalışma hürriyetini ihlal suçu ile bu suçun birden fazla kişiyle birlikte işlenmesi nitelikli hâline ilişkin 119. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsam içerisine alınmıştır.
  3. 11. Ceza Dairesi · E. 2024/826 · K. 2026/2323 · T. 02.03.2026
    Daire kararıBozma
    1.İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 02/03/2018 tarih ve 2018/11252 esas sayılı iddianamesi ile , sanık hakkında "güveni kötüye kullanma" suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle İstanbul Anadolu Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.

Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Bu maddeye özel soru

Genel

Müteahhit Sinan, komşusu Mert'ten "bir günlüğüne" ödünç aldığı matkabı, Mert'in defalarca geri istemesine rağmen "Benim işim daha bitmedi, matkap artık bende kalacak" diyerek iade etmemiş ve matkabı kendi inşaatında kullanmaya devam etmiştir. Sinan'ın bu eylemi "Güveni Kötüye Kullanma" suçu kapsamında nasıl nitelendirilmelidir?

  1. A) Matkap rıza ile teslim edildiği için hırsızlık suçu oluşmaz; eylem güveni kötüye kullanmadır.
  2. B) Sinan malı zorla almadığı için eylem suç teşkil etmez; sadece hukuki uyuşmazlıktır.
  3. C) Eylem nitelikli hırsızlık suçunu oluşturur.
  4. D) Matkabın değeri çok düşükse hiçbir şekilde ceza verilmez.
  5. E) Sinan başlangıçta kötü niyetli olmadığı için dolandırıcılık suçu oluşmuştur.

Bu maddeyle ilgili 2 soru daha var

Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.

Platforma katıl